Kategori: Ekonomi

  • ABD ekonomisi beklentilerin üzerinde büyüdü

    ABD ekonomisi beklentilerin üzerinde büyüdü

    ABD Ticaret Bakanlığı, temmuz-eylül dönemine ait gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) verisine ilişkin ikinci tahminleri açıkladı. Buna göre, ABD’de GSYH bu yılın üçüncü çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak yüzde 5,2 arttı. Böylece ABD ekonomisi, yılın üçüncü çeyreğinde, 2021 yılının son çeyreğinden bu yana en güçlü büyümeyi kaydetti.

    Söz konusu dönemde büyüme verisinde yukarı yönlü revizyona gidilirken, piyasa beklentisi ekonominin üçüncü çeyrekte yüzde 4,9 büyüdüğü yönündeydi.

    Ülkenin GSYH verisine ilişkin ekim ayında yayımlanan öncü verilerde ekonominin yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 4,9 büyüdüğü kaydedilmişti.

    Ülke ekonomisi, 2023’ün ilk çeyreğinde yüzde 2,2 ve ikinci çeyreğinde 2,1’lik büyüme performansı göstermişti.

    ABD ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğindeki büyümesinde, tüketici harcamaları, özel stok yatırımları, ihracat, eyalet ve yerel hükümet harcamaları, federal hükümet harcamaları ve konut sabit yatırımları ile konut dışı sabit yatırımlardaki artışlar etkili oldu. İthalat da bu dönemde arttı.

    Üçüncü çeyreğe ait GSYH verisindeki revizyonda, konut dışı sabit yatırımlar ile eyalet ve yerel hükümet harcamalarındaki yukarı yönlü revizyonun tüketici harcamalarındaki aşağı yönlü revizyonla dengelenmesi belirleyici oldu. Büyümeye negatif etki yapan ithalat da aşağı yönlü revize edildi.

    Yılın üçüncü çeyreğinde kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki artış yüzde 2,9’dan yüzde 2,8’e düşürüldü. Kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 2,5 artmıştı.

    Gıda ve enerji harcamalarının hesaplama dışı tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki artış da yüzde 2,4’ten yüzde 2,3’e revize edildi. Çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 3,7’lik artış kaydetmişti.

    Kaynak: Haber7.com

  • Çalışan emeklilere 5 bin bira ikramiye ödenmesine ilişkin önerge kabul edildi

    Çalışan emeklilere 5 bin bira ikramiye ödenmesine ilişkin önerge kabul edildi

    Çalışmayan emekliler 5 bin lira ikramiye almıştı. Sonra çalışan emeklilerin de aynı oranda ikramiye alması kararlaştırıldı.

    Son açıklamaya göre fiilen çalışmayanların dışındaki emeklilere de 5 bin lira verilmesini içeren önerge, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen kanun teklifine eklendiği belirtildi.

    Haberin Ayrıntıları Geliyor…

    Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android) kurabilir, Twitter’da @Haber7 hesabını takip edebilirsiniz.

    App Store Google Play Takip Et

    Kaynak: Haber7.com

  • THY ile Vietnam Hava Yolları arasında iyi niyet anlaşması

    THY ile Vietnam Hava Yolları arasında iyi niyet anlaşması

    THY Basın Müşavirliği açıklamasına göre, THY hava kargo markası Turkish Cargo özelinde imzalanan iyi niyet anlaşmasıyla iki şirketin potansiyel işbirliği çeşitliliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Vietnam Başbakanı Pham Minh Chinh’in katılımlarıyla yapılan törende, THY Genel Müdürü Bilal Ekşi ve Vietnam Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Dang Ngoc Hoa “İyi Niyet Anlaşması”na imza attı. Törende THY Genel Müdür (Kargo) Yardımcısı Turhan Özen de hazır bulundu.

    Açıklamada görüşlerine yer verilen Ekşi, Asya’nın en önemli pazarlarından olduğunu, bu kıtada etkilerini artırma gayretlerinin ve yetkin ekipleriyle sağladıkları AR-GE çalışmalarının ivme kaybetmeksizin sürdüğüne belirtti. Ekşi, şöyle devam etti:

    “Dünya havacılığının ibresinin batıdan doğuya kaydığı zamanımızda hiç şüphesiz bu gayretlerimiz çok daha anlamlı. Vietnam Airlines ile şimdilik hava kargo markamız Turkish Cargo nezdinde başlattığımız, fakat ilerleyen süreçte farklı kategorilerde de geliştirmeyi planladığımız işbirliğimizin her iki ülke ve her iki bayrak taşıyıcı havayoluna hayırlı ve bereketli olmasını temenni ediyorum.”

    “THY’NİN 345 DESTİNASYONA ULAŞAN BENZERSİZ ERİŞİM AĞINDAN İSTİFADE EDEBİLECEĞİZ”

    Vietnam Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Dang Ngoc Hoa ise THY ile yaptıkları anlaşmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

    “Türk Hava Yolları ile karşılıklı fayda temelinde tesis ettiğimiz işbirliğimiz çerçevesinde iş ortağımız, Vietnam transit noktası üzerinden Okyanusya ve Kuzey Doğu Asya bölgelerine erişim sağlayabilecekken, Vietnam Hava Yolları olarak biz de Türk Hava Yollarının 345 destinasyona ulaşan benzersiz erişim ağından istifade edebileceğiz. Vietnam’ın Asya-Pasifik bölgesinin önde gelen lojistik merkezlerinden biri haline gelmesine katkı sağlayacak bu işbirliğinin her iki havayolu şirketine de fayda sağlamasını diliyorum.”

    ANLAŞMA, TURKİSH CARGO’NUN SEKTÖRDEKİ LİDER KONUMUNU DAHA DA PEKİŞTİRİYOR

    İyi Niyet Anlaşması’nın, içerdiği prensipler ve tesis edilecek yüksek potansiyelli işbirliği için oldukça önemli bir adım olarak görüldüğü belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

    “Her iki bayrak taşıyıcının ilk etapta hava kargo faaliyetleri alanındaki ortaklıklarının yakın gelecekte farklı ticari boyutlarda da değerlenmesi hedefleniyor. Nihai olarak bu anlaşma, Turkish Cargo’nun sektördeki lider konumunu daha da pekiştiriyor. THY ailesinin önemli bir parçası olarak Turkish Cargo, küresel lojistikteki uzmanlığını sürekli olarak sergilemekte ve en geniş ve verimli kargo ağlarından birine sahip olduğunu kanıtlıyor. Bu yeni gelişme, Turkish Cargo’nun uyum yeteneğini ve stratejik öngörüsünü sadece göstermekle kalmıyor, aynı zamanda kapsama alanını daha da genişletme ve hizmet kalitesini artırma konusundaki taahhüdünü de vurguluyor. Bugünkü imzayla birlikte, Turkish Cargo, özellikle önemli bölgeleri bağlama ve uluslararası ticareti teşvik etme konusunda, hava kargo taşımacılığının geleceğini şekillendirmedeki rolünü yeniden teyit ediyor.”

    Kaynak: Haber7.com

  • Kartlı ödeme tutarı Ekim ayında yüzde 122 arttı

    Kartlı ödeme tutarı Ekim ayında yüzde 122 arttı

    Ekim ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 113,9 milyon, banka kartı sayısı 186,2 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 85,8 milyon adet oldu. 2022 yılının Ekim ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 18’lik, banka kartı adedinde yüzde 12’lik, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 25’lik artış yaşandı.

    Toplam kart sayısı ise 385,9 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artış gösterdi. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Ekim ayı verilerine göre; kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile ekim ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 122 artarak 836,4 milyar TL oldu.

    Kartlı ödemelerin 683,6 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 137,3 milyar TL’sinde banka kartları, 15,5 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 129, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 89 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde 126 oldu.

    Kartlı ödeme adedi 1,4 milyar adet oldu

    Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile ekim ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarak 1,4 milyar adet oldu. Kartlı ödemelerin 798,9 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 548,5 milyon adedinde banka kartları, 100,6 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı.

    Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 22 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde 36 oldu.

    Kaynak: Haber7.com

  • Bakan Yumaklı: 100 bin konutun içme suyunu temin edeceğiz

    Bakan Yumaklı: 100 bin konutun içme suyunu temin edeceğiz

    Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerde TOKİ tarafından inşa edilecek projelere içme suyunun Bakanlığa bağlı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından sağlanacağını belirterek ilk aşamada 52 bin konuta acil içme suyu temini amacıyla 10 yerleşim yeri için ihalelerin gerçekleştirildiğini ve çalışmalara başlandığını bildirdi.

    Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası afetten zarar gören illerde yaşayan vatandaşlara içme ve kullanma suyu temin edilmesi amacıyla Bakanlık tarafından yoğun çalışmalar yürütüldüğünü hatırlattı.

    Deprem felaketinin hemen ardından, içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılamak için DSİ tarafından Malatya’da 41, Kahramanmaraş’ta 40, Hatay’da 36, Adıyaman’da 4 ve Osmaniye’de 5 adet olmak üzere toplamda 126 adet kuyu açıldığına işaret eden Yumaklı, şu bilgileri aktardı:

    “Açtığımız kuyularla saniyede yaklaşık 2 bin 587 litre içme suyu sağlanarak 905 binden fazla vatandaşımıza içme suyu ve 576 hektar alana sulama suyu temin edildi. Depremden etkilenen 11 ilimiz ve bunlara bağlı ilçelerde içme suyu kaynakları, iletim hatları, arıtma tesisleri, depo bağlantı hatları ve depolarda oluşan tüm hasarlar giderildi. Bunun yanında, arıtılmış su il ve ilçelerin içme suyu depolarına kadar iletilerek vatandaşlarımızın hizmetine sunuldu. Ayrıca, İller Bankası ile su ve kanalizasyon idarelerinin sorumluluğunda bulunan şehir şebekelerindeki arızalara bakım onarım ve malzeme desteği sağladık.”

    TOPLU KONUT PROJELERİNE SUYU DSİ TEMİN EDECEK

    Depremden etkilenen illerde TOKİ tarafından yapımına başlanan ya da başlanacak olan yeni yerleşim yerlerinin acil içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanması için AFAD ve DSİ arasında bir protokol imzalandığını bildiren Yumaklı, “Protokol kapsamında, 27 yerleşim yerinde yaklaşık 100 bin konutun içme suyu DSİ Genel Müdürlüğümüz tarafından temin edilecek” ifadelerini kullandı.

    Bakan Yumaklı, bu kapsamda ilk aşamada 52 bin konuta acil içme suyu temini amacıyla 10 yerleşim yeri için ihalelerin gerçekleştirildiğini ve çalışmalara süratle başlandığını belirterek “2.etapta yer alan kalan 17 yerleşim yeri için ise proje çalışmaları aynı hızla devam ediyor. Depremden etkilenen illerimizdeki vatandaşlarımızın ilk andan itibaren olduğu gibi bundan sonra da her daim yanlarındayız.” değerlendirmesinde bulundu.

    Kaynak: Haber7.com

  • Bakan Kacır Akkuyu için tarih verdi: Önümüzdeki yıl devreye alacağız

    Bakan Kacır Akkuyu için tarih verdi: Önümüzdeki yıl devreye alacağız

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir otelde düzenlenen 13. Türkiye Enerji Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, dünyada yerleşik kabullerin çatırdadığı, serbest ticaret kurallarının bizzat o kuralları koyanlar tarafından aşındırıldığı, korumacılık politikalarının her geçen gün güçlendiği, tedarik ve değer zincirlerinde “yakın merkez”, “dost merkez” gibi seçici yaklaşımların öne çıktığı bir sürece şahitlik ettiklerini söyledi.

    Kalkınma ve serbest ticaretin getireceği yaygın refahın çatışmaları azaltacağı varsayımının gerçekleşmediğine işaret eden Kacır, günden güne yeni çatışmalar ve savaşların ortaya çıktığını dile getirdi.

    Kacır, enerji fiyatlarının hızla tırmanışa geçtiğine dikkati çekerek, araştırmaların bu krizin bir süre daha devam edeceğini ortaya koyduğunu ifade etti.

    Enerjide tedarik kaynak çeşitliliğini tesis etmek üzere yeni işbirliklerinin özellikle gelişmiş ülkelerin dış politikalarının öncelikli gündemi haline geldiğini belirten Kacır, fosil yakıtların neden olduğu karbon salımının da yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimi hızlandırdığını anlattı.

    Kacır, enerji sektörünün bir dönüşümün arifesinde olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Türkiye hızla değişen küresel enerji denklemini ve fırsatları doğru analiz ederek uyguladığı politikalarla riskleri avantaja çeviren bir ülke haline geldi. ‘Doğu-Batı ve Kuzey-Güney Enerji Koridoru’ merkezinde yer alan Türkiye, yoğun enerji diplomasisiyle, kaynak ülkeleriyle tüketici arasında güvenli bir köprü vazifesi görüyor. Küresel ekonominin can damarı enerjinin tedarikini güvence altına alıyor, enerjinin, küresel barışı güçlendiren bir araç olmasını sağlıyor.”

    “ELEKTRİK KURULU GÜCÜMÜZDEKİ YENİLENEBİLİR ENERJİNİN PAYI YÜZDE 55”

    Türkiye Yüzyılı’nda müreffeh bir ülke inşa etmenin anahtarı olarak başta yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere, alternatif enerji kaynaklarının kullanımını ülkede daha da yaygınlaştırmayı istediklerini dile getiren Kacır, bu alanlarda üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerini güçlendirmeyi öngördüklerini söyledi.

    Kacır, 254 milyar dolarlık ihracatı daha üst seviyelere çıkarmak istediklerinin altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:

    “Küresel üretim üssü statümüzü perçinlemek ve rekabetçiliğimizi sürdürmek en büyük hedefimiz. Sanayi tesislerimizin kendi enerjilerini üretmesine yönelik mevzuat düzenlemelerini yaptık. Bu konuda destek ve teşvik mekanizmalarını çalıştırdık. Geldiğimiz nokta itibariyle toplam elektrik kurulu gücümüzdeki yenilenebilir enerjinin payı yüzde 55’e yükseldi. Teşvik sistemimiz kapsamında enerji yatırımlarına yönelik toplam 13 bin 63 teşvik belgesi düzenledik. 1 trilyon 750 milyar lira sabit yatırımın önünü açtık. Bu yatırımların yarısını, yenilenebilir enerji ve enerji depolama teknolojileri yatırımları oluşturmakta.”

    Kacır, enerji üretimi konusundaki AR-GE çalışmalarını önemsediklerini belirterek, TÜBİTAK burs ve destek programları kapsamında, yenilenebilir enerji alanında son 21 yılda 1151 projeye 3,1 milyar liradan fazla destek sağladıklarını anlattı.

    İnovasyon ekosisteminin kurumsal altyapıları olan teknoparklarda yer alan 355 girişimci firmanın, enerji alanında 2 bin 500’den fazla AR-GE projesi yürüttüğünü bildiren Kacır, şu ifadeleri kullandı:

    “Bu yenilikçi girişimlere bugüne kadar 2 milyar liradan fazla destek sağladık. Teknoparklarımızda yer alan bu girişimlerin 4’te 3’ü yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteriyor. Devletimizin sağladığı tüm bu destek ve teşviklerle birlikte enerji altyapımızı güçlendirirken önemli kazanımlar elde ettik. Yerli rüzgar ve güneş enerjisi sanayimizin gelişmesini ve üreticilerimizin Avrupa’nın önemli tedarikçileri arasında yerlerini almasını sağladık.”

    “KARARLILIKLA YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

    Kacır, Avrupa’nın 5. büyük rüzgar enerjisi ekipmanı üreticisi olarak kule, kanat, jeneratör gibi büyük aksamlara ek olarak kule iç aksamlarıyla bağlantı ekipmanlarını da yerli olarak ürettiklerine işaret etti.

    Yerlilik oranlarının yüzde 60’ın üzerinde olduğunu anlatan Kacır, rüzgar enerjisinde yerli üreticilerin, özellikle açık deniz rüzgar türbinlerinde yetkinliklerini geliştirmeyi ve sektörde güçlü bir tedarik ağı oluşturmayı önemsediklerini söyledi.

    “AKKUYU’NUN İLK REAKTÖRÜNÜ ÖNÜMÜZDEKİ YIL DEVREYE ALACAĞIZ”

    Kacır, sektörün gelişimini hızlandıracak yeni endüstri bölgeleri kuracaklarını ve ihracat potansiyellerini harekete geçireceklerini ifade ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Çandarlı Limanı’nı da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla birlikte en kısa sürede hayata geçireceğiz. Alternatif enerji kaynaklarının kullanımı ve üretimine yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin üretime geçmesinden sonra ülkemizde önemli bir boşluk daha doldurulmuş olacak. Akkuyu’nun ilk reaktörünü önümüzdeki yıl devreye alacağız. Sinop ve İğneada projeleri ile ilgili uluslararası müzakerelerimiz de devam ediyor. Ayrıca küçük modüler reaktör, erimiş tuz reaktörü gibi yenilikçi uygulamaları ülkemizde gerçekleştirmek için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu atılımlarla ‘2053 Net Sıfır Emisyon’ hedeflerimize ulaşacak, üretimin kalbi enerji sektöründe her geçen gün bağımsız olma yolunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Kıymetli iş insanlarımızla, girişimcilerimizle profesyonel yöneticilerimizle ‘Teknoloji Üreten, Güçlü Türkiye’ hedefimiz doğrultusunda, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almak için kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.”

    Kaynak: Haber7.com

  • Bankacılık sektörünün karı Ekim’de azaldı

    Bankacılık sektörünün karı Ekim’de azaldı

    Bankacılık sektörünün net karı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 47,9 azalarak 46 milyar 370 milyon TL olarak gerçekleşti. Eylül ayında net kar 89,17 milyar TL seviyesinde bulunuyordu.

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu(BDDK), Ocak-Ekim dönemine ilişkin bankacılık sektörü raporunu yayımladı.

    Buna göre, yılın ilk 10 ayında bankacılık sektörünün net karı 486,0 milyar TL’ye ulaştı. Böylece geçen yılın aynı döneminde görülen 335,9 milyar TL’ye göre yüzde 44,7 artış görüldü.

    Bankacılık Sektörünün aktif büyüklüğü 21 trilyon 757 milyar 871 milyon TL olarak gerçekleşti. Sektörün aktif toplamı 2022 yılsonuna göre 7 trilyon 410 milyar 481 milyon TL arttı.

    Eylül 2023 döneminde en büyük aktif kalemi olan krediler 10 trilyon 991 milyar 153 milyon TL, menkul değerler 3 trilyon 698 milyar 425 milyon TL oldu.

    2022 yılsonuna göre sektörün aktif toplamı yüzde 51,7, krediler toplamı yüzde 45,0, menkul değerler toplamı yüzde 56,0 oranında artış gösterdi.

    Bu dönemde kredilerin takibe dönüşüm oranı yüzde 1,53’ten yüzde 1,54’e çıktı.

    Bankaların kaynakları içinde, en büyük fon kaynağı durumunda olan mevduat 2022 yılsonuna göre yüzde 56,3 artışla 13 trilyon 848 milyar 142 milyon TL oldu.

    2022 yılsonuna göre özkaynak toplamı yüzde 37,7 artışla 1 trilyon 935 milyar 364 milyon TL olurken, sermaye yeterliliği standart oranı ise yüzde 18,52’den yüzde 18,44’e indi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Bahçıvan: “Finansal istikrarı sağlamaya dönük adımların başında güven yatıyor”

    Bahçıvan: “Finansal istikrarı sağlamaya dönük adımların başında güven yatıyor”

    Son yıllarda Türkiye’de rasyonel ekonomi politikalarından uzaklaşılmış olmanın ortaya çıkardığı ciddi sorunlar ve tahribatlar olduğunu ifade eden Erdal Bahçıvan, “Bu durum üretim hayatımızı ve sanayicilerimizi maalesef çok olumsuz etkiledi. Geçmiş dönemlerden sarkan olumsuzluklar, iş hayatımızda hala bazı açılardan varlığını koruyor. Geçtiğimiz haziran ayının başından itibaren göreve başlayan yeni ekonomi yönetimi, özellikle reel ekonominin temsilcileriyle yoğun istişarelerde bulunarak ekonomide yeni bir dengelenme gayreti içinde bulunuyor. Öncelikle yıllardan beri savunduğumuz ve bundan sonra da savunacağımız, Türkiye ekonomisi için olduğu kadar, sanayimiz ve sanayicimizin en önemli güvencesinin finansal istikrar olduğunun altını bir kez daha çizmek istiyoruz. Çünkü biz finansal istikrara; üreticinin, sanayicinin ve iş insanının planlı, programlı, uzun vadeli bir ekonomik iklimde çalışabilmesi için elinde olması gereken en temel unsur ve ‘sermaye’ olarak bakıyoruz. Bunun kaybolmasının en büyük bedeli hepimizin yaşayarak bildiği ve öğrendiği gibi enflasyondur. Tıpkı bugün olduğu gibi, son dönemlerde ortaya çıkan farklı sorunlar nedeniyle maalesef yüksek enflasyonun yeniden gündemimize gelmesinin bedelini, tüm toplum kadar sanayiciler de ne yazık ki hak etmedikleri kadar ve fazlasıyla ödemektedirler. Belli dönemlerde enflasyonla ilgili farklı tartışmaların olduğu her yerde enflasyonun Türkiye için asla ve asla kabul edilemeyecek ve mutlaka hayatımızdan çıkması gereken bir olgu olduğunu dile getirdik. Ve bugün yine aynı şeyi söylüyoruz. Finansal istikrarın kaybolduğu ortamların önce fiyat istikrarsızlığına, ardından da yüksek enflasyon döngüsüne yol açtığını izliyoruz. Bu tür dönemlerde belki kısa vadede küçük avantajlar elde edilse dahi, uzun vadede çok ciddi bedeller ödediğimiz gerçeğini kabul etmek durumundayız.” diye konuştu. 

    ‘EN KIYMETLİ MARKAMIZ TÜRK LİRASI’DIR’

    Sanayiciler için öngörülebilirliğin ve finansal istikrarın sağlanması konusunda en önemli kurum olarak gördükleri Merkez Bankası’nın bağımsızlığını ve ilkeli duruşunu çok önemsediklerinin altını çizen Erdal Bahçıvan, “Türkiye Cumhuriyeti’nin en kıymetli markası Türk Lirası’dır. Bu markayı başta altında imzası bulunan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olmak üzere hepimizin gözü gibi koruması gerektiği konusunda kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Merkez Bankası’nın bu sorumluluğunu yerine getirebilmesinin yolunun, bağımsız ve uzun vadeli ilkesel duruştan geçtiğini özellikle vurgulamak istiyorum. Biz niye hep finansal istikrarın doğruluğunu savunduk? Niçin enflasyonun sadece kısa vadede bir menfaat getirdiğini dile getirdik? Türkiye’ye kısa vadeli, sağlıklı olmayan, temeli olmayan çözümlerin yarar getirmeyeceğini düşündüğümüz için. Bu tür yaklaşımların yarattığı tahribatın boyutunu bugün hep birlikte görüyoruz.” diye konuştu. 

    ‘KISA VADELİ GELGİTLERDE ÇOK BEDEL ÖDEDİK’

    Ülke olarak artık gerçekten uzun vadeli perspektiflere, planlamalara ve projelere ihtiyaç duyulduğuna dikkat çeken Erdal Bahçıvan, “Çünkü Türkiye kısa vadeli gelgitler nedeniyle maalesef geçmiş dönemlerde çok bedeller ödemiştir. Onun için ülkemiz, nitelikli büyümeye dönük uzun vadeli politikalara, reel sektörümüz hem ekonomi yönetimi ile ve hem de Merkez Bankası ile birlikte çalışacağı bir modele mutlaka kavuşturulmalıdır. Geçen haziran ayında Merkez Bankası’nda Gaye Erkan’ın göreve gelmesiyle birlikte, kısa süre içinde hem ekonomimiz, hem de Merkez Bankamız zorlu sınavlarla karşı karşıya kaldı, kalmaya da devam ediyor. En önemli sınav, hiç şüphe yok ki ülkemiz ekonomisine güvenilmesi gerektiğini bütün dünyaya göstermek, finansal istikrarı sağlayarak geleceğe dair öngörü yapmaya imkân verecek ortamı yaratmaktı. Şunu hiç unutmayalım. Finansal istikrarı sağlamaya dönük adımların başında güven yatıyor. Merkez Bankası’nın şu anda uygulamakta olduğu politikaların oluşturduğu güven ve itibar öncelikle Türkiye’nin kredibilitesine doğru yansımaya başlamıştır. CDS’lerin 500’lerden, önce 400’lere, şimdi 330’lu rakamlara geliyor olması Türkiye’ye dönük bu güvenin, bu itibarın dış çevrelerde de yeniden kazanıldığının bir göstergesidir. Kabul etmeliyiz ki Türkiye’nin gerek uzun vadeli, gerek kısa vadeli fon sağlaması, son dönemlerde ortaya çıkan olumsuz görüntü nedeniyle son derece sıkıntıya girmişti. Bu nedenle öncelikle bu güven ortamının oluşturulması ve sağlıklı duruşun ilk etkisinin CDS’lere yansıyor olması son derece değerlidir. Bu doğru politikalarla birlikte Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in de söylediği gibi önümüzdeki aylarda Türkiye’ye yönelik hızlı bir kaynak akışı beklemekteyiz. Bu fon akışlarının artmaya başlamasıyla beraber, reel sektörün nitelikli finansmana erişiminde de ciddi ve değerli bir iyileşmenin olacağını düşünüyorum. Ama bunun olabilmesi için de bu sağlıklı yönetime duyulan güvenin her kesimden destek alması önemlidir. Bu sınavın şu ana kadar başarılı bir şekilde geçilmesinde Hükümetimizle birlikte en önemli paya sahip olan Merkez Bankamızın Başkanı Sayın Hafize Gaye Erkan’ı ve ekibini tebrik ettiğimi burada özellikle ifade etmek istiyorum. Merkez Bankamızın reel sektörün temsilcileri olarak bizlerle yapılan istişareler sonucu aldığı önemli kararları, bu çerçevede atılan adımlar olarak değerlendiriyor ve takdirle izliyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Haber7.com

  • İTÜ’den Erdal Bahçıvan’a fahri doktora

    İTÜ’den Erdal Bahçıvan’a fahri doktora

    İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan’a “Fahri Doktora” diploması verildi. Erdal Bahçıvan’a fahri doktora verilmesinin gerekçesinin, Türk sanayisinin yetkinliğini arttırarak sürdürülebilir şekilde gelişmesi ve yerli sanayi şirketlerinin hem yerel hem de küresel boyutta rekabet gücü kazanması sürecinde gösterdiği çabalar olduğu belirtildi. Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, diplomasını Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu’nın elinden alan Bahçıvan, yaptığı konuşmada İTÜ rektörlüğüne teşekkürlerini sunarak, “İTÜ’ye tevcih ettiği ve çok anlamlı bulduğum fahri doktora ünvanı için çok teşekkür ediyorum. Bu şerefli payeyi hayatım boyunca onur ve gururla taşıyacağımı ifade ederken; Rektör Prof. Dr. İsmail Koyuncu’ya, üniversite senatosu ve yönetimine şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu.

     

    Türk sanayisi ve mühendisliğinin bugün elde ettiği başarılarda İTÜ’nün yetiştirdiği genç beyinlerin katkısının çok büyük olduğunu vurgulayan Bahçıvan, “İTÜ denilince aklıma; yereli ve evrenseli birlikte sentezlemek, Anadolu çocuklarına imkan verilince mucizelere bile imza atabilecekleri, Türkiye’yi ve milletimizi sevmenin sadece lafla değil; bilim, teknoloji, proje üreterek anlamlı olacağı geliyor. Şimdi İTÜ’nün bana layık gördüğü bu değerli ünvanla birlikte kişisel olarak omuzlarımdaki yükü ve sorumluluğu daha da artmış hissediyorum. Her zaman bu kıymetli unvanı gururla taşıyacağım.” dedi.

    MARKA OLABİLMEK ODAKLANMA VE SABIR İŞİ

    “Dünyada bu işin nasıl yapıldığını, dünyadaki değişimin nereye doğru gittiğinin şahidi olarak yapmış olduğum temaslardan sonra, sanayileşme yolculuğumuz ve hepsinden önemlisi markalaşma yolculuğunuz Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde başladı.” diyen Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü: “1980’li yılların sonlarına doğru tamamladığım eğitimimin ardından, Rahmetli Turgut Özal’ın vizyonuyla batılı anlamda bir üretimin, batılı anlamda bir teknolojinin nasıl olması gerektiğini gündemimize alırken şirketimizdeki transformasyon da babamın bana ‘değişime var mısın?’ sorusuyla başlamış oldu. 1990’lı yıllar markanın ne kadar önemli, ne kadar değerli olduğunun yavaş yavaş anlaşıldığı ve dahası perakende sektörünün geliştiği, organize perakendenin hızla oluştuğu yıllardı. Olabildiğince yenliklerin peşinde olduk. Tüketicinin talep ettiği kadar tüketicinin talep edebileceğini düşündüğümüz çalışmalar yaptık. Her zaman kaliteyi önemsedik ve zaten marka olabilmenin, markalı bir değer yaratabilmenin en önemli unsuru da budur. Bu da tabi sabır gerektiriyor. Marka olmak bir sabır işi. Odaklanma işi. Bunu başarabildiysek ne mutlu.” değerlendirmesini yaptı.

     

    SANAYİ ODALARIYLA YAPILAN İŞ BİRLİKLERİ ÇOK ÖNEM ARZ EDİYOR

     

    İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu ise konuşmasında şunları söyledi: “İTÜ olarak, ülkemizde ve hatta bölgemizde, üniversite-sanayi iş birliğine en büyük önemi veren ve buradan katma değeri yüksek en fazla çıktıyı elde eden, en fazla ortak proje gerçekleştiren eğitim kurumuyuz. Sanayi ile olan iş birliği kadar, ulusal düzeyde kurumlarla ve sanayi odalarıyla yapılan iş birlikleri de çok önem arz ediyor.”

    Kaynak: Haber7.com

  • Öksüz: Sürdürülebilir kalkınma için paydaş iletişimi şart’

    Öksüz: Sürdürülebilir kalkınma için paydaş iletişimi şart’

    Tekstil ve moda endüstrisinde sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığı artırmak ve çözüm odaklı adımlar atmak üzere gerçekleştirilen 4. Sustainability Talks İstanbul, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) stratejik ortaklığında ve Orbit Consulting – Kipaş Holding iş birliğinde düzenlendi. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz’ün açılış konuşmasını gerçekleştirdiği organizasyonda IKEA Sürdürülebilir İşletme Müdürü Calvin Woolley, Kara Holding Başkan Yardımcısı İbrahim Kara, Karacasu Yönetim Kurulu Üyesi Burak Orhan Arifioğlu ve Fashion for Good Asya Bölgesi ve Tedarikçi İlişkileri Başkanı Priyanka Khanna konuşmacı olarak yer aldı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) İyi Niyet Elçisi Mert Fırat’ın sunucu olduğu zirvede, bu yıl ilk kez ‘SustainTech İstanbul’ oturumları gerçekleştirildi. Etkinlikte, tekstile ve modaya dokunan alanlarda inovatif, dönüştürücü sürdürülebilirlik çözümleri sunan yeni girişimler de sektördeki markalar ve yatırımcılarla buluştu.

    SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ‘İLKLERİN’ SEKTÖRÜ OLDUK

    Sektörü daha sürdürülebilir hale getirmenin ve dünyayı korumanın sadece üreticinin değil herkesin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Ahmet Öksüz, “Üretimde çevresel etkileri en aza indirgeme, yenilenebilir ve geri dönüştürülebilir kaynaklara yönelme, su tüketimini, enerji kullanımını ve atık üretimini azaltacak yöntemlerin benimsenmesi büyük önem taşıyor. Bunlarla beraber ürünlerin dayanıklılığını artırmak, fazla kaynak tüketiminin önlenmesi, ürünlerin kullanım ömrünü tamamladıktan sonra geri dönüşüm olanakları göz önünde bulundurularak tasarlanması ve tüketicilerin bilinçlenmesini sağlamak yapabileceklerimizden sadece bazıları. Biz de İTHİB olarak ‘Sustainability Talks’ programımızın yanında, üzerimize düşen görevleri hakkıyla yürüttüğümüze inanıyoruz. ‘Sürdürülebilir İş Ödülleri 2023 Yarışması’nda da ‘Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Vizyonu Projesi’ ile ödül alarak bunu kanıtladık. Bilindiği üzere, sürdürülebilirlik eylem planını açıklayan ilk sektör olduk. Sürdürülebilirlik kapsamında sektörümüzün yetkinliklerini artırmak amacıyla yine bir ilki başararak ‘Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Rehberi’ni yayınladık. Yine, eylem planımız kapsamında UR-GE, ISTKA, IPA III ‘Karbon Ayak İzinin Takibi ve Azaltılması’ projelerini hayata geçirdik.” diye konuştu. 

    DÜNYANIN GÜNDEMİNİ DEĞERLENDİRİYORUZ

    Döngüsel ekonomi yolculuğunda yürütülecek birçok çalışma ve kat edilecek yol olduğuna dikkat çeken Ahmet Öksüz, “Bu yolculuk üreticiler, tedarikçiler, markalar, kamu, üniversite gibi tüm paydaşların ortak hareket etmesi gereken bir yolculuk. ‘Sustainability Talks’ programımız da bu çerçevede, tüm tarafları bir araya getiren en kapsamlı faaliyet olarak sektörümüzü destekliyor. 2018 yılında ‘Sustainability Talks’ programımızın ilki, 200 kişinin katılımıyla hayata geçmişti. Geldiğimiz noktada bugün sadece Türkiye’nin değil dünyanın sürdürülebilirlik gündemini, birbirinden değerli uzmanlar ve konu başlıklarıyla değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı. 

    SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ ‘SÜRDÜRÜLEBİLİR’ KILMAMIZ GEREKİYOR

    Büyük bir duyarlılıkla çıkılan sürdürülebilirlik yolculuğunda tekstil sektörünü; başta ‘denetim yorgunluğu’, ‘green washing’ (yeşil aklama) ve ‘enerji krizi’ gibi gündem maddelerinin olumsuz etkilediğini kaydeden Ahmet Öksüz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak bu sorumluluk, sadece üreticinin değil tasarımcının, global markaların ve hatta tüketicilerin de ortak sorumluluğu. Her markanın kendi denetimleriyle birlikte 40’ın üzerinde sosyal uygunluk ve çevresel denetim süreçleri ve sertifikasyonu bulunuyor. Yeşil aklama, tüketicileri yanılttığı gibi haksız rekabet ortamı da biz üreticileri zorluyor. Enerji krizi ise maalesef tüm yakın coğrafyamızın ortak problemi. KPMG’nin 2022 Küresel Enerji Sektörü CEO Araştırmasına göre; CEO’ların sadece yüzde 9’u iklim değişikliğinin en kritik risk olduğunu düşünüyor. Aynı araştırmanın 2021 versiyonunda ise bu oran yüzde 35’ti. Sürdürülebilir kalkınma amaçlarının devamlılığını sağlamak için çok daha kapsamlı, birbirini anlayan, çözüm odaklı iş birlikteliklerine ihtiyaç duyuyoruz. Kısacası, ‘sürdürülebilirliği sürdürülebilir kılmamız gerekiyor.” dedi.

     

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com