Etiket: Alan

  • Siyasette yeni başlık yüzde 50+1 tartışması

    Siyasette yeni başlık yüzde 50+1 tartışması

    • HABER7 / ÖZEL

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın“50+1 şartının değişmesi isabetli olur” sözlerinin ardından gözler bu konudaki hazırlıklara çevrildi. Bu şartın değişmesi için ise anayasa değişikliği gerekiyor. İYİ Parti’ye göre sistem tartışması doğru iken CHP ise tartışmalara kapıyı kapattı. AK Parti’de, aile ve başörtüsü düzenlemeleriyle birlikte mini anayasa paketinde yer verilmesi planlanan “50+1” değişikliğiyle ilgili ‘40+1’ ya da ‘en çok oyu alan seçilsin’ seçeneklerinin tartışıldığı belirtiliyor. Mevcut sistemi ve mevcut sistemin yerine gelebilecek seçeneklerin durum değerlendirmesini Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, Haber7 için anlattı.

    Başkanlık sistemine ilişkin Amerika’dan örnek veren Prof. Dr. Fendoğlu, Amerika’da birinci derece seçmenlerin, ikinci derece seçmenleri seçerek ikinci derece seçmenlerinde istedikleri bir başkana oy verdiklerini ifade etti. Amerika örneği üzerinden konuşan Hasan Tahsin Fendoğlu, 276 oyu alan kişinin başkan olduğu sistemde yüzde elli şartının aranmadığını söyledi.

    Yüzde 50+1 konusuna ilişkin konuşan Fendoğlu, “Bu sistem aslında bir Fransız sistemi ve yarı başkanlık sistemidir. Ama Türkiye’de durum ‘Yarı Başkanlık Sistemi’ değildir bizdeki sistem ‘Başkanlık Sistemi’ şeklindedir. Türkiye’deki başkanlık sistemi Fransa’dan alınıp monte edilmiş bir sistemdir. Bu sisteminde eksik yanları elbette var. Dolayısıyla bundan ayrılmakta büyük fayda var.” şeklinde konuştu.

    “OY ORANI %1 OLAN KESİME MİT TESLİM EDİLİR Mİ?”

    Yüzde 50+1 şartının arandığı sisteme ilişkin eleştirilerde bulunan Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, %48’lik bir kesmin oy vereceği yer belli iken %1, %2 gibi kitlesi düşük kesimin ekstrem istekleri olduğu nedeniyle seçimlerin ikinci tura kaldığını örneklendirerek anlattı.

    İkinci tura kalan seçimde ise %1, %2 gibi oy oranı olan kesimin Cumhurbaşkanı adaylarından birtakım istek ve taleplerde bulunduğunu söyleyerek “%48’lik kitlenin talepleri ne olacak” diye yorumladı. Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, 50+1 şartına ilişkin yaptığı açıklamada geçmişte yapılan seçimlerden örnek vererek, %1’lik kesimin MİT gibi önemli yerleri istemesinin sistemi zehirlediğini ifade etti.

    YÜZDE 50+1’E SEÇENEKLER 

    50+1 şartının yerine konuşulan ‘40+1’ ya da ‘en çok oyu alan seçilsin’ seçeneklerini değerlendiren Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, ‘en çok oyu alan seçilsin’ seçeneğinin Türkiye gibi ateş çemberi ile kaplı bir coğrafya için daha iyi ve istikrarlı olacağını ifade etti. Konuya ilişkin belediye seçimlerinden örnek vererek, “Türkiye’de aslında belediye başkanlığı seçimleri de böyle. Çoğunluk sistemi diyoruz buna. En fazla oy alan belediye başkanı oluyor. Cumhurbaşkanı seçimi de böyle olsun. En çok oy alan Cumhurbaşkanı olsun. Bu daha pratik ve istikrar açısından son derece önemli.” dedi.

    “YENİ BİR ANAYASA ÖNCESİ YOL TEMİZLİĞİ”

    Yüzde 50+1 şartının değişmesini anayasa değişikliğine işaret olarak gören Fendoğlu, durumu ‘yeni ve sıfırdan bir anayasadan önce bir yol temizliği’ olarak yorumladı. Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, 24. ve 41. maddelerin meclise sunularak siyasi partilerin tutumlarına bakılacağını ve buna ilişkin olarak yol izlenebileceğini ifade etti.

    Fendoğlu, “24. Madde de malumunuz baş örtüsüyle ilgili bunun bir ayrımcılık neden olamayacağı, başını örten ve örtmeyenin hiçbir hak kaybına uğramayacağı anlamında bir paragraf eklenmek isteniliyor. Teklif bu. Bir de 41. Madde, Türk ailesinin yapısı kadın ve erkekten oluşur şeklinde. Yani bunlarla beraber 50+1 meselesi de üçüncü bir teklif olarak sunulabilir.” dedi.

    ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ŞART MI?

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylemleri sonrası gündeme gelen yüzde 50+1 şartının anayasa değişikliğine muhtaç olduğunu ifade eden Prof. Dr. Fendoğlu, anayasa değişikliği için 376 vekilin ‘evet’ demesi gereceğini vurgulayarak bununla beraber 399’a çıktığı zaman halkın referanduma gideceğini söyledi. Bu durumun anayasa değişikliğine işaret edildiğinin altını çizen Fendoğlu, sadece kanun değişikliği ile bu sorunun çözülemeyeceğini ifade etti.

     

    KAYNAK: HABER7

    Kaynak: Haber7.com

  • Bakan Ersoy: Turizm atılımında diğer şehirlere Konya’yı örnek gösteriyoruz

    Bakan Ersoy: Turizm atılımında diğer şehirlere Konya’yı örnek gösteriyoruz

    Türkiye’nin en büyük ahşap konstrüksiyonlu kamu binası olan Konya Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nin açılışı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirildi.

    Açılışta konuşan Çumra Belediye Başkanı Recep Candan, merkezin Çatalhöyük için bir dönüm noktası olduğunu ve bir Çumralı olarak gurur duyduğunu ifade ederek, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür etti.

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, büyük emeklerle inşa edilerek Konya’nın kültür mirasına kazandırılan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nin, hayırlı olmasını dileyerek konuşmasına başladı.

    “SAHİP OLDUĞUMUZ EŞSİZ MİRASA EN İYİ ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAK HEP ÖNCELİĞİMİZ OLDU”

    Konya’nın Anadolu’nun kültür ve medeniyet başkenti olduğunu anımsatarak, Çatalhöyük’le başlayan tarih yolcuğunun binlerce yıldır aralıksız şekilde sürdürdüğünü kaydeden Başkan Altay, bu bilinçle Konya’ya yakışır işler yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini belirterek, şunları kaydetti:

    “Sahip olduğumuz bu eşsiz mirasa en iyi şekilde sahip çıkmak ve Darü’l-Mülk Konya’mızı her alanda görkemli tarihine yakışır bir hale getirmek, çalışmalarımız içerisinde hep önceliğimiz oldu. Özellikle arkeolojik değerlerimizin gün yüzüne çıkarılması ve medeniyet mirasımıza yeniden kazandırılması büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda; Çatalhöyük, Savatra, Karahöyük, Kilistra ve Kubadabad Sarayı gibi arkeolojik kazılara, Konya Büyükşehir Belediyesi olarak önemli destekler sağlıyoruz. Tüm bunlar içerisinde Çatalhöyük’ün bizler için apayrı bir kıymeti ve önemi var. UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Çatalhöyük; binlerce yıl önceki Anadolu yaşamına ve insanlık tarihine ışık tutuyor. Binlerce yıl evvel burada; savaşlardan ve şiddetten arınmış, insani yönleri ağır basan, aile ve ata kültürü gelişmiş, üretkenlik becerisi olan, düzen ve intizama sahip bir topluluk yaşamaktaydı. Çatalhöyük’te yapılan arkeolojik keşifler; ilk yerleşik tarımın burada yapıldığını, dokumacılığın en eski örneklerinin burada sergilendiğini, hayvanların ilk defa burada evcilleştirildiğini ve çeşitli zanaatların ilk kez burada geliştiğini ortaya koyuyor. Bunlar bizlere açıkça gösteriyor ki; Çatalhöyük sakinleri günümüzden binlerce yıl önce altın çağı yaşayan ve medeniyetlerin öncüsü olan zengin bir topluluk oluşturmuşlardı. Eminim ki yapılacak yeni keşiflerle, ‘İlklerin Şehri Çatalhöyük’ bizleri şaşırtmaya devam edecektir.”

    “MÜZE NİTELİĞİ TAŞIYOR”

    Çatalhöyük’ün bu eşsiz mirasını en güzel şekilde tanıtabilmek ve yarınlara güvenle taşıyabilmek için; Türkiye’nin en büyük tanıtım ve karşılama merkezlerinden birini inşa ettiklerini ifade eden Başkan Altay, “Bu büyük eserin temelini 2021 yılının Ağustos ayında birlikte atmıştık. Hamdolsun açılışını da birlikte yapmak nasip oldu. 4 bin 500 metrekare kapalı alana sahip Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezimiz ile burayı ziyaret eden turistlerin 10 bin yıllık mirasımızı her yönüyle tanımalarını sağlayacağız. Aynı zamanda büyük bir müze niteliği de taşıyan Tanıtım ve Karşılama Merkezimiz 7 farklı bölümden oluşuyor. 
    Merkez bünyesinde ayrıca ziyaretçilerimizin buradan ayrıldıkları zaman yanlarında bir hatıra götürebilecekleri hediyelik eşya satış birimi de bulunuyor. Tüm bunlara ilave olarak iki höyüğün yukarıdan seyredilebileceği bir seyir kulesi de inşa ettik” diye konuştu.

    “ÇATALHÖYÜK TANITIM VE KARŞILAMA MERKEZİ’MİZ HER YÖNÜYLE EŞSİZ BİR NİTELİĞE SAHİP”

    Başkan Altay, Türkiye’nin en büyük ahşap kamu yatırımı olan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi sayesinde; Çatalhöyük’ün artık kusursuz bir arkeolojik alan olarak anılmaya başlayacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “İnsanlar Çatalhöyük’ten söz ederken, bu bölgenin yalnızca görkemli tarihinden bahsetmekle kalmayıp; Çatalhöyük’e ne denli önem verildiğinden de bahsedecekler. Şehrimizin turizm potansiyeline büyük katkı sunacak bu merkezin maliyetinin bir kısmı da Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından karşılandı. Aynı zamanda merkezin inşa edilmesi için 26 bin 500 metrekarelik araziyi de Konya Büyükşehir Belediyesi olarak kamulaştırdık. Her yönüyle eşsiz bir niteliğe sahip Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’mizin, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Merkezin inşa edilme sürecinde bizlere her daim büyük destek sunan, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a şükranlarımı ifade ediyorum. Burada Sayın Bakanımıza özel bir teşekkür etmem gerekir. Konya’nın bir turizm şehri olma noktasında bize verdiği cesaret ve vizyon bizi bu tür çalışmalar yapmaya itti. Kendisine her danıştığımızda her gittiğimizde Konya’nın turizmine çok büyük katkılar sundu. İnşallah birlikte onun desteğiyle Konya’yı sanayi şehri, tarım şehri, turizm şehri yapmış olacağız.”

    “ÇATALHÖYÜK’ÜN, SADECE TÜRKİYE’DE DEĞİL DÜNYADA TANINAN EN ÖNEMLİ YERLEŞİM YERLERİNDEN BİRİSİ OLACAK”

    Merkezin yapım sürecindeki katkıları için Konya Valisi Vahdettin Özkan’a, Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri İhsan Bostancı’ya, YİKOB’a, Kazı Başkanı Ali Umut Türkcan’a, projenin mimarı Mehmet Kütükçüoğlu’na, sergi düzenini hazırlayan Cem Kozar’a, yüklenici firmaya, mühendislere, işçilere ve emeği geçenlere de teşekkür eden Başkan Altay, “Türkiye’nin en güzel binalarından birisini birlikte inşa etmiş olduk. İnşallah bu karşılama ve tanıtım merkezi, Çatalhöyük için yeni bir başlangıç olacak. Bundan sonra sizlerin desteğiyle Çatalhöyük’ün, sadece Türkiye’de değil dünyada tanınan en önemli yerleşim yerlerinden birisi olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    “KONYA, TURİZMİN ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİSİ OLACAK”

    Konya’yı görkemli tarihine yakışır bir çehreye büründürmek için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini belirten Başkan Altay, sözlerini şöyle sonlandırdı:
    “Konya, Darü’l-Mülk Projesi, Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi, Yerköprü Şelalesi, Beyşehir Eşrefoğlu Camii’sinin listeye girmesi, Akşehir Evleri, İvriz gibi çok önemli doğal yapılarıyla da inşallah turizmin önemli merkezlerinden birisi olacak diye ümit ediyorum.”

    “TÜRKİYE’YE YAKIŞAN, BİR BİNAYA KAVUŞMAMIZ HARİKA OLDU”

    AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı, “Konya’nın bir evladı olarak Çatalhöyük’ün ne kadar önemli olduğunu yıllar yılı hep dillendirirdik, konuşurduk. Ama ilk defa böyle düzenli tertipli Konya’ya yakışan, Türkiye’ye yakışan, bizim vizyonumuza yakışan bir binaya kavuşmamız gerçekten harika oldu. Yıllar yılı arkadaş çevremizde, eşimizle, dostumuza, Konya’ya gelen misafirlerimize anlatırdık ama böyle bir tesisle artık bizim şahsi çabalarımıza gerek kalmadan bizzat yerinde ve yaşayarak artık Çatalhöyük’ün kıymeti anlaşılacak. Ben gerçekten emeklerinden, vizyonundan ötürü Sayın Konya Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    “BU ŞEHRE BU MERKEZ ÇOK YAKIŞTI”

    AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan, “Çatalhöyük’ü daha çok anlatmamız gerekiyor. Anadolu’nun her tarafı bir miras. Anadolu’nun her tarafı bir uygarlığın kalıntıları geçmişi Çatalhöyük. Tarımın ilk yapıldığı topraklar olarak dünya literatürüne geçmiş durumda. Biz geçmişten günümüze konuşmalara başlarken, Konya’yı tarif ederken çağlar öncesi uygarlıkların beşiği diyerek Çatalhöyük’le başlarız. Selçuklu payitahtı deriz. Osmanlı şehzadeler şehri deriz. Cumhuriyet döneminin tarihiyle cumhuriyet döneminde devletiyle barışık devletine katkı sağlayan bir yapı olarak, varlık olarak bahsederiz. Bu şehre bu merkez çok yakıştı. Çatalhöyük bundan sonra inşallah ilk uğrak noktamız olacak ve Konya’ya gelen misafirlerimizi ilk aklımıza gelen yer olarak gezmeye götüreceğimiz mekan olacak” cümlelerini kullandı.

    “PROJENİN NİHAİ BİR NOKTAYA GELMİŞ OLMASINI MÜŞAHEDE ETMEKTEN BÜYÜK BİR KEYİF ALIYORUZ”

    Konya Valisi Vahdettin Özkan, Bakan Ersoy’a ve Başkan Altay’a teşekkür ederek, “Çatalhöyük, insanlık tarihine ışık tutan bir odak. Hem finansmanıyla diğer tüm alanlarıyla belediyemizin ihtiyari görevlerinden olmasına rağmen bunu alıp hem şehrimize hem ülkemize hem de bütün dünya insanlığına tanıttı. Devasa bir hizmet alanı. Biz de bugün bunu nihai bir noktaya gelmiş olmasını müşahede etmekten büyük bir keyif alıyoruz. İnşallah bu çalışmalar, medeniyet değerlerimizi, tarihimizi, insani değerlerimizi istikamet üzere gelecek nesillere aktarmaya vesile olur” değerlendirmesini yaptı.

    “KONYA’DA ÇOK ÖNEMLİ BİR İHTİYACI KARŞILAYACAK”

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise Konya Büyükşehir Belediyesi ve Mevlana Kalkınma Ajansı iş birliğiyle yürütülen ve bakanlık olarak yapımına destek verdikleri Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nin Konya’da çok önemli bir ihtiyacı karşılayacağını belirterek, emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasına başladı.

    “ÇATALHÖYÜK, MEDENİYETİN TEMELLERİNİ ANLAMAMIZDA ANAHTAR BİR YERLEŞİM YERİ”

    Çatalhöyük’ün, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yerini alan hem Türkiye’nin hem de dünyanın çok önemli arkeolojik değerlerinden birisi olduğuna vurgu yapan Bakan Ersoy, “Bu değer dünyaya insanlığın 9 bin yıl önceki hayat tarzına dair çok kıymetli bilgiler sunmakta. Evlerin biçimlerinden içindeki yapı malzemelerine, doğa resimlerinden rölyeflere sayısız materyal binlerce yıl öncesine ışık tutabilmekte. Çatalhöyük vesilesiyle o dönem Anadolu’sunun madencilik tarihine, mülkiyet kavramına, zirai üretim ile kentleşme olgusuna dair emsalsiz bilgilere sahip olduk, olmaya devam ediyoruz. Çatalhöyük tıpkı Göbeklitepe gibi uzun asırlar ötesinden devam edip gelen en geniş anlamıyla medeniyetin temellerini anlamamızda anahtar bir yerleşim yeri oldu. Çatalhöyük ülkemizde kurumsal kazı sisteminin tesis edildiği sistematik bir kaza alanı olması ile de çok değer taşımakta. 1958 yılından itibaren belirli aralıklarla süren kazılar bize bu arkeolojik değerleri kazandırdı” açıklamalarında bulundu.

    “HEPİMİZİN GÖĞSÜNÜ KABARTAN BU ÇOK ÖZEL MERKEZ ORTAYA ÇIKTI”

    Bakanlık olarak sanata, kültüre, tarihi değerlerimize vizyonel bir yaklaşım sergilediklerini kaydeden Bakan Ersoy şu değerlendirmeleri yaptı: “Bakanlığımız çok uluslu disiplinler arasında bunu yönetmeyi başarmış, kurumsallaşmış kazı ve araştırmalarını artırarak sürdürmektedir. Arkeolojik zenginliklerimizin ortaya çıkartılması, restore edilmesi, ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması adına tüm kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde çalışmaktayız. Bugün açılışını yaptığımız tanıtım ve karşılama merkezi üçüncü derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer almakta. Koruma amaçlı imar planında özel proje alanı olarak belirlenmiş sahada mülkiyeti Konya Büyükşehir belediyemize ait arazide 26.500 metrekarelik bir alan üzerinde yer almakta, 2021 yılında temeli atılan projenin çalışmaları 2 yıl kesintisiz devam etmiş ve bugün hepimizin göğsünü kabartan bu çok özel merkez ortaya çıkmıştır.”

    “BU GÜZİDE ESERİN KONYA’MIZIN TURİZM POTANSİYELİNE ÇOK BÜYÜK KATKILARI OLACAĞINA İNANIYORUM” 

    Bakan Ersoy konuşmasına şöyle devam etti: “Ziyaretçilerin etkin bir biçimde katılımını destekleyen bir deneyim sunan tanıtım ve karşılama merkezi 4.500 metrekarelik sergi niteliği taşıyan kapalı alana sahiptir. Bu alanda ziyaretçilere Çatalhöyük ve çevresi kaza alanları, dönemin ev, yaşam ve ölüm temaları hakkında temel bilgiler sunulmakta. Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi çatısı hariç tamamen ahşaptan yapılmış, özgür mimarisi ile de dikkat çekmektedir. Çalışma ofisleri ile hediyelik eşya satış alanı, çok amaçlı salonu, seyir kulesi, kafeterya alanları, 151 araç kapasiteli otopark alanına da sahip merkez benzerleri gibi hem bilgi veren hem estetik arayışları karşılayan hem de teknolojinin en gelişmiş biçimi ile bir çalışma mantığına sahip. Burası ziyaretçilerimizin tarihe, arkeolojiye meraklarının cevabını bulacağı, bu cevabı alırken de sosyal ihtiyaçların ihmal edilmeyeceği, gelenin bir daha gelmek isteyeceği bir yer olmuştur. Bu güzide eserin Konya’mızın turizm potansiyeline çok büyük katkıları olacağına inanıyorum.”

    BAKAN ERSOY, KONYA BÜYÜKŞEHİR’İN TURİZM MASTER PLANINI ÖRNEK GÖSTERDİ

    Konuşmasında Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür ederek devam eden Bakan Ersoy, “2018 yılının sonuna doğru başkanımız makamımıza gelmişti ve beni Konya’ya davet etmişti demişti. ‘Artık ben Konya’mızın bir turizm şehri olarak da anılmasını istiyorum. Lütfen Konya’ya gelin ve bize yerinde, tespitlerinizi, görüşlerinizi aktarın. Biz sizinle beraber hızlı bir şekilde Konya’yı turizm şehrine dönüştürmek istiyoruz’ demişti. Biz de bir Turizm Master Planı hazırlamaları gerektiğini ve bakanlık olarak hep yanınızda olacağımızı söylemiştik. Bu kadar çok ziyarete gelip bu kadar hızlı sonuç almasından dolayı başkanımızı takdir ediyorum. Büyükşehir ve bakanlık olarak hazırladığımız master planı çok detaylı bir plan oldu. Şu anda biz bakanlık olarak bu dönüşüme girmek isteyen şehirlerimize bu master planını öneriyoruz ve diyoruz ki ‘Konya Büyükşehir Belediyesi’ne gidin, onların gittiği yoldan giderseniz çok hızlı sonuç alırsınız, orada çok örnek bir çalışma var. Hepinize tavsiye ediyoruz’ diyorum. Bakanlık olarak elimizden gelen desteği veriyoruz ve bundan sonra da artırarak vermeye devam edeceğiz. Çünkü Konya bizim için örnek oldu. Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nin tekrar hayırlı olmasını diliyorum” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

    Konuşmaların ardından dualarla Türkiye’nin en büyük ahşap konstrüksiyonlu kamu binası olan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nin açılışı yapıldı. Protokol üyeleri daha sonra merkezi gezerek incelemelerde bulundu.

    Programa; Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaarslan, BBP Konya İl Başkanı Seyit Özcan, İlçe Belediye Başkanları da katıldı.

     

    KAYNAK: HABER7

    Kaynak: Haber7.com

  • Enerji sektörüne enerji verecek yeni projeler 800 bin TL’lik Elder özel ödülünü aldı

    Enerji sektörüne enerji verecek yeni projeler 800 bin TL’lik Elder özel ödülünü aldı

    Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) koordinatörlüğünde, İTÜ ARI Teknokent iş birliğinde enerji sektörüne yönelik proje geliştiren girişimleri desteklemeyi amaçlayan “Enerjim Sensin Hızlandırma Programı”nın kazananları belli oldu. Sürdürülebilir enerji teknolojileri, arz güvenliği, elektrik sektöründe dijital dönüşüm, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, iş sağlığı ve güvenliği, siber güvenlik, tüketici memnuniyeti ve benzeri birçok alanda güncel yaklaşımlarla enerji sektörüne yön verecek yenilikleri barındıran enerji girişimleri arasından yapılan değerlendirme sonrasında ilk 3’e giren projelere toplamda 800 bin TL’lik Elder özel ödülü verildi.

    Bu yıl 400’e yakın projenin katılım gösterdiği Enerjim Sensin Hızlandırma Programı’nın demo günü Ankara’da gerçekleştirildi. Jürinin finale kalan 20 proje arasında yaptığı değerlendirmeler sonucunda birinci olan “Charge4Future” girişimi 400 bin TL, ikinci olan “Buradayım” girişimi 250 bin TL ve üçüncü olan “BugBounter” girişimi ise 150 bin TL’lik ödülün sahibi oldu.  İlk üç girişimciye ödülleri sırasıyla EPDK Ar-Ge Komisyonu Başkanı Serkan Doğan, Elder Genel Sekreteri Özge Özden ve İTÜ ARI Teknokent Genel Müdür Yardımcısı Arzu Eryılmaz tarafından takdim edildi. Kazanan girişimler Elder’in 800 bin TL’lik ödül ödülünün yanı sıra 13-14 Aralık’ta Uniq İstanbul’da gerçekleşecek olan Big Bang Startup Challenge 2023 sahnesinde 1 milyon TL ödül havuzundan faydalanma ve şirketlerle yeni işbirliklerine imza atma fırsatını da yakaladı.

    “ÜLKENİN GELECEĞİNİ İNŞA ETMEYE YÖNELİK ÖNEMLİ BİR ADIM”

    Açılışta konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, Enerjim Sensin Programının ülkenin geleceğini inşa etmeye yönelik önemli bir adım olduğuna dikkat çekerek, “Enerji sektörü; teknolojik gelişmeler ve iklim değişikliğine yönelik hayata geçirilen politikalar sonucunda baş döndürücü bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Özellikle son dönemde yaşadığımız jeopolitik krizler ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimler ile farklı ülkeler tarafından açıklanan karbon net sıfır hedefleri enerji sektörünü farklı sınavlarla karşı karşıya bırakıyor. Enerji sektörünün bu sınavlardan başarıyla geçmesi ancak ve ancak girişimcilerimizin yenilikçi fikir ve projelerine, onların ortaya koyduğu çözümlere sahip çıkmasıyla mümkün olacaktır ” değerlendirmesinde bulundu.

    Bakanlık olarak, Ar-Ge alanında atılan her adımı, yapılan her harcamayı Türkiye’nin geleceğine yapılan yatırım olarak gördüklerini ifade eden Şatıroğlu sözlerine şöyle devam etti:  “Elektrik dağıtım sektöründeki mevcut sorunların çözümü, yeni teknolojilerin ve yenilikçi yaklaşımların kullanılmasını gerektiriyor. Yeni teknolojiler ve yenilikçi yaklaşımlar ise Ar-Ge ile geliştirilebiliyor. Türkiye büyüdükçe elektrik kullanımı da doğru orantılı olarak artarken elektrik, enerji kullanımının en temel formu haline geliyor. Bu durum yeni taleplerin karşılanabilmesi, yeni şebekelerin yapılabilmesi ve elektriğin kaliteli ve kesintisiz arzı için daha fazla çaba gösterilmesini zorunlu kılıyor. Bakanlık olarak, Ar-Ge alanında atılan her adımı, yapılan her harcamayı Türkiye’nin geleceğine yapılan yatırım olarak görüyoruz. Ar-Ge’ye yapılan yatırımlar israf değil, ülke ekonomilerine değer katan faaliyetlerdir. Artık, enerjinin yeterliliğine ve emre amadeliğine odaklanmak yeterli değil. Enerjinin çevreyle uyumlu şekilde üretilmesi, verimliliğin artırılması, kayıp ve kaçakların azaltılması konularının da odak noktamızda olması gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilen 2053 Karbon Net Sıfır hedefi doğrultusunda Bakanlık olarak enerji sektöründe net sıfır hedefini sağlayacak politikaları devreye alıyoruz. Çalışmalarımızdaki en önemli başarı faktörünün çevre dostu yeni teknolojileri geliştirerek önce insanımıza sonra da ekonomimize kazandırmak olduğuna inanıyoruz.”

    “GENÇLERİMİZE ÖNEMLİ BİR KAPI AÇTI”

    Teknoloji perspektifinde güneş ve rüzgar santralleri, elektrikli araçlar ve şarj istasyonları ve son olarak enerji verimliliği ve depolama sistemleri gibi günümüzün teknolojilerine odaklanırken; aynı zamanda yeşil hidrojen, füzyon, karbon yakalama ve depolama gibi geleceğin üretim teknolojilerine yönelik de Ar-Ge faaliyetlerinde bulunduklarını dile getiren Şatıroğlu, “Tüm bu alanlarda yerli sanayilerin ve ulusal girişimci ekosistemlerinin hayata geçirilmesi olmazsa olmazımız. Bunun için uluslararası iş birliklerinin sağlayacağı sinerjinin ve çarpan etkisinin de pek tabi ki farkındayız. Bununla birlikte her vesile ile dile getirdiğim gibi bizim en değerli sermayemiz insan kaynağımız. İnsanımızın zekâsı ve girişimcilik gücü bizleri her defasında cesaretlendirirken birçok fırsatı da beraberinde getiriyor. Gençlerimizin ürettiği fikirlerin ticarileştirilmesi için kamu ve özel sektörün tam destek vermesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Enerjim Sensin Programı gençlerimize önemli bir kapı açmıştır” ifadesini kullandı.

    “2022’DE GİRİŞİMLERİN ALDIĞI YATIRIM TUTARI 30 MİLYON TL’Yİ BULDU”

    Enerjim Sensin Hızlandırma Programı ile enerji sektörü ile girişimcileri buluşturduklarını ifade eden Elder Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Memet Atalay da “EPDK ve derneğimiz koordinatörlüğünde, İTÜ ARI Teknokent iş birliğinde devam ettiğimiz programımıza bu yıl 400’e yakın başvuru aldık.  Jürimiz gelen projeler arasında 170’ini değerlendirme sürecine alırken 60 girişim hızlandırma programımız kapsamında sektör profesyonellerinden aldıkları eğitim ve mentorluk süreçlerine dahil edildi. Bugün ise o büyük gündeyiz! Bugün gerçekleştireceğimiz Enerjim Sensin final sahnesinde yer alacak 20 girişim, projelerini gerek bu sahnede gerekse fuaye alanında bizlere aktaracak ve toplamda 800 Bin TL tutarında ödül için yarışacak. 2018 yılından bu yana Enerjim Sensin Hızlandırma Programı’nı yürütüyoruz. Burada ödül alan ya da yatırımcıların ilgisini çeken projeler sektörün enerjisine dönüşüyor. Gerçekten çarpıcı sonuçlar var. Örneğin, geçen yıl Enerjim Sensin Hızlandırma Programı’na başvuran girişimler arasından 50’si program çerçevesinde desteklendi. Bu desteklerle birlikte bugün girişimlerin cirosu 40 milyon TL’yi, değerlemeleri ise 500 milyon TL yani yarım milyar TL’yi geçti. Söz konusu girişimlerin aldığı yatırım tutarı ise 30 milyon TL’yi buldu. Ve büyük bir gururla söylüyorum ki; 5 girişim de ‘küresel pazara’ açılma fırsatına sahip oldu” diye konuştu.

    “ELDER OLARAK DEĞİŞİME LİDERLİK EDİYORUZ”

    “Hızlı bir dönüşüm çağında bulunuyoruz. Bu değişim sürecinde, yeşil enerji, dijital dönüşüm ve dünya genelinde yakından takip edilen yeni teknoloji gibi ana trendlere yönelik kesintisiz bir desteğin temsilcisi olarak hareket ediyoruz” diyen Atalay sözlerine şöyle devam etti:

    “Elder olarak, bu değişime liderlik ediyor, sektörel ihtiyaçları önceden görerek yerli ve milli çözümler üretmek üzerine projeler geliştiriyoruz. Elder olarak, bugüne kadar 34 ulusal fonlu Ar-Ge Projesinin koordinatörlüğünü üstlendik. Sektörümüzün en büyük ve en etkili Ar-Ge projelerinde koordinatörlüğünü üstlendiğimiz toplam proje bütçesi; tamamlanan ve devam eden projeler için güncel değeri ile 636 Milyon TL’ye ulaştı. Uluslararası fonlu projelerde de ise sadece Elder payı olarak yaklaşık 1,5 milyon Euro’luk bir hacme ulaştık. Sektör olarak; kesintisiz, kaliteli ve çevreyle uyumlu bir elektrik dağıtım hizmeti sunmak en büyük hedefimiz. Dağıtım şirketlerimiz de ülke genelinde devasa bir şebekeyi yöneterek, tüketiciye dokunarak ve tüm değer zinciri ile etkileşimde bulunarak sektördeki dönüşümün kilit noktasını oluşturuyor. Böylesine büyük bir operasyonu inovasyon ve teknoloji desteği olmadan yürütmek imkânsız. Bunu da yerli çözümler ile sağlamak önceliğimiz. Bu amaçla hayata geçirdiğimiz programımızda katılımcı ve nitelikli proje sayısındaki artış “Enerjim Sensin” programını Türkiye’de girişimcilik alanındaki en önemli markalardan biri haline getirme idealine bizi bir adım daha yaklaştırıyor.”

    “8 GİRİŞİMİ EKOSİSTEM İLE BULUŞTURACAĞIZ”

    Enerjim Sensin Hızlandırma Programı’nın Demo Günü’nde konuşan İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, “İTÜ ARI Teknokent olarak sektörel kümelenmeler yaratarak girişimlere seslenmek, sektörle buluşmalarını sağlamak paha biçilemez oluyor. Enerji dikeyinde EPDK ve Elder’le yürüttüğümüz iş birliğimiz de bu anlamda çok kıymetli” değerlendirmesinde bulundu. Dikbaş, “Firmalarımıza ve girişimlerimize, içerisinde her desteği bulabilecekleri bir ekosistem sunuyoruz. Bu ekosistemin bir parçası olarak, İTÜ’nün mühendislik altyapısının da katkılarıyla teknokentimizde sadece bir binamızı 45 farklı firmanın yer aldığı enerji kümelenmemiz oluşturuyor. Her geçen yıl daha fazla katma değer üreten enerji kümelenmemiz, EPDK ve Elder ile İTÜ Çekirdek girişimleri için yürüttüğümüz iş birliğimiz ile taçlandı. İTÜ Çekirdek’te o yıl desteklenen en iyi girişimlerin kamuoyu ile buluştuğu ve desteklendiği; geçtiğimiz sene içerisinde EPDK ve Elder’in “Enerjim Sensin” dikey sahnesi de olan Big Bang Startup Challenge’da 341 milyon TL’lik kaynağı girişimlerimize ulaştırdık. Bu yıl da 13-14 Aralık’ta Uniq İstanbul’da gerçekleşecek etkinliğimizin ‘’Enerjim Sensin’’ sahnesinde 8 girişimi ekosistemle buluşturacağız. Biz İTÜ ARI Teknokent olarak sektörel kümelenmelerimizi daha fazla genişletmek için yeni program ve platformlar üretmeye, çok kıymetli paydaşları ve mentorları bünyemize dahil ederek girişimleri desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    İlk 3’e giren projelerin Elder’in 800 bin TL’lik Özel Ödülü’nü aldığı ‘Enerim Sensin Hızlandırma Programı’na ilk etapta toplam 400’e yakın başvuru geldi. 60 proje ilk elemeleri geçerken ön mentorluk sürecinden sonra ise 20 proje programa devam etmeye hak kazandı. 20 projeyi geliştiren girişimcilere mentorluk desteği haricinde iş geliştirme, yatırım, regülasyon, fikri ve sınai haklar, sunum teknikleri gibi alanlarda da eğitim verildi.

    KAZANAN GİRİŞİMLERE BIG BANG SAHNESİNDE 1 MİLYON TL ELDER ÖZEL ÖDÜLÜ ŞANSI

    Etkinlikte ödül alan girişimler 13 – 14 Aralık’ta Uniq İstanbul’da gerçekleşecek olan Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang Startup Challenge’ta 1 milyon TL’lik Elder Özel Ödülü’nden pay alma şansına sahip olacaklar. Herkese açık ve ücretsiz olan etkinliğe bigbang.itucekirdek.com adresinden kayıt oluşturulabiliyor.

    ELDER ÖZEL ÖDÜLÜNÜ ALAN İLK 3 PROJE:

    400 BİN TL’LİK ÖDÜL KAZANAN PROJE

    Girişimin adı: Charge4Future

    PROJE ÖZETİ: Elektrikli araçlar için kapalı otoparklara sahip alanlarda kullanılabilen AC veya DC olarak GES, RES veya yerel şebekeden kendi bataryasını dolduran Şarj Robotu. 15,30,45 kW enerji transferi yapabilen aynı zaman da 15,30 ve 45 kWh batarya taşıyabilen şarj robotu alan taraması yaparak bulunduğu lokasyonda hali hazırda trafiği engelleyemeyecek düzeyde seyahat edebilmekte. Elektrikli araç sahibi aracını otopark park etmesinden sonra duvar tipi şarj ünitesinin priz/soketini aracına takarak alanı terk edebiliyor. Ardından şart robotu HUB‘ından ayrılarak elektrikli aracın bulunduğu şarj ünitesine güç vermek üzere şarj noktasına ulaşırken kendini şarj ünitesine monte ediyor. Şarjı bitiren Şarj Robotu alandan ayrılarak kendini şarj etmek üzere HUB noktasına dönüyor.

    250 BİN TL ÖDÜL KAZANAN PROJE

    Girişimin Adı: BURADAYIM

    PROJE ÖZETİ: Buradayım projesi, elektromanyetik dalga prensibi ile çalışan, elektrik hatlarında oluşan arızaların metrajını noktasal vermek için tasarlanan bir röle. Arızanın türü, şekli ve arıza akımının büyüklüğü metraj hesaplamalarını etkilememekte. Elektrik arızalarını elektromanyetik dalga prensibi ile oluşturulan veriler yapay sinir ağı teknolojisi ile yorumlanarak metraj tahmini yapılmakta.

    150 BİN TL ÖDÜL KAZANAN PROJE

    Girişimin adı: Bugbounter

    PROJE ÖZETİ: Siber güvenlik ekipleri sistem ve uygulamalardaki açıklarını tespit etmede geride kalıyorlar ve kötü niyetli bilgisayar korsanlarına karşı mücadelede büyük risk altında çalışıyorlar. Hem kurumlarında hem de mevcut çözüm ortaklarında yeterli seviyede uzman istihdam edebilmeleri ise mümkün olamayabiliyor. Siber güvenlik açıklarını hızlı, etkili ve hesaplı bir şekilde keşfetmek, doğrulamak ve raporlamak için yüzlerce siber güvenlik uzmanı ile kurumları ve şirketleri platformda bir araya getiriyor.

    Kaynak: Haber7.com

  • Kırmızı ejderhanın ülkesi: Galler

    Kırmızı ejderhanın ülkesi: Galler

    Britanya adasının güney batısında yer alan Galler’in doğusunda İngiltere yer alıyor. Üç tarafı denizlerle çevrili ülke, yağışlı ve kapalı havasıyla yılın büyük bölümünü geçiriyor. Britanya’nın en çok yağış alan yerlerinden olan Galler, geniş parkları ve doğal güzellikleriyle de dikkati çekiyor.

    Ülkede İngilizce ile birlikte Galce de konuşuluyor.

    Galler bayrağında yer alan ve mitolojik bir hikayeye dayanan kırmızı ejderha figürünü şehrin neredeyse her yerinde görmek mümkün.

    Birleşik Krallık’a oranla yaşamın bir nebze daha ucuz olduğu Galler, son yıllarda bölgede en fazla göç alan ülke konumunda bulunuyor.

    Galler ekonomisinin en önemli parçalarını kömür, çelik ve gemi inşa gibi ağır sanayinin yanı sıra hayvancılık oluşturuyor.

    Başkent Cardiff

    Galler’in başkenti olan Cardiff, ülkenin de en büyük şehri konumunda bulunuyor. Şehir, yaklaşık 500 bin kişilik nüfusa sahip.

    Ülkenin diğer önemli şehirleri ise Swansea ve Newport.

    Başkent Cardiff’te aynı isimle yer alan kale, turistler tarafından en fazla rağbet gören yerlerin başında geliyor. Üçüncü yüz yıldan kalma bir Roma kalesinin üzerine 11. yüzyılda inşa edilen kalenin etrafında şehir merkezi bulunuyor.

    Şehrin en hareketli sokakları da kale etrafında yer alıyor. Saat kulesi ve limanı Cardiff’in diğer görülecek yerleri arasında.

    Futbol ve rugby

    Ülke de spor kültürü de oldukça köklü. Futbol ve rugby ülkenin en önde gelen sporları.

    Cardiff’te iki önemli stat bulunuyor biri A Milli Futbol Takımı’nın da Galler ile karşı karşıya geleceği 33 bin kişilik Cardiff City Stadı, diğeri ise rugby maçlarına ev sahipliği yapan 74 bin kişilik Principality Stadyumu.

    Ülkenin şu an en güçlü futbol takımı, İngiltere Championship’te mücadele eden ve teknik direktörlüğünü Erol Bulut’un yaptığı Cardiff City.

    Kaynak: Haber7.com

  • Mayonez lekesi nasıl çıkarılır?

    Mayonez lekesi nasıl çıkarılır?

    Mayonez, çiğ yumurta sarısı, zeytinyağı ve limon ile yapılan bir sos çeşididir. Kızartmalardan makarnalara, atıştırmalıklardan sandviçlere kadar birçok yemeğin lezzetini katlamak için en sık tercih edilen soslar arasında yer alır.

    Mayonez en çok tercih edilen soslardan biriyken, yanlışlıkla kıyafetlere ya da halıya dökülme gibi kazalara sebep olabilir. Mayonez lekesi, ilk bakışta basit bir leke olarak görülebilir ama arkasında bıraktığı sert yağ lekeleri oldukça zorlayıcı lekelerdir.

    Mayonez lekesini oluştuğu yerden çıkarmak için leke oluştuğu andan itibaren olabildiğince hızlı hareket ederek müdahale etmeniz gerekir. Özellikle polyester gibi kumaşlarda bekletilen mayonez lekesini çıkarmak oldukça zordur.

    Peki, mayonez lekesini kıyafetlerden ya da halıdan nasıl leke bırakmadan nasıl çıkarabilirsiniz? Gelin mayonez lekesi ile baş etmenin yollarını hep birlikte öğrenelim!

    MAYONEZ LEKESİ NASIL ÇIKARILIR?

    Mayonez lekesini, muhtemelen temizlik dolabınızda bulunan ve lekenin oluştuğu kumaş için uygun olan herhangi bir temizleyici ile çıkarabilirsiniz. Ancak bazı farkında olmadan yapılan hatalar mayonez lekesinin kalıcı olmasına sebep olabilir. Örneğin yüksek ısı mayonez lekesinin arkasında kalan yağ lekesini sızdırmaz hale getirerek kalıcı olmasını sağlayacaktır. Bu yüzden mayonez lekesi olan bir eşyayı yüksek ısıya maruz bırakmamanız gerekir.

    Giysilerden Mayonez Lekesi Nasıl Çıkarılır?

    • Fazla Kalıntıları Kazıyın



    Mayonez lekesini giysilerden çıkarmak için öncelikle leke kalıntısının fazlalıklarını kör bir bıçak, kaşık ya da kredi kartının kenarını kullanarak kazıyın. Katı mayonez lekesini asla ovalamayın. Leke daha derine nüfuz ederek çıkarılması zorlaşabilir.

    • Leke Çıkarıcı Uygulayın



    Mayonez lekesini çıkarmak için lekeye solventi içeren bir leke çıkarıcı uygulayın. Yumuşak kıllı bir diş fırçası ile hafifçe ovalayarak lekeyi temizlemeye çalışın.

    • 15 Dakika Bekletin



    Mayonez lekesinin çıkması için giysinin üzerine döktüğünüz leke çıkarıcının nüfuz etmesi için en az 15 dakika bekletin. Ardından giysinin yıkama talimatlarında yer alan en uygun sıcaklıkta yıkayın.

    • Kontrol Edin ve Kurumaya Bırakın



    Mayonez lekesi olan giysinizi çamaşır makinesinde yıkadıktan sonra çıkarın ve mayonez lekesinin çıkıp çıkmadığını kontrol edin. Özellikle polyester kumaşlarda kalan mayonez lekesi kurutma makinelerinin yüksek sıcaklığına maruz kaldığında kalıcı lekelere dönüşebilir.

    Mayonez lekesi eğer çıkmamışsa yukarıdaki işlemleri tekrar edebilirsiniz. Eğer çıkmışsa kurumaya bırakabilirsiniz.

    Halı ve Döşemelerden Mayonez Lekesi Nasıl Çıkarılır?

    • Fazla Kalıntıları Kazıyın



    Mayonez lekesini giysilerde olduğu gibi halı ve döşeme gibi yerlerde de kör bıçak, kaşık ya da kredi kartının kenar kısmıyla kazıyın. Mayonez lekesini asla kâğıt havlu ya da bez ile ovalamayın bu lekenin derine nüfuz etmesine sebep olur.

    • Temizleme Solüsyonunu Hazırlayın

    Mayonez lekesini halı ve döşeme gibi yerlerden çıkarmak için 2 bardak ılık su içerisine 1 yemek kaşığı sıvı bulaşık deterjanı ve 2 yemek kaşığı beyaz sirke ekleyip karıştırın. Bir mikrofiber bezi bu temizleme solüsyonuna batırın ve fazla suyunu sıkıp mayonez lekesi olan alanı temizleyin.

    Halı ve döşemelerde ıslaklık hızlı bir şekilde küf oluşumuna sebep olacağı için bu alanları fazla ıslatmamaya dikkat edin

    • Durulayın



    Mayonez lekesini temizleme solüsyonu ile temizledikten sonra temiz bir mikrofiber bezi durulama suyuna batırın ve deterjan kalıntılarını temizleyin. Deterjan kalıntısı kalmayana kadar alanı durulayın.

    • Kurutun ve Süpürün

    Mayonez lekesi çıkan alanı açık havada kendi halinde kuruması için bırakın. Kuruduktan sonra halının liflerinin eski haline dönmesi için elektrik süpürgesi ile vakumlayın.

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com