Kategori: Hayat

  • Antik lezzetler menülere giriyor

    Antik lezzetler menülere giriyor

    Arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkarılan tabletlerdeki menüler çıkarıldığı bölgenin turizmine kazandırılacak. Ülkemiz topraklarında milattan önce yaşamış Mezopotamya, Antik Yunan, Hitit, Lidyalılar ve Frigyalılar’ın yemek menüleri bundan sonra otel ve restoranlarda olacak. Turizmin gelişmesi için çalışan Türkiye, turistlere Anadolu’da yaşamış medeniyetlerin lezzetlerini tanıtacak.

    İÇ ANADOLU’DA EKMEK

    Hitit mutfağında, kayısı ezmesi, salatalıklı ve nohutlu beruwa o dönemde yenilen ezme, happena, güveçte pişirilmiş ballı zeytinyağlı et, kariya ızgara koyun ciğeri ve koyun yüreği gibi yemekler yapılacak. Hitit uygarlığında buğday ve ekmeğin meşhur olması sebebiyle ekmek yapımına özen gösterilecek.

    TARİFLERİ DE YER ALIYOR

    Mezopotamya’dan kalma yiyecekler, tuhu pancarlı bol taze otlu kuzu kavurma, me puhadi arpalı kuzu yahni gibi lezzetler Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki otel ve restoranlarda servis edilecek. Antik Yunan’da yer alan Herakles komedilerinde tasvir edilen ezilmiş fasulye gibi yemekler de menülerde yer alacak. Akdeniz yöresine ait menülerde üzümlü pilav, elma aşı, külünçe, ezme kebabı, etli semsek gibi özgün yemekler bulunuyor. Uzmanlar, yemeklerin yanı sıra tariflere de ulaşırken, tabletlerde yer alan yemekler dönemin şartlarına uygun araç ve gereçler ile pişirilip, servis edilecek.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • İsmail Kartal: Gerçek Fenerbahçe bu değil

    İsmail Kartal: Gerçek Fenerbahçe bu değil

    UEFA Avrupa Konferans Ligi H Grubu’nda mücadele eden Fenerbahçe, önceki akşam deplasmanda karşılaştığı Danimarka ekibi Nordsjaelland’a 6-1’lik skorla yenilirken, teknik direktör İsmail Kartal’ın karşılaşma sonrası oyuncularına sert çıktığı kaydedildi.

    Deneyimli teknik adamın, soyunma odasında yaptığı konuşmada, “Bu Fenerbahçe değil, bizim seviyemiz kesinlikle bu değil” diyerek söze başlarken, “Konsantrasyon futbolda çok önemli, konsantrasyon olmazsa başarılı olamazsınız. Biz bu kadar farklı yenilgi alacak, bu kadar kötü oynayacak bir takım değiliz. Ancak böyle oynarsak, rakibe bu kadar kolay şekilde pozisyon verirsek hiçbir maçı kazanamayız. Bu Fenerbahçe’nin seviyesi değil kesinlikle, bu Fenerbahçe değil. Konsantrasyonumuz yoktu, rakip kadar kazanma isteğimiz yoktu. Agresiflik hiç yoktu. Bu maç geride kaldı, önümüze bakmak ve güçlü bir şekilde ayağa kalkmak boynumuzun borcu. Yeni bir galibiyet serisi yakalamak zorundayız” dedi.

    Bu gönderiyi Instagram’da gör

    SPOR (@spor)’in paylaştığı bir gönderi

    “İşimizi doğru yapmalıyız”

    Takım kaptanları Dzeko ve Tadic’in de arkadaşlarıyla bir değerlendirme toplantısı yaptığı ifade edildi. Toplantıda kötü gidişe son vermek için herkesin daha fazla sorumluluk alması gerektiği yönünde görüş birliğine varıldı. Tadic, “Fenerbahçe ne olursa olsun böyle bir yenilgi alamaz. Bunun bahanesi olamaz. Utanç dolu bir mağlubiyet oldu. Fenerbahçe’ye yakışır mücadele edemedik. Önümüzdeki maçlarda seri galibiyetler alarak bu sancılı süreçten güçlenerek çıkmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

    Dzeko da son haftalarda hem bireysel hem de takım olarak iyi olmadıklarını ifade ederken, “Fenerbahçe’nin ismine yakışır futbolu sahaya koyamıyoruz. Böyle devam edemez, doğru oyunla daha iyi futbol oynamak zorundayız. İşimizi doğru yaparsak başarıya ulaşırız. Fenerbahçe’ye ve kendimize yakışan mücadeleyi ortaya koymalıyız’ dedi.

    Bu gönderiyi Instagram’da gör

    SPOR (@spor)’in paylaştığı bir gönderi

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • İzmir’de 10 milyon liralık vurgun yapan dolandırıcılık çetesi çökertildi

    İzmir’de 10 milyon liralık vurgun yapan dolandırıcılık çetesi çökertildi

    İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliğince; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Yönetmek’, ‘Üye Olmak’, ‘Nitelikli Dolandırıcılık’, ‘Pos Tefeciliği ve Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’ suçlarına ilişkin olarak uzun süreli yürütülen teknik ve fiziki çalışmalar sonucunda, liderliğini Ö.A.’nın yaptığı suç örgütüne İzmir merkezli Bursa, Manisa, Çorum ve Diyarbakır illerinde bulunan adreslerine özel harekat ve helikopter destekli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.

    69 şüpheli gözaltına alındı

    Suç örgütü üyelerinin farklı adreslerde kurmuş oldukları çağrı merkezi ofislerinde, ülkemizin birçok ilinde ve ilk belirlemelere göre 94 mağdur vatandaşımıza internet sitelerine verdikleri sahte kiralık ev ilanları ile kaparo ücreti adı altında hesaplarına para yatırttıkları ayrıca, kendilerini telefonda avukat ya da icra memuru olarak tanıtarak ‘adınıza açılan icra davaları var, sizi uzlaştırma için avukata yönlendiriyorum’ şeklinde farklı hayali mizansenler ile korku ve panik oluşturarak banka hesaplarına yaklaşık 10 milyon TL yatırtarak haksız kazanç elde ederek, çok sayıda dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdikleri tespit edildi. 65 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonlarda toplam 69 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

    Çeşitli türlerde uyuşturucu maddeler ele geçirildi

    Operasyonlarda yapılan aramalarda; 1 adet 6.35 ruhsatsız tabanca, 50 adet 6.35 mermi ve 149 adet 9×19 mermi, 1 adet Blow F92 ibareli kurusıkı tabanca ve 21 adet fişek, 879 gram Scanc uyuşturucu madde, 9.5 gram kristal diye tabir edilen uyuşturucu madde, 500 adet Galara 300 mg hap, 339 Adet Sumra hap, 9 Adet Sanavel Symra, 28 adet Xanax hap, alüminyum folyo içerisinde bir miktar metamfetamin uyuşturucu maddesi, 5 adet Bong düzeneği ve 1 adet hassas terazi, 4 Adet 22 ayar altın bilezik, 90 bin TL ve 1 adet para sayma makinesi ile 10 adet pos cihazı ve çok sayıda dijitaller ele geçirildi.

    Şüpheliler hakkında adli işlemler başlatıldı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Tiyatro ve sinema sanatçısı Can Gürzap hayatını kaybetti

    Tiyatro ve sinema sanatçısı Can Gürzap hayatını kaybetti

    Tiyatro ve sinema sanatçısı Can Gürzap 79 yaşında hayatını kaybetti.

    Can Gürzap kimdir?

    İstanbul’da 1944’de dünyaya gelen sanatçı, ilk tiyatro eğitimini, kendisi gibi sanatçı olan babası Reşit Gürzap’tan aldı. Kurucusu olduğu doğru, güzel, etkileyici konuşma eğitimi veren “Dialog” adlı okulda da görev yapan Gürzap, Devlet Tiyatrolarında 40’a yakın oyunda yönetmen ve oyuncu olarak görev aldı.

    Sinema ve aralarında “Kartallar Yüksek Uçar”, “Ateşten Günler”, “Yorgun Savaşçı”, “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” ve “Medcezir”in bulunduğu birçok dizide de yer alan Gürzap, “Tiyatro Dialog” adıyla kendi tiyatro topluluğunu da kurmuştu.

    Birinci Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Emek Ödülleri, Küçük Sahne Sadri Alışık Tiyatrosu’nda düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Can Gürzap (sol 3), ödülünü aldı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Rahmiye anneyi uğurladık

    Rahmiye anneyi uğurladık

    Albayrak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Albayrak’ın kayınvalidesi; Albayrak Holding Yönetim Kurulu Üyeleri Bayram Albayrak, Nuri Albayrak, Kazım Albayrak, Mustafa Albayrak ve Muzaffer Albayrak’ın yengeleri Rahmiye Günaydın, 87 yaşında kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Rahmiye Günaydın için dün öğle namazını müteakip Fatih Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Kılınan cenaze namazının ardından Günaydın’ın naaşı, Zeytinburnu Kazlıçeşme Mezarlığı’ndaki aile kabristanlığına defnedildi.

    SEVENLERİ YALNIZ BIRAKMADI

    Reis’ül Kurra Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Hocaefendi’nin yeğeni Rahmiye Günaydın’ın çocukları Yunus, Orhan, Asım, Muhammed Ercan Günaydın, Ayşe Albayrak, Suzan Çakır, Nagihan Aşıkkutlu’yu acı günlerinde ailesi ve yakınları yalnız bırakmadı. Cenaze törenine Albayrak Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Albayrak, Nuri Albayrak, Kazım Albayrak, Muhammed Sinan Albayrak, eski Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, Albayrak Holding Reklam Müdürü Abdullah Hanönü, Albayrak Holding Kurumsal İletişim Müdürü Esad Sivri, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan katıldı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Gazze ve boykot silahı

    Gazze ve boykot silahı

    ABD ve müttefiklerinden oluşan sömürgeci güçlerin desteğini arkasına alan İsrail’deki Siyonist rejimin en son Gazze’de gerçekleştirdiği soykırım tarihin ender gördüğü zulümlerden birisidir. Tahrif ettikleri kutsal kitapları merkeze alarak ve hahamlardan aldığı fetvalar ile sivil insanlara en hayati ihtiyaç maddelerinden olan suyu ve elektiriği kesmeleri, ekin tarlalarını imha etmeleri, ekmek fırınlarını vurmaları, denizde avlanmaya çıkabilmiş balıkçıların teknelerini batırmaları, evlere el koymaları, hastaneleri bombalamaları, bebeklik çağındaki çocuklardan seksen yaşındaki ihtiyarlara, hamile kadınlara varıncaya kadar sivil halkı özellikle katletmeleri, anneleri ile giden çocukları cebren alıp tutuklamaları hatta direnenleri keyfi şekilde öldürmeleri, kendilerine insani yardım ulaştırılmasını engellemeleri tarihin ender gördüğü zulümlerden birisidir. Bugün Siyonistlerin bombaları altında sekiz bin civarında çocuğun katledildiği biliniyor. Bu Firavun’un tutumudur.

    DÜNYA GÖZ YUMUYOR

    Siyonistlerin işledikleri insanlık suçuna rağmen egemen güçlerin tepki bir yana soykırımı desteklemeleri ise Gazze halkının Müslüman olmalarından kaynaklanıyor. Ukrayna saldırısında Rusya’ya gösterilen devletler düzeyindeki haklı tepkinin ve duyulan derin kaygının Gazze insanından esirgenmesi bununla ilgilidir. “İslam Radikalizmine!” karşı gösterilen duyarlılığın “Radikal Dinci” İsrail’in Siyonist başbakanı Netanyahu’ya gösterilmemesi bir tarafa desteklenmesi yine bununla ilgilidir. İslam devletleri söz konusu olduğunda BM’den alınan kararlara uymadıkları gerekçe gösterilerek ittifak halinde operasyonlar düzenlenerek tarumar edilmeleri İsrail’in hiçbir BM kararına uymaması bir yana meydan okuyucu tavrına rağmen himaye görmesi yine bununla ilgili bir konudur. Bu iki yüzlü tutum insanlığın ve insani değerlerin özellikle de Müslümanların ne kadar büyük bir risk altında olduğunun belgesidir.

    MÜSLÜMAN REFLEKSİ KAYBOLDU

    Modern iletişim araçlarının imkanlarıyla tüm dünyanın gözü önünde cereyan eden bu olaylar bilinen bazı gerçekleri bir kez daha teyit etti. Bunlardan bazılarını şu şekilde ifade edebiliriz:

    Birincisi, Batı dünyasının iki yüzlü tavrı açık bir şekilde gösterdi ki haç-hilal mücadelesi adı konmamış bir şekilde farklı araçlar üzerinden devam ediyor, İslamofobik eylemler bir devlet politikası olarak bazen açık bazen de örtük biçimde destekleniyor.

    İkincisi İslam dünyasının yenilmişlik-ezilmişlik sendromu içinde bulunduğu ve bunun getirdiği zillet, dağınıklık zulme sessizliği getiriyor.

    Üçüncüsü Oryantalizmin İslam alemi üzerindeki siyasi, kültürel ve ekonomik projeler kimlik kaybı sebebiyle “Müslüman refleksi”nin yok olmasına neden oldu. Öte yandan Batı’nın kolonyal politikalarının gönüllü kabulü ile İslam’ın dünyaya sunacağı imkanlar heba ediliyor.

    Dördüncüsü ABD ve AB ülkelerinin tüm dünyaya ayar vermede kullandıkları ve her türlü siyasal, sosyal, felsefi, ekonomik hatta teolojik tartışmaların merkezine yerleştirdikleri insan hakları, özgürlük gibi kavramları sömürü düzenin devamı için araçsallaştırdıkları daha da netleşti.

    KÖTÜLÜĞÜ ÖNLEMEK İÇİN!

    Orta ve uzun vadede İslam aleminin zaman kaybı olmaksızın tekrar kendi ayarlarına dönerek Müslüman refleksi kazanması için devletler düzeyinde politikalar belirlemeye ihtiyacı var. Şu anda acil olarak yapılabilecek en etkili silahlardan birisi ise ekonomik boykot.

    İkiyüzlü dünyada ve İslam aleminden az önce sayılan sebepler dolayısıyla devletler düzeyinde bugün için toplu bir hareketin imkansız olduğu dikkate alınırsa zulme duyarlı her bir insanın Siyonistlerin politikalarına destek veren kişi ve kuruluşların ürettikleri mal ve hizmetleri boykot etmesi etkili bir yol olarak görülebilir. Bu, kötülüğü önlemeye dönük takdire değer bir eylemdir.

    İslam’ın iki ana kaynağı olan ayetler ve hadisler herkesi gücü ile orantılı olarak iyiliği hâkim kılmak ve kötülüğü engellemekle görevlendirir. Bir insanın güç kullanarak ya da dili ile söyleyerek engel olamadığı bir kötülüğe rıza göstermediğini farklı şekilde aksiyon alarak ortaya koyması gerekir. Bugün bu yollardan birisi ekonomik boykottur. Bu tutum mazluma iyilikte ve zalimi engelleme çabasında yardımlaşmanın bir şeklidir.

    MÜMİNLER BİR VÜCUDUN ORGANLARI GİBİDİR

    Hz. Peygamber dayanışma konusunda müminleri bir vücudun organlarına benzetir. Buna göre organlardan birisinin maruz kaldığı rahatsızlığı diğerlerinin de hissettiği gibi müminler de kardeşlerinden birisinin başına gelen bir belayı hissetmeli ve onlarla dayanışma içinde olmalıdır. Hz. Peygamberin bu hadisi, ekonomik boykot yoluyla verilecek tepkiyi de içine alacak şekilde yorumlanabilir. Çünkü günümüzde ekonomik boykot, zulmü engellemek için dayanışma içinde olmanın etkili yollarından birisidir. Bu tür eylemler devletler düzeyinde yapılabilirse daha da güçlü bir etkiye sahip olur. Ancak az önce bahsedildiği üzere İslam aleminin parçalanmış hali şimdilik buna engel gibi gözükmektedir.

    Bugün Gazze’de yaşananlar daha genel ifadesiyle Filistin meselesi sadece belli bir bölgenin ve oradaki insanların sorunu değil. İnsanı insanlığından utandıran katliamlar ve uygar dünyanın ona verdiği desteğe bakıldığında bu bir ahlak sorunudur ve tüm insanlığın meselesidir. Artık günün bütün etkili araçları vasıtasıyla bu zulmü durdurmanın yolu bulunmalı, adil ve yaşanılabilir bir dünya kurmak için çabalar artırılmalıdır.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • ‘TRT World Forum 2023’ için geri sayım başladı

    ‘TRT World Forum 2023’ için geri sayım başladı

    Hazırlıkları yaklaşık 1 yıldır süren “TRT World Forum 2023” için geri sayım başladı. 8-9 Aralık’ta İstanbul’da düzenlenecek olan dev etkinlik, dünyadan önemli isimleri bir araya getirecek. Bugüne kadar birçok ülkeden 8 bin 500’den fazla konuk ve 651 konuşmacıyı bir araya getiren “TRT World Forum”, bu yıl da dünyanın farklı coğrafyalarından akademisyen, siyasetçi, sivil toplum çalışanı, düşünce kuruluşu uzmanı, bürokrat ve gazeteciden oluşan 153 ayrı konuşmacının katılımıyla dünya gündemine ışık tutacak. Bu yıl “Birlikte Gelişmek: Sorumluluklar, Eylemler ve Çözümler” teması ile 7’ncisi düzenlenecek; hem küresel hem de bölgesel öncelik ve gündemleri tanımlayan uluslararası bir konferans olan “TRT World Forum 2023”, küresel problemleri masaya yatırmayı ve çözüm önerileri getirmeyi hedefliyor.

    2017 yılından bu yana gerçekleştirilen tüm TRT World Forumlara katılarak Türkiye ve dünya gündemine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan ve söylemleri dünya basınında da yoğun ilgi gören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu seneki foruma da katılacak.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılış konuşmasıyla başlayacak olan etkinlikte; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve bakanlar da yer alarak önemli konu başlıklarında açıklamalarda bulunacak.

    8-9 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek etkinlikte öne çıkan konu başlıkları arasında uluslararası güvenlik, enerji ve iklim, ekonomi, teknoloji, yapay zekâ, medya ve kamu yayıncılığı ve politika yer alıyor. Açılış konuşmaları, açık oturumlar ve uzmanlarla yuvarlak masa toplantılarının yer alacağı etkinlikte, dünyanın dört bir yanından yerli ve yabancı yüzlerce siyaset yapıcı, iş insanı, akademisyen, gazeteci gibi birçok fikir önderi bir araya gelecek.

    Açık oturum başlıkları arasında; “Türkiye Yüzyılı Vizyonu: Sistem Kurucu Bir Aktör Olarak Türkiye”, “İsrail’in Gazze Savaşı: İnsani Kriz ve Barış Beklentileri”, “Jeopolitiğin Geri Dönüşü: Yeni Yüzyılda Rekabetler ve Yeniden İttifaklar”, “Dijital Çağda Kamu Yayıncılığı: Zorluklar ve Fırsatlar”, “Küresel Ekonomiyi Yeniden Şekillendirmek”, “Çok Bilmiş Yapay Zeka: Yaratıcı Potansiyel mi, Yıkıcı Musibet mi?”, “Bölünmüş/Birleşmiş Milletler: Etkin Çok Taraflılık İçin Çalışmak”, “İnsanlığı Güçlendirmek: Sosyal Krizlerin ve Eşitsizliklerin Ele Alınması”, “Gıda, Su ve Enerji Güvenliğinin Kritik Bağlantısı” yer alıyor.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Bergama Şehit Cemil Canan Çiçek İmam Hatip Ortaokulu’nda TÜBİTAK Bilim Fuarı düzenlendi

    Bergama Şehit Cemil Canan Çiçek İmam Hatip Ortaokulu’nda TÜBİTAK Bilim Fuarı düzenlendi

    Okul idaresi, öğretmenler, öğrenciler ve veliler ile birlikte bir ekip çalışması içinde yürütülen projeler çevre okulların ziyareti, farklı okullardan gelen öğretmen ve öğrencilerle geniş kitlelere yayılıyor.

    Hakan Koştu: Bu projeler çocuklarımızın ufkunu genişletiyor

    Hakan Koştu: Bu projeler çocuklarımızın ufkunu genişletiyor

    Bergama Şehit Üsteğmen Cemil Canan Çiçek İmam Hatip Ortaokulu TÜBİTAK Bilim Fuarı’nda konuşan Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu; “Bugün gençlerimizin hazırladığı projeleri görmek için buradayız. TÜBİTAK’ın Milli Eğitim Bakanlığı ile yapmış olduğu bu işbirliği sayesinde çocuklarımızın gençlerimizin ufkunu açmak için çok büyük bir imkân sağlıyor. Bunun bizim için değeri geçmişte bu imkânların olmayışı ve şu an yürütülmesi. Ülkemizin artık tabanı ve tavanı arasında çok güçlü bağlar bulunuyor. Kurumlarımız birbirine bağlı ve uyumlu hale geldi. Geleceğe çok daha emin adımlarla yürüyen nesiller yetiştirmek üzere bu çocuklarımızla beraberiz. TÜBİTAK’a, Milli Eğitim Bakanlığı’na, Bergama İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne çok teşekkür ederim. Çok değerli öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize de teşekkür ediyorum. Bizler Türk toplumu olarak bin yıldır  bu topraklarda tutunuyoruz ve inşallah nice nice bin yıllar boyunca var olacağız. Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutladığımız bu günlerde değerlerimizi geleceğe taşıyacak olanlar bizden sonraki nesiller olacaktır. Onların yapmış olduğu bu çalışmalar küçük gibi görünen bu projeler ileride çok büyük keşifler sağlayacak. Eğer bugün bizler savunma sanayimizle ve birçok teknolojik gelişmelerde ileri gidebildiysek bir takım buluşların önünü açmasıyla oluşmuştur. Eğer bugün bunları yapmasaydık yerli ve milli teknolojilere kavuşmasaydık bugün ülkemizin içinde bulunduğu durum çok farklı olabilirdi. Yapılan çalışmaları bu anlamda çok değerli buluyorum. Bu çalışmaları daha ileri götüreceğiz. İnşallah tüm çocuklarımızın çok güzel meslek sahibi olup ileride çok daha iyi yerlerde göreceğimizi biliyorum” dedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • İstanbul Valiliği duyurdu: Fırtına nedeniyle bir kişi hayatını kaybetti

    İstanbul Valiliği duyurdu: Fırtına nedeniyle bir kişi hayatını kaybetti

    Sağanak ve kuvvetli yağış nedeniyle, Tuzla’da balıkçı tekneleri alabora olurken Beyoğlu Hasköy Caddesi’nde biriken yağmur suları nedeniyle araçlar güçlükle ilerledi. Şişli’de fırtınanın da etkisiyle trafik levhası devrildi. Sarıyer’de Balabandere Caddesi’ni su basarken Silivri’de de dere taşınca yatak çevresindeki ev ve yolları su bastı.

    Valilikten yapılan açıklamada, “Salı günü, İstanbul’da Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine dayanılarak, yağış ve fırtınaya bağlı oluşabilecek olumsuzluklara karşı Sarı kodlu uyarı yapılmıştır. İstanbul, yapılan bu uyarıya paralel olarak salıyı, çarşambaya bağlayan gece saatlerinde, fırtına ve yağışın etkisi altına girmiştir” denildi.

    Kuvvetli yağış ve fırtına nedeniyle İstanbul’da yaşanan olaylar ise şu şekilde sıralandı.

      İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen havalimanında seferler planlandığı şekilde devam etmektedir. 

      DO 7, BUDO 5 olmak üzere toplam 17 sefer olumsuz hava koşulları sebebi ile iptal edilmiş, boğaz trafiği iki yönlü trafiğe kapatılmıştır.

      Ekiplerimiz, İstanbul genelinde 9 su baskını, 27 çatı uçması, 43 ağaç devrilmesi, 1 toprak kayması, 66 tehlike arz eden parça ve 2 direk devrilmesi olmak üzere toplam 148 olaya müdahale etmiştir. 

      Saat 01.07’de Bakırköy İlçesi Zeytinburnu sahilinde “Kadriye Ana” isimli yakıt yüklü gemi kıyıya yakın bölgede karaya oturmuş olup, gemi mürettebatı Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tahliye edilmiştir. Olayda yaralı ve can kaybı bulunmamaktadır. 

      Saat 02.44’te Kağıthane ilçesi Emniyet evleri mahallesi Büyükdere caddesinde direk devrilmesi sonucu yaralanan vatandaşımız kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir. 

      Saat 10.42’de Eyüpsultan İlçesi Esentepe mahallesi Gaziosmanpaşa caddesi üzeri inşaat alanında meydana gelen toprak kayması sonucunda 3 adet gece kondu tedbir amaçlı boşaltılmış, evlerde yaşayan vatandaşlar otellere ve misafirhanelere yerleştirilmiştir. 

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Bizi ölümle tehdit ediyorlar

    Bizi ölümle tehdit ediyorlar

    Dünyaca ünlü Filistin kökenli Amerikalı modeller Bella ve Gigi Hadid’in babası Mohamed Hadid, İsrail’in Gazze işgali nedeniyle güneye kaçan sivilleri televizyonlarda görünce, annesinin 75 yıl önce yaşadıklarının gözünde canlandığını söyledi. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle Avrupa’dan kaçtıkları için evlerinde misafir ettikleri iki Yahudi göçmen aile tarafından kapının önüne koyulduklarında henüz 9 günlük bir bebek olan Hadid, Gazze’de 7 Ekim’den bu yana süren İsrail saldırılarını AA muhabirine New York’ta değerlendirdi.

    BİZİ KENDİ EVİMİZE ALMADILAR

    Filistin doğumlu iş insanı Hadid, 1946’da Avrupa’dan kaçarak gemiyle Hayfa Limanı’na yanaşan Polonya ve Macaristan kökenli Yahudi göçmenlere Filistin halkının kapılarını açtığını anlattı. Babasının da iki Yahudi aileyi Safed’de bulunan evlerine aldığını söyleyen Hadid, annesinin bundan 2 yıl sonra kendisini dünyaya getirmek için babaevinin bulunduğu Nasıra’ya gittiğini belirtti. İlk İsrail-Filistin Savaşı’nın başladığı 1948’de dünyaya geldiğini söyleyen Hadid, “Ben henüz dokuz günlükken, annem iki yaşındaki ablamı da yanına alarak Safed’deki evimize dönmüş. Hayfa Üniversitesinde profesör olan babam da evde değilmiş. Annemle ailemize ait olan kısma geldiğimizde bizi içeri almamışlar.” dedi. Hadid, mülteci durumuna düştüklerini anlayan annesi Khairiah Hadid’in, çocuklarının yolda üşümemesi için evden battaniye almak istediğini ancak Yahudi ailenin onları eve almadığını kaydetti. Hadid, Gazze’de saldırılardan kaçan sivillerin görüntüsünün, annesinin çocuklarıyla Suriye’ye giderken günlerce dağlık arazide kah hayvan sırtında kah yürüyerek yol kat etmelerine ve günler sonra Suriye’de mülteci kampına varmalarına dair anlattıklarını hatırlattığını ifade etti. Babalarıyla da günler sonra bu kampta bir araya gelebildiklerini söyleyen Hadid, “Henüz 9 günlük olduğum için hiçbir şey hatırlamıyorum. Ama ekranda gördüklerim annemin beni bir mülteci kampına canlı ulaştırabilmek için verdiği mücadeleyi ve yaşadığı zorlukları hissettirdi.” dedi.

    Ölüm tehditleri alıyoruz

    Bella ve Gigi Hadid’in, Filistin’e yönelik dikkati çeken sosyal medya paylaşımlarına atıfta bulunan Hadid, şu değerlendirmede bulundu: “Çocuklarım doğa ve dünyada insanların başına ne geliyorsa sezgilerini izlerler. Türkiye’deki deprem felaketinden tutun da Afrika’daki açlığa, Güneydoğu Asya’daki evsizliğe, UNICEF için okul yapmaya kadar yıllardır hep bu konularda katkı sundular.” Hadid, halihazırda Gazze’ye yönelik saldırıların, ailesine yönelik eleştirileri de tehlikeli düzeye çıkardığına dikkati çekerek “Çok sayıda tehdit alıyoruz. Ölüm tehditlerinden telefon numaralarımızı değiştirmek zorunda kaldık.” diye konuştu.

    Vatan toprağına gömülemediler

    Hadid, dünyanın en büyük acısının, insanların ölü veya diri olarak doğdukları topraklara dönememesi olduğunu dile getirdi. Annesi, babası ve babaannesinin doğup büyüdükleri topraklara gömülmeyi vasiyet etmelerine rağmen bunu yerine getirememesini, hayatının en büyük üç acı olayı olarak nitelendiren Hadid, “Anne ve babamı da ABD’de defnetmek zorunda kaldık. Ben de doğduğum topraklarda gömülmeyi isterdim.” dedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com