Etiket: Gazze

  • BM, Gazze’deki korkunç tabloyu açıkladı! Guterres’ten tüm dünyaya çağrı

    BM, Gazze’deki korkunç tabloyu açıkladı! Guterres’ten tüm dünyaya çağrı

    BM Güvenlik Konseyi, Orta Doğu’daki durumu görüşmek üzere ABD’nin New York kentinde bulunan BM Genel Merkez’inde bir araya geldi.

    GUTERRES KORKUNÇ TABLOYU AÇIKLADI

    Toplantıda konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail-Filistin arasında 7 Ekim’de patlak veren çatışmalarda İsrail tarafında 33’ü çocuk bin 200’den fazla kişinin, Filistin tarafında ise üçte ikisinden fazlası çocuk ve kadın olmak üzere 14 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, “Konseye sunduğum Çocuklar ve Silahlı Çatışma konulu yıllık raporlarda da açıkça belirtildiği üzere, birkaç hafta içinde İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarında öldürülen çocuk sayısı, Genel Sekreter olduğumdan bu yana herhangi bir çatışmanın herhangi bir tarafı tarafından bir yıl içinde öldürülen toplam çocuk sayısından çok daha fazladır” dedi.

    Gazze Şeridi’ndeki insani aranın bir umut ışığı olduğunu aktaran Guterres, 2712 sayılı kararın tüm taraflardan, özellikle çocuklar olmak üzere sivillerin korunmasına, uluslararası insancıl hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymalarını talep ettiğini hatırlattı.

    ‘GAZZE HALKININ YÜZDE 80’İ EVLERİNDEN ZORLA ÇIKARILMIŞ DURUMDA’

    İnsani aradan önce ciddi ihlallere tanık olunduğunu belirten Guterres, “Sözünü ettiğim çok sayıda sivilin öldürülmesi ve yaralanmasının ötesinde, Gazze halkının yüzde sekseni şu anda evlerinden zorla çıkarılmış durumda. Bu nüfus, Gazze’nin güneyinde giderek küçülen bir alana doğru itiliyor ve elbette Gazze’de hiçbir yer güvenli değil” dedi.

    ‘BM DOKUNULMAZDIR!’

    Gazze Şeridi’ndeki tüm evlerin tahminen yüzde 45’inin hasar gördüğünü ya da yıkıldığını ifade eden Guterres, “Bugün BM bayrağı altında güvenli bir yer arayan 1 milyondan fazla sivili barındıran Birleşmiş Milletler tesislerinin dokunulmazlığını vurgu yapmak istiyorum. UNRWA Gazze Şeridi’ndeki tüm tesislerinin koordinatlarını çatışmanın tüm taraflarıyla paylaşmaktadır. Ajans, 82 UNRWA tesisini etkileyen 104 olayı doğrulamıştır. Bu olayların 24’ü kararın kabulünden bu yana meydana gelmiştir. UNRWA okullarında barınan toplam 218 yerinden edilmiş kişinin öldüğü ve en az 894 kişinin yaralandığı bildirilmiştir” dedi.

    ‘BM TARİHİNİN EN BÜYÜK PERSONEL KAYBI’

    Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların başlamasından bu ayna 111 BM personelinin hayatını kaybettiğini aktaran Guterres, “Bu, örgütümüzün tarihindeki en büyük personel kaybını temsil etmektedir. Açıkça ifade etmeme izin verin. Birleşmiş Milletler personeli de dahil olmak üzere siviller korunmalıdır. Hastaneler de dahil olmak üzere sivil yerleşimler korunmalıdır. BM tesisleri vurulmamalıdır. Uluslararası insancıl hukuka çatışmanın tüm tarafları tarafından her zaman saygı gösterilmelidir” dedi.

    ‘GAZZE’YE İLK DEFA YEMEKLİK GAZ GİRDİ’

    Katar, Mısır ve ABD’nin desteğiyle İsrail ve Filistin arasında varılan esir takası anlaşmasını memnuniyetle karşıladığını belirten Guterres, “Bu anlaşmanın Gazze’deki insani durum üzerindeki olumlu etkilerini en üst düzeye çıkarmak için çalışıyoruz. Örneğin, 7 Ekim’den bu yana ilk kez kurumlar arası bir konvoy Gazze’nin kuzeyine, özellikle de Cibaliye Mülteci Kampı’ndaki dört UNRWA barınağına gıda, su, tıbbi malzeme ve barınma malzemeleri ulaştırdı. Bundan önce, on binlerce insan barınmak için buralara yığılmış olsa da, bu yerlere ya çok az yardım ulaşmış ya da hiç ulaşmamıştı. Ayrıca Gazze’ye ilk defa yemeklik gaz girdi” dedi.

    Yardımların artırılmasına rağmen hala yetersiz olduğuna dikkat çeken Guterres, “İhtiyaç sahibi herkese güvenli ve engelsiz insani erişim sağlanması kritik önem taşımaktadır” dedi.

    ‘TÜM REHİNELER DERHAL VE KOŞULSUZ OLARAK SERBEST BIRAKILMALIDIR’

    Hamas’ın esir takası anlaşması kapsamında 29’u kadın, 31’i çocuk toplam 60 esiri serbest bıraktığını ifade eden Guterres, “Aynı süre zarfında anlaşma dışındaki 21 esir daha serbest bırakıldı. Bu memnuniyet verici bir başlangıçtır. Ancak ilk günden beri söylediğim gibi, tüm rehineler derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır. Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin onları ziyaret etmesine izin verilmelidir. Anlaşma kapsamında ayrıca çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 180 Filistinli tutuklu ve hükümlü İsrail hapishanelerinden serbest bırakıldı” dedi.

    ‘ÇOCUKLAR, HAMİLE KADINLAR, YAŞLILAR BÜYÜK RİSK ALTINDA’

    Gazze Şeridi’nde su ve elektrik hizmetleri yeniden sağlanması gerektiğini vurgulayan Guterres, “Gıda sistemleri çöktü ve özellikle kuzeyde açlık yayılmakta. Barınaklardaki sıhhi koşullar dehşet verici. Az sayıda tuvalet ve kanalizasyon taşkınları halk sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturmakta. Çocuklar, hamile kadınlar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olanlar büyük risk altında. Gazze’nin gıda, su, yakıt, battaniye, ilaç ve sağlık malzemeleri de dahil olmak üzere insani yardımların derhal ve sürekli olarak arttırılmasına ihtiyacı var” dedi.

    Refah Sınır Kapısı’nda güvenlik prosedürlerinin yavaş işlediğini aktaran Guterres, Refah Sınır Kapısı’nın insani yardımların ulaştırılması konusunda yeterli kapasiteye sahip olmadığını belirterek, “Bu nedenle Kerem Şalom da dahil olmak üzere diğer geçiş kapılarının açılması ve hayat kurtarıcı yardımların gerekli şekilde arttırılabilmesi için denetim mekanizmalarının kolaylaştırılması çağrısında bulunuyoruz” dedi.

    ‘DÜNYAYI SONU GELMEYEN BİR ÖLÜM VE YIKIM DÖNGÜSÜNE MAHKUM EDECEK’

    Gazze halkı dünyanın gözleri önünde büyük bir insani felaket yaşadığını aktaran Guterres, “Gözlerimizi başka tarafa çevirmemeliyiz. Ateşkesin uzatılması için yoğun müzakereler yürütülüyor ki bunu memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak gerçek bir insani ateşkese ihtiyacımız olduğuna inanıyoruz. Birleşmiş Milletler kararları ve uluslararası hukuk temelinde, İsrail ve Filistin’in barış ve güvenlik içinde yan yana yaşayacağı iki devletli bir çözümün sağlanması yönünde kararlı ve geri dönülmez bir şekilde ilerleyerek bölge halklarının nihayet bir umuda sahip olmasını sağlamalıyız. Başarısızlık Filistinlileri, İsraillileri, bölgeyi ve dünyayı sonu gelmeyen bir ölüm ve yıkım döngüsüne mahkum edecektir” dedi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Erdoğan’ın “Gazze Kasabı” çıkışı dünyayı sarstı

    Erdoğan’ın “Gazze Kasabı” çıkışı dünyayı sarstı

    İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları binlerce masum insanın ölümüne neden oldu. İsrail’le Hamas arasında sağlanan nsani ara ve esir takasının bitmesine saatler kala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bölgede yaşanan insanlık dramına dair yeni açıklamalar yaptı. AK Parti Grup Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, “Gıdasını, elektriğini, suyunu kesip açık hava hapishanesine çevirdikleri iki milyon insana soykırım uyguladılar. Gazze’yi yakıp yıktılar. Her türlü zulmü yaptılar. Yüzde 70’ten fazlası kadın ve çocuk olmak üzere 16 bin kardeşimiz İsrail saldırısında şehit oldu. 35 bin üzerinde kardeşimiz yaralandı. Şehitleri rahmetle yad ediyorum. Gazze’deki binaların üçte ikisi yıkıldı. Eğitim ve sağlık alt yapısı çöktü. Netanyahu adını tarihe şimdiden Gazze kasabı olarak yazdırdı.” dedi. Erdoğan’ın bu sözleri, uluslararası basın tarafından manşete taşındı.

    France 24, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çarşamba günü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ‘Gazze Kasabı’ olarak damgaladı.” dedi.

    Yunan Ta Nea, “Erdoğan: Netanyahu tarihe Gazze Şeridi’nin kasabı olarak geçecek.” başlığı ile okurlarının karşısına çıktı.

    İsrail merkezli Ynet news, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin uzatılması çağrısında bulunarak, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ‘Gazze Kasabı’ olarak adını tarihe çoktan yazdığını söyledi.” dedi.

    Alman Welt, Erdoğan’ın “Netanyahu tarihe Gazze’nin kasabı olarak geçti” sözünü manşetine taşıdı. “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in eylemlerini ‘vahşet’, Netanyahu’yu ise ‘kasap’ olarak nitelendirdi.” denilen haberde şu ifadeye yer verildi: “Erdoğan, Gazze Şeridi’ndeki ölümlerin sorumlusu olarak bizzat İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ilan etti.”

    Fransız haber ajansı AFP, “Erdoğan, Netanyahu’ya ‘Gazze’nin kasabı’ dedi” başlıklı haberini abonelerine servis etti.

    Hindistan merkezli NDTV haberinde, “Erdoğan, ulusal televizyonda yayınlanan konuşmasında, ‘Netanyahu, adını Gazze kasabı olarak tarihe çoktan yazdırdı’ dedi.” ifadesine yer verdi.

    Mısır merkezli Ahram Online, “Erdoğan, Gazze savaşının başladığı 7 Ekim’den bu yana İsrail’e defalarca ölüm ve yıkımın boyutu konusunda sert eleştirilerde bulundu.” dedi.

    Fransız RFI, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ‘Gazze Kasabı’ olarak damgaladı ve onu dünya çapında Yahudi düşmanlığı yaratmakla suçladı.” dedi.

    Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde yayın yapan Cyprus Mail, “Netanyahu’yu ‘Gazze’nin kasabı’ olarak nitelendirdi” dedi.

    KAYNAK: HÜRRİYET

    Kaynak: Haber7.com

  • Son dakika: Başkan Erdoğan müjdeli haberi duyurdu!

    Son dakika: Başkan Erdoğan müjdeli haberi duyurdu!

    Son dakika haberi… Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuşuyor.

    “İsrail hukuk önünde hesap verecektir” diyen Erdoğan, “Gazze’de son asrın en büyük mezalimlerinden birini yapan Netanyahu, adını tarihe şimdiden Gazze kasabı olarak yazdırmıştır” ifadelerini kullandı.

    Başkan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde; 

    Aziz milletim, vekil arkadaşlarım, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Grup toplantımızın hayırlara vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum. Gurbetçilerimize selam ve saygılarımı gönderiyorum. Türkiye Yüzyılı inşası için çalışan tüm kardeşlerime şahsım ve partim adına selamlarımı iletiyorum. 

    “EN KALLEŞ SALDIRILARA MARUZ KALDILAR”

    Filistinli kardeşlerimi, Gazze’nin mağdur insanlarını en kalbi duygularımla selamlıyorum. 7 Ekim’den beri insanlık tarihinin en kalleş saldırılarına maruz kaldılar. Camileri bombalandı, okulları yerle bir edildi, kampları bilinçli şekilde hedef alındı, sabiler hunharca katledildi. 

    “ADINI TARİHE ‘GAZZE KASABI’ OLARAK YAZDIRDI”

    Gıdasını, elektriğini, suyunu kesip açık hava hapishanesine çevirdikleri 2 milyon insana soykırım uyguladılar. Gazze’yi yakıp yıktılar. Her türlü zulmü yaptılar. Yüzde 70’ten fazlası kadın ve çocuk olmak üzere 16 bin kardeşimiz İsrail saldırısında şehit oldu. 35 bin züerinde kardeşimiz yaralandı. Şehitleri rahmetle yad ediyorum. Gazze’deki binaların üçte ikisi yıkıldı. Eğitim ve sağlık alt yapısı çöktü. Netanyahu adını tarihe şimdiden Gazze kasabı olarak yazdırdı.

    “BUNU UNUTMAYACAĞIZ”

    Bu kara leke Netanyahu’ya destek verenlerin de alnına yapıştı. Bir ikisi hariç batılı ülkelerin tepkisizliğini de unutmayacağız. Hesap vermeleri için mevcut tüm yolları deneyeceğiz.

    İSPANYA’YA TEŞEKKÜR

    Tüm imkanlarımızla Gazzeli kardeşlerimziin yanındayız. Temaslarımızın en önemli konusu Gazze’deki savaştır. İspanya devlet başkanı ile görüştük. Dik duruşları için İspanya’yı tebrik ediyorum.

    Yarın Birleşik Arap Emirlikleri’ne gidiyoruz. Gazze için neler yapabileceğimizi değerlendireceğiz. Cuma günü başlayan esir takaslarını ve insani arayı müsbet bir gelişme olarak görüyoruz. Gazze’nin ihtiyaç duyduğu malzemelerin bir kısmının bölgeye ulaştırılmasından memnunuz. Ancak ulaşan yardımlar ihtiyaçları karşılamaktan uzak.

    “YAHUDİLERİN GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE ATIYOR”

    İsrail köşeye sıkışan Netanyahu’nun daha fazla can almasının önüne geçilmelidir. Antisemitizmi körükleyerek tüm yahudilerin güvenliğini tehlikeye atıyor. Dünyada islam düşmanlığı da yükseliyor. Batılı ülkelerin sorumsuz söylemlerinin bedelini bu ülkelerde yaşayan göçmenler ödüyor.

    “BUGÜN BİR MÜSLÜMAN SORUNU İCAT EDİLMEYE ÇALIŞILMAKTA”

    Kuranı kerimi yakanlara gösterilen müsamakar tavır iyi niyetli değil. Bugün de bir Müslüman sorunu icat edilmeye çalışılmakta. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Tek bir vatandaşımızın dahi burnunun kanamasına izin vermeyeceğiz. Gazzeli kardeşlerimize yönelik yardımlarımız devam ediyor.

    İKİNCİ GEMİ GAZZE İÇİN YOLA ÇIKIYOR

    1500 ton insani yardım malzemesi taşıyan ikinci gemimiz bugün yola çıkıyor. Kanser hastaları ve çocuklar başta olmak üzere Türkiye’ye getirerek tedavileri ile ilgileniyoruz. İnşallah bundan sonra da girişimlerimiz çok boyutlu olarak sürecek. Ateşkesin kalıcı olması için temaslarımıza hız vereceğiz.

    Türkiye Filistinli kardeşlerinin yanındadır. Barışın 1967 sınırları temelinde başkenti doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulması ile mümkün olduğunu hatırlatırım.

    Ülkemize ve partimize dair hususları da ihmal etmiyoruz. Almanya ve Cezayir ziyaretlerinde ikili ticari, beşeri ve savunma konularını ele aldık. Almanya ile 50 milyar seviyesinde olan ticaretimizi 60 milyara, Cezayir ile olan 6 milyar olan ticaretimizi 10 milyara taşımayı hedefliyoruz. Maldivler’in ziyareti ile bir ilki gerçekleştirdik. Dostlarımızı artırma hasımlarımızı azaltma politikamızı uyguluyoruz. Biz diplomasiyi sıfır toplamlı bir oyun olarak görmüyoruz. Ülkeler arasında anlaşmazlıkların olması doğal. Asıl olan kördüğüme dönüşmeden çözme iradesidir. 7 Aralık’ta yapmayı planladığımız Yunanistan ziyaretine yaklaşımımız bu yönde. İhtilaflarımız dün de vardı bugün de olacak. Bu gerçek aynı iklimi aynı denizi paylaşan iki ülke olarak ortak paydada buluşamayacağımız anlamına gelmiyor. İşbirliğimizi geliştirebileceğimiz pek çok başlık var. Seyahatimizin şimdiden ülkelerimiz açısından yeni bir sayfa açılmasına vesile olmasını diliyorum.

    “İHRACATIMIZIN EYLÜL 2014’TEN BU YANA 134 MİLYAR DOLARA ÇIKTIĞININ MÜJDESİNİ VERİYORUM”

    Muhalefetin kara propagandalarına rağmen firmalarımız dünya çapında başarılara imza atıyor. Diğer firmalarımıza da ilham kaynağı oluyor. Dünyadaki krizlere rağmen bu ivmeyi değerli buluyoruz. Bu iklimin güçlenmesi için iş dünyamıza her türlü desteği sağlıyoruz. Her girişimcimizin yanındayız. Merkez Bankamız bu amaçla yeni yatırım taahhütlü kredi programına 100 milyar dolarlık limit tahsil edildi.

    3 yıl boyunca toplam 300 milyar lira limit ayrılacak. İhracatçılarımız için günlük reeskont limitlerini 10 kat artırıp 3 milyar seviyesine çıkardık. Her iki kararın özel sektörümüze hayırlı olsun. İhracatımızın da Eylül 2014’ten bu yana 134 milyar dolara çıktığının müjdesini veriyorum.

    Yıl bitmeden 46 bin deprem konutunu teslim etmeyi planlıyoruz.

    Kaynak: Haber7.com

  • İsrail’in yargılanması için en ciddi adım! Dosyalar Lahey’de…

    İsrail’in yargılanması için en ciddi adım! Dosyalar Lahey’de…

    Gazze’de günlerdir yaşanan insanlık dramı hukukçuları da harekete geçirmişti. Soykırım uygulayan ve çocuk, kadın, yaşlı ve genç demeden insan katleden İsrail’i Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne şikayet etmek üzere imza toplayan İstanbul 2. Barosu, binlerce imzaya ulaştı.

    İstanbul 2. Baro Başkanı Yasin Şamlı başkanlığındaki 16 kişilik bir hukukçu heyeti geçtiğimiz günlerde Hollanda’nın Lahey kentindeki Mahkemenin merkezine gitti.

    Heyet o güne kadar toplanan 3 bin 5 kişilik imza dilekçesini de Hollanda’ya götürdü. Heyet, Filistin soruşturmasını yürütülen soruşturmacı ekibin başı olan savcı ile görüştü.

    GAZZE’DEN 3 KLASÖR DELİL

    Savcı ve ekibi, başvurunun mahiyeti ve 3 klasörden oluşan delilleri, delillerin mahiyeti uzun uzun anlatıldı. Savcı da sorular sordu ve heyet soruları cevapladı.

    Heyette TBMM Adalet komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, Konya eski Milletvekili Ahmet Sorgun da yer aldı. Bu delillerin büyük bir kısmı bizatihi Gazze içinden elde edildi.

    Gazze den yaralı olarak gelenlerin noter tasdikli beyanları, Gazze ile telefon irtibatı kurularak orada yaşayanların ve bu saldırılara maruz kalanların beyanları ve bölgede görev yapan ve saldırılara bizzat tanıklık yapan gazetecilerden alınan bilgiler delil klasörüne konuldu.

    BUGÜNE KADARKİ EN CİDDİ BAŞVURU

    Savcılık görevlileri, götürülen delillerin bu güne kadar mahkemeye getirilen en ciddi deliller olduğunu söyledi.

    Savcılık görevlileri heyete, bu başvurunun ciddiye aldıklarını, delillere dayandığını, şuana kadar yapılan 5 başvuru arasında yapılan en ciddi başvuru olduğunu söylediler. Diğer başvuruların eleştiriye dayalı yazılı başvurular olduğunu ifade ettiler.

    BM’YE DE BAŞVURU YAPILDI

    Heyet, Lahey’deki temasları ardından Cenevre ye BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne geçti. Orada Filistin soruşturmasını yöneten ekibin lideri ile görüşüldü. Ona da başvurunun mahiyeti anlatıldı. Başvurunun önemli olduğu, gerekenin yapılacağını ifade ettiler.

    “ÖNEMLİ BİR BAŞVURU YAPTIK”

    Ekipte bulunan İstanbul 2. No’lu Baro Başkanı Yasin Şamlı, “Temaslarımız beklediğimizden çok çok olumlu geçti. Gerek Lahey gerek de Cenevre’de karşılık bulduk. Oradaki görevlilerin de Gazze’deki dramı durdurmak üzere çaba sarf ettiklerine şahitlik ettik” dedi. Şamlı sözlerini şöyle sürdürdü: Gazze de büyük dram yaşanmakta. Uluslararası Ceza Mahkemesi yargı yetkisine giren 4 suç var. Birincisi Soykırım…İkincisi insanlığa karşı suçlar…

    Üçüncüsü savaş suçları ve sonuncusu saldırı suçları…. Gazze de bu 4 suç tipinin hepsi işlenmiştir. Başvurumuzu bu doğrultuda hazırladık ve çok önemli bir dilekçe hazırladık. Tabi Gazze’den topladığımız 3 klasör delili de bu dilekçeye ek yaptık.” “Dünyadaki bütün hukukçuları, STK’ları, devletleri ve bütün insanları bu dramı durdurmaya davet ediyoruz” diyen Yasin Şamlı, “Çok kısa bir sürede başvurumuza imza veren hukukçu sayısı 3005 oldu. Lahey ve Cenevre’ye 3005 kişilik dilekçe ile gittik ama halen imza verenlerin sayısı artıyor. Yeni gelen imzaları da ilave ediyoruz” şeklinde konuştu.

     

     

    KAYNAK: SABAH

    Kaynak: Haber7.com

  • İsrail’in yargılanması için en ciddi adım! Lahey’de hesap için harekete geçildi

    İsrail’in yargılanması için en ciddi adım! Lahey’de hesap için harekete geçildi

    Gazze’de günlerdir yaşanan insanlık dramı hukukçuları da harekete geçirmişti. Soykırım uygulayan ve çocuk, kadın, yaşlı ve genç demeden insan katleden İsrail’i Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne şikayet etmek üzere imza toplayan İstanbul 2. Barosu, binlerce imzaya ulaştı.

    İstanbul 2. Baro Başkanı Yasin Şamlı başkanlığındaki 16 kişilik bir hukukçu heyeti geçtiğimiz günlerde Hollanda’nın Lahey kentindeki Mahkemenin merkezine gitti.

    Heyet o güne kadar toplanan 3 bin 5 kişilik imza dilekçesini de Hollanda’ya götürdü. Heyet, Filistin soruşturmasını yürütülen soruşturmacı ekibin başı olan savcı ile görüştü.

    GAZZE’DEN 3 KLASÖR DELİL

    Savcı ve ekibi, başvurunun mahiyeti ve 3 klasörden oluşan delilleri, delillerin mahiyeti uzun uzun anlatıldı. Savcı da sorular sordu ve heyet soruları cevapladı.

    Heyette TBMM Adalet komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, Konya eski Milletvekili Ahmet Sorgun da yer aldı. Bu delillerin büyük bir kısmı bizatihi Gazze içinden elde edildi.

    Gazze den yaralı olarak gelenlerin noter tasdikli beyanları, Gazze ile telefon irtibatı kurularak orada yaşayanların ve bu saldırılara maruz kalanların beyanları ve bölgede görev yapan ve saldırılara bizzat tanıklık yapan gazetecilerden alınan bilgiler delil klasörüne konuldu.

    BUGÜNE KADARKİ EN CİDDİ BAŞVURU

    Savcılık görevlileri, götürülen delillerin bu güne kadar mahkemeye getirilen en ciddi deliller olduğunu söyledi.

    Savcılık görevlileri heyete, bu başvurunun ciddiye aldıklarını, delillere dayandığını, şuana kadar yapılan 5 başvuru arasında yapılan en ciddi başvuru olduğunu söylediler. Diğer başvuruların eleştiriye dayalı yazılı başvurular olduğunu ifade ettiler.

    BM’YE DE BAŞVURU YAPILDI

    Heyet, Lahey’deki temasları ardından Cenevre ye BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne geçti. Orada Filistin soruşturmasını yöneten ekibin lideri ile görüşüldü. Ona da başvurunun mahiyeti anlatıldı. Başvurunun önemli olduğu, gerekenin yapılacağını ifade ettiler.

    “ÖNEMLİ BİR BAŞVURU YAPTIK”

    Ekipte bulunan İstanbul 2. No’lu Baro Başkanı Yasin Şamlı, “Temaslarımız beklediğimizden çok çok olumlu geçti. Gerek Lahey gerek de Cenevre’de karşılık bulduk. Oradaki görevlilerin de Gazze’deki dramı durdurmak üzere çaba sarf ettiklerine şahitlik ettik” dedi. Şamlı sözlerini şöyle sürdürdü: Gazze de büyük dram yaşanmakta. Uluslararası Ceza Mahkemesi yargı yetkisine giren 4 suç var. Birincisi Soykırım…İkincisi insanlığa karşı suçlar…

    Üçüncüsü savaş suçları ve sonuncusu saldırı suçları…. Gazze de bu 4 suç tipinin hepsi işlenmiştir. Başvurumuzu bu doğrultuda hazırladık ve çok önemli bir dilekçe hazırladık. Tabi Gazze’den topladığımız 3 klasör delili de bu dilekçeye ek yaptık.” “Dünyadaki bütün hukukçuları, STK’ları, devletleri ve bütün insanları bu dramı durdurmaya davet ediyoruz” diyen Yasin Şamlı, “Çok kısa bir sürede başvurumuza imza veren hukukçu sayısı 3005 oldu. Lahey ve Cenevre’ye 3005 kişilik dilekçe ile gittik ama halen imza verenlerin sayısı artıyor. Yeni gelen imzaları da ilave ediyoruz” şeklinde konuştu.

     

     

    Kaynak: Haber7.com

  • Çocuk mahkumların anlattıkları kan dondurdu

    Çocuk mahkumların anlattıkları kan dondurdu

    İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalara 4 gün “insani ara” verilmesine ilişkin uzlaşma, 24 Kasım Cuma günü saat 07.00’de (TSİ 08.00) uygulamaya girdi.

    İsrail ile Hamas arasındaki “insani ara” uzlaşısı kapsamındaki esir takası mutabakatı çerçevesinde şu ana kadar Gazze Şeridi’nden biri erkek, diğerleri kadın ve çocuk 51 İsrailli esir, İsrail hapishanelerinden de Filistinli 150 kadın ve çocuk mahkûm serbest bırakıldı.

    Katar, Hamas ile İsrail arasında yürütülen arabuluculuk çalışmaları sonucunda “insani ara”nın 2 gün daha uzatıldığını duyurdu.

    SERBEST BIRAKILAN GENÇ MAHKÛMLAR KONUŞTU

    Serbest bırakılan mahkumlar yıllardır Siyonist İsrail’in hapishanelerinde maruz kaldıkları işkence kötü şartları tek tek anlattı.

    “HAMAS BAŞARISIZ OLURSA DURUM ÇOK KÖTÜ OLACAK”

    Hiçbir suç atfedilmeden mahkûm edilen binlerce Filistinli için Hamas’ın başarısı hayatı derecede önemli. Videoda gencin anlattığına göre dİreniş ve Hamas başarısız olursa kimse işgal hapishanelerinden kurtulmayı umut etmiyor.

    “KOLLARIMI KIRDILAR VE HİÇBİR ŞEKİLDE TEDAVİ ETMEDİLER”

    En fazla 12-13 yaşında olan ve 4 yıldır hapishanede mahkûm edilen genç “Sayım yapıldığında durduk yere bize saldırdılar kollarımı kırdılar ve hiçbir şekilde tedavi etmediler çıkmadan bir gün önce sardılar.” dedi.

    “CEZAEVİNDEN ÇIKMADAN ÖNCE BENİ DÖVDÜLER, SONRA DOKTOR MUAYENESİNDE DÖVDÜLER” 

    Cezaevinde yaşadıklarını anlatan bir başka genç ise “”Cezaevinden çıkmadan önce beni dövdüler, sonra doktor muayenesinde dövdüler. Cezaevlerinde durum çok kötü. Tutuklulardan intikam alıyorlar.” dedi.

    6150’DEN FAZLASI ÇOCUK 15 BİNDEN FAZLA FİLİSTİNLİ ŞEHİT OLDU

    Gazze’deki hükümete göre, 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında öldürülen Filistinlilerin sayısı 6 bin 150’den fazlası çocuk ve 4 binden fazlası kadın olmak üzere 15 bini aştı.

    SAVAŞTA SON DURUM

    Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı, İsrail’in “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlerine yönelik sürekli ihlallerine karşılık verme” gerekçesiyle kapsamlı saldırı düzenlerken İsrail ordusu da Gazze Şeridi’ne yoğun hava bombardımanı başlattı.

    İsrail’de 7 Ekim’deki saldırılarda 310’dan fazlası asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 kişinin yaralandığı duyuruldu. İsrail ordusuna göre, 7 Ekim’den bu yana Gazze’deki çatışmalarda 70, Lübnan sınırında da 6 İsrail askeri öldürüldü.

    İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de 7 Ekim’den bu yana İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 240 Filistinli hayatını kaybetti.

    İsrail ordusu, Gazze’de on binlerce yaralı ile sivilin sığındığı onlarca hastaneyi zorla tahliye ettirmek için yerleşkelerini ya da ana binalarını vurdu. İşgal sırasında bazı hastaneleri bastı. Saldırılarda yüzlerce kişi öldü ve yaralandı.

    İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda yaşanan çatışmalarda 85 Hizbullah mensubu öldü.

    Kaynak: Haber7.com

  • Elon Musk, İsrail’e boyun eğdi! Gazze için kan donduran sözler! Tüm dünya ayaklandı

    Elon Musk, İsrail’e boyun eğdi! Gazze için kan donduran sözler! Tüm dünya ayaklandı

    Son dakika Elon Musk haberleri: İsrail’in, 7 Ekim’de Hamas’ın başlattığı “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası Filistin’de yeniden başlattığı katliam saldırıları sürerken, İsrail’i ziyaret eden Elon Musk skandal bir Gazze açıklaması yaptı.

    ELON MUSK’TAN GERİ VİTES!

    Tesla ve SpaceX’in sahibi Elon Musk, satın aldığı X sosyal medya platformunda Filistin paylaşımlarına izin verdiği için başta Yahudi lobisi, ABD ve platformdan reklamlarını çeken dünya devi global şirketlerin baskısına dayanamadı.

    ‘HAMAS’I ÖLDÜRMEKTEN BAŞKA BİR ÇARE YOK’

    İsrail’i ziyaret ederek Başbakan Binyamin Netanyahu ve Cumhurbaşkanı Herzog ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından konuşan Musk,

    “İnsanların öldürüldüğü (İsrail) yerleri görmek, kesinlikle duygusal açıdan zor bir gündü diyebilirim. Az önce Başbakan Netanyahu ile de konuştum. Bence Gazze ile ilgili üç şey var. (Hamas’ı kast ederek) Sivilleri öldürmekte ısrar edenleri öldürmekten başka bir seçenek yok. Fikirlerini değiştirmeyecekler.” dedi.

    ‘GAZZE’DE EĞİTİM DEĞİŞMELİ Kİ YENİ KATİL NESİL YETİŞMESİN’

    Gazze ile ilgili de skandal bir açıklama yapan Musk, “Ve ikinci şey de Gazze’de eğitimi değiştirmek gerek ki yeni nesil katiller yetişmesin.” ifadelerini kullandı.

    GAZZE ZULMÜNE ORTAK OLMUŞTU

    Musk 28 Ekim’de X’ten yaptığı açıklamada, sahibi olduğu Starlink uydu internet sistemi firmasının Gazze Şeridi’ndeki tanınmış uluslararası yardım kuruluşlarına bağlantı hizmeti sunacağını duyurmuştu. Fakat daha sonra Yahudi lobisinden gelen baskılar nedeniyle kararından dönmüş ve Gazze Şeridi’ne internet verilmemesi için İsrail’le prensipte anlaşmıştı.

    Avrupa Komisyonu ve Apple, Disney ve IBM gibi Yahudi lobileriyle bağlantılı büyük şirketler, X platformundaki reklam harcamalarını askıya almıştı.

    Kaynak: Haber7.com

  • AK Parti Sözcüsü Çelik’ten önemli açıklamalar

    AK Parti Sözcüsü Çelik’ten önemli açıklamalar

    Çelik’in açıklamalarından satır başları:

    Çalışmalar cumhurbaşkanımıza sunuldu. Yatay mimariden şehir siyasetine, insan şehir ilişkisine kadar konuların ele alındığı bir çalıştay oldu.

    İkinci sunum, Ali İhsan bey tarafından yapıldı. Zonguldak hariç her yerde temayüllerimiz gerçekleşti. Zonguldak’ta sel felaketinden dolayı yapamadık. Seçim işleri başkanlığımızın yoğun mesaisi var. Tüm teşkilatlarımız seçime hazır. Hür ve demokratik şekilde paylaşmış oldular.

    Dün 3 mehmetçiğimiz şehit oldu. AK Parti Genel Merkezi’mizden ailelerine baş sağlığı iletiyoruz.

    Filistin’deki katliamın fotoğraflarını vererek yeni ne yapıyorsunuz denebilir. Buraya bugün niçin koyduğumuzu sorabilirsiniz. İki fotoğraf da Gazze’den değil bunlar Nazi’nin soykırımı Netanyahu’nun da yaptığı soykırımı gösteriyor. Her iki soykırım da birbirine benziyor ve bu benzerlik net biçimde görünsün diye koyduk. Bu fotoğrafların hepsi birbirine benziyor. Tarih kitaplarına koysanız Yahudilere yapılan soykırım sanılabilir. Bugün Gazze’deki soykırım ile Yahudiler’e yapılanın farkı yok. 

    Filistin’deki insani durumun geldiği noktada 6 bin 150’den fazlası çocuk yaklaşık 15 bin insan hayatını kaybetti. 

    İlk defa bir meselede Batılı yönetimlerle Batılı halklar arasında farklı görüşler oluştu. Yönetimler İsrail’i desteklerken, Batılı halklar Gazzeli masumların yanlarında olduklarını gösteriyorlar. Yönetimler evrensel vicdana sırtını dönmüşler. 

    İnsanı ara sayesinde İsrail’in hapishanelerindeki 39 kadın ve çocuk serbest bırakıldı. 

    “CUMHURBAŞKANIMIZ TÜM DÜNYAYA KARARLILIĞINI GÖSTERDİ”

    Rakamlardan bahsetmek gerçekten incitici bir şey. DSÖ Genel Direktörü şöyle demişti “Her bir saatte 6 tane çocuk ölüyor.” Bugün itibariyle ateşkes devam etsin diye pek çok çağrı yapılıyor. Ama maalesef Netanyahu yönetimi bu insani arayı uzatmak istemiyor. 

    Sayın Cumhurbaşkanımızın Almanya’da yaptığı konuşma tüm vicdanlarda hissedilecektir. İnsani talebin kimde karşılık bulacağını bilen Filistinli aileler Cumhurbaşkanımıza mektup yazdılar. İlk günden itibaren herkes cümlenin yarısını söylerken Cumhurbaşkanımız cümlenin tamamını söyleyerek tüm dünyaya kararlılığını gösterdi. Doğru olanın bu olduğu giderek dillendirilmeye başlanmıştır. 

    “KÖLE GİBİ DAVRANIYORLAR

    İnsani aranın uygulanmasında bir takım sorunlar çıktı. Umarız ki insani ara denilen bu durum kalıcı bir ateşkese dönüşür. 

    Gazze’nin neredeyse yıkılmış durumda. Gazze ve o bölgedeki vatandaşlarımızın durumuyla yakından ilgileniyoruz. Türkiye bir kere daha dünyanın vicdanı olduğunu gösterdi. Şimdiye kadar Gazze’den getirilen hastalar bunun bir örneğidir.

    Batılı hükümetler iki yüzlülükle bir katliama sessiz kalmakta. Bir takım parlamenterler çok soylu açıklamalar yaptılar ama çoğunluk maalesef Netanyahu hükümetinin karşısında bir köle gibi davranıyorlar. 

    Avrupa’nın genelinde müthiş bir değerlendirme hatası yapılmaktadır. Avrupa bir kere daha meselenin sebeplerini tartışmaktan kaçarak sonuçlarına odaklanıyor. Stratejik bir akıl her şeyden önce meselenin sebeplerine odaklanır. 

    CHP yöneticilerinin çıkıp cumhurbaşkanımızın uluslararası mesele olmaktan çıkarıp haçlı hilal meselesine çevirmek çabasında iddiası bir iki yüzlülük. Cumhurbaşkanımız “Bu meseleyi haçlı hilal meselesine dönüştürmeyin” diye uyarmıştı. ABD dışişleri bakanı meselesini içine dini kimlik kavgası sokmaya çalıştı. Bir takım dini argümanlarla yapıldı tüm bunlar. Netanyahu Tevrat’tan referanslar verdi. Din savaşlarına kapı açarsınız.

    Cumhurbaşkanımız bu meseleyi insani bir mesele olarak ele alacaksınız, dini mesele olarak ele alırsanız bölge barışına zarar verirsiniz dedi.

    Bunu din savaşına çevirmeyin diyen tek açıklama cumhurbaşkanımızdan gelmiştir. Uzun zamandan beri antisemitizme karşı olduğunu ve İslam düşmanlığı ile mücadele edilmeli demiştir.

    Nasıl bir tutsaklık ki bu en parlak düşünceleri söyleyenler gelip bir soykırımı savunur hale gelmiştir. Bu nasıl bir insanlıktan yoksunlaşmaktır. Bu katliam karşısında susan düşünürlerin ifadeleri temsil ettiği düşüncenin ölümü anlamına gelmektedir. İnsanlık adına bir hiçtir bu. İsrail ile Yahudiler arasında bir ayrım gözetmiyor. 

    Kaynak: Haber7.com

  • Batı ve İsrail’in hayallerini suya gömecek proje! Çare Türkiye…

    Batı ve İsrail’in hayallerini suya gömecek proje! Çare Türkiye…

     Deniz Kuvvetleri’nde kritik görevler üstlenen, Mavi Vatan doktrini ile FETÖMETRE’nin kâşifi Müstafi Amiral Cihat Yaycı’dan, Filistin’deki ablukayı bitirip Akdeniz’i Türkiye için güvenli kılacak bir çözüm teklifi geldi. Yaycı, Türkiye’nin Libya ile yaptığı deniz yetki anlaşması örneğinin Filistin ile de vakit kaybetmeden imzalanması gerektiğini söyledi. Cihat Yaycı, Antalya-Gazze Koridorunun, Filistin ile Türkiye’yi denizden komşu hâline getireceğini vurguladı. 

    FİLİSTİN’E NEFES OLUR
    Hamas’ın ısrarla dile getirdiği “Barış için Gazze’de liman inşa edilsin” şartının önemine dikkat çeken Müstafi Amiral Yaycı, “BM Ticaret ve Kalkınma Toplantısında liman projesi kabul edildi. Konuyla ilgili detaylı rapor hazırlandı. 2004’te BM Ticaret ve Kalkınma Toplantısı’nda kabul edildi ve bu yıl nisan ayında konuya dair ayrıntılı bir rapor hazırlandı. Hamas’ın bu konuyu tekrar gündeme getirmesi ablukanın kırılması adına kritik bir çıkış. Gazze Limanı, ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkının yanında Filistin’in özgürlük ve bağımsızlık taleplerini de güçlendiren en önemli hamle olur. Filistin’e nefes olacak liman projesi, İsrail’in dayattığı prangaları kırmakla birlikte siyonist emelleri boşa çıkarma açısından da hayati önem taşır. Gazze Limanı’nı bugüne dek sabote eden asıl güç İsrail. Bu aynı zamanda siyonist yönetimin insanlık dışı hukuk tanımazlığının bir diğer göstergesidir” dedi. 

    TEHDİT SÜREKLİ BÜYÜYOR
    Cihat Yaycı, Filistin-Ankara arasında yapılacak deniz yetki alanlarının sınırlandırması anlaşmasının bölge ülkeleri ve İslam dünyası açısından da tarihî nitelik arz ettiğini söyledi.

    “Libya ile yapılan anlaşma Batı’ya kalkan oldu. Filistin’le de imzalanırsa bu bizim için Doğu kalkanı olur” yorumunu yapan Yaycı, projenin önemini şöyle anlattı: Batılı ülkeler, Mısır Ariş Limanı ve Refah Kapısını devre dışı bırakarak Kıbrıs Rum Yönetimini Filistin’in tek bağlantı koridoru hâline getirmeye çalışıyor. Bu aynı zamanda Rumları Ada’nın hâkimi yapma planının da bir parçası. Böyle bir proje Türkiye’yi, Akdeniz’de sınırlandırma ve buradaki zenginliği kendi aralarında pay etme iştahının devamıdır. Bir diğer etkisi ise Rumları ön plana çıkararak İslam dünyasının dayanışmasını kırmayı hedefliyorlar. Beraberinde Filistin’e yardım konvoylarını engellemek ve deniz koridorunu kilitlemek istiyorlar. Gazze’yi işgal etseler dahi Filistin’le acilen deniz yetki anlaşması yapılmalı. Şu an en kritik zaman. Sultan Abdülhamid bunu gerçekleştirdi. Mevcut hükûmet ve Filistin yönetimi de bunu yapabilir. Hiç vakit geçirmeden anlaşıp Gazze-Antalya deniz koridoru hayata geçirilmeli. Deniz yetki alanı sınırlandırması anlaşması bize Kıbrıs adası kadar alan kazandırır. Tarihî bağımız olan Filistin coğrafyası ile siyasi, ekonomik, sosyal ilişkilerimiz artar. Topraklarımız üzerinde süfli emeller taşıyan İsrail ve müttefiklerinin plan ve projeleri çöpe atılır. Özellikle benim görev sürecimde İskele Boğazı’nda yer almaya başlamışlardı. Şu an bizim üslerin etrafını sardılar ve bu tehdit her geçen gün büyüyor. 

    “ARZIMEVUT” İÇİN KKTC’Yİ YIKACAKLAR

    Müstafi Amiral Cihat Yaycı da Ada’daki tablo için uyardı: Kıbrıs’taki toprak satışları büyük tehdit ve millî güvenlik unsuruna dönüştü. Türk Barış Gücü, bu olaya doğrudan müdahil olabilir. Uluslararası hukuk bize bu hakkı veriyor. Şayet bu topraklar geri dönmezse KKTC’yi yıkma planı mesafe alır. Türkiye ve KKTC iş birliği yaparak Yahudilerin ele geçirdiği toprakları güvenlik sebebiyle tekrar kamulaştırmalı. Çünkü İsrail’in bütün adımları Gazze’de, Golan’da ya da Kıbrıs’ta aynı… Her şey ‘arzımevut’ için… 

     

     

    Kaynak: Haber7.com

  • Türkiye Gazze’ye Selam Direnişe Devam diye haykırdı

    Türkiye Gazze’ye Selam Direnişe Devam diye haykırdı

    Memur-Sen, HAK-İŞ, İHH İnsani Yardım Vakfı, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Anadolu Gençlik Derneği (AGD), Cihannüma ve Önder İmam Hatipliler Derneği, “Soykırıma Hayır, Filistin’e Destek, Siyonizme Lanet” mitingi düzenledi. Yoğun katılımın olduğu mitingde işgalci İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılar bir kez daha lanetlendi.Ankara Anıtpark’ta yapılan mitingde konuşan Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, tarihin en büyük yıkım ve soykırımlarından birine şahit olduklarını belirterek, “ Gazze gözlerimizin önünde katlediliyor. Bebeklerin, çocukların parçalanmış bedenleri yüreğimizi yakıyor. Aslında sadece bugün değil, 75 yıldır bitmeyen bir katliam yaşanıyor. Mescid-i Aksa’nın mahremiyeti 1948’den beri çiğneniyor. Barış şehri olan Kudüs 75 yıldır mahzun. Yerleşimci çeteler her gün Filistinlilerin evlerini, mallarını gasbediyor. 16 yıldır boykot altındaki Gazze’de iki buçuk milyon insan zindan hayatı yaşıyor ama Filistin’de sarsılmayan, yıkılmayan bir iman, bir direniş var, o iman 75 yıldır tarihin en şanlı, en uzun kahramanlık destanını yazıyor, Aksa Tufanı bu destanın yeni bir sayfasıdır. Birileri bu destana kara çalmak için terör yaftası vuruyor. Vursun! Hakikati görmek isteyen için gerçekler ortada” dedi. #türkiye #Gazze

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com