Etiket: İşgal

  • Ebu Ubeyde’den önemli açıklamalar! “335 siyonist tankını imha ettik”

    Ebu Ubeyde’den önemli açıklamalar! “335 siyonist tankını imha ettik”

    • Haber7

    Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, son gelişmeleri değerlendiren önemli açıklamalarda bulundu.

    Ebu Ubeyde’nin açıklamalarından satır başları:

    – Ey adaletsizlik karşısında kararlı olan büyük halkımızın evlatları, ey gururun sembolü, haysiyet ve kahramanlığın sembolü, ey sadık mücahitlerimiz, ey ulusumuzun ve onun kitlelerinin savaşçıları, özgür insanları yiyip bitiren. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

    – Mescid-i Aksa Tufanı’nın 48’inci gününde mücahitlerimiz, acımasız Siyonist saldırganlığa karşı tüm mücadelesini sürdürüyor.

    – Saldırının başlangıcından bu yana 335 Siyonist aracın hedef alındığını belgelediğimiz gibi, mücahitlerimiz bulundukları her yerde acımasız saldırılarla yüzleşmeye devam ediyor.

    – Anti-zırh silahları ve çeşitli bombalarla düşman zırhlılarını vurduk.

    – 48 saatte 33 aracı imha ettik.

    – Araçları tamamen veya kısmen imha ettik ve bunlar arasında personel taşıyıcılar, tanklar ve buldozerler var.

    – İşgalci askerlere ve gruplara yönelik onlarca operasyon gerçekleştirdik.

    – Füze salvolarını farklı mesafelere yönlendirmeye devam ettik.

    – 3 gün boyunca mücahitlerimiz ölümlere neden olan birçok özel operasyon gerçekleştirdi.

    – Dün önceki gün Al-Tawam bölgesinde zırhlı asker taşıyıcının bir grup askeri indirdiği ve mücahitlerimizin saldırarak en az 5 askeri öldürdüğü bir pusu gerçekleştirdik.

    – Kurtarma kuvvetlerini amansız bir pusuya düşürdük ve mücahidler güvenli bir şekilde geri çekildi.

    – 1 mücahidimiz, Rantissi’nin doğusunda asker gemisinden inen 8 İsrail askerini 10 metre mesafeden kurşun yağmuruna tuttu. Nereden geldiğini anlamayan işgalciler, saldırıya müdahale edemeden öldürüldü ve yaralandı. Mücahidimiz sağ salim üssüne geri döndü.

    – Anti-personel roketiyle düşmanı hedef aldık, mücahitlerimiz sağ salim geri çekildi, ardından da onları kurtarmaya gelen birliğe saldırarak kayıplara neden olduk.

    – Dün Mücahidlerimiz bir tünel ağzını havaya uçurmaya çalışan bir siyonist kuvvet tespit etti. Siyonist birliğe Mücahidlerimiz önleyici bir saldırı gerçekleştirdi, tünel ağzında kurulan bubi tuzağı,  işgalcilerin yaralanmasına ve ölümlerine neden oldu.

    – Keskin nişancı operasyonu gerçekleştirdik ve 1 askeri öldürdük.

    – Beyt Hanun’daki düşman grubunu anti-personel patlayıcıyla vurduk.

    – 1 mücahidimiz Şeyh Rıdvan mahallesindeki Al-Rantisi Hastanesi’nin doğusunda 8 işgalci askere saldırarak onları öldürüp yaraladı. Mücahidimiz sağ salim geri döndü.

    – Mücahitlerimizin sahadaki kahramanlıkları dünyadaki her özgür insanın gururudur

    – Düşmanın planı her şeyi yok etmek, her şeyi öldürmek üzerinedir.

    –  Mücahidlerimiz görevlerinde tecrübeliler ve bazıları 30 günden fazla süredir görevlerinde ve hala bekliyorlar.

    – Mücahidlerimiz hâlâ düşman kuvvetlerine saldırıyor ve onları enkaz altından, ordunun belirlediği mevzilerden çıkarıyor.

    – Düşmanın kara operasyonlarına devam etmeye karar vermesi durumunda insan kayıplarının henüz başlamadığını düşünüyoruz.

    – Düşman hâlâ askeri kayıplarını gizliyor ve halkını kandırıyor.

    – Düşman yönetimi halkımıza karşı soykırım yapıyor. 

    –  Düşmanın güvendiği tek şey yok etme, işkence ve toplu cezalandırmadır, herhangi bir gerçek, somut askeri hedefleri yok. Saldırı ne kadar sürerse sürsün yüzleşmeye devam etmeye hazır olduğumuzu teyit ediyoruz.

    – Düşman ve arkasındakiler vakit kaybetmeden halkımızın haklarını tanımalı ve işgale son vermelidir.

    – Düşmanın ateşkeste kabul ettiği şey, kara manevralarından önce dile getirdiğimiz şeydir.

    – Mücahitlerimizin sahada gördüğü tüm göstergeler düşman askerlerinin savaşa hazır olmadığını gösteriyor.

    – İşgal ordusu çok sayıda kayıp verdi, öldürüldü ve yaralandı.

    – Birçok cepheden doğrudan saha eylemiyle halkımızı desteklemeye gelen kardeşlerimizin güçlerini selamlıyoruz. Milletimizin çığlıklarından etkilenen Yemen’deki kardeşlerimizi selamlıyoruz. Lübnan’da düşman kalelerini yıkan kardeşlerimizi selamlıyoruz. Özgür Irak’taki ve her yerdeki kardeşlerimizi selamlıyoruz.

    – İşgal altındaki Batı Şeria ve Filistin genelindeki direniş cephelerine, çatışmanın tırmandırılması çağrısında bulunuyoruz.

    –  İşgalin kabusu olduğunuz için sizin hareketinizden korkan, özellikle Ürdün’deki kardeşlerimizi her türlü halk eylemini ve direniş eylemini tırmandırmaya çağırıyoruz.

    –  Sonuç olarak Gazze’deki halkımıza, dünyadaki her özgür insan için örnek teşkil eden azim ve kararlılıklarından dolayı büyük bir selam veriyorum.

    – Bu acıyı halkımızla paylaşıyoruz, yanınızdayız, yanınızdayız ve yanınızdayız

    – Her kitapta lanetlenen ve tüm halkların dışladığı bu düşmanın karşısında duruyoruz.

    – Ama Allah’ın zaferi yakındır ve bu bir cihad meselesidir, zafer veya şehitlik meselesidir, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

    KAYNAK: HABER7

    Kaynak: Haber7.com

  • Tarihte bugün: Osmanlı subayı İzzeddin el-Kassam 88 yıl önce şehit oldu!

    Tarihte bugün: Osmanlı subayı İzzeddin el-Kassam 88 yıl önce şehit oldu!

    İsrail’in işgal ettiği bölgeleri geri almak için harekete geçen Filistin İslami Direniş Hareketi’nin (Hamas) silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın adını aldığı Şehit Osmanlı askeri Şeyh İzzeddin el-Kassam’ın şehadetinin yıl dönümü. Şeyh İzzeddin el-Kassam, 88 yıl önce 20 Kasım 1935’te İngiliz askerleri tarafından şehit edilmişti.

    ASKERİ GÜCÜN ADI ‘OSMANLI ASKERİ’NDEN GELİYOR

    Kassam Tugayları’nın adını, Hayatını Filistin’deki İngiliz işgaline karşı mücadeleye adayan Şeyh İzzeddin el-Kassam’dan geliyor.

    İslam alimi ve Osmanlı askeri İzzeddin el-Kassam’ın tam adı, İzzeddin bin Abdülkadir bin Mustafa bin Yusuf bin Muhammed el-Kassam’dır.

    TÜRK TOPRAKLARINDA DOĞDU

    1882 yılında Osmanlı Devleti’nin Halep eyaletine bağlı Lazkiye kasabasının Cebele köyünde dünyaya geldi. Dindar bir aileden gelen İzzeddin el-Kassam, dünya görüşünü köy öğretmeni olan babasından aldı. 14 yaşında köyünden ayrılarak Kahire’de El-Ezher Üniversitesi’ne kaydoldu ve burada Müslüman Kardeşler’e katıldı.

    1909’a kadar süren eğitiminin ardından Cebele’ye döndükten sonra babasının medresesinde müderris oldu. Aynı zamanda Mansûrî ve İbrâhim b. Edhem camilerinde vâizlik görevi üstlendi. Vaazlarında İslâmî dirilişin ancak öze dönerek sağlanacağını, emperyalizmin en büyük düşman olduğunu dile getirdi. Kassam’ın ünü giderek tüm Suriye bölgesine yayılmaya başladı.

    TRABLUSGARP’DA İTALYANLARLA SAVAŞTI

    Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki topraklarından Trablusgarp Eyaleti’nin (Libya) İtalyanlar tarafından işgal edilmesinin ardından 1911’de önce gösteri hareketlerine katıldı. Ardından halkı silâhlı mücadeleye çağırmaya, gönüllü asker ve para toplamaya girişti; Osmanlı askerlerini desteklemek için bir de marş yazdı. Yüzlerce gönüllü toplayan Kassam, İtalya’nın Trablusgarp işgaline karşı bölgeye giderek Osmanlı birlikleriyle İtalyanlara karşı savaştı.

    BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA OSMANLI SAFLARINDA YER ALDI

    Birinci Dünya Savaşı başladığında doğrudan Osmanlı ordusu saflarında çarpışmak üzere müracaat etti. Bunun üzerine askerî eğitimden geçirildikten sonra cephede garnizon imamı olarak görevlendirildi.

    HALK ORDUSU OLUŞTURDU

    Savaşın ardından Cebele’ye döndü ve bir halk ordusu oluşturdu. Fransızlar Suriye’yi işgal etmeye gelince Ömer el-Baytâr ile birlikte direniş hareketine başladı. Fransızlar tarafından idam edilmek üzere aranmaya başlanınca 1921’de Filistin’e geçerek Hayfa’ya yerleşti.

    FİLİSTİN’DE DİRENİŞ FAALİYETLERİ

    Hayfa’da ders vermeye başlayan ve bir yandan da İstiklâl Camii’nde imam-hatiplik yapan Kassâm 1926’da Cem‘iyyetü’ş-Şübbâni’l-Müslimîn’e girdi ve bir süre sonra da başkanlığına seçildi. Bu vesileyle köyleri dolaşmaya başladı, İngiliz işgaline ve Siyonist harekete karşı halkı bilgilendirme imkânı elde etti. Yahudilere arazi satılmasına şiddetle karşı çıkarak bunun önlenmesini istedi. Çevresinde toplanan ve “meşâyih” (kendisinin ölümünden sonra Kassâmiyyûn) denilen taraftarlarının örgütlenmelerini sağladı.

    BİR AVUÇ ARKADAŞIYLA ŞEHİT EDİLDİ

    Kassâm, Siyonizmin İngiliz manda idaresi tarafından desteklendiği kanaatiyle esas mücadelenin İngilizlere karşı yürütülmesi gerektiğine inanıyordu. Dolayısıyla genel bir mücadele için hazırlıklarını tamamladıktan sonra Balfour Deklarasyonu’nun yıldönümünde 2 Ekim 1935 direniş hareketi başlattı. Fakat 20 Kasım 1935 tarihinde 500 kadar İngiliz askeri, teşkilâtın gizli karargâhını bastı. Nablus-Cenîn arasındaki Ya‘büd mevkiinde kendisiyle omuz omuza çarpışan bir avuç direnişçiyle birlikte şehit edildi. Cenazesi Hayfa’ya götürülerek ertesi gün defnedildi. 

    İLK İNTİFADA KASSAM TARAFTARLARINDAN

    Bu çatışma İngilizlere karşı yürütülen silâhlı mücadelenin başlangıcı oldu. Daha sonra 19 Nisan 1936 günü patlak veren ve ilk intifâda sayılan Filistin ayaklanmasında Kassam tarafları öncü rol aldı.

    KAYNAK: HABER7
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com