Etiket: Devlet

  • Bu çağın hedefi Özgür Filistin

    Bu çağın hedefi Özgür Filistin

    Filistin’e yönelik İsrail saldırılarının sona ermesi ve Gazze’deki direnişe destek için uluslararası Arap dernekleri İstanbul’da bir araya geldi. 2 gün sürecek konferans için İstanbul’a gelen Güney Afrika eski Devlet Başkanı Nelson Mandela’nın torunu Zwelivelile Mandla Mandela, “Bizler özgürlüğe erişebildik asla pes etmedik. Bunun Filistin için de olacağına inanıyorum” dedi. Filistin özgürlüğünü insan haklarının en temel maddesi olarak gördüğünü ifade eden Mandela, “Özgür Filistin bu çağın hedefi, bunun için çalışıyoruz. Mandela’nın öğretisine göre, yeryüzündeki tek bir insan dahi zarar görüyorsa ona karşı durmalıyız. Bizler de bu katliama bütün gücümüzle karşı çıkıyoruz” diye konuştu.

    BELGELER DEHŞET VERİCİ

    Apartheid İsrail’in hastaneleri, ibadethaneleri, okulları hedef aldığını vurgulayan Mandela, “Yapılanları belgeleriyle Güney Lahey’deki soykırım davasına sunduk. Belgeler dehşet verici ve İsrail savunmasında asla bunlara karşı çıkamadı. 7 Ekim’e odaklanarak Hamas’ı suçladı. Halbuki bu işgal 75 senedir var. İsrail’in soykırımla yargılanması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    YAHUDİLERİN KARA LEKESİ

    New York’tan İsrail’in soykırımını lanetlemek için gelen Haham Rabbi Yısroel David Weiss de 7 Ekim’den bu yana akıl almaz katliamların gerçekleştiğini belirterek, “24 binin üzerinde sivilin hayatını kaybettiği belirtiliyor fakat biz biliyoruz ki bu sayı çok daha fazla. Müslümanlar canice katledilirken, biz bu zulme sessiz kalamayız. Bugün Filistin’in kan gölüne dönmesinin yegane sebebi İsrail’in bölgede zorla devlet kurma çabasıdır. Bizler Siyonist İsrail’i devlet olarak tanımıyoruz. İşgalci İsrail zorla devlet kurmaya çalıştığı için 75 senedir Filistinlileri katlediliyor. Bu devlet kurulmadan önce Müslümanlar ve Yahudiler komşuydu ve hiçbir sorun yaşamazdı. Bu ırkçı örgüt geldi ve hepimizin hayatı cehenneme döndü. Siyonist düşüncenin din ile hiçbir alakası yok. Yahudi dini 3 bin senedir var. Siyonistler ise Yahudi dininin kara lekesi” ifadelerini kullandı.

    İSRAİL ORDUSUNA KATILMAK HARAM!

    İsrail ordusuna katılmanın haram olduğu yönünde fetva çıkardıklarını vurgulayan Haham Weiss şu ifadeleri kullandı: “İnsanların vatanlarını işgal edip, zorla hükmetmeye çalışırsanız onlar da karşılık verir. İnsanların aklıyla alay ediyorlar, İsrail düpedüz katildir ve dünyaya siyonizm adı altında yaptıklarını meşrulaştırıyor. Pek çok Yahudi İsrail’in sunmuş olduğu argümanlara inanıyor, biz Yahudi din adamları gerçeği haykırıyoruz, deliller gösteriyoruz. Onlar kendi bildiklerini okuyor. İsrail, Yahudi dininin bir temsilcisi olamaz. Derhal bu devletin yıkılmasını istiyoruz.”

    Siyonizm terörünün merhameti yok!

    Bu konferansın Gazze direnişini daim kılmak ve işgalcinin suçlarını ortaya koymayı amaçladığını ifade eden Kudüs Uluslararası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Şeyh Hamid Al-Ahmar, “Siyonist düşmanla başa çıkabilecek bilinçte olmalıyız. İnsanları, ağaçları hedef alan, merhameti olmayan korkunç bir Siyonizm terörüyle karşı karşıyayız. Siyonist yerleşim projesi yalnızca Filistin’i değil, Arap ve İslam dünyasını hedef alıyor. Bugün Filistin davasının yanında duran yeni kişi, kurum ve devletlerin öne çıkmasını sağlamıştır. Güney Afrika’nın bugün yaptıkları bu haklı davanın en büyük göstergesi. Onlara çok teşekkür ederiz” değerlendirmesi yaptı. Konferansa, Uluslararası Kudüs Vakfı, Doha Uluslararası Dinlerarası Diyalog Merkezi, Dünya Moderasyon Forumu, Uluslararası Müslüman Alimler Birliği, Uluslararası Arap İletişim ve Dayanışma Merkezi ve Kuala Lumpur’un girişimiyle düzenlendi. Programa parti liderleri, yazarlar ve dini liderler katıldı.

    Şerefinizle yendiniz!

    Müslüman Alimler Birliği Başkanı Prof.Dr. Ali Karadaği, “Yenilmez denen orduyu, sizler şerefinizle yendiniz ey Gazze. Aksa Tufanı sonrası batıda yer alan İslam merkezlerinden, günbegün artan ihtida haberleri alıyoruz. Bu mücadele tüm dünyayı harekete geçirdi. Unutulmamalıdır ki Filistin’de yapılan bu cihat şerî bir cihattır. Oradaki kardeşlerimiz dünyada çok büyük bir ses getirerek dönüşüme neden oldu” değerlendirmesi yaptı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Cihat Yaycı’dan dikkat çeken Filistin çıkışı! Türkiye bunu yaparsa oyun bozulacak

    Cihat Yaycı’dan dikkat çeken Filistin çıkışı! Türkiye bunu yaparsa oyun bozulacak

    Müstafi Amiral Cihat Yaycı, Libya gibi Filistin’le de ‘deniz yetki alanı anlaşması’ imzalanması gerektiğini ifade ederek, “Bunu yaptığımızda Filistin, kara ülkesinin yaklaşık 10 katı deniz ülkesi kazanacaktır. Elinde hukuki belge olacak ‘burası benimdir’ diye. ‘Buradaki petrol ve doğalgazı çıkartamazsınız’ diyecek. Filistin Türkiye’nin deniz komşusu olacak ve Türkiye’de karadaki komşusuna nasıl duyarsız kalamıyorsa denizdeki komşusuna da duyarsız kalamayacak” dedi.

    Çorum Belediyesi’nin düzenlediği Kitap Fuarı’na katılan müstafi Amiral Cihat Yaycı, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları hakkında konuştu.

    “Bu soykırım nasıl durdurulur” diye soran Yaycı, böyle bir siyasi, ekonomik ve askeri gücün hiçbir devlette olmadığını savunarak, “Bunu durduracak şu anda tek başına hiçbir devlet yok. Bunu durduracak silahlı güç yok ama ekonomik güç var. Bugün İslam Birliği Teşkilatı ve Arap Birliği devletlerinde var. İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği devletleri bir toplantı yaptı. Burada petrol ve doğalgaz ambargosunun yanı sıra Suriye hava sahasının kapatılması gündeme geldi. Burada İsrail’in genişlemesinin durdurulması için. Burada iki öneri masaya konuldu. Kabul edilmeyeceği bile bile konuldu. Neden? Şapkalar düşsün diye. Bu kriz Türkiye’ye aynı zamanda halkların liderliğini getirme fırsatını tanıyor. Bu ambargo kararına Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn gibi ülkeler karşı çıktı” diye konuştu.

    GAZZE’NİN BU KIYI ŞERİDİNE SAHİP OLMASI ÇOK ÖNEMLİ

    Libya ile yapılan anlaşmanın benzerinin Filistin’le de yapılabileceğini vurgulayan Yaycı, “İkisi de aynı noktadan çıkıyor. Libya ile yaptığımız anlaşmaya Yunanlılar, Avrupalılar, Rumlar ‘Türk kalkanı’ dediler. Oyunu bozdu. Doğuda oyunu bozacak anlaşma da Filistin’le yapılacak olan anlaşmadır. Bunu yaptığımızda Filistin, kara ülkesinin yaklaşık 10 katı deniz ülkesi kazanacaktır. Elinde hukuki belge olacak ‘Burası benimdir’ diye. ‘Buradaki petrol ve doğalgazı çıkartamazsınız’ diyecek. Filistin Türkiye’nin deniz komşusu olacak ve Türkiye’de karadaki komşusuna nasıl duyarsız kalamıyorsa denizdeki komşusuna da duyarsız kalamayacak. Hukuki bir zemin oluşacak. Yunanlıların ve Rumların oyunu doğuda da bozulacak. Bunu zamanında Filistin yönetimine ve Türkiye’deki yetkililere verdim. Onlar da tekrar Filistin yönetimine verdiler. Ama Filistin yönetimi bunu kabul etmedi. Yapılacak şey; tekrar söylemek gerekirse petrol, doğalgaz ambargosunu zorlamak. Ticaret anlaşmalarının askıya alınmasını istemek. İthalatı durdurmak, özellikle zengin Arap devletleri. Filistin-Türkiye anlaşmasını yapmak ve aynı zamanda Suriye hava sahasının kapatılmasını istemektir” şeklinde konuştu.

    Filistin’in işgal nedeniyle Gazze ve Batı Şeria’dan oluştuğunu hatırlatan Yaycı, “Gazze ile Batı Şeria arasında İsrail toprakları var. Bunu haritaya bakmadan yorumlamak ve görüş bildirmek anlamsız olur. Zannediliyor ki Filistin bir bütün ve rahatlıkla seyahat edilebilir, gidilip gelinebilir ama öyle değil. Batı Şeria’daki bir Filistinli, Gazze’deki akrabasını görebilmek için İsrail topraklarından geçmek zorunda. Buradan geçemez, bu kadar acı bir durum söz konusu. Filistin mekanize tam bir açık hava hapishanesi. Özellikle tam bir açık hava hapishanesi Gazze’dir. Gazze denize kıyısı olan tek yerdir. Filistin’in denize kıyısı olan tek yeri burasıdır. Gazze deniz yoluyla dışarıya bağlantısı olan da tek yerdir. Gazze’nin bu kıyı şeridine sahip olması Filistin bakımından hem stratejik hem ekonomik açıdan çok önemli. Bu kıyı şeridinin hemen önünde çok zengin petrol, doğalgaz yatakları vardır. Bu petrol ve doğalgaz yataklarına İsrail sahip olmak istiyor. Filistin’de savaş suçunun yanı sıra insanlık suçu işleniyor ve herkes bunu seyrediyor. İsrail Başbakanı Netanyahu ve İsrail Milli Savunma Bakanı ‘Hukuk yok, kanun yok, mahkeme yok, yasak yok, istediğiniz gibi öldürebilirsiniz’ dedi. ‘Çünkü bunlar insan değildir’ dediler. Bunu algılayamadık, bu nasıl bir insanlık anlayışıdır diye sorduk. İnsanlık olarak bakmayın, bunlar birer siyonist cani. Bu güçlerini de, motivasyonlarını da sözde Tevrat’tan alıyorlar” şeklinde konuştu.

    ORTDA DOĞU DİZAYN EDİLİRKEN HEDEF TÜRKİYE

    Hedefin Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek olduğunu ve hedefte Türkiye’nin olduğunu söyleyen Yaycı, şunları kaydetti:

    Bölgeye iki tane Amerikan uçak gemisi görev grubu geldi. Sadece uçak gemisi değil, dikkatinizi çekiyorum uçak gemisi görev grubu geldi. Bir uçak gemisinde 9-10 tane civarında kruvazör, fırkateyn ve denizaltı var. İki uçak gemisinde bulunan uçaklar, füzeler ve torpidoların hepsini topladığımızda bölgedeki Türkiye, Suriye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Libya bunların bütün silahlı kuvvetlerini toplayın; bu kadar tahrip gücü olmuyor. Peki bunlar niye geldi buraya. Küçücük Gazze için mi? Hamas’ın hava kuvvetleri mi var? Hamas’ın deniz kuvvetleri mi var? Kara kuvvetleri mi var, tankları mı var. Nesi var; ellerinde tüfekler var, basit roketler var başka bir şeyleri yok. Açıklama çok net: ‘Biz Ortadoğu’yu yeniden dizayn edeceğiz’. İsrail’i değil, Filistin’i değil, Ortadoğu’yu diyor.
    Ortadoğu dizayn edilirken hedef Türkiye.

    Vaat edilmiş topraklar Dicle ve Fırat Nehri arasında üç devleti kapsıyor. Bu devletler Irak, Suriye, Türkiye. Irak gitti, Suriye gitti, sıra Türkiye’de. Suriye’de PKK-YPG sözde bir devlet kurdu. Bunlar İsrail’e uzanabilir. İsrail işgallerle Suriye’den toprak alır. Lübnan’dan toprak alır. Bunlarla birleşir ve Türkiye’ye komşu olur. Hedefin Türkiye olduğuna dair altı tane gösterge var.

    Bunlardan birincisi, 1 Ekim’de meclisin açıldığı gün hiç durduk yere Suriye’den YPG’li ve PKK’lılar gelip İçişleri Bakanlığımızın önünde eylem yaptılar.

    İkinci işaret SİHA’mızın Amerika tarafından düşürülmesi ve sonrasında ‘Biz bilerek isteyerek düşürdük’ açıklamaları yapmaları. NATO tarihinde bir ilktir. NATO’da hiçbir devlet bir başka NATO üyesi devletin hava aracını bilerek, isteyerek ne düşürmüş ne de düşürdüğünü açıklamıştır.

    Üçüncüsü ise bölgeye gelen uçak gemisi görev gruplarından bir tanesi Akdeniz’e Abdülhamit sondaj gemimizin yanına gelip durmuştur. Yolunu 1,5 mil uzatarak durmuştur hem de bizi Antalya Körfezi’ne hapseden Sevilla haritasının çizgisinde durmuştur. Yunanistan’a destek veriyorum, seni de uyarıyorum mesajını vermiştir.

    Dördüncüsü, Amerika başkanı ve dışişleri bakanının bölgedeki tüm ülkelerle irtibat kurarken bölgenin tek NATO devleti olan Türkiye’ye hiçbir şekilde geçen haftaya kadar irtibat kurmuş olmaması. Amerika başkanının 14 Ekim 2023’te Türkiye’yi yazılı olarak ‘Amerika’nın ulusal güvenliği ve dış politikası için olağanüstü bir tehdit olarak’ tanımlamış olması. Biz Amerika ile komşu muyuz? Amerika Suriye’de mi? Suriye, Meksika’da Amerikalılar mı yaşıyor? Türkiye’de Amerika’ya bir tehdit mi oldu ne oldu ne oldu da biz Amerika’nın milli güvenliğine tehdit oluşturuyoruz. Diğer bir unsur sözde Rojava yönetimi için Amerika ‘Bunlar PKK değildir, bunların sizlerle işi yok’ derken tam 29 Ekim 2023’te cumhuriyetin 100. yıl dönümünde o sözde yönetim bir harita yayınladı. Sözde büyük Kürdistan haritası. Başkenti Diyarbakır. Artık şapkalar düştü, YPG’nin PKK olduğu, hedefinin de Türkiye olduğu ortaya çıktı. Türkiye’nin hedefte olduğunu gördük.

    Kaynak: Haber7.com

  • Putin’den son dakika Gazze ve Ukrayna açıklaması: Devlet terörüdür!

    Putin’den son dakika Gazze ve Ukrayna açıklaması: Devlet terörüdür!

    Son dakika Vladimir Putin haberleri: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hindistan başkanlığındaki G20 Zirvesi’ne video konferans yoluyla katıldı. Zirvede konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna-Rusya Savaşı’yla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

    ‘RUSYA, UKRAYNA İLE BARIŞ GÖRÜŞMELERİNİ HİÇBİR ZAMAN REDDETMEDİ’

    Putin, “Rusya’nın Ukrayna ile barış görüşmelerini hiçbir zaman reddetmediğini hatırlatmak isterim. Müzakere sürecinden çekildiğini kamuoyuna açıklayan Rusya değil, Ukrayna oldu. Üstelik bu, Rusya ile bu tür müzakereleri yasaklayan ve Devlet Başkanı’nın (Vladimir Zelenskiy) imzasının taşıyan kararnameyle yasallaştırıldı” dedi.

    ‘GAZZE’DE SİVİL HALKIN YOK EDİLMESİ ŞOK EDİCİ DEĞİL Mİ?’

    Ukrayna’daki savaş ile İsrail’in Filistin’e yönelik devam eden saldırılarını karşılaştıran Putin, “Bunun bir savaş olduğunu anlıyorum, can kayıpları herkesi şok ediyor. 2014’te Ukrayna’da yaşanan kanlı darbe ve ardından Kiev rejiminin Donbass’ta halkına karşı açtığı savaş da şok edici değil miydi? Aynı zamanda bugün Filistin ve Gazze Şeridi’nde sivil halkın yok edilmesi şok edici değil mi? Doktorların çocuklara anestezisiz ameliyat yapması şok edici değil mi? Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Gazze’nin kocaman bir çocuk mezarlığına dönüştüğünü söylemesi şok edici değil mi?” ifadelerini kullandı.

    ‘DEVLET TERÖRÜDÜR’

    Putin, Kuzey Akım boru hatlarına yapılan sabotajlarla ilgili üstü kapalı olarak Ukrayna ve batılı ülkeleri sorumlu tutarak, “Rakipleri ortadan kaldırmak ve avantaj elde etmek için haksız rekabetçi mücadele yöntemleri kullanılmaktadır. Özellikle sadece ulaşım ve lojistik zincirlerinin, uluslararası yerleşim kanallarının tahrip edilmesini değil, aynı zamanda devlet terörü eylemlerini de kastediyorum. Baltık Denizi’nin dibine döşenen Kuzey Akım Doğal Gaz Boru Hattı bunun bariz bir örneğidir” dedi.

    ‘RUSYA ENERJİ VE GIDA KONUSUNDA SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRİYOR’

    Buna karşı Rusya’nın enerji ve gıda konusunda sorumluluklarını yerine getirdiğini vurgulayan Putin, “Piyasalarda artan türbülans, uluslararası finans sektöründe kronik sorunlar, enerji ve gıda güvenliği alanında kötüleşme var. Tabii bu arada Rusya bu alandaki tüm yükümlülüklerini yerine getiriyor, en büyük gıda ihracatçılarından biri olmaya devam ediyor” dedi.

    Kaynak: Haber7.com

  • BRICS Zirvesi’nden Filistin açıklaması

    BRICS Zirvesi’nden Filistin açıklaması

    Ayrıntılar geliyor

    ÇİN DEVLET BAŞKANINDAN AÇIKLAMA!

    BRICS liderleri ile ağustostaki 15. BRICS Zirvesi’nde topluluğa davet edilen ülkelerin liderleri, Gazze’deki durumun çevrim içi görüşüldüğü “Orta Doğu’daki Duruma İlişkin Olağanüstü Ortak Toplantı” düzenledi.

    Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, İsrail’in saldırıları altındaki Gazze’de, halkın zorla yerinden edilerek ve temel ihtiyaçlardan yoksun bırakılarak toplu şekilde cezalandırılmasına son verilmesi gerektiğini bildirdi.

    Çin Devlet Başkanı Şi, toplantıda yaptığı konuşmada, tarafların daha fazla can kaybına ve insani acıya sebep olacak eylemlerden kaçınması gerektiğini vurguladı.

    Şi, “Gazze halkının zorla yerlerinden edilerek; elektrik, su ve yakıttan mahrum bırakılarak toplu cezalandırılmasına son verilmeli.” dedi.

    İnsani yardım koridorlarının güvenli ve açık olmasının gereğine işaret eden Şi, Gazze halkına daha fazla insani yardım sağlanması çağrısı yaptı.

    ULUSLARARASI TOPLUM ADIMLAR ATMALI

    “Çin’in, Gazze’deki çatışmanın genişlemesi ve yayılması eğiliminden derin kaygı duyduğunu” ifade eden Şi, “Uluslararası toplum, çatışmanın yayılmasını ve Orta Doğu’da istikrarı tehlikeye atmasını önleyecek adımları atmalı.” ifadesini kullandı.

    İsrail-Filistin sorununun kökeninde Filistin halkının var olma, topraklarına dönme ve devlet kurma hakkının uzun zamandır görmezden gelinmesinin yattığını vurgulayan Şi, bu döngüyü kırmanın tek gerçekçi yolunun, iki devletli çözümle Filistin’e meşru ulusal haklarının verilmesi ve bağımsız Filistin devletinin kurulması olduğunun altını çizdi.

    Şi, Filistin sorununa adil çözüm bulunmadan Orta Doğu’da kalıcı barış ve güvenliğin sağlanamayacağını vurgulayarak barış için uluslararası uzlaşmanın sağlanması ve Filistin sorununa kapsamlı, adil ve sürdürülebilir bir çözüm bulunması için uluslararası barış konferansı toplanması çağrısını yineledi.

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com