Etiket: Projesi

  • ‘Sign of the City Awards’da Selçuklu rüzgarı: Selçuklu Belediyesi’ne 4 ödül birden

    ‘Sign of the City Awards’da Selçuklu rüzgarı: Selçuklu Belediyesi’ne 4 ödül birden

    Türk gayrimenkul sektörünün en önemli ödüllerinden olan ve her yıl eşsiz projelerin değerlendirildiği “Sign of the City Awards” 2023’de ödüller sahiplerini buldu. Bu yıl 7.’si düzenlenen organizasyonun ödül töreninde Selçuklu Belediyesi, Sille Kaya Islahı ile En İyi Kentsel Dönüşüm ve Sağlıklaştırma Projesi ödülüne, Gevale Kalesi’nde gerçekleştirilen arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarıyla En İyi Kültürel Mirası Koruma ve Kullanma Projesi Premium ödülüne, Yeni Nesil Şehir Kütüphanesi ile En İyi Sosyo-Kültürel Yapı Projesi ödülüne, okul dışı öğrenme ortamlarıyla da En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi ödülüne layık görüldü.

    Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, törende Selçuklu Belediyesi’nin ödülünü jüri üyelerinden aldı. Törende Selçuklu Belediyesi başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve birim müdürleri de hazır bulundu.

    Başkan Pekyatırmacı: Selçuklu Belediyesi eğitimin, sporun, sanatın, kültürün, tarihin ve medeniyetin merkezi olmaya devam edecek

    4 farklı kategoride ödül almaktan dolayı duyduğunu memnuniyeti ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Toplamda 150 projenin katıldığı, 89 projenin finale kaldığı ve 22 projenin de ödüle layık görüldüğü Sign of the City Awards ödüllerinde Selçuklu Belediyesi olarak biz de 4 farklı kategoride ödül almaya hak kazandık. Yeni Nesil Şehir Kütüpahane’mizde yaptığımız çalışmalarla En iyi Sosyo-Kültürel Yapı Projesi ödülünü kazandık. Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında okul dışı öğrenme ortamlarında, atölye faaliyetlerinde yaptığımız çalışmalarla En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi ödülüne layık görüldük. Kentsel dönüşüm ve sağlıklaştırma projesi kapsamında binlerce yıllık tarihe sahip olan Sille’de yaptığımız Kaya Islahı ile Selçuklu Belediyesi En İyi Kentsel Dönüşüm ve Sağlıklaştırma Projesi ödülünü almaya hak kazanmış oldu. Yine kültürel mirası koruma ve kullanma projesi kapsamında da Gevele Kalesi’nde yaptığımız kazı ve restorasyon çalışmalarıyla birlikte En İyi Kültürel Mirası Koruma ve Kullanma Projesi Premium ödülünü almaya hak kazandık” dedi.

    Selçuklu’da temel belediyecilik hizmetlerini en iyi şekilde yapmanın gayret ve çabası içerisinde olurken, aynı zamanda eğitim, sağlık, spor, kültür ve turizm alanında da çok ciddi faaliyetler yürüttüklerini kaydeden Başkan Ahmet Pekyatırmacı, “Bu aldığımız ödüller bizim için önemli. Çünkü Selçuklu Belediyesi olarak gençlerimizin eğitim hayatlarına katkı sunmak, onların daha iyi şartlarda spor yapabilmelerini temin etmek, kültürel varlıklarımızın korunması ve yaşatılması noktasında üzerimize düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirmenin gayreti içerisindeyiz. Bundan sonraki süreçlerde de inşallah bu çalışmalarımızı en iyi şekilde geliştirerek devam ettireceğiz. Her alanda gençlerimizin ve bütün vatandaşlarımızın en iyi imkanlara sahip olmaları için de belediye hizmetlerini yaygınlaştırıyoruz. Bu noktada aldığımız ödüller bizim için önemli. Bütün ekip arkadaşlarımıza buradaki yaptıkları gayretli çalışmalardan ötürü ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Selçuklu Belediyesi eğitimin, sporun, sanatın, kültürün, tarihin ve medeniyetin merkezi olmaya devam edecek” şeklinde konuştu.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Tehlikede birlik nimette paylaşım

    Tehlikede birlik nimette paylaşım

    Müslümanların birlikte yaşam projesi, bir vahiy projesidir. Bu proje, iç ve dış hukukumuzu düzenler. Hakça/adil bir düzen kurmayı hedefler. Birlikte yaşama projesinin amentüsü ise ‘tehlikede iştirak, nimette taksimat’tır. Bu projenin ihlali ve ihmali, vahyin tevhidi projesine bir isyan hareketidir. Birey ve toplumların sosyal güvenliği ve sigortası/cennet ve cehennem buna göre belirlenir.

    Naslar, parçacı ve dar açıyla değil de bütünsel ve geniş açıyla okunduğunda; bu ilkenin ana ilke olduğu görülecektir. İslam’ın anayasal ve genel ruhuna vakıf olanlar, İslam dinini tek kelime ile ifade edecek olurlarsa; bu tevhidi projeyi temel ilke olarak bulacaklardır. Bu ilkeye iman etmeyen gerçek ve tüzel kişilerin, toplumsal birlikteliği sağlamaları, ‘Müslümanlar kardeştir’ ilkesini gerçekleştirmeleri mümkün olamayacaktır. Sözde kardeş olsalar da özde kardeş olamayacaklardır.

    GELİR ADİL PAYLAŞILMALI

    Bu vahiy projesinden anlaşılan, tehlikede tevhit olma yanında, gelirin de adil paylaşılması zorunludur. Böylece sosyal hukuk ve sosyal adalet gereği, Allah’ın nimetlerinden kardeşler olarak birlikte istifade etme yoluna gireceklerdir. Yoksa Müslümanlar arasında toplumsal birlikteliğin kurulması mümkün olamayacaktır. Birlikte yaşam projesinin olmazsa olmaz ilkesi olan bu ilkenin ihlali ve ihmali kaos ve mutsuz bir toplum yapısı oluşmasına sebep olacaktır. Aksi takdirde Müslümanlar bir bataklıktan bir bataklığa sürüklenip duracaklardır. Bu tevhit projesi, adeta Müslümanların tek vücut, bir beden olma projesidir. Bu vahiy projesi sayesinde Medine’de tevhidi bir kurtuluş güneşi doğmuştur.

    TEMEL İLKE İHMAL EDİLİYOR

    Müslümanlar, bugün sadece Kelime-i Tevhit ve Kelime-i Şehadet getirerek ahireti alırsın mantığına yönlendirilmişlerdir. Birlikte yaşamanın temel ilkesi ve şehadeti ihmal edilmiş, toplu yaşamda vahiy projesine virüs sokulmuştur. Bugün zenginlerin dünyada cenneti yaşadığını, orta sınıfın şikayet ettiğini, fakirlerin ise şükür tespihini çektiğini görüyoruz. Fakirler için cennete erken girme akidesi oluşturularak zenginlerin dünya hayatı sigortalanmıştır. Oysa birlikte yaşamanın temel ilkesi, tehlikede tek vücut olma, nimette ise adil bir paylaşım olmalıdır. Zihinsel kirlilik akidevi olarak da sigortalanmış, kapitalizmin mabedine çaput bağlanmıştır.

    Sonuçta kapitalizmin zehrini almış olanlar, piyasa İslam’ını İslam olarak algılayanlar, tehlikede iştirak, nimette taksimat ilkesini anlamakta zorlanacaklardır. Zira zenginler, dünyada huzurları kaçmasın, malları yağma ve müsadere edilmesin diye bazı rivayetleri çok sevmişlerdir. Bu zenginler, kendi rahatlarını devam ettirmek maksadıyla, tevhit ilkesini ihlal ederek, tehlikede iştirak etmek, nimetlerde paylaşmak yerine fakirler zenginlerden daha önce cennete girecek şeklindeki rivayetlere sığınarak kendilerini koruma altına almışlardır.

    MEDİNE’DE ADİL BİR DÜZEN KURULDU

    Bu kapitalist ve sınıflı toplum yapısını benimsemeyen Mekke müşrikleri, Hz. Peygambere hep karşı koydular. Menfaatleri zedelenir diye Hz. Muhammed’i Mekke’den çıkardılar. Sonuçta Hz. Peygamber (sav) Medine’de adil bir düzen kurdu. Bu düzenin temel esası tehlikede iştirak, nimette taksimat olan vahiy projesini, birlikte yaşam projesi olarak kabul etti. Bu vahiy projesi Emevîler’den bu yana ihmal edilerek sadece ahirete yönelik olan tevhit inancı benimsendi. Hz. Peygamber’den sonra izlenen sinsi sosyal siyasetlerle, bu ilkeden geri dönüldü. Bu makas değişimi, bir süre sonra İslam dünyasının perişanlığını getirdi. Üretmiş oldukları yıkım projesinde başarılı oldular. Bu projenin başarılı olması için de kendi değerlerimizi kullandılar. Naslar, adeta miyop bir gözlük yerine hipermetrop bir gözlükle okundu.

    ESAS OLAN TEVHİDİ BİR DÜNYA KURMAK

    Bugün Müslümanların bu zilleti yaşamalarına sebep olundu. Bu zilleti halen göremeyen, hasta toplumun tanısını koyamayan, tehlikede iştirak edemeyen, nimeti adil paylaştıramayan, vahiy projesine isyan eden kapitalist sistem anlayışına son verilmelidir. Adeta çakıl taşı olan dünya malını kardeşlik çimentosuyla karıştırıp tevhit suyuyla yoğurmak tevhidi bir dünya kurmak esastır. Ancak böyle bir kardeşlikten bahsedilebilir ve tevhidi ilke yerine getirilmiş olur. Yoksa dünya hayatına adeta razı olunmuş bireyler olarak kabukta kalmış oluruz. İman ise bu yozlaştırılmış inancı reddetmektedir.

    Gelin İslam dininin bu medeniyet güneşini yeniden ilkeleriyle pratiğimize hâkim kılalım. Sadece yukarıda ifade ettiğim temel ilkenin pratiğe aktarılması bile birlikte yaşamın damarlarımıza kan, soluduğumuz oksijeni kadar bize heyecan katacaktır. Kelime-i Şehadet getirilerek İslam’a girmekle birlikte, toplu yaşamın şehadeti olan “tehlikede iştirak, nimette taksimat” ilkesinin makas değişimini bile anlasak çok şeyler değişecektir.

    BU VAHİY PROJESİ UYGULANMALI

    İslam dinine sadece girmekle yaptığımız şehadetle tevhit sağlanamamıştır. İslam’ın birlikte yaşam projesinin şehadeti, İslam’a girip İslam’ın ilkelerinin devamı için zorunlu şartlardandır. Peygamberimizin uyguladığı bu vahiy projesi bırakın Türkiye’yi, dünyamıza yeniden adil bir düzen kurmak için bir meşale yakmış olabiliriz.

    İslam öncesi Arap kültürünün örf ve adetlerine gerisin geri döndüğümüz unutturulmuştur. Bu da din kavramını kültürle destekleyip geleneğe iman ettirilmesiyle sağlanmıştır. Sonuçta bugün her bir Müslüman bir kenarda gözyaşı dökmektedir. Artık bedenen, ruhen ve kalben yorulmuş bir İslam âlemi, can çekişirken; vahiy projesinin pratik uygulamasına derhal geçmemiz geleceğimiz açısından, hararetle ihtiyacımız bulunmaktadır. Geçici dünya hayatını ebedi dünya hayatına tercih eden bir toplum haline gelmiş bulunmaktayız. Kapitalizm gözlerimizi kör ettiğinden gerçeği göremez hale geldik.

    Gelin birlikte yaşamın temel ilkesi olan “tehlikede iştirak, nimette taksimat” ki Kur’an’ın bize verdiği bu tevhit ruhunu tekrar dünyamıza hâkim kılalım. Gerisi boş söz ve insanları kandırmaktan öteye bir çözüm yolu olmayacağı açıktır. Buyurun…! Er kişi niyetine…!

    KAYNAK: Yeni Şafak

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com