Kategori: Ekonomi

  • Türkiye ile Cezayir arasında doğal gaz işbirliği! Tarihi anlaşma uzatıldı

    Türkiye ile Cezayir arasında doğal gaz işbirliği! Tarihi anlaşma uzatıldı

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin, Cezayir ile mevcut sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatı anlaşmasının 3 yıl daha uzatıldığını açıkladı.

    BAKAN BAYRAKTAR: TARİHİ ANLAŞMA…

    Bayraktar açıklamasında, ”Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cezayir ziyareti kapsamında gerçekleşen Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyi İkinci Toplantısı’na katıldık. Toplantı sonrasında BOTAŞ ile Cezayir ulusal petrol ve doğal gaz şirketi Sonatrach arasında atılan imzalarla iki ülke arasında 1988 yılından beri devam eden LNG ithalat anlaşmasının süresini üç yıl daha uzattık. Bu süre içerisinde Türkiye Cezayir’den yıllık 4,4 milyar metreküp LNG almaya devam edecek. Bu tarihi anlaşmanın uzatılmasına dair ortaya konulan irade taraflar arasında köklü iş birliğini daha da güçlendirerek geleceğe taşıyacaktır.” ifadelerini kullandı.

     

    Kaynak: Haber7.com

  • AB üyesi ülkeler mali kurallara uymuyor

    AB üyesi ülkeler mali kurallara uymuyor

    AB Komisyonu, Avro Bölgesi ülkelerinin ekonomi politikalarına yönelik öneriler içeren “Avrupa Sonbahar Dönem Paketi” başlıklı çalışmasını yayımladı.

    Çalışmada, “AB ekonomisi, yüksek enflasyon ve sıkı finansman koşulları karşısında 2023’te büyüme ivmesini kaybederken, 2024’te büyümede yalnızca ılımlı bir artış bekleniyor.” ifadesi yer aldı.

    AB’nin sürdürülebilir biçimde rekabetçi kalabilmesi için üretkenlik, yeşil ve dijital dönüşüm, yaşlanma ve toplumsal kapsayıcılık konularında yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çekilen çalışmada, rahatsız edici jeopolitik gelişmeler karşısında AB’nin küresel pazarda rekabetçi kalmasının önemine işaret edildi.

    Çalışmada, ekonomi politikası koordinasyonunun çok önemli olduğu, üye ülkelerde rekabetçilik, çevresel sürdürülebilirlik, üretkenlik ve ekonomik istikrarın teşvik edileceği kaydedildi.

    İstikrar ve Büyüme Paktı’nın genel kaçış maddesinin gelecek yıl devre dışı bırakılmasının planlandığına vurgu yapılan çalışmada, maliye politikasının, ek yatırımlar için yeterli alan sağlaması, uzun vadeli büyümeyi desteklemesi, enflasyonu düşürmesi ve mali sürdürülebilirliği koruması için para politikasını desteklemesi gerektiği belirtildi.

    Almanya, İtalya, Avusturya, Lüksemburg, Letonya, Malta, Hollanda, Portekiz ve Slovakya’nın taslak bütçe planlarının AB tavsiyeleriyle tam uyumlu olmadığı kaydedilen çalışmada, Belçika, Finlandiya, Fransa ve Hırvatistan’ın ise taslak bütçe planlarının uyumsuzluk riski taşıdığı belirtildi.

    Raporda, “Avro Bölgesi ülkeleri, kamu maliyesinin sürdürülebilirliğini ve enflasyonist baskıları artırmaktan kaçınmak amacıyla, koordineli ve ihtiyatlı mali politikalar benimsemeli, enerji destek önlemlerini azaltmalıdır.” ifadesi yer aldı.

    Fransa’nın net harcama artışını kontrol etmesi ve enerji destek önlemlerini aşamalı olarak kaldırılması gerektiğine işaret edilen çalışmada, Almanya’nın ise enerji desteğinin 2024 yılında da devam ettirmek yerine mümkün olan en kısa sürede bitirmesi tavsiyesi yer aldı.

    Çalışmada, İtalya’nın enerjiyle ilgili önlemleri aşamalı olarak kaldırması ve buradan sağlayacağı kaynağı kamu maliyesini kuvvetli hale getirmek için kullanması gerektiği kaydedildi.

    AB kurallarına göre, normal şartlarda üye ülkelerin bütçe açıklarının GSYH’lerinin yüzde 3’ünü, kamu borçlarının da GSYH’lerinin yüzde 60’ını geçmemesi gerekiyor.

    Bu sınır aşıldığında uygulanacak tedbirlerin AB Komisyonu’na bildirilmesi ve etkin mücadelenin yapılması gerekiyor.

    Ancak, AB üyesi ülkeler, salgın ardından Rusya-Ukrayna savaşı ve enerji krizi nedeniyle söz konusu İstikrar ve Büyüme Paktı kurallarını askıya alma kararı almış, bütçe açıklarını ve kamu harcamalarını hızla yükseltmişti.

    ​​​​​​​AB, son dönemde yüksek kamu borcu olan üye ülkelerin bu alanda tedbirler almalarını, bütçe açıklarının da düşürülmesini istiyor.

    Kaynak: Haber7.com

  • Bakan Özhaseki: Kentsel dönüşümde önemli adımlar attık

    Bakan Özhaseki: Kentsel dönüşümde önemli adımlar attık

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Uşak programına Uşak Valisi Dr. Turan Ergün ve Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın’ı makamlarında ziyaret ederek başladı. Ziyaretlerin ardından Çarşı Uşak proje alanında Uşak Kentsel Dönüşüm İrtibat Ofisinin açılışı gerçekleştiren Bakan Özhaseki, protokol imzası ve kentsel dönüşüm yapılacak sahadaki ilk yıkım törenine katıldı.

    Törenin açılışında konuşan Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın, desteklerinden dolayı Bakan Özhaseki’ye teşekkür etti. Seçim çalışması döneminde söz verdikleri tüm projeleri hayata geçirmek için gayret gösterdiklerini belirten Başkan Çakın, bu projenin şehrin kalbi olduğunu söyleyerek bölgede yürütülecek kentsel dönüşümle yıpranmış ve eskimiş şehir merkezinin yenileneceğini aktardı.

    Uşak Valisi Turan Ergün de Çarşı Uşak projesinin detaylarını anlatarak Özhaseki’ye kente verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederek, proje tamamlandığında sadece Uşak’ın değil bütün bölgenin, birçok ziyaretçiyi ağırlayarak uğrak yerlerden birisi olacağını söyledi.

    Şehirlerin de bakıma ihtiyacı olduğunu ve günümüzdeki hızlı değişimlere ayak uydurmasını gerektiğini kaydeden Bakan Özhaseki ise, “Belediye başkanları gayret edecekler, dönüşümlerle uğraşacaklar, yenileyecekler, ihtimam gösterecekler. Zaten şehirlerin geleceği o şehirde yaşayan yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılıdır” dedi.

    Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın’ın projelere başarılı bir şekilde imza attığını ifade eden Özhaseki, “Genç başarılı bir kardeşimiz, inşallah bundan sonra da zaten başarılarını katlayarak devam ettirecek. Ben de naçizane bir ağabeyi olarak üzerime ne düşüyorsa yapmaya razıyım ve yapacağım da” diye konuştu.

    “SÖZÜMÜZ ÖZELLİKLE DE YERİNE GELSİN İSTEDİK”

    Bakan Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremi hatırlatarak iki ağır depremin ardından yeni bir projeye kolay kolay başlayamadıklarını belirterek, şöyle devam etti:

    “Neden? Neredeyse 2 milyona yakın insanımız, ya kira yardımı yapıyoruz ya konteyner kentlerde kalıyor. Şimdi siz benim yerine kendinizi koyun; şurada konteyner kentlerde yaşayan insanlar var, evi yıkılmış, sağda solda kiralarda vaziyeti idare etmeye çalışan insanlar var. Onların ihtiyaçları varken gidip bir başka yerde sıfır bir projeye başlayabilir misiniz? Emin olun başlayamazsınız. Biz de o maksatla tabii ki o bölgelere çok ağırlık veriyoruz ama burada da yıllardır söz verdiğimiz bir proje vardı. Bu projeyi başlatmak icap ediyordu. Bu sözümüz özellikle de yerine gelsin istedik.”

    Deprem bölgesindeki çalışmalardan bahseden Özhaseki, deprem bölgesinde 200 bin konutun yapımının yakın zamanda biteceğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:

    “Zaten inşallah bir ay sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın o bölgeyi ziyaretleriyle birlikte vatandaşlarımıza ev teslimine başlıyoruz. 100 bin civarında köy evlerimizi 6 ay içerisinde bitireceğiz, çelikten yapıyoruz onları da. Bu arada ‘ben yerinde dönüşüm yaparım, ben işimi yaparım’ diyen kardeşlerimize de 1,5 milyon lira civarında, eğer evi hasarluysa daha fazla bir parayı, yarısını kredi olarak yarısını da 2 sene ödemesiz, 10 sene vadeli olarak veriyoruz. Yani evlerini yapsınlar, içinde rahat etsinler diye. İnşallah 2-3 sene sonra o bölgelerdeki tüm hasarların tamamını ortadan kaldırırız.”

    “KENTSEL DÖNÜŞÜM KONUSUNDA ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK”

    Özhaseki, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunu hatırlatarak tartışmaya açık bir konu olmadığını belirterek sözleri şöyle devam etti:

    “Bundan sonra konutlarımızı sağlam yapmalıyız. Yani özellikle 2000’den önce yapılmış olan ne kadar elimizde yapı stokumuz varsa gözden geçirmeliyiz. Gücü yetenler yenileme cihetinde ellerinden geleni yapmalılar. Biz zaten Bakanlık olarak kentsel dönüşüm konusunda hem yasalar çıkarıp hem de bu tür yerlerde yardımcı olarak bu işleri yapmaya çalışıyoruz. İstiyoruz ki deprem gelmeden hazırlıklı olalım. Deprem geldiğinde de dizlerimize vurup ah edip, ağlamayalım. Onun için burada eskimiş şu dokunun yenilenmesi, değişime ayak uydurması, esnaflık yapan kardeşlerimizin daha iyi vaziyette hayatlarını sürdürmeleri elbette önemliydi. Ama bir taraftan da deprem ülkesi diye bildiğimiz bu memlekette yaptığımız konutlar sağlam olsun istiyoruz.”

    Konuşmaların ardından anlaşmaya varılan vatandaşlarla imza töreni gerçekleştirildi. Hak sahibi vatandaşlar mutabakat metnine imza attı. İmza töreninin ardından dua edilerek bölgedeki ilk yıkım yapıldı.

    Kaynak: Haber7.com

  • Ev ve araba alacaklara uyarı! Ürünü görmeden kapora yatırmayın

    Ev ve araba alacaklara uyarı! Ürünü görmeden kapora yatırmayın

    Dijitalleşmenin yaygınlaşması, küçük ya da büyük bütçeli alışverişlerin çevrimiçi platformlardan kolaylıkla yapılmasına kapı araladı.

    Bu cazip ortam da dolandırıcılık vakalarını tetikledi.

    Son dönemde dolandırıcılık vakalarının ön ödeme gerektiren ikinci el gayrimenkul ya da motorlu taşıt alım satımlarında yoğunlaştı. Dolandırıcılık vakaları gün geçtikçe artıyor.

    Karşı tarafın vaatlerine inanıp ön ödeme yapılıyor

    Taraflar birbirini hiç tanımadan ya da alacakları ürünü görmeden sosyal medya platformlarında, çevrimiçi pazaryerlerinde karşı tarafın vaatlerine inanıp ön ödeme yapabiliyor.

    Alıcılar, ürün, beklediği gibi çıkmadığında ise mağdur oluyor.

    Hatta, böyle bir ürün aslında hiç olmayabiliyor ve dolandırıcılar başkalarının varlıklarını satışa çıkarmış da olabilir.

    Gayrimenkul ya da motorlu araçlar satışlarındaki rakamlar büyük

    Böylesi dolandırıcılık vakalarının gayrimenkul ya da motorlu araçlar satışlarında gerçekleşmesi ise maddi kaybı üst seviyeye çıkarıyor.

    “Ürünü görmeden kapora vermek sakıncalı”

    Uzmanlar bu gerçekleri göze alarak, internetten emlak ve otomobil alacakları ürünü görmeden kapora vermemek açısından uyarıyor.

    Ticaret Bakanlığı da siteye sorumluluk vererek, ilan verenin gerçek kişi olmasının denetlenmesi şartını getirdi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Mısır açıklarında yeni doğal gaz keşfi

    Mısır açıklarında yeni doğal gaz keşfi

    Shell’den yapılan yazılı açıklamada, yeni rezervin Akdeniz’deki Amiriyye’nin kuzeydoğusundaki imtiyazlı bölgede bulunduğu belirtildi.

    Açıklamada, imtiyaz alanında üç kuyu açmak için yürütülen proje kapsamında ilk kuyunun sondajının tamamladığı, toplam gaz rezervi hakkında bilgi vermenin henüz mümkün olmadığı ifade edildi.

    Ön verilerin gaz taşıyan bir katmanın varlığını doğruladığını ancak keşfin kapsamını ve potansiyel üretimi belirlemek için alınan verilerin daha fazla değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, sondaj çalışmaları tamamlanan ilk kuyudan elde edilen verilerin deniz seviyesinin 250 metre derinliğinde gaz taşıyan bir tabakanın varlığına işaret ettiği bilgisi yer aldı.

    Açıklamada görüşlerine yer verilen Shell Egypt Yönetim Kurulu Başkanı Halid Kasım, yeni keşfi, “Shell Egypt’in yerel pazarda daha fazla pay sahibi olma ve olumlu etki yaratma yönündeki hedeflerine ulaşması için ileriye doğru atılmış önemli bir adım” olarak değerlendirdi.

     

    Kaynak: Haber7.com

  • Selçuk Bayraktar: TB3 ve KIZILELMA dünya muharebe tarihinde devrim yapacak

    Selçuk Bayraktar: TB3 ve KIZILELMA dünya muharebe tarihinde devrim yapacak

    Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, KTÜ’de düzenlenen ‘Milli Teknoloji Hamlesi Söyleşisi’ne katıldı. Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi’nde, salonu dolduran öğrencilerle bir araya gelen Bayraktar, BAYKAR’ın tarihsel süreçteki gelişimi hakkında sunum yaptı.

    ”TB3 SİHA 2024’TE GÖREVE BAŞLAYACAK”

    Uçuş testleri süren Bayraktar TB3 SİHA’yı 2024 yılında göreve hazır hale getireceklerini belirten Bayraktar, “Ürettiğimiz teknolojiler sayesinde başka ülkelerin kapısını çalan bir konumdan; kapısı çalınan bir konuma geldik. Geçen haftalarda Bayraktar TB3 SİHA’nın uçuşunu gerçekleştirdik. Hatta bugün itibarıyla 8’inci uçuşunu da yapıyor. TB3’ü de en kısa zamanda gemimize konuşlandırıp, 2024 yılında da göreve hazırlıyoruz. 2024’te inşallah göreve başlayacak” dedi.

    ”DÜNYA HAVACILIK TARİHİNDE İLK”

    Test uçuşları başarılı sonuçlanan TB3 silahlı insansız hava aracı ve KIZILELMA’nın dünya hava muharebe tarihinde devrim yapacağını belirten Bayraktar, “Semalardaki uçuşlarımız, ülkemize bir anlamda bağımsızlığını kazandırdı ve terörün belinin kırılmasını da sağladı. Bizler BAYKAR’daki arkadaşlara şunu söyledik, ülkemiz semalarında tam bağımsız ve hür olununcaya kadar çabalarımız devam edecek. BAYKAR’ın genetik kodu bu. İnsansız hava savaş uçağımız KIZILELMA ile Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı öncesi test uçuşunu başarıyla tamamladık.

    KIZILELMA bizlere oyun kurucu olduğunu da müjdeliyor. Bu uçuşlar bir anlamda gelecekte hava muharebesinin nasıl olacağını da gösteriyor. Özellikle KIZILELMA ile AKINCI’nın yakın uçuşu, dünya havacılık tarihinde ilk kez yaşandı. Bebeklerin hesapsız, arsız, azgın şekilde katledildiği dünyanın, ahlak, iyilik ve adalet sesinin daha gür şekilde çıkabilmesi için bu uçaklara ve sizlerin çalışmalarına ihtiyacı var arkadaşlar. Bayraktar TB3 ve KIZILELMA, günün birinde görev almayı başardığında, dünya muharebe tarihinde devrim yapacaklardır, aynen SİHA’larımız gibi” diye konuştu.

    Konuşması sonrası Bayraktar’a, KTÜ yönetimi tarafından düzenlenen törenle ‘Fahri Doktora’ ünvanı da verildi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Trafikte elektrikli araç sayısı artıyor

    Trafikte elektrikli araç sayısı artıyor

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Ekim’de trafiğe 75 bin 494 otomobilin kaydı yapıldı.

    Türkiye’nin otomobili Togg’un satışa sunulduğu bu yıl trafiğe kaydedilen elektrikli otomobillerin sayısındaki artış dikkati çekti.

    Geçen yıl ekimde trafiğe 963 elektrikli otomobilin kaydı yapılmıştı. Bu yılın aynı ayında ise yüzde 766 artışla sayı 8 bin 340’a ulaştı.

    Aynı dönemde elektrikli otomobillerin toplam içindeki payı da yüzde 2,2’den yüzde 11’e çıktı.

    Böylece, trafiğe kaydedilen her 9 otomobilden 1’i elektriklilerden oluştu.

    Ocak-ekim dönemi verilerine bakıldığında ise geçen yıl 5 bin 522 elektrikli otomobilin kaydedildiği görüldü.

    Bu yılın 10 ayında yüzde 716 artışla 45 bin 50 elektrikli otomobilin trafiğe kaydının yapıldığı hesaplandı.

    Söz konusu sayıdaki artışın yanı sıra elektrikli araçların, toplam kaydı yapılan otomobiller içindeki oranında da artış gerçekleşti.

    Geçen yıl 10 aylık dönemde elektrikli otomobillerin toplam içindeki payı yüzde 1,2 iken bu yılın aynı döneminde yüzde 5,9’a yükseldi.

     

    Kaynak: Haber7.com

  • İstanbul Valiliği açıkladı! Kış lastiği uygulaması erkene çekildi

    İstanbul Valiliği açıkladı! Kış lastiği uygulaması erkene çekildi

    Şehirler arası yük ve yolcu taşıyan ticari araçlarda zorunlu olan, özel araçlarda ise can ve mal güvenliğiyle sorunsuz seyahat için gereken kış lastiği uygulaması öne çekildi.

    İstanbul Valiliği, meteorolojik veriler çerçevesinde, ticari araçlarda kış lastiği kullanma zorunluluğu bu yıl için 25 Kasım tarihine çekildiğini bildirdi.

    Kış lastiği takma zorunluluğu uygulaması, 1 Nisan 2024 tarihinde ise sona erecek.

    HANGİ ARAÇLAR TAKMAK ZORUNDA?

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının düzenlemeleri kapsamında 25 Aralık ile 1 Nisan tarihleri arasında tüm ticari araçlarda kış lastiği kullanımı zorunluluğu bulunuyor.

    Özel otomobiller için ise yasal zorunluluk olmasa da kış lastiği kullanımı öneriliyor.

    Kaynak: Haber7.com

  • Türkiye’nin tek ve en büyüğü! Olağanüstü Türk teknolojisi Avrupa’da görücüye çıktı

    Türkiye’nin tek ve en büyüğü! Olağanüstü Türk teknolojisi Avrupa’da görücüye çıktı

    CANiK, grup şirketleri ile Fransa’da düzenlenen ve savunma sanayisine yönelik Avrupa’nın en büyük etkinliklerinden biri olan uluslararası güvenlik fuarı Milipol Paris 2023’e katıldı. CANİK’den yapılan açıklamaya göre, şirket, 2023’teki son Avrupa fuarını Paris’te tamamladı.

    OLAĞANÜSTÜ TÜRK TEKNOLOJİSİ AVRUPA’DA GÖRÜCÜYE ÇIKTI

    Fuarın en dikkat çekici stantlarından birine sahip olan CANiK, sergilediği son teknoloji ürünleri ile ilgi odağı oldu.

    CANiK, 2022’de NATO’ya bağlı orduların envanterinde büyük bir paya sahip olan 12.7×99 milimetre ağır makineli tüfek (AMT) M2’nin yerli ve milli versiyonu olan CANiK M2 QCB’yi üreterek dünya ağır makineli tüfek pazarında önemli bir konuma gelmişti.

    Türkiye’nin halen kalifiye edilmiş tek ve en büyük kalibreli ağır makineli tüfeği olan ve 650 atım/dk hıza sahip CANiK M2 QCB’nin olağanüstü başarısının ardından CANiK, bu silahın 950 atım/dk’lık CANiK M2F ve 1100-1200 atım/dk’lık CANiK M3 versiyonlarını da üreterek küresel AMT pazarının en büyük üreticisi haline geldi.

    CANiK, dünyanın en büyük 12.7×99 milimetre ağır makineli tüfek ihracatçısı konumunda bulunurken, 2024 için de birçok sipariş bağlantısı gerçekleştirdi.

    Açıklamada görüşlerine yer verilen CANiK Dış Ticaretten Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Didem Aral, Türkiye savunma sanayisinin dünya çapında büyüleyici yükselişine tanıklık ettiklerini belirterek, “Gerek bilgi birikimimiz, gerek insan kaynağımız, gerekse de ihracat başarılarımızla dünya savunma sanayinde payımızı arttırıyoruz. CANiK olarak kendi alanımızda da Türkiye’nin bu başarısında pay sahibi olduğumuzu düşünüyoruz. Hafif silahlara yönelik askeri ve kolluk kuvvetlerinin katıldığı Avrupa ana karasındaki en büyük fuarlarından biri olan Milipol 2023’te de oldukça yoğun bir süreç yaşadık.” ifadelerini kullandı.

    Fuara ilk defa katıldıklarını aktaran Aral, şu bilgileri verdi:

    “Bu yıl ilk defa katıldığımız bu fuarda, çoğunluğu Avrupa ve Afrika’dan olmak üzere 20’den fazla ülkenin son kullanıcıları ile temasa geçtik. Başta Paris büyükelçimiz olmak üzere 7 ülkenin askeri ataşesini standımızda ağırladık. 2023 yılının son fuarı olan EDEX MISIR için hazırlıklarımızı sürdürürken, oldukça başarılı bir fuara imza attık. Ürünlerimiz, global çapta en iyileri ile rekabet ediyor. Kendimizi sürekli geliştiriyoruz. Önümüzdeki süreçte de biz daha iyisini yapana kadar en iyisi olmaya devam edeceğiz.”

    Milipol Paris, savunma, emniyet ve güvenlik alanlarında hizmet veren tüm sektörleri bir araya getiriyor. Her 2 yılda bir düzenlenen organizasyon bünyesinde, bilgi ve iletişim sistemleri, data koruma, sivil savunma, anti terörizm, özel kuvvetler, çevre güvenliği, taşıma güvenliği, liman ve havaalanı güvenliği, sınır güvenliği, KBRN, organize suçlarla mücadele konularında hizmet veren 1000’den fazla katılımcıyı barındırıyor.

    Kaynak: Haber7.com

  • Türkiye devasa bir platform satın aldı: Gaz üretimi 20 milyon metreküpe çıkaracak!

    Türkiye devasa bir platform satın aldı: Gaz üretimi 20 milyon metreküpe çıkaracak!

    Pazartesi günü yayınlanan bir habere göre, devlet enerji şirketi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında keşfedilen büyük doğal gaz rezervini işlemesini sağlayacak geniş bir yüzer platform satın aldı.

    Enerji ihtiyacı için büyük ölçüde ithalata bağımlı olan Türkiye, Ağustos 2020’den bu yana kademeli olarak keşfedilen Karadeniz’deki 710 milyar metreküplük (bcm) doğal gaz sahasını geliştirmektedir.

    Nisan ayında, Zonguldak ilinin kuzeybatısındaki Sakarya gaz sahasından gelen gazı, karadaki işleme tesisine bağlı bir boru hattı aracılığıyla ulusal şebekeye pompalamaya başladı.

    360 METRE GENİŞLİĞİNDE 4 FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE

    Sabah gazetesinin haberine göre TPAO, denizin ortasında gaz işleme kapasitesini arttırmak için gemiye benzeyen ve 360 metre (1.180 feet) genişliğinde, yaklaşık dört futbol sahası büyüklüğünde bir platform satın aldı.

    Brezilya’dan satın alınan ve şu anda Singapur’da modernizasyon süreci devam eden platformun Haziran 2025’e kadar Türkiye’ye getirilmesi planlanıyor.

    Türkiye günlük gaz üretimini yaklaşık 4 milyon metreküpe (mcm) yükseltmiştir. Başlangıçta günde 10 milyon metreküp doğal gaz üretmeyi hedefleyen sahanın üretim hedefinin birinci aşaması yolunda ilerliyor.

    GAZ ÜRETİMİ 20 MİLYON METREKÜPE ÇIKARACAK!

    Yüzer platformun kullanılması üretimin 20 milyon metreküpe çıkarılmasına yardımcı olacaktır. Önümüzdeki yıllarda diğer kuyuların da faaliyete geçmesiyle üretim günlük 40 milyon metreküpe yükselecektir.

    KARADENİZ’DE KEŞFEDİLEN GAZI HEM İŞLEYECEK HEMDE KIYIYA TAŞIYACAK

    Platform, Karadeniz’in derinliklerinden gelen ham gazı işleyecek, denizin ortasında işleme operasyonlarını yürütecek ve işlenen gazı boru hattı sistemleri aracılığıyla kıyıya taşıyacaktır.

    Tipik bir geminin aksine, platformun kendi motoru olmayacak ve başka gemiler tarafından çekilecektir. Sadece denizdeki ham gazı işlemekle kalmayacak, aynı zamanda gemide çalışan teknik personel için gerekli tüm yaşam alanlarını da sağlayacaktır.

    Sabah’ın haberine göre, platformun faaliyete geçmesiyle birlikte Norveç’ten yabancı uzman ekipler getirilecek. Bu ekipler platformun operasyonlarına katkıda bulunacak ve aynı zamanda Türk ekiplere eğitim verecek.

    TÜRKİYE BU KADAR BÜYÜK BİR PLATFORMA SAHİP OLAN 6. ÜLKE OLACAK

    Yapılan hesaplamalar, kullanılmış bir platformun satın alınması ve revize edilmesinin maliyetinin, sıfırdan yeni bir platform inşa etmekten yaklaşık %60 daha avantajlı olduğunu ve bu sürecin en az beş yıl sürdüğünü gösteriyor.

    Sabah’ın haberinde bu durumun ikinci el platform tercihinde önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.

    Türkiye, ABD, Rusya, Brezilya, Norveç ve Malezya’dan sonra böyle bir platforma sahip olan altıncı ülke olacak. Gemi halihazırda Türk bayrağı ile süslenmiş durumda.

    KAYNAK: DAİLYSABAH | SABAH

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com