Etiket: Gazze

  • İsrail-Filistin savaşı: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ateşkes açıklaması

    İsrail-Filistin savaşı: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ateşkes açıklaması

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi’nde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

    “- Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan trajedi artık insanlığın tahammül sınırlarını aşmıştır.

    – Elini vicdanına koyan herkesin kabul edeceği üzere bu yaşananların (İsrail’in Gazze’ye saldırıları) hiçbiri kendini savunma hakkıyla açıklanamaz.

    – Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan trajedi artık insanlığın tahammül sınırlarını aşmıştır. Yaşananların hiçbiri kendini savunma hakkıyla açıklanamaz. Burada savaş suçu, insanlığa karşı suç işlenmektedir. Biz hiçbir şekilde sivillere dönük eylemleri masum ve meşru görmüyoruz. Buradaki liderleri de Müslüman, Hristiyan, Yahudi diye ayırmadan tepki vermeye davet ediyorum.

    – Son olaylarla birlikte 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan İsrail ile yan yana barış içinde yaşayacak bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının ehemmiyetini hep birlikte tekrar gördük. Sizleri (G20 liderleri) iki devletli çözümün tesisinde inisiyatif almaya çağırıyorum.

    – Türkiye olarak, garantörlük dahil kurulacak yeni güvenlik mimarisinde başka ülkelerle birlikte sorumluluk üstlenmeye hazırız. İnsani yardımlarımızı da devam ettiriyoruz.

    – Dört günlük insani fasıla ilanı ve sınırlı sayıda da olsa rehine ve tutukluların takası konusunda mutabakata varılması olumlu bir gelişmedir. Kalıcı ateşkese vesile olmasını temenni ediyorum.”

    HAMAS’LA İSRAİL ARASINDAKİ ATEŞKES ANLAŞMASI

    Hamas ve İsrail, esirlerin karşılıklı olarak serbest bırakılması kapsamında 4 günlük geçici ateşkes konusunda anlaştı.

    İsrail’le Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasına göre;

    • Ateşkes 4 gün sürecek,
    • Ateşkes, Gazze’nin güneyinde tüm gün, kuzeyinde ise günde 6 saat (10.00-16.00 arasında) uygulanacak,
    • Gazze’nin güneyine de kuzeyine de akaryakıt ve yardım girişine izin verilecek,
    • Kuzeyden Gazze’nin güneyine geçmek isteyenler için Salahaddin Yolu bombalanmayacak,
    • Hamas’ın elindeki 50 İsrailli esire karşılık, İsrail hapishanelerindeki 150 Filistinli serbest bırakılacak.
    KAYNAK: HABER7

    Kaynak: Haber7.com

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail köşeye sıkıştı Netanyahu pılını pırtısını toplayıp gidecek

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail köşeye sıkıştı Netanyahu pılını pırtısını toplayıp gidecek

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Cezayir dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    SORU: İsrail, Gazze’yi işgal planını ‘Gazze’nin sonraki dönemde kontrolü güvenlik açısından bizde olacak’ sözleriyle açık etti. Bunun akabinde ABD’den çeşitli mekanizmalarla bir geçiş dönemi ve sonrasında yeniden canlandırılmış bir Filistin yönetimine Gazze’nin devri konuşuluyor. Almanya’dan “BM kontrolüyle bir Gazze” gibi açıklamalar geliyor. Tüm bu süreçte Türkiye’nin yaklaşımı, tutumu nedir?

    MAŞERİ VİCDAN HAREKETE GEÇTİ

    Her şeyden önce herkes bir defa şunu bilmeli, Gazze bir Filistin toprağıdır. Her ne kadar Filistinlilerin kadim yurtları kademe kademe İsrail tarafından 1947’den itibaren işgal edilmişse de Gazze, Filistin toprağı olarak inşallah kalacaktır. İsrail’in aşama aşama Filistin topraklarını işgali adeta bir kapkaç olayıydı. Ama artık devran böyle dönmüyor. Şu anda tüm dünyanın İsrail’e karşı nasıl bir tavır takınmaya başladığını görüyorsunuz. Gazze’de gerçekleşen işgal, bazı ülkelerin yönetimlerini sessizliğe gömse de toplumların vicdanlarını Allah’a hamdolsun harekete geçirdi. Sokaklarda Filistin’e destek olanların sayısı artıyor. İşte Almanya’ya bakın. Geçen oradaydım, aynı gün Berlin’de yürüyüşler oldu. İngiltere aynen bu şekilde. Amerika Birleşik Devletleri’nde Beyaz Saray’ın önünde neler olduğunu görüyorsunuz.

    NETANYAHU’YA ARTIK HERKES GİT DİYOR

    Fransa’da, Latin Amerika ülkelerinde neler olduğunu görüyorsunuz. Artık maşeri vicdan harekete geçti ve bununla birlikte İsrail’in sokakları bile hareketlendi. Herkes Netanyahu’ya “artık git” der hale geldi. Bazı yabancı ülke yetkilileri bize “bundan kurtulmalıyız” diyor. Bu sürecin ileri düzeyde devam edeceğine ihtimal vermiyorum. İnşallah çok kısa bir zamanda Netanyahu pılını pırtısını toparlayıp, buradan çekilecek. Zaten Netanyahu’nun mahkemelik bir durumu da var biliyorsunuz. Belki de oradan kurtulmak için böyle bir adımı atmış da olabilir. Fakat hangi yönde adım atarsa atsın, kurtulamayacak. Şu anda biliyorsunuz Filistin’de tutulan İsrailliler dahi “Bizi buraya sen mahkum ettin, bir an önce bu işten elini eteğini çek. Biz de kurtulalım” deme noktasına geldiler.

    SORU: Sizin de saydığınız gibi ABD, Avrupa ülkeleri, dünyanın bir ucundan diğerine kadar yüz binlerce insan hem İsrail’i hem kendi ülkelerinin pozisyonlarını protesto ediyorlar. Siz, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak da bu davaya önderlik eden bir isimsiniz. Bütün bu sokaklardaki milletlere, içlerinde çoğunlukta olmasa bile Yahudi asıllı olanlar da bulunuyor, ne söylemek istersiniz?

    Yani benim bakışım şu, herhangi bir etnik unsur ayırt etmeden Müslüman’ı, Hristiyan’ı, Musevi’siyle, hiçbir ayrıma gitmeden, olaya insan unsuru itibariyle bakmamızın gereğine inanıyorum. Şu anda insanlık feryat ediyor.

    Onlar tarihin doğru tarafında duranlardır. Günlerdir konuşuyoruz, Holokost cenderesinde batı toplumu doğru bir sınav veremedi, tarihin yanlış tarafında durdu. Bosna’da, Kosova’da yine aynı şekilde yaşanan katliamlar görmezden gelindi, sessiz kalındı. Irak’ta, Suriye’de yine utanç verici sessizlik hakimdi.

    SOKAKLARIN ÇAĞRISI İSRAİL’İ KÖŞEYE SIKIŞTIRIYOR

    Bu kez öyle olmadı. Ülkelerin yönetimleri yine bildiğiniz gibiydi ancak, halklar artık “yeter bunca zulüm” diyor. Gazze’de öldürülen bebekleri görüyor, isyan ediyorlar. Sokaklardan yükselen ses bir vicdani haykırıştır. Sokakların çağrısı İsrail’i her geçen gün köşeye sıkıştırmaktadır. O sese kulak tıkayan siyasetçiler çok yakında bunun karşılığını halklarının demokratik tepkisiyle alacaklardır. Halklarının gözünde İsrail yanlısı tutumlarıyla soykırım destekçisi durumuna düşen liderlerin bir an önce bu yanlıştan dönmesi gerekir. Vakit çok geç olmadan İsrail’in arkasında saf tutan devletlerin yönetimleri, uluslararası hukuka, insan haklarına, vicdani ve ahlaki değerlere uygun bir zemine gelmeli ve bu suçlara ortak olmamalıdır.

    Dolayısıyla biz hep birlikte mazlumların yanında yer almak suretiyle, zalimlerin attığı adımlardan onları kurtarmamız lazım. Ben Hamas’ın elinde bulunan sivillere yönelik herhangi bir olumsuz davranışının olduğuna veya olacağına inanmıyorum. İsrail’in elinde ciddi sayıda Filistinli var. Hamas şu anda onları kurtarmanın gayreti içerisinde. Biliyorsunuz şu an itibariyle Katar’ın devreye girmesiyle süreçte yeni bir adım atılıyor. Öyle zannediyorum ki rehinelerin takasına bugün yarın geçecekler.

    SORU: Riyad Zirvesi’nden sonra Refah Sınır Kapısı sorunu, sonuç bildirgesindeki ifadelere göre biraz daha fazla gündem oldu. Refah’tan daha fazla yaralının ve yardımın daha kolay geçebilmesi için Mısır’ın tutumu hayati önemde. Bu çerçevede sizin yakın zamanda bir Mısır ziyaretiniz, Refah Sınır Kapısı’nın durumuna ilişkin bir girişiminiz olacak mı? Ablukayı kırmak için neler yapılacak?

    Refah Sınır Kapısı’nda Mısır yönetimi olumlu adımlar atıyor. İlk etapta Gazze’deki kanser hastalarından 40’ı ülkemize geldi. İkinci etapta bu sayı ciddi manada arttı ve 88 hasta, 67 refakatçiye ulaştık. Bunların tedavilerini biz şehir hastanelerimizde yapıyoruz, buna devam edeceğiz. Gazzeli hastaların oradan çıkartılarak ülkemize getirilmesinin artarak devamını istiyoruz. En kısa zamanda bir Mısır seyahati düzenleyebilirim. Mısır’da ağırlıklı gündemimiz bu konular olacak. “Ne gibi adımlar atabiliriz, hastaların tahliyesinin önünü nasıl açarız?” bunları konuşacağız. Bir an önce istiyoruz ki bu hastaların tamamını getirebilelim. Hatta benim arzum, cerrahi müdahale gerekenleri de bir an önce alalım. Hele hele çocukları bir an önce alalım, tıbbi müdahaleleri yapalım. Bu konuda arkadaşlarımızla mutabıkız ve süreci de inşallah bu şekilde işleteceğiz.

    ABLUKAYI KIRMAK İÇİN TAKIM OYUNU LAZIM

    Ablukayı kırmak, sadece bir ya da iki ülkenin değil, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği ülkelerinin tamamının atacağı adımlar, oluşturacağı stratejilerle mümkün olacaktır. Siyasette sıkça kullanılan takım oyunu yaklaşımının eksiksiz sergilenmesi gerekiyor. Ablukayı kırmak sadece bir miktar yardımın Gazze’ye sokulması ile gerçekleşmez. Ekonomik, siyasi, diplomatik, sosyolojik, kültürel birçok unsuru kullanarak hem ateşkesi sağlamalı, hem de Gazze’ye yeterince yardımı ulaştırıp, İsrail tarafından yerle bir edilen kenti yeniden ayağa kaldırmalıyız.

    İSRAİL YAPTIKLARININ HESABINI VERMELİ

    Abluka sadece İsrail’in Gazze çevresine yığdığı askerler ve silahlardan ibaret değil. İsrail’i uluslararası hukuka uymaya ve yaptıklarının hesabını vermeye zorlamalıyız. Mesela Birleşmiş Milletler zeminindeki ablukayı da kırmalıyız. Filistin’de yaşananları, oradaki İsrail zulmünü hakkıyla anlatıp, Filistinli mazlumların on yıllardır yaşadıklarını, onların seslerini duymayanlara duyurup, halkların bakış açılarını değiştirip, zihinlerdeki ablukayı kırmalıyız. “Müslüman öldüğünde sorun yok, Hıristiyan ya da Yahudi ölürse ancak problem vardır” şeklindeki faşizan yaklaşımı darmadağın edip, “ölen insansa orada sorun vardır” kavrayışını hakim kılmalı ve bu sayede idraklerdeki ablukayı kırmalıyız. Filistin’in tarihsel sınırlarını, oradaki halkın kendi kaderini tayin hakkını, mülkiyet hakkını, yaşama hakkını, özgürlüklerini elinden alan Siyonistlerin ve destekçilerinin, dünyanın dilini ve gözünü bağlayan tüm ablukalarını yok etmeliyiz. Ancak böyle kalıcı barışı sağlamak mümkün.

    SORU: Hem Batılı ülkelerin hem de bazı Müslüman ülkelerin bu katliamlara sessiz kaldığını görüyoruz. Sizi bu konuda hayal kırıklığına uğratan ülke var mı?

    Batılı ülkelerde bir ülke hariç, maalesef bu işi sahiplenen yok. Hemen hemen Avrupa ülkelerinin hepsi de bu konuda sessiz. Katliamı durdurmak üzere müdahaleleri söz konusu değil. Burada yalnız İspanya’nın yaklaşım tarzı olumlu istikamette gelişiyor. İspanya’da malum hükümet kuruldu. İspanya Başbakanı Sayın Pedro Sanchez ile haftaya bir görüşmem de olacak, onun durumu farklı. Bu ülkelere dirsek çevirmemek lazım. Görüşeceğiz, “bunları Filistin’in yanına nasıl çekeriz?” konusuna da bir taraftan bakacağız.

    TEPKİSİZ KALMAK UTANÇ VESİLESİ

    En son Almanya’daydık. Neler olduğunu görüyoruz. İslam dünyasının da bu işgale sessiz kalmaması gerekir. Gazze’nin düşmesi demek, İslam dünyasının birlik ve beraberliğinin de derin yara alması anlamına gelir. İsrail’in pervasızca Gazze’yi işgal etmesi, uluslararası hukuk, insan hakları, etik değerleri tanımadan etrafa saldırması karşısında sessiz, tepkisiz kalmak bir utanç vesilesidir.

    GAZZE İÇİN YUMRUK MASAYA VURULMALI

    İslam dünyası Riyad’da sergilediği kararlılığın arkasında durmak ve alınan kararları uygulamak için birlik ve beraberlik ruhuyla hareket etmeli ve tek yumruk olmalıdır. O yumruk masaya olanca gücüyle vurulduğunda, İsrail’in işgale devam etmesi de zulümlerini sürdürmesi de mümkün olmayacaktır.

    Buradaki en önemli nokta tek yumruk olmak, olabilmektir. İsrail’in Gazze’de ve diğer Filistin şehirlerinde uyguladığı devlet ve işgalci terörü bir insanlık suçudur, soykırımdır. Buna sessiz ve tepkisiz kalınamaz. İslam dünyasında diriliş tohumu toprağa en son Riyad’da düşmüştür. O tohum yeterince sulanmazsa boy veremez, büyüyemez. O can suyunu hep birlikte verecek ve Filistin’deki şehitlerimize ve ecdada karşı sorumluluğumuzu hep birlikte yerine getireceğiz.

    Bunu sağlamak için durmak dinlenmek bilmeden çalışıyoruz. Netice alacağımıza olan umudumuz diridir. Umarım bu yaşadığımız sancılar, yıllardır bölgemizde arzu edilen barışın ve onu sağlayacak Filistin devletinin doğum sancılarıdır.

    SORU: 7 Ekim’den bu yana ve öncesinde İsrail’in katliamları ve terör devleti kimliğiyle yürüttüğü bütün bu acımasız tabloyu eleştiren ve ilkesel duruş sergileyen bir liderliğiniz var. Ama öte yandan küresel sermayeye de baktığımızda bir Musevi etkisi, bir Yahudi lobisi etkisi var. Acaba Türkiye’ye dönük fon akışında bu ilkeli duruşu cezalandırmak üzere herhangi bir hareket hamle görüyor musunuz? Ya da bu noktada ülkenin ilkesel duruşu, antisemitizme karşı olan duruşuyla birlikte uluslararası sermayeye çağrınız ne olur?

    Türkiye’yle ilgili olarak bir şeyi iyi tespit etmemiz lazım. Yahudiler ayrıdır, Siyonistler ayrıdır ve şu anda zaten İsrail’deki olay Siyonizmin en önemli adımlarından bir tanesidir. Batının İsrail’e karşı olan tavrında da Siyonizme karşı bir dik duramayış vardır. Maalesef Türkiye’de de buna mağlup olan, mağlup olmanın yanında onların eşiğinde giden yapılar mevcut. Bunların içinde siyasi yapılar da bulunuyor.

    ANA MUHALEFET NETANYAHU AĞZIYLA KONUŞUYOR

    Mesela ana muhalefetin başındaki isim Netanyahu’nun ağzıyla konuşuyor. Benim ülkemde ana muhalefetin başındaki insan Netenyahu’nun ağzıyla konuşursa, Türkiye’de bizim topraklarımızın suyundan hiçbir şey alamamış demektir. Bunlara gereken dersi vakti saati geldiğinde ben inanıyorum ki benim milletim verecektir. Yine bakıyorsunuz ana muhalefetin başını çektiği ittifakın içerisinde yer alanlardan, Siyonist yapıyla beraber hareket edenler bulunuyor. Bunları tek tek saymama da gerek yok. Fakat benim milletimin iradesi bunların hepsinin iradesini ters yüz edecektir.

    DÜNYA TÜRKİYE’NİN KIYMETİNİN FARKINDA

    Yaklaşık 4,5 ay sonra gereken cevabı milletimden alacaklarına ben inanıyorum. İsrail’in katliamlarını desteklemeyen, bunların karşısında duran Yahudilerin sayısı da az değil. Bunlar arasında sözünü ettiğiniz uluslararası sermaye tanımına dahil olanlar da bulunuyor. Onlar açısından Türkiye’ye yatırım sorun olmaz diye düşünüyorum. Türkiye’nin çocukların öldürülmesine karşı çıkmasından, barışı ve insan haklarını savunmasından rahatsız olan sermaye sahipleri ise ancak İsrail’in katliamına kayıtsız şartsız destek verirseniz sizden memnun kalırlar. Bizim böyle bir tutum sergilememiz asla düşünülemez. Bu nedenle biz bir endişe duymuyoruz. Dünya Türkiye’nin kıymetinin farkında, küresel yatırımcılar da farkında. Birkaç marjinalin dışında küresel yatırımcıların İsrail’in etkisiyle Türkiye gibi bir ülkeden yüz çevireceklerini düşünmüyorum. Küresel sermayeyi ülkemize çekmek için, kazan kazan ilkesiyle hareket etmeye de, Türkiye’ye yakışır şekilde insani duruş sergilemeye de devam edeceğiz.

    Kaynak: Haber7.com

  • İsrail katledilen Filistinlilerin organlarını çalıyor

    İsrail katledilen Filistinlilerin organlarını çalıyor

    İsrail, Gazze’de katliama devam ederken Filistinlilere uyguladığı insanlık dışı bir yöntem tekrar gündeme geldi. Daha önce İngiliz The Guardian gazetesinde yer alan “İsrail, Filistinlilerin organlarını ve derilerini çalıyor” iddiaları alevlendi. Sosyal medya platformu X’te (Twitter) kendisini Filistinli diş hekimi olarak tanıtan bir kadın “İsrail, Filistinlilerin organlarını ve derilerini topluyor. Dünyanın en büyük deri bankasına sahipler ve yanıkları, kanseri vb. tedavi etmek için kullanıyorlar. Bankadaki derinin büyük kısmı İsraillilere ait değil. Filistinlilere, özellikle de ‘kimliği belirlenemeyen cesetlere’ ve ‘otopsiden geçemeyenlere’ ait. Neden İsraillilerin derisini kullanmadıklarını merak edebilirsiniz. Çünkü İslamiyette ve Yahudilikte bir bedenin mümkün olduğunca bütün olarak Allah’a dönmesi gerekir. İsrail bunun İslam’ın da bir parçası olduğunu biliyor ama Filistinlileri sadece hayvan olarak gördüğü için bizim ölülerimize bile saygısı yok” dedi.

    “ORGANLARI İÇİN ÖLDÜRÜYORUZ”

    2009 yılında İsveççe yayın yapan Aftonbladet gazetesinde, İsrail’in Abu Kabir adlı tıp enstitüsünün eski başkanı Dr. Yehuda Hiss ile yapılan röportaj yayınlandı. Dr. Hiss röportajda İsrail’in, organlarını kullanmak için Filistinlileri öldürdüğünü itiraf etti.

    21 Aralık 2009 tarihinde İngiliz The Guardian “İsrail, patologların ailelerinin rızası olmadan ölü Filistinlilerden organ topladığını itiraf etti. Dr. Hiss, kornea toplandığını itiraf etti ancak bu uygulamanın 1990’larda sona erdiğini söylediler” diye 2000 yılındaki haberi gündeme getirdi.Reuters’ın 5 Kasım 2015 tarihli haberine göre, BM’deki Filistin baş delegesi Riyad Mansur, BM Güvenlik Konseyi başkanına yazdığı mektupta, İsrail güçleri tarafından katledilen Filistinlilerin vücut parçalarının toplandığı anlattı. Mansur, işgalci güçler tarafından öldürülen Filistinlilerin cesetlerinin korneaları ve diğer organları eksik olarak iade edildiğini bildirdi. 

    25 Aralık 2015’te, bıçaklı saldırı düzenlediği iddiasıyla İsrail askerleri tarafından katledilen Besim Salah’ın kardeşi Sahir Sarsur “İsrail, cenazeleri soğutucularda tutuyor. Cenazeyi teslim etmek için ‘aynı gece defnedilmesi’ şartı koşuyorlar. Gelen cenaze üzerinde herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının anlaşılması için otopsiden önce cesetlerin çözülmesini beklemek gerekiyor. Bu işlem iki gün sürüyor. İsrail, şartlara uymayan ailelere; geç defin hâlinde 13 bin dolar, otopsi yapılması durumunda ise 5 bin dolar para cezasına çarptırıyor” dedi.

    CEZAEVLERİNDE İŞKENCE

    İsrail cezaevlerinde 200’den fazlası çocuk, yüzlercesi de yaralı ve hasta yaklaşık 7 bin Filistinli bulunuyor. Gazze saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 2 bin 900’den fazla kişi gözaltına alındı. Filistinli tutukluların maruz kaldığı “şiddet, işkence, ağır darp, aç bırakma” gibi insan hakları ihlallerinin Gazze’ye yönelik saldırıların başladığı son günlerde iyice arttı.

    KAMP, HASTANE VE OKULA BOMBA YAĞDI

    İsrail, ateşkes iddiaları gündemdeyken bile Gazze’yi aralıksız bombalıyor. Sadece dün sivillerin bulunduğu 250 noktaya hava saldırısı düzenlendi. Jetler, Cibalya Mülteci Kampı yakınlarında bulunan, evinden edilen Filistinlilerin sığındığı “Hafsa” isimli okulu hedef aldı. Yine çocuk ve kadınlar katledildi. Gazze’nin merkezindeki Nuseyrat Kampı da vuruldu; 20 masum hayatını kaybetti. Tanklar ise Endonezya Hastanesini bombaladı. 200 hasta tahliye edilebildi, 400’ü ise harabeye dönen binada mahsur kaldı. Bu arada iletişim kuleleri bombalandığı için Gazze’nin kuzeyi ile bağlantı tamamen kesildi. Vefat sayısı da 5 bin 840’ı çocuk, 3 bin 920’si kadın olmak üzere 14 bin 828’e yükseldi.

    KAYNAK: TÜRKİYE GAZETESİ

    Kaynak: Haber7.com

  • Hamas ve İsrail arasında ateşkes ilanı! Hamas’tan son dakika açıklaması

    Hamas ve İsrail arasında ateşkes ilanı! Hamas’tan son dakika açıklaması

    Hamas’tan yapılan yazılı açıklamada, Katar ve Mısır’ın ara buluculuğundaki uzun müzakere süreci sonunda İsrail ile geçici ateşkes anlaşmasına varıldığı belirtildi.

    ESİR TAKASI ANLAŞMASI

    Anlaşmaya göre, “50 İsrailli esire karşılık İsrail hapishanelerindeki 150 Filistinlinin serbest bırakılacağı”, bunların her iki taraftan 19 yaş altı kadın ve çocuklardan oluşacağı belirtildi.

    ATEŞKES 4 GÜN SÜRECEK

    Anlaşmaya göre, ateşkesin 4 gün süreceği ve insani yardım malzemesi ve yakıt taşıyan yüzlerce tırın Gazze Şeridi’ne gireceği, kuzey ve güneyi fark etmeksizin Gazze Şeridi’nin istisnasız her bölgesine yakıt ve yardım malzemesi taşınacağı ifade edildi.

    İSRAİL SALDIRMAYACAK

    Ayrıca ateşkes sürecinde Gazze Şeridi’nin güneyindeki hava trafiğinin tüm gün, kuzeyinde ise 10.00 ile 16.00 saatleri arasında günlük 6 saat durdurulacağı ifade edilen açıklamada, İsrail güçlerinin tüm Gazze Şeridi’nde kimseyi alıkoymama ve kimseye saldırmama esasına bağlı kalacağı kaydedildi.

    Açıklamada, kuzeyden güneye Salahaddin Yolu boyunca insanların hareket özgürlüğünün güvenceye alınacağı vurgulandı.

    İsrail’e göre, Gazze Şeridi’nde Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın elinde 239 İsrailli esir bulunuyor.

    Kaynak: Haber7.com

  • Son dakika İsrail-Filistin savaşı: İsrail’den son dakika Gazze kararı! Geri çekildiler

    Son dakika İsrail-Filistin savaşı: İsrail’den son dakika Gazze kararı! Geri çekildiler

    Son dakika İsrail-Filistin savaşı haberleri: İsrail’in, Hamas’ın başlattığı “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası Filistin’de yeniden başlattığı katliam saldırıları sürüyor. Gazze’deki hükümet, İsrail’in saldırılarında şehit sayısının 828 artarak 14 bin 128 olduğunu açıkladı.

    İşte İsrail-Filistin savaşından dakika dakika son gelişmeler;

    HİZBULLAH, İSRAİL’İN ASKERİ FABRİKA VE ÜSLERİNE SALDIRDI

    21:16 Hizbullah’ın, İsrail’e ait askeri fabrika ve iki askeri noktaya saldırılar düzenlediği belirtildi. Hizbullah, İsrail güçlerine yönelik saldırıları hakkında açıklama yaptı.

    İsrail’in Lübnan’ın Nebatiye vilayetine bağlı Kefur bölgesindeki bir alüminyum fabrikasına yönelik daha önce gerçekleştirdiği saldırıya karşılık Hizbullah’ın da İsrail’in Şlomi bölgesinde yer alan savunma sanayi şirketi Rafael’in fabrikasını füzelerle hedef aldığı ifade edildi.

    İSRAİL, GAZZE’NİN BAZI BÖLGELERİNDEN ÇEKİLDİ

    21:00 İsrail ordusuna ait araçlar, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki varlığını sürdürürken, “nispeten güvenli noktalarda” konuşlanmaya yönelik açık bir girişimde bulunarak son 48 saatte Gazze kentinin bazı noktalarından geri çekildi.

    İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde “insani ateşkese” yönelik açıklamaların arttığı zamanda Gazze kentindeki bazı noktalardan geri çekildi.

    Görgü tanıkları, İsrail ordusunun, son iki günde Gazze kentindeki Sabra Mahallesi’nin batısı ile Zeytun Mahallesi’nin batı kesimlerinden 3 kilometreden fazla çekilerek Şifa Hastanesi’ne ulaştığını belirtti.

    Tanıklar, ayrıca İsrail ordusunun, Gazze kentinin güneybatısındaki Tel el-Heva ve Er-Rimal mahallelerinden de çekilerek sahil şeridindeki Reşid Caddesi’ne gerilediğini ifade etti.

    Çatışmalara “insani ara verilmesi” gündemde

    İsrail birliklerinin Gazze kentindeki bazı bölgelerden çekilmesi ve kuzeyde konuşlu olduğu alanlardaki varlığını koruması, Gazze Şeridi’nde çatışmalara insani ara verilmesine yönelik açıklamaların yoğunlaştığı bir zamana denk geldi.

    İsrail güçlerinin çekildiği noktalar ise 27 Ekim’de Gazze Şeridi’ne başlattığı kara saldırıları sırasında konuşlandığı alanlar olarak öne çıkıyor.

    GAZZE’DE ŞEHİT SAYISI 14 BİN 128’E YÜKSELDİ

    20:02 Gazze’deki hükümet: İsrail’in saldırılarında ölenlerin sayısı 828 artarak 14 bin 128 oldu. Ölenlerin 5 bin 840’ı çocuk, 3 bin 920’si kadın

    Kaynak: Haber7.com

  • Suudi Arabistan’dan tüm dünyaya İsrail çağrısı! Prens Selman açıkladı!

    Suudi Arabistan’dan tüm dünyaya İsrail çağrısı! Prens Selman açıkladı!

    Son dakika Suudi Arabistan haberleri: İsrail’in, Hamas’ın başlattığı “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası Filistin’de yeniden başlattığı katliam saldırıları sürerken, Suudi Arabistan, İsrail’le ilgili tüm dünyaya çarpıcı bir çağrı yaptı.

    KRAL SELMAN’DAN İSRAİL’E SİLAH İHRACATINI DURDURUN ÇAĞRISI

    Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, bütün ülkelere Gazze Şeridi’nde 46 gündür yıkıcı bir saldırı yürüten ve 13 binden fazla kişinin ölümüne neden olan İsrail’e silah ve mühimmat ihracatını durdurma çağrısı yaptı.

    Bin Selman, Gazze’deki duruma ilişkin BRICS liderleri ve BRICS üyeliğine davet edilen ülke liderlerinin katıldığı çevirim içi zirvede konuştu.

    “Bütün ülkeler İsrail’e silah ve mühimmat ihracatını durdurmalı.” diyen Bin Selman, Gazze Şeridi’ndeki sivillere yardım sağlamak için insani koridorların açılması ve saldırıların derhal durdurulması gerektiğini vurguladı.

    Bin Selman, iki milyondan fazla Filistinlinin yaşadığı Gazze’deki insani felaketin her geçen gün daha da kötüleştiğini ve bunun için kararlı çözümlerin üretilmesi gerektiğini söyledi.

    ‘VAHŞİCE İŞLENEN SUÇLARI DURDURMAK İÇİN KOLEKTİF BİR ÇABA GEREKİYOR’

    “Gazze’de masum sivillere, sağlık tesislerine ve ibadethanelere karşı vahşice işlenen suçları durdurmak için kolektif bir çaba gerekiyor.” ifadelerini kullanan Bin Selman, Suudi Arabistan’ın Gazze halkına hava ve deniz yoluyla insani yardım ulaştırdığını söyledi.

    Veliaht Prens Bin Selman, Filistin’de güvenlik ve istikrarın sağlanması için ülkesinin Filistinlilerin meşru haklarını garanti altına alacak iki devletli çözüm ve uluslararası kararların uygulanması dışında başka bir seçenek olmadığı konusundaki tutumunu yineledi.

    Kaynak: Haber7.com

  • BRICS Zirvesi’nden Filistin açıklaması

    BRICS Zirvesi’nden Filistin açıklaması

    Ayrıntılar geliyor

    ÇİN DEVLET BAŞKANINDAN AÇIKLAMA!

    BRICS liderleri ile ağustostaki 15. BRICS Zirvesi’nde topluluğa davet edilen ülkelerin liderleri, Gazze’deki durumun çevrim içi görüşüldüğü “Orta Doğu’daki Duruma İlişkin Olağanüstü Ortak Toplantı” düzenledi.

    Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, İsrail’in saldırıları altındaki Gazze’de, halkın zorla yerinden edilerek ve temel ihtiyaçlardan yoksun bırakılarak toplu şekilde cezalandırılmasına son verilmesi gerektiğini bildirdi.

    Çin Devlet Başkanı Şi, toplantıda yaptığı konuşmada, tarafların daha fazla can kaybına ve insani acıya sebep olacak eylemlerden kaçınması gerektiğini vurguladı.

    Şi, “Gazze halkının zorla yerlerinden edilerek; elektrik, su ve yakıttan mahrum bırakılarak toplu cezalandırılmasına son verilmeli.” dedi.

    İnsani yardım koridorlarının güvenli ve açık olmasının gereğine işaret eden Şi, Gazze halkına daha fazla insani yardım sağlanması çağrısı yaptı.

    ULUSLARARASI TOPLUM ADIMLAR ATMALI

    “Çin’in, Gazze’deki çatışmanın genişlemesi ve yayılması eğiliminden derin kaygı duyduğunu” ifade eden Şi, “Uluslararası toplum, çatışmanın yayılmasını ve Orta Doğu’da istikrarı tehlikeye atmasını önleyecek adımları atmalı.” ifadesini kullandı.

    İsrail-Filistin sorununun kökeninde Filistin halkının var olma, topraklarına dönme ve devlet kurma hakkının uzun zamandır görmezden gelinmesinin yattığını vurgulayan Şi, bu döngüyü kırmanın tek gerçekçi yolunun, iki devletli çözümle Filistin’e meşru ulusal haklarının verilmesi ve bağımsız Filistin devletinin kurulması olduğunun altını çizdi.

    Şi, Filistin sorununa adil çözüm bulunmadan Orta Doğu’da kalıcı barış ve güvenliğin sağlanamayacağını vurgulayarak barış için uluslararası uzlaşmanın sağlanması ve Filistin sorununa kapsamlı, adil ve sürdürülebilir bir çözüm bulunması için uluslararası barış konferansı toplanması çağrısını yineledi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Putin’den Filistin konusunda ateşkes sağlanması için uluslararası topluma çağrı

    Putin’den Filistin konusunda ateşkes sağlanması için uluslararası topluma çağrı

    Putin, Gazze’deki duruma ilişkin BRICS liderleri ve BRICS üyeliğine davet edilen ülkelerden liderlerin katıldığı çevirim içi zirvede konuştu.

    Güney Afrika’nın girişimiyle düzenlenen zirvenin, Gazze Şeridi’ndeki zor durum nedeniyle doğru bir zamanda yapıldığını vurgulayan Putin, “Binlerce insanın ölümü, sivillerin kitleler halinde sınır dışı edilmesi ve ortaya çıkan insani felaket son derece endişe verici.” ifadesini kullandı.

    Çok sayıda çocuğun da hayatını kaybettiğini belirten Putin, “Bu korkunç bir şey ama çocukların anestezi olmadan ameliyat edilmesini de gördüğünüzde bu gerçekten belirli duyguları harekete geçiriyor.” dedi.

    Putin, bölgede yaşananlar nedeniyle ABD’yi suçlayarak, “Bütün bu olaylar aslında ABD’nin Filistin-İsrail anlaşmazlığında arabuluculuk konumunu tekeline alma arzusunun ve uluslararası arabuluculardan oluşan Orta Doğu Dörtlüsü’nün faaliyetlerini engellemesinin doğrudan bir sonucudur.” değerlendirmesinde bulundu.

    “BRICS ülkeleri ve bölge ülkeleri bu çalışmada kilit rol oynayabilir”

    “Filistin düğümü”nün tek bir elle çözülmesine yönelik girişimlerin fayda sağlamayacağının altını çizen Putin, “Bağımsız ve egemen İsrail ve Filistin devletlerinin kurulmasını ve barış içinde bir arada yaşamasını öngören BM kararlarının sabote edilmesi nedeniyle, birçok Filistinli nesil kendi halklarına karşı adaletsizlik duygusuyla yetiştirildi. İsrailliler de kendi devletlerinin güvenliğini tam olarak garanti edemiyor.” dedi.

    Putin, Rusya’nın söz konusu duruma ilişkin tutarlı bir yaklaşım sergilediğine işaret ederek “Uluslararası toplumu gerilimi düşürmeye, ateşkes sağlamaya ve Filistin-İsrail çatışmasına siyasi çözüm bulmaya yönelik çabalara katılmaya çağırıyoruz. BRICS ülkeleri ve bölge ülkeleri bu çalışmada kilit rol oynayabilir.” diye konuştu.

    Ateşkesin, Gazze Şeridi’ndeki sivillerin ve esirlerin tahliyesi için de gerekli olduğunu belirten Putin, şunları söyledi:

    “En acil görev, gerçekten uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ateşkese ulaşmaktır. Diğer devletlerin Orta Doğu’daki savaşa çekilmesini ve çatışmada coğrafyanın genişlemesini önlemek ve aynı zamanda mezhepler arası barışı korumak önemlidir.”

    Putin, Rusya’nın gelecek yıl BRICS’e dönem başkanlığı yapacağını ve bu dönemde Filistin-İsrail konusunda temaslar için çeşitli girişimlerde bulunacaklarını kaydetti.

    İsrail’in Gazze’yi işgalinde son durum

    Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı, İsrail’in “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlerine yönelik sürekli ihlallerine karşılık verme” gerekçesiyle kapsamlı saldırı düzenlerken, İsrail ordusu da Gazze Şeridi’ne yoğun hava bombardımanı başlattı.

    İsrail’de 7 Ekim’deki saldırılarda 310’dan fazlası asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 kişinin yaralandığı duyuruldu.

    İsrail ordusuna göre, 7 Ekim’den bu yana Gazze’deki çatışmalarda 68, Lübnan sınırında da 6 İsrail askeri öldürüldü.

    İsrail’e göre, Kassam Tugayları’nın elinde 239 İsrailli esir bulunuyor.

    Gazze’deki hükümete göre, 7 Ekim’den bu yana İsrail saldırılarında Gazze Şeridi’nde 5 bin 600’ü çocuk ve 3 bin 550’si kadın olmak üzere 13 bin 300 kişi öldürüldü.

    İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de 7 Ekim’den bu yana İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 217 Filistinli hayatını kaybetti.

    İsrail ordusu, Gazze’de on binlerce yaralı ile sivilin sığındığı onlarca hastaneyi zorla tahliye ettirmek için yerleşkelerini ya da ana binalarını vurdu. İşgal sırasında bazı hastaneleri bastı. Saldırılarda yüzlerce kişi öldü ve yaralandı.

    İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda yaşanan çatışmalarda 77 Hizbullah mensubu öldü.

    Kaynak: Haber7.com

  • İsrail güçleri iki Filistinli gazeteciyi daha öldürdü!

    İsrail güçleri iki Filistinli gazeteciyi daha öldürdü!

    İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne 7 Ekim’den bu yana düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 5 bin 600’ü çocuk, 3 bin 550’si kadın olmak üzere 13 bin 300 oldu.

    İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne saldırıları 46. gününde artarak sürüyor.

    İşgalci İsrail askerleri iki Filistinli gazeteciyi daha öldürdü. Gazeteci Ala Tahir El Hasanat, Gazze’de ailesinin evine düzenlenen saldırı sonucu, Gazeteci Ayat Khadoura da Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahia’da ailesinin evinin bombalanmasının ardından öldürüldü.

    İsrail’in, Gazze Şeridi’ne saldırılarında ölen gazeteci sayısının 60’a yükseldiği bildirildi.

     

     

    Kaynak: Haber7.com

  • Esenler’de kültür merkezi koltukları Gazzeli çocuklara ayrıldı

    Esenler’de kültür merkezi koltukları Gazzeli çocuklara ayrıldı

    İnsanlığın onur sınavı haline gelen Gazze konusunda sessiz veya kayıtsız kalmanın gelecek nesiller tarafından yargılanacak bir ihmalkârlık olacağına dikkat çeken Esenler Belediyesi ve İstanbul belediyeleri, herkesi Gazze’deki katliama karşı duyarlı olmaya ve bu konuda harekete geçmeye davet etti. Bu kapsamda 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde İstanbul’da bulunan tüm kültür merkezlerinin koltuklarına Gazze’de katledilen çocukların isimleri yazıldı. Programda, Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde “Tay” çizgi filminin gösterimi yapıldı. Programa Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu da katıldı.

    EY İNSANLIK ÇOCUKLARI KURTAR!

    Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, “Bugün Dünya Çocuk Hakları Günü. Yaklaşık 30 küsür yıldan beri, Dünya Çocuk Hakları Günü münasebetiyle dünyadaki egemen güçler çocuk haklarıyla ilgili konuşmalar yaparlar. Çocukların dünyanın geleceği açısından neyi ifade ettiğini anlatırlar. Acaba bugün Dünya Çocuk Hakları Günü’nde bu konuşmaları yapanlar, 40 günden beri şehit olan yaklaşık 5 bin Gazzeli çocuk için ne söyleyecekler? Siyonist, katil İsrail’in katliamının ve soykırımını çocuklara nasıl anlatacaklar? Şu anda arkamda gördüğünüz koltuklarda Gazze’de 40 günden beri şehit olan çocuklarımızın isimleri var. Onlar Çocuk Hakları Günü’nü görmediler. Bundan sonra da görmeyecekler. Acaba dünyada bu katledilen çocuklar için utanacak bir yüz var mı? Ey insanlık ayağa kalk ve çocukları kurtar!” ifadelerini kullandı.

    30 ARALIK’A KADAR FARKINDALIK ETKİNLİKLERİ YAPILACAK

    İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün katkılarıyla Esenler Belediyesi ve AK Partili ilçe belediyeleri tarafından yürütülen “İnsanlığın Onur Sınavı: Gazze” etkinlikleri kapsamında 30 Aralık’a kadar sempozyum, paneller, konferanslar, söyleşiler, şiir dinletileri, sergiler, Kur’an tilavetleri, tiyatro gösterimleri, konserler ve yarışmalar düzenlenecek.

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com