Etiket: Seçil

  • Çarıklı milyoner olduk: Paraları kapıştılar

    Çarıklı milyoner olduk: Paraları kapıştılar

    Kamuoyunda “yüksek kârlı gizli fon” adıyla bilinen dolandırıcılık davasında, Seçil Erzan’ın da aralarında bulunduğu 2’si tutuklu 7 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasına, tutuklu sanıklar Erzan ve Ali Yörük ile tutuksuz sanıklar Nazlı Can ve Asiye Öztürk katıldı. Müştekiler Mert Zeydanlı ve Nuray Şengüler ile tarafların avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada söz alan müşteki Nuray Şengüler, Seçil Erzan’ı 15 yıldır tanıdığını belirterek, eşinin hastane masrafları için sürekli para çektiği dönemde kendisine fon teklifinde bulunduğunu söyledi. Şengüler, toplamda 10 milyon lira ve 56 bin dolar verdiğini belirterek, “Bu paradan 312 bin lira verdi. Ama sonradan geri aldı. Çok mağdur oldum. İnsanlara yardıma etmeyi seven birisiyim yardım ederken yardım alacak duruma düştüm. Eşimi dokuz aydır hastaneye götüremiyorum. Çarıklı milyoner olduk. Kağıtta milyonlar yazıyor. Evde beş kuruş para yok. Şikayetçiyim” diye konuştu.

    TEHDİT ETMEMİŞ

    Semih Kaya da mahkemede tanık sıfatıyla dinlendi. Mahkeme başkanının “Seçil Erzan size fazla para verdiğini söylüyor, ne dersiniz?” sorusu üzerine Kaya, yurt dışında Çekya’nın en büyük kulüplerinden birinde oynadığını hatırlatarak, “Sözleşmelerine imza attığım bedeller görülürse benim böyle bir paraya ihtiyacımın olmadığı anlaşılacaktır. Ben zaten o güce sahibim. Seçil Erzan kim ki bana ev alacak, benim ona ihtiyacım olacak?” sözlerini sarf etti.

    Seçil Erzan’ın avukatı tarafından, “Paranızı almak için mi baskı yaptınız?” sorusu üzerine Kaya, baskı yapmadığını ifade etti.

    Erzan, eski sevgilisi olduğu öne sürülen avukat Candaş Gürol ile mahkemede ilk kez karşılaştı. Tanık olarak ifade veren Gürol, Erzan ile Temmuz 2022’de tanıştığını belirterek, “Benim tanıdığım dönemde Seçil bankada çalışıyordu, sevilen, başarılı ve çalışkan bir kadındı. Herhangi bir illegal davranışını görmedim. Aralık ayının sonları, Ocak ayının bu zamanları Seçil ile ilgili her şey 180 derece bozulmaya başladı. Hayat dolu insan gitti, gizli telefon konuşmaları olmaya başladı. Birkaç defa denk geldim, Candaş geldiği anda telefon kapanmaya başlar oldu. Beni aldattığını bile düşündüm. Açıkçası ben Seçil ile her şey çok iyiyken bir anda 180 derece dönmesine şaşırdım” şeklinde konuştu. Gürol ifadesinin devamında, “Seçil’in böyle bir işin içinde olması hayal gücümün de ötesindeydi” ifadelerini kullandı.

    ZORLA GETİRİLECEKLER

    Seçil Erzan’ın tutukluluk halinin devamına karar veren Mahkeme, müştekiler Arda Turan, Emre Belözoğlu, Selçuk İnan ve Fernando Muslera’nın avukatlarına müvekkillerini hazır etmeleri için son kez süre verilmesine, aksi takdirde haklarında zorla getirme kararı çıkarılmasına hükmetti.

    Emre’nin parası 10 kişiye dağıtıldı

    Emre Çolak’a karşı banka müdürü olarak sorumlu olduğunu, HTS kayıtlarının ortaya çıkması gerektiğini belirten Erzan, “ Herkes bu paranın nerede olduğunu soruyor. Bu para bende değil” dedi. Sanık Erzan, Emre Belözoğlu’nun parasının 10 kişiye dağıtıldığını, kendisine teslim edilen paraların ise müştekilerce yüksek faiz beklentisiyle verildiğini iddia etti. Gerçek mağdurlar adına üzüldüğünü dile getiren sanık Erzan, banka kayıtlarını yazdığı ajandalarını, bankanın kendisinden aldığını öne sürdü.

    Paralar kapışılıyordu

    Duruşmada söz alan Erzan, “Parayı aldığımda bagajın kapağı açılınca kapışılıyordu. Canımla buradayım. Kim ne aldığını söylemezse gerçeği ortaya çıkaramayız. İlk fonu Semih Kaya’ya söyledim. Ben bir süre sonra daha fazla faiz isteyenlere para yetiştirmeye çalıştım” dedi. Semih Kaya ise, “Erzan’dan 3.5 milyon dolar parça parça para aldım. Aldıklarımın hepsini Denizbank hesabına yatırdım” dedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Fon vurgunu büyüyor: Seçil Erzan bu köyü de yaktı!

    Fon vurgunu büyüyor: Seçil Erzan bu köyü de yaktı!

    Futbolcuların milyon dolarlar kaptırdığı vurgunda tutuklu banka müdiresi Seçil Erzan’ın ‘çantacı’sı Nazlı Can’ın köyünden de paralar topladığı ortaya çıktı. Köylülerin kimi tarlasını, traktörünü satıp kimi de kredi çekip parasını ‘gizli fona’ vermiş.

    Türkiye’nin gündemine oturan milyon dolarlık gizli fon vurgunun izini sürdük, savcılıkta ismi geçenlere ulaşmak için çıktığımız yolda ilginç bilgilere ulaştık. Davanın 7 sanığından biri olan ve tutuklu banka müdürü Seçil Erzan’ın çantacısı olarak bilinen Nazlı Can’ın yaşadığı Tekirdağ’ın Kapaklı İlçesi’nin Yanıkağıl Köyü’ne gittik. Fona birikimlerini kaptıranların sadece ünlü futbolcular ve iş adamlarıyla sınırlı olmadığını; tarlasını, traktörünü satan, kredi çeken köylülerin de para kaptırdığını öğrendik. Sistem aynı şekilde işliyordu. Seçil Erzan’ın çocukluk arkadaşı da olan Nazlı Can, köylülerden topladığı paralar karşılığında iddianamedekilere benzer şekilde ‘Falanca teyzeden şu kadar para aldım’ yazılı kağıtlar vermiş.

    “BİR HAFTADIR KÖYDE”

    Büyük bir sessizliğin yaşandığı köyde ilk muhtarlığa uğradık. Muhtar Yücel Başaran, konuşmak istemese de kayıtsız kalamadı, bizimle şu bilgileri paylaştı: “Nazlı Can, tahliye olduktan sonra köye geldi, daha bir hafta oldu. Yeğeni de ‘çantacılık’ yaparak para taşımış. Nazlı hep burada ikamet etti. Seçil Erzan’la hem çocukluk arkadaşı, hem de uzaktan akrabalar. Seçil de buralı, ikisinin de aileleri akrabaları burada yaşıyor ama Seçil köye Nazlı’nın yanına sayılı geldi. Bizim de Nazlı tutuklanınca olaydan haberimiz oldu.”

    “SIK SIK İSVİÇRE’YE GİTTİ”

    “Parayı İsviçre’ye götürdükleri söyleniyor. Biz de biliyoruz İsviçre’ye çok fazla gidip geldiklerini, gezmek için bile olsa o kadar çok gidilmez. Benim çiftliğim var, Nazlı’nın kuzeni veteriner, onunla çalışıyoruz, maddi durumları da gayet iyi. Onunla konuştum. ‘Aramız zaten çok iyi değil kendisiyle. Benden hiç para istemedi, haberim olsaydı belki verirdim’ dedi. Bana da hiç gelmedi. Yaşam standartlarında bayağı değişiklikler olduğunu görüyorduk. Seçil’le ilgili olduğunu tahmin ediyorduk ama bu kadarını beklemiyorduk. Nazlı burada bir fabrikada çalışıyordu, oradan emekli oldu. Herhangi bir işi yok.”

    “ÇANTACILIK YAPIYORDU”

    Muhtarlıktan ayrılıp, köylülerle konuşmak için kahve kahve, sokak sokak dolaştık. Attığımız her adımın köylülerin birbirine haber verdiğini gördük. Büyük suskunluk; herkesin her şeyden haberi olduğunu ve konuşmamak için anlaştıkları izlenimini veriyordu. İsminin yazılmasını istemeyen köylülerden biri, “Burada zengin köylü yok, hepsi fakir. Zaten bu köyde para veren varsa kâr etse de söylemez, kaybetse de başına bir şey gelmesinden korktuğu için söylemez. Nazlı’nın babası pandemide vefat etti. Biz de bir ay önce televizyondan gördüğümüz kadarını biliyoruz. Bu köyde değil ama Çorlu’da bir otomotiv bayiinin müdürü para verip, faiziyle geri almış. Aynı şekilde fondan kâr eden ünlü bir de kuyumcu varmış. Çorlu’da Seçil’in para ilişkileri incelenmeli.”

    NAZLI CAN’IN EVİNE GİTTİK

    Uğradığımız kahvelerden birinde konuşmaya çalıştığımız iki köylüden biri, kapının önüne çıkıp telefonla konuştu. Daha sonra bize, “Nazlı’nın evi orası, sizi bekliyorlar” diyerek yolun karşısındaki evi gösterdi. Biz eve varmadan, binanın arkasından dolanıp eve girenler oldu. Zile bastık, bir adamla bir kadın karşıladı. Kadın, “Nazlı burada değil, gidin buralardan” diyerek bizi uzaklaştırdı. Sonrasında Nazlı Can’ın avukatı Hikmet Can’ı aradık. Avukat Can, sorularımıza cevap vermek yerine köyde olmamızdan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi, “Köyde ne işin var?” diye sordu. Ondan izinsiz oralarda dolaşamayacığımızı ima ediyordu.

    “PARA DOLU ÇANTAYI TAŞIRKEN ZORLANDIM”

    Seçil Erzan’a, 2 milyon 720 bin dolar kaptıran iş insanı Mert Zeydanlı, “Erzan’a bankanın markası yüzünden güvendim, para dolu çantayı taşırken zorlandım’ dedi.

    Futbolcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 18 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen DenizBank’ın eski şube müdürü Seçil Erzan’ın davasında yeni mağdur ortaya çıktı. İdianamede, iş insanı müşteki Mert Zeydanlı’nın, Erzan’a 2 milyon 720 bin dolar verdiği ancak bu zamana kadar Erzan’ın parasını geri vermediği belirtildi. Zeydanlı ifadesinde şunları söyledi: “Bu fona sadece Fatih Terim’in para yatırabildiğini ama ailesinin de fona Terim üzerinden para yatırabildiğini söyledi. Örnek olarak Müfit Erkasap’ın eşi Nur Erkasap’ı gösterdi. Nur Erkasap’ı aradım, kendisi ile ertesi gün şubede Seçil Erzan’ın odasında buluşmak üzere sözleştik. Ertesi gün 1 milyon 525 bin dolar para dolu çantayı Nur Erkasap’ın yanında Erzan’a verdim. Çanta çok ağırdır, ben bile o çantayı üst kata çıkarırken zorlandım. Çantayı arabaya kadar benim taşımamı istedi.’

    ‘ÖDEMELERİ BANKADA YAPTIM’

    Paranın akıbetini sorduğunda Erzan’ın kendisini oyaladığını belirten Zeydanlı, “Parayı elden teslim ettim, ödemeler hep banka içerisindeydi. Ödemeler için Erzan’dan belge almadım. Yatırımcısı gizli olan bir fona dışarıdan yatırdığım paraya dekont verilmesi zaten mümkün olmazdı. Verselerdi ben şaşırırdım. Bana Erzan’ın anlattığı Fatih Terim adına kurulmuş minimum 25 milyon dolarlık özel fon olduğu ve bankanın müdürü olduğu için güvendim. Erzan’a bankanın markası yüzünden güvendim, kendisine güvenerek ödeme yapmadım’ dedi.

    FUTBOLCULARIN PARALARI KÖYLÜLERDEN!

    Nazlı Can, Seçil Erzan’ın savcılığa verdiği listede 600 bin dolarla para kaptıran isimler arasında görünüyordu. Bu paranın Nazlı Can’ın köylülerden topladığı para olduğu iddia ediliyor. Fona milyon dolarlar kaptıran bazı futbolculara geri ödemenin de köylülerden alınan paralarla yapıldığı ileri sürülüyor.

    YARGI GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARACAK

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, futbol camiasının ve iş insanlarının dolandırıcılığı yüksek gelir vadeden gizli fon olayına ilişkin, “7 sanık ve 18 müşteki var. Bu iddianame İstanbul 41. Ağır ceza mahkemesince kabul edildi. İkinci duruşma 12 Ocak’ta gerçekleştirilecek. Yargı elbette iddiaları araştıracak. Kimler suçlu kimler suçsuz ortaya çıkacaktır” dedi.

    SPK: FON DEĞİL DOLANDIRICILIK

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 80 maddelik torba kanun teklifinin görüşmelerinde milletvekilleri, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül’e ‘Fatih Terim Fonu’ olarak bilinen ve futbol dünyasından birçok kişinin yüksek getiri vaadiyle dolandırıldığı soruşturmayı sordu. Gönül “Söz konusu olay bir dolandırıcılık olayı ve Sermaye Piyasası mevzuatına tabi olmayan, fon adı geçmesi bizim mevzuatımıza tabi olmayan bir dolandırıcılık olayı” dedi.

    KUYUMCUDAN 750 BİN DOLAR ALDI

    Seçil Erzan ifadesinde, “Çorlu’da pırlantacı olan Ömer Kahraman da fon vaad ettiğim kişilerdendir. Hatta Ömer, bana vereceği paraları Nazlı’ya teslim etmiştir. Buna ilişkin görsel benim telefonumda yer almaktadır. Nazlı da tam hatırlamamakla birlikte Ömer’den aldığı 750 bin dolar tutarındaki parayı bana getirmiştir. Fakat bu paranın yarısını ödedim, yarısını ödeyemedim” diye konuşmuştu.

    ‘ZAMAN ZAMAN PARA ALDIM’

    İlk duruşmada tahliye edilen Nazlı Can ise ifadesinde, “Zaman zaman birilerinden para almışlığım bu şekilde olmuştur. Daha doğrusu tek başıma sadece bir kez Çorlu’da pırlantacıdan para alıp Seçil’e teslim ettim. Bunun dışında tek başıma kimseden para almadım. Seçil ile birlikte gittiğimizde de parayı her zaman Seçil teslim almıştır. Seçil’in kime ne vaatte bulunduğunu bilmiyorum. Ben kimseyi dolandırmadım” demişti.

    ZABITA AMİRİ 500 BİN DOLARINI KAPTIRMIŞ

    Fon dolandırıcılığının bir kolu da Çorlu’ya uzandı. Seçil Erzan’ın dolandırdığı kişilerden biri olan Hüseyin Eligül’ün, Çorlu Belediyesi’nde zabıta amiri olarak çalıştığı ortaya çıktı. Eligül’ün, Seçil Erzan’a 500 bin dolar verdiği belirlendi. Parasının bir kısmını alamadığını belirten Eligül, ifadesinde Seçil Erzan’ı suçladı. Seçil Erzan’ı 30 yıldır tanıdığını belirten Eligül, “Kendisi bana özel bankacılık faaliyetlerinden bahsederek bu faizlerden yararlanabileceğimi söyledi. Seçil’e güvenerek birden çok kez fona yatırması için para verdim, fakat bana parayı parça parça geri verdi, bir kısmını da vermedi” dedi. Eşi Sermin Eligül’ün, Seçil Erzan’ın annesi rahatsız olduğu için onun Bozcaada’daki evinde kaldığını söyleyen Hüseyin Eligül, “Seçil, bir emaneti getirmem için rica etti. Bozcaada’da bir mimardan poşet içerisine sarılı bir şey aldım emaneti kendisine teslim ettim” dedi. Kendisine para veren kişinin mimar İbrahim Kocabaldır olduğunu kaydeden Eligül, bu kişinin de paralarını alamadığını söyledi.

    KAYNAK: AKŞAM / YELİZ COŞKUN

    Kaynak: Haber7.com

  • Fon vurgununu büyüyor: Seçil Erzan bu köyü de yaktı!

    Fon vurgununu büyüyor: Seçil Erzan bu köyü de yaktı!

    Futbolcuların milyon dolarlar kaptırdığı vurgunda tutuklu banka müdiresi Seçil Erzan’ın ‘çantacı’sı Nazlı Can’ın köyünden de paralar topladığı ortaya çıktı. Köylülerin kimi tarlasını, traktörünü satıp kimi de kredi çekip parasını ‘gizli fona’ vermiş.

    Türkiye’nin gündemine oturan milyon dolarlık gizli fon vurgunun izini sürdük, savcılıkta ismi geçenlere ulaşmak için çıktığımız yolda ilginç bilgilere ulaştık. Davanın 7 sanığından biri olan ve tutuklu banka müdürü Seçil Erzan’ın çantacısı olarak bilinen Nazlı Can’ın yaşadığı Tekirdağ’ın Kapaklı İlçesi’nin Yanıkağıl Köyü’ne gittik. Fona birikimlerini kaptıranların sadece ünlü futbolcular ve iş adamlarıyla sınırlı olmadığını; tarlasını, traktörünü satan, kredi çeken köylülerin de para kaptırdığını öğrendik. Sistem aynı şekilde işliyordu. Seçil Erzan’ın çocukluk arkadaşı da olan Nazlı Can, köylülerden topladığı paralar karşılığında iddianamedekilere benzer şekilde ‘Falanca teyzeden şu kadar para aldım’ yazılı kağıtlar vermiş.

    “BİR HAFTADIR KÖYDE”

    Büyük bir sessizliğin yaşandığı köyde ilk muhtarlığa uğradık. Muhtar Yücel Başaran, konuşmak istemese de kayıtsız kalamadı, bizimle şu bilgileri paylaştı: “Nazlı Can, tahliye olduktan sonra köye geldi, daha bir hafta oldu. Yeğeni de ‘çantacılık’ yaparak para taşımış. Nazlı hep burada ikamet etti. Seçil Erzan’la hem çocukluk arkadaşı, hem de uzaktan akrabalar. Seçil de buralı, ikisinin de aileleri akrabaları burada yaşıyor ama Seçil köye Nazlı’nın yanına sayılı geldi. Bizim de Nazlı tutuklanınca olaydan haberimiz oldu.”

    “SIK SIK İSVİÇRE’YE GİTTİ”

    “Parayı İsviçre’ye götürdükleri söyleniyor. Biz de biliyoruz İsviçre’ye çok fazla gidip geldiklerini, gezmek için bile olsa o kadar çok gidilmez. Benim çiftliğim var, Nazlı’nın kuzeni veteriner, onunla çalışıyoruz, maddi durumları da gayet iyi. Onunla konuştum. ‘Aramız zaten çok iyi değil kendisiyle. Benden hiç para istemedi, haberim olsaydı belki verirdim’ dedi. Bana da hiç gelmedi. Yaşam standartlarında bayağı değişiklikler olduğunu görüyorduk. Seçil’le ilgili olduğunu tahmin ediyorduk ama bu kadarını beklemiyorduk. Nazlı burada bir fabrikada çalışıyordu, oradan emekli oldu. Herhangi bir işi yok.”

    “ÇANTACILIK YAPIYORDU”

    Muhtarlıktan ayrılıp, köylülerle konuşmak için kahve kahve, sokak sokak dolaştık. Attığımız her adımın köylülerin birbirine haber verdiğini gördük. Büyük suskunluk; herkesin her şeyden haberi olduğunu ve konuşmamak için anlaştıkları izlenimini veriyordu. İsminin yazılmasını istemeyen köylülerden biri, “Burada zengin köylü yok, hepsi fakir. Zaten bu köyde para veren varsa kâr etse de söylemez, kaybetse de başına bir şey gelmesinden korktuğu için söylemez. Nazlı’nın babası pandemide vefat etti. Biz de bir ay önce televizyondan gördüğümüz kadarını biliyoruz. Bu köyde değil ama Çorlu’da bir otomotiv bayiinin müdürü para verip, faiziyle geri almış. Aynı şekilde fondan kâr eden ünlü bir de kuyumcu varmış. Çorlu’da Seçil’in para ilişkileri incelenmeli.”

    NAZLI CAN’IN EVİNE GİTTİK

    Uğradığımız kahvelerden birinde konuşmaya çalıştığımız iki köylüden biri, kapının önüne çıkıp telefonla konuştu. Daha sonra bize, “Nazlı’nın evi orası, sizi bekliyorlar” diyerek yolun karşısındaki evi gösterdi. Biz eve varmadan, binanın arkasından dolanıp eve girenler oldu. Zile bastık, bir adamla bir kadın karşıladı. Kadın, “Nazlı burada değil, gidin buralardan” diyerek bizi uzaklaştırdı. Sonrasında Nazlı Can’ın avukatı Hikmet Can’ı aradık. Avukat Can, sorularımıza cevap vermek yerine köyde olmamızdan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi, “Köyde ne işin var?” diye sordu. Ondan izinsiz oralarda dolaşamayacığımızı ima ediyordu.

    “PARA DOLU ÇANTAYI TAŞIRKEN ZORLANDIM”

    Seçil Erzan’a, 2 milyon 720 bin dolar kaptıran iş insanı Mert Zeydanlı, “Erzan’a bankanın markası yüzünden güvendim, para dolu çantayı taşırken zorlandım’ dedi.

    Futbolcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 18 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen DenizBank’ın eski şube müdürü Seçil Erzan’ın davasında yeni mağdur ortaya çıktı. İdianamede, iş insanı müşteki Mert Zeydanlı’nın, Erzan’a 2 milyon 720 bin dolar verdiği ancak bu zamana kadar Erzan’ın parasını geri vermediği belirtildi. Zeydanlı ifadesinde şunları söyledi: “Bu fona sadece Fatih Terim’in para yatırabildiğini ama ailesinin de fona Terim üzerinden para yatırabildiğini söyledi. Örnek olarak Müfit Erkasap’ın eşi Nur Erkasap’ı gösterdi. Nur Erkasap’ı aradım, kendisi ile ertesi gün şubede Seçil Erzan’ın odasında buluşmak üzere sözleştik. Ertesi gün 1 milyon 525 bin dolar para dolu çantayı Nur Erkasap’ın yanında Erzan’a verdim. Çanta çok ağırdır, ben bile o çantayı üst kata çıkarırken zorlandım. Çantayı arabaya kadar benim taşımamı istedi.’

    ‘ÖDEMELERİ BANKADA YAPTIM’

    Paranın akıbetini sorduğunda Erzan’ın kendisini oyaladığını belirten Zeydanlı, “Parayı elden teslim ettim, ödemeler hep banka içerisindeydi. Ödemeler için Erzan’dan belge almadım. Yatırımcısı gizli olan bir fona dışarıdan yatırdığım paraya dekont verilmesi zaten mümkün olmazdı. Verselerdi ben şaşırırdım. Bana Erzan’ın anlattığı Fatih Terim adına kurulmuş minimum 25 milyon dolarlık özel fon olduğu ve bankanın müdürü olduğu için güvendim. Erzan’a bankanın markası yüzünden güvendim, kendisine güvenerek ödeme yapmadım’ dedi.

    FUTBOLCULARIN PARALARI KÖYLÜLERDEN!

    Nazlı Can, Seçil Erzan’ın savcılığa verdiği listede 600 bin dolarla para kaptıran isimler arasında görünüyordu. Bu paranın Nazlı Can’ın köylülerden topladığı para olduğu iddia ediliyor. Fona milyon dolarlar kaptıran bazı futbolculara geri ödemenin de köylülerden alınan paralarla yapıldığı ileri sürülüyor.

    YARGI GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARACAK

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, futbol camiasının ve iş insanlarının dolandırıcılığı yüksek gelir vadeden gizli fon olayına ilişkin, “7 sanık ve 18 müşteki var. Bu iddianame İstanbul 41. Ağır ceza mahkemesince kabul edildi. İkinci duruşma 12 Ocak’ta gerçekleştirilecek. Yargı elbette iddiaları araştıracak. Kimler suçlu kimler suçsuz ortaya çıkacaktır” dedi.

    SPK: FON DEĞİL DOLANDIRICILIK

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 80 maddelik torba kanun teklifinin görüşmelerinde milletvekilleri, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül’e ‘Fatih Terim Fonu’ olarak bilinen ve futbol dünyasından birçok kişinin yüksek getiri vaadiyle dolandırıldığı soruşturmayı sordu. Gönül “Söz konusu olay bir dolandırıcılık olayı ve Sermaye Piyasası mevzuatına tabi olmayan, fon adı geçmesi bizim mevzuatımıza tabi olmayan bir dolandırıcılık olayı” dedi.

    KUYUMCUDAN 750 BİN DOLAR ALDI

    Seçil Erzan ifadesinde, “Çorlu’da pırlantacı olan Ömer Kahraman da fon vaad ettiğim kişilerdendir. Hatta Ömer, bana vereceği paraları Nazlı’ya teslim etmiştir. Buna ilişkin görsel benim telefonumda yer almaktadır. Nazlı da tam hatırlamamakla birlikte Ömer’den aldığı 750 bin dolar tutarındaki parayı bana getirmiştir. Fakat bu paranın yarısını ödedim, yarısını ödeyemedim” diye konuşmuştu.

    ‘ZAMAN ZAMAN PARA ALDIM’

    İlk duruşmada tahliye edilen Nazlı Can ise ifadesinde, “Zaman zaman birilerinden para almışlığım bu şekilde olmuştur. Daha doğrusu tek başıma sadece bir kez Çorlu’da pırlantacıdan para alıp Seçil’e teslim ettim. Bunun dışında tek başıma kimseden para almadım. Seçil ile birlikte gittiğimizde de parayı her zaman Seçil teslim almıştır. Seçil’in kime ne vaatte bulunduğunu bilmiyorum. Ben kimseyi dolandırmadım” demişti.

    ZABITA AMİRİ 500 BİN DOLARINI KAPTIRMIŞ

    Fon dolandırıcılığının bir kolu da Çorlu’ya uzandı. Seçil Erzan’ın dolandırdığı kişilerden biri olan Hüseyin Eligül’ün, Çorlu Belediyesi’nde zabıta amiri olarak çalıştığı ortaya çıktı. Eligül’ün, Seçil Erzan’a 500 bin dolar verdiği belirlendi. Parasının bir kısmını alamadığını belirten Eligül, ifadesinde Seçil Erzan’ı suçladı. Seçil Erzan’ı 30 yıldır tanıdığını belirten Eligül, “Kendisi bana özel bankacılık faaliyetlerinden bahsederek bu faizlerden yararlanabileceğimi söyledi. Seçil’e güvenerek birden çok kez fona yatırması için para verdim, fakat bana parayı parça parça geri verdi, bir kısmını da vermedi” dedi. Eşi Sermin Eligül’ün, Seçil Erzan’ın annesi rahatsız olduğu için onun Bozcaada’daki evinde kaldığını söyleyen Hüseyin Eligül, “Seçil, bir emaneti getirmem için rica etti. Bozcaada’da bir mimardan poşet içerisine sarılı bir şey aldım emaneti kendisine teslim ettim” dedi. Kendisine para veren kişinin mimar İbrahim Kocabaldır olduğunu kaydeden Eligül, bu kişinin de paralarını alamadığını söyledi.

    KAYNAK: AKŞAM / YELİZ COŞKUN

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com