Etiket: Türk

  • Kıbrıs’ın en büyük camisi açıldı

    Kıbrıs’ın en büyük camisi açıldı

    KKKTC’nin en büyük camisi olma özelliği taşıyan Dr. Suat Günsel Camii ibadete açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde yer alan 62 kubbe ve 6 minareyle göz dolduran eser, 10 bin kişinin ibadet edebilmesine olanak tanıyor. Kıbrıs için son derece önemli olan eserin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, caminin Regaip Kandili’nde, Kıbrıs Türklerinin adaya kazandırdığı en büyük abidevi eser olarak tarihe geçeceğini belirtti. Açılışa Yılmaz’ın yanı sıra, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ile Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş katıldı.

    EZANLAR SUSMAYACAK

    Camilerin tarih, edebiyat ve kültürle iç içe merkezler olduğunu söyleyen Yılmaz, “Kıbrıs 649 yılında Hazreti Osman’ın hilafeti döneminde İslam’la müşerref olmuş, 1571 yılında başlayan Osmanlı hakimiyetiyle ezan sesleri adanın her noktasında yükselmeye başlamıştır. Kıyamete kadar da inşallah bu ezanlar susmayacak, bu bayraklar inmeyecek. Peygamber Efendimizin süt halası Hala Sultan başta olmak üzere sahabe türbeleri ve İslam yapıları adanın her iki tarafında bu köklü geçmişi bizlere göstermektedir” dedi.

    ADADA TÜRK’ÜN İZİ VAR

    Adanın her iki tarafında Kıbrıs Türkünün çok uzun bir tarihi ve medeniyet geçmişi olduğuna vurgu yapan Yılmaz, “Birileri yok etmeye çalışsa da görülmemesi için gayret etse de gerçekler ortada, hakikatler ortada. Kıbrıs Türküyle biz Selimiye’den Hazreti Mikdat Camii’ne okunan ezanlarla, Toroslar’dan Geçitköy’ü sulayan sularla bağlıyız. Mehmetçik ve mücahitlerimizin omuz omuza verdikleri mücadelede sembolleşen milli davamızda hep birlikteyiz. Tasada, sevinçte bir oluşumuz. Kalkınma yolculuğunda KKTC’nin yanında oluşumuz, böyle köklü bağlara dayanıyor” şeklinde konuştu.

    SON DERECE KIYMETLİ

    Dr. Suat Günsel Camii’nin altı minaresiyle bölgenin sayılı camilerinden olduğunu dile getiren Yılmaz, tasarım, mühendislik ve inşa sürecinden kullanılan vitray, avize, kubbe ve iç mekan süslemelerinden ahşap ve taş işçiliğine kadar bütünüyle Kıbrıs Türkünün yetenekleriyle inşa edildiğini vurguladı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın duası sonrasında açılışı gerçekleştirilen camide Tatar, Yılmaz, Üstel, Kacır ve beraberindekiler öğle namazını kıldı. Açılış töreni öncesinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Bakan Kacır ve beraberindekiler, KKTC Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin inşaat alanını gezerek, bilgi aldı.

    BİRLEŞTİRİCİ OLACAK

    Yılmaz, adada yaşayan Müslümanlar ve Kıbrıs’a gelecek turistlere hitap edecek caminin, Türk karşıtlığı, kültürel ırkçılık gibi zararlı akımlara karşı ayrıştırıcı değil, birleştirici bir misyon üstleneceğini dile getirdi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Bu toprakta iziniz var

    Bu toprakta iziniz var

    Sarıkamış Harekatı’nın 109. yıl dönümünde, Türkiye’nin dört bir yanından Sarıkamış’a gelen binlerce genç, şehitlerimizi anıyor. Bu özel gün için yola çıkan tarihi Doğu Ekspresi, 27 saatlik yolculuğun ardından 200 gençle Sarıkamış’a ulaştı. Gençler, vatan toprakları için canını feda eden şehitlere olan sonsuz vefalarını Yeni Şafak’a anlattı. Gazi Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümü öğrencisi Mehmet Sagdık, “Toprak parçasını anlamlı kılan, buraları vatan yapan, canlarını hiç düşünmeden feda eden şehitlerimiz.” dedi. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Siyaset Bilimi öğrencisi Ahmet Bayraktar da vatanı ayakta tutanın şehitlik mertebesi olduğunu belirterek, “Memleketim Sakarya. Sakarya Türküsü ile büyüdük” ifadelerini kullandı.

    İMKANSIZLIKLARI AŞACAĞIZ

    İstanbul’dan gelen Baran Toptaş ise şunları söyledi: “Bin yıldır bu topraklar için şehit olan ecdadımız var. Şehitlerimizi, dedelerimizi anacağız. Belki bir gün biz de şehit oluruz.” Ankara Çubuk Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi 16 yaşındaki Mert Durmaz, kendisiyle yaşıt olan genç şehitlerin mezarlarını tek tek dolaşarak dua edeceğini dile getirdi. Durmaz, “Dedelerimin benim yaşıtımda şehit olması beni duygulandırıyor. Onlar ben okuyayım diye şehit oldu” dedi. Ankara Aselsan Meslek Lisesi öğrencisi Ramazan Taha Yasin Taşkın da şöyle konuştu: “O dönem dedelerimiz imkansızlıklardan şehit oldu. Bir mühendis adayı olarak, geliştireceğimiz yeni teknolojilerle imkansızlıkları aşacağız.”

    Kardan heykellerle yad edildiler

    Kars’ın Sarıkamış ilçesinde Sarıkamış Harekatı’nın 109. yılı anma etkinlikleri kapsamında yapılan kardan şehit heykelleri, ziyaretçilerine duygusal anlar yaşattı. Kardan Heykeller’in açılışını dün Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Ba ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş yaptı.Heykellerini açılışı sırasında Türk bayrağı ve Atatürk posteri taşıyan Türk Hava Kurumu’na bağlı paramotorla pilotlar gösteri uçuşu gerçekleştirdi. Allahuekber Dağları’nda 109 yıl önce donarak şehit olan askerlerin anısına yapılan heykeller için civar bölge ve Handere’den 200 kamyonla kar taşındı. Arkadaşlarıyla heykelleri görmek için alana gelen Ertan Yıldırım, heykelleri görünce duygulandıklarını anlattı.

    Millet Sis Dağı’nda

    Trabzon’un Şalpazarı ilçesindeki 2 bin 200 rakımlı Sis Dağı’nda Sarıkamış şehitleri için anma yürüyüşü yapıldı, 200 metrelik Türk bayrağı açıldı.

    Filistinli çocuklar için ördüler

    Özel Sarıkamış Seferi’ni yapan Doğu Ekspresi’ndeki gençler, kompartımanlardan birini Filistinli çocuklara armağan etmek için oyuncak atölyesine çevirdi. Bu kompartıman, Türk ve Filistin bayrağıyla süslendi. Üzerlerinde şehitlerin isimleri yazılı olan kağıtlar, örgü tekniğiyle hazırlanan bebeklerin kulaklarına iliştirildi ve kompartımanda sergilendi. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde yüksek lisans yapan Aynur Aydın, tamamen gönüllü bir çalışma yaptıklarını belirterek, şu bilgileri verdi: “Amigurumi tekniğiyle bir el sanatı yapıyoruz ve buna ‘Zeyrek’ ismini verdik. Gençlerimizle yaptığımız bu çalışmada şehitlerimizin ismini yaşatmaya çalışıyoruz. İdlib ve Cerablus’taki yetimhanelere bu zeyrekleri, oradaki şehitlerimizin isimlerini yazarak gönderiyoruz. 6 Şubat depremleri yaşanınca, elimizdeki zeyrekleri o bölgedeki çocuklara götürdük. Sarıkamış’taki çocuklarımıza da zeyreklerimizi hazırlıyoruz.” ifadelerini kullandı. Filistinli çocuklara da bu zeyrekleri göndermek istediklerini vurgulayan Aydın, “Bu bebekleri ulaştırma noktasında kıymetli büyüklerimizin, desteğini rica ediyoruz.” dedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Yemekleri ondan önce gitti

    Yemekleri ondan önce gitti

    Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı, ABD’nin Florida eyaletinden Ax-3 mürettebatıyla 17 Ocak’ı 18 Ocak’a bağlayan gece 01.11’de Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) hareket edecek. Uzay misyonunda zorunlu kabul edilen 14 günlük karantina süreci için fırlatmanın gerçekleştirileceği Florida’ya geldiklerini belirten Gezeravcı, buradaki amacın herhangi bir hastalığı halihazırda istasyonda görev yapan astronotlara bulaştırmamak olduğunu söyledi. Gezeravcı, “Dış dünyadan izole edilmiş bir yaşam alanı burası. Bulunduğumuz tesisi terk etmeden bütün ihtiyacımız bize getiriliyor. 8 aylık sürede aldığımız bütün eğitimleri de hem gözden geçirmeye hem tekrar etmeye hem de son operasyonel hazırlık süreçlerine yoğunlaştığımız bir ortamdayız.” diye konuştu. Yanında götüreceği malzemeleri de teslim ettiğini söyleyen Gezeravcı, şunları anlattı:

    Alper Gezeravcı

    EŞYALARIMI YÜKLEDİK

    “Eşyalarım kapsüle yüklendi. Silifkeliyim. Yörük kültürüne ilişkin hazırlanmış bazı sembolleri, küçük yeğenimin ve ailemin fotoğraflarını, ilk görev yaptığım hava kuvvetlerimdeki filomun peçini ve bizi uzaya taşıyan Türk bayrağımızı götürüyorum.” Uzayda yapacağı bilimsel çalışmalara yönelik hazırlıklarını tamamladıktan sonra rutin operasyona ertesi günün sabahında başlayacaklarını belirten Gezeravcı, “Deneylerin, güç ünitelerine bağlanmış kargo paketlerinden çıkarılması ve ISS’de muhafaza edileceği soğutma ortamlarına taşınmasıyla deneylerin ilk adımı başlıyor. Deneylerimizi eş zamanlı başlatacağız. Her gün birçok deneyi gerçekleştireceğiz” dedi. ISS’ye ulaşmak için kullanılacak “Crew Dragon” kapsülünün içinde yemeklerin olacağını dile getiren Gezeravcı, Nisan 2023’te beğendikleri yemek gruplarını seçerek sürece başladıklarını anlattı. Gezeravcı, “ISS’de yiyeceğimiz yemekler şu anda zaten orada, bizden çok önce kargo olarak oraya ulaştırılmıştı.” bilgisini verdi.

    Uzay için kalkış saati: 01.11

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın, 17 Ocak’ı 18 Ocak’a bağlayan gece 01.11’de ülkenin insanlı ilk uzay misyonu için yola çıkacağını belirterek, “Dün itibarıyla 14 günlük karantina süreci de başlamış oldu.” dedi. Her şeyin yolunda gittiğini söyleyen Kacır, çok uzun bir eğitim ve hazırlık döneminin geride bırakıldığını dile getirerek, şöyle devam etti: “Çok kapsamlı eğitimler aldı ilk astronotumuz. Aynı zamanda Uluslar arası uzay istasyonunda gerçekleştirileceği 13 bilimsel deneyle ilgili de burada Türkiye’de üniversitelerimizde araştırma merkezlerimizle birlikte hazırlıklarını tamamladı. Ümit ediyoruz ki bu yolculuk; hem uluslararası bilim literatürüne önemli katkılar sunacak hem Türkiye’nin uzay çalışmalarında önemli bir merhale, önemli bir kilometre taşı olacak hem de gelecek nesiller için büyük bir ilham kaynağı olacak.”

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Maarif’in okul öncesi müfredatı 8 ülkede

    Maarif’in okul öncesi müfredatı 8 ülkede

    Türkiye Maarif Vakfı (TMV), uzman akademisyenlerin ve eğitimcilerin katkılarıyla 2 yıldır sürdürülen çalışmalar neticesinde 8 ülkede kabul alıp uygulanmaya başlayan ‘Uluslararası Maarif Okul Öncesi Programı’nı tamamladı. Çocukların kişisel ve akademik gelişimleri ve gelecekleri açısından “Altın Yıllar” olarak görülen okul öncesi dönem için hazırlanan kitap ve materyalleri dün düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Program 2023 itibaryla Romanya, Kuzey Makedonya, Mali, Cibuti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Moritanya, Togo, Kongo’da ülke eğitim bakanlıkları tarafından kabul alarak uygulamaya geçti. TMV Başkanı Birol Akgün, “Uluslararası Maarif Okul Öncesi Programı, alanında uzman akademisyen ve eğitimcilerin katkısıyla 3 yıla yakın bir sürede tamamlandı.” diye konuştu. TMV Okul Öncesi Eğitim Koordinatörü Şule Tayran da şunları söyledi:

    OYUNLA BİLİM BİR ARADA

    “Hazırladığımız program Talim Terbiye Kurulu’ndan onay aldı ve yurt dışında uygulanmaya başladı. Maarif Okul Öncesi Programı, Türkiye’de yapılmış geliştirilip yurt dışında uygulanan ilk program diyebiliriz. Türkiye adına bir başarı. Programımızı Türkçe, İngilizce, Fransızca, Arapça olarak 4 dilde çalıştık. Programdan mezun olan çocukların başarılarıyla ilgili olumlu geri dönüşler aldık. Hatta Mali’de yapılan bir araştırma, bizim (TMV) çocuklarımızın diğer çocuklardan üç kat ileride olduğunu gösterdi.” Tayran “Çocuk merkezli, gelişim ve oyun temelli bir program. Matematik, bilim ve teknoloji, sosyal bilimler, dil; oyun, hareket ve sanatla bir arada. Bu alanlara özgü kitaplar ve materyaller de hazırlandı.” dedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Doğum günü ölümsüz oldu

    Doğum günü ölümsüz oldu

    23 Aralık, Gazze’de dedesinden koparılan 3 yaşındaki Rim ve başta Gazze’dekiler olmak üzere tüm “Dünya Şehit Çocuklar Günü” kabul edildi. Geçtiğimiz hafta İsrail’in katliamlarında hayatını kaybeden Rim’i gözlerinden öperek uğurlayan ve “Ruhumun ruhu” dediği torununun küçük küpesini kalbinin üzerine broş yapan Halit dedenin hikayesi milyonları etkiledi. Türkiye’de binlerce sosyal medya kullanıcısı Rim’in doğum günü olan 23 Aralık’ın “Dünya Şehit Çocuklar Günü” olarak anılması için çağrı yaptı. Onlarca vatandaş sivil toplum kuruluşları ve aktivistler öncülüğünde, bu anlamlı günde Rim’in doğum gününü kutlamak ve soykırımı dünyaya duyurmak için birçok etkinliğe imza attı.

    KARŞI KOYAMADIĞIMIZ İÇİN BİZİ AFFET RİM!

    İstanbul’daki Levent’ Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde dün bir araya gelen vatandaşlar, Rim’in doğum günü için gökyüzüne Filistin bayrağını temsil eden kırmızı, yeşil, beyaz ve siyah balonları bıraktı. Cami önünde açıklama yapan sosyal medya fenomeni Zeynep Şensoy, “Bugün burada büyümelerine izin verilmeyen Rim’i, masum çocukları ve insanları anmak için bir araya geldik. Son 3 aydır Gazze’de 10 bin çocuğun yaşam hakları ellerinden alındı. Bunu sayılara indirgeyerek aslında olayın ruhunu ıskalıyoruz. Ama bu bile insanın kanını donduruyor. Bir kişi kocasını kaybetse ona “dul” derler. Annesini, babasını kaybederse “öksüz” “yetim” kalır. Peki soruyorum “evladını kaybedene” ne denir? Bunun için bir kelime yok. Ne Türkçe’de ne de dünyanın herhangi bir dilinde bunun tanımı yok” dedi. “İsrail Devleti, hak ve hukuk tanımaz bir tutumla katliam yaparak hiç kimseye değil, kendisine karşı nefret tohumları ekiyor” diye belirten Şensoy, “Bu soykırımda göçen çocuklardan biriydi Rim. Onun doğum günü bugün. 4 yaşına giren Rim’in bir daha hiç kesemeyeceği doğum günü pastasını İsrail Konsolosluğu’na bırakacağız. Umarım hayattayken bu düzene karşı koyamadığımız için bir özür olur. Ve bugüne kadar bu zulme ses çıkarmayanlar için bir uyanış” ifadelerini kullandı. Kalabalık, basın açıklamasının ardından “İyi ki doğdun Rim” şarkısını söyleyerek İsrail Konsolosluğu’na yürüdü. Konsolosluk önüne Rim’in yaşıtları çocuklar tarafından doğum günü pastası bırakıldı. Rim’in doğum günü için konsolosluk önünde de hayır lokması dağıtıldı. Kalabalık, gösterinin ardından olaysız bir şekilde dağıldı.

    Kefen biçtiler çocuklara

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “23 Aralık Dünya Şehit Çocuklar Günü” dolayısıyla mesaj yayınladı. Erbaş, “Zalimler kundaklarından kefen biçtiler çocuklara. Gülüşlerini, evlerini, ailelerini, yarınlarını, her şeyi çaldılar onlardan. Cennete giden tertemiz ruhları ile elbet zalimlerin nefesini söndürecekler bıraktıkları bu dünyada. Zalimlerin yerle yeksan olduğu o günde ve inşallah cennette buluşmak umuduyla.” ifadelerini kullandı.

    Şehitler anıtından gökyüzüne balon

    15 Temmuz Derneği öncülüğünde, Mavi Marmara Özgürlük ve Dayanışma Derneği işbirliğinde “23 Aralık Dünya Şehit Çocuklar Günü” programı düzenlendi. Gazze’de İsrail’in saldırıları sonrası şehit olan 3 yaşındaki Rİm’in doğum gününün 23 Aralık olması dolayısıyla yapılan etkinlik, Hafıza 15 Temmuz Müzesi’nde gerçekleştirildi. Dünya Şehit Çocuklar Günü fikrini ortaya atan çevirmen Ayçin Kantoğlu, “Rim, Gazze’de dedesinin kucağında gördüğümüz o evladımız. Bugünün onun doğum günü olduğunu öğrendik. Artık bugünü kutlamalarına imkan yok. Biz 23 Aralık’ta Rim’in şahsında bu savaşta katledilen ve şehit edilen bütün çocukları anmak, bunun bir daha dünyada tekrar etmemesi için unutulmasının da önüne geçmek üzere böyle bir teşebbüste bulunduk.” dedi. Konuşmaların ardından çocukların katılımıyla 15 Temmuz Şehitler Abidesi’nin önünden gökyüzüne kırmızı balonlar bırakıldı.

    Şehit Çocuklar Gününde sokaklara çıktılar

    Gazze’de İsrail’in saldırıları sonrası şehit olan 3 yaşındaki Rim’in doğum günü, “23 Aralık Dünya Şehit Çocuklar Günü” ilan edildi. Bu acı günde, Türkiye’nin dört bir yanında anma etkinlikleri düzenlendi. Meydanlarda, ‘Çocuklar ölmesin’ sloganları atıldı. Programlara çocuklar da eşlik etti. Anadolu Gençlik Derneği Bursa Şubesi öncülüğünde toplanan grup, Kent Meydanı’ndan Fevzi Çakmak Caddesi’ni takip ederek 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na yürüdü. Kütahya’da, İl Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı Şubesi öncülüğünde “23 Aralık Dünya Şehit Çocuklar Günü” programı düzenlendi. Alanya Dayanışma Platformu (ALDAP) öncülüğünde Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen etkinlikte çok sayıda kadın ile çocuk, ellerinde Türk ve Filistin bayrakları, Gazze’de çekilen fotoğraflar ve öldürülen bebekleri sembolize eden kefenlenmiş bebek kundakları ile toplandı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Eğitim hafızamız kayıt altında

    Eğitim hafızamız kayıt altında

    Türkiye Maarif Vakfı ve Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından hazırlanan “Türk Maarif Ansiklopedisi”nin tanıtımı yapıldı. Türklerin tarih boyunca eğitim alanında ortaya koydukları birikimi bilimsel metotlarla inceleyerek günümüz dünyasının eğitim anlayışına katkıda bulunmayı hedefleyen ansiklopedi, 1200 maddeden oluşuyor.

    3 YILLIK HAZIRLIK SÜRECİ

    Cumhuriyetin 100. yılına armağan olarak hazırlanan eserin tanıtım toplantısı, Türkiye Maarif Vakfı Genel Merkezi’nde düzenlendi. Tanıtım toplantısında konuşan Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, ansiklopedilerin bir hafıza ve aynı zamanda geleceğe ilişkin tahayyül olduğunu belirterek, “Tüm bunları yaparken amacımız tarih boyunca Orta Asya’dan Balkanlara geniş bir coğrafyada medeniyetler kurmuş büyük bir milletin ahfadı olarak bizler, yurt dışında hizmet verirken, büyük bir birikime dayanarak ve güvenerek yaptığımızın farkındayız. İstedik ki bu birikimi, külliyatı derleyip toparlayalım ve bilim camiasının hizmetine sunalım. 3 yıldır neredeyse her hafta birlikte bu büyük esere kafa yorduk” ifadelerini kullandı.

    KÜLTÜRÜMÜZ KAYITLARA GEÇTİ

    TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker de ansiklopedinin yoğun ve titiz bir gayretin mahsulü olarak ortaya çıktığına işaret ederek, geçmişte yaşanmış ve geleceğe ışık tutacak kültürümüzün kayda geçmiş olmasının değerli olduğunu belirtti. Türk Maarif Ansiklopedisi Bilim Kurulu Başkanlığını Prof. Dr. Azmi Özcan, İcra Kurulu Başkanlığını ise Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili üstlendi. Yeni Şafak’a konuşan Özcan, “Süreç içerisinde Türk maarif tarihine yaptığı katkılar itibarıyla çok eşsiz bir yerde olan, ama zamanla unutulmuş, yaptıkları bir şekilde hafızalardan silinmiş çok fazla değerle karşılaştık. Türk medeniyet ve maarif tarihine bütüncül bir yaklaşım getirmeye çalıştık” dedi.

    5 cilt olacak

    Toplam 1200 maddeden oluşan ansiklopedide şimdiye kadar 1134 maddenin yazımı tamamlandı. Yazılan maddelerin redaksiyon işlemleri devam ediyor. İlk cildi oluşturan 209 madde “turkmaarif-ansiklopedisi.org.tr” adresinde yayımlandı. Toplamda 600’ün üzerinde yazarın telifinden oluşan ansiklopedinin beş cilt olması planlandı. Çalışmalar bittiğinde ansiklopedi basılı olarak okuyucuya sunulacak.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • 60 yıl sonra dönüyorlar

    60 yıl sonra dönüyorlar

    ABD’de ele geçirilen Anadolu’ya ait 41 tarihi eser, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ABD’li yetkililerle ortak çalışması sonucu New York’ta Türk yetkililere teslim edildi. Uzun süren davaların ardından Türkiye’ye verilmesi kararlaştırılan MÖ 7. yüzyıldan MS 7. yüzyıla uzanan geniş bir döneme ait eserlerin teslimi için Türkiye’nin New York Başkonsolosluğu’nda tören düzenlendi.

    5 YILLIK DİRSEK TEMASI

    Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, eserlerin ele geçirilmesinde Türk kurumlarıyla işbirliği yapan Manhattan Bölge Savcılığı ve ekibine teşekkür etti. İki ülkenin ilgili kurumlarında çalışkan ve adanmış bir ekibin 5 yıldır kaçakçılığın önlenmesi için sürekli dirsek temasında bulunduğunu vurgulayan Yazgı, “Bu ekip ABD’nin bu alandaki uluslararası imajına olumlu katkı sağlamaktadır” dedi.

    BU İADE AÇIK BİR MESAJ

    Türkiye’nin New York Başkonsolosu Reyhan Özgür de, törenin kaçakçı ve koleksiyonculara kültürel eserlerin yasa dışı alım bulundurma ve satışının cezasız kalmayacağına dair açık bir mesaj niteliği taşıdığını söyledi.

    KUTLANMAYI HAK EDİYOR

    Manhattan Bölge Savcılığı Eski Eserler Kaçakçılığı Birimi Şefi Matthew Bogdanos da, bugünün uzun süren bir çalışmanın neticesinin alındığı bir gün olarak kutlanmayı hak ettiğini söyledi. Konuşmaların ardından Bakan Yardımcısı Yazgı ve Bogdanos tarafından atılan imzalarla devir teslim işlemi tamamlandı.

    Eserler türkevi’nde sergileniyor

    60 yıl kadar önce Türkiye’de bulunan Boubon Antik Kenti’nin yağmalanmasıyla ABD’ye kaçırılan eserler arasında çeşitli müzelere satılan bazı parçalar da yer alıyor. Roma Dönemi’ne ait heykeller, pişmiş toprak kap ve figürinler, bazı bronz başlıklar ile Geç Kalkolitik Döneme ait 22 Kiliya tipi idol başından oluşan eserler New York Türkevi’nde sergileniyor.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Kurtulmuş’tan Can Atalay açıklaması: Kimse TBMM’ye ödev vermeye kalkmasın

    Kurtulmuş’tan Can Atalay açıklaması: Kimse TBMM’ye ödev vermeye kalkmasın

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, gündemdeki konulara ilişkin açıklama yapıyor. Kurtulmuş’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

    SİYASETTE 50+1 TARTIŞMASI

    “Referandumla birlikte sistem değişikliğine gidildi. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçiliyor. Uzunca bir süredir Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle ilgili birtakım revizyonların yapılabileceği iktidar tarafında da muhalefet tarafında da konuşuluyor. 50+1 gibi konuları münferit olarak ele almak yerine Anayasa değişikliği kapsamında bu ve benzeri konuların beraber tartışılması taraftarıyım.

    Şahsen tercih edeceğim yöntem ve yol Anayasa tartışmaları içinde doğru zaman gelince bu konunun tartışılmasıdır.

    İttifak ile 50+1 aynı tartışma değil. Meclis’te grubu olan 6 siyasi parti var, 14 parti de temsil ediliyor. 28’inci dönemin en büyük avantajlarından biri. İttifakların olması işin akışının gereğidir.

    YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI

    Önce iklimin oluşturulması gerekiyor. Mühim olan partiler arasında müzakere ortamının oluşturulabilmesidir. Partilerin fikirleri A ve Z kadar zıt olabilir. Ama Türkiye’de yeni Anayasa çalışması fantezi değildir. Türkiye’deki bütün siyasi partilerin 12 Eylül Anayasa’sıyla sorunları vardır.

    Daha önce 64 maddenin üzerinde partilerin uzlaştığı çalışmalar yapıldı. Önyargıları kenara bırakmamız gerekiyor. ‘Anayasa müzakerelerine katılmayız’ demenin doğru olmadığı kanaatindeyim. Her partinin çalışmaları var. Bunların hepsi ortaya konulur.

    Yapabilirsek bu benim değil, Meclis’in başarısı olur. Hiçbir partinin de meselesi değildir. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili düzeltme gereği varsa burada muhalefet partilerine de büyük görev düşüyor. Makul bir noktada konsensüs oluşursa bu noktalarda adımı atarak yolumuza devam ederiz.

    Bu Meclis, Türkiye’de istediği Anayasa değişikliğini yapmaya muktedirdir. Sivil irade artık Türkiye’de sistemin sahibidir. Ne yaparsanız yapın, yüzde 100 herkesin kabul edeceği bir metin ortaya çıkmayabilir. Devlet eksenli değil, millet eksenli bir Anayasa’ya ihtiyaç var.

    CAN ATALAY’IN DURUMU

    Bu tartışma mevcut Anayasa’dan kaynaklandığını görüyoruz. Meclis’in bu konuda tavrı belliydi. Yemin günü Meclis’te isminin okunması, komisyona seçilmesi Meclis’in tavrını ortaya koyuyor. 

    Hiçbir gücün TBMM’ye görev verme hakkı yoktur. TBMM, yasamanın merkezi olarak gerektiğinde Anayasa’yı değiştirecek güce sahiptir. Başından bunun için TBMM’nin tartışmanın tarafı olmaması için gayret sarf ediyorum. Hiç kimse TBMM’ye ödev vermeye kalkmasın. Yasama-yürütme-yargı birbirinden bağımsızdır. Ama yasama görevini üstelenen TBMM gerektiğinde yasaları değiştirecek tek güçtür.

    ÖZEL’İN ‘KÜRTLER DAHA AZ EŞİT’ SÖZÜ

    Siyasetçilerin kullandıkları dile dikkat etmesi lazım. Türk de Kürt de Alevi de Sünni de birdir. Ayrımcılığı kabul etmek mümkün değildir. Etnik ve mezhebi konularda bütün siyasetçilerimizin uyanık olması gerektiğini tavsiye ederim.

    İSRAİL’İN GAZZE’DEKİ KATLİAMLARI

    Beş uluslararası toplantıya katıldık. Sürekli olarak bu konuyu gündeme taşıyoruz. ‘İsrail’den fazla İsrailli’ ülkeler tanımı abartılı değildir. Hatta bazı Meclis Başkanlarıyla görüşmede insanlık adına üzülüyorsunuz. Hastaneler bombalanıyor, bebekler ölüyor, ses çıkarmamız lazım’ dedi. ‘Nereden biliyoruz o hastaneye İsrail’in bombaladığını, belki Hamas bombaladı?’ dedi. İsrailli yetkililer bile saldırıyı bu kadar pişkin savunamazdı.

    İnşallah ateşkes kalıcı olur. Bundan sonra yapılması gerekenleri de ‘insanlık cephesi’ olarak hep beraber yapmamız lazım. Batı’ya kalsa bu ateşkes olmazdı. Sokağa çıkıp katliama tepki gösteren insanları tebrik ediyoruz. O sesler olmasaydı ateşkes olmayacaktı.”

    Kaynak: Haber7.com

  • Gram altın rekor seviyelerde!

    Gram altın rekor seviyelerde!

    Altın fiyatları, yedi ayın zirvesine yakın kalarak dar aralıkta seyrederken yatırımcılar ABD’de faiz indirimlerinin beklenilen erken gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini takip ediyorlar.

    Altının spot piyasadaki ons fiyatı dün 5 Mayıs’tan bu yana en yüksek seviyeyi görmesinin ardından gerileyerek 2 bin 42 dolar seviyesinde işlem görüyor.

    Altın, üst üste ikinci ayı da artıda kapamaya hazırlanıyor.

    İç piyasada dün 1905 seviyelerini gören altının gram fiyatı 1902, çeyrek altın 3 bin 115 liradan satılıyor.

    DOLARIN GÖZÜ BÜYÜME RAKAMLARINDA

    2023 yılının 3. çeyrek büyüme rakamlarının açıklanacağı güne dolar kuru tüm zamanların en üst seviyeleri olan 28,94 TL’den başladı. Euro ise 31,80 TL’den başladı.

    Dolar küresel para birimleri karşısında değer kaybetse de Türk Lirası karşısında değer kazanmaya devam ediyor. 28 Mayıs’taki seçimin ikinci turundan itibaren yüzde 41,99 değer kaybetti. Doların diğer para birimleri karşısındaki gücünü ölçen DXY endeksi ise yüzde 2 azaldı. Son bir aydaki düşüş ise yüzde 3,6 oldu. 

    Uygulanan ekonomi politikaları ve TCMB’nin faiz artırımlarıyla enflasyonun belini kırma konusundaki kararlığını göstermesiyle yabancı yatırımcıların Türk Lirası yatırımları artmaya devam ediyor. Paris merkezli olan ve 2 trilyon dolarlık varlığı yöneten Amundi Reuters’e yaptığı değerlendirmede “Türk Lirasının değer kaybedeceğine yönelik görüşten vazgeçtik” dedi ve ekledi “Türk Lirası’nı portföye dahil etmeye başladık.” 

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan, dün katıldığı İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meslek Komiteleri Ortak Toplantısında “TL’ye geçiş zamanı geldi” mesajını verdi. Uygulanan politikalar sonucunda vadeli mevduata olan talebin arttığını söyleyen Gaye Erkan “Artık Türk Lirası’na geçiş zamanının geldiğini düşünüyoruz.” dedi. 

    Fiyat artışının yavaşlamasıyla birlikte indirimlerin de başladığını söyleyen Gaye Erkan “Kasım ayı öncü göstergeleri enflasyondaki gerilemenin devam ettiğini göstermektedir. Enflasyon tepe noktasına ulaştıktan sonra 2024 yılının ikinci yarısında gerileyecek.” ifadesini kullandı. Gaye Erkan “Politikamız mümkün olan en kısa sürede enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmeyi hedefliyor.” dedi. 

    Gaye Erkan, döviz kurundaki istikrarın da enflasyon üzerindeki şokları azalttığını belirtti. 

    Konuşmasında Türkiye’ye giren yabancı sermaye konusuna da değinen Gaye Erkan, uygulanan politikalar sonucunda Türkiye’nin Risk Primi’nin 700’den 339’a gerilediğini belirtirken “Fiilen girişlerin de başladığını gözlüyoruz, zamana yayılarak gerçekleşmesini öngörüyoruz.” 

    Bugün Türkiye’nin 3. çeyrek büyüme rakamları açıklanacak. Beklentiler Türkiye ekonomisinin 3. çeyrekte yüzde 5,6 ila yüzde 6 büyüyeceği yönünde… Rakamlar TÜİK tarafından saat 10:00’da açıklanacak.

    Kaynak: Haber7.com

  • PKK destekçisi Chakar’ın elini öpen Özgür Özel, bunu da yaptı! Yeni skandal…

    PKK destekçisi Chakar’ın elini öpen Özgür Özel, bunu da yaptı! Yeni skandal…

    Cumhuriyet Halk Başkanı (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, TSK’ya ‘kimyasal silah’ iftirası atan Türk Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve TTB üyelerini genel merkezde kabul etti.

    TERÖR ÖRGÜTÜNE YARDIM VE YATAKLIK YAPAN BELEDİYELERE KAYYUM ATANMASINA TEPKİ GÖSTERDİ

    CHP’nin genel başkanlığına getirildiği günden bu yana “kayyum” rahatsızlığını dile getiren Özel, tepki çeken açıklamalarda bulundu.

    PKK’ya yardım ve yataklık yapan belediyeleri bölgeden temizleyen kayyum atamalarını eleştiren Özel, “Kürtler belediye başkanı seçiyor ama siz belediyelere kayyum atıyorsunuz. Sizin bu uygulamalarınız yüzünden Kürtler Türkiye’de daha az eşittir” dedi.

    Partisinin son grup toplantısında toplumu ayrıştıran skandal ifadeler kullanan Özel, terör örgütüne yardım ve yataklık yapan belediyelerin görevden alınmaması gerektiğini savundu. Özel, “Bu uygulamalar yüzünden Kürtler Türkiye’de daha az eşittir” diyerek terör örgütüne sempatik görünmeye çalıştı.

    TSK’YA İFTİRA ATAN FİNCANCI’YI KABUL ETTİ

    CHP’den yapılan açıklamada ise , “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Türk Tabipleri Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve beraberindeki TTB Merkez Konsey Üyelerini, CHP Genel Merkezi’ndeki makamında kabul etti.” ifadelerine yer verildi.

    CHP Genel Merkezi’nde gerçekleşen kabulde CHP Genel Başkanı Özel’e, Genel Başkan Yardımcıları Zeliha Aksaz Şahbaz ve Gamze Taşçıer ile CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala eşlik etti.

    Basına kapalı geçekleşen görüşmenin ardından fotoğraf paylaşılırken, toplantının içeriğine ilişkin harhangi bir bilgi paylaşılmadı.

    ÖZGÜR ÖZEL TÜRKİYE DÜŞMANI PERVİN CHAKAR’IN ELİNİ ÖPMÜŞTÜ

    Yeni genel başkan Özgür Özel, gittikleri konserde terör örgütü PKK destekçisi ve Türkiye düşmanı Pervin Chakar’ın elini öperek övgüler yağdırmıştı.

    Özgür Özel’in bu hareketi ise büyük bir tepkiye sebep oldu. Özgür Özel’in bu hamlesine kendi partisinden bile tepki yağmıştı.

    Tepkiler sonrası skandal bir açıklama yapan Özgür Özel, “Pişman değilim yine olsa yine giderim” ifadelerini kullanmıştı.

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com