Etiket: Filistin

  • Putin’den Filistin açıklaması! Mahmud Abbas’a mesaj

    Putin’den Filistin açıklaması! Mahmud Abbas’a mesaj

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Filistin Halkıyla Dayanışma Günü nedeniyle Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a mesaj gönderdi. Filistin’in bağımsızlığına verdiği desteği yineleyen Putin, “Şu anda kanlı çatışma Filistin’in sivil halkına sayısız acılar yaşatırken, halkınızın 1967 sınırları dahilinde başkenti Doğu Kudüs olan kendi egemen devletlerini kurma yönündeki meşru haklarını kullanmasını destekleyen Rusya’nın tutarlı tutumunu yeniden teyit etmenin özellikle önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

    Mesajında Rusya ile Filistin arasındaki ilişkilere de değinen Putin, “Ortak çabalarla geleneksel olarak dostane nitelikteki Filistin-Rusya ilişkilerinin ve çeşitli alanlardaki karşılıklı faydaya dayanan işbirliğinin gelişimini ortak çabalarla sağlayabileceğimize eminim. Bu şüphesiz ortak çıkarımızadır ve bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesiyle uyumludur. Sayın Devlet Başkanı, size sağlık ve başarılar, Filistinlilere ise anavatanlarında barış, esenlik ve refah temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Haber7.com

  • Cihat Yaycı’dan dikkat çeken Filistin çıkışı! Türkiye bunu yaparsa oyun bozulacak

    Cihat Yaycı’dan dikkat çeken Filistin çıkışı! Türkiye bunu yaparsa oyun bozulacak

    Müstafi Amiral Cihat Yaycı, Libya gibi Filistin’le de ‘deniz yetki alanı anlaşması’ imzalanması gerektiğini ifade ederek, “Bunu yaptığımızda Filistin, kara ülkesinin yaklaşık 10 katı deniz ülkesi kazanacaktır. Elinde hukuki belge olacak ‘burası benimdir’ diye. ‘Buradaki petrol ve doğalgazı çıkartamazsınız’ diyecek. Filistin Türkiye’nin deniz komşusu olacak ve Türkiye’de karadaki komşusuna nasıl duyarsız kalamıyorsa denizdeki komşusuna da duyarsız kalamayacak” dedi.

    Çorum Belediyesi’nin düzenlediği Kitap Fuarı’na katılan müstafi Amiral Cihat Yaycı, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları hakkında konuştu.

    “Bu soykırım nasıl durdurulur” diye soran Yaycı, böyle bir siyasi, ekonomik ve askeri gücün hiçbir devlette olmadığını savunarak, “Bunu durduracak şu anda tek başına hiçbir devlet yok. Bunu durduracak silahlı güç yok ama ekonomik güç var. Bugün İslam Birliği Teşkilatı ve Arap Birliği devletlerinde var. İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği devletleri bir toplantı yaptı. Burada petrol ve doğalgaz ambargosunun yanı sıra Suriye hava sahasının kapatılması gündeme geldi. Burada İsrail’in genişlemesinin durdurulması için. Burada iki öneri masaya konuldu. Kabul edilmeyeceği bile bile konuldu. Neden? Şapkalar düşsün diye. Bu kriz Türkiye’ye aynı zamanda halkların liderliğini getirme fırsatını tanıyor. Bu ambargo kararına Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn gibi ülkeler karşı çıktı” diye konuştu.

    GAZZE’NİN BU KIYI ŞERİDİNE SAHİP OLMASI ÇOK ÖNEMLİ

    Libya ile yapılan anlaşmanın benzerinin Filistin’le de yapılabileceğini vurgulayan Yaycı, “İkisi de aynı noktadan çıkıyor. Libya ile yaptığımız anlaşmaya Yunanlılar, Avrupalılar, Rumlar ‘Türk kalkanı’ dediler. Oyunu bozdu. Doğuda oyunu bozacak anlaşma da Filistin’le yapılacak olan anlaşmadır. Bunu yaptığımızda Filistin, kara ülkesinin yaklaşık 10 katı deniz ülkesi kazanacaktır. Elinde hukuki belge olacak ‘Burası benimdir’ diye. ‘Buradaki petrol ve doğalgazı çıkartamazsınız’ diyecek. Filistin Türkiye’nin deniz komşusu olacak ve Türkiye’de karadaki komşusuna nasıl duyarsız kalamıyorsa denizdeki komşusuna da duyarsız kalamayacak. Hukuki bir zemin oluşacak. Yunanlıların ve Rumların oyunu doğuda da bozulacak. Bunu zamanında Filistin yönetimine ve Türkiye’deki yetkililere verdim. Onlar da tekrar Filistin yönetimine verdiler. Ama Filistin yönetimi bunu kabul etmedi. Yapılacak şey; tekrar söylemek gerekirse petrol, doğalgaz ambargosunu zorlamak. Ticaret anlaşmalarının askıya alınmasını istemek. İthalatı durdurmak, özellikle zengin Arap devletleri. Filistin-Türkiye anlaşmasını yapmak ve aynı zamanda Suriye hava sahasının kapatılmasını istemektir” şeklinde konuştu.

    Filistin’in işgal nedeniyle Gazze ve Batı Şeria’dan oluştuğunu hatırlatan Yaycı, “Gazze ile Batı Şeria arasında İsrail toprakları var. Bunu haritaya bakmadan yorumlamak ve görüş bildirmek anlamsız olur. Zannediliyor ki Filistin bir bütün ve rahatlıkla seyahat edilebilir, gidilip gelinebilir ama öyle değil. Batı Şeria’daki bir Filistinli, Gazze’deki akrabasını görebilmek için İsrail topraklarından geçmek zorunda. Buradan geçemez, bu kadar acı bir durum söz konusu. Filistin mekanize tam bir açık hava hapishanesi. Özellikle tam bir açık hava hapishanesi Gazze’dir. Gazze denize kıyısı olan tek yerdir. Filistin’in denize kıyısı olan tek yeri burasıdır. Gazze deniz yoluyla dışarıya bağlantısı olan da tek yerdir. Gazze’nin bu kıyı şeridine sahip olması Filistin bakımından hem stratejik hem ekonomik açıdan çok önemli. Bu kıyı şeridinin hemen önünde çok zengin petrol, doğalgaz yatakları vardır. Bu petrol ve doğalgaz yataklarına İsrail sahip olmak istiyor. Filistin’de savaş suçunun yanı sıra insanlık suçu işleniyor ve herkes bunu seyrediyor. İsrail Başbakanı Netanyahu ve İsrail Milli Savunma Bakanı ‘Hukuk yok, kanun yok, mahkeme yok, yasak yok, istediğiniz gibi öldürebilirsiniz’ dedi. ‘Çünkü bunlar insan değildir’ dediler. Bunu algılayamadık, bu nasıl bir insanlık anlayışıdır diye sorduk. İnsanlık olarak bakmayın, bunlar birer siyonist cani. Bu güçlerini de, motivasyonlarını da sözde Tevrat’tan alıyorlar” şeklinde konuştu.

    ORTDA DOĞU DİZAYN EDİLİRKEN HEDEF TÜRKİYE

    Hedefin Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek olduğunu ve hedefte Türkiye’nin olduğunu söyleyen Yaycı, şunları kaydetti:

    Bölgeye iki tane Amerikan uçak gemisi görev grubu geldi. Sadece uçak gemisi değil, dikkatinizi çekiyorum uçak gemisi görev grubu geldi. Bir uçak gemisinde 9-10 tane civarında kruvazör, fırkateyn ve denizaltı var. İki uçak gemisinde bulunan uçaklar, füzeler ve torpidoların hepsini topladığımızda bölgedeki Türkiye, Suriye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Libya bunların bütün silahlı kuvvetlerini toplayın; bu kadar tahrip gücü olmuyor. Peki bunlar niye geldi buraya. Küçücük Gazze için mi? Hamas’ın hava kuvvetleri mi var? Hamas’ın deniz kuvvetleri mi var? Kara kuvvetleri mi var, tankları mı var. Nesi var; ellerinde tüfekler var, basit roketler var başka bir şeyleri yok. Açıklama çok net: ‘Biz Ortadoğu’yu yeniden dizayn edeceğiz’. İsrail’i değil, Filistin’i değil, Ortadoğu’yu diyor.
    Ortadoğu dizayn edilirken hedef Türkiye.

    Vaat edilmiş topraklar Dicle ve Fırat Nehri arasında üç devleti kapsıyor. Bu devletler Irak, Suriye, Türkiye. Irak gitti, Suriye gitti, sıra Türkiye’de. Suriye’de PKK-YPG sözde bir devlet kurdu. Bunlar İsrail’e uzanabilir. İsrail işgallerle Suriye’den toprak alır. Lübnan’dan toprak alır. Bunlarla birleşir ve Türkiye’ye komşu olur. Hedefin Türkiye olduğuna dair altı tane gösterge var.

    Bunlardan birincisi, 1 Ekim’de meclisin açıldığı gün hiç durduk yere Suriye’den YPG’li ve PKK’lılar gelip İçişleri Bakanlığımızın önünde eylem yaptılar.

    İkinci işaret SİHA’mızın Amerika tarafından düşürülmesi ve sonrasında ‘Biz bilerek isteyerek düşürdük’ açıklamaları yapmaları. NATO tarihinde bir ilktir. NATO’da hiçbir devlet bir başka NATO üyesi devletin hava aracını bilerek, isteyerek ne düşürmüş ne de düşürdüğünü açıklamıştır.

    Üçüncüsü ise bölgeye gelen uçak gemisi görev gruplarından bir tanesi Akdeniz’e Abdülhamit sondaj gemimizin yanına gelip durmuştur. Yolunu 1,5 mil uzatarak durmuştur hem de bizi Antalya Körfezi’ne hapseden Sevilla haritasının çizgisinde durmuştur. Yunanistan’a destek veriyorum, seni de uyarıyorum mesajını vermiştir.

    Dördüncüsü, Amerika başkanı ve dışişleri bakanının bölgedeki tüm ülkelerle irtibat kurarken bölgenin tek NATO devleti olan Türkiye’ye hiçbir şekilde geçen haftaya kadar irtibat kurmuş olmaması. Amerika başkanının 14 Ekim 2023’te Türkiye’yi yazılı olarak ‘Amerika’nın ulusal güvenliği ve dış politikası için olağanüstü bir tehdit olarak’ tanımlamış olması. Biz Amerika ile komşu muyuz? Amerika Suriye’de mi? Suriye, Meksika’da Amerikalılar mı yaşıyor? Türkiye’de Amerika’ya bir tehdit mi oldu ne oldu ne oldu da biz Amerika’nın milli güvenliğine tehdit oluşturuyoruz. Diğer bir unsur sözde Rojava yönetimi için Amerika ‘Bunlar PKK değildir, bunların sizlerle işi yok’ derken tam 29 Ekim 2023’te cumhuriyetin 100. yıl dönümünde o sözde yönetim bir harita yayınladı. Sözde büyük Kürdistan haritası. Başkenti Diyarbakır. Artık şapkalar düştü, YPG’nin PKK olduğu, hedefinin de Türkiye olduğu ortaya çıktı. Türkiye’nin hedefte olduğunu gördük.

    Kaynak: Haber7.com

  • İran: Türkiye, Filistin meselesinde etkin roller oynayabilir

    İran: Türkiye, Filistin meselesinde etkin roller oynayabilir

    Başkent Tahran’da düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendiren Kenani, İsrail’in saldırılarında öldürülen 66 gazetecinin fotoğraflarının yer aldığı Filistin haritası ve 6 binden fazla çocuğun öldürüldüğünün yazıldığı afişin yanında soruları cevapladı.

    “ABD sorunun parçası”

    Kenani, ABD’nin İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ve sorunun bir parçası olduğunu belirterek, verdiği siyasi ve askeri destekle saldırıların kısa sürede bitmesini engellediğini ifade etti.

    Hamas ile İsrail arasında varılan “insani ara” mutabakatının bugün son günü olduğunu hatırlatan Kenani, İran’ın da diğer ülkeler gibi bu sürecin devam etmesini ve İsrail’in saldırılarının sona ermesini arzuladığını kaydetti.

    Kenani, bölgedeki sorunun çözümü için, “Geçici ateşkesin sürdürülebilir bir sürece girmesi ve Siyonist rejimin Filistin ve Gazze halkına karşı işlediği suçların tekrarlanmaması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    Yaptıkları görüşmelerde bu konuyu ciddiyetle takip ettiklerini aktaran Kenani, “Devam eden müzakereler, geçici ateşkesin kalıcı hale getirilmesini amaçlıyor.” diye konuştu.

    “Türkiye Filistin meselesinde önemli role sahip”

    Hamas’ın elinde bulunan İsrailli esirlerin serbest bırakılması konusunda İran ile Türkiye’nin işbirliğinin önemini vurgulayan Kenani, Filistin davasının İran ve Türkiye dahil birçok ülke nezdinde önemli konulardan biri olduğunu ifade etti.

    İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, “Türkiye, Filistin meselesinde önemli bir role sahip ve etkin roller oynayabilir.” dedi.

     

    Kaynak: Haber7.com

  • İsrail’in serbest bıraktığı esirler insanlık dışı muameleyi anlattı: Çok işkence gördük

    İsrail’in serbest bıraktığı esirler insanlık dışı muameleyi anlattı: Çok işkence gördük

    İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalara verilen insani aradaki 3. günde, İsrail hapishanelerindeki 39 Filistinli çocuk esir serbest bırakıldı. Hamas da 14 İsrailli ve 3 yabancı uyruklu esiri Kızılhaç’a teslim etti.

    ÇOK İŞKENCE GÖRDÜK

    İşgalci İsrail tarafından geçici ateşkes kararı sonrası alınan esir takasında serbest bırakılan 16 yaşındaki Filistinli Usame Usame Nayif Marmaş, cezaevinde yaşadıklarını anlattı:

    “Her hafta bizi dövmeye gelirlerdi. Bizdeki tüm kıyafet, örtü ve yatakları da almışlardı.”Çok işkence gördük, işkencede 4 arkadaşımız şehit oldu. Giydiğim kıyafetler beyaz renkliydi ama işkenceden çıkarken akan kanımızdan dolayı kırmızı olmuştu” 



    TUVALETE GİTMEK BİLE YASAKTI

    İsrail ve Filistin arasında 24 Kasım’da varılan esir takası anlaşması kapsamında dün serbest bırakılan İsrail hapishanelerindeki en yaşlı kadın mahkum Maysoon Al-Jabali ile çocuk mahkum İbrahim Taamra, hapishanede yaşadıklarını anlattı. Al-Jabali yaptığı açıklamada, 29 Haziran 2015’te tutuklandığını ifade ederek, esir takası anlaşması ile serbest bırakıldığını belirtti. Her şeyin 7 Ekim’den sonra daha da kötüye gittiğini ifade eden Al-Jabali, kadın mahkumların mahremiyetlerinin hiçe sayıldığını ifade ederek, gardiyanların kadınların tuvaletleri sadece belirli saatlerde kullanmasına izin verdiğini belirtti.

    “SU BİLE VERİLMİYORDU”

    Gardiyanların kadın mahkumların üzerine gaz sıktığını ve taciz ettiğini aktaran Al-Jabali, koğuşların aşırı soğuk olduğunu aktararak, mahkumların su bile almasının engellediğini açıkladı. Hastalanan mahkumların doktora götürülmediğini ifade eden Al-Jabali, hayatını kaybeden Filistinlilerin içeride büyük üzüntüye neden olduğunu belirterek, çatışmalar ile ilgili gelişmeleri yeni mahkumlardan öğrendiklerini aktardı.

    İsrail Filistin esirlere insanlık dışı muamele uygularken, Hamas tarafından serbest bırakılan İsrailli esirlerin gayet iyi durumda olması dikkatlerden kaçmadı. Öyle ki Facebook ve Instagram, serbest bırakılırken Hamas üyelerine el sallayan İsrailli esirlerin videolarına sansür getirdi.

     

    Kaynak: Haber7.com

  • Batı ve İsrail’in hayallerini suya gömecek proje! Çare Türkiye…

    Batı ve İsrail’in hayallerini suya gömecek proje! Çare Türkiye…

     Deniz Kuvvetleri’nde kritik görevler üstlenen, Mavi Vatan doktrini ile FETÖMETRE’nin kâşifi Müstafi Amiral Cihat Yaycı’dan, Filistin’deki ablukayı bitirip Akdeniz’i Türkiye için güvenli kılacak bir çözüm teklifi geldi. Yaycı, Türkiye’nin Libya ile yaptığı deniz yetki anlaşması örneğinin Filistin ile de vakit kaybetmeden imzalanması gerektiğini söyledi. Cihat Yaycı, Antalya-Gazze Koridorunun, Filistin ile Türkiye’yi denizden komşu hâline getireceğini vurguladı. 

    FİLİSTİN’E NEFES OLUR
    Hamas’ın ısrarla dile getirdiği “Barış için Gazze’de liman inşa edilsin” şartının önemine dikkat çeken Müstafi Amiral Yaycı, “BM Ticaret ve Kalkınma Toplantısında liman projesi kabul edildi. Konuyla ilgili detaylı rapor hazırlandı. 2004’te BM Ticaret ve Kalkınma Toplantısı’nda kabul edildi ve bu yıl nisan ayında konuya dair ayrıntılı bir rapor hazırlandı. Hamas’ın bu konuyu tekrar gündeme getirmesi ablukanın kırılması adına kritik bir çıkış. Gazze Limanı, ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkının yanında Filistin’in özgürlük ve bağımsızlık taleplerini de güçlendiren en önemli hamle olur. Filistin’e nefes olacak liman projesi, İsrail’in dayattığı prangaları kırmakla birlikte siyonist emelleri boşa çıkarma açısından da hayati önem taşır. Gazze Limanı’nı bugüne dek sabote eden asıl güç İsrail. Bu aynı zamanda siyonist yönetimin insanlık dışı hukuk tanımazlığının bir diğer göstergesidir” dedi. 

    TEHDİT SÜREKLİ BÜYÜYOR
    Cihat Yaycı, Filistin-Ankara arasında yapılacak deniz yetki alanlarının sınırlandırması anlaşmasının bölge ülkeleri ve İslam dünyası açısından da tarihî nitelik arz ettiğini söyledi.

    “Libya ile yapılan anlaşma Batı’ya kalkan oldu. Filistin’le de imzalanırsa bu bizim için Doğu kalkanı olur” yorumunu yapan Yaycı, projenin önemini şöyle anlattı: Batılı ülkeler, Mısır Ariş Limanı ve Refah Kapısını devre dışı bırakarak Kıbrıs Rum Yönetimini Filistin’in tek bağlantı koridoru hâline getirmeye çalışıyor. Bu aynı zamanda Rumları Ada’nın hâkimi yapma planının da bir parçası. Böyle bir proje Türkiye’yi, Akdeniz’de sınırlandırma ve buradaki zenginliği kendi aralarında pay etme iştahının devamıdır. Bir diğer etkisi ise Rumları ön plana çıkararak İslam dünyasının dayanışmasını kırmayı hedefliyorlar. Beraberinde Filistin’e yardım konvoylarını engellemek ve deniz koridorunu kilitlemek istiyorlar. Gazze’yi işgal etseler dahi Filistin’le acilen deniz yetki anlaşması yapılmalı. Şu an en kritik zaman. Sultan Abdülhamid bunu gerçekleştirdi. Mevcut hükûmet ve Filistin yönetimi de bunu yapabilir. Hiç vakit geçirmeden anlaşıp Gazze-Antalya deniz koridoru hayata geçirilmeli. Deniz yetki alanı sınırlandırması anlaşması bize Kıbrıs adası kadar alan kazandırır. Tarihî bağımız olan Filistin coğrafyası ile siyasi, ekonomik, sosyal ilişkilerimiz artar. Topraklarımız üzerinde süfli emeller taşıyan İsrail ve müttefiklerinin plan ve projeleri çöpe atılır. Özellikle benim görev sürecimde İskele Boğazı’nda yer almaya başlamışlardı. Şu an bizim üslerin etrafını sardılar ve bu tehdit her geçen gün büyüyor. 

    “ARZIMEVUT” İÇİN KKTC’Yİ YIKACAKLAR

    Müstafi Amiral Cihat Yaycı da Ada’daki tablo için uyardı: Kıbrıs’taki toprak satışları büyük tehdit ve millî güvenlik unsuruna dönüştü. Türk Barış Gücü, bu olaya doğrudan müdahil olabilir. Uluslararası hukuk bize bu hakkı veriyor. Şayet bu topraklar geri dönmezse KKTC’yi yıkma planı mesafe alır. Türkiye ve KKTC iş birliği yaparak Yahudilerin ele geçirdiği toprakları güvenlik sebebiyle tekrar kamulaştırmalı. Çünkü İsrail’in bütün adımları Gazze’de, Golan’da ya da Kıbrıs’ta aynı… Her şey ‘arzımevut’ için… 

     

     

    Kaynak: Haber7.com

  • Gazze’nin kuzeyine 100 yardım tırı ulaştı

    Gazze’nin kuzeyine 100 yardım tırı ulaştı

    İsrail ile Filistin arasında 24 Kasım’da başlayan insani ara sürerken, Refah Sınır Kapısı üzerinden Mısır’dan Gazze Şeridi’ne yardım tırları geçmeye devam ediyor. İsrail-Filistin arasında 7 Ekim’de patlak veren çatışmalar sırasında Gazze Şeridi’nin kuzeyine yardımların ulaşması engellenirken, insani ara ile kuzeydeki Filistinlilere de insani yardımlar ulaşmaya başladı.

    Filistin Kızılayı tarafından yapılan açıklamada, Gazze Şeridi’nin kuzeyine 100 yardım tırının ulaştığı belirtilerek, “Yardımlar ihtiyacı olan binlerce kişiye ulaştı. Yardımın içerisinde gıda, bebek maması, su, süt ve battaniye yer alıyor” denildi.

    Filistin Kızılayı Sözcüsü Abdel Celil Hanjal ise, “Birkaç gün önce bu bölgelere herhangi bir şey ulaştırmak imkansızdı” dedi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Batı’da ‘Filistin’ etkisi: Müslümanların bize hakim olacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum!

    Batı’da ‘Filistin’ etkisi: Müslümanların bize hakim olacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum!

    • Haber7

    Siyonist İsrail’in Filistin’de yapılan soykırıma tepki gösteren dünya halkları, işgalcilere tepki gösterirken Osmanlı Devleti’ni de örnek göstererek Müslümanların hakimiyetinin daha adil olduğunu belirtiyor.

    “MÜSLÜMANLARIN BİZE HAKİM OLACAĞI GÜNÜ SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM”

    Bir video kaydı alarak sosyal medyadan paylaşan Kanadalı bir vatandaş, Müslümanların adil bir yönetim anlayışına sahip olduğunu dile getirdi. Dikkat çeken ifadeler kullanan Kanadalı vatandaş, “Ben şahsen Müslümanların bize hakim olacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum. Sakal bırakmaya bile başladım. Bu bazılarını ürkütüyor belki ama ben sabırsızlıkla bekliyorum. Eminim onların yönetimi adildir.” ifadesinde bulundu.

    “CİZYE VERGİSİ ŞU AN ÖDEDİĞİMİZ VERGİLERDEN DAHA ADİLDİR”

    Kapitalist finans sistemini korumak için Müslümanlara saldırıldığını söyleyen Kanadalı vatandaş, “Hiç şunu merak ettiniz mi: Neden tüm dünya güçleri Müslümanlara saldırıyor? Onlar faizi haram görüyorlar. Böyle yaparlarsa kapitalist finans sistemi çöker. Ben Müslüman değilim. Ama iddiaya girerim ki gayrimüslimlerin ödemek zorunda oldukları cizye vergisi bile şu an ödediğimiz vergilerden daha adildir.” diye konuştu.

    “OSMANLI DÖNEMİNDE BARIŞ İÇİNDE YAŞADILAR”

    Osmanlı Devleti’nin Filistin’in adil bir şekilde barış içinde yönettiğinden bahseden Kanadalı, “Mesela Osmanlı Devleti Filistin topraklarını yüzyıllarca yönetti. Ve tüm bu süreçte orada Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar barış içinde yaşadı. O dönemlerde hiçbir sorun yoktu.” ifadelerinde bulundu.

    HAHAM BECK: ÜLKEYİ MÜSLÜMANLARA GERİ VERİN

    Geçtiğimiz ay Voice of America kanalına bir açıklama yapan Neturei Karta Ortodoks Musevi Cemaati İngiltere Temsilcisi Haham Elehanan Beck, İsrail kurulduktan sonra Filistin’de huzurun kalmadığını ve ülkenin idaresinin Müslümanlara verilmesi gerektiğini belirtti.

    İşgalci İsrail yüzünden Filistin’i terk edip İngiltere’ye taşınmak zorunda kaldıklarını ifade eden Haham Beck, “Bütün ülke Filistin’e iade edilmeli.” diye konuştu. Filistinlilerin Yahudileri öldürdüğü iddiasının Siyonistlerin kara propagandası olduğunu belirten Beck, “Bu yanlış bir propaganda. Filistinlilerin Yahudilerle hiçbir sorunu yok. İşgalcilerle sorunu var. Her iki taraf, Hamas ve Fetih Yahudilerle bir sorunları olmadığını defalarca ilan ettiler. Onların işgalciler ve katillerle sorunları var. Topraklarını alanlarla problemleri var.” dedi.

    “BİR ZAMANLAR FİLİSTİNLİLERLE BİRLİKTE GÜZELCE YAŞARMIŞIZ”

    Ben Filistin doğumluyum.” diyen Haham Beck, “Annem anlatırdı, bir zamanlar Filistinlilerle birlikte güzelce yaşarmışız. Birbirimizin çocuklarına bakarmışız. Söylediğim gibi dünyadaki Müslüman ülkeleri örnek verdim; Türkiye, Yemen, İran, Fas… Dünyanın her yerinde Yahudiler sorunsuz birlikte yaşıyorlar.” dedi.

    “İSRAİL DEVLETİNİN DAĞILMASI İÇİN DUA EDİYORUZ”

    İsrail’in tamamen dağılması için dua ettiklerini söyleyen Haham Beck, “Hiç kimse incinmeden barış içinde İsrail devleti dağılsın. Dileriz ki, bu yakın zamanda olur ve biz de görürüz.” ifadelerinde bulundu.

    KAYNAK: HABER7

    Kaynak: Haber7.com

  • 2 ülke arasında diplomatik kriz büyüyor! İsrail’e bir rest daha!

    2 ülke arasında diplomatik kriz büyüyor! İsrail’e bir rest daha!

    İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, “Hamas’ın saldırılarının ve Gazze’de sivil Filistinlilerin ayrım gözetmeksizin öldürülmesinin kınanmasının ideolojik değil insani bir mesele olduğunu” vurguladı.

    Sanchez, lideri olduğu Sosyalist İşçi Partisinin (PSOE) Madrid’de düzenlediği mitingde konuştu.

    DİPLOMATİK KRİZE NEDEN OLDU

    Belçika Başbakanı Alexander De Croo ile hafta içinde İsrail, Filistin ve Mısır’ı kapsayan ziyaretinde yaptığı açıklamalar sonrasında İsrail hükümeti tarafından eleştirilen ve karşılıklı olarak iki ülkenin büyükelçiliklerinin Dışişleri Bakanlıklarına çağrılmasına neden olan diplomatik kriz hakkında da konuşan Sanchez, ülkesinde ana muhalefetteki sağ görüşlü Halk Partisinden gelen tepkilere de cevap verdi.
     

    ‘BU İNSANLIK MESELESİ’

     

    İspanya Başbakanı, “Hamas gibi bir terör örgütünün alçakça terör saldırılarını kınarken aynı zamanda Gazze’de Filistinli sivillerin ayrım gözetmeksizin öldürülmesini kınamak bir siyasi parti veya ideoloji meselesi değildir. Bu bir insanlık meselesidir.” dedi.

    Sanchez, hükümet olarak İspanya’nın savunduğunun “insan hakları” olduğunu, muhalefetin de bunu yapmasını isteyeceğini söyledi.

    ‘İSPANYA KENDİ KARARINI ALACAK’

    İspanya Başbakanı Sanchez, 25 Kasım’da Mısır’da Refah Sınır Kapısı’nda yaptığı açıklamada, “AB, Filistin devletini tanımazsa İspanya kendi kararını alacaktır.” demişti.

    Sanchez, ayrıca “İsrail’in kendini savunma hakkının, aralarında binlerce çocuğun da olduğu Gazze’deki masum sivillerin öldürülmesini içermediğini, Filistin’de yüzbinlerce insanın çektiği korkunç acıların dehşet verici olduğunu” söylemişti.

    İsrail, gerek Sanchez gerekse De Croo’yu “terörizme destek vermek”le suçlayıp her iki ülkenin büyükelçiliklerini Dışişleri Bakanlığına çağırmış, bunun ardından da İspanya Madrid’deki İsrail Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığına çağırıp tepkisini göstermişti.

    Kaynak: Haber7.com

  • Konyalı çocuklar Filistinli akranları için bir araya geldi

    Konyalı çocuklar Filistinli akranları için bir araya geldi

    Konya Büyükşehir Belediyesi Kudüs Çalışma Grubu ve Bilgehaneler tarafından Kılıçarslan Meydanı’nda düzenlenen etkinlikte çocuklar Türkiye ve Filistin bayrakları ile “Filistin özgürdür özgür kalacak”, Bağımsız Filistin özgür Kudüs”, Kudüs coğrafi değil, imani meseledir” yazılı pankartlar taşıdı.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın da katıldığı programda Büyükşehir Belediyesi Çocuk Meclisi Başkanı Talut Kerem Cengiz açıklama yaptı.

    Cengiz, İsrail’in, bir asra yakın bir süredir sistematik olarak Filistin topraklarını işgal ederek yüzbinlerce Filistinliyi kendi vatanlarından ayrılmaya mecbur bıraktığını belirtti.

    İsrail’in, hiçbir ahlaki ve vicdani ilke gözetmeksizin yürüttüğü bu operasyonun, savaş değil, katliam ve soykırım olduğunu savunan Cengiz, şunları kaydetti:

    “Filistinlilerin topraklarını işgal etmesi, kadın-çocuk demeden masumları katletmesi ve insanları öz vatanlarından sürgün etmesi, bugünkü hadiselerin esas nedenidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi ‘Adil bir barışın kaybedeni olmaz.’ Bu adalet ise çoluk çocuk demeden acımasızca insanlığı katleden siyonistlerin eliyle, hükümleri ile değil, savaşta bile kadına, çocuğa ve yaşlılara dokunmayan, zulmetmeyen Allah’ın hükümlerinin hakim olduğu Müslümanların idaresinde tüm coğrafyaya hakim olacak başkenti Kudüs olan Filistin devleti ile sağlanabilecektir.”

    Açıklamanın ardından çocuklar ellerindeki balonları gökyüzüne bıraktı.

    Kaynak: Haber7.com

  • Gazze’nin kuzeyine 100 yardım TIR’ı ulaştı

    Gazze’nin kuzeyine 100 yardım TIR’ı ulaştı

    İsrail ile Filistin arasında 24 Kasım’da başlayan insani ara sürerken, Refah Sınır Kapısı üzerinden Mısır’dan Gazze Şeridi’ne yardım TIR’ları geçmeye devam ediyor.

    İsrail-Filistin arasında 7 Ekim’de patlak veren çatışmalar sırasında Gazze Şeridi’nin kuzeyine yardımların ulaşması engellenirken, insani ara ile kuzeydeki Filistinlilere de insani yardımlar ulaşmaya başladı.

    Filistin Kızılayı tarafından yapılan açıklamada, Gazze Şeridi’nin kuzeyine 100 yardım TIR’ının ulaştığı belirtilerek, “Yardımlar ihtiyacı olan binlerce kişiye ulaştı. Yardımın içerisinde gıda, bebek maması, su, süt ve battaniye yer alıyor” denildi.

    Filistin Kızılayı Sözcüsü Abdel Celil Hanjal ise, “Birkaç gün önce bu bölgelere herhangi bir şey ulaştırmak imkansızdı” dedi.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com