Etiket: Üniversitesi

  • Mehmet Âkif Ersoy 150. doğum yıldönümünde Türk Dünyası ve Balkanlarda da anılıyor

    Mehmet Âkif Ersoy 150. doğum yıldönümünde Türk Dünyası ve Balkanlarda da anılıyor

    Kurulduğu 1978 yılından bu yana Âkif’in, tanınması, hatırlanması ve anılması amacıyla ülkemizin dört bir yanında çok sayıda sempozyumlar, paneller düzenleyen, eserler neşreden Türkiye Yazarlar Birliği, şimdi de Türk Dünyası ve Balkanlarda da şairimizin anılması amacıyla bilgi şölenleri düzenliyor.

    Bilgi şöleninin ilki; Âkif’in annesinin memleketi Özbekistan’da Buhara Devlet Üniversitesi’nde yapıldı .

    22 Kasım 2023 tarihinde Özbekistan’ın Buhara şehrinde başlayan ve iki gün süren programa TYB kurucu ve şeref Başkanı D. Mehmet Doğan, TYB Genel Başkanı ve ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Türkiye’den ve Türk dünyasından Âkif üzerine eserleri bulunan akademisyenler, yazar ve düşünce adamları katıldı.

    Programın açılış dersini veren D. Mehmet Doğan yaptığı konuşmada, “ Mehmed Âkif’in Safahat isimli şiir külliyatında Buhara birçok yerde zikredilen bir isimdir. Ve biz bugün Mehmed Âkif’i Buhara’da 150. yaşında yâd ediyoruz. Sırf şiirlerinde Buhara’da bahsettiği için mi? Onun için “Buharalı” desek yeri var. Annesi Emine Şerif’e Hanım, Buhara’dan Türkiye’ye göçüp Tokat vilayetine yerleşmiş bir aileden. Onu annesinin vatanında anmak, Türkiye Yazarlar Birliği’nin programında yıllardır vardı, bugün büyük şairimizi burada yâd etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Böyle bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde emeği geçen, desteği ve katkısı olan kurum ve kuruluşlara ve kişilere teşekkürlerimizi sunuyoruz. Böylece batıdan doğuya 4 bin kilometrelik bir yol katederek burada büyük şairimize vefamızı gösteriyoruz. Bir asır önce, 1910’lu-20’li yıllarda Türkiye ve Türkistan edebî ve fikrî ilişkileri, diyebiliriz ki, bugünden daha gelişkindi. 19. asrın sonunda Gaspıralı İsmail’in Tercüman gazetesi bu geniş coğrafyaları uyandıran bir tesir meydana getirmişti. “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarının bu geniş coğrafyalarda yankılanmasından sonra bilhassa Azerbaycan ve Türkiye’de yayınlanan iki gazete-dergi bu tesiri devam ettirmiştir.” dedi.

    TYB Genel Başkanı Arıcan’da yaptığı konuşmada, “Mehmet Akif Ersoy, kayıp medeniyet dediğimiz bu toprakların, bu coğrafyanın aslına, özüne yeniden dönmesini istiyordu. İşte, Özbekistan’ın bağımsız bir devlet olması, Buhara’nın yeniden ilmin, irfanın, sanatın, edebiyatın merkezi olmasını diliyordu. Biz şuan Âkif adına buralara geldik ve burada yeniden o Akif’in özlemini çektiği ilmin yeniden yeşerdiğini görüyoruz. Dünya’ya yeniden bir medeniyetin buradan doğacağını görüyoruz ve buna inanıyoruz.” diye konuştu.

    Türk Dünyasının edebiyatçılarını, düşünce adamlarını anmamız, anlatmamız ve yeni nesillere de tanıtmamız gerekir” diye konuşan Arıcan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Âkif; Buhara Şehrinden Anadolu’ya göç eden bir aileye mensup Emine Şerife Hanım’la evlenmesi Türkistan kültürünü, Kosovalı babasından Balkan kültürünü ve doğup büyüdüğü İstanbul’dan Türk-İslam kültürünü almış ve geleceğe iz bırakan bir hayat yaşamıştır. Ayrıca, Türk-İslam dünyasıyla ilgilenmesinde ve edebi şahsiyetinin oluşmasında anne ve babası büyük rol oynamıştır.”

    Bilgi şöleninde, Buhara Vali Yardımcısı Tilavov Sherzad Beshimovich, TÜRKSOY Yazarlar Birliği Genel Koordinatörü Murat Kahraman, Buhara Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Obidijon Xamidov, Buhara Devlet Tıp Üniversitesi Rektör Yardımcısı Lazic Niyazov, ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Aynur Feyzioğlu da konuştu.

    TC. Kültür Bakanlığı, ASBÜ, Özbekistan Medeniyet Nazırlığı, TİKA, Buhara Devlet Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Mehmet Akif İnan Vakfı, Burdur Mehmet Âkif Ersoy Üniversitesi, İçişleri Bakanlığı – Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi, Yunus Emre Enstitüsü, ADAM Vakfı iş birliği ile düzenlenecek bilgi şölenleri:

    * 26-30 Kasım 2023 tarihleri arasında; Azerbaycan – Bakü’de,

    * 19-24 Aralık 2023 tarihleri arasında; Kosova’da,

    * 22-24 Aralık 2023 tarihleri arasında; Burdur’da,

    * 27-28 Aralık 2023 tarihleri arasında; Ankara’da.

    Programlara, Türkiye’den, Balkanlar’dan ve Türk Dünyasından Âkif üzerine araştırmalar yapan bilim adamları, akademisyenler, eserler veren yazarlar konuşmacı olarak katılıyorlar ve bilgi şöleninde Âkif’in hayatı, eserleri, düşünce dünyası, Milli Mücadeledeki rolü ve Türk – İslam dünyasına ilişkin görüş ve düşünceleri konuşuluyor.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Konya’da akademisyenler İsrail zulmüne karşı yürüdü

    Konya’da akademisyenler İsrail zulmüne karşı yürüdü

    Konya’da faaliyet gösteren Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ), Selçuk Üniversitesi, Konya Teknik Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi akademisyenleri Gazze’de yaşanan insanlık dramına tepki vererek Filistin halkının yanında olduklarını göstermek amacıyla “Gazze’ye Destek Yürüyüşü” gerçekleştirdi.

    Kılıçarslan Meydanı’nda başlayan yürüyüş, Mevlana Meydanı’nda yapılan basın açıklamasıyla son buldu.

    Yürüyüşte Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Aksoy, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, Konya Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Fevzi Rifat Ortaç da yer aldı. Etkinlikte bütün üniversiteler ve akademisyenleri adına konuşan NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, “Tarihi; katliam ve ayrımcılıktan ibaret olan İsrail terör devleti, 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye yönelik alçak ve ahlaksız saldırılarını sürdürüyor. Bu hunharca saldırılar sonucunda bugüne kadar 13 bini aşkın Filistinli yaşamını yitirdi. Yaşamını yitirenlerin üçte ikisinden fazlası çocuklardan, kadınlardan, yaşlılardan ve hastanede tedavi görürken bombalara maruz kalan insanlardan oluşuyor. Gazzeliler tarifsiz, akıl almaz acılar içinde! Akıl ve vicdan sahibi insanlar, feryat içinde! Yeryüzünün propaganda makinaları, bu şiddet düşkünü anormal devletin katliamlarını meşru müdafaa olarak göstermekten utanmıyor. Sözde insan hakları savunucusu Batı, ateşkes çağrılarını engelliyor, İsrail’e etkin bir biçimde silah ve siyasi destek veriyor, akıl almaz bir tutum içinde Filistinlilerin haklarını savunan protestocuları dahi susturarak gözaltına alıyor. Zalimle mazlumu eşitleyip, zalimi aklıyorlar” dedi.

    YANLIŞ HESAP KUDÜS’TEN DÖNECEK

    Batılı ülkelerin yönetimlerinin İsrail’in esiri olduğunu vurgulayan Rektör Zorlu, “Aynı ülkelerin halklarında yaşanan uyanış ve giderek yükselen itirazlar ise bize insanlık adına umut veriyor. Filistin’e özgürlük yürüyüşleri zulme sessiz kalmayan vicdanların olduğunu gösteriyor. Tüm bu süreçte Türkiye, uluslararası alanda sorumlu iradeyi yüklenerek hem Filistin davasını dünya kamuoyunda gündemde tutmaya devam ediyor hem de Gazze’de yaşanan insanlık trajedisinin önüne geçmeye çalışıyor. Biliyoruz ki Türkiye tarihsel derinliğine doğru yol aldıkça, İsrail’in yüzeyselliği ortaya çıkıyor. Türkiye, Ortadoğu’nun toparlayıcı gücü olarak temayüz ettikçe, dünya 5’ten büyüktür dedikçe, küresel güçlerin kurduğu temeli bozuk düzenin güvensizliği ortaya çıkıyor, çiviler bir bir sökülüyor, duvarlar çatlıyor, merkezler dökülüyor. Yanlış hesap Kudüs’ten dönecek! İnşallah İsrail’in zulmü ve batının sessizliği, Müslüman coğrafyanın uyanmasına, dünyanın vicdan sahibi insanlarının gerçekleri görmesine vesile olacaktır” diye konuştu. 

    YÜREKLERİ DAĞLAYAN ÇIĞLIKLARI NASIL DUYMAZSINIZ?

    İnsan Haklarını ayaklar altına alanları, en başta bilimin reddettiğini ifade eden NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu şunları söyledi: “İsrail’in sivil Gazze halkına yönelik şiddet eylemlerine dur demenin akademik sorumluluğu olduğu bilinciyle Konya’nın beş Üniversitesi olarak düzenlediğimiz bu sessiz çığlık yürüyüşünden haykırıyoruz: İnsan Haklarını ayaklar altına alanları, en başta bilim reddeder! Önceki gün, Birleşmiş Milletler tarafından kabul ve ilan edilen dünya çocuk hakları günüydü. İsrail, binlerce çocuğu öldürdü, binlercesini yetim bıraktı. Yürekleri dağlayan çığlıkları nasıl duymazsınız? Neredesiniz çocuk hakları savunucuları, İnsan hakları savunucuları, neredesiniz? Charlie Hebdo saldırısında kol kola giren insancıl hukuk şampiyonu batılı devletler, neredesiniz? Masum insanların suyunu kesmek kaç bombaya, hastaneleri yok etmek kaç kurşuna eşittir? İnsanları aç, susuz, gıdasız, ilaçsız, havasız bırakarak ölüme terk etmekle, Holokost arasında ne fark vardır? Yıllardır abluka altında tutulan Gazze’nin dev bir mezarlığa dönüşmesini engellemek için daha kaç çocuk ölmelidir?”

    ZULME HİZMET EDENLERI ŞİDDETLE KINIYORUZ

    İsrail rejimini ve Gazze’de yaşanan zulme hizmet edenleri şiddetle kınayan Rektör Zorlu, “Sivilleri kasten öldüren, sivil yerleşim yerlerini bombalayan, şehrin alt yapı hizmetlerini, ibadethanelerini, okullarını ve hastanelerini kullanılamaz hale getiren, insanların en temel ihtiyaçlara erişimini engelleyen İsrail rejimini; işgal rejimine göz yuman, insanlık suçlarını görmezden gelen, gizli açık destek olan tüm kurum ve kuruluşları ve dahi, bu kötülüğe hizmet eden “insan”ları şiddetle kınıyoruz. Çocuklar ve insanlık onuru için, vicdanlı insanlara acil çağrımızdır: Uluslararası barış ve güvenliğin tesisi ile yükümlü olan BM Güvenlik Konseyini uluslararası barış ve güvenlik önünde engel olmayı bırakmaya ve yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz. Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni, İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçları için en hızlı şekilde soruşturma açmaya davet ediyoruz. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki Üniversiteleri, bilim insanlarını, aydınları, kültür-sanat insanlarını, kanaat önderlerini, İsrail’in sivil Gazze halkına yönelik şiddet eylemlerine son vermesi için daha güçlü bir şekilde çağrıda bulunmaya davet ediyoruz. Dünyanın vicdanlı gazetecileri, iş insanları ve tanınmış insanlarını, batılı medya kuruluşlarının meşrulaştırma yarışına girdiği vahşete dur demeye davet ediyoruz. Tüm insanlığı, İsrail’e ait, İsrail menşeili ürünlere ve bu insanlık suçuna doğrudan veya dolaylı olarak destek verdiği bilinen markaları boykot etmeye davet ediyoruz. Tüm dünya ülkelerini bu vicdansız saldırılara karşı ortak bir duruş sergilemeye, acil ateşkes ve kalıcı barış için çağrıda bulunmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. 

    GAZZELİLERIN DAİMA YANINDAYIZ!

    Gazzelilerin en doğal hakkı olan insanca yaşama ve mülkiyet haklarının korunması hususunda verdiği mücadeleye saygı ile destek verdiklerini ve daima Gazzelilerin yanında olacaklarını kaydeden Rektör Zorlu, konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: “İnsan olabilmek vicdan ister, gayret ister. Yaşanan bu vahşet karşısında tek umut, insanların, insan kalabilme gayretidir. İnsanlığın tarihinde siyahı tercih edenler de vardır. Ve onlar muhakkak tarih defterinde birer utanç vesikası olarak yer alacaklardır. İnsan için esas olan, beyazdır, barıştır, öldürmek değil yaşatmaktır! Selam olsun düşünen, insanlık için dertlenen, umut edenlere! Selam olsun çağrımızı yüreklerinde hissederek harekete geçenlere!”

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com