Etiket: Osmanlı

  • Derin Tarih 12 yaşında

    Albayrak Medya bünyesinde yayın hayatını sürdüren Derin Tarih dergisi, İstanbul Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen törenle 12. yaşını kutladı. “Tarih Okuyan Şaşırmaz” sloganıyla 12 yılda 172 sayıya ulaşan derginin genel yayın yönetmeni Taha Kılınç, Türkiye’de yayınlanmaya devam eden tarih dergileri içinde Derin Tarih’in seçkin konumuna işaret ederek, editoryal bağımsızlık, ekonomik güç ve çalışkan yazı işleri kadrosuyla avantajlı bir durumda olduklarını söyledi. Dergideki görevine 2021’de başlayan Kılınç, kağıt fiyatlarının günden güne arttığı ve insanların alım gücünün düştüğü bir ortamda kağıda basılı dergi yayınlamanın Albayrak Medya yönetimi açısından ciddi bir özveri olduğunu ifade etti.

    TARİHİMİZ OSMANLI’DAN İBARET DEĞİL

    Derin Tarih’in yazı işleri kadrosunun alanında tecrübeli isimlerden oluştuğunu aktaran Kılınç, 5 bin aboneye sahip olduklarını ve her ay 12, 15 bin adet baskı gerçekleştirdikleri bilgisini verdi. Taha Kılınç, göreve ilk geldiğinde 1944 Tatar Sürgünü’nü dergide dosya olarak ele aldığını dile getirerek, “Sonra Ermeni lobilerinin dünyada nasıl çalıştığını ele alan bir sayı yaptık. Haccın serüvenini yaptık, bu benim çok önemsediğim bir sayı. Türkiye’de yapılmamıştı, birçok konuda dikkat çekti, çok farklı yerlere ulaştı. Abdürreşid İbrahim Efendi’yi seyyah ve alim olarak özel bir dosyaya konu ettik. Yine unutturulan Tripoliçe Katliamını özel bir sayıda ele aldık. Gündemde tutmak gerektiğini düşündük.” dedi. Kılınç, dergide ayrıca Osmanlı’nın denizlerdeki hakimiyeti, Köprülü Ailesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun hakim olduğu şu anda Türkiye sınırları dışında kalan coğrafyalarda da ne yaşandığı, Balkanlar ve Gazze’nin de arasında bulunduğu birçok önemli konuyu dosya olarak işlediklerini anlattı.

    BÜYÜK BİR BOŞLUĞU DOLDURDU

    Üç ayda bir özel sayı da hazırladıklarını, Valide Sultanların yanı sıra Osmanlı dağıldıktan sonra Balkanlar’da neler olduğuyla ilgili ve Timur üzerine de yakın zamanda özel sayı çıkaracaklarını belirten Kılınç, “Sadece tarih ve coğrafya, Osmanlı üzerinden değerlendiriliyor ama İslam medeniyeti, Müslümanların dünyada bıraktığı izler Osmanlı’dan ibaret değil.” diye konuştu. Derin Tarih

    dergisinin en eski yazarlarından Prof. Dr. İsmail Kara ise programda Türkiye’de tarih dergiciliği konusunu ele aldığı konuşmasında, Derin Tarih’in alanı içerisinde büyük bir boşluğu doldurduğunu ifade etti. Programa, Prof. Dr. Adnan Demircan, Doç. Dr. Abdülkadir Macit, Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Dr. Ahmet Uçar, yazar Beşir Ayvazoğlu, Prof. Dr. Arzu Terzi, Fatma Türk Toksoy, Yıldırım Ağanoğlu, Prof. Dr. İdris Bostan, Prof. Dr. İsmail Taşpınar, Prof. Dr. Kahraman Şakul, Prof. Dr. Mehmet İpşirli, Prof. Dr. Mustafa Budak, Prof. Dr. Süleyman Berk, Tahir Günay, Dr. Turgay Şafak ve Yusuf Sami Kamadan’ın daaralarında olduğu çok sayıda akademisyen ve yazar katıldı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Tarihte bugün: Osmanlı subayı İzzeddin el-Kassam 88 yıl önce şehit oldu!

    Tarihte bugün: Osmanlı subayı İzzeddin el-Kassam 88 yıl önce şehit oldu!

    İsrail’in işgal ettiği bölgeleri geri almak için harekete geçen Filistin İslami Direniş Hareketi’nin (Hamas) silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın adını aldığı Şehit Osmanlı askeri Şeyh İzzeddin el-Kassam’ın şehadetinin yıl dönümü. Şeyh İzzeddin el-Kassam, 88 yıl önce 20 Kasım 1935’te İngiliz askerleri tarafından şehit edilmişti.

    ASKERİ GÜCÜN ADI ‘OSMANLI ASKERİ’NDEN GELİYOR

    Kassam Tugayları’nın adını, Hayatını Filistin’deki İngiliz işgaline karşı mücadeleye adayan Şeyh İzzeddin el-Kassam’dan geliyor.

    İslam alimi ve Osmanlı askeri İzzeddin el-Kassam’ın tam adı, İzzeddin bin Abdülkadir bin Mustafa bin Yusuf bin Muhammed el-Kassam’dır.

    TÜRK TOPRAKLARINDA DOĞDU

    1882 yılında Osmanlı Devleti’nin Halep eyaletine bağlı Lazkiye kasabasının Cebele köyünde dünyaya geldi. Dindar bir aileden gelen İzzeddin el-Kassam, dünya görüşünü köy öğretmeni olan babasından aldı. 14 yaşında köyünden ayrılarak Kahire’de El-Ezher Üniversitesi’ne kaydoldu ve burada Müslüman Kardeşler’e katıldı.

    1909’a kadar süren eğitiminin ardından Cebele’ye döndükten sonra babasının medresesinde müderris oldu. Aynı zamanda Mansûrî ve İbrâhim b. Edhem camilerinde vâizlik görevi üstlendi. Vaazlarında İslâmî dirilişin ancak öze dönerek sağlanacağını, emperyalizmin en büyük düşman olduğunu dile getirdi. Kassam’ın ünü giderek tüm Suriye bölgesine yayılmaya başladı.

    TRABLUSGARP’DA İTALYANLARLA SAVAŞTI

    Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki topraklarından Trablusgarp Eyaleti’nin (Libya) İtalyanlar tarafından işgal edilmesinin ardından 1911’de önce gösteri hareketlerine katıldı. Ardından halkı silâhlı mücadeleye çağırmaya, gönüllü asker ve para toplamaya girişti; Osmanlı askerlerini desteklemek için bir de marş yazdı. Yüzlerce gönüllü toplayan Kassam, İtalya’nın Trablusgarp işgaline karşı bölgeye giderek Osmanlı birlikleriyle İtalyanlara karşı savaştı.

    BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA OSMANLI SAFLARINDA YER ALDI

    Birinci Dünya Savaşı başladığında doğrudan Osmanlı ordusu saflarında çarpışmak üzere müracaat etti. Bunun üzerine askerî eğitimden geçirildikten sonra cephede garnizon imamı olarak görevlendirildi.

    HALK ORDUSU OLUŞTURDU

    Savaşın ardından Cebele’ye döndü ve bir halk ordusu oluşturdu. Fransızlar Suriye’yi işgal etmeye gelince Ömer el-Baytâr ile birlikte direniş hareketine başladı. Fransızlar tarafından idam edilmek üzere aranmaya başlanınca 1921’de Filistin’e geçerek Hayfa’ya yerleşti.

    FİLİSTİN’DE DİRENİŞ FAALİYETLERİ

    Hayfa’da ders vermeye başlayan ve bir yandan da İstiklâl Camii’nde imam-hatiplik yapan Kassâm 1926’da Cem‘iyyetü’ş-Şübbâni’l-Müslimîn’e girdi ve bir süre sonra da başkanlığına seçildi. Bu vesileyle köyleri dolaşmaya başladı, İngiliz işgaline ve Siyonist harekete karşı halkı bilgilendirme imkânı elde etti. Yahudilere arazi satılmasına şiddetle karşı çıkarak bunun önlenmesini istedi. Çevresinde toplanan ve “meşâyih” (kendisinin ölümünden sonra Kassâmiyyûn) denilen taraftarlarının örgütlenmelerini sağladı.

    BİR AVUÇ ARKADAŞIYLA ŞEHİT EDİLDİ

    Kassâm, Siyonizmin İngiliz manda idaresi tarafından desteklendiği kanaatiyle esas mücadelenin İngilizlere karşı yürütülmesi gerektiğine inanıyordu. Dolayısıyla genel bir mücadele için hazırlıklarını tamamladıktan sonra Balfour Deklarasyonu’nun yıldönümünde 2 Ekim 1935 direniş hareketi başlattı. Fakat 20 Kasım 1935 tarihinde 500 kadar İngiliz askeri, teşkilâtın gizli karargâhını bastı. Nablus-Cenîn arasındaki Ya‘büd mevkiinde kendisiyle omuz omuza çarpışan bir avuç direnişçiyle birlikte şehit edildi. Cenazesi Hayfa’ya götürülerek ertesi gün defnedildi. 

    İLK İNTİFADA KASSAM TARAFTARLARINDAN

    Bu çatışma İngilizlere karşı yürütülen silâhlı mücadelenin başlangıcı oldu. Daha sonra 19 Nisan 1936 günü patlak veren ve ilk intifâda sayılan Filistin ayaklanmasında Kassam tarafları öncü rol aldı.

    KAYNAK: HABER7
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com