Etiket: Deniz

  • Önce mesaj sonra deprem

    Önce mesaj sonra deprem

    Merkez üssü Marmara Denizi Gemlik Körfezi olan 5,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD’dan yapılan açıklamaya göre, saat 10.42’deki sarsıntının şiddeti 5.1 olarak kaydedildi. Kuvvetli sarsıntı, deniz yüzeyinin yaklaşık 8,98 km derinliğinde oluştu. Can ve mal kaybının yaşanmadığı depremde bir ise ilk yaşandı. Sarsıntı sırasında Android işletim sistemine sahip telefonlara gönderilen mesaj dikkat çekti. Kimi kullanıcıya 20 saniye, kimisine ise 7 saniye önce “Android Deprem Uyarıları Sistemi” başlığıyla gönderilen mesajda, “Hafif sarsıntı bekleniyor. Yaklaşık 61,1 km uzaklıkta, ilk tahminlere göre 5.0 büyüklüğünde” ifadelerine yer aldı.

    SİSTEMİ AÇ HABERDAR OL

    Söz konusu mesaj, Android işletim sistemine sahip telefonlardaki ‘Android Deprem Uyarıları Sistemi’yle, depremi saniyeler önce haber vermiş oldu. Mesajda kullanıcıların depremin merkez üssüne olan uzaklığının yanı sıra şiddetine ilişkin bilgi de yer aldı. Yaşanan gelişme, bazı Android kullanıcıları ‘önce mesaj, sonra sarsıntı geldi’ gibi yorumlarına neden oldu. İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Cenk Yaltırak ise gelişmenin, Google’ın dünya çapında yaptığı uygulama sayesinde olduğunu belirterek, “Bu aslında bir erken uyarı sistemi değil. Deprem öncesi değil, deprem olduktan sonra uzaklığa bağlı olarak bildirim yapılıyor. Yani Android telefonlara deprem önceden haber verilmedi” değerlendirmesi yaptı.

    13 ARTÇI SARSINTI

    İstanbul, Bursa, Kocaeli, Çanakkale, Bilecik ve Sakarya’da da hissedilen depremin ardından açıklama yapan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, AFAD, Jandarma, Emniyet, UMKE ekiplerinin saha taraması yaptığını ifade etti. Bakan Yerlikaya, sarsıntının ardından en büyüğü 4.5 olmak üzere 13 artçı deprem yaşandığını ifade etti. 5.1 büyüklüğündeki depreme ilişkin bilgilendirme yapan Bakan Yerlikaya, 2 vatandaşın merdivenden düştüğünü, ancak sağlıklarına ilişkin olumsuz bir durumun söz konusu olmadığını açıkladı. Öte yandan Gemlik Körfezi’nde 5.1’lik sarsıntıdan 3 dakika sonra 4,5 büyüklüğünde bir deprem daha kayıtlara geçti.

    2 BİNADA ÇATLAK VAR

    İstanbul’da da hissedilen deprem sonrası Esenler ve Küçükçekmece’de 2 binada çatlak oluştu. Alınan ihbarla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekipleri ilgili adresler giderek inceleme yaptı. Küçükçekmece’deki 25 yıllık binanın balkon altı kısımlarında demirler ile bazı kolonlarında ise çatlaklar görüldü.

    ARMUTLU’DA OKULLAR TATİL

    Armutlu Kaymakamlığı, yaşanan deprem sonrası ilçedeki tüm okulların tatil edildiğini açıkladı. Öğleden sonra 1 günlük tatil kararının ardından öğrenciler evlerine gönderildi. Öte yandan Bursa’da yaşanan depremin en çok etkilediği noktalardan Mudanya’da belediye binası tedbir amaçlı tahliye edildi.

    BÜYÜK DEPREMİN ÖNCÜSÜ DEĞİL

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) Müdürü Prof. Haluk Özener, Gemlik depreminin büyük İstanbul depremin öncüsü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: “Marmara’da bir deprem bekliyoruz, ancak denizde olan her depremi büyük depremin öncüsü olarak algılamamak gerekir. Marmara Denizi’nde yılda 900 tane deprem oluyor. 2020’den bu yılın 15 Ağustos’una kadar baktığımızda Marmara Bölgesi’nde 3 bin tane

    irili ufaklı deprem olduğunu görüyoruz.”

    HASTASINI ALIP DIŞARI KAÇTI

    Sarsıntının etkisiyle vatandaşların panik anları da güvenlik kameralarına yansıdı. Depreme klinikte hasta muayene ederken yakalanan bir diş hekimi, koltuktaki hastayı adeta kucaklayıp dışarı çıkardı. Bağcılar İstoç Otopazarı’ndaki görüntülerde, dükkanda oturanlar kendilerini dışarıya atarken, kimisi de otoparktaki araçlarına binerek kaçmaya çalıştı. Bir iş yerinde çok sayıda çalışan dışarı kaçarken birşey olmamış gibi çayını yudumlayan kişi de fenomen oldu.

    UZUN SÜREDİR DEPREM ÜRETMİYORDU

    Marmara Denizi’nde yaşanan depremi değerlendiren Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, Marmara Denizi Gemlik Körfezi’ndeki 5,1 büyüklüğündeki depremin, uzun süredir deprem üretmeyen bir fay hattında meydana geldiğini söyledi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Büyükşehir desteği, denizde de hissedilecek

    Büyükşehir desteği, denizde de hissedilecek

    Bursa Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği’ne kayıtlı 148 teknede çalışan 310 tayfaya su geçirmez balıkçı tulumu ve çizme takımı dağıtıldı. Balıkçı teknesiyle denize açılan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, tarlalarda yaptığı hasat etkinliğinin bir benzeri de ağlara takılan balıkları toplayarak yapmış oldu.

    Bursa’nın sahip olduğu tarım potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek için tohum, fide-fidan, makine ve ekipman gibi desteklerle her zaman çiftçinin yanında olan Büyükşehir Belediyesi, tarımsal desteklerde rotayı denizlere çevirdi. Verimli tarım topraklarının yanı sıra Marmara Denizi ve gölleri ile balıkçılıkta da önemli bir potansiyele sahip olan Bursa’da gerek profesyonel gerekse de olta balıkçılığının daha da gelişmesini hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, balıkçıları da destek kapsamına aldı. Bu kapsamda Bursa Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği’ne kayıtlı olan 12 metrenin altındaki 148 teknede çalışan 310 tayfaya, çalışma koşullarının iyileştirilmesi amacıyla balıkçı tulumu ve çizme takımı dağıtıldı.

    AYRI BİR DEĞERE SAHİP

    Gemlik’in Karacali İskelesi’nde düzenlenen balıkçı destek paketi dağıtım töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Marmara Denizine kıyısı olan Bursa’da balıkçılık faaliyetinin yoğun olarak yapıldığını hatırlattı. Marmara Denizinde yaşanan müsilaj sorununu hatırlatan Başkan Aktaş, Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı alt yapı yatırımları sayesinde Bursa’nın, Marmara’ya kıyısı olan diğer illerden çok daha şanslı olduğunu kaydetti. Hamsi, istavrit, uskumru, kefal, kılıç, kolyoz, lüfer, somon, palamut, sardalye gibi yüzey balık türlerinin Marmara Denizi’ndeki yerinin önemli olduğunu hatırlatan Başkan Aktaş, “Bu sebeple balıkçılık bizim için ayrı bir değere sahip. Biz tarımsal anlamda her kesime dokunmaya çalışıyoruz. Balıkçılığa destek bizim açımızdan da bir ilk oldu. Denizde bereket artsın, hem olta balıkçılığı hem profesyonel balıkçılık daha da gelişsin istiyoruz” dedi.

    DESTEK ARTARAK DEVAM EDECEK

    Bursa’nın, midye yetiştiriciliğinde de ilk üç il arasında yer aldığını kaydeden Başkan Aktaş, “Midye tesislerinin faaliyete geçmesiyle birlikte bir-iki yıl içinde 19 bin tona yakın üretim artışı gerçekleşeceğini umuyoruz. Midye yetiştiriciliği; denizi filtre ederek temizlemesi, kirlilik oluşturmaması, arındırma işlemi sonrası sağlıklı gıda temini açısından önemli. Bursa’da deniz ürünleri 1 milyar TL’ye yakın gelir ile birlikte ihracat ve istihdam imkânı sağlıyor. Denizden avlanılan ürünlerin yüzde 90’ı ticari balıkçılık faaliyetinde bulunan 12 metrenin üzerindeki teknelerden, yüzde 10’u ise 12 metrenin altındaki küçük balıkçı teknelerden sağlanıyor. Büyükşehir Belediyesi olarak; şehrimizde faaliyet gösteren ve Bursa Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği’ne kayıtlı olan balıkçılarımızın çalışma koşullarını iyileştirmek amacıyla 148 teknede çalışan 310 tayfaya su geçirmez balıkçı tulumu ve çizme takımı dağıtıyoruz. Bu desteğimizin balıkçı kardeşlerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Vira bismillah diyerek bütün balıkçılarımıza bereketli, kazançlı, bir sezon temenni ediyorum. Bu desteklerimiz artarak devam edecek” diye konuştu.

    KİRLETMEMEK ÇOK ÖNEMLİ

    Törene katılan Bursa Vali Vekili Mustafa Kılıç ise 3 tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de, denizden yeteri kadar istifade edilemediğini söyledi. Denizcilikle uğraşanların teşvik edilmesi adına gerek bakanlığın gerekse belediyelerin önemli destekler sağladığını hatırlatan Kılıç, “Denizleri verimli kullanmak için kirletmemek lazım. Biliyorsunuz müsilaj afeti yaşadık. Kirletmemek en önemlisi çünkü temizlemek daha maliyetli. Bu nedenle denizlerimizi temiz tutmak, atık suları ve kirletici ortamları denizlerden uzak tutak zorundayız. Hem tüm kırsal alanlarda hem de balıkçılarımıza yönelik yaptıkları destekler nedeniyle Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyorum” dedi.

    SAYILI İLLERDEN BİRİYİZ

    Bursa İl Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Acar da Bursa’nın arazi, hayvan sayısı ve ürün deseni yanında balıkçılıkta da Türkiye’nin sayılı illerinden biri olduğunu vurguladı. Bursa’da hem deniz avcılığı hem de iç sulardaki avcılık faaliyetinin yoğun olduğunu kaydeden Acar, “2018’de 4 bin ton olan üretim, 2022’de 13 bin 500 tona çıktı. Midye üretim tesisleriyle birlikte bir iki yıl içinde üretimin 19 bin ton civarında olması bekleniyor. Ve üretim değerinin de 1 milyar TL’ye çıkmasını bekliyoruz. Ben Büyükşehir Belediyemizin bu desteklerinin balıkçılarımıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    Bursa Su Ürünleri Avcılık Kooperatif Üst Birliği Başkanı Beyazıt Uysal, küçük ölçekli balıkçılara yönelik destekleri nedeniyle, Karacaali Mahallesi Muhtarı Köksal Noca da mahalleye yapılan yatırımlar nedeniyle Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a teşekkür etti.

    Konuşmaların ardından protokol üyeleriyle birlikte destek paketlerini balıkçılara dağıtan Başkan Aktaş, daha sonra balıkçı teknesine binip, ağları topladı. Tekneyle denize açılan Başkan Aktaş, ağlara takılan balıkları tek tek topladı.

    Kaynak: Haber7.com

  • Karadeniz taştı

    Karadeniz taştı

    Karadeniz’de dün şiddetli fırtına nedeniyle oluşan dev dalgalar, sahil yolunu kapattı. Rize’de fırtınanın oluşturduğu dev dalgalar nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu Çayeli-Trabzon istikameti trafiğe kapatıldı. Fırtınanın etkisiyle oluşan dalgaların Karadeniz Sahil Yolu’na kaya parçaları taşıması sonucu çok sayıda araçta hasar oluştu. Giresun’un, Karadeniz sahilindeki ilçesi Tirebolu’da fırtınayla dev dalgalar oluştu. İlçe merkezinde dünden itibaren etkili olan fırtına sebebiyle denizin yükselmesi sonucu şehir içi yolu suyla kaplandı.

    İtfaiye aracıyla kurtarma

    Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde fırtına nedeniyle Kamerun bayraklı “Vamos” adlı kuru yük gemisi kıyıya sürüklendi. Karaya oturan gemideki 2’si Türk 11 kişilik mürettebatın kurtarılması amacıyla AFAD, sahil güvenlik ve itfaiye ekipleri çalışma başlattı. Ekipler, mürettebattan 6 kişiyi itfaiye merdiveni yardımıyla kurtardı. Halatla denize atlayarak kendi imkanlarıyla kurtulan bir personel, sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.

    Karadeniz taştı

    Trabzon’un Karadeniz kıyısındaki ilçesi Beşikdüzü’nde, dalgalara kapılarak kaybolan 2 kişinin bulunması için çalışma başlatıldı. Deniz fenerinin bulunduğu alana giden 2 kişi, fırtına sonucu yükselen deniz suyuna kapılarak bir anda gözden kayboldu.

    Eğitime 1 gün ara

    Hatay’ın İskenderun ilçesinde, şiddetli sağanak ve fırtına nedeniyle eğitime bugün ara verildi. Sağanak nedeniyle İskenderun’un bazı caddelerinde su birikintileri oluştu, rögarlar taştı. Sahile yakın bölgelerdeki binalarında mahsur kalan vatandaşlar, ekiplerce kurtarıldı.

    Sinop köpürdü

    Sinop’ta şiddetli fırtınayla birlikte denizin kıyı kesimleri köpükle kaplandı. Dün bölgede etkisini sürdüren fırtına nedeniyle kentin kuzey sahillerinde dalga boyu bir metreye kadar ulaştı. Dalgalar sebebiyle deniz yüzeyinde köpük oluştu.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Cihat Yaycı’dan dikkat çeken Filistin çıkışı! Türkiye bunu yaparsa oyun bozulacak

    Cihat Yaycı’dan dikkat çeken Filistin çıkışı! Türkiye bunu yaparsa oyun bozulacak

    Müstafi Amiral Cihat Yaycı, Libya gibi Filistin’le de ‘deniz yetki alanı anlaşması’ imzalanması gerektiğini ifade ederek, “Bunu yaptığımızda Filistin, kara ülkesinin yaklaşık 10 katı deniz ülkesi kazanacaktır. Elinde hukuki belge olacak ‘burası benimdir’ diye. ‘Buradaki petrol ve doğalgazı çıkartamazsınız’ diyecek. Filistin Türkiye’nin deniz komşusu olacak ve Türkiye’de karadaki komşusuna nasıl duyarsız kalamıyorsa denizdeki komşusuna da duyarsız kalamayacak” dedi.

    Çorum Belediyesi’nin düzenlediği Kitap Fuarı’na katılan müstafi Amiral Cihat Yaycı, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları hakkında konuştu.

    “Bu soykırım nasıl durdurulur” diye soran Yaycı, böyle bir siyasi, ekonomik ve askeri gücün hiçbir devlette olmadığını savunarak, “Bunu durduracak şu anda tek başına hiçbir devlet yok. Bunu durduracak silahlı güç yok ama ekonomik güç var. Bugün İslam Birliği Teşkilatı ve Arap Birliği devletlerinde var. İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği devletleri bir toplantı yaptı. Burada petrol ve doğalgaz ambargosunun yanı sıra Suriye hava sahasının kapatılması gündeme geldi. Burada İsrail’in genişlemesinin durdurulması için. Burada iki öneri masaya konuldu. Kabul edilmeyeceği bile bile konuldu. Neden? Şapkalar düşsün diye. Bu kriz Türkiye’ye aynı zamanda halkların liderliğini getirme fırsatını tanıyor. Bu ambargo kararına Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn gibi ülkeler karşı çıktı” diye konuştu.

    GAZZE’NİN BU KIYI ŞERİDİNE SAHİP OLMASI ÇOK ÖNEMLİ

    Libya ile yapılan anlaşmanın benzerinin Filistin’le de yapılabileceğini vurgulayan Yaycı, “İkisi de aynı noktadan çıkıyor. Libya ile yaptığımız anlaşmaya Yunanlılar, Avrupalılar, Rumlar ‘Türk kalkanı’ dediler. Oyunu bozdu. Doğuda oyunu bozacak anlaşma da Filistin’le yapılacak olan anlaşmadır. Bunu yaptığımızda Filistin, kara ülkesinin yaklaşık 10 katı deniz ülkesi kazanacaktır. Elinde hukuki belge olacak ‘Burası benimdir’ diye. ‘Buradaki petrol ve doğalgazı çıkartamazsınız’ diyecek. Filistin Türkiye’nin deniz komşusu olacak ve Türkiye’de karadaki komşusuna nasıl duyarsız kalamıyorsa denizdeki komşusuna da duyarsız kalamayacak. Hukuki bir zemin oluşacak. Yunanlıların ve Rumların oyunu doğuda da bozulacak. Bunu zamanında Filistin yönetimine ve Türkiye’deki yetkililere verdim. Onlar da tekrar Filistin yönetimine verdiler. Ama Filistin yönetimi bunu kabul etmedi. Yapılacak şey; tekrar söylemek gerekirse petrol, doğalgaz ambargosunu zorlamak. Ticaret anlaşmalarının askıya alınmasını istemek. İthalatı durdurmak, özellikle zengin Arap devletleri. Filistin-Türkiye anlaşmasını yapmak ve aynı zamanda Suriye hava sahasının kapatılmasını istemektir” şeklinde konuştu.

    Filistin’in işgal nedeniyle Gazze ve Batı Şeria’dan oluştuğunu hatırlatan Yaycı, “Gazze ile Batı Şeria arasında İsrail toprakları var. Bunu haritaya bakmadan yorumlamak ve görüş bildirmek anlamsız olur. Zannediliyor ki Filistin bir bütün ve rahatlıkla seyahat edilebilir, gidilip gelinebilir ama öyle değil. Batı Şeria’daki bir Filistinli, Gazze’deki akrabasını görebilmek için İsrail topraklarından geçmek zorunda. Buradan geçemez, bu kadar acı bir durum söz konusu. Filistin mekanize tam bir açık hava hapishanesi. Özellikle tam bir açık hava hapishanesi Gazze’dir. Gazze denize kıyısı olan tek yerdir. Filistin’in denize kıyısı olan tek yeri burasıdır. Gazze deniz yoluyla dışarıya bağlantısı olan da tek yerdir. Gazze’nin bu kıyı şeridine sahip olması Filistin bakımından hem stratejik hem ekonomik açıdan çok önemli. Bu kıyı şeridinin hemen önünde çok zengin petrol, doğalgaz yatakları vardır. Bu petrol ve doğalgaz yataklarına İsrail sahip olmak istiyor. Filistin’de savaş suçunun yanı sıra insanlık suçu işleniyor ve herkes bunu seyrediyor. İsrail Başbakanı Netanyahu ve İsrail Milli Savunma Bakanı ‘Hukuk yok, kanun yok, mahkeme yok, yasak yok, istediğiniz gibi öldürebilirsiniz’ dedi. ‘Çünkü bunlar insan değildir’ dediler. Bunu algılayamadık, bu nasıl bir insanlık anlayışıdır diye sorduk. İnsanlık olarak bakmayın, bunlar birer siyonist cani. Bu güçlerini de, motivasyonlarını da sözde Tevrat’tan alıyorlar” şeklinde konuştu.

    ORTDA DOĞU DİZAYN EDİLİRKEN HEDEF TÜRKİYE

    Hedefin Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek olduğunu ve hedefte Türkiye’nin olduğunu söyleyen Yaycı, şunları kaydetti:

    Bölgeye iki tane Amerikan uçak gemisi görev grubu geldi. Sadece uçak gemisi değil, dikkatinizi çekiyorum uçak gemisi görev grubu geldi. Bir uçak gemisinde 9-10 tane civarında kruvazör, fırkateyn ve denizaltı var. İki uçak gemisinde bulunan uçaklar, füzeler ve torpidoların hepsini topladığımızda bölgedeki Türkiye, Suriye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Libya bunların bütün silahlı kuvvetlerini toplayın; bu kadar tahrip gücü olmuyor. Peki bunlar niye geldi buraya. Küçücük Gazze için mi? Hamas’ın hava kuvvetleri mi var? Hamas’ın deniz kuvvetleri mi var? Kara kuvvetleri mi var, tankları mı var. Nesi var; ellerinde tüfekler var, basit roketler var başka bir şeyleri yok. Açıklama çok net: ‘Biz Ortadoğu’yu yeniden dizayn edeceğiz’. İsrail’i değil, Filistin’i değil, Ortadoğu’yu diyor.
    Ortadoğu dizayn edilirken hedef Türkiye.

    Vaat edilmiş topraklar Dicle ve Fırat Nehri arasında üç devleti kapsıyor. Bu devletler Irak, Suriye, Türkiye. Irak gitti, Suriye gitti, sıra Türkiye’de. Suriye’de PKK-YPG sözde bir devlet kurdu. Bunlar İsrail’e uzanabilir. İsrail işgallerle Suriye’den toprak alır. Lübnan’dan toprak alır. Bunlarla birleşir ve Türkiye’ye komşu olur. Hedefin Türkiye olduğuna dair altı tane gösterge var.

    Bunlardan birincisi, 1 Ekim’de meclisin açıldığı gün hiç durduk yere Suriye’den YPG’li ve PKK’lılar gelip İçişleri Bakanlığımızın önünde eylem yaptılar.

    İkinci işaret SİHA’mızın Amerika tarafından düşürülmesi ve sonrasında ‘Biz bilerek isteyerek düşürdük’ açıklamaları yapmaları. NATO tarihinde bir ilktir. NATO’da hiçbir devlet bir başka NATO üyesi devletin hava aracını bilerek, isteyerek ne düşürmüş ne de düşürdüğünü açıklamıştır.

    Üçüncüsü ise bölgeye gelen uçak gemisi görev gruplarından bir tanesi Akdeniz’e Abdülhamit sondaj gemimizin yanına gelip durmuştur. Yolunu 1,5 mil uzatarak durmuştur hem de bizi Antalya Körfezi’ne hapseden Sevilla haritasının çizgisinde durmuştur. Yunanistan’a destek veriyorum, seni de uyarıyorum mesajını vermiştir.

    Dördüncüsü, Amerika başkanı ve dışişleri bakanının bölgedeki tüm ülkelerle irtibat kurarken bölgenin tek NATO devleti olan Türkiye’ye hiçbir şekilde geçen haftaya kadar irtibat kurmuş olmaması. Amerika başkanının 14 Ekim 2023’te Türkiye’yi yazılı olarak ‘Amerika’nın ulusal güvenliği ve dış politikası için olağanüstü bir tehdit olarak’ tanımlamış olması. Biz Amerika ile komşu muyuz? Amerika Suriye’de mi? Suriye, Meksika’da Amerikalılar mı yaşıyor? Türkiye’de Amerika’ya bir tehdit mi oldu ne oldu ne oldu da biz Amerika’nın milli güvenliğine tehdit oluşturuyoruz. Diğer bir unsur sözde Rojava yönetimi için Amerika ‘Bunlar PKK değildir, bunların sizlerle işi yok’ derken tam 29 Ekim 2023’te cumhuriyetin 100. yıl dönümünde o sözde yönetim bir harita yayınladı. Sözde büyük Kürdistan haritası. Başkenti Diyarbakır. Artık şapkalar düştü, YPG’nin PKK olduğu, hedefinin de Türkiye olduğu ortaya çıktı. Türkiye’nin hedefte olduğunu gördük.

    Kaynak: Haber7.com

  • Fotoğraf çekilen 2 genç denizde kayboldu

    Fotoğraf çekilen 2 genç denizde kayboldu

    Akşam saatlerinde ilçedeki liman mevkiinde meydana gelen olayda bölgede etkili olan fırtına nedeniyle denizde oluşan dev dalgaları arkalarına alarak cep telefonu kamerasıyla fotoğraf çekilmek isteyen 2 genç, dalgalara kapılarak sürüklendiği denizde kayboldu.

    Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı dalgıçlar, AFAD, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

    Kayıp gençleri bulmak için arama kurtarma çalışması başlatıldı.

    Kimlikleri belli oldu

    Gençlerin, Beşikdüzü Fen Lisesi öğrencileri Uğurcan Korkmaz ve Emir Berke Aşık  olduğu belirlendi.

    Havanın kararmasıyla sonuç alınamayan arama kurtarma çalışmalarına yarın devam edileceği belirtildi.

    Valilikten açıklama

    Trabzon Valiliği, Beşikdüzü ilçesinde limanda dev dalgalara karşı cep telefonu kamerasıyla fotoğraf çekmeye çalıştıkları sırada dalgalara kapılarak sürüklendikleri denizde kaybolan 2 genç ile ilgili açıklama yaptı.

    Açıklamada, “İlimiz Beşikdüzü ilçesi Cumhuriyet Mahallesi sahilinde mendirekte gezinti yapmakta olan iki kişi yükselen dalganın etkisiyle denize düşerek kaybolmuştur. Olayın haber alındığı ilk andan itibaren Trabzon AFAD, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Deniz Polisi, 112, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Aile Sosyal Hizmetler Müdürlüğü birimlerinden oluşan ekipler marifetiyle arama kurtarma çalışmaları başlatılmıştır. Kaybolan iki vatandaşımızın kimlik belirleme çalışması sürmektedir. Olayla ilgili çok yönlü inceleme başlatılmış olup arama kurtarma çalışmaları aralıksız devam etmektedir. Konu ile ilgili yaşanacak gelişmeler kamuoyu ile paylaşılacaktır” denildi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Hatay’dan taşkınlara hızlı müdahale

    Hatay’dan taşkınlara hızlı müdahale

    HATAY (İGFA) – Meteoroloji ve AFAD’dan gelen uyarılar doğrultusunda teyakkuz halinde olan HBB’nin tüm birimleri, bölgede yaşanan olumsuzluklara karşı hızlı müdahalelerde bulundu.

    HATSU, Fen İşleri, İtfaiye ve Zabıta Daireleri başta olmak üzere tüm birimleri ile aralıksız mesai yapan HBB, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden deniz suyu taşması sebebiyle risk altındaki bölgelerde yaşayan vatandaşları korunaklı alanlara tahliye etti.

    Başkan Savaş, İskenderun’da denizin yükselmesiyle bazı cadde ve sokakların sular altında kalması üzerine sahil kıyı şeridinde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.

    İTÜ, İSKENDERUN İLÇEMİZİN DOLGU SAHİLİNDDE 1 METRELİK ÇÖKME TESPİT ETTİ

    Çalışmaları yerinde takip eden Başkan Savaş, “Yurdun birçok yerinde olduğu gibi Akdeniz’de de özellikle İskenderun’da şu anda fırtınalı bir denizle karşı karşıyayız. Bugün öğleden sonra saat 4.00-4.30’tan itibaren dalgalar arttı ve İskenderun’un tamamında, özellikle dolgu alanlarının olduğu alanlarda caddelerimizi su bastı. Şehir içlerine kadar da ulaştı. Teyakkuz halindeki hem zabıta hem itfaiye hem de HATSU ekiplerimiz, bütün bu sahillerde çalışmakta ama denizden fırtına sebebiyle sürekli gelen su, sahillerimiz doldurmakta. Tabii ki, depremden hemen sonra özellikle bu dolgu alanlarında balıkçı barınağından camiye kadar olan yaklaşık bir kilometrelik kısımda ortalama bir metrelik çöküntü oldu. Hemen, caddeden sonraki apartmanlarda da ortalama 40-42 cm’lik bir çöküntüyle karşı karşıya kaldık.” açıklamalarında bulundu.

    Depremden 2 ay sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Bölüm Başkanlığı tarafından yapılan incelemelerde çöküntüler tespit edildiğini aktaran Savaş, deniz kenarındaki dolgu alanlarının önündeki tahkimatın hemen yapılmasını talep ederken yapılacak olan tahkimat aracılığıyla da denizin dalgalı durumlarında oluşabilecek su baskınlarının önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.

    Başkan Savaş, yağış ve fırtınadan etkilenen tüm hemşehrilerine ve özellikle İskenderunlulara geçmiş olsun dileklerini sundu.

    Ayrıca Hatay Büyükşehir Belediyesi birimleri, Jandarma Genel Komutanlığı iş birliği içerinde vakalara müdahale etti.

    Hatay Büyükşehir Belediyesi yetkilileri; vatandaşların 112 ile ALO 153 ve 185 HATSU hatlarını yaşanabilecek olumsuzluklara karşı Büyükşehir ekiplerine ulaşabileceklerini hatırlattı.

  • Halıdere’de hayat normale döndü

    Halıdere’de hayat normale döndü

    KOCAELİ (İGFA) – İki gündür etkili olan fırtına ve deniz seviyesinin yükselmesi sonrasında sular altına kalan Gölcük Halıdere sahilinde hayat normale döndü.

    Fırtınanın ilk dakikalarından itibaren olumsuzluklara müdahale eden Gölcük Belediyesi ekipleri, sular altında kalan Halıdere sahilindeki çalışmalarını gece gündüz sürdürdü. Ekipler, yükselen deniz suyu seviyesinin de normale dönmesi ile sahilde, deniz suyuna maruz kalan ev ve iş yerlerindeki suların tahliye edilmesi işlemlerini büyük oranda tamamladı. Çalışmaları yerinde inceleyen Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, gece boyunca çalışan ekiplerine teşekkür etti.

    VATANDAŞLARA VE EKİPLERE ÇORBA İKRAM EDİLDİ

    Çalışmalar hakkında bilgiler veren Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “Yükselen deniz suyu seviyesi normale döndü. Sahilde, deniz suyuna maruz kalan ev ve iş yerlerindeki suların tahliye edilmesi hemen hemen bitti. Halıdere sahildeki evlere, güvenlik amaçlı kesilen elektrik de kısa süre içinde verilecek. Sahada çalışan personele ve sahildeki hemşehrilerimize, Gölcük Belediyesi olarak, çorba ikramında bulunduk. Değirmendere, Kuruçeşme’de dalgaların yola getirdiği kum, çakıl da, ekiplerimiz tarafından kaldırılıyor. Uzun yıllardır görülmeyen fırtına sonrası deniz kaynaklı yaşanan olumsuzluklardan etkilenen hemşehrilerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Ekiplerimize destek olan GESOTİM’e de teşekkür ediyorum. Allah her türlü afetten ülkemizi, ilçemizi muhafaza eylesin” dedi.

  • Batı ve İsrail’in hayallerini suya gömecek proje! Çare Türkiye…

    Batı ve İsrail’in hayallerini suya gömecek proje! Çare Türkiye…

     Deniz Kuvvetleri’nde kritik görevler üstlenen, Mavi Vatan doktrini ile FETÖMETRE’nin kâşifi Müstafi Amiral Cihat Yaycı’dan, Filistin’deki ablukayı bitirip Akdeniz’i Türkiye için güvenli kılacak bir çözüm teklifi geldi. Yaycı, Türkiye’nin Libya ile yaptığı deniz yetki anlaşması örneğinin Filistin ile de vakit kaybetmeden imzalanması gerektiğini söyledi. Cihat Yaycı, Antalya-Gazze Koridorunun, Filistin ile Türkiye’yi denizden komşu hâline getireceğini vurguladı. 

    FİLİSTİN’E NEFES OLUR
    Hamas’ın ısrarla dile getirdiği “Barış için Gazze’de liman inşa edilsin” şartının önemine dikkat çeken Müstafi Amiral Yaycı, “BM Ticaret ve Kalkınma Toplantısında liman projesi kabul edildi. Konuyla ilgili detaylı rapor hazırlandı. 2004’te BM Ticaret ve Kalkınma Toplantısı’nda kabul edildi ve bu yıl nisan ayında konuya dair ayrıntılı bir rapor hazırlandı. Hamas’ın bu konuyu tekrar gündeme getirmesi ablukanın kırılması adına kritik bir çıkış. Gazze Limanı, ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkının yanında Filistin’in özgürlük ve bağımsızlık taleplerini de güçlendiren en önemli hamle olur. Filistin’e nefes olacak liman projesi, İsrail’in dayattığı prangaları kırmakla birlikte siyonist emelleri boşa çıkarma açısından da hayati önem taşır. Gazze Limanı’nı bugüne dek sabote eden asıl güç İsrail. Bu aynı zamanda siyonist yönetimin insanlık dışı hukuk tanımazlığının bir diğer göstergesidir” dedi. 

    TEHDİT SÜREKLİ BÜYÜYOR
    Cihat Yaycı, Filistin-Ankara arasında yapılacak deniz yetki alanlarının sınırlandırması anlaşmasının bölge ülkeleri ve İslam dünyası açısından da tarihî nitelik arz ettiğini söyledi.

    “Libya ile yapılan anlaşma Batı’ya kalkan oldu. Filistin’le de imzalanırsa bu bizim için Doğu kalkanı olur” yorumunu yapan Yaycı, projenin önemini şöyle anlattı: Batılı ülkeler, Mısır Ariş Limanı ve Refah Kapısını devre dışı bırakarak Kıbrıs Rum Yönetimini Filistin’in tek bağlantı koridoru hâline getirmeye çalışıyor. Bu aynı zamanda Rumları Ada’nın hâkimi yapma planının da bir parçası. Böyle bir proje Türkiye’yi, Akdeniz’de sınırlandırma ve buradaki zenginliği kendi aralarında pay etme iştahının devamıdır. Bir diğer etkisi ise Rumları ön plana çıkararak İslam dünyasının dayanışmasını kırmayı hedefliyorlar. Beraberinde Filistin’e yardım konvoylarını engellemek ve deniz koridorunu kilitlemek istiyorlar. Gazze’yi işgal etseler dahi Filistin’le acilen deniz yetki anlaşması yapılmalı. Şu an en kritik zaman. Sultan Abdülhamid bunu gerçekleştirdi. Mevcut hükûmet ve Filistin yönetimi de bunu yapabilir. Hiç vakit geçirmeden anlaşıp Gazze-Antalya deniz koridoru hayata geçirilmeli. Deniz yetki alanı sınırlandırması anlaşması bize Kıbrıs adası kadar alan kazandırır. Tarihî bağımız olan Filistin coğrafyası ile siyasi, ekonomik, sosyal ilişkilerimiz artar. Topraklarımız üzerinde süfli emeller taşıyan İsrail ve müttefiklerinin plan ve projeleri çöpe atılır. Özellikle benim görev sürecimde İskele Boğazı’nda yer almaya başlamışlardı. Şu an bizim üslerin etrafını sardılar ve bu tehdit her geçen gün büyüyor. 

    “ARZIMEVUT” İÇİN KKTC’Yİ YIKACAKLAR

    Müstafi Amiral Cihat Yaycı da Ada’daki tablo için uyardı: Kıbrıs’taki toprak satışları büyük tehdit ve millî güvenlik unsuruna dönüştü. Türk Barış Gücü, bu olaya doğrudan müdahil olabilir. Uluslararası hukuk bize bu hakkı veriyor. Şayet bu topraklar geri dönmezse KKTC’yi yıkma planı mesafe alır. Türkiye ve KKTC iş birliği yaparak Yahudilerin ele geçirdiği toprakları güvenlik sebebiyle tekrar kamulaştırmalı. Çünkü İsrail’in bütün adımları Gazze’de, Golan’da ya da Kıbrıs’ta aynı… Her şey ‘arzımevut’ için… 

     

     

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com