Etiket: İsrail

  • İsrail ordusu zor durumda! Bağış kampanyası başlatıldı

    İsrail ordusu zor durumda! Bağış kampanyası başlatıldı

    • Haber7

    İsrail’in yerel kaynakları aracılığıyla başlatılan yardım kampanyasında şu ana kadar 125 bin dolar toplanıldığı öğrenildi. Kampanya çağrısında, İsrail askerlerinin gerekli teçhizat konusunda kıtlık yaşadığı ve zorlu kış koşullarına karşı gerekli malzeme konusunda lojiistik desteğe ihtiyacı olduğu belirtildi. Gazze şeridinde bulunan işgalci İsrail askerlerine acil yardım gitmediği takdirde, Hamas ile mücadelede zorlanacakları ifade edildi.

    “EKİPMANLARDAN YOKSUNUZ”

    İsrail askerlerinin zor durumuna dikkat çekerek başlatılan yardım kampanyasında özellikle, kış mevsiminin gereklilikleri olan teçhizatta sorunlar yaşadığı dikkat çekti.

    “7 EKİM’İ YENİDEN YAŞAYABİLİRİZ”

    Gazze şeridinde bulunan işgalci İsrail güçleri için yardım çağrısında, yardımlar yapılmadığı takdirde Hamas ile mücadele etmekte zorlanılacağı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

    “AĞLIYORLAR VE YARDIMIMIZ İÇİN BAĞIRIYORLAR”

    İsrail Askerleri ve Muhtaçları Destekleme Örgütü, yaptığı yardım çağrısında, ‘Askerlerimiz Yahudi halkını yok etmeye kararlı bir düşmanla savaşıyor’ diyerek şöyle devam etti:

     

     

     

     

     

    Kaynak: Haber7.com

  • Kassam Sözcüsü Ebu Ubeyde açıkladı: İsrail’e darbe üstüne darbe!

    Kassam Sözcüsü Ebu Ubeyde açıkladı: İsrail’e darbe üstüne darbe!

    Ebu Ubeyde, Katar merkezli Al Jazeera televizyonunda yayımlanan ses kaydında, Gazze şehir merkezi ekseninde İsrail ordusu ile yaşanan çatışmalara ilişkin konuştu.

    Kassam Sözcüsü, “Son 72 saatte 10’u personel taşıyıcı olmak üzere Siyonistlere ait 60 askeri aracı imha ettik. Mücahitlerimiz düşman askerlerinin çığlıklarını ve yardım çağrılarını duydu.” dedi.

    Gazze şehrinin güneybatısındaki İsrail ordusuna bağlı piyade kuvvetlerine cumartesi günü pusu kurduklarını aktaran Ebu Ubeyde, Gazze’nin kuzeyindeki Tevam bölgesinde de zırhlı bir personel taşıyıcıyı hedef alarak imha ettiklerini açıkladı.

    Ebu Ubeyde, Kassam mensuplarının bir zırhlı personel taşıyıcıyı hedef alması sonucu en az 7 İsrail askerinin öldürüldüğünü aktardı.

    SERİ SALDIRILAR

    Kassam Sözcüsü, İsrail güçleri tarafından işgal edilen ve hizmet dışı kalan Rantisi Hastanesi’nde de İsrail ordu güçleriyle çatışmalara girdiklerine işaret ederek, “Elit birliklerden 25 mücahit, pazar günü öğleden sonra Rantisi Hastanesi’ndeki düşman güçlerini hedef alan seri saldırılar düzenledi.” diye konuştu.

    Hastanenin yakınındaki zırhlı personel taşıyıcıdan inen 4 İsrail askerinin Kassam mensuplarınca “sıfır mesafeden” hedef alınarak öldürüldüğünü kaydeden Ebu Ubeyde, “Çatışmalarda bir Kassam mensubu da şehit oldu.” ifadelerini kullandı.

    İsrail ordusunun aktardığına göre, 27 Ekim’den bu yana Gazze’deki çatışmalarda öldürülen İsrail askerlerinin sayısı 66’ya çıktı.

  • İsrail’de işsizlik patladı

    İsrail’de işsizlik patladı

    İsrail İstatistik Merkezi’nden ekim ayındaki işsizlik oranına ilişkin açıklama yapıldı.

    Ülkedeki işsiz sayısının eylül ayında 163 bin iken ekim ayında 428 bine yükseldiği kaydedilen açıklamada, eylül ayında 3,4 olan işsizlik oranının, ekim ayında 9,6’ya yükseldiği aktarıldı.

    Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugaylarının, 7 Ekim sabahı İsrail’e “Aksa Tufanı” adıyla kapsamlı saldırı başlatmasının ardından İsrail, 360 bin yedek askerin göreve çağrıldığını duyurmuştu.

    Yedek askerlerin çoğu, İsrail’de çeşitli sektörlerde çalışan kişilerden oluşuyor.

    İsrail’deki işsizlik veya istihdam sayılarına İsrail’in yanı sıra Kudüs ve Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim birimlerinde çalışan yaklaşık 178 bin Filistinli işçi dahil değil.

    İsrail saldırılarının başladığı günden beri bu Filistinlilerin çoğu çalışamıyor.

  • Erdoğan: Bu savaş değil barbarlık, eşkıyalık, devlet terörüdür

    Erdoğan: Bu savaş değil barbarlık, eşkıyalık, devlet terörüdür

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

    Öncelikle Cumartesi gecesi Berlin Olimpiyat Stadı’nda oynanan hazırlık maçında Almanya karşısında tarihi galibiyete imza atan A milli futbol takımımızı cani gönülden tebrik ediyorum. Millilerimiz deplasmanda 72 yıl sonra gelen 3-2’lik skorla tarifsiz bir gurur yaşattılar. Gurbetçi kardeşlerimizin coşkuyla takımımızın yanında yer almaları da bizim için ayrıca anlamlıydı.

    Türkiye Yüzyılı’nın inşası için verdiğimiz mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. İçeride ve dışarıda birçok etkinliğe, zirveye, görüşmeye, açılış törenine iştirak ettik. Kazakistan’ın ev sahipliğinde Astana’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı zirvesinde birliğimizi, beraberliğimizi bir kez daha perçinledik.

    “KKTC’deki kardeşlerimizin 15 kasım Cumhuriyet Bayramını tebrik ediyorum”

    Merhum Gaspıralı İsmail Bey’in ‘Dilde, fikirde işte birlik” idealine adım adım yaklaşıyoruz. Geçen sene KKTC’nin anayasal ismiyle teşkilata gözlemci üye olması tarihi adımdı. Kıbrıs Türkü kardeşlerimize uygulanan tecridin kırılması yanında Türk dünyasının Kıbrıs halkına desteğini ortaya koymuştuk. KKTC’deki kardeşlerimizin 15 Kasım Cumhuriyet Bayramını tekrar tebrik ediyorum. Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş’ı bir kez daha rahmetle yâdediyorum.

    Son olarak 4 ay önce 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nda Ercan Havaalanının yeni terminal binası ve pistinin açılışını gerçekleştirdik. Zaman verdiği sözlerin hilafına davranarak AB’nin ne kadar büyük bir yanlış yaptığını ispat edecektir. Kıbrıs Türkünü ambargolarla haklı davalarından döndürmeye çalışanların Kafkasya’da yeni oyunlar peşinde koştuğuna şahit oluyoruz.

    “Kimi batılı güçler yeni bir dönemin başladığını hala idrak edemiyor”

    Kimi Batılı güçler bölgemizde yeni bir dönemin başladığını hala idrak edemiyor. Gerçekleşmesi mümkün olmayan ham hayalleri körükleyerek Ermenileri istismar ettiler, kullandılar, güvensizliğe mahkum ettiler. Bu gerçeğin de Ermenistan’ın görüp kabullenmesi gerekiyor. Batılı ülkeler tarafından gönderilen hiçbir silah ve mühimmat kalıcı barış ortamının sağlayacağı huzurun yerini tutamaz. Ermenilerin barış fırsatını farklı hülyalara kapılarak boşa harcamamak en büyük temennimizdir. Ermenistan’a Azerbaycanlı kardeşlerimizin uzattığı barı elini tutması çağrısında bulunuyorum.

    “TOGG ile küresel rekabetteki yerimizi aldık”

    Kazakistan dönüşü açılışını yaptığımız Ford Otosan Yeniköy fabrikası toplam 3 bin 500 kişiye istihdam kapısı olan önemli yatırımdır. Otomotiv sektörümüz Türk ekonomisinin lokomotifi olmayı sürdürüyor. Bu sektörde dünyanın 13. en büyük otomotiv üreticisi konumundayız.

    TOGG’un üretimi ve satışa başlamasıyla kendi markamızla küresel rekabetteki yerimizi aldık. Her aşamasını yakından takip ettiğim bu projenin hayata geçmesiyle ‘Türk araba yapamaz, fabrikada üretim bandı yok, vatandaş bunu almaz’ diyenleri, bundan 60 yıl önce Devrim otomobilini garaja mahkum edenlerin bugünkü uzantılarını hüsrana uğrattık.

    “TOGG 12 bin teslimat yaptı”

    TOGG şimdiye kadar 12 bine yakın teslimat yaptı. Üretim bandından inen ve teslim edilen araç sayısı günden güne artıyor. Bu yarışa nasıl isabetli bir zamanda dahil olduğumuz daha iyi anlaşılacaktır.

    Rize’de bakanlıklarımız ve belediyelerimizin tamamladığı 2 milyar 886 milyon lira yatırım bedeli olan eser, proje ve hizmetlerin resmi açılışını gerçekleştirdik. 36,7 kilometre uzunluğundaki Ayder yolunun temelini de bu vesile ile attık.

    İran ve Pakistan ile ekonomik işbirliği

    Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın 8-9 Kasım tarihlerindeki Taşkent’te Özbekistan Cumhurbaşkanı ve katılımcı ülkenin liderleriyle bir araya geldik. İran ve Pakistan’la birlikte kurduğumuz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın kurumsal kapasitesini güçlendirmeye devam edeceğiz.

    10 Kasım’da Cumhuriyetimizin banisi Mustafa Kemal ve kahraman silah arkadaşlarını bir kez daha yâdettik. Her yıl milli ağaçlandırma günü olarak kutladığımız 11 Kasım’ı bu kez ülkemiz genelinde ağaçlandırma seferberliğine dönüştürdük. 5 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Her ilimizde 100. Yıl Cumhuriyet Ormanları’nın kuruluşunu gerçekleştirdik.

    Önümüzdeki dönemde havanın, suyun, toprağın, ağacın ve varisi olduğumuz bütün güzelliklerin korunması için daha çok çalışacağız. Türkiye Yüzyılı’na Nefes sloganıyla yürüttüğümüz bu çalışmalara destek veren herkese teşekkür ediyorum.

    “Ülkemize dünyanın en geniş kapsamlı sosyal güvenlik ve sağlık sistemini kazandırdık”

    Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihten tevarüs ettiği kerim devlet vasfına tam manasıyla ilk kez bizim dönemimizde kavuşmuştur. Kurucu kadronun hayallerini süsleyen, kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyet özlemi, 21 yılda bir idealden çıkıp hakikate dönüşmüştür. Ülkemize dünyanın en geniş kapsamlı sosyal güvenlik ve sağlık sistemini kazandırdık. Devletimizin şefkat şemsiyesi dışında hiçbir vatandaşımızın kalmaması için özel çaba harcadık.

    Çeşitli destek programlarından evde bakım hizmetlerine farklı alanlarda yeni düzenlemeleri devreye aldık. Diğer alanlar gibi sosyal devlet uygulamalarında mevcutla yetinmiyor kendimizi sürekli geliştiriyoruz. Darülaceze Sosyal Yaşam bunun en son örneğiydi.

    “Kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz”

    Filistin’deki mazlumların acısı nasıl bizim acımız ise Uygun Türkü, Ahıska Türkü, Kerkük Türkmeni’nin sıkıntısı bizim sıkıntımızdır. Bunların hepsiyle yakından ilgileniyoruz. Türkiye’nin soydaş ve akraba topluluklara yönelik hassasiyeti bizim dönemimizde zirveye çıkmıştır. Bundan sonra da her daim kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.

    İsrail’in 7 Ekim’den beri süren ahlaksız ve alçak saldırılarına maruz kalan Gazze halkına bu anlayışla sahip çıkıyoruz. 11 uçak dolusu malzeme ile bir sivil insani yardım gemisini Mısır’a gönderdik. Gazze’li kardeşlerimiz için 800 tona varan malzemeyi bölgeye sevk etmiş olduk.

    Yardım malzemelerinin Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye ulaştırılmasını sağlıyoruz. İsrail suyunu, yakıtını, elektriğini, iletişimini komple keserek Gazze halkını sadece öldürmekle kalmıyor, aynı zamanda taammüden hastanelerini bombalayarak Gazze’lilerin direniş azmini kırmaya çalışıyor.

    “Gazze’de kelimenin tam anlamıyla bir vahşet yapılmaktadır”

    Gazze’de kelimenin tam anlamıyla bir vahşet, bin yıl önceki Haçlı işgali, 2. Dünya Savaşı’nda yaşananları aratmayan bir gaddarlık yapılmaktadır. Hamile kadınları katletmekle övünen bir cinnet hali içindeler. Çocukları, yaşlı erkek ve kadınları uçaklarla, tanklarla, toplarla bombalayarak, üzerlerine mermi yağdırarak öldürmenin adı savaş değil barbarlık, eşkıyalık, devlet terörüdür.

    Netenyahu İsrail halkı üzerinde yitirdiği itibarı hastaneleri, ibadethaneleri, okulları bombalayarak yeniden canlardırmak peşindedir. Neredeyse tüm hastaneler ya yıkıldı, ya zarar gördü ya da kullanılamaz hale geldi. El Ehli Baptist ve Şifa hastanelerinde yaşanan vahşeti hepimiz takip ettik. Bu hastanelerle ilgili İsrail’in ortaya attığı iddiaların tamamen safsata olduğu anlaşıldı.

    “Güya medeni dünya İsrail’in hastanelere dönük saldırılarını sessizce seyretti”

    Güya medeni dünya İsrail’in hastanelere dönük saldırılarını sessizce seyretti. Savaş hukukunun açık ihlali olan İsrail’i kendisini savunma hakkı olarak diyen ülkeler gördük. Gazze’deki tek onkoloji hastanesinin vurulması akabinde buradaki kanser hastalarının ülkemize sevki ile girişimimizi başlattık. Toplam 88 hasta ve 61 refakatçısı ile ülkemize getirdik.

    Gazze’de mahsur kalan vatandaşlarımızın bir kısmının tahliyesini dün gerçekleştirdik. Diğerleri ile ilgili çabalarımız sürüyor. Günümüzde de Türk özlenendir, gözlenendir, mazlum ve mağdurların hamisidir. Türkiye tarihi misyonunu, nemelazımcılık yaparak değil başı dara düşenlere kucak açarak yerine getirmektedir.

  • İngiltere’de Çevreci Aktivistler BP’yi Protesto Etti

    İngiltere’de Çevreci Aktivistler BP’yi Protesto Etti

    İngiltere’de bir grup çevreci aktivist, İsrail’le Akdeniz’de doğal gaz arama işbirliği yaptığı gerekçesiyle, İngiliz enerji şirketi British Petroleum’un (BP) başkent Londra’daki merkezinin girişinde oturarak eylem yaptı.

    “Fossil Free London” adlı grubun bazı üyeleri, İsrail’in Akdeniz kıyılarında doğal gaz arama lisansı verdiği İngiliz enerji şirketi BP’nin başkentteki merkezinin girişini kapatarak, “BP’ye yazıklar olsun”, “Filistin adaleti olmadan iklim adaleti olmaz” sloganları attı.

    Protestocular, ellerinde Filistin bayrakları ile “Soykırıma yakıt sağlamayı bırakın” yazılı pankartlar taşıdı.

    Grup, X sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, “BP’ye İsrail tarafından Gazze kıyılarında doğal gaz aramak için yakın zamanda lisans verildi. İsrail soykırım yaparken, BP bunu sadece yeni bir iş fırsatı olarak görüyor. Filistin adaleti olmadan iklim adaleti olmaz.” ifadelerini kullandı.

    İsrail, aralarında BP’nin de olduğu 6 enerji şirketine 29 Ekim’de Akdeniz kıyılarında doğal gaz arama lisansı vermişti. Gazze kıyıları da söz konusu bölgede yer alıyor.

    İsrail’in Gazze’yi işgalinde son durum

    Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı, İsrail’in “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlerine yönelik sürekli ihlallerine karşılık verme” gerekçesiyle kapsamlı saldırı düzenlerken, İsrail ordusu da Gazze Şeridi’ne yoğun hava bombardımanı başlattı.

    İsrail’de 7 Ekim’deki saldırılarda 310’dan fazlası asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 kişinin yaralandığı duyuruldu.

    İsrail ordusuna göre, 7 Ekim’den bu yana 65’i Gazze içerisindeki çatışmalarda 6’sı da Lübnan sınırında olmak üzere 385 İsrail askeri öldürüldü.

    İsrail’e göre, Kassam Tugayları’nın elinde 239 İsrailli esir bulunuyor.

    Gazze’deki hükümete göre, 7 Ekim’den bu yana İsrail saldırılarında Gazze Şeridi’nde en az 5 bin 500’ü çocuk ve 3 bin 500’ü kadın olmak üzere 13 bin kişi öldürüldü.

    İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de 7 Ekim’den bu yana İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 214 Filistinli hayatını kaybetti.

    İsrail ordusu, Gazze’de on binlerce yaralı ile sivilin sığındığı onlarca hastaneyi zorla tahliye ettirmek için yerleşkelerini ya da ana binalarını vurdu. İşgal sırasında bazı hastaneleri bastı. Saldırılarda yüzlerce kişi öldü ve yaralandı.

    İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda yaşanan çatışmalarda 76 Hizbullah mensubu ve 6 İsrail askeri öldü.

  • İşte korkunç paylaşım! Erdoğan, bir atışta 2 ölü diyerek tepki göstermişti

    İşte korkunç paylaşım! Erdoğan, bir atışta 2 ölü diyerek tepki göstermişti

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine toplantısı sonrası flaş açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada, “İsrail’in 7 Ekim’den beri süren ahlaksız ve alçak saldırıları altında hayatta kalma mücadelesi veren Gazze halkına da bu anlayış ile sahip çıkıyoruz. Şimdiye kadar Gazzeli kardeşlerimize ulaştırılmak üzere 11 uçak dolusu malzemeyle, bir sivil insani yardım gemisini Mısır’a gönderdik. Böylece Gazzeli kardeşlerimiz için toplam 800 tona varan insani yardım malzemesini bölgeye sevk etmiş olduk. Mısır makamları ile iş birliği içerisinde yardım malzemelerinin Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye ulaştırılmasını sağlıyoruz. Biliyorsunuz; İsrail suyunu, yakıtını, elektriğini, iletişimini komple keserek Gazze halkını sadece öldürmekle kalmıyor, aynı zamanda taammüden hastaneleri bombalayarak Gazzelilerin direniş azmini de kırmaya çalışıyor. Gazze’de 7 Ekim tarihinden beri kelimenin tam anlamıyla bir vahşet, bin yıl önceki Haçlı işgalinde, 80 yıl önceki İkinci Dünya Savaşı’nda yaşananları aratmayan bir gaddarlık sergilenmektedir. İsrail yönetimi askeri ve silahlı sivilleri ile ‘bir atışta iki ölü’ diyerek hamile kadınları, daha doğmamış bebekleri ile birlikte katletmekle övünen bir cinnet hali içindedir.” demişti.

    “İSRAİL KENDİ BAKIŞ AÇISINI YANSITIYOR”

    CNN TÜRK’te uzman isimler bu fotoğrafı yorumladı. Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, “Burada bir Filistinli kadın ancak elinde tüfekle bomba olur, hamile dahi olsa bu imgeyi yerleştiriyor. Bunu öldürmeyi kendisi için bir hak olarak görüyor. Filistinli kadın normal bir kadın olamaz, o bir teröristtir. Burada İsrail’in ne düşündüğü burada. İsrail burada kendi bakış açısını yansıyıor. Burada kendince bir gerekçe oluşturuyor.” dedi.

    Doç. Dr. Ali Murat Kırık, “Doğmamış çocuk da doğduktan sonra aynı amaca hizmet edecek diyor. Bir vuruş iki ölü anlayışını sürekli pompalamaya çalışıyorlar. Buradaki imge çok önemli. Batı’nın sürekli bize pompaladığı bir İslam korkusu var. Onlar için İslam eşittir terörizm demek. Bundan doğacak çocuk da terörist olacak diyor. Bu ikisini bir arada okuduğunuzda da bu kişiden doğan çocuk da terörist olacak diyor.” açıklamasında bulundu.

    ERDOĞAN’IN GAZZE TRAFİĞİ SÜRÜYOR

    Aslıhan Altay Karataş – Son 20 günde Kazakistan, Özbekistan, Suudi Arabistan ve Almanya’ya ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yoğun diplomasi trafiğini hızlandırıyor. Erdoğan, temaslarında İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının sona ermesi ve acil ateşkesin sağlanması hedefine odaklanacak.

    BM’de Filistin ile ilgili oylamada çekimser oy kullanan 45 ülkeyi ateşkes yönünde taraf olmaları için ikna çalışmalarına devam eden Erdoğan, yarın Cezayir’e ziyarette bulunacak. Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile görüşecek olan Erdoğan, Afrika’da tesir alanı geniş olan Cezayir’den Gazze ile ilgili önemli mesajlar verecek.

    REİSİ GELİYOR

    Erdoğan, son olarak 9 Kasım’da Özbekistan’da katıldığı Ekonomik İşbirliği Teşkilatı zirvesinde yüz yüze görüştüğü İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi 28 Kasım’da Ankara’da ağırlayacak. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılacak Erdoğan-Reisi görüşmesinde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel konular ve Filistin meselesi masada olacak. Erdoğan’ın 30 Kasım-12 Aralık tarihleri arasında Dubai’de düzenlenecek BM İklim Değişikliği Zirvesi (COP28) için Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) de gidebileceği ifade edildi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Aralık’ta Yunanistan’da olacak; Selanik’te düzenlenecek Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısına Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile birlikte başkanlık edecek.

    KOMŞU İLE YENİ DÖNEM

    Erdoğan, Almanya ziyareti dönüşünde Miçotakis’in “Türkiye ile iş birliği şart” açıklaması hatırlatılarak Yunanistan ile sorunların çözümünde ve işbirliğinde sürpriz bir adım olup olmayacağının sorulması üzerine şunları söylemişti: “Yapacağımız işbirliği konferansıyla bunları konuşacağız. Temenni ederim ki aynen dediği gibi olur ve Yunanistan’la ilişkilerimiz daha iyi bir noktaya ulaşır. Yeni bir süreci temennim odur ki inşallah başlatırız… Bazı konulardaki görüş ayrılıklarımızı, diyaloğu önceleyerek çözüme kavuşturabiliriz. Bölge ülkeleri olarak meseleye rant ve pazar mantığıyla yaklaşan üçüncü ülkeleri sürecin dışında tutarsak, çözemeyeceğimiz bir sorunumuz yok.”

    Öte yandan Erdoğan’ın önümüzdeki dönemde Mısır’a yapacağı ziyaret için de taraflar tarih üzerinde çalışıyor.

     Kaynak: Milliyet

  • Tek argümanları da çöktü! İsrail destekçisi liderler, şimdi ne yapacak?

    Tek argümanları da çöktü! İsrail destekçisi liderler, şimdi ne yapacak?

    İsrail ve ABD’nin ‘yalan’ terörü bitmek bilmiyor!

    • Haber7

    Filistinli mücahitlerin İsrail zulmüne karşı başlattığı Aksa Tufanı operasyonu sonrası başta siyonistler olmak üzere Batı medyası tarafından ortaya propaganda içerikli çok sayıda yalan öne sürüldü. Sosyal medya ve siyonistlerin güdümündeki basın kuruluşlarında Hamas’a yönelik “kadınlara tecavüz”, “bebeklerin kafasını kesme”, “sivilleri katletme”, “esirlere işkence” gibi çok sayıda iftira atıldı. O yalanlardan biri de “festivalde sivillerin katledildiği” yalanıydı. Bu yalan da İsrail medyasının itirafıyla boşa çıktı.

    HAARETZ’İN İTİRAFI TEK ARGÜMANI DA ÇÖKERTTİ

    İsrail medya kuruluşu Haaretz, gündeme bomba gibi düşen bir itirafa imza attı.

    Gazze’de soykırım yapan İsrail’in Hamas’ı suçladığı “festival saldırısı”nda gerçek bambaşka çıktı. İsrailli sivillerin öldüğü Nova Rave Festivali katliamının İsrail’e ait helikopterler tarafından yapıldığı tespit edildi.

    HEDEF GÖZETMEKSİZİN FÜZELERLE VURDULAR

    Haaretz, bir polis kaynağına dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’ın yaptığını öne sürdüğü 7 Ekim’deki Nova Rave Festivali‘ndeki katliamının İsrail Silahlı Kuvvetleri tarafından İsrail helikopterlerinin hedef gözetmeksizin ağır makineli silahlar ve füzeler kullanılarak gerçekleştirildiği belirtildi.

    GÖRÜNTÜLER DOĞRULUYOR

    ABD menşeili Associated Press Haber Ajansı’nın yayınladığı görüntülerde, hurdaya dönen araçların piyade tüfekleriyle o hale gelemeyeceği görüldü.

    Daha önce de İsrailli helikopter pilotları, hangisinin Filistinli hangisinin İsrailli olduğunu bilmedikleri için rastgele ateş açtıklarını itiraf etmişti.

    Festivalde bulunan İsrailliler de kendilerine ateş açanların Kassam Tugayları’nın değil İsrail güçlerinin olduğunu açıklamıştı.

    YALANLARI ORTAYA ÇIKAN LİDERLER ŞİMDİ NE YAPACAK?

    Festivalde yaşananları dayanak gösteren Batılı liderler, “İsrail’in kendisini savunma hakkı var” bahanesiyle İsrail’in gerçekleştirdiği Gazze’deki soykırıma destek oluyorlar.

    Ellerinde bulunan son argümanın da yalan olduğu ortaya çıkmasıyla Batılı liderlerin nasıl bir savunmada bulunacağı merak konusu oldu.

    BATI’NIN TEK ARGÜMANI ‘FESTİVAL KATLİAMI’YDI

    Batılı birçok ülke Soykırımcı İsrail’e kayıtsız ve şartsız destek veriyor. Onlardan ABD, Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere, 10 Ekim’de ortak bildiri yayımlayarak İsrail’in gerçekleştirdiği ‘festival katliamı’nı en büyük argümanlardan biri olarak kullanmıştı.

    ABD Başkanı Joe Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, ve İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’ın yayınladığı ortak bildiride şu ifadeler kullanılmıştı:

    “Son günlerde dünya, Hamas’ın, evlerinde aileleri katletmesini, müzik festivalinde eğlenen 200’den fazla genci katletmesini ve halihazırda rehin tutulan yaşlı kadınları, çocukları ve tüm aileleri kaçırmasını dehşetle izledi.”

    KAYNAK: HABER7
  • Ürdün, Gazze’ye destek için kritik enerji ve su anlaşmasından çekildi

    Ürdün, Gazze’ye destek için kritik enerji ve su anlaşmasından çekildi

    Hamas’ın 7 Ekim saldırılarından sonra Filistin’in Gazze Şeridi’ni önce ablukaya alıp bombalayan, ardından da işgal eden İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri’nin aracılığında Ürdün’le yaptığı enerji ve su anlaşmasından oldu. İsrail’in 2020’de BAE ile normalleşme anlaşmasının bir meyvesi olarak, İsrail-BAE-Ürdün Kasım 2021’de bir enerji-su anlaşması imzaladı. Anlaşma gereğince Ürdün, İsrail’e güneş enerjisi tahsis ederken; İsrail de karşılığında tuzdan arındırılmış temiz su verecekti.

    Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, haftasonu El Cezire’ye yaptığı açıklamada anlaşmadan çekildiklerini duyurdu: “İsrail, tüm bölgeyi cehenneme doğru itiyor ve sonuçlarına katlanmak zorunda kalacak. Filistin halkını desteklemeye yardımcı olacağına inandığımız her şeyi yapıyoruz.” 11.1 milyonluk nüfusunun yarısının Filistinli olduğu tahmin edilen Ürdün, İsrail’in Gazze harekâtını defalarca kınadı.

    1 Kasım’da Amman’ın İsrail’deki büyükelçisini geri çağıran Safadi, bu adımın “Ürdün’ün, masum insanları öldüren ve benzeri görülmemiş bir insani felakete yol açan İsrail’in Gazze’ye yönelik şiddetli savaşını reddeden ve kınayan tutumunun bir ifadesi” olduğunu söyledi. Öte yandan Gazze’deki hükümetin Basın Ofisi, Telegram hesabından saldırıların 43’üncü gününde Gazze Şeridi’ndeki toplam ölü ve yaralı sayısı ile yıkıma ilişkin son durumu paylaştı.

    Bu sayılardan bazısı aynı kalırken bazısı değişti. Buna göre, 7 Ekim’den bu yana devam eden saldırılarda 12 bin 300 kişi yaşamını yitirdi; ölenlerden 5 binini çocuklar, 3 bin 300’ünü kadınlar oluşturdu, ölen kadın ve çocuk sayısında güncelleme yapılmadı. Saldırılarda 200 doktor, hemşire ve ilk yardım görevlisi, 22 sivil savunma çalışanının öldürüldüğü bilgisi de değişmedi ancak gazeteci sayısı 56 olarak güncellendi ve bunlar arasında “büyük gazeteci ve yazar” Mustafa es-Savvaf da yer aldı.

  • “Blinken’la çok açık konuştum” diyen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Kabul etmediğimizi söyledim

    “Blinken’la çok açık konuştum” diyen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Kabul etmediğimizi söyledim

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar merkezli El-Cezire kanalına Gazze‘de yaşanan son gelişmeler ve İsrail saldırıları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Fidan, ABD’li mevkidaşı Blinken ile yaptığı görüşmede “İsrail’in yaptıkları ile kendi aranıza mesafe koymazsanız -ki şu anda koymuyorsunuz-, bu tüm dünya için daha büyük bir kriz demek. Blinken ile çok açık konuştum. Tam ateşkes istedik. Gazze‘deki nüfusun tehcir edilmesini kesinlikle kabul etmediğimizi söyledim.” dedi.

    “HİÇBİR ŞEY YOKMUŞ GİBİ DAVRANAMAZDIK”

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar merkezli Al Jazeera televizyon kanalına İsrail’in Gazze‘deki saldırılarına ve bunun durdurulması için harcanan uluslararası çabalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 7 Ekim’den önce bölgede bir normalleşme havası olduğunu ve Türkiye’nin de bölgedeki normalleşme havasına kendi katkısını vermek üzere bir politika benimsediğini anlatan Fidan, “Ama 7 Ekim’den sonra gördük ki, esas itibarıyla Filistin davasında herhangi değişen bir şey yok, özellikle Gazze‘de 13 bine yakın şehit edilen Filistinli kardeşimizin kanı ortadayken bizim hiçbir şey yokmuş gibi davranmamız mümkün değildi.” dedi.

    “ŞU AN DİPLOMASİ YOLUNU TERCİH EDEN BİR AŞAMADAYIZ”

    Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukanın kırılmasına ilişkin Fidan, “İslam ülkeleri şu an itibarıyla ellerindeki bütün diplomatik ve insani araçları kullanma yoluyla problemi çözme yolunu tercih etmiş durumda. Burada elimizdeki bütün diplomatik araçları kullanarak, özellikle bölge dışındaki Filistin davasını destekleyen, İsrail zulmüne karşı duran Güney Amerika’dan, Afrika’dan, Avrupa’dan, Asya Pasifik’ten ülkelerle bir araya gelerek Birleşmiş Milletler’de ve diğer platformlarda İsrail’in bu ayrımı gözetmeksizin öldürme faaliyetine bir son vermek gerekiyor. Şu andaki aşama diplomasi yolunu tercih eden bir aşama.” ifadelerini kullandı.

    ÖNÜMÜZDEKİ HAFTAYI İŞARET ETTİ

    Bununla ilgili basına yansıyan veya yansımayan çok farklı çalışmaların devam ettiğini söyleyen Fidan, şunları kaydetti: “İslam ülkeleri şu anda bir araya gelmiş durumda, oluşturulan 7 ülkelik bir Eylem Grubu var, bu Eylem Grubu içerisinde Türkiye, Endonezya, Nijerya, Ürdün, Mısır, Katar ve Suudi Arabistan yer almakta. Önümüzdeki hafta itibarıyla bu ülke temsilcilerinin, dışişleri bakanlarının çeşitli ülke başkentlerinde belli temaslarda bulunmaya başlayacağını görüyoruz. Diğer taraftan, biliyorsunuz alınan Riyad’daki zirve kararında kuşatmanın kırılması yönünde bir çağrı var.”

    “HEDEF ORTAK EYLEM PLATFORMU OLUŞTURMAK”

    7 ülkelik Eylem Grubu’nun, Riyad’da Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkelerinin aldığı ortak zirve kararının uygulanmasını hayata geçirecek bir grup olduğunu kaydeden Fidan, “Dediğim gibi, bir numaralı görevi, uluslararası çapta bir lobi faaliyeti yapıp özellikle İslam ülkelerinin ve Arap İş Birliği Teşkilatı’nın bu konudaki görüşlerini ilgili ülkeler nezdinde paylaşmak, bir ortak eylem platformu oluşturmak. Bunu yaparken ben inanıyorum çok büyük fikirler ve eylemler ortaya çıkacak.”

    “KARDEŞ ÜLKELERLE BERABER EYLEM YAPMA KARARI ALDIK”

    “Türkiye’nin, İsrail’i boykot etme ve büyükelçisini çekme konusunda neden bazı ülkelerden geç hareket ettiği” şeklindeki soruyu Fidan, şöyle yanıtladı: “Biz bu krizi yönetirken şöyle bir prensip kararı aldık: Diğer kardeş ülkelerle beraber eylemlerimizi yapalım. Yani tek başımıza kararlar alıp uygulamaktansa, kararların daha etkili olması için diğer İslam ülkeleriyle, bölge ülkeleriyle, hatta Latin Amerika ülkeleriyle, Afrika ülkeleriyle bir araya gelip mümkünse bazı Avrupa ülkeleriyle bu kararları alalım. Çünkü tek taraflı alacağımız kararlar özellikle kendi halkımız nezdinde siyasi olarak ciddi rahatlama getirse de, esas itibarıyla problemin çözmesine etki etmesi için kolektif olarak hareket etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla biz bu konuyu ilk İslam İş Birliği İcra Komitesi Olağanüstü Toplantısı’ndan itibaren gündeme getirdik ve çeşitli ülkelerin teker teker bunu yapmaya başladığını gördük ve biz de bu eylemi gerçekleştirdik, büyükelçimizi geri çağırdık.”

    “HALKIMIZIN DURUŞU BU KONUDA ÇOK NET”

    Türkiye’nin tek taraflı adım atma ve yaptırım uygulama konusunda sıkıntısı olmadığını vurgulayan Fidan, “Odaklandığımız nokta, hangi metodoloji daha etkili olur? Biz bunu geçmişte yaptık biliyorsunuz Mavi Marmara olayından sonra, yani bu konuda Türkiye’nin bir sıkıntısı yok. Özellikle Cumhurbaşkanımızın duruşu, hükümetimizin duruşu, halkımızın duruşu bu konuda çok net, yani bizim bu kararları almada hiçbir sıkıntımız yok.”

    Yaşanan en büyük krizin, Gazze‘deki zulüm dışında başta Amerika olmak üzere Batı dünyasının bu zulme sessiz kalması olduğunu dile getiren Fidan, “Bu, İslam dünyasında, bölgede ve dünyanın geri kalanında büyük bir kırılmaya sebep oluyor ve bu kırılmanın ortaya çıkartacağı ciddi fay hatları var.” dedi.

    “BUNUN İÇİN BİR ENGELİMİZ YOK”

    Fidan, Türkiye’nin, ABD’nin, Ukrayna savaşında Rusya’ya karşı izlenen ekonomik, siyasi ve askeri boykot benzeri bir bloklaşmaya öncülük yapıp yapmayacağı ve buna neyin engel olduğuyla ilgili soruyu ise şöyle yanıtladı: “Hiçbir engel yok. Bu bizim gündemimizde olan bir konu. Dediğim gibi ilk önce İslam İşbirliği Teşkilatı’yla biz gündemi başlatmak istedik, daha sonra bunu daha geniş büyük bir halka içerisinde muhakkak ki değerlendirip ortaya koyacağız. Esas itibarıyla bunun bir uygulaması da yapıldı, yani Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ev sahipliğinde biliyorsunuz Latin Amerika’dan, Afrika’dan, Ortadoğu’dan ve dünyanın geri kalanından, Uzak Asya’dan çağırılan misafirler oldu, devlet başkanları, hükümet başkanları eşleri İstanbul’da toplandılar, bu ilk denemeydi.

    Ama esas itibarıyla biz birinci aşamada Gazze‘ye ve Filistin’e komşu olan İslam dünyası ve Arap dünyası üyelerinin ortak alanı olan İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği’yle ortak platform oluşturmaya başlayıp buradaki konsolidasyonun gerçekleştirilmesinden sonra Latin Amerika, Afrika Birliği, Birleşmiş Milletler’in geri kalan ülkeleriyle de bir geniş dayanışma platformu oluşturma yolunda bütün adımları atacağız.”

    BLINKEN İLE KONUŞMASINI ANLATTI

    ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile Türkiye’yi ziyareti sırasında gerçekleştirdikleri görüşmeye ilişkin de bilgi veren Fidan, “Bizim durduğumuz yer esas itibarıyla şöyle: “Biz bu zulmün durması için bir an önce bir ateşkesin hayata geçmesini ve yardımların kesintisiz olarak içeriye sokulmasını istiyoruz. Özellikle Gazze‘deki nüfusun tehcir edilerek başka yerlere gönderilmesi konusunun bir politika olmasını kesinlikle kabul etmediğimizi söyledik. Bizim Amerikalılarla anlaşamadığımız konu şu; onlar ateşkes konusunda kesinlikle İsrail’i destekler pozisyondalar, ateşkesi istemiyorlar. Ama insani ateşkes konusunda bir noktaya gidebildiğimizi düşünüyorum.”

    “NÜKLEER KABİLİYETLERİNİ GELİŞTİRİYORLAR”

    İsrail’in Gazze‘de nükleer silah kullanma tehdidiyle ilgili de konuşan ve bunun “herkesin bildiği bir sır” olduğuna işaret eden Fidan, “İsrail’in nükleer silahların yayılma anlaşmasına taraf olmamasını kullanarak kendi nükleer kabiliyetini geliştirdiğini görüyoruz ve bu konuda da Amerika’dan, Avrupa’dan büyük destek aldığını da biliyoruz, yani bu bir sır değil.” dedi. “Bazı çılgın İsrailli politikacıların nükleer silah kullanma yolundaki dillendirmeleri dikkate alındığında, büyük bir problem” olduğunun görüldüğünü kaydeden Fidan, “İsrail’in nükleer silah sahibi olmaya devam etmesi, nükleer silahla ilgili yarışı artıracak. Bu, bölgenin ve dünyanın lehine olan bir durum değil.” diye konuştu.

    Bakan Fidan, şöyle devam etti: “Bölge ya tamamıyla nükleer silahlardan arındırılmalı ya da başka ülkeler bu konuda kendilerini daha güvende hissetmek için adım atmak zorunda kalacaklar, yani buna bir çözüm bulmamız gerekiyor. Bu da, bizim önümüzde duran ve muhakkak çözmemiz gereken önemli stratejik konulardan biri ve bu konuda çalışmaya devam edeceğiz.”

    “KENDİNİ YÖNETMEDEN GAZZE’NİN BİR PROBLEMİ YOK”

    Gazze‘de savaş sonrası durumla ilgili Türkiye’nin tek bir perspektifi olduğunu kaydeden Fidan, şunları söyledi:

    “İki devletli çözüm olmadan Gazze‘yi kim yönetecek sorusunun doğru bir soru olduğunu açıkçası kabul etmiyoruz. Gazze zaten savaştan önce yönetiliyordu, şimdi de yönetilmeye devam edebilir, kendi kendini yönetmede Gazze’nin bir problemi yok. Gazze’nin problemi, işgal altında tutulması ve ateş altında tutulması, altyapısının yok edilmesi, üstyapısının yok edilmesi. Biz şu anda Gazze’nin yönetimiyle ilgili değil, korunmasıyla ilgili bir sorun olduğunu düşünüyoruz.”

    “HAMAS BİR PARTİDİR”

    Türkiye’nin Hamas’ı terör örgütü olarak kabul etmediğini yineleyen Fidan, “Cumhurbaşkanımız da deklare etti, ben de deklare ediyorum, daha önceki basın toplantılarında da söyledim, biz Hamas’ı terör örgütü olarak tanımıyoruz. Hamas, Filistin devlet sistemi içerisinde faaliyet gösteren bir parti. Biz Filistin Devleti’ni tanıyan bir ülkeyiz, bizimle beraber 140’a yakın ülke de tanıyor. Dolayısıyla biz herhangi bir devletin içerisinde faaliyet gösteren partileri ‘bir terör örgütüdür-değildir’ diye bir sınıflandırmaya tabi tutmuyoruz. Hamas Filistin’in bir gerçeğidir, işgal şartlarında ortaya çıkan bir harekettir, işgal ortadan kalktığı zaman Filistin normalleştiği zaman Hamas gibi organizasyonların da normal hayata geri döneceğini düşünüyoruz.” dedi.

    Esir takası konusuna da değinen Fidan, Katar’ın bu konuda krizin başından bu yana muazzam bir çaba gösterdiğini ve Türkiye’nin de bu konuda elinden geleni yaptığını dile getirdi. Fidan, Refah Sınır Kapısı’ndan yardım girişleri konusunda da Mısır yönetiminin elinden geleni yaptığını ancak bazı hassasiyetleri olduğunu söyledi. Mısır nezdinde Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve başka ülkelerin ciddi girişimlerde bulunduğunu aktaran Fidan, Mısır’ın özellikle El-Ariş Limanı’na insani yardımların getirilmesi ve içeriye sokulması yönünde ciddi bir gayret içerisinde olduğunu sözlerine ekledi.

    Kaynak: Haberler.com
WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com