Etiket: Hak

  • Tevhit eşitliğin göstergesidir

    Tevhit eşitliğin göstergesidir

    İslam dininin, birlik ve beraberlik içinde yaşamak için temel ilkeleri vardır. Bu temel ilkelerden biri de Tevhittir. Bu ilke vazgeçilemez ve terk edilemez bir ilkedir. Doğuştan kazanılmış, hak edilemez bir ilke olan Tevhit ilkesi, bütün insanların, insan olarak, doğuştan kendilerine verilen hakların eşitliği esasına dayanır. Tevhit ilkesi doğuştan hakların eşitliği yanında, bütün insanların sosyal hayat ve hukuk önünde eşit olduğunun da bir göstergesidir.

    CAMİDEKİ SAF DÜZENİ ÇOK ŞEY ANLATIR

    Tevhit ilkesi, İslam dininin birlikte yaşam projesinin asli ilkesidir. Vahyin yeryüzüne doğrudan veya dolaylı müdahalesi, bu tevhit esasına dayanır. Hz. Peygamber de tevhit ilkesini esas alarak sorumluluğunu ifa etmiş ve bütün insanlığa genel bir çağrı yapmıştır. Tevhit ilkesiyle üstünlüğün ancak ve ancak Allah’a ve insan hakkına saygı duymaktan geçtiği ifade edilir. Esen takva da her türlü rüzgara karşı şekil değiştirmeden sabit kadem olmaktır.

    Tevhit ilkesinin zorunlu şartı, bireyler ve toplumlar arasında sınıfsal ayrıcalıklara son verilmesini emreden bir akide olmasıdır. Bu akidenin pratik uygulanışı, camideki saf düzeninde kurulur. Vahyin bu saf düzeni bizlere sosyal hayatta da her türlü sınıfsal ayrıcalıklara son verilmesini emreder. Peygamberimiz döneminde sosyal hayattaki Tevhit ilkesinin pratik göstergesi de sınıfsal ayrıcalıkları reddetmekle başladı. Tevhit ilkesinin zorunlu şartı, bütün insanların doğuştan kazandıkları haklarının ihlali ve ihmaline son verilme çağrısıydı. Akıl sahibi insanlar arasındaki üstünlüğün ise ancak ve ancak düşünmek ve insanlığa faydalı işler yapmakta olduğu temel ilkesi benimsendi.

    HİÇBİR SINIFSAL FARK YOK

    Öyle ki bu tevhit ilkesinin sosyal hayattaki icrası, camideki ibadet hayatındaki saf düzeninin, sosyal hayattaki hakların, ‘adl’ ve ‘kısd’ düzeninin pratik göstergesi olsa gerektir. Oysa mümin, kelimeyi tevhidin lafzını söyleyerek Müslüman olmaktan ziyade, manasına inanan ve pratiğe yansıtan insan demektir.

    Sosyal hayattaki tevhit ilkesinin pratikte uygulamasına gelince; tevhit; kadın ile erkek, emek ile sermaye, zengin ile fakir, işçi ile işveren, devlet ile vatandaş, efendi ile köle gibi insan olma özelliğinden kaynaklanan, doğuştan kazanılmış ve vazgeçilemez bir hak terazisinin sosyal hayatta da denk tutulması anlamına gelir.

    Sonuçta Tevhit ilkesiyle, sosyal hayatta haklar konusunda bu terazinin de (ibadetlerdeki saf düzeninde olduğu gibi) hiçbir sınıfsal ayrıcalığa imkan tanınmadan denk tutulması akidesi yerleştirilmiştir. Ne yazıktır ki Peygamberimizden ve Emeviler ile Abbasiler dönemlerinden sonra cahiliye adetlerine geri dönüldü.

    ALLAH MÜDAHALE EDER

    Yeryüzünde bu ilke ihmal edilince Allah yeryüzüne Peygamberler aracılığı ile müdahalelerde bulunur. Allah’ın yeryüzüne bu müdahaleleri, genellikle toplumların zihinsel tefessüh etmiş olmalarından, ibadetlerine de bidat karıştırdıklarından gerçekleşmiştir. Allah’ın yeryüzüne son müdahalesi de Hz. Muhammed (sav) aracılığı ile bu tevhit ilkesinin yerleştirilmesi için yapılmıştır. Peygamberimiz Mekke’de bu mücadeleyi verdiği için imtiyazlı Mekke müşrikleri bu Tevhidî ilkeyi kabul etmeyerek inkar ettiler. Mekke müşrikleri kendilerini imtiyazlı insanlar gördüklerinden bu rahatlıklarından vazgeçmek istemediler.

    Öyle ki Mekke müşrikleri sınıfsal ayrıcalığı hayatlarında saygınlık olarak kabul etmişlerdi. Kendilerinin dünya nimetlerindeki üstünlüklerini bir ayrıcalık olarak görmüşlerdi. Bâtılı hak gören bir anlayışa saptıkları, yaşadıkları gibi inanmaya başladıkları bir ortam kurmuşlardı. Sonuçta mağdurlar ve mazlumlar çoğalmış, zayıf olanlar ezilmiş, haklar ihlal ediliyordu. Güçlü olanların haklı oldukları inancına sahip bir toplum yapısı oluşmuştu. Mekke müşriklerinin zihinleri tefessüh etmiş olduğundan yeryüzüne tekraren Kur’an ile son müdahale yapıldı. Bu müdahale, yeryüzündeki bütün insanlığa yapılmış son Tevhit çağrısıdır.

    MODERN KÖLELEŞTİRME!

    Tarih boyunca Allah’ın yeryüzüne müdahalesi hep bu zihinsel/itikaden tefessüh etmiş toplumların akidesini düzeltmek için olmuştur. Bugün bu gerçeği göremediğimiz sürece (Mekke’de Peygamberimizin yaptığı gibi) önce ilkelerimizi belirlemediğimiz sürece hep sürüneceğimiz anlaşılmaktadır. Bunun için önce Allah akidevi Tevhit ilkesini temel ilke olarak emretmiş, bu temel ilke olmadığı sürece hayatın hiçbir anlamı olamayacağına vurgu yapmıştır.

    Tevhit mücadelesi, tarihten günümüze özgürlük ve kölelik mücadelesi olarak da görülebilir. Tarihten günümüze kölelik müessesesi bir şekilde devam ettirilmekte. Oysa tarihten günümüze analarının hür ve eşit olarak doğurduğu insanları, köle yaparak, sosyal hayatta eşit haklarla mücadele etmelerinin önü sürekli kesilmiştir. Zamanla insanlar tekrar cahiliye adetlerine geri dönerek, insanlar modern şekilde köleleştirilerek sömürü düzenlerini devam ettirmişlerdir. Bugün dünya anayasalarında eğitimde, iş hayatında, kanun önünde, sosyal hayatta fırsat eşitliği yazılsa da pratikte hiçbir ülkede bu eşitlik/Tevhit maalesef henüz sağlanamadı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Fenerbahçe’den yeni açıklama! “Rakibimizin penaltısı verilmedi”

    Fenerbahçe’den yeni açıklama! “Rakibimizin penaltısı verilmedi”

    Fenerbahçe Yönetimi Kurulu Üyesi Ahmet Ketenci sert bir açıklama yaptı.

    Kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada iki gün önce oynadıkları Süper Lig maçında Fatih Karagümrük ve kendilerinin net penaltılarının verilmediğini söyledi. 

    Ketenci; açıklamasında rakipleriyle sahada, temiz futbol ve adil rekabet talebiyle saha dışında verdikleri mücadeleyi vurgularken sistematik şekilde saldırılara maruz bırakıldıkları bu sezonda bir kez daha hedef gösterildiklerini belirtti.

    “Yüzde yüz penaltı es geçildi”

    İşte yapılan o açıklama:

    “Sezon başından itibaren maçlarımızda aleyhimize fahiş hatalar yapıldığı futbol kamuoyunun malumudur.

    Oynadığımız son karşılaşmada ise rakibimiz VavaCars Fatih Karagümrük’ün yüzde yüz penaltısı verilmemiş; buna karşılık takımımızın da yüzde yüz penaltısının es geçildiği tartışılmaz bir gerçektir.

    İlk defa bir maçımızda cereyan eden ve lehimize yaşanan fahiş hakem hatası ile ilgili hem VAR kayıtlarının açıklanmasını hem de daha evvel bir örneği olmamasına rağmen maçın tekrarını talep ettik.  

    Ancak, yıllarca Türk futbol severlerin aklından çıkmayacak fahiş ve trajikomik hakem hatalarından faydalanan ve haksızca elde ettiklerini hak sayanlar hiç aynaya bakmadan yine sahneye çıktılar.

    Kamuoyundaki tüm aktörleri ile yangın çıkarmaktan geri durmayanlar, bu kez de, sadece BİR pozisyon üzerinden algı ve manipülasyon yapmaya çalışıyorlar.

    Türk futbolu üzerine bunca şikayetlerine rağmen, yaptıkları açıklamalarda, bugün ortaya çıkan tablonun sorumluları olan TFF (Türkiye Futbol Federasyonu) yönetimi ya da MHK (Merkez Hakem Kurulu) ile ilgili en ufak yaptırım talep etmeyenler görünen o ki aslında ortamdan gayet memnunlar. 

    Bizler biliyoruz ki; bu sadece bugün değil, her sezon kurgulanan; aktörleri ve senaryosu değişen, hedefi her zaman Fenerbahçe olan bir oyun… 

    Ancak bir kez daha vurgulamak isteriz ki; bu sezon, ezberledikleri ve tüm kamuoyuna da ezberlettikleri sezonlar gibi olmayacak,

    Bu sezon Fenerbahçe Spor Kulübü, camiası ile birlikte oyunu bozmak için tüm gücüyle sonuna kadar mücadele edecek. 

    “Topyekün destek rica ediyoruz”

    Değerli taraftarımız,

    Fenerbahçe bir ve bütün olduğunda geri kalan her şey detaydan ibarettir. 

    Bu doğrultuda, tüm yaşananlar hususunda her şeyin farkında olma refleksinden vazgeçmeden, tribünde, sosyal medyada, deplasmanlarda ve Fenerbahçe’nin olduğu her yerde omuz omuza, bir ve bütün olacağımız bu mücadele de topyekün desteğinizi rica ederiz.

    Bu sene tüm oyun ve algılara, Fenerbahçe camiası olarak tek yumruk olarak cevap vermeliyiz.”
     

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com