Kategori: Ekonomi

  • Bakan Kacır duyurdu: Akkuyu’nun ilk reaktörünü önümüzdeki yıl devreye alacağız

    Bakan Kacır duyurdu: Akkuyu’nun ilk reaktörünü önümüzdeki yıl devreye alacağız

    Bakan Kacır, Ankara’daki bir otelde düzenlenen 13’üncü Türkiye Enerji Zirvesi’ne katıldı.

    Burada konuşan Kacır, enerji sektörünün bir dönüşüm çağının arifesinde olduğunu belirterek, “Türkiye hızla değişen küresel enerji denklemini ve fırsatları doğru analiz ederek uyguladığı politikalarla riskleri avantaja çeviren bir ülke haline geldi. ‘Doğu-Batı ve Kuzey-Güney Enerji Koridoru’ merkezinde yer alan Türkiye; yoğun enerji diplomasisiyle kaynak ülkeler ve tüketici arasında güvenli bir köprü vazifesi görüyor, küresel ekonominin can damarı enerjinin tedarikini güvence altına alıyor, enerjinin küresel barışı güçlendiren bir araç olmasını sağlıyor. Türkiye Yüzyılı’ında müreffeh bir ülke inşa etmenin anahtarı olarak; başta yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere alternatif enerji kaynaklarının kullanımını ülkemizde daha da yaygınlaştırmayı, bu alanlarda üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerimizi güçlendirmeyi görüyoruz. Bununla birlikte ülke olarak 254 milyar dolarlık ihracatımızı daha üst seviyelere çıkarmak istiyoruz. Küresel üretim üssü statümüzü perçinlemek ve rekabetçiliğimizi sürdürmek en büyük hedefimiz” dedi.

    “Akkuyu’nun reaktörünü önümüzdeki yıl devreye alacağız”

    Kacır, sektörün gelişimini hızlandıracak yeni endüstri bölgeleri kuracaklarını ve ihracat potansiyellerini harekete geçireceklerini ifade ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:

    Çandarlı Limanı’nı da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla birlikte en kısa sürede hayata geçireceğiz. Alternatif enerji kaynaklarının kullanımı ve üretimine yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin üretime geçmesinden sonra ülkemizde önemli bir boşluk daha doldurulmuş olacak.

    Akkuyu’nun ilk reaktörünü önümüzdeki yıl devreye alacağız. Sinop ve İğneada projeleri ile ilgili uluslararası müzakerelerimiz de devam ediyor. Ayrıca küçük modüler reaktör, erimiş tuz reaktörü gibi yenilikçi uygulamaları ülkemizde gerçekleştirmek için çalışmalarımızı yürütüyoruz.

    Bu atılımlarla ‘2053 Net Sıfır Emisyon’ hedeflerimize ulaşacak, üretimin kalbi enerji sektöründe her geçen gün bağımsız olma yolunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Kıymetli iş insanlarımızla, girişimcilerimizle profesyonel yöneticilerimizle ‘Teknoloji Üreten, Güçlü Türkiye’ hedefimiz doğrultusunda, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almak için kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.

    Kaynak: Haber7.com

  • IMF’den sonra OECD de büyüme beklentisini yükseltti

    IMF’den sonra OECD de büyüme beklentisini yükseltti

    Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,9 olacağını ve gelecek yıl yüzde 2,7’ye gerileyerek ılımlı kalmaya devam edeceğini öngördü.

    OECD’nin Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, küresel ekonomik büyüme ağırlıklı olarak Asya ekonomilerine bağımlı olacak.

    Enflasyon ve düşük büyüme öngörüleri küresel ekonomi için zorluklar yaratmaya devam ederken, küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,9 olacağı öngörülüyor.

    Kısa vadeli ekonomik görünüme yönelik riskler, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilim ve para politikasının sıkılaştırılmasının beklenenden daha büyük bir etkisi olabileceğine işaret ediyor.

    Bu yıl için öngörülen yüzde 2,9’luk büyümenin ardından, küresel ekonomik büyüme 2024’te yüzde 2,7’ye gerileyerek ılımlı kalmayı sürdürecek.

    Enflasyonun düşmeye devam etmesi ve reel gelirlerin güçlenmesiyle dünya ekonomisinin 2025’te yüzde 3 büyüyeceği öngörülüyor.

    Gıda ve enerji fiyatlarına ilişkin büyük çaplı şokların yaşanmaması halinde, OECD ülkelerinde manşet enflasyonun bu yılki yüzde 7 seviyesinden, 2024’te yüzde 5,2’ye ve 2025’te yüzde 3,8’e gerileyeceği hesaplanıyor.

    OECD’ye göre, mevcut kamu borcunun GSYH’ye oranı tüm zamanların en yüksek seviyelerinde seyrediyor ve hükümetler iklim değişikliğiyle mücadele ihtiyacı da dahil olmak üzere çeşitli nedenlerden ötürü artan mali baskılarla karşı karşıya kalıyor.

    TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2024 BÜYÜME TAHMİNİ YÜZDE 2,9

    OECD, Türkiye ekonomisinin yılın ilk yarısındaki güçlü performansın ardından, bu yılki büyümenin yüzde 4,5 olacağını öngörüyor.

    Türkiye ekonomisinin 2024’te 2,9 büyümesi beklenirken, 2025’te büyümenin yüzde 3,2’ye yükseleceği tahmin ediliyor.

    Sıkılaşan para politikası ve enflasyonun hane halkı tüketimini zayıflatacağı, bununla birlikte Türkiye’nin ihracatının daha güçlü bir küresel büyümeyi yansıtacak şekilde 2025’te ivme kazanacağı öngörüyor.

    IMF YÜZDE 4’E YÜKSELTMİŞTİ

    Uluslararası Para Fonu da (IMF) Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3’ten yüzde 4’e yükseltmişti.

    Kaynak: Haber7.com

  • KOSGEB’den yeni destekler geliyor

    KOSGEB’den yeni destekler geliyor

    Girişimci İşadamları Vakfı (GİV) tarafından girişimcilerin bilgilendirilmesi, bilgi ve tecrübe paylaşımı için düzenlenen “Girişimci Buluşmaları”, 27 Kasım 2023 Pazartesi günü Bahariye Mevlevihanesi’nde Vakıf Merkezi’nde gerçekleştirildi. Girişimci Buluşmaları’na konuk olarak katılan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, KOSGEB’de yeni bir dönemin başladığını, KOSGEB’i yalınlaştıracak, basitleştirecek, basitleştirdikçe derinleştirecek ve dijitalleştirecek bir yapılanma üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

    KOSGEB’in tanımı değişecek

    GİV Başkanı Mehmet Koç, GİV Yönetim Kurulu üyeleri ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ile GİV üyelerinin yoğun katılım gerçekleştirdiği Girişimci Buluşmaları’nda konuşan KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, kurumun geçmiş uygulamalarından örnekler vererek şunları söyledi:

    “1991 yılında kurulan KOSGEB, ilk başlarda imalatçıları destekliyordu. 2000’li yıllara kadar girişimciye destek yok. 2009’dan sonra girişimciye destek verilmeye başlanıyor. KOSGEB yılda 90 binin üzerinde kişiye eğitim veriyor. Online olduğu için sayı çok yüksek. KOSGEB’in bir yılda destek verdiği işletme sayısı 103 bin. Her alana ulaşabiliyoruz. KOSGEB her 10 yılda bir değişim geçirmiş. 36 destek programımız var, ancak 4-5 tanesi biliniyor. Bizim artık KOSGEB tanımını değiştirmemiz lazım. KOSGEB’i yalınlaştıracağız, basitleştireceğiz, basitleştirip derinleştireceğiz, nasıl daha iyi değerlendireceğimize bakacağız, dijitalleştireceğiz. Yani veriye dayalı bir yönetim olacak.”

    “Ar-Ge desteği isteyen TÜBİTAK’a gitsin”

    KOSGEB’den, kurulduğu 1991 yılından buyana 1 milyonun üzerinde işletmenin yararlandığını, KOSGEB desteklerinden yararlanan her 100 işletmeden 41’nin faaliyetlerine 5 yıldan sonra da devam ettiğinin belirlendiğini anlatan Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Daha etkin nasıl destek verilebilir bunu değerlendiriyoruz. İlk yılı ödemesiz olmak üzere geri ödemeli desteklerimiz, enflasyon ortamında hibe gibi oluyor. KOSGEB olarak yanınızdayız diyoruz. Yeni dönemde daha çok yanınızda olacağız. Yeni dönemde Ar-Ge desteklerinden çekileceğiz. İnovasyonda kalacağız. Ar-Ge desteği isteyen TÜBİTAK’a gitsin.”

    KOSGEB’in girişimciliği yaygınlaştırması gerektiğini, buna odaklandıklarını anlatan KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, “Girişimcilik ile ilgili tek kurum KOSGEB değil, ama en büyük desteği veren KOSGEB’dir. Artık veriye dayalı dijital KOSGEB göreceksiniz. Bundan sonra jenerik destekler olacak, özel destekler olacak” dedi.

    Yeni KOSGEB desteklerini açıkladı

    İbrahimcioğlu yeni dönem için planladıkları destekleri de şöyle saydı: “Teknolojiye yatırım desteği, kapasite geliştirme desteği, sürdürülebilirlik desteği, yenilenebilir enerji desteği, şirketlere dijitalleşme desteği, küresel alanda rekabet gücünü artıracak destekler olacak. Bu alanlar için 250 milyon dolarlık destek verilecek. Ayrıca model fabrika ve bölgesel desteklerimiz olacak. Her bölgeye ayrı sektörel destekler olacak. KOSGEB desteklerinin limitleri de değişecek.”

    7 yılda 15 bin tekno girişim hedefi bulunduğuna işaret eden KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, “enerji maliyetini düşürme desteği olacak. Bunun için imalatçı olması gerekiyor. Çatı GES için yüzde 60’a kadar destek verilecek. Karbon emisyon değerini azaltmaya yönelik yatırımlara yüzde 70’ini karşılayacak kadar ve faizsiz destek olacak” diye konuştu.

    GİV KOSGEB ile birlikte GSYO kurmak istiyor

    Girişimci İşadamları Vakfı Başkanı Mehmet Koç da, Girişimci Buluşmaları’nın açılışında yaptığı konuşmada, GİV olarak KOSGEB ile birlikte Girişim Sermayesi Yatırım Fonu kurmayı düşündüklerini açıkladı.

    Online platformlarla girişimcilik eğitimini tabana yayarak girişimcilik ekosistemini geliştirmek istediklerini söyleyen Mehmet Koç, şöyle konuştu: “Girişimci iseniz hükümetten önce KOSGEB’e bağlısınız demektir. Türkiye’nin kalkınmasını hedeflediysek; yönetim, hibe, destek, yönlendirme, devletin nasıl baktığı önemli. Ülkemiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde coğrafyamızda büyük oyuncu oldu. Türkiye artık masa kuran ülke oldu. Bu aşamada, Türkiye Yüzyılı’nda girişimcilere büyük iş düşüyor. KOSGEB’e çok iş düşüyor. GİV olarak 5 bin kişiye eğitim verdik. Bu kişilerden yaklaşık bini şirket kurdu. Girişimcilik eğitimini tabana yaymak gerekiyor. Belli başlı sektörlerde girişimcilik ekosistemini geliştirmek gerekiyor. Bölgemizde milyonlarca insan umudunu Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlamış durumda. Girişimcilere burada çok iş düşüyor.”

    “Türk üniversiteleri dönüşüm geçirdi”

    Girişimci Buluşmaları’na katılan İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar da buradaki konuşmasında, Türkiye’deki üniversitelerin son 20 yılda dönüşüm geçirdiğini ve değişimin sanayiye yansıdığını söyledi. Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, “1950’lerde 60’lardaki gibi artık Avrupa’ya vasıfsız insanlarımız çalışmaya gitmiyor. Şimdi gidenler yönetmek için gidiyor, ciddi işler yapmak için gidiyor” dedi.

    GİV Girişimci Buluşmaları’ndaki konuşmaların ardından KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu’na GİV Başkanı Mehmet Koç tarafından bir plaket takdim edildi. Daha sonra, GİV’in yeni üyelerine törenle rozetleri takıldı.

    Kaynak: Haber7.com

  • Kadınlara finansal okuryazarlık eğitimi

    Kadınlara finansal okuryazarlık eğitimi

    Geçtiğimiz temmuz ayında Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) ile hayata geçirilen, FinKurs platformunda yer alan ve herkesin ücretsiz erişimine açık online eğitimlerin ardından, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ile 6 şehirde yüz yüze eğitimler verilmeye başlandı. İstanbul, İzmir, Manisa, Muğla, Gaziantep ve Şanlıurfa’daki kadın kooperatifleri iş birliğinde, 8 ay sürmesi planlanan eğitimlerin ilerleyen dönemde farklı şehirlere yayılması da planlanıyor.

    KEDV’in eğitmenleri tarafından verilen eğitimler, etkili bütçe ve kaynak yönetimini temele koyuyor. “Hesabını Bilen Kadınlar” programı kapsamında gerçekleştirilen eğitimlerle kadınların finansal okuryazarlık alanında bilgi birikimlerinin artması hedefleniyor. Aynı zamanda, kadınların girişimcilik becerilerinin gelişmesi için ürün geliştirme ve satış-pazarlama konuları işlenerek emeklerini kazanca dönüştürmelerine ve ekonomik hayata aktif katılımlarına destek olunuyor. 

    BAŞTUĞ: KADINLARIN KENDİ EKONOMİLERİNİ DAHA İYİ YÖNETMELERİNE DESTEK OLMAYI AMAÇLIYORUZ 

    Programın yeni aşamasıyla ilgili görüşlerini paylaşan Garanti BBVA Genel Müdürü Recep Baştuğ, “Ekonomik ve toplumsal kalkınma için kadının güçlenmesinin önemini biliyoruz ve uzun yıllardır bu alana titizlikle eğiliyoruz. Kapsayıcı büyüme stratejimiz doğrultusunda, kadınların potansiyellerini keşfetmeleri ve ekonomik hayata aktif katılımlarına katkı sunmak için geçtiğimiz aylarda “Hesabını Bilen Kadınlar” programını başlattık. Bu programla, kadınların temel finansal konulardaki eğitimlerle kendi ekonomilerini daha iyi yönetmelerine destek olmayı amaçlıyoruz. Eğitim programlarında, alanında çok değerli sivil toplum kuruluşlarından FODER ve KEDV yol arkadaşımız oldu. FODER ile online eğitimler sürerken, KEDV ile de yüz yüze eğitimlere başladık. 2024’ün yaz aylarına kadar İstanbul, İzmir, Manisa, Muğla, Gaziantep ve Şanlıurfa’da düzenleyeceğimiz bu eğitimlerle temel finansal okuryazarlık yanında mikro girişimcilik üzerine kadınları teşvik edecek bilgiler paylaşmayı hedefliyoruz. Yaratacağımız etkinin yalnızca farkındalık boyutunda kalmaması için çalışıyoruz. Kendi adına bir bankacılık ürününe sahip olmayan, bütçesini yönetmekte desteğe ve finansman kaynaklarına ihtiyaç duyan kadınların yaşamlarını ürün ve hizmetlerimizle kolaylaştırmayı istiyoruz. Bir finans kuruluşu olarak kadınların ihtiyaçlarına hizmet edecek danışmanlık destekleri ve finansman yöntemleri geliştirerek her türlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Aynı misyonla, kadınların istihdama katılabilmeleri için programımızın kapsamını daha da genişleteceğiz” dedi.

    Kaynak: Haber7.com

  • IMF’den sonra OECD de büyüme beklentisini yükseltti

    IMF’den sonra OECD de büyüme beklentisini yükseltti

    Türkiye ekonomisine yönelik uluslararası kuruluşlar güncellemelerini yapmaya devam ediyor. Güçlü ekonomi, güven ve istikrar ortamının etkisiyle enflasyonla mücadele tam kararlılıkla devam ederken Türkiye ekonomisindeki büyüme beklentileri de yükseliş gösteriyor.

    Yarın açıklanacak olan 3. çeyrek Gayri Safi Yurtiçi Hasıla verileri öncesinde Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) Ekonomik Görünüm raporunu yayınladı ve Türkiye’nin büyümesine ilişkin verileri yukarı yönlü revize etti.

    OECD raporuna göre, yılın ilk yarısının güçlü geçmesinin ardından ekonomik büyümenin 2023’te yüzde 4,5’e ulaşması, ardından 2024’te yüzde 2,9’a ve 2025’te yüzde 3,2’ye yavaşlaması bekleniyor. OECD, daha önceki Eylül ayı raporunda Türkiye’nin büyüme beklentisini bu yıl için yüzde 4,3, gelecek yıl için yüzde 2,6 olarak açıklamıştı.

    HANE HALKI TÜKETİMİ YAVAŞLAYACAK

    OECD’ye göre, daha sıkı mali koşullar, bastırılmış ekonomik duyarlılık ve inatçı yüksek enflasyon, hane halkı tüketimini yavaşlatacak. Ancak bu yılın başında yaşanan depremlerin ardından devam eden yeniden inşa faaliyetleri nedeniyle yatırım artışı yüksek kalacak.

    ENFLASYON DÜŞECEK

    Kurum, ihracatın 2025’te ivme kazanacağını, enflasyonun projeksiyon döneminde düşeceğini ancak oldukça yüksek kalacağını öngördü.

    OECD, tüketici fiyatları beklentisini 2023 yılı için yüzde 52,1’den yüzde 52,8’e, 2024 yılı için yüzde 39,2’den yüzde 47,4’e yükseltirken, 2025 yılı beklentisini yüzde 31,6 olarak açıkladı.

    Gıda ve enerji hariç tutulan çekirdek tüketici fiyat beklentisi bu yıl için yüzde 56,7’den yüzde 56,4’e çekildi, gelecek yıl için yüzde 40,0’tan yüzde 47,7’ye çıkarıldı. 2025 yılında ise çekirdek enflasyonun yüzde 31,6’ya ineceği tahmin edildi.

    FAİZ ORANLARININ DAHA DA ARTMASI BEKLENİYOR

    OECD raporunda, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın enflasyon görünümünde önemli bir iyileşme sağlanana kadar para politikasını gerektiği kadar sıkılaştırmaya kararlı olması nedeniyle faiz oranlarının daha da artması bekleniyor. Bu arada hükümet, kamu maliyesini istikrara kavuşturmak için mali konsolidasyon önlemlerini sürdürüyor. İşgücü arzı reformlarının hızlandırılması, makroekonomik çerçeveyi istikrara kavuşturmaya yönelik mevcut çabaların desteklenmesine yardımcı olacaktır” açıklaması yapıldı.

    CARİ AÇIK BEKLENTİLERİ DE DÜŞTÜ

    OECD, cari açığın GSYH’ye oranını bu yıl için yüzde -4,7’den yüzde -4,1’e, gelecek yıl için yüzde -3,3’ten yüzde -3,0’a revize ederken, 2025 yılı tahminini yüzde -2,5 olarak belirledi.

    IMF YÜZDE 4’E YÜKSELTMİŞTİ

    Uluslararası Para Fonu da (IMF) Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3’ten yüzde 4’e yükseltmişti.

    Kaynak: Haber7.com

  • Merkez Bankası’dan rezervlerinden güzel haber! Erdoğan açıkladı

    Merkez Bankası’dan rezervlerinden güzel haber! Erdoğan açıkladı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

    Erdoğan, “Küresel ekonomideki zorluklara, bölgemizdeki patlak veren krizlere, 6 Şubat depremlerinin olumsuz etkilerine rağmen yakaladığımız bu ivmeyi çok değerli bulduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Bu iklimin güçlenmesi için iş dünyamıza her türlü desteği sağlıyoruz.” şeklinde konuştu.

    YATIRIMCILARA UYGUN KOŞULLU FİNANSMAN

    “Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve inovasyon odaklı çalışan her girişimcimizin yanındayız.” diyen Erdoğan, “Geçen hafta Merkez Bankamız bu amaçla önemli bir karar aldı. Yeni yatırım taahhütlü avans kredisi programına yıllık 100 milyar Türk lirası limit tahsis edildi. Program kapsamında 3 yıl boyunca toplam 300 milyar lira limit ayrılacak. Böylece yatırımcılar çok uygun koşullarda finansmana erişim imkanı elde edecekler. Ayrıca ihracatçılarımız için günlük reeskont kredi limitlerini 10 kat artırarak 3 milyar lira seviyesine çıkardık. Her iki kararın başta ihracatçılarımız olmak üzere, özel sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

    MERKEZ BANKASI REZERVLERİ HAKKINDA

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkez Bankası brüt rezervlerimizin Eylül 2014’ten bu yana ilk kez 134,5 milyar dolara çıktığının müjdesini de sizlerle paylaşmak istiyorum.” diye konuştu.

    ÇALIŞAN EMEKLİYE İKRAMİYE

    Emeklilerimizin yükünü hafifletmek amacıyla hayata geçirdiğimiz 5 bin lira ödeme kararımızı çalışan emeklilerimize de teşmil ediyoruz. Çalışan tüm emeklilerimize tek seferlik ödememizi yapacağız. 4 milyon 689 bin emeklimizin hesaplarına 5’er bin liranı yatıracağız.

    “87 MİLYAR DESTEK SAĞLADIK”

    Ücretsiz doğalgaz desteğimiz sürüyor. Nisan ayından beri konutlardaki mutfak ve su ısıtma ihtiyaçlarına karşılık gelen doğalgaz tüketiminin faturalardan düşüyoruz. Bu çerçevede vatandaşlarımıza toplam 87 milyar liralık doğrudan destek sağlamış olduk. Bu uygulamayı Nisan 2024 dönemine kadar devam ettireceğiz.

    Kaynak: Haber7.com

  • Fed işi batırdı: ABD’de iflas dalgası başladı

    Fed işi batırdı: ABD’de iflas dalgası başladı

    ABD’de yükselen politika faizleri sonucu artan borç maliyetleri şirketleri iflasa sürüklemeye başladı. Insider haberine göre Amerikan şirketleri için ufukta kara bulutlar görünüyor.

    Habere göre Apollo Management’ın ekonomistleri ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artışları sonucu ülkede bir iflas dalgasının başlamakta olduğunu belirtiyor.

    BORÇLANMA MALİYETİ ÇOK YÜKSEK

    Baş ekonomist Torsten Sløk liderliğindeki ekonomistler Amerikan kredi piyasasına ilişkin yorumlarını açıkladı. Ekonomistler, “FED’in faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutmasıyla, daha yüksek borç maliyetleri önümüzdeki çeyreklerde bilanço ve Faiz karşılama oranları üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek ve hem yatırım notlu hem de yüksek getirili şirket tahvilleri için daha yüksek yeniden finansman maliyetlerine sebep olacak” ifadelerine yer verdi.

    Finansgundem.com’un derlediği bilgilere göre tüm bu gelişmeler şirketler için kredi almanın çok daha maliyetli hale geldiğini gösteriyor.

    İFLASLAR ARTARAK DEVAM EDECEK

    Ekonomistlerin açıklamasında, “İflas başvuruları artıyor, bir temerrüt dalgası başladı ve temerrüt oranları özellikle orta sermayeli halka açık şirketlerde önümüzdeki çeyreklerde artmaya devam edecek” ifadelerine yer verildi.

    Baş ekonomist Sløk şirket blogunda, “Temerrüt oranlarında devam eden artış sadece bir ‘normalleşme’ değildir. Bu, FED faiz artırımlarının doğrudan sonucudur. FED ekonomiyi yavaşlatmaya çalışıyor” açıklamasında bulundu.

    Moody’s verilerine göre, ABD’deki kurumsal temerrütler 2022’nin tamamını %53 gibi büyük bir oranda aştı. S&P Global verileri ise bu yılın eylül ayına kadar toplamda 516 iflas başvurusu yapıldığını gösterdi. Bu rakam 2021 ve 2022’deki rakamların tamamından daha fazla. Bu yılın başından itibaren olan temerrütler, pandeminin küresel ekonomiyi sarstı 2020’nin ilk üç çeyreğindeki 518 iflas başvurusunun hemen altında.

    Sløk daha önceki bir açıklamasında da FED’in faiz artırımlarının iflaslardaki artıştan sorumlu olduğunu söylemişti. Baş ekonomist son açıklamasında ise, tüketicilerin de zorlanmaya başladığına dikkat çekti:

    KREDİLRİN BÜYÜMESİ YAVAŞLADI

    “Para politikasının gecikmeli etkileri, otomotiv kredileri ve kredi kartlarında temerrütlerin artması bankaların kredi koşullarını sıkılaştırıyor ve tüketici kredilerinin büyümesini yavaşlatıyor. Tüm bunlar da kredilerin genel büyümesinde önemli bir yavaşlamaya yol açarak tüketicileri ve zayıf bilançoları olan firmaları etkiliyor.”

    DataTrek Research’ün Kurucu Ortağı Nicholas Colas, pazartesi günü yayınladığı bir notta, yüksek getirili tahvillerin alım-satım marjının yükselmediğini söyledi. Colas kurumsal tahvil piyasasının da “yerel ekonominin sağlam bir şekilde büyüme modunda kaldığına borsalar kadar ikna olduğunu” gösterdiğini söyledi.

    Ancak Apollo’ya göre yakın zamanda vadesi gelecek olan büyük miktarda riskli borç var ve bu borçlar ABD’deki borç piyasasının %20’sini Avrupa’nınsa yaklaşık %45’ini oluşturuyor. Geçen ay Moody’s, 2024 ile 2028 arasında vadesi dolan 1,87 trilyon dolarlık çürük dereceli tahvil olduğunu söyledi. Bu rakam geçen yılki 2023-2027 çalışmasında kaydedilen 1,47 trilyon dolardan %27’lik bir artışı işaret ediyor.

    Kaynak: Haber7.com

  • Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde ‘Bilim Kurulu’ kuruldu

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde ‘Bilim Kurulu’ kuruldu

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın faaliyet ve çalışma alanları için 16 üniversiteden 10 rektör ve 20 akademisyenin katılımı ile oluşturulan Bilim Kurulu, ilk toplantısını gerçekleştirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Kurul ile bakanlığımızın çalışma alanlarına ilişkin veri temelli, bilimsel ve bütüncül bir perspektifle daha güçlü politikaların hayata geçirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz” dedi.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde faaliyet ve çalışma alanları için oluşturulan Bilim Kurulu’nun ilk toplantısına Bakan Mahinur Özdemir Göktaş da katıldı. Bakan Göktaş, Bakanlık olarak politikalarında, bilimsel çalışmaları her zaman en önemli rehber olarak gördüklerini ifade ederek, “Bu anlayış, sosyal politikalarımızın etkinliğini artıran bir yaklaşımdır. Çünkü biliyoruz ki, veri temelli sosyal politikalar, toplumun ihtiyaçlarını daha doğru tanımamızı ve gidermemizi sağlar. Bilimsel çalışmalar, sosyal politika geliştirme anlamında önemli bir kriter. Geliştirdiğimiz politikaların çıktılarını bilimsel çalışmalara zemin olacak şekilde doküman haline getiriyor, yayınlıyoruz. Böylelikle elde edilen çıktılar, kurumsal hafızamızda yer ediniyor. Hem mevcut uygulamalarımızın etkinliğini artırıyor, hem de gelecekteki politikalarımız için sağlam bir zemin oluşturuyoruz” diye konuştu.

    ”562 BİLİMSEL ARAŞTIRMAYA İZİN VERDİK”

    Kurulun temel amacının çeşitli disiplinlerden gelen tecrübeleri bir araya getirip, toplumun ihtiyaçlarına yönelik politikaları şekillendirmek olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, “Halihazırda Bakanlık olarak, üniversiteler ve araştırma merkezleri ile yakın iş birliği içinde çalışıyoruz. Çalışmalarımız aynı zamanda bilimsel araştırmalara veri kaynağı oluyor. Lisans ve lisansüstü düzeydeki saha uygulamaları ve staj faaliyetlerine destek veriyoruz. 2019-2023 yılları arasında Bakanlığımıza bağlı kurum ve kuruluşlarda, 562 bilimsel araştırma gerçekleştirilmesine izin verdik. Bu sayede çalıştığımız alanlarda bilimsel bilginin üretilmesine güçlü bir zemin sağlıyoruz” diye konuştu.

    ”DAHA GÜÇLÜ POLİTİKALAR AMAÇLIYORUZ”

    Bakan Göktaş, Bilim Kurulu’nun sağladığı platformların, üniversitelerle olan diyaloglarını daha da ileriye taşıma konusunda kritik bir köprü görevi üstleneceğini söyleyerek, “Bugün ilk toplantısını gerçekleştirdiğimiz Bilim Kurulumuzun, politika geliştirme süreçlerimizin temel taşlarından biri olacağını ümit ediyorum. Bilim Kurulumuz, ülkemizin farklı bölgelerindeki 16 farklı üniversiteden 10 rektör ve 20 akademisyen olmak üzere alanında uzman kişilerden oluşuyor. Bu kurul ile bakanlığımızın çalışma alanlarına ilişkin veri temelli, bilimsel ve bütüncül bir perspektifle daha güçlü politikaların hayata geçirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

    ”ÇALIŞMA ALANLARI, 4 BAŞLIKTAN OLUŞUYOR”

    Bakan Göktaş, kurulun çalışma alanlarının ‘Aile ve Toplum Hizmetleri’, ‘Engelli ve Yaşlı Hizmetleri’, ‘Çocuk Hizmetleri’ ve ‘Kadının Güçlendirilmesi’ olmak üzere 4 temel başlıktan oluştuğunu belirterek, “Kurulumuzun çalışma esasları içerisinde komisyonlarımız ve çalışma gruplarımız belirlenecek. Bu komisyonlarımız; ulusal ve uluslararası bilimsel araştırma ve projelerinin geliştirilmesi, akademik ve saha çalışmalarına yönelik iş birliği ve koordinasyonun sağlanması ve güçlenmesi, Bakanlığın hizmet alanlarındaki güncel ve yenilikçi modellerin değerlendirilmesi, mevcut durum analizi ve risklerin saptanması, bilimsel çözüm önerilerinin sunulması, toplumsal farkındalık çalışmalarına yer verilmesi başlıklarında çalışacaklar” dedi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Altının gramı rekora doymadı! 2 bin TL ve üzeri beklentisi

    Altının gramı rekora doymadı! 2 bin TL ve üzeri beklentisi

    Altın fiyatları rekor kırmaya devam ediyor. Ons altın tarafında yaşanan yükseliş nedeniyle  altının gram tarafından da tüm zamanların rekoru kırıldı. Ahlatcı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Yücel Tonguç Erbaş, Haber7’ye yaptığı değerlendirmede, gram altında 2 bin TL ve üzerinin görülmesinin güçlü bir ihtimal olduğunu vurguladı, altın yatırımcısına tavsiyelerde bulundu. Erbaş, her geri çekilmenin altında alım fırsatı olacağını belirtti.

    ALTINDA YÜKSELİŞ TRENDİ GÜÇLENDİ

    Son dönemde Fed’in faiz artırımlarına ara vereceği beklentisi ve Fed Başkanı Powell’ın açıklamaların güvercinleşmesi nedeniyle altın fiyatlarına pozitif yansıyan en önemli etkenlerin başında geldiğini belirten Erbaş, ons altın fiyatlarında zaman zaman geri çekilme yaşansa da yeni zirvelerin görüleceğini söyledi. Gram altının ons altından etkilenmeye devam edeceğini ifade eden Erbaş, hem ons tarafında hem de gram tarafında getiri oranının yüksek olduğunu vurguladı. Gram altında bin 900 liraların üzerinin test edildiğine dikkat çeken Erbaş, altının gram tarafında 2 bin TL ve üzerinin görülmesinin güçlü bir ihtimal olduğunu belirtti. “Uzun vadeli altın yatırımcısı satış için beklemeye devam edebilir, yatırım yapmak isteyenler için ise her geri çekilme alım fırsatı” dedi. 

    “BORSADA YABANCI GİRİŞİ HIZLANABİLİR”

    Kredi Derecelendirme Kuruluşlarının notta iyileştirmeye gitmesinin, uluslararası kuruluşlardan Türkiye’ye ilişkin olumlu raporların gelmeye devam etmesinin, aynı zamanda ekonomi yönetimi tarafından atılan adımların, piyasalara olumlu yansıdığını belirten Erbaş, yeni yılda borsada yabancı girişinin artacağını vurguladı. Erbaş, “Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde yabancı girişi başlar, Mart ayından sonra ise hızlanır” dedi. Erbaş, borsada kısa vadede hedefin 7 bin 700 – 8 bin 500 aralığı olduğuna dikkat çekti. Yatırımcılara tavsiyelerde bulunan Erbaş, Mart ayı ve sonrasında ekonomik göstergelerin de netleşmesiyle borsada bir ralli yaşanabileceğine işaret etti. Erbaş, “Yatırımcılar portföylerinde yüzde 50 hisse senedi, yüzde 25-30 bandında altın, yüzde 20 TL sabit getirili bir tahvil bulundurabilir” diye konuştu. Erbaş, borsanın yeni yılda enflasyon üzerinde getiri getirmeye devam edeceğini de vurguladı.

     

    KAYNAK: HABER7

    Kaynak: Haber7.com

  • Sütaş ile CW arasında 5.5 milyon dolarlık anlaşma!

    Sütaş ile CW arasında 5.5 milyon dolarlık anlaşma!

    Hisseleri Borsa İstanbul’da işlem gören CW Enerji ile Sütaş arasında 5.5 milyon dolarlık işbirliği anlaşması imzalandı.

    İşbirliği güneş enerji santrali kurulumu üzerine oldu. 

    CW Enerji’den yapılan açıklamada;

    “Şirketimiz ile müşterimiz Sütaş Süt Ürünleri A.Ş. arasında, güneş enerjisi  santrali kurulumu gerçekleştirilmek amacıyla toplam 9250 kWe gücünde KDV hariç toplam 5.550.000,00 USD (BeşmilyonbeşyüzellibinAmerikandoları) (Sözleşme imza tarihi itibariyle bu tutar, TCMB  Döviz alış TL/USD kuru ile KDV hariç toplam 160.266.240,00 TL’dir.) tutarında olmak üzere iki ayrı sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu projelerin, 2024 yılı ikinci çeyreğin sonuna kadar tamamlanması planlanmaktadır.” denildi.

    CW Enerji’nin hisse senetleri yüzde 0,51 düşüşle işlem görüyor. 

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com