Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Onur Öksel’in para sayma soruşturmasında ifadesi ortaya çıktı.Köksal, o tarihte Şişli Belediye Başkanı olan Muammer Keskin’in verdiği çantayı teslim ettiğini ve amirinin talimatına uyarak çantayı götürdüğünü, çanta içinde ne kadar para olduğunu bilmediğini belirterek suçlamaları reddetti.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği iddia edilen ve sosyal medyada paylaşılan para sayma görüntülerine ilişkin başlatılan soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında, görüntülerde elinde para dolu çanta bulunan Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Onur Öksel’in ifadesine ulaşıldı.CHP’li başkan yardımcısı adliyede! Para sayma skandalında yeni gelişme’Para sayma’ görüntülerine ilişkin soruşturmada Onur Öksel ifadeye çağrıldıÖksel ifadesinde, 2019 yerel seçimlerinden sonra Kasım ayında Şişli Belediye Başkanı özel kalemi olarak bakanlık onayıyla istisnai memuriyet atama yoluyla görev yapmaya başladığını ve halen Şişli Belediyesine memur olarak gözüktüğünü belirtti. Halen Şişli Belediye Başkanı Yardımcısı olduğunu ifade eden Öksel, soruşturmaya konu görüntülerin çekildiği 9 Aralık 2019 tarihinde belediye başkanının özel kalemi olarak görev yaptığını belirterek, “O tarihte Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin beni kendisinin avukatı Ergün Özer’in Harbiye tarafında bulunan ofisine çağırdı. Avukatın ofisine gittiğimde görüntülerde benim elimde bulunan çantayı bana verdi. Çantayı avukatın makam odasında bana verdiği sırada odada; ben, Muammer Keskin ve avukat Ergün Özer vardı, başka birisi yoktu. Çantayı aldığımda içinde para olduğunu biliyordum ancak parayı nereye götüreceğimi, götürme amacımı bilmiyordum. Olayın Belediye Başkanının kendi şahsi olayı olduğunu ve bu nedenle avukatının yanında bana çantayı teslim ettiğini düşündüm. Muammer Keskin çanta ile birlikte bana şu anda hatırlayamadığım bir adres verdi ve çantayı oraya götürmemi istedi. Ben de çantayı alarak tek başıma görüntülerin çekildiği avukat Gökhan Taşkapan’ın ofisine gittim” dedi.”OFİSE GİTTİĞİMDE PARTİ İLE İLGİLİ BİR DURUM OLDUĞUNU ANLADIM”Öksel, “Ofise girdiğimde o tarihte CHP İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas ve yine il başkanının basın danışmanı Can Poyraz oradaydı. Onları görünce parti ile ilgili bir durum olduğunu anladım. Oraya gittiğimde tanımadığım ancak sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Küçükçekmece Belediye Başkanının oğlu olduğu belirtilen şahıs da oradaydı. Masanın başında duruyorlardı. Masa üzerinde para vardı ve paralar sayılıyordu. Ben de laptop çantası boyutunda bir çantanın içinden paraları çıkararak masanın üzerine bıraktım ve görüntülerde yer alan koltuğa oturdum. Bir sigara içtim. Yaklaşık 5-10 dakika oturduktan sonra yine ofisten tek başıma ayrıldım. Görüntülere yansıyan paranın nereden geldiğini ve nasıl temin edildiğini bilmiyorum. O tarihte Şişli Belediye Başkanı olan Muammer Keskin’in bana verdiği çantayı alarak sorgulamadan bana vermiş olduğu adrese götürdüm, ve oradaki kişilere teslim ettim, benim dahilim bu kadardır” diyerek suçlamaları reddetti. Onur Öksel, çanta içinde ne kadar para olduğunu bilmediğini, kendisine sadece “Belirtilen ofise götür, teslim et” dediğini, amirinin talimatına uyarak çantayı götürdüğünü, paraları çıkararak masa üzerine koyduğunu belirtti. Öksel, ofise gittiğinde Özgür Nas’tan CHP İstanbul İl Binasının satın alınacağını öğrendiğini de belirtti. Görüntülerde Özgür Nas ve Can Poyraz dışındakileri o tarihte tanımadığını söyledi. Öksel, yaklaşık bir saat süren ifadesinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıt vermeden adliyeden ayrıldı.CHP’de kriz üstüne kriz! “Kasada para kalmadı”CHP’de para sayma soruşturması: Canan Kaftancıoğlu adliyeye ifade vermeye geldiCHP’li başkan yardımcısı adliyede! Para sayma skandalında yeni gelişmeİBB’deki para sayma skandalında yeni detay! Bir belediye daha…KAYNAK: DHA
Etiket: Chp
-

PKK destekçisi Chakar’ın elini öpen Özgür Özel, bunu da yaptı! Yeni skandal…
Cumhuriyet Halk Başkanı (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, TSK’ya ‘kimyasal silah’ iftirası atan Türk Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve TTB üyelerini genel merkezde kabul etti.
TERÖR ÖRGÜTÜNE YARDIM VE YATAKLIK YAPAN BELEDİYELERE KAYYUM ATANMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
CHP’nin genel başkanlığına getirildiği günden bu yana “kayyum” rahatsızlığını dile getiren Özel, tepki çeken açıklamalarda bulundu.
PKK’ya yardım ve yataklık yapan belediyeleri bölgeden temizleyen kayyum atamalarını eleştiren Özel, “Kürtler belediye başkanı seçiyor ama siz belediyelere kayyum atıyorsunuz. Sizin bu uygulamalarınız yüzünden Kürtler Türkiye’de daha az eşittir” dedi.
Partisinin son grup toplantısında toplumu ayrıştıran skandal ifadeler kullanan Özel, terör örgütüne yardım ve yataklık yapan belediyelerin görevden alınmaması gerektiğini savundu. Özel, “Bu uygulamalar yüzünden Kürtler Türkiye’de daha az eşittir” diyerek terör örgütüne sempatik görünmeye çalıştı.
TSK’YA İFTİRA ATAN FİNCANCI’YI KABUL ETTİ
CHP’den yapılan açıklamada ise , “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Türk Tabipleri Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve beraberindeki TTB Merkez Konsey Üyelerini, CHP Genel Merkezi’ndeki makamında kabul etti.” ifadelerine yer verildi.

CHP Genel Merkezi’nde gerçekleşen kabulde CHP Genel Başkanı Özel’e, Genel Başkan Yardımcıları Zeliha Aksaz Şahbaz ve Gamze Taşçıer ile CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala eşlik etti.
Basına kapalı geçekleşen görüşmenin ardından fotoğraf paylaşılırken, toplantının içeriğine ilişkin harhangi bir bilgi paylaşılmadı.
ÖZGÜR ÖZEL TÜRKİYE DÜŞMANI PERVİN CHAKAR’IN ELİNİ ÖPMÜŞTÜ
Yeni genel başkan Özgür Özel, gittikleri konserde terör örgütü PKK destekçisi ve Türkiye düşmanı Pervin Chakar’ın elini öperek övgüler yağdırmıştı.
Özgür Özel’in bu hareketi ise büyük bir tepkiye sebep oldu. Özgür Özel’in bu hamlesine kendi partisinden bile tepki yağmıştı.
Tepkiler sonrası skandal bir açıklama yapan Özgür Özel, “Pişman değilim yine olsa yine giderim” ifadelerini kullanmıştı.
Kaynak: Haber7.com
-

Tanju Özcan’ın çöpe atılan fotoğrafı tekrar asıldı
Dün gerçekleştirilen CHP’nin MYK toplantısında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın partiye geri dönüş talebi değerlendirildi. Parti Meclisi’nin yaptığı toplantıda Özcan’ın geri dönmesine karar verdi. CHP’ye geri dönüş yapan Başkan Özcan, şehir otobüsle şehir turu atarak parti binası önüne geldi. Parti binasında CHP’lilerin karşıladığı Özcan, kalabalığa seslendi.

“Aslında ben yeni gelmedim geri geldim”
Partililere teşekkür eden Tanju Özcan, “Samimiyetle söylüyorum gözleri yaşlı bir şekilde bizi burada baba evinde tekrar karşıladınız. İnşallah bundan sonraki süreçte de sizlere layık olamaya devam edeceğiz. Aslında ben yeni gelmedim geri geldim. Ben zaten hiçbir zaman kalbimdeki 6 oku çıkarmamıştım. Sadece hukuken bir bağ kesilmesi olmuştu. Yerel seçimlerde Bolu merkezde bir Türkiye rekoru kıracağız” diye konuştu.

“Tarihe geçecek seçim zaferi elde edeceğiz”
Seçimin startını verdiklerini dile getiren Başkan Özcan, “Artık bugünden itibaren seçimin startını da veriyoruz. Herkesin elini sıkacağız herkese yaptıklarımızı anlatacağız. Bolu’da unutulmayacak tarihe geçecek seçim zaferi elde edeceğiz. Tüm yöneticilerimize ilçe başkanlarımıza hep berberiz, Bolu’da büyük bir başarıya Mart’ın sonunda hep beraber imza atacağız” dedi.

Parti binasına tekrar fotoğrafını astı
Özcan’ın ihraç edilmesinden sonra CHP’li Meclis Üyesi İlkay Bayrak tarafından parti binasında bulunan fotoğrafını çöpe atılmıştı. Başkan Özcan yeniden parti binası içerisine resmini kendi elleriyle astı. Partisine geri dönen Tanju Özcan, CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz’e aday adaylığı başvurusunu yaptı. İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz tarafından Başkan Özcan’a Türk bayraklı rozet takıldı.
Kaynak: Haber7.com
-

Bahçeli’den İstanbul ve Ankara mesajı: Savurup indireceğiz!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında konuştu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Sırat-ı müstakim üzerine mücadelemizi yürütüyoruz. Bozgunda zafer düşü gören zavallı güruhu sürekli rahatsız ediyoruz.
“HUZURLU KALE MHP VE CUMHUR İTTİFAKI’DIR”
Aynı gökte uçan kargayla kartalın dünyası başkadır. Bizim gündemimizin mihenk taşı Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi, büyük bir fikir hamlesine, yüksek bir idrak seviyesine, muazzam bir vatan sevgisine haiz siyaset erdemidir. Sözde aydın ve kalem sahiplerini cesaretle tenkit eden soylu bir mizacın kalesi üç hilaldir.
Huzurlu bir kale arayanlar için tek çare Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.
“KOFLUĞU MAHALLİ İDAREDEN ATMAK İÇİN YANIP TUTUŞUYORUZ”
Milletimizi aydınlık iddiasıyla karanlığa çekenlerin ipliğini pazara çekmek için sabırsızlanıyoruz. Siyaset kofluğunu mahalli idarelerden silip atmak için yanıp tutuşuyoruz. Cumhur’un 14 ve 28 Mayıs’ta tezahür eden başarısına yeni bir halka eklemek istiyoruz.
Bir karar vericinin değil, rehin altındaki bir protestocunun haliyle siyaset yapanlara günlerini göstermenin, tarihin ve milletin gündeminden tamamen çıkarmanın arayışındayız.
Bölge istişare toplantılarımızın sonuncusunu 26 Kasım Pazar günü Ankara’da yaptık. 81 ilin tamamında milletimizin her güzel insanıyla görüştük, konuştuk, hasret giderdik, düşüncelerimizi açıkladık, inanç ve irade birliği çatısı kurduk.
Iğdır’dan Aras’ın, Aydın’dan Menderes’in, Tunceli’den Munzur’un, Antalya’dan Keykubat’ın, Karaman’dan Mehmet Bey’in, Bursa’dan Orhan Gazi’nin, İstanbul’dan Fatih’in, Çanakkale’den Mehmetçiğin, Kahramanmaraş’tan Sütçü İmam’ın, Erzurum’dan ilk duruşun ve nihayet Ankara’dan kurtuluşun mesajlarıyla milli ve manevi emanetleri kucakladık.
Bakın, daha önce ne demiştik: Biz, horon kadar Karadeniz, zeybek kadar Ege’yiz, halay kadar Güneydoğuluyuz. Biz, Anadolu’yuz. Adımız bir anımız bir acımız birdir, biz büyük bir aileyiz. Kuzeyden güneye, doğudan batıya tek bilek, tek yüreğiz. Biz Türkiye’yiz, Türk milletiyiz.
“CHP, HEDEP’E KATILSIN”
CHP Genel Başkanı’na önerim ya HEDEP’i içlerine almaları ya da HEDEP’e katılmalarıdır. HEDEP demek CHP demektir. Artık CHP ile PKK arasındaki teğet noktalar sayılamayacak kadar fazlalaşmıştır.
Cumhur İttifakı İstanbul’da, Ankara’da zilleti savurup indirecektir.
CHP Genel Başkanı kulağını Kandil’e ve yeminli Türkiye düşmanlarına verdiği müddetçe hüsran ve hezimetten kurtulamayacaktır.
“BİZİ BÖLEMEZLER”
31 Mart 2024’e 125 günlük bir süre vardır. Çalışmalarımızı yoğunlaştırıp hızlandıracağız. Bizi bölemezler, bizi yıkamazlar.
Siyaset hayatımızda testiye değil hep içine baktık. Her insan üsluptur, dildir, manadır, muhtevadır. Her insan özeldir, şeref ve hak sahibidir. Buna diyecek bir şeyimiz yoktur. Er ya da geç iyi veya kötü gün yüzüne çıkar. Hiç kimse geçmişinden kaçamaz. Birisine ahlaklı ve iyi demekle maksat hasıl olmaz. Kelimelerin neye vurgu yaptığından ziyade mühim olan manayla bütünleşmiş kavramların ruhudur.
Bir teröristin, bölücünün insan haklarından, soysuz bir özgürlükten, soyup soğana çevirmiş demokrasiden bahsetmesi kavramların ve kelimelerin infazıdır. İyiyim, cesurum diyenlerin kötülükleri lağım gibi patladıkça bedeli ödeyen bizzat kavramın mana zenginliği olmaktadır. Milli ve insani değerlerimiz yıpratılmaktadır.
DOLANDIRICILIK OPERASYONLARI
Kurulan saadet zincirleri, saçlarına dolardan bukleler yapan şaibeli soytarılar milletimizde haklı bir öfkeye neden olmaktadır. TikTok rezaleti ise salgın gibi yayılmaktadır.
Toplumsal arınma ertelenemez. Türkiye, bu kirliliğe daha fazla maruz kalmamalıdır. Burada önemli olan samimiyet, dürüstlük ve tutarlılıktır.
Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’nın yeri ve konumu bellidir. Milli değerlerimiz ve toplumsal ahlakımıza saldırılara karşı yegane duruş sergileyen MHP ve Cumhur İttifakı’dır.
Ne CHP, ne İYİP, ne HEDEP karşımızda tutunamayacaktır.
GAZZE’DE GEÇİCİ ATEŞKES KARARI
Demokrasiye yürekten bağlıyız. İnsan hak ve hürriyetine ön şartsız saygı duyuyoruz. Laiklik, din ve vicdan hürriyetini bir arada korumanın peşindeyiz. Yozlaşmanın dip akıntısını önlemek için mücadele ediyoruz. Sosyal devleti oluşturmak için elimizden gelen katkıyı veriyoruz. İlkeli, seviyeli, şeffaf ve temiz siyasetin tarafıyız. Adalet ve huzurun temin edildiği küresel bir barışı savunuyoruz.
İsrail ve Filistin arasında geçici değil kalıcı barışın ve adil çözümün yanındayız. Yine de geçici ateşkes ve esir takasının ümit verici olduğunu değerlendiriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimiyle insani yardım koridorunun açılmasından, geçici ateşkes kararından bahtiyarız ve haklı mücadelesinin arkasındayız.
İspanya ve Belçika Başbakanlarının açıklamaları küresel vicdana daha fazla sessiz kalınamayacağını göstermiştir. Bir halkın toplu katliamına, insanım diyen hiç kimse seyirci duramaz. MHP, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümetin alacağı her kararın, politikanın samimiyetle ve sonu ne olursa olsun yanındadır.
EMEKLİLERE İKRAMİYE
Çalışmayan emeklilerimize verilen 5 bin TL ikramiyenin, çalışan emekliye de yansıtılması memnuniyet vericidir. “
Kaynak: Haber7.com
-

CHP’nin burs ikiyüzlülüğü Sayıştay’a takıldı! İmamoğlu oy için bunu da yapmış
-
HABER7 / ÖZEL
Sayıştay, 2022 yılına ait ‘Belediyeler Raporu’nu açıkladı. CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde birçok usulsüz uygulama da Sayıştay’ın denetimine takıldı. İmamoğlu yönetimindeki İBB’de son 1 yılda 107 yolsuzluk ve usulsüzlüğü raporlandı. İBB’nin gizli kapaklı işlemleri arasında en dikkat çekeni, CHP’nin 2008 yılında yargı eliyle iptal ettirdiği “üniversitelilere burs” kararı üzerinden gerçekleştirilen hukuksuz işlemler oldu.
ANAYASA MAHKEMESİ’NE DAVA AÇMIŞLARDI
Raporda, yer alan bilgiye göre, CHP’li İBB’nin öğrencilere YÖK aracılığı olmadan doğrudan ödeme yapması dikkat çekti. Bu bulguyu en çarpıcı hale getiren unsur ise CHP’nin 2008 yılında belediyelerin burs ödemelerini doğrudan yapma kararını yargı eliyle iptal ettirmiş olmaları oldu. CHP’li İBB’nin, daha önce Anayasa Mahkemesi’ne dava açarak belediyelerin öğrencilere doğrudan burs vermesini engellediği gerçeğine rağmen YÖK aracılığı olmaksızın bazı öğrencilere burs adı altında ödeme yaptığı saptandı.
Sayıştay Raporunun 349. sayfasında kanunsuzluğa ilişkin şu ifadeler yer aldı,
YAŞ ŞARTI DA YOK
İBB’nin hangi öğrencilere burs verdiğini açıklamazken Sayıştay Raporu’nda burs alan kişilere ilişkin çarpıcı bir bilgi yer aldı.
Sayıştay Raporu’nda yer alan bilgiye göre burs yardımından yararlanan kişilerin üniversite öğrencisi olmadığı gibi 25 yaşın üstü kişiler olduğu saptandı. Raporda burs alan kişilere ilişkin, “Yardımdan yararlanılabilmesi şartı olarak lisans veya ön lisans öğrencisi olma ve 25 yaşın altında olma şartları yer almadığı gibi” ifadeleri yer aldı.
Burs verilen öğrencilerin CHP ya da HDP tarafından işaret edilen, siyasi parti üyesi öğrencilerden mi oluştuğu yönündeki soru işaretleri yıllardır cevapsız.
KENDİLERİ ŞİKAYET ETTİ KENDİLERİ ÇİĞNEDİ
Raporda yer alan bu ibare akıllara CHP’nin 2008 yılında açtığı davayı getirdi. Belediyeler tarafından öğrencilere verilen burslar, 2008 yılında CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne açtığı dava sonucu iptal edilmişti. Anayasa Mahkemesi, 5102 sayılı ”Yükseköğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun’un, ”Belediyeler hariç kamu kurum ve kuruluşlarının yükseköğrenim öğrencilerine doğrudan burs ve kredi vermelerini engelleyen” hükmündeki ‘belediyeler hariç’ ibaresini CHP oy birliğiyle iptal etti.
KAYNAK: HABER7Kaynak: Haber7.com
-
-

Ümit Özdağ CHP’nin içine bombayı bıraktı: ‘Gizli protokolü’ ilk kez belgeleriyle paylaştı!
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 2023 Genel Seçimi’nde Cumhurbaşkanı adayı olan ve ilk turda kazanamayan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ikinci tur öncesi yaptığı ‘gizli protokol’ün belgelerini paylaştı.
Ümit Özdağ sosyal medya hesabından şu paylaşımları yaptı:
“Aşağıda üzerinde çok konuşulan ancak ilk kez yayınlanan Zafer Partisi-CHP Protokolünün tamamının fotoğrafını göreceksiniz. Bu protokolü eleştiren 6’lı masa birleşenlerine ve CHP içinden protokola karşı çıkanlara cevap veriyorum. 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerin 1. Turunu hem parlamento hem cumhurbaşkanlığı seçiminde kaybettiniz. 14 Mayıs seçimleri öncesinde Zafer Partisi ile her türlü görüşmeyi reddetmiştiniz.
Ocak 2023’de TBMM’de yaptığım Basın toplantısında;
1)Saray artıkları ve FETÖ’cüleri uzaklaştırmayı,
2) Terörle mücadele etmeyi,
3) 13 milyon sığınmacı ve kaçağı geri yollamayı kabul etmeniz durumunda Zafer Partisi’nin Kılıçdaroğlu’na milletvekilliği ve benzeri hiçbir makam ve mevki istemeden DESTEK olma önerisine cevap bile vermediniz. 14 Mayıs’ta seçimlerini millet ittifakı olarak kaybettikten sonra ancak 20 Mayıs’ta Zafer Partisi’ni DESTEK için aradınız, 2. Tur için destek istediniz. Biz Ocak 2023’de TBMM’de açıkladığımız destek şartlarını tekrarladık, Kabul ettiniz. Ancak bu şartların kabulü yeterli değildi, İttifak yaptığınız partiler ve onların birçok platformlardaki söylemleri, politik duruşları ve benzeri sebepler ile kaybettiğiniz ilk turda size oy vermeyen , endişe duyan veya sandığa gitmeyi düşünmeyen seçmenleri motive edecek, bu endişeleri giderecek, oy vermeye yönetecek politikalar ve söylemler gerekiyordu.

Bu seçmen kesimi Zafer Partisini, Atatürk’e, kuruluş ilkelerine ve sığınmacıların ülkelerine dönüş politikası vaatlerinin hayata geçirilmesinin bir anlamda TEMİNATI olarak gördüğü için ve elbette bu kesimlere olan sorumluluğumuz gereği Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı olması şartı ile İçişleri, Kültür ve Turizm ve Milli Eğitim Bakanlıklarını kapsayan 3 bakanlık istedik, kabul ettiniz. Ne yazık ki, muhalefet için en uygun sayılabilecek bir konjonktürde sonuç itibariyle size ilk turda seçim kaybettiren 6’lı masa üyesi İYİ Parti dahil 5 partiye 41 milletvekilliği, cumhurbaşkanlığının kazanılması durumunda 5 Cumhurbaşkanı yardımcılığı ve bakanlıklar verileceği taahhütlerini unutmuş görünenler Seçimin kazanılması durumunda Zafer Partisi’ne 3 bakanlık verilmesini ağır şekilde eleştirmişlerdir. Bu çok kısa sürede verdiğimiz destek ve çalışmalar sayesinde yaratılan yeni rüzgâr ile oylar artmış, küskün ve kızgın büyuk bir seçmen gurubu herşeye rağmen sandığa gitmiştir. Sonuç ortadadır.
Zafer Partisi’ne yönelik saldırıların ASIL nedeninin partimizin bu protokol ile Atatürk’ün kurucu değerlerini güvence altına almak istemesi, terörle mücadeleye yeni bir atılım getirecek olması, milli, üniter ve laik devlet esaslarını vurgulanması ve 13 milyon işgalcinin vatanlarına dönmesi projesidir.

Bu projenin kabulünden HDP seçmeninin rahatsız olduğu iddiası maalesef CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel tarafından ifade edilmiş, kongre sürecinde de siyaseten insafsızca istismar edilen bu açıklamalarını Türkiye’nin bir bölümü üzerinde Kürdistan kurmaya hedefleyenlerin elini öperek taçlandırmıştır.

Öyle gözüküyor ki CHP liderliği geçmiş hatalardan ders çıkarmak yerine yeni vahim hatalar ile yeni bir başarısızlığa doğru yelken açmaktadır. Bir CHP milletvekilinin “Atatürkçülüğü ve laikliği Zafer Partisine kaptırdık” diyerek itiraf ermek zorunda kaldığı gibi artık Atatürk’ün partisi Zafer Partisi’dir ve Türk milliyetçiliği Zafer Partisi’nde temsil edilmektedir. Altını çizerek vurguluyoruz, Türk milletini cepheleştiren, bölücülere taviz veren CHP ve AKP artık Türk siyasetinde Cunhuriyetin kuruluş ilkelerinden, büyük Atatürk’ten, sığınmacıların vatanlarına dönmesinden taviz vermeyen Zafer Partisi olduğu gerçeği ile her platformda karşı karşıya kalacaktır… Halkın nabzını tutamayan, tarihin ve ülke jeopolitiğinin dayattığı gerçeklikleri analiz kabiliyeti ve vizyonu olmayan kadrolar Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ağır sorunları çözemezler. Tek çözüm Zafer Partisi.
NE OLMUŞTU?
14 Mayıs’ta yapılan seçimler 28 Mayıs’taki ikinci tura kalmıştı. İkinci turda adaylar Kemal Kılıçdaroğlu ve Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Oğan ve Ümit Özdağ ile görüşmüştü. Sinan Oğan Erdoğan’a desteğini açıklarken Özdağ, Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı almıştı. Özdağ ve Kılıçdaroğlu’nun anlaşması sonrası kamuoyunda ‘Özdağ’a İçişleri Bakanlığı verilecek’ iddiaları gündeme gelmişti.
Ümit Özdağ verdiği bir söyleşide anlaşma sürecine ilişkin, “Söz vermek değil, yazılı mutabakatımız var. Biz İçişleri Bakanlığı dahil üç bakanlık ve Millî İstihbarat Teşkilatı konusunda Kemal Bey’le mutabık kaldık” ifadelerini kullanmıştı.
Özdağ, “MİT Başkanlığı da Zafer Partisi’ne verilecekti. Ama o sözlü anlaşmaydı. Bakanlıklar yazılı mutabakatta vardı. Ben İçişleri Bakanı olacaktım. Kemal Bey, zerre kadar oy faydası olmayan altılı masadaki ortaklarının İçişleri Bakanlığı’nın Zafer Partisi’ne verilmesine tepki göstereceğini bildiği için benim bu konuda anlayışlı davranmamı rica etti. ‘Bunu çok vurgulamayın’ dedi. Ben de kabul ettim. Kılıçdaroğlu bu seçimi kazanabilirdi eğer ortakları engellemeseydi” demişti.
KAYNAK: HABER7Kaynak: Haber7.com
-

Ümit Özdağ CHP’nin içine bombayı bıraktı: ‘Gizli protokolü’ ilk kez belgeleriyle paylaştı!
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 2023 Genel Seçimi’nde Cumhurbaşkanı adayı olan ve ilk turda kazanamayan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ikinci tur öncesi yaptığı ‘gizli protokol’ün belgelerini paylaştı.
Ümit Özdağ sosyal medya hesabından şu paylaşımları yaptı:
“Aşağıda üzerinde çok konuşulan ancak ilk kez yayınlanan Zafer Partisi-CHP Protokolünün tamamının fotoğrafını göreceksiniz. Bu protokolü eleştiren 6’lı masa birleşenlerine ve CHP içinden protokola karşı çıkanlara cevap veriyorum. 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerin 1. Turunu hem parlamento hem cumhurbaşkanlığı seçiminde kaybettiniz. 14 Mayıs seçimleri öncesinde Zafer Partisi ile her türlü görüşmeyi reddetmiştiniz.
Ocak 2023’de TBMM’de yaptığım Basın toplantısında;
1)Saray artıkları ve FETÖ’cüleri uzaklaştırmayı,
2) Terörle mücadele etmeyi,
3) 13 milyon sığınmacı ve kaçağı geri yollamayı kabul etmeniz durumunda Zafer Partisi’nin Kılıçdaroğlu’na milletvekilliği ve benzeri hiçbir makam ve mevki istemeden DESTEK olma önerisine cevap bile vermediniz. 14 Mayıs’ta seçimlerini millet ittifakı olarak kaybettikten sonra ancak 20 Mayıs’ta Zafer Partisi’ni DESTEK için aradınız, 2. Tur için destek istediniz. Biz Ocak 2023’de TBMM’de açıkladığımız destek şartlarını tekrarladık, Kabul ettiniz. Ancak bu şartların kabulü yeterli değildi, İttifak yaptığınız partiler ve onların birçok platformlardaki söylemleri, politik duruşları ve benzeri sebepler ile kaybettiğiniz ilk turda size oy vermeyen , endişe duyan veya sandığa gitmeyi düşünmeyen seçmenleri motive edecek, bu endişeleri giderecek, oy vermeye yönetecek politikalar ve söylemler gerekiyordu.

Bu seçmen kesimi Zafer Partisini, Atatürk’e, kuruluş ilkelerine ve sığınmacıların ülkelerine dönüş politikası vaatlerinin hayata geçirilmesinin bir anlamda TEMİNATI olarak gördüğü için ve elbette bu kesimlere olan sorumluluğumuz gereği Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı olması şartı ile İçişleri, Kültür ve Turizm ve Milli Eğitim Bakanlıklarını kapsayan 3 bakanlık istedik, kabul ettiniz. Ne yazık ki, muhalefet için en uygun sayılabilecek bir konjonktürde sonuç itibariyle size ilk turda seçim kaybettiren 6’lı masa üyesi İYİ Parti dahil 5 partiye 41 milletvekilliği, cumhurbaşkanlığının kazanılması durumunda 5 Cumhurbaşkanı yardımcılığı ve bakanlıklar verileceği taahhütlerini unutmuş görünenler Seçimin kazanılması durumunda Zafer Partisi’ne 3 bakanlık verilmesini ağır şekilde eleştirmişlerdir. Bu çok kısa sürede verdiğimiz destek ve çalışmalar sayesinde yaratılan yeni rüzgâr ile oylar artmış, küskün ve kızgın büyuk bir seçmen gurubu herşeye rağmen sandığa gitmiştir. Sonuç ortadadır.
Zafer Partisi’ne yönelik saldırıların ASIL nedeninin partimizin bu protokol ile Atatürk’ün kurucu değerlerini güvence altına almak istemesi, terörle mücadeleye yeni bir atılım getirecek olması, milli, üniter ve laik devlet esaslarını vurgulanması ve 13 milyon işgalcinin vatanlarına dönmesi projesidir.

Bu projenin kabulünden HDP seçmeninin rahatsız olduğu iddiası maalesef CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel tarafından ifade edilmiş, kongre sürecinde de siyaseten insafsızca istismar edilen bu açıklamalarını Türkiye’nin bir bölümü üzerinde Kürdistan kurmaya hedefleyenlerin elini öperek taçlandırmıştır.
Öyle gözüküyor ki CHP liderliği geçmiş hatalardan ders çıkarmak yerine yeni vahim hatalar ile yeni bir başarısızlığa doğru yelken açmaktadır. Bir CHP milletvekilinin “Atatürkçülüğü ve laikliği Zafer Partisine kaptırdık” diyerek itiraf ermek zorunda kaldığı gibi artık Atatürk’ün partisi Zafer Partisi’dir ve Türk milliyetçiliği Zafer Partisi’nde temsil edilmektedir. Altını çizerek vurguluyoruz, Türk milletini cepheleştiren, bölücülere taviz veren CHP ve AKP artık Türk siyasetinde Cunhuriyetin kuruluş ilkelerinden, büyük Atatürk’ten, sığınmacıların vatanlarına dönmesinden taviz vermeyen Zafer Partisi olduğu gerçeği ile her platformda karşı karşıya kalacaktır… Halkın nabzını tutamayan, tarihin ve ülke jeopolitiğinin dayattığı gerçeklikleri analiz kabiliyeti ve vizyonu olmayan kadrolar Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ağır sorunları çözemezler. Tek çözüm Zafer Partisi.
NE OLMUŞTU?
14 Mayıs’ta yapılan seçimler 28 Mayıs’taki ikinci tura kalmıştı. İkinci turda adaylar Kemal Kılıçdaroğlu ve Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Oğan ve Ümit Özdağ ile görüşmüştü. Sinan Oğan Erdoğan’a desteğini açıklarken Özdağ, Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı almıştı. Özdağ ve Kılıçdaroğlu’nun anlaşması sonrası kamuoyunda ‘Özdağ’a İçişleri Bakanlığı verilecek’ iddiaları gündeme gelmişti.
Ümit Özdağ verdiği bir söyleşide anlaşma sürecine ilişkin, “Söz vermek değil, yazılı mutabakatımız var. Biz İçişleri Bakanlığı dahil üç bakanlık ve Millî İstihbarat Teşkilatı konusunda Kemal Bey’le mutabık kaldık” ifadelerini kullanmıştı.
Özdağ, “MİT Başkanlığı da Zafer Partisi’ne verilecekti. Ama o sözlü anlaşmaydı. Bakanlıklar yazılı mutabakatta vardı. Ben İçişleri Bakanı olacaktım. Kemal Bey, zerre kadar oy faydası olmayan altılı masadaki ortaklarının İçişleri Bakanlığı’nın Zafer Partisi’ne verilmesine tepki göstereceğini bildiği için benim bu konuda anlayışlı davranmamı rica etti. ‘Bunu çok vurgulamayın’ dedi. Ben de kabul ettim. Kılıçdaroğlu bu seçimi kazanabilirdi eğer ortakları engellemeseydi” demişti.
KAYNAK: HABER7Kaynak: Haber7.com
-

Kılıçdaroğlu ‘Partiyi bölüyor’ iddiaları sonrası evinden çektiği videolara geri döndü
CHP’nin devrik eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, veda ettiği görevinin ardından Ankara’da yeni bir ofis açtı. CHP yandaşı gazeteci İsmail Saymaz, Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen CHP’li vekillerin söz konusu ofisi ziyaret ettiğini iddia etti.
“CHP’li vekillerin bir bölümü Özgür Özel’i genel başkan olarak görmüyor”“CHP’liler Kılıçdaroğlu’nun vakfına gidip destek ziyaretinde bulunuyormuş. Bu yapı Özel’i genel başkan olarak görmüyor.” diyen Saymaz,“Bu da fiili bölünmeyi meydana getirir. Özel’in önlem alması gerekir. Yerel seçimlerde olası kayıpta partiyi erken seçime götürme çabasındalar.”iddiasında bulundu.Kurultay mahkemeye taşınacak iddiasıTüm bu iddiaların bölgesinde bugün dikkat çeken bir gelişme daha yaşandı. CHP’li bir grup delegenin son kurultayı mahkemeye taşımaya çalıştığı iddia edildi.
Kılıçdaroğlu bu iddialara evinden yayınladığı videoyla yanıt verip, iddiaları ‘art niyetli’ olarak nitelendirdi.
Kılıçdaroğlu evinden çektiği videolara geri döndü“Gerek TV’lerde gerek sosyal medyada, partimizi ve delegelerimizi yıpratmak için parti kültürümüzle asla bağdaşmayan çirkin iftiraları üzülerek takip ediyorum.”diyen Kılıçdaroğlu,“Bu kumpaslara yeltenen art niyetli gruplar olmuştur ya da olacaktır. Ama partimizi ve de delegelerimizi kimsenin yıpratmasına asla izin vermem. Güzel günlerde görüşmek dileğiyle” ifadelerini kullandı.

