Etiket: Türkiye’ye

  • Tek hayalimiz Özgür Filistin

    Tek hayalimiz Özgür Filistin

    Gazze’den Türkiye’ye getirilen Filistinliler, yaşadıkları acıların yaralarını sarmaya çalışıyor. El Ariş’ten Türkiye’ye sevk edilen ve tedavisi tamamlanan 13 hasta ve 13 refakatçi Kızılay’a ait misafirhanede kalıyor. İlk misafirler 27 Aralık’ta ağırlanmaya başlandı. Misafirhanede oluşturulan çocuk dostu alanlarda savaşın izleri silinmeye çalışılıyor. Günde 3 öğün yemek hizmeti sunuluyor. Aşçılar Gazzeliler için yöresel lezzetler yapıyor. Misafirhanede önümüzdeki haftadan itibaren Türkçe eğitimi de başlayacak. Hastaneden taburcu edilenler bu misafirhaneye alınıyor.

    ÖNÜMÜZ BİLİNMEZLİK

    Tedavi süreçlerini ve yaşadıklarını Yeni Şafak’a anlatan Gazzeli misafirler, ‘Özgür Filistin’ mesajı verdi. 2 aylık oğlunu geçtiğimiz hafta Türkiye’de toprağa veren anne Dua Mutasım Muhamed Matar, “4 kişilik çekirdek ailemiz bir düzen içerisinde yaşıyorduk. Savaş başladı. Oğlumun tümör olduğunu öğrendik. Hastane servis dışı kalınca Türkiye’ye getirildik” dedi. Oğlunun Etlik Şehir Hastanesi’nde servise alındığını söyleyen Matar, “2 haftalık yoğun bakım sonrası oğlum vefat etti. Oğlumu Gazze’ye götürüp gömmek istedim ama mümkün olmadığı söylendi. Burada gömmek zorunda kaldık. Oğlum sadece 2 aylıktı. Diğer çocuğum, eşim, annem, babam Gazze’de. Yurduma dönmek istiyorum ama önümüzde bir bilinmezlik var. Türkiye’nin iyiliğini asla unutmayacağım” diye konuştu. İsrail bombardımanında kızını ve damadını kaybeden Javaher Nasır Muhammed, torununun tedavisi için refakatçi olarak Türkiye’ye geldi.

    İLAÇ YETERSİZLİĞİNDEN TEDAVİ EDİLEMEDİ

    Muhammed, “Kızının evine bomba atıldı dediler. Öldüklerini öğrendim. Torunum Alma beyin kanaması geçirdi, omzu ve çenesi kırıldı, göz siniri de zarar gördü. Sevk edilmesi gerektiğini söylediler. Türkiye’ye geldiğimizde hemen tedaviyi başlattılar. 1 ay sonra bu merkeze geldik. Alma’nın durumu daha iyi” şeklinde konuştu. Muhammed, “Orada bir hayatımız kalmadı. Şu an için geleceğimizi kestiremiyorum. Zulme direndik. Gazze bizimdir, bizim kalacak. Pes etmeyeceğiz. 22 Arap ülkesi her şeyi görüyor ama biz onları yanımızda göremiyoruz. Dünyaya sesleniyoruz, yanımızda olun. Türkiye’ye teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Javaher Nasır Muhammed’in torunu, 11 yaşındaki Alma, tek hayalinin Filistin’in zulümden kurtulması olduğunu söyledi. Alma, “Arap ülkeleri sessiz kalmasın artık. Filistin’e desteklerini göstersinler. Türkiye, Yemen ve Mısır bizi destekliyor. Onlara teşekkür ederim. Bu üç ülkeden başka hiçbir ülke bizimle durmadı. Bizi oradan çıkardıkları için teşekkür ederim. Arabistan kralının bize tek desteği kefen göndermek oldu.”

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Elhamdülillah oğlumla Türkiye’deyiz dedim

    Elhamdülillah oğlumla Türkiye’deyiz dedim

    İsrail’in kadın çocuk demeden aralıksız sürdürdüğü insanlık dışı saldırılarının ardından Türkiye’ye getirilen Muhammed El Nemnem, uçaktan iner inmez yaptığı şükür secdesiyle hafızalara kazındı. Savaşın ilk başladığı dakikalarda evinde olan Nemnem, “Sahile İsrail bomba attı. Bomba attıktan sonra 13 kişi şehit oldu. Benim çocuğum Amir saldırılarda yaralandı. 18 gün yoğun bakımda kaldı. 18 gün yoğun bakımda kaldı. Sonra Gazze’de başka bir hastaneye gittik. Orada üç gün kaldık. Sonra bir haber geldi. Türkiye’ye gideceğimizi daha iyi bir tedavi olacağımızı söylediler. Türkiye’ye iner inmez hemen şükür secdesi yaptım.O secdede eşim, çocuklarım ve tüm ailem için, Gazze için dua ettim” dedi.

    VATANA DÖNECEĞİZ

    Türkiye’nin kendilerine yardım elini uzattığını ifade eden Nemnem, “İnşallah, çocuğum iyi olduktan sonra, savaş biterse vatana döneceğiz. İlk bomba atıldığında evimiz yıkıldı, toz duman oldu. Evimiz yıkıldıktan sonra ölülerimizi ve sağ kalanları çıkardık. Oğlumun nefes aldığını söyledim. Bir araç bulup Al Awda Hastanesi’ne götürdüler. Kafatası kırığı ve kanaması var, dediler” diye anlattı. Acılı baba, çocuğun 18 gündür hiçbir şey hatırlamadığını ifade etti. İsrail askerlerinin o süreçte hastaneyi kuşattığını söyleyen Nemnem, “Dışarı çıkmamızı yasakladılar. Hiçbir şey yok, tedavi yok, ilgilenen kimse yok. Daha kötü durumda hastalar vardı. Hastalarda kötü kokular ve kurtçuklar çıkıyordu. Sonra Gazze Kızılayı’yla koordineli bizi Nasır Hastanesi’ne sevk ettiler. Bizi oradan da başka bir ülkeye sevk edeceklerini söylediler. Sonra Türkiye’yi seçmişler, Türkiye’deki tedavi imkanları çok iyi, buraya geleceğimizi duyunca çok sevindim” şeklinde konuştu.

    GAZZE İÇİN DUA ETTİM

    Baba Nemnem, sözlerini şöyle sürdürdü: “Secde sebebim, oğlum ile birlikte Türkiye’ye ulaşmamız. İkincisi, Allah eşimi, çocuklarımı, ailemi ve Gazze halkını koruyor. Elhamdülillah Türkiye’ye ulaştık. Hükümet bizimle ilgileniyor. Allah’a şükür ettim. Türkiye bizim ikinci ülkemiz. Türk halkına teşekkür ediyorum. Dilerim desteklerini devam ettirirler ve yanımızda olurlar. İnşallah iyileştikten sonra savaştan sonra ülkemize geri döneceğiz.” Gazze’de imkansız hale gelen sağlık hizmetlerinin ardından Ankara Şehir Hastanesi’ne gelen Nemnem, “Bu hastanede çocuğumla çok ilgilendiler. 3-4 gündür çok iyi tedavi uyguluyorlar. İnşallah yaralanmadan önceki gibi iyi olacak” dedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com