Etiket: Netanyahu

  • Katil Netanyahu’nun sonu yakın: Tüm dünyadan ABD’ye ‘İsrail’ baskısı

    Katil Netanyahu’nun sonu yakın: Tüm dünyadan ABD’ye ‘İsrail’ baskısı

    Görev aldığı her kademede ve ele geçirdiği her fırsatta Filistinlilere saldıran İsrail Başbakanı katil

    Binyamin Netanyahu

    için koltuğundan kovulma vakti yaklaşıyor. Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’den bu yana sayısız vahşetin emrini veren Netanyahu, hem kendi ülkesinde hem de en büyük destekçisi Avrupa ve ABD tarafından kaderine terk ediliyor. Ancak bir yandan da Gazze’de 71 gündür 19 bine yakın Filistinlinin katledilmesinden sadece Netanyahu’nun sorumlu tutulmasının doğru olmadığı ve soykırımda parmağı olan herkesin hesap vermesi için çağrılar da sürüyor.

    İşgalci İsrail ordusunun önceki gün Şucaiye’deki çatışmalar sırasında 3 İsrailli rehineyi yanlışlıkla öldürdüğünü açıklaması ülkeyi karıştırdı. Bu, zaten ülkede haftalardır protesto edilen ve istifası istenen Netanyahu’ya öfkeyi artırırken İsrail başbakanının uluslararası arenada da giderek yalnızlaştığı görülüyor. İngiliz basınında yer alan analizde, ABD Başkanı Joe Biden’a ‘Netanyahu’dan kurtul’ çağrısı yapıldı.

    Guardian Gazetesi’ndeki analizde Netanyahu’nun sadece kendisi için hareket ettiği ileri sürüldü. Biden’ın İsrail için yapabileceği son iyiliğin Netanyahu’yu uzaklaştırmak olduğuna vurgu yapılan analizde, “Binyamin Netanyahu iktidardan uzaklaştırılmalı ve geri dönmemesini sağlamak için her şey yapılmalı” denildi.

    Açlık grevine başlayacaklar

    İsrail’in Yediot Ahronot Gazetesi’nin haberine göre, Gazze’deki Esirlerin Aileleri Koordinasyon Merkezi Medya Müdürü Ronan Tzur, Netanyahu’nun, Gazze’deki 100 esirin ailesinin görüşme talebini reddettiğini belirtti.

    Esirlerin ailelerinin, “Netanyahu’nun, aralarındaki birliği bozmaya çalıştığını” söylediğini kaydeden Tzur, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının, esirlerin geri getirilmesi çabalarıyla çeliştiğini vurguladı.

    Tzur ayrıca, esirlerin ailelerinin, süresiz açlık grevine başlayacakları konusunda Netanyahu’yu tehdit ederek, esirlerin serbest bırakılmasına yönelik savaş kabinesiyle toplantı yapması için süre verdi.

    Öte yandan birçok İsrailli sosyal medya hesaplarından ordunun, 3 İsrailli esiri “yanlışlıkla” öldürmesine tepki gösterdi. Ayrıca İsrail ile Hamas arasındaki esir takası mutabakatı çerçevesinde kızı ve eşi serbest bırakılan Hen Avigdori, İsrail Başbakanı Netanyahu’ya gönderdiği mektupta Gazze’ye saldırıları durdurmasını talep etti.

    İsrailliler sokaklara döküldü

    İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nde 3 İsrailli esiri “yanlışlıkla” öldürdüğünü duyurmasının ardından çok sayıda esir yakını, Tel Aviv’de gösteri düzenledi.

    Genelkurmay Başkanlığı binası önünde toplanan göstericiler, “Tüm esirler serbest bırakılmadıkça zafer yoktur”, “Zamanları azalıyor. Onları hemen evlerine getirin” yazılı pankartlar taşıdı. Göstericiler, İsrail hükümetine, Filistinli direnişçilerle acilen yeni bir anlaşma yapması çağrısı yaptı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Erdoğan’ın “Gazze Kasabı” çıkışı dünyayı sarstı

    Erdoğan’ın “Gazze Kasabı” çıkışı dünyayı sarstı

    İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları binlerce masum insanın ölümüne neden oldu. İsrail’le Hamas arasında sağlanan nsani ara ve esir takasının bitmesine saatler kala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bölgede yaşanan insanlık dramına dair yeni açıklamalar yaptı. AK Parti Grup Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, “Gıdasını, elektriğini, suyunu kesip açık hava hapishanesine çevirdikleri iki milyon insana soykırım uyguladılar. Gazze’yi yakıp yıktılar. Her türlü zulmü yaptılar. Yüzde 70’ten fazlası kadın ve çocuk olmak üzere 16 bin kardeşimiz İsrail saldırısında şehit oldu. 35 bin üzerinde kardeşimiz yaralandı. Şehitleri rahmetle yad ediyorum. Gazze’deki binaların üçte ikisi yıkıldı. Eğitim ve sağlık alt yapısı çöktü. Netanyahu adını tarihe şimdiden Gazze kasabı olarak yazdırdı.” dedi. Erdoğan’ın bu sözleri, uluslararası basın tarafından manşete taşındı.

    France 24, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çarşamba günü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ‘Gazze Kasabı’ olarak damgaladı.” dedi.

    Yunan Ta Nea, “Erdoğan: Netanyahu tarihe Gazze Şeridi’nin kasabı olarak geçecek.” başlığı ile okurlarının karşısına çıktı.

    İsrail merkezli Ynet news, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin uzatılması çağrısında bulunarak, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ‘Gazze Kasabı’ olarak adını tarihe çoktan yazdığını söyledi.” dedi.

    Alman Welt, Erdoğan’ın “Netanyahu tarihe Gazze’nin kasabı olarak geçti” sözünü manşetine taşıdı. “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in eylemlerini ‘vahşet’, Netanyahu’yu ise ‘kasap’ olarak nitelendirdi.” denilen haberde şu ifadeye yer verildi: “Erdoğan, Gazze Şeridi’ndeki ölümlerin sorumlusu olarak bizzat İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ilan etti.”

    Fransız haber ajansı AFP, “Erdoğan, Netanyahu’ya ‘Gazze’nin kasabı’ dedi” başlıklı haberini abonelerine servis etti.

    Hindistan merkezli NDTV haberinde, “Erdoğan, ulusal televizyonda yayınlanan konuşmasında, ‘Netanyahu, adını Gazze kasabı olarak tarihe çoktan yazdırdı’ dedi.” ifadesine yer verdi.

    Mısır merkezli Ahram Online, “Erdoğan, Gazze savaşının başladığı 7 Ekim’den bu yana İsrail’e defalarca ölüm ve yıkımın boyutu konusunda sert eleştirilerde bulundu.” dedi.

    Fransız RFI, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ‘Gazze Kasabı’ olarak damgaladı ve onu dünya çapında Yahudi düşmanlığı yaratmakla suçladı.” dedi.

    Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde yayın yapan Cyprus Mail, “Netanyahu’yu ‘Gazze’nin kasabı’ olarak nitelendirdi” dedi.

    KAYNAK: HÜRRİYET

    Kaynak: Haber7.com

  • Eski İsrail Başbakanı, Netanyahu’ya bayrak açtı: Görevden alın

    Eski İsrail Başbakanı, Netanyahu’ya bayrak açtı: Görevden alın

    Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, Haaretz’te yayımlanan yazısında Binyamin Netanyahu’nun başbakanlıktan alınması çağrısında bulundu.

    Netanyahu’nun liderliğe uygun olmadığını belirten Barak, Netanyahu’nun ülkedeki mevcut durumun karmaşıklığını “yönetemediğini” ve “kusurlarının sonuçları geri döndürülemez hale gelmeden gitmesi gerektiğini” söyledi.

    Barak, “Netanyahu ve aşırı sağın olmadığı” bir ulusal birlik hükümetinin kurulması gerektiğini kaydetti.

    Barak, son günlerde, Şifa Hastanesi’yle alakalı yaptığı açıklamalayla gündeme gelmişti. Barak, Netanyahu hükümetinin “Şifa Hastanesi’nin altı Hamas karargahı” iddiasını yalanlayarak, mevcut tünellerin 40 yıl önce bizzat İsrail tarafından inşa edildiğini söylemişti.

    Kaynak: Haber7.com

  • İşte Netanyahu’nun hayatta kalma planı

    İşte Netanyahu’nun hayatta kalma planı

    Aksa Tufanı Operasyonu’nu engelleyemediği gerekçesiyle eleştiri oklarının hedefinde olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, siyasi hayatının en zor dönemini geçiriyor. Bu durumu mercek altına alan Foreign Policy’de (FP), dikkati çeken bir analiz kaleme alındı.

    “Netanyahu iktidarı nasıl tutmayı planlıyor?” sorusunu soran ABD’li dergi, “Hamas saldırısı siyasi duruşunu yerle bir etti ama Bibi’nin bir hayatta kalma stratejisi var.” dedi.

    Yaklaşık 10 yıl boyunca Netanyahu’nun danışmanı olarak çalışan siyasi yorumcu Aviv Bushinsky, FP’yer verdiği demeçte, “Askeri harekatın iyi geçeceğini umuyor ve ülkeyi iyileştirecek en iyi şey olarak zamana güveniyor.” dedi.

    “Kısa vadede Netanyahu siyaset ve savaşla ilgili bir aksiyondan faydalanıyor gibi görünüyor. Savaş devam ederken bir lideri deviremezsiniz.” diyen FP, İsrailli Kanal 12 yorumcusu Amnon Abramovich’in, siyasi anlamda hayatta kalma kaygıları taşıyan Netanyahu’nun savaşı stratejik olarak gerekli olanın da ötesine uzatabileceğini söylediğini aktardı.

    Yazıda, “Netanyahu geçtiğimiz ay Ulusal Birlik partisinden güçlü güvenlik referanslarına sahip iki muhalif figürü (Benny Gantz ve Gadi Eisenkot) savaş kabinesine çekerek hayatta kalmasını garantilemiş görünüyor. Bu da Netanyahu ve ortaklarını, bu durumu İsrail’i yok edeceklere karşı geniş bir ulusal hayatta kalma kampanyası olarak sunmalarına yardımcı oluyor.” ifadelerine yer verildi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Netanyahu ‘teslim olmak’ demişti! İsrail ateşkese böyle mahkum oldu

    Netanyahu ‘teslim olmak’ demişti! İsrail ateşkese böyle mahkum oldu

    •    HABER7

    7 Ekim’den bu yana Gazze’de ağır bombardıman gerçekleştiren İsrail yönetimi sıkışınca ateşkese gitti. Savaşın başladığından bugüne kadar İsrail’in Gazze’ye saldırılarını durdurmasının “Hamas’a ve teröre teslim olmak anlamına geldiğini” savunan Netanyahu, şartların değişmesi sonrası ‘ateşkes’ kararı almak zorunda kaldı. 

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 14 bin 532’ye, saldırılarda ölen çocuk sayısı ise 6 bini aştı. Filistin’de soykırıma imza atan İsrail yönetimi, uzun zamandır dayattığı ‘ateşkes olmayacak’ kararından ise değişen şartlar nedeniyle vazgeçmek durumunda kaldı. 

    NETANYAHU ‘ATEŞKES TESLİM OLMAK’ DEMİŞTİ

    Savaşın başından bu yana İsrail’in Gazze’ye saldırılarını durdurmasının “Hamas’a ve teröre teslim olmak anlamına geldiğini” savunan ve “İsrail bir ateşkese razı olmayacak. İsrail, kimin yanında yer aldığına bakmaksızın kazanana kadar bu savaşı sürdürecek.” diyen Netanyahu, ateşkesi kabul etti. Savaş başladığından beri dini referans göstererek katliam yapan Netanyahu, “Şimdi savaş zamanı.” açıklamalarının ardından kendi vatandaşları ve dünyadan gelen baskılara dayanamadı.

    İSRAİL ATEŞKESE MAHKUM KALDI

    Ateşkes için ‘Asla’ diyen İsrail’i ‘ateşkes’e zorlayan şartlar içinse 5 madde ortaya koyuluyor. Analizlere göre, Netanyahu’nun 47 gün sonra geçici ateşkese ‘evet’ demesinde şu maddeler etkili oldu;

    • İsrail kamuoyunun ve rehine ailelerinin Netanyahu’ya baskı ve eleştirileri zirve yaptı.
       
    • ABD kamuoyunun İsrail’e verdiği destek geriledi. Yüzde 68 ateş- kes ve müzakere’ dedi. 
       
    • İsrail’e yönelik uluslararası kamuoyunun öfkesi her geçen gün yükselmeye başladı.
       
    • İsrail’in akıllı bomba stoğu tükendi ve Demir Kubbe hava savunma sisteminin Hamas’ın fırlattığı roketlere karşılık atacağı füzesi kalmadı.

       

    • Rehine kurtarma operasyonlarının hepsi fiyaskoyla sonuçlandı.. rehinelerin hastane tünellerinde tutulduğunu zannederek sağlık tesislerine kanlı baskınlar düzenleyen ancak tünel veya esir bulamayarak hüsrana uğrayan israil, son çare olarak ateşkes ve esir takasına razı oldu.

    REHİNE TAKASI ERTELENDİ

    Anlaşmaya göre İsrail ile Hamas arasındaki tehine takası bugün gerçekleştirilecekti. Ancak rehine takasının tarihi İsrail tarafından değiştirildi. İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, rehine takasının cuma gününden önce gerçekleşmeyeceği belirtildi. Takasın varılan anlaşmaya uygun olarak yapılacağı ifade edildi. İsrailli yetkililer ilk olarak, esir takasının bu sabah Türkiye saati ile 11’de başlayacağını duyurmuştu.
    Edinilen bilgiye göre, rehinelerinin Endonezya Hastanesi’nde olduğunu sanan İsrail yönetimi bugün hastaneye operasyon düzenleyecek. 

    Kaynak: Haber7.com

  • İsrail neden ateşkese razı oldu? İşte 4 neden

    İsrail neden ateşkese razı oldu? İşte 4 neden

    BARTU EKEN – KANAL7 DIŞ HABERLER SERVİSİ

    İsrail, Hamas’ın başlattığı “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası Gazze’de eşi benzeri görülmemiş bir katliama imza attı.

    Kadın ve çocukların ağırlıkta olduğu binlerce sivil acımasızca katledildi.

    Tahliye adı altında Gazzelilerin yurtlarından edildiği binalar vuruldu, sözde tahliye sırasında sivil konvoylara saldırılar ve tutuklamalar yapıldı.

    Önce Şifa Hastanesi altındaki karargah yalanı ortaya çıktı ardından barbarca saldırılar dünya çapında tepki topladı.

    Peki İsrail geçici ateşkese neden razı oldu?

    Bunun temelde dört sebebi olduğu değerlendiriliyor. Bu sebeplerin askeri, ekonomik, iç siyaset ve dış politika olduğu ifade ediliyor.

    GAZZE’NİN DİRENİŞİ DÜNYAYA ÖRNEK OLDU

    İşgal ordusunun başlattığı kara operasyonunun ardından, askeri analistler Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları’nın şehir savaşına hazırlıklı olduğunu belirtiyor.

    Kilometrelerce uzunluktaki tünellerin arasından çıkan Kassam üyeleri İsrail’in kara operasyonundaki temel gücü olan tankları ve zırhlı araçları hedef alıyor.

    İşgal edilen bölgelerde dar sokakların bulunması ve buralarda İsrail askerlerinin de konumlanması siyonist ordunun topçu atışlarını ve hava saldırılarını zorlaştırıyor.

    Art arda yayınlanan Hamas videolarıyla beraber yapılan değerlendirme, durumun İsrail için iç açıcı olmadığını ve sözde yenilmez ordu imajının çizildiğine işaret ettiği yönünde.

    İsrail ordusunun yeniden organize olabilmesi için zamana ihtiyacı olduğu aktarılıyor.

    Bu durumun Hamas için de savunma noktasında yeniden toparlanmasına yardımcı olacağının altı çiziliyor.

    SAVAŞ İSRAİL EKONOMİSİNİ ZORLUYOR

    Ekonomistler, İsrail’in gurur kaynağı olan ekonomisinin istikrarını tehdit eden büyük bir faturanın varlığının, aşırı sağcı Netanyahu yönetiminin elini zorladığına vurgu yapıyor.

    Nitekim Tel Aviv Borsası’nda büyük İsrail şirketlerinin değerlerinde yüzde 25’i aşan oranlarda keskin bir düşüş tespit ediliyor.

    Ülkenin en büyük 5 bankasının geniş çapta değer kaybettiği görülüyor.

    Çatışmalarla beraber göreve çağrılan yedek askerlerin yalnızca maaşlarının finansman maliyeti aylık bir milyar doları bulduğu ifade ediliyor.

    Yedeklerin göreve çağrılmasından etkilenen en mühim sektörün ülke ekonomisinin omurgasını oluşturduğu ifade edilen modern teknoloji alanı…

    Bu sektörde çalışanların yüzde 30’u işi bırakmış durumda.

    İsrail için savaşın günlük maliyeti 250 milyon dolara ulaşıyor.

    Çatışmaların başlamasından itibaren savaşın İsrail’e maliyeti ise yaklaşık 80 milyar dolar.

    Bu çerçevede yapılan geçiçi ateşkesle beraber İsrail 1 milyar dolarlık bir maliyetten kurtuluyor.

    NETANYAHU İKTİDARI SARSILIYOR

    Analistlere göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu savaşın başlangıcından itibaren zor günler geçiriyor.

    Esirlerin aileleri yakınlarının bir an önce kurtarılmasını istiyor.

    İsrail bombardımanları yüzünden hayatını kaybeden esirlerin de olduğu biliniyor.

    Dolayısıyla her gün düzenlenen protestolarla Netanyahu görüşmelere zorlandı.

    Netanyahu’nun karşısında savaş aleyhtarı muhalefete ek olarak kendi hükümeti içinden de tepkiler var.

    Aşırı sağcı İsrail Kamu Güvenliği Bakanı Itamar Ben-Gvir sürecin başından beri istihbarat birimlerini suçluyor ve denge politikası yürütmeye çalışan Netanyahu’yu hedef alıyor.

    Siyonist liderin ülke içindeki iç dengelerden dolayı da “bir mola kararı” almak zorunda kaldığının altı çiziliyor.

    DÜNYANIN TAVRI DEĞİŞMEYE BAŞLADI

    Jeopolitik üzerine çalışan uzmanlar, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının başlamasının ardından dünya devletlerinin konu hakkında üç farklı tutum benimsediğini belirtiyor.

    Başta Türkiye olmak üzere, Rusya, İran, Suriye, Irak, Brezilya, Şili, Kolombiya, İrlanda gibi işgalin karşısında duran ülkeler.

    Washington yönetiminin önderliğinde Birleşik Krallık, Fransa, Almanya gibi katliamları görmezden gelen ve “İsrail’in kendini savunmaya hakkı vardır” doktrinin paylaşan devletler.

    Ve son olarak tarafsız kalarak üçüncü bir yol seçen hükümetler…

    Teknolojinin gelişmesiyle beraber daha önceki katliamlardan farklı olarak, hangi savaş suçu işlendiyse milyonlarca kişi saldırıları izleme olanağına erişti.

    Milletlerin fertleri katliamları canlı yayınlardan takip etti.

    İnsanlık trajedisine şahit oldu.

    Bundan dolayı protesto yürüyüşleri gerçekleştirildi, İsrail’e destek veren yönetimlere baskı yapıldı.

    Tüm bunların ardından söylemler değişmeye başladı.

    ABD sivil hassasiyetine dikkat edilmesi gerektiği açıklamalarında bulundu.

    İşgalin başında İsrail’e tam destek açıklaması yapan Fransa Gazze’deki insani duruma dikkat çekti, sivillere yardım ulaştırılması gerektiğini aktardı.

    Böylece Gazze’yi toptan ilhak etmeyi amaçlayan İsrail “bir süre de olsa” duraklama kararı aldı.

    Analistler ilerleyen günlerde bu baskıların daha da artacağını ve Hamas yönetimi olmadan kalıcı bir ateşkesin sağlanması için görüşmelerin yürütüleceğini değerlendiriyor.

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com