Etiket: Hakları

  • Köle işçi olarak çalıştırılan milyonlarca Doğu Türkistanlı için harekete geçtiler: İnsanlık dışı uygulamayı durdurun

    Köle işçi olarak çalıştırılan milyonlarca Doğu Türkistanlı için harekete geçtiler: İnsanlık dışı uygulamayı durdurun

    Doğu Türkistan’daki farkındalığı artırmak ve ilgili olaylara ilişkin görüş, tavır ve tutumunu kamuoyuna göstermek için etkinlikler, faaliyetler, programlar ve projeler gerçekleştiren, Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği, Dünya İnsan Hakları Gününde, işgalci Çin tarafından toplama kamplarına hapsedilen Doğu Türkistanlılar için seferber oldu. UDTSB, kültürleri ve dini özgürlükleri kısıtlanarak, köle işçi olarak çalıştırılan milyonlarca Doğu Türkistanlının hakları için Çin’in Doğu Türkistan’daki insanlık dışı uygulamalarının durdurulması çağrısında bulundu.

    Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği’nden yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı;

    Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği olarak Dünya İnsan Hakları Gününde, işgalci Çin tarafından toplama kamplarına hapsedilen, kültürleri ve dini özgürlükleri kısıtlanarak, köle işçi olarak çalıştırılan milyonlarca Doğu Türkistanlının haklarını talep ediyor ve Çin’in Doğu Türkistan’daki insanlık dışı uygulamalarının durdurulması çağrısında bulunuyoruz.

    Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği kimdir?

    Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği, Doğu Türkistan’ı milli kimliğini ve değerlerini muhafaza etmeyi hedefleyen, ortak çaba ve sorumluluk duygsuyla dünya genelinde Doğu Türkistan davasını yürüten bir organizasyondur.

    Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği’nin kuruluş amacı nedir?

    Doğu Türkistan sivil toplum kuruluşlarını temsil eden ve dünyanın dört bir yanında üyeleri bulunan Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği’nin kuruluş amacı;

    Sivil diplomasi, insan hakları çalışmaları, siyasi aktiviteler, kültürel ve insani yardım yoluyla, uluslararası normlara uygun bir Türkistan’ın tarihi, siyasi ve bölgesel bağımsızlığını, ulusal değerlerini ve temel çıkarlarını savunmak için meşru yollar aramak.

    Doğu Türkistan topluluğunda birlik ve beraberliği oluşturmak için diasporadaki Doğu Türkistan örgütlerine dayanışma ve birlikte hareket etme imkânı veren bir platform oluşturmak.

    Doğu Türkistan diasporası için özgürlük, refah, fikri zenginli ve sürdürülebilirliği esas alan sosyal, kültürel, akademik ve eğitimsel faaliyetler yapmak.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Konya’da akademisyenler İsrail zulmüne karşı yürüdü

    Konya’da akademisyenler İsrail zulmüne karşı yürüdü

    Konya’da faaliyet gösteren Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ), Selçuk Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi akademisyenleri Gazze’de yaşanan insanlık dramına tepki vererek Filistin halkının yanında olduklarını göstermek amacıyla “Gazze’ye Destek Yürüyüşü” gerçekleştirdi.

    Kılıçarslan Meydanı’nda başlayan yürüyüş, Mevlana Meydanı’nda yapılan basın açıklamasıyla son buldu.

    Yürüyüşte Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Aksoy, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, Konya Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Fevzi Rifat Ortaç da yer aldı. Etkinlikte bütün üniversiteler ve akademisyenleri adına konuşan NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, “Tarihi; katliam ve ayrımcılıktan ibaret olan İsrail terör devleti, 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye yönelik alçak ve ahlaksız saldırılarını sürdürüyor. Bu hunharca saldırılar sonucunda bugüne kadar 13 bini aşkın Filistinli yaşamını yitirdi. Yaşamını yitirenlerin üçte ikisinden fazlası çocuklardan, kadınlardan, yaşlılardan ve hastanede tedavi görürken bombalara maruz kalan insanlardan oluşuyor. Gazzeliler tarifsiz, akıl almaz acılar içinde! Akıl ve vicdan sahibi insanlar, feryat içinde! Yeryüzünün propaganda makinaları, bu şiddet düşkünü anormal devletin katliamlarını meşru müdafaa olarak göstermekten utanmıyor. Sözde insan hakları savunucusu Batı, ateşkes çağrılarını engelliyor, İsrail’e etkin bir biçimde silah ve siyasi destek veriyor, akıl almaz bir tutum içinde Filistinlilerin haklarını savunan protestocuları dahi susturarak gözaltına alıyor. Zalimle mazlumu eşitleyip, zalimi aklıyorlar” dedi.

    YANLIŞ HESAP KUDÜS’TEN DÖNECEK

    Batılı ülkelerin yönetimlerinin İsrail’in esiri olduğunu vurgulayan Rektör Zorlu, “Aynı ülkelerin halklarında yaşanan uyanış ve giderek yükselen itirazlar ise bize insanlık adına umut veriyor. Filistin’e özgürlük yürüyüşleri zulme sessiz kalmayan vicdanların olduğunu gösteriyor. Tüm bu süreçte Türkiye, uluslararası alanda sorumlu iradeyi yüklenerek hem Filistin davasını dünya kamuoyunda gündemde tutmaya devam ediyor hem de Gazze’de yaşanan insanlık trajedisinin önüne geçmeye çalışıyor. Biliyoruz ki Türkiye tarihsel derinliğine doğru yol aldıkça, İsrail’in yüzeyselliği ortaya çıkıyor. Türkiye, Ortadoğu’nun toparlayıcı gücü olarak temayüz ettikçe, dünya 5’ten büyüktür dedikçe, küresel güçlerin kurduğu temeli bozuk düzenin güvensizliği ortaya çıkıyor, çiviler bir bir sökülüyor, duvarlar çatlıyor, merkezler dökülüyor. Yanlış hesap Kudüs’ten dönecek! İnşallah İsrail’in zulmü ve batının sessizliği, Müslüman coğrafyanın uyanmasına, dünyanın vicdan sahibi insanlarının gerçekleri görmesine vesile olacaktır” diye konuştu. 

    YÜREKLERİ DAĞLAYAN ÇIĞLIKLARI NASIL DUYMAZSINIZ?

    İnsan Haklarını ayaklar altına alanları, en başta bilimin reddettiğini ifade eden NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu şunları söyledi: “İsrail’in sivil Gazze halkına yönelik şiddet eylemlerine dur demenin akademik sorumluluğu olduğu bilinciyle Konya’nın beş Üniversitesi olarak düzenlediğimiz bu sessiz çığlık yürüyüşünden haykırıyoruz: İnsan Haklarını ayaklar altına alanları, en başta bilim reddeder! Önceki gün, Birleşmiş Milletler tarafından kabul ve ilan edilen dünya çocuk hakları günüydü. İsrail, binlerce çocuğu öldürdü, binlercesini yetim bıraktı. Yürekleri dağlayan çığlıkları nasıl duymazsınız? Neredesiniz çocuk hakları savunucuları, İnsan hakları savunucuları, neredesiniz? Charlie Hebdo saldırısında kol kola giren insancıl hukuk şampiyonu batılı devletler, neredesiniz? Masum insanların suyunu kesmek kaç bombaya, hastaneleri yok etmek kaç kurşuna eşittir? İnsanları aç, susuz, gıdasız, ilaçsız, havasız bırakarak ölüme terk etmekle, Holokost arasında ne fark vardır? Yıllardır abluka altında tutulan Gazze’nin dev bir mezarlığa dönüşmesini engellemek için daha kaç çocuk ölmelidir?”

    ZULME HİZMET EDENLERI ŞİDDETLE KINIYORUZ

    İsrail rejimini ve Gazze’de yaşanan zulme hizmet edenleri şiddetle kınayan Rektör Zorlu, “Sivilleri kasten öldüren, sivil yerleşim yerlerini bombalayan, şehrin alt yapı hizmetlerini, ibadethanelerini, okullarını ve hastanelerini kullanılamaz hale getiren, insanların en temel ihtiyaçlara erişimini engelleyen İsrail rejimini; işgal rejimine göz yuman, insanlık suçlarını görmezden gelen, gizli açık destek olan tüm kurum ve kuruluşları ve dahi, bu kötülüğe hizmet eden “insan”ları şiddetle kınıyoruz. Çocuklar ve insanlık onuru için, vicdanlı insanlara acil çağrımızdır: Uluslararası barış ve güvenliğin tesisi ile yükümlü olan BM Güvenlik Konseyini uluslararası barış ve güvenlik önünde engel olmayı bırakmaya ve yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz. Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni, İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçları için en hızlı şekilde soruşturma açmaya davet ediyoruz. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki Üniversiteleri, bilim insanlarını, aydınları, kültür-sanat insanlarını, kanaat önderlerini, İsrail’in sivil Gazze halkına yönelik şiddet eylemlerine son vermesi için daha güçlü bir şekilde çağrıda bulunmaya davet ediyoruz. Dünyanın vicdanlı gazetecileri, iş insanları ve tanınmış insanlarını, batılı medya kuruluşlarının meşrulaştırma yarışına girdiği vahşete dur demeye davet ediyoruz. Tüm insanlığı, İsrail’e ait, İsrail menşeili ürünlere ve bu insanlık suçuna doğrudan veya dolaylı olarak destek verdiği bilinen markaları boykot etmeye davet ediyoruz. Tüm dünya ülkelerini bu vicdansız saldırılara karşı ortak bir duruş sergilemeye, acil ateşkes ve kalıcı barış için çağrıda bulunmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. 

    GAZZELİLERIN DAİMA YANINDAYIZ!

    Gazzelilerin en doğal hakkı olan insanca yaşama ve mülkiyet haklarının korunması hususunda verdiği mücadeleye saygı ile destek verdiklerini ve daima Gazzelilerin yanında olacaklarını kaydeden Rektör Zorlu, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: “İnsan olabilmek vicdan ister, gayret ister. Yaşanan bu vahşet karşısında tek umut, insanların, insan kalabilme gayretidir. İnsanlığın tarihinde siyahı tercih edenler de vardır. Ve onlar muhakkak tarih defterinde birer utanç vesikası olarak yer alacaklardır. İnsan için esas olan, beyazdır, barıştır, öldürmek değil yaşatmaktır! Selam olsun düşünen, insanlık için dertlenen, umut edenlere! Selam olsun çağrımızı yüreklerinde hissederek harekete geçenlere!”

    Kaynak: Haber7.com

  • Gazzeli çocuklardan BM’ye mektup var!

    Gazzeli çocuklardan BM’ye mektup var!

    Yaşanan soykırım gün geçtikçe daha da kötü bir hal alırken barış ve özgürlük isteyen Gazzeli öğrenciler seslerini mektup yazarak duyurmaya çalıştı. BM’ye mektup yazan öğrenciler, mektuplarında şu ifadelere yer verdi; “Gazze’deki çocuklar için, tıpkı dünyadaki tüm çocukların sahip olduğu temel hakları talep ediyoruz: Her şeyden önce yaşam hakkı, güvenlik ve barış hakkı, gıda ve ilaç hakkı.”

    “DERİN BİR ENDİŞE İÇİNDE SESLENİYORUZ”

    Temel haklarından mahrum kaldıklarını belirten çocuklar mektuplarında, “Bizler, Ajans çapında faaliyet gösteren Okul Parlamentosu üyeleri olarak, bugün sizlere yüreklerimiz buruk, derin bir üzüntü ve endişe içinde sesleniyoruz. Her gün Gazze’deki ailelerin tamamı bombalanıyor ve öldürülüyor. Gazze’deki aileler 40 günü aşkın bir süredir gıda, su ve yaşamın temel gereksinimlerini karşılamak için gerekli yakıttan mahrum bırakılarak neredeyse tamamen kuşatılmış durumdalar. Bu acı gerçek acımızı körüklemekten başka bir işe yaramıyor.” ifadeleri kullandı.

    “HER ŞEYDEN ÖNCE YAŞAM HAKKI”

    Gazze’deki mevcut durumdan dolayı en temel ihtiyaçları olan yaşama haklarının ellerinden alınmasının üzüntüsünü belirten çocuklar, “Gazze’deki çocuklar için, tıpkı dünyadaki tüm çocukların sahip olduğu temel hakları talep ediyoruz: her şeyden önce yaşam hakkı, güvenlik ve barış hakkı, gıda ve ilaç hakkı ve Gazze’deki binlerce ailenin tek sığınağı haline gelen, ancak uluslararası dokunulmazlıklarına rağmen bombardıman ve yıkımdan kurtulamayan okullarında oyun oynama ve öğrenme hakkı.” cümlelerine yer verildi.

    “DÜNYA ONLARIN ACILARI KARŞISINDA NASIL SESSİZ KALABİLİYOR?”

    Barış çağrısı yapan çocuklar, dünyadan desteklerini beklediklerini vurgulayarak şunları ifade etti;

    “Bu savaşta masum çocukların ve ailelerinin her gün çektiği acılara tanık olurken haklarımızdan yararlanamıyor ve onlara karşı süregelen bu adaletsizliği anlayamıyoruz. Çocuklar böylesine korkunç koşullarda nasıl yaşayabilir? Tüm temel haklarını kaybetmiş olmalarına rağmen, savaşı durdurmak için dünyanın dört bir yanındaki toplumlardan destek ummaya devam ediyorlar. Dünya onların acıları karşısında nasıl sessiz kalabiliyor? Sesleri ve çığlıkları neden duyulmuyor? Neden tüm bu acılara tek başlarına katlanmak zorundalar? Onların acılarına son vermek için yardımınıza ve uluslararası eyleme ihtiyacımız var. Gazze’deki çocuklar için barış ve güvenlik çağrılarımızı duymanızı ve onları desteklemenizi ve savunmanızı umuyoruz.”

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com