Blog

  • Hazine ve Maliye Bakanlığından KDV artışı iddialarına yalanlama

    Hazine ve Maliye Bakanlığından KDV artışı iddialarına yalanlama

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, KDV oranlarının artırılacağına ilişkin iddialara yönelik açıklamalarda bulundu.

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada söz konusu iddialar yalanlanarak, temel gıda maddelerinin yer aldığı 1 sayılı Listedeki mallar için oranın yüzde 1; yeme-içme, sağlık, eğitim, tekstil, konaklama gibi bazı mal ve hizmetlerin yer aldığı 2 sayılı Listedeki mallar için oran yüzde 10 olduğu vurgulandı.

    Yeme içme sektöründe bulunan bazı lokanta ve kafeler ile ilaç dışında çeşitli ürünleri satan eczanelerin, oran farklılığını istismar ettiğinin ve rekabet eşitliğini bozduğunun tespit edilmesi nedeniyle KDV Tebliğ düzenlemesine ihtiyaç duyulduğunu belirten Bakanlık, yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Son günlerde KDV ile ilgili yaptığımız Tebliğ düzenlemesinden hareketle KDV oran artışı yapıldığı, mal ve hizmetler itibarıyla KDV oranlarının belirlendiği listeler arasında kaydırma yapılarak oran artışları yapılacağı yönünde haberler yapıldığı görülmektedir. Vatandaşlarımızın doğru bilgilendirilmesi açısından aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

    KDV oranları nasıl belirlenmektedir?

    KDV Kanununun verdiği yetki çerçevesinde KDV oranları günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir.

    Mal ve hizmetler itibarıyla halihazırda 3 farklı oran uygulanmaktadır.

    Temel gıda maddelerinin yer aldığı 1 sayılı Listedeki mallar için oran %1’dir.

    Yeme-içme, sağlık, eğitim, tekstil, konaklama gibi bazı mal ve hizmetlerin yer aldığı 2 sayılı Listedeki mallar için oran %10’dur.

    Bu iki listede yer almayan mal ve hizmetler ise genel oran olan %20 oranına tabiidir.

    KDV Tebliğ düzenlemesine neden ihtiyaç duyuldu?

    Yeme içme sektöründe bulunan bazı lokanta ve kafeler ile ilaç dışında çeşitli ürünleri satan eczanelerin, oran farklılığını istismar ettiğini ve rekabet eşitliğini bozduğu tespit edildi.

    Fiyatları KDV dahil olarak belirlenen ve ilan edilen lokanta veya kafelerde, yeme içme hizmeti karşılığında %10 KDV hesaplaması gerekirken, bu hizmet yerine tıpkı bir market gibi et, su, meyve suyu ve benzeri ürünleri tek tek satmış gibi göstererek %1 oranında KDV hesaplandığı, vatandaştan aldığı %10 oranındaki KDV tutarını fiş veya faturada %1 olarak gösterdikleri görüldü.

    “Eczanelerin yüzde 10 KDV’yi Devlete vermediği tespit edildi”

    Aynı şekilde KDV oranı %10 olan ilaç ve benzeri tıbbi ürünlerin yanında KDV oranı %1 olan gıda takviyesi içeren ürünleri satan eczanelerin, KDV dahil belirlenmiş fiyatlar üzerinden satış yaptıkları halde tüm satışlarını gıda takviyesi içeren ürün gibi göstermek suretiyle yine vatandaştan aldığı %10 KDV’yi Devlete vermedikleri görüldü.

    Bu örneklerin sürekli arttığı dikkate alınarak istismarın önüne geçmek ve bu konudaki tereddütleri gidermek maksadıyla konuya açıklık getiren Tebliğ hazırlandı.

    Tebliğ ile KDV oranları artırıldı mı?

    KDV oranlarını artırma konusunda Cumhurbaşkanı yetkilidir. Tebliğ ile KDV oran artışı yapılması mümkün değildir. Dolayısıyla Tebliğ ile herhangi bir oran artışı yapılmamıştır. Yeme içme hizmeti sunan işletmeler, gıda maddelerini olduğu gibi satmamakta, bu ürünlerden hazırlanmış bir yemeği veya içeceği hizmet şeklinde müşterilerine sunmaktadır.

    Bu hizmetle beraber sunulan tuzun, karabiberin, peçetenin, ıslak mendilin veya ikram edilen çay ya da kahvenin ayrı fiyatlandırması söz konusu değildir. Tüm bunlar yeme içme hizmetinin bir parçasıdır ve bu nedenle hizmet bedeli tüm maliyetler dikkate alınarak belirlenir ve KDV oranı da %10’dur. Müşteriye sundukları menülerde KDV dahil fiyatlar yer alır ve müşterilerinden menüde yer alan tutarın içindeki %10 KDV’yi tahsil ederler.

    Düzenledikleri fiş veya faturada doğru KDV oranı belirtildiği takdirde vatandaşın ödediği vergi Hazine’ye intikal eder. Aksi halde ise işletmenin kasasında kalır. Yukarıda da belirtildiği gibi KDV oranlarında suistimalin önüne geçilmesi amacıyla yayınlanan Tebliğ ile;

    Yeme içme hizmeti sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmelerin, kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin ederek buralarda sattıkları ürünler için %10 oranında KDV hesaplayacakları hususu açıkça belirtilmiştir.”

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • 50 milyon euroluk stoper! Galatasaray’dan sezona damga vuracak transfer hamlesi

    50 milyon euroluk stoper! Galatasaray’dan sezona damga vuracak transfer hamlesi

    Süper Lig’de 96 puanla lider konumda olan Galatasaray önümüzdeki sezon hazırlıklarına şimdiden başladı.

    İlk olarak stoper bölgesine takviye yapacak olan sarı-kırmızılılar transfer listesine birçok yıldız futbolcuyu ekledi.

    Fotomaç’ın haberine göre; Kulübün hedefinde Arsenal forması giyen Thomas Partey var.

    Sezon başında istenmesine rağmen çeşitli nedenlerle transfer gerçekleşmeyen Ganalı yıldız oyuncu için tekrar girişimde bulunduğu belirtildi.

    Partey’in mevcut sözleşmesinin 2025 yılında sona eriyor olması, Galatasaray‘ın oyuncuyu makul bir ücretle transfer etmesini sağlayabilir.

    Öte yandan, Arsenal forması altında istediği performansı sergileyemeyen Partey’in takımdan ayrılmayı düşündüğü gelen bilgiler arasında.

    Ganalı futbolcunun güncel piyasa değeri 20 milyon euro olarak belirlenmiş durumda.

    Bu sezon 14 maçta forma giyen Partey, 724 dakika görev aldı.

    Galatasaray taraftarları ve yönetimi, Thomas Partey’in transferi konusunda son derece umutlu.

    Takımın orta saha kalitesini artırması ve gelecek sezonki hedeflerine ulaşmasına katkı sağlaması beklenen bu transfer, Galatasaray camiasında büyük heyecan yarattı.

    Thomas Teye Partey, futbol kariyerine genç yaşlarda Gana’nın ünlü futbol akademilerinden biri olan Odometah FC’de başladı.

    Ardından, 2011 yılında Atletico Madrid’in genç takımına transfer oldu. Hızla gelişen yetenekleriyle dikkat çeken Partey, 2015 yılında La Liga’daki ilk profesyonel maçına çıktı ve burada adını duyurdu.

    Atletico Madrid forması altında gösterdiği performansla dikkat çeken Partey, zamanla takımın önemli bir parçası haline geldi.

    Orta sahadaki dinamizmi, top kapma becerisi ve pas yeteneğiyle hem savunma hem de hücum organizasyonlarında etkili bir rol oynadı. Atletico Madrid ile birlikte La Liga, UEFA Avrupa Ligi ve UEFA Süper Kupa gibi önemli başarılar elde etti.

    2020 yaz transfer döneminde Arsenal’e 50 milyon euro bonservis bedeliyle transfer olan Thomas Partey, Premier Lig’e ve İngiliz futboluna olan katkılarıyla da dikkat çekiyor.

    Orta sahadaki güçlü oyunuyla Arsenal’in önemli bir parçası haline gelen Partey, hem savunmada hem de hücumda takımına değerli katkılar sunuyor.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Albayrak Grubu Hat Eserleri Koleksiyon Sergisi Türkiye–Macaristan Kültür Yılı’nda TİKA desteği ile Budapeşte’de açıldı

    Albayrak Grubu Hat Eserleri Koleksiyon Sergisi Türkiye–Macaristan Kültür Yılı’nda TİKA desteği ile Budapeşte’de açıldı

    Albayrak Grubu Hat Eserleri Koleksiyon Sergisi’nin bu yılki ilk Avrupa durağı olan Budapeşte’de 25 hat eseri sanatseverlerle buluştu. 2024 yılı, Macaristan ile Dostluk Anlaşması’nın 100. yıldönümü olması nedeniyle Türkiye – Macaristan Kültür Yılı olarak kutlanıyor. 100. yıl için 100 kültür etkinliğinin gerçekleştirilmesi planlanan yılda, Albayrak Grubu, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile işbirliği çerçevesinde Budapeşte’de hat sergisinin açılışı gerçekleştirildi. 2 Mayıs günü, Yunus Emre Enstitüsü Budapeşte Türk Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşan sergiye ilgi yoğundu. TİKA’nın katkılarıyla Budapeşte’de gerçekleşen serginin açılışına; Türkiye Cumhuriyeti Macaristan Büyükelçisi Gülşen Karanis Ekşioğlu, Katar ve Pakistan Macaristan Büyükelçileri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Macaristan Temsilcisi, TİKA Macaristan Koordinatörü Elif Türkislamoğlu, Albayrak Grubu Kurumsal İletişim Koordinatörü Esad Sivri ve GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer katılım gösterdi.

    Sergi açılışında bir konuşma gerçekleştiren Albayrak Grubu Kurumsal İletişim Koordinatörü Esad Sivri, “Bildiğiniz üzere, 2024, Türkiye – Macaristan Kültür Yılı olarak kutlanıyor. Diplomatik ilişkilerimizin 100. yıl dönümünde dostluk ve iş birliğinin altını kültürel bir mirasla çizmekten dolayı büyük bir mutluluk duyuyoruz. Albayrak Grubu olarak kültür ve sanat alanlarındaki misyonumuzu dikkate aldığımızda, bizler için artık gelenekselleşmiş bu serginin önemi de işte bu denli büyüktür. Bu misyonda bizleri yalnız bırakmayan TİKA için de kültür ve tarihin ne kadar önemli olduğunun farkındayım. Bu açıdan büyük destekçimiz olan tüm TİKA yönetici ve çalışanlarına da en kalbi şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

    Türkiye–Macaristan Kültür Yılı’nda Hat Sergisi açılışı

    2024 yılı, Türkiye ve Macaristan arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı olması nedeniyle Kültür Yılı olarak kutlanıyor. İki ülke arasında 100. yılda 100 etkinliğin gerçekleştirilmesi hedefiyle yola çıkılmıştı. 100 yıllık dostluk ve işbirliğinin altının çizileceği etkinliklerin açılış programına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan Cumhurbaşkanı Katalin Novak ve Başbakan Viktor Orban katılmıştı.

    Albayrak Grubu, içerisinde Selâm ayetleri ve çeşitli hadis-i şeriflerin yer aldığı 25 hat eserini Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de sanatseverlerle buluşturdu. Grup, geleneksel bir İslam sanatı olan hattı sahiplenerek her yıl belirlenen farklı bir temayla gerçekleştirdiği sergiler ve her geçen gün geliştirdiği koleksiyonuyla hat severlerle buluşturuyor. Bugüne kadar Türkiye ve dünyanın pek çok yerini gezen serginin bu yılki Afrika’daki ilk durağı Tunus olmuştu. Grup, Avrupa’daki ilk durağını ise Budapeşte’de gerçekleştirdi. Sergi 15 Mayıs tarihine kadar ziyaretçilerini bekliyor olacak.

    Albayrak Grubu Kurumsal İletişim Koordinatörü Esad Sivri, Türkiye Cumhuriyeti Macaristan Büyükelçisi Gülşen Karanis Ekşioğlu.

    Budapeşte’de gerçekleşen açılışa katılan Türkiye Cumhuriyeti Macaristan Büyükelçisi Gülşen Karanis Ekşioğlu, Dostluk Anlaşması’na dikkat çektikten sonra şu ifadeleri kullandı:

    “Hat sanatının harflere kattığı estetik beni de hep derinden etkilemişti ki bizim de evimizde Türkiye’nin ilk kadın hat sanatçısı rahmetli Gaye Zapsu’dan eserler var. Macarların hat sanatına ilgisinin olduğunu gördük. Bu sebeple Albayrak Grubu’na, TİKA’ya ve Yunus Emre Kültür Merkezi’ne teşekkür ediyorum.”

    GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer, TİKA Macaristan Koordinatörü Elif Türkislamoğlu.

    TİKA, Macaristan’da Osmanlı mirasını yeniden ayağa kaldırıyor

    TİKA, 1992 yılında başladığı yolculuğunu küresel kalkınma hedefleri, uluslararası ilişkilerde kültürel ve tarihi perspektifin değeri üzerinden sürdürüyor. TİKA, kuruluşundan bugüne kadar 170’e yakın ülkede 30 binin üzerinde proje ve faaliyet gerçekleştirirken kültür miraslarını önemli bir öncelik olarak belirliyor.

    TİKA, Macaristan’daki Osmanlı yadigârı eserlere yönelik projeleriyle Türk – Macar ilişkilerinin gelişmesine önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda TİKA; Zigetvar’da bulunan Kanuni Sultan Süleyman Camii’nin rekonstrüksiyonu, Zigetvar’da Türk Evinin restorasyonu ve müze olarak düzenlenmesi, Budapeşte’de yer alan Gülbaba Türbesi’nin restorasyonu projelerini hayata geçirdi. TİKA, gelecek dönemde de Macaristan’da bulunan Osmanlı eserleri için yeni projeler geliştirmeye hazırlanıyor.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Kor ateş dilenmeyin!

    Kor ateş dilenmeyin!

    Bir gün Peygamber Efendimiz ashabıyla sohbet ederken, ihtiyaç sahibi bir Medineli gelir ve ondan bir şeyler ister. “Evinde bir şeyin var mı?” diye sorar Allah’ın Elçisi. Bir kısmını sergi olarak, bir kısmını da elbise olarak kullandıkları bir örtü ve bir de su tasından başka bir şeyleri olmadığını söyler fakir sahabe. Rahmet Elçisi’nden maddî bir yardım beklerken, sıkıntısını kökünden halletmeyi hedefleyen bir öneriyle karşılaşır. Medineli zât evine gidip bu örtüyü ve tası getirecek, Allah Resûlü de onları müzayedeye çıkaracaktır. Orada bulunan diğer sahabiler de çözüme ortak olacak ve böylece ortak sorumluluk bilinci gelişecektir.

    Peygamber Efendimiz’in niyetini anlayan ashabın katkısıyla bu iki parça eşya müzayede neticesinde iki dirheme satılır. Gelen şahıs, Peygamberimizin talimatı üzerine bir dirhemle ailesine yiyecek bir şeyler, diğeriyle de küçük bir balta satın alacak ve bu balta onun ekmek teknesi olacaktı. Onunla dağdan bayırdan topladığı odunları satacak, geçimini bu şekilde sağlayacaktı. Öyle de oldu. On beş gün içinde on dirhem kazandı, ailesine yiyecek ve giyecek aldı. Resûlullah, tavsiyesine uyarak ailesinin ekmek parasını kazanmayı başaran bu gayretli sahabiye sonunda şu evrensel mesajı verdi: “Böylesi senin için kıyamet gününde yüzünde dilencilik lekesi ile gelmenden daha hayırlıdır. Yalnızca, şu üç kişi dilenebilir: Çok fakirlik çeken, ağır bir borç altında bulunan ve kan bedelinin altında ezilen.”

    VEREN EL ALAN ELDEN ÜSTÜNDÜR

    Başkalarına el açmanın veya dilenmenin insan onurunu zedeleyen bir davranış biçimi olduğu muhakkaktır. Ancak şartlar zorunlu kıldığında bu yolun kaçınılmaz olabildiği de aşikârdır. İçinde yaşadığı toplumun olumlu olumsuz tüm koşullarına tanık olan Peygamberimiz, dilenmeyi tasvip etmemekle birlikte, onun toplumsal bir olgu olduğunu kabul etmiştir. O (sav), “Üstteki (veren) el, alttaki (alan) elden daha hayırlıdır. Sen, (vermeye) geçimini sağladığın ailenden başla!..” buyurarak gerek alan gerekse veren el durumundakilere yönelik mesajlar vermiştir. Buna göre Allah Resûlü maddî imkânı yerinde olanları infak etmeye teşvik ederken bunu ‘üstteki el’ olarak nitelemiştir. ‘Alttaki el’ ise isteyen el olarak anlaşılmıştır. Rivayette her iki tarafın da hayırlı olduğunun belirtilmesi dikkat çekicidir. Yoksulların zenginlerin malına ihtiyacı olduğu kadar, zenginlerin de mallarından bir kısmını vermek için fakirlere muhtaç olduğu bir gerçektir. Resûlullah Efendimiz mecbur kaldığı için istemek zorunda kalan kişilerin de hayırlı olduğunu söyleyerek onların onurlarının kırılmasını engellemiştir.

    İSTEYENE VERİN

    “İsteyeni azarlama!” ayeti ile istemek durumunda kalanlara nasıl davranılması gerektiği de hatırlatılmıştır. Yüce Kitabımızda, ihtiyacından dolayı isteyen yoksulların, zenginlerin mallarında belli bir hakkı olduğu bildirilmekte, bu nedenle zenginlere, fakirlere yardım etmelerini gerektiren birtakım sosyal ve malî sorumluluklar yüklenmektedir. Zengin Müslümanlara zekât farz kılınmış ve fakirler zekât verilecek kimseler arasında zikredilmiştir. Özellikle yakın akrabaları gözetmek zenginlere ait bir yükümlülük olarak kabul edilmiştir. Ayrıca Kur’an-ı Kerim’de ihtiyacından dolayı isteyene maddî yardımda bulunmanın iyi bir müminin başlıca dinî ve ahlâkî niteliklerinden olduğu, mükâfatının ise kat kat verileceği vurgulanmıştır.

    İSTEMEYİ ALIŞKANLIK HALİNE GETİRMEYİN

    Tüm bunlardan, zengin olduğu hâlde dilenen, belki de bu sayede zengin olan ve istemeyi alışkanlık hâline getirenlere yönelik bir pay çıkarılmamalıdır. Çünkü Resul-u Ekrem, “Sizden birinizin urganı alıp (dağa giderek) bir bağ odun getirip satması ve böylece Allah’ın onun itibarını koruması, bir şey verip vermeyecekleri belli olmayan kimselerden dilenmesinden daha hayırlıdır.” buyurmuştur. Nitekim yine Peygamber Efendimizin ifadesiyle, “Kesinlikle hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir yemek yememiştir. Allah’ın Peygamberi Davut (as) da kendi elinin emeğini yiyordu.”

    Hz. Peygamber dilenerek insanların üzerinden geçim sağlamayı asla tasvip etmemiştir. Tam aksine o, “Servetini artırmak için dilenen, istediği az ya da çok olsun, gerçekte kor ateş dilenir.” sözüyle muhtaç olmadığı hâlde, sırf mal varlığını artırmak amacıyla dilenenlere yönelik çok ağır ifadeler kullanmış, bu tip insanların aslında mal değil ahirette tadacakları azap için kor ateş topladıklarını belirtmiştir. Yüzsüzlük yapıp istemeyi alışkanlık hâline getirenlerin hâli de Resûlullah tarafından tasvir edilmiştir. “İnsanlardan dilenip duran kişi, sonunda kıyamet gününde (Allah’ın huzuruna) yüzünde bir parça bile et kalmamış vaziyette gelir.” sözüyle Hz. Peygamber, dilenenlerin kıyamet günü düşecekleri acıklı hâli anlatmıştır. Hadiste tasvir edilen durum zahiri anlamda değerlendirildiği gibi, böyle bir kimsenin kıyamet günü Allah’ın huzuruna çıkacak yüzünün olmayacağı, zelil bir şekilde huzura çıkacağı şeklinde de anlaşılmıştır.

    SAHTEKARLIKLA ÖZDEŞLEŞTİ

    Günümüzde dilencilik olgusu ne yazık ki eski masum görüntüsünden uzaklaştı ve Sevgili Peygamberimizin sert uyarılarda bulunduğu, ‘muhtaç olmadığı hâlde istemek’ boyutuna yaklaştı. Yalan beyanlarla, aldatıcı görüntülerle iyi niyetli insanların duygularını etki altında bırakmaya çalışan dilencilerin oluşturdukları yapı giderek bir sektör hâline geldi ve bu sektörün de zenginleri türedi. Toplum nezdinde sahtekârlıkla âdeta özdeşleşen bu sektör, gerçek ihtiyaç sahiplerinin ister istemez göz ardı edilmesine ve mağduriyetlerinin artmasına yol açıyor. Bu durumda sosyal devlet anlayışının gereklerini uygulamakla yükümlü yetkili idari mercilerin yanı sıra, ‘sadaka’ kavramının sağlayacağı dinî motivasyon ve manevi güçle toplumsal duyarlılıkların devreye girmesi de zorunludur. Dilenciliğin kökünün kazınması, polisiye tedbirlerden çok, Cenâb-ı Hakk’ın lütfettiği servette yoksulun hakkının da olduğunu bilen ve bunu vermeden malının temizlenemeyeceği bilincinde olan zenginle, bireysel ahlâkın zirvesi olan ‘iffet’ duygusuyla onurunu hiçbir zaman ayaklar altına düşürme niyetinde olmayan fakirin el ele vermesi sayesinde mümkündür.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Erzurum’dan acı haber geldi: 1 astsubay şehit oldu

    Erzurum’dan acı haber geldi: 1 astsubay şehit oldu

    Erzurum’dan acı haber geldi.

    İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli J. Asb. Kd. Başcavuş Mustafa Yaşar, 3 Temmuz 2023 tarihinde kavgaya müdahale ettiği esnada yaralandı.

    Kurtarılamadı

    Hastaneye kaldırılan astsubay tedavi gördüğü hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Gülbeyaz Anne dualarla uğurlandı

    Gülbeyaz Anne dualarla uğurlandı

    Üsküdar’daki evinde rahatsızlanarak Hakk’ın rahmetine kavuşan Albayrak Ailesi’nin 91 yaşındaki validesi Gülbeyaz Albayrak dualarla son yolculuğuma uğurlandı. Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Albayrak ve yönetim kurulu üyeleri Bayram Albayrak, Nuri Albayrak, Kazım Albayrak, Mustafa Albayrak, Muzaffer Albayrak ve Asiye Coşkuner’in anneleri merhume Gülbeyaz Albayrak, binlerce kişinin katılımıyla Fatih Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kazlıçeşme Mezarlığı’ndaki aile kabristanlığında toprağa verildi.

    SEVENLERİ YALNIZ BIRAKMADI

    Cenazeye Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski başbakanlardan Binali Yıldırım, eski Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati, THY Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Bilal Erdoğan, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, İstanbul Milletvekili Selim Temurcu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, Trabzonspor eski başkanlarından Ahmet Ağaoğlu, Galatasaray yöneticilerinden Abdurrahim Albayrak, Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kalyoncu, MÜSİAD Genel başkanı Mahmut Asmalı, İsmailağa Cemaati manevi lideri Fikri Doğan’ın yanı sıra iş, spor, sanat, siyaset, bürokrasi ve medya dünyasından çok sayıda kişi katıldı.

    GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI

    Cenaze namazının kılıdığı Fatih Camii ve çevresinde emniyet ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alındı. Cenaze namazına iştirak etmek isteyen binlerce kişi Fatih Camii’ne akın etti. Cami avlusu, iş, spor, sanat, siyaset, bürokrasi ve medya dünyasından Albayrak Ailesi’nin acısını paylaşmak için gelen çok sayıda kişi tarafından dolduruldu.

    ALBAYRAK AİLESİ TAZİYELERİ KABUL ETTİ

    İkindi namazının akabinde kılınan cenaze namazının öncesinde, Albayrak Ailesi valideleri Gülbeyaz Albayrak için taziyeleri kabul etti.

    KAZLIÇEŞME’DE TOPRAĞA VERİLDİ

    Cenaze namazı öncesi ve sonrasında merhume Gülbeyaz Albayrak ve ümmet için dualar edildi. Cenaze namazını İsmailağa Cemaati manevi lideri Fikri Doğan Efendi kıldırdı. Namazdan sonra tezkiye konuşması yapıldı, merhume için helallik alındı.

    Tezkiye konuşmasının ardından merhume Gülbeyaz Albayrak’ın cenazesi Kazlıçeşmedeki aile kabristanına götürüldü. Burada yapılan duaların ardından merhume toprağa verildi.

    Dualar arşa yükseldi

    Gülbeyaz Albayrak’ın defnedilmesinin ardından Albayrak Grubu’nun Topkapı Yerleşkesi’nde taziye töreni düzenlendi. Albayrak ailesinin taziyeleri kabul ettiği törende, Kuran-ı Kerim okundu, hatm-i şerifler indirildi, eller Gülbeyaz Albayrak ve tüm Müslümanlar için duaya kalktı. Albayrak ailesinin yakınları ve sevenlerinin iştirak ettiği törene İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Bilal Erdoğan da katılarak acılı aileye taziye diledi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Kemikler Korhan Berzeg’in

    Kemikler Korhan Berzeg’in

    Balıkesir’in Gönen ilçesine bağlı Armutlu Kırsal Mahallesi’nde 316 gün sonra dere yatağında bulunan kemik parçalarının ekonomist Korhan Berzeg’e ait olduğu ortaya çıktı. Korhan Berzeg’in kızından alınan DNA örnekleriyle ormanlık alanda bulunan kemik parçalarıdan alınan örnekler eşleşti. Ormanlık alanda bulunan kemik parçalarının günlerce aranan Korhan Berzeg’e ait olduğu belirlendi.

    DNA ÖRNEKLERİ EŞLEŞTİ

    Uzun süredir kendisinden haber alınamayan ve aranan Korhan Berzeg’e ait olduğu düşünülen dere yatağında bulunan kemikler ileri teşhis için İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda inceleniyordu. Kemiklerden alınan DNA örnekleri, Berzeg’in İngiltere’de yaşayan kızı Nisa Berzeg’ten alınacak DNA örnekleri ile karşılaştırıldı. Kemiklerdeki DNA, Berzeg’in kızıyla eşleşti. Adli Tıp Kurumu’nun incelemesi sonucu ölüm nedeni ortaya çıkacak.

    312 GÜN SONRA KEMİK PARÇALARI BULUNMUŞTU

    Berzeg’in kaybolmasından 312 gün sonra, 23 Nisan’da saat 13.30 sıralarında Gelgeç Mahallesi Muhtarı Ahmet Gülay tarafından, Armutlu Mahallesi’nin 3,5 kilometre uzağındaki ormanda dere kenarında Berzeg’e ait kimlik ve kredi kartı, kıyafet ile insana ait olduğu değerlendirilen kemik parçaları bulunmuştu. Yapılan olay yeri incelemesinde, paça kısımları parçalanmış pantolonun cebinde yine parçalanmış kahverengi cüzdan ve içerisinde Korhan Berzeg adına düzenlenmiş 3 farklı bankaya ait kredi kartı, 1 banka kartı, parçalanmış halde İstanbul ücretsiz taşıma kartı, İstanbul Mavi kart, sürücü belgesi ve kimlik kartı ile biri parçalanmış para ve 1 araç anahtarı ile muhtelif anahtarlar bulunmuştu.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Rıdvan Dilmen’den İsmail Yüksek açıklaması: ‘Ayağında kırık olabilir’

    Rıdvan Dilmen’den İsmail Yüksek açıklaması: ‘Ayağında kırık olabilir’

    Süper Lig’in 34. haftasında Fenerbahçe sahasında Beşiktaş’ı konuk etti.

    Mücadeleyi sarı lacivertliler 2-1 kazandı.

    Fakat mücadelenin 19. dakikasında sarı lacivertlileri üzen bir sakatlık yaşandı.

    İsmail Yüksek yaşadığı sakatlık nedeniyle oyuna devam edemedi ve çıkmak zorunda kaldı.

    Spor yorumcusu Rıdvan Dilmen hem İsmail Yüksek hakkında hem de derbi hakkında açıklamalarda bulundu.

    Dilmen’in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

    “Livakovic’e haksızlık yapılıyor bence gayet iyi oynuyor. Biraz duygusal bir oyuncu seneye daha da iyi olacaktır.”

    “Yabancı VAR mucize oluşturmuyor ama her şeyi ‘tak tak’ gösteriyor, kimsenin kafasında soru işareti kalmıyor. El var ama öncesinde ofsayt var, kırmızı kart doğru karar. Bunları hemen gösterdi.”

    “Fred’in gol pası inanılmaz, bir inanılmaz da Tadic’in göğüs pasıyla yaptığı asist. Tadic’in iyi oyunu Ferdi’yi de hareketlendirdi.”

    “Ben Tadic’i çok beğendim.”

    “İsmail’in ayak tarak kısmında çatlak, kırık olabilir. Kolay kolay oyundan çıkacak bir oyuncu değil.”

    “Mert Hakan hazır olmadığı için mecburen böyle bir değişiklik yaptı hoca.”

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Kur’an için değer

    Kur’an için değer

    Danimarka’da temmuz ayında Kur’an-ı Kerim’in yakılmasına tepki gösterip engellemeye çalışan Iraklı gazeteci Kuds Al-Samarrai para cezasına çarptırıldı. İslam karşıtı ve aşırı milliyetçi “Danske Patrioter (Danimarkalı Vatanseverler)” isimli grubun üyeleri, 24 Temmuz’da Kopenhag’daki Irak Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yakmaya hazırlandığı sırada Kuds Al-Samarrai’nin tepkisiyle karşılaşmıştı. Kur’an yakılmasını engellemek isteyen Samarrai, grup üyelerinin ve bazı polislerin saldırısına uğradı. Polis, saldırganları gözaltına almak yerine Kur’an-ı Kerim’i yakmaları için provokatörlere iade etti. Bu olayın ardından hakkında “hırsızlık” suçlamasıyla dava açılan Kuds Al-Samarrai suçlu bulundu. Danimarka yargısı Iraklı kadının para cezası ödemesine hükmetti. Samarrai’nin o gün kendisine saldıranlara karşı açtığı davada ise kanıt olarak sunulan görüntü ve darp raporunun yetersiz olduğu gerekçesiyle sanıklara ceza çıkmadı.

    KUTSAL KİTAP YAKMAK ARTIK YASAK

    Provokasyonalara karşı Kur’an-ı Kerim’i koruyan Samarrai, dava sonucuyla ilgili Yeni Şafak’a konuştu. Mahkemenin kararının haksızlık olduğunu savunan Kuds Al-Samarrai, şunları söyledi: “Kur’an-ı Kerim’i yakılmaktan kurtarmaya çalışırken aşırılık yanlıları tarafından ağır şekilde dövüldüm. Kur’an’ı almaya çalıştım ama saldırıya uğradım. Bu esnada polis benden Kur’an’ı alıp onlara geri verdi. Bununla ilgili şikayetim olumsuz sonuçlandı. Ancak onlar Kur’an-ı Kerim’i çalmaya çalıştığımı söylediler. Onlara Kur’an’ın benim kutsal kitabım olduğunu ve bunların benim için kabul edilebilir olmadığını anlattım. Bana hırsızlık teşebbüsü nedeniyle para cezası verildi. Yapılan haksızlığa üzülsem de bir yandan da seviniyorum. O gün yaşananlardan sonra Danimarka’da Kur’an-ı Kerim dahil kutsal kitapların, bayrakların yakılmasını yasaklayan, 2 yıl hapis ve para cezası öngören bir yasa çıktı. Aldığım darbelerden dolayı sırtım hala ağrıyor, İslam düşmanı gruplar tarafından tehdit ediliyorum ama bu benim için bir zafer. Bu nedenle mutluyum.”

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • TikTok ‘sızıntıyı’ kesmezse kapatılacak

    TikTok ‘sızıntıyı’ kesmezse kapatılacak

    Daha önce TBMM’ye davet edilerek Türkiye’deki faaliyetleri hakkında bilgi talep edilen TikTok, bu sefer de kullanıcı verilerini yurt dışına çıkardığı için gündemde. Türkiye’de 30,8 milyon kullanıcısı bulunan platform, özellikle paylaşılan müstehcen içerikler sebebiyle mercek altına alınmıştı. TikTok’un verileri yurt dışına çıkarmasını engellemek için “İnternet Değişim Noktası” (İDN) kurulmasına yönelik çalışmalar hızlandırıldı.

    Akış durmazsa yasaklama

    TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Hüseyin Yayman, TikTok’un bu TBMM’de verdikleri vaatleri yerine getirmediğini belirterek, önceki gün yaptığı açıklamada, “TikTok temsilcilerini tekrar Meclis’e çağıracağız” dedi. Yayman, “Halkımız TikTok bir ulusal güvenlik meselesidir, buranın kapatılmasını istiyoruz’ diyorlar” ifadelerini kullanırken, ilk etapta kurulması planlanan İnternet Değişim Noktaları (İDN) ile TikTok verileri güvenlik makamlarınca daha sıkı denetlenebilecek. Eğer yurt dışına veri aktarımı sorunu kökünden çözülemezse Türkiye’de de TikTok’un yasaklanması sağlanacak” dedi.

    ANLIK TAKİP İMKANI

    İnternetteki kavşak noktaları olarak tanımlanabilecek bu merkezlerden ilk etapta Ankara’da 1, İstanbul’da 2 adet kurulacak. İDN’ler ile birinci aşamada kaynağı yurt içinde olan trafiğin yine yurt içinde sonlanması sağlanacak, ikinci aşamada ise kaynağı ister yurt içi ya da yurt dışı olsun yurt dışına çıkışın da İDN üzerinden yapılması sağlanacak. Böylece Türkiye’nin verilerinin Türkiye’de kalmasının sağlanacağı gibi veri akışları da yetkili makamlarca anlık olarak takip edilebilecek. İDN’lerin yıl sonuna kadar kurulmasının planlandığı ifade edildi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com