Kategori: Hayat

  • Cevdet Yılmaz: Asgari ücrette denge gözetilecek

    Cevdet Yılmaz: Asgari ücrette denge gözetilecek

    ANKARA (İGFA) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Yayıncılar Federasyonu’nun düzenlediği organizasyonda gazeteciler ile bir araya geldi.

    Yılmaz, İhracatçılara sağlanan desteklerden Türkiye’nin büyüme hızına, asgari ücretten emekli aylık artışlarına, deprem harcamalarından kira artışlarına pek çok konuda açıklamalarda bulundu.

    TRT Haber’in aktardığı habere göre Yılmaz, açıklamasında şunları kaydetti:

    “Şimdi öncelikle asgari ücreti tartışırken yapılanlardan başlamak gerekir. Asgari ücrete bu yıl biliyorsunuz yüzde 107 artış gerçekleştirildi. Asgari ücret artışı enflasyonun üstünde gerçekleşti. Reel olarak asgari ücreti koruyucu çok ciddi tedbirler alındı. Yaptığımız artışlara ilaveten yine geçen yıl tarihi bir adım attık ve asgari ücrete kadar tüm ücretlerde vergi muafiyeti getirdik. Sadece bu muafiyetin tutarı 500 milyar lira civarında. Yani buna vergi harcaması diyoruz. Dolayısıyla asgari ücret anlamında çok önemli bir çerçeve oluştu. Bu müzakere sürecine gelecek olursak, müzakereler üçlü bir şekilde yürütülüyor. Yani sadece kamunun bu konuda perspektifini paylaşması yeterli değil elbette. İşin kamu, işçi ve işveren tarafı var. Sosyal diyalog dediğimiz bir mekanizmayla bütün şartlar belirleniyor. Sosyal diyalog mekanizmaları çalışmadan önce yorum yapmayı doğru bulmuyorum”.

    “ARALIK AYI İÇİNDE SOSYAL DİYALOG MEKANİZMASI ÇALIŞACAK”

    “Görüşmeler başlayacak, Aralık ayı içinde sosyal diyalog mekanizması çalışacak. Orada elbette işçilerimizin refah beklentileri, işletmelerimizin de rekabet gücünü devam ettirme, istihdamı devam ettirme gibi beklentileri olacaktır. Kamu kesimi de bu dengeyi gözetecektir diye düşünüyorum. Dolayısıyla bu üçlü mekanizmanın, diyalog mekanizmasının işleyişini gördükten sonra yorum yapmak daha doğru olur.”

    “EYT DAHA BİTMİŞ BİR SÜREÇ DEĞİL”

    Öte yandan emeklilikle ilgili primle ücret arasında aktüeryal denge olması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Sürdürülebilirlik açısından bu böyle. Emekli maaşını primlerle ödüyoruz, çalışanlar prim ödüyor o primlerle emeklinin maaşını ödüyoruz. Normalde 3-4 çalışan olmalı ki bir tane emeklinin maaşını ödeyebilelim. Türkiye’de bu denge özellikle EYT’den sonra oldukça düşük düzeylere gerilemiş durumda. EYT daha bitmiş bir süreç değil. 2 milyon insan emekli oldu ama daha gelecek 3 milyon kişi daha var. Böyle bir yükle de karşı karşıyayız. Bunun da ilerisi için yansımaları var. Bu hakikaten sosyal güvenlik sistemimiz üzerinde çok önemli bir baskı unsuru oluşturdu. Bu durumu bütçemizin imkanları dahilinde elimizden geldiğince yönetmek durumundayız.” diye konuştu.

  • Kocaeli’nin yüksek kesimlerinde tüm yollar açık

    Kocaeli’nin yüksek kesimlerinde tüm yollar açık

    KOCAELİ (İGFA) – Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarısı ile hafta sonu ilimizde etkisini gösteren fırtınanın yanı sıra yüksek kesimlerde de kar yağışı görüldü. Cumartesi gece yarısından itibaren nöbet listesi oluşturan ve önlem alan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Karla Mücadele Ekipleri, yüksek kesimlerde kar küreme ve tuzlama çalışması yaptı. Ekipler 24 saat nöbetteydi.

    Büyükşehir Belediyesi Karla Mücadele ekipleri, karla mücadelede tecrübe ve özverili çalışmalarını bir kez daha ortaya koydu. Ekipler karla mücadele çalışmaları kapsamında yollarda kapanma, buzlanma olmaması için kar küreme ve tuzlama çalışmaları ile yolları sürekli açık tuttu. Kocaeli’nin tüm ilçelerinde yüksek kesimlerde yol açma ve tuzlama çalışmaları yapıldı. Ekipler öz verili bir şekilde canla başla çalışarak yolların kapanmaması, vatandaşların ulaşım noktasında problem yaşamaması için çalıştı.

  • Hatay’dan taşkınlara hızlı müdahale

    Hatay’dan taşkınlara hızlı müdahale

    HATAY (İGFA) – Meteoroloji ve AFAD’dan gelen uyarılar doğrultusunda teyakkuz halinde olan HBB’nin tüm birimleri, bölgede yaşanan olumsuzluklara karşı hızlı müdahalelerde bulundu.

    HATSU, Fen İşleri, İtfaiye ve Zabıta Daireleri başta olmak üzere tüm birimleri ile aralıksız mesai yapan HBB, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden deniz suyu taşması sebebiyle risk altındaki bölgelerde yaşayan vatandaşları korunaklı alanlara tahliye etti.

    Başkan Savaş, İskenderun’da denizin yükselmesiyle bazı cadde ve sokakların sular altında kalması üzerine sahil kıyı şeridinde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.

    İTÜ, İSKENDERUN İLÇEMİZİN DOLGU SAHİLİNDDE 1 METRELİK ÇÖKME TESPİT ETTİ

    Çalışmaları yerinde takip eden Başkan Savaş, “Yurdun birçok yerinde olduğu gibi Akdeniz’de de özellikle İskenderun’da şu anda fırtınalı bir denizle karşı karşıyayız. Bugün öğleden sonra saat 4.00-4.30’tan itibaren dalgalar arttı ve İskenderun’un tamamında, özellikle dolgu alanlarının olduğu alanlarda caddelerimizi su bastı. Şehir içlerine kadar da ulaştı. Teyakkuz halindeki hem zabıta hem itfaiye hem de HATSU ekiplerimiz, bütün bu sahillerde çalışmakta ama denizden fırtına sebebiyle sürekli gelen su, sahillerimiz doldurmakta. Tabii ki, depremden hemen sonra özellikle bu dolgu alanlarında balıkçı barınağından camiye kadar olan yaklaşık bir kilometrelik kısımda ortalama bir metrelik çöküntü oldu. Hemen, caddeden sonraki apartmanlarda da ortalama 40-42 cm’lik bir çöküntüyle karşı karşıya kaldık.” açıklamalarında bulundu.

    Depremden 2 ay sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Bölüm Başkanlığı tarafından yapılan incelemelerde çöküntüler tespit edildiğini aktaran Savaş, deniz kenarındaki dolgu alanlarının önündeki tahkimatın hemen yapılmasını talep ederken yapılacak olan tahkimat aracılığıyla da denizin dalgalı durumlarında oluşabilecek su baskınlarının önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.

    Başkan Savaş, yağış ve fırtınadan etkilenen tüm hemşehrilerine ve özellikle İskenderunlulara geçmiş olsun dileklerini sundu.

    Ayrıca Hatay Büyükşehir Belediyesi birimleri, Jandarma Genel Komutanlığı iş birliği içerinde vakalara müdahale etti.

    Hatay Büyükşehir Belediyesi yetkilileri; vatandaşların 112 ile ALO 153 ve 185 HATSU hatlarını yaşanabilecek olumsuzluklara karşı Büyükşehir ekiplerine ulaşabileceklerini hatırlattı.

  • Bursa İnegöl’de bin öğrenciye 1,5 milyon TL eğitim yardımı

    Bursa İnegöl’de bin öğrenciye 1,5 milyon TL eğitim yardımı

    BURSA (İGFA) – İnegöl Belediyesi’nin eğitim yardımları kapsamında daha önce yapılan duyurular üzerine başvurular toplanmıştı.

    İnegöl Belediyesine eğitim yardımı için 2 bin 89 kişi başvuru yaparken, bin öğrenci burs almaya hak kazandı. Bin 500’er TL’lik 2 taksit şeklinde toplam 3 bin TL eğitim yardımı almaya hak kazanan öğrencilere, toplamda 3 milyon TL ödenek ayrıldı.

    Eğitim yardımlarının ilk taksit ödemeleri ise bugün öğrencilerin hesabına yatırıldı. İkinci ödemeler ise Ocak ayında yapılacak.

    İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, bugün eğitim yardımlarına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğünün çalışmalarına ilişkin bilgiler veren Başkan Taban, “Umuteli Derneğimiz ve Sosyal Yardımlaşma Müdürlüğümüzün katkılarıyla gerçekleşen eğitim yardımlarımız hakkında bir duyuru için bir aradayız. İnegöl Belediyemizin Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve onunla paydaş olan Umuteli Derneğimiz var. Burada çok ciddi anlamda yıl boyunca çalışmalar yapılıyor. Dönemimiz içerisinde toplam 8 bine yakın dosya açıldı. Gıda Yardımları kapsamında; rutin gıda yardımları ile ramazan ayı ve pandemi süreci de dahil toplam 26 bin 222 aileye gıda yardımı yapılmıştır. Giyim Yardımları kapsamında; 1230 aileye merkezimizden ve giyim mağazalarından giyim yardımı yapılmıştır. 518 aileye eşya yardımında bulunuldu. 897 aileye yaklaşık 300 bin öğün sıcak yemek yardımında bulunulmuştur. 156 ailenin belirli aralıklarla ev temizliği hizmetleri gerçekleştirildi. 67 ailenin evi tadilat yapıldı. 120 aileye tekerlekli sandalye ve akülü araç desteği verildi. 63 aileye medikal ürün ve cihaz yardımıyla hasta bezi yardımı yapılmıştır. 2487 aile ve toplam 9948 kişiye ısınma yardımı yapılmıştır. Çocukları askere giden 344 aileye asker aile yardımında bulunulmuştur. 656 aileye 1200 kg et yardımı evlerine teslim edilmiştir. Dönemimiz içerisinde toplamda kırtasiye yardımı, eğitim yardımı ve tez desteği olmak üzere 14 bin 077 öğrenciye eğitim desteği sağlandı” diye konuştu.

    “HEDEFİMİZ BAŞVURAN TÜM ÖĞRENCİLERE BURS VERMEK”

    “Burada sadece İnegöl Belediyesi’nin katkısı yok. Hayırseverlerimizin de destekleriyle bu çalışmalar yapılıyor” sözleriyle konuşmasına sürdüren Başkan Taban, “Pek çoğu da isminin duyulmasını istemiyor. Ben hayır yapanlara çok teşekkür ediyorum. Bugün asıl toplanma amacımız da öğrencilerimize yapılacak eğitim yardımlarıyla ilgili. Bir çağrıya çıkarak başvuru toplamıştık. 2 bin 89 üniversite öğrencimiz başvuruda bulundu. Online başvurular neticesinde oluşturduğumuz bütçe kapsamında 1000 öğrencimize bu desteği veriyoruz. Hedefimiz inşallah başvuruların tamamına da burs verebilmek. Yardımların kapsamını da çeşitlendirmek istiyoruz” dedi.

    “Bugün itibariyle öğrencilerimizin hesaplarına eğitim yardımları geçmeye başladı. İkinci taksit ise Ocak ayında hesaplara yatacak. Burada bin öğrencimize 2 taksit halinde toplam 3’er bin TL eğitim yardımı yatırılacak. Burada kardeşlerimize bir nebze de olsa yanlarında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz. Gençlerimizi, öğrencilerimizi ben çok iyi anladığımızı ifade edebilirim.”

  • TANAP’tan doğal afet tatbikatı

    TANAP’tan doğal afet tatbikatı

    YOZGAT (İGFA) – Türkiye’nin doğal gaz arz güvenliğinin artırılması ve arz kaynaklarının çeşitlendirilmesini amaçlayan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP), olası bir doğal afette hattın ve çalışanlarının güvenliğini sağlamak üzere potansiyel bir senaryo üzerinden tatbikat gerçekleştirdi.

    Tatbikat kapsamında, Yozgat ilinden geçen boru hattı güzergahında Richter ölçeğine göre 6.8 büyüklüğünde deprem ve deprem sonrası meydana gelmesi muhtemel olan heyelan senaryosu üzerine tüm çalışanların katılımıyla başarılı bir uygulamaya imza atıldı.

    Sabah saatlerinde başlayan tatbikat boyunca TANAP birimleri görevleri kapsamında alarma geçerek, jeolojik bir tehlike olup olmadığının gözlenmesi için havadan drone incelemeleri, boru hattı boyunca hasar tespiti, olası risk ve tehditlerin kontrolü için vana kontrollerini ve bakımlarını gerçekleştirdi.

    Yaklaşık 72 saat süren tatbikat öncesinde bölge basınına, konu ile ilgili bilgilendirme yapılarak herhangi tehlikeli bir durum olmadığı, hareketliliğin tatbikat nedeniyle yaşandığı aktarıldı.

    TANAP, Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması ve farklı doğa afetleri yaşama potansiyeli olması sebebiyle boru hattının geçtiği il ve ilçelerde birçok kriz senaryosu üzerinde yoğunlaşarak hattın ve çalışanların güvenliğini sağlamak için tatbikatlar düzenlemeye devam edeceği öğrenildi.

  • Depreme karşı çelik direnci… 1999 depremi çelik yapılara yönlendirdi

    Depreme karşı çelik direnci… 1999 depremi çelik yapılara yönlendirdi

    ANKARA (İGFA) – Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Daire Başkanlığı’nın Mart 2023 raporuna göre, deprem bölgesindeki binaların yüzde 86,7’si, dairelerin ise yüzde 95,4’ü betonarme. Binaların sadece yüzde 2,4’ü çelik iken, yüzde 3,5’i yığma ve yüzde 3,6’sı prefabrik.

    Geriye kalan diğer kategorisinde ise ahşap, karma veya tanımlanamayan taşıyıcı sistemler yer alıyor. Türk Yapısal Çelik Derneği’nin araştırması, bu yüzde 2,4’lük paya sahip çelik yapılardan herhangi birinin göçüp can kaybına sebep olmadığını gösteriyor. Örneğin, Hatay’ın merkezinde bulunan, modüler çelik yapı sistemiyle inşa edilen The Museum Hotel, hiçbir hasar almadan depremi atlattı. Ne yazık ki, Türkiye’de tüm çelik yapıların oranı betonarme binalara göre çok düşük, sadece yüzde 5. Bunun yüzde 4’ü de fabrika gibi endüstriyel yapılardan oluşuyor.

    Öte yandan çelik yapılar, geleneksel yapılara göre iki kat daha hızlı inşa edilebildikleri için, kışın başladığı şu günlerde normal hayatlarına dönmeyi bekleyen depremzedelerin yaralarının daha hızlı sarılmasını sağlamaları bakımından da önemli.

    Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek, 1999 Depremi’nden beri az yol alındığını hatırlatarak, “İstanbul’da 2000 öncesi konut sayısı 4 milyon 500 bindi, şu anda 6 milyon 384 bin. Bakanlık verisine göre, şimdiye kadar kentsel dönüşüm yöntemiyle sadece 695 bin konutun dönüşümü sağlandı yani 2000 öncesi yapıların yüzde 16’sı yeni yönetmeliklere göre inşa edildi. 2000 sonrası inşa edilen tüm yapıların deprem dirençli olduğunu varsayarsak -ki değil-, hâlâ İstanbul’da 3 milyon 800 bin deprem riski taşıyan konut var demektir. Bu rakamlara iş yerleri, sosyal yapılar dahil değil. Ülkenin en önemli şehrinde durum bu. Ülkemizde 38 milyon 400 konut bulunuyor. Ne kadarının deprem dirençli olduğunu hesap etmek dahi umutsuzluk yaratabileceği için elim, hesap makinesine gitmiyor. Kısacası, ülkemizin en önemli sorununda sınıfta kalmış durumdayız” diyor.

    Yarım asırlık ve 2,5 milyon metrekarelik inşaat deneyimiyle Consera, çelik yapıları tüm ülkeye yaymayı hedefliyor. Şimşek, çelik yapıların neden depreme daha dayanıklı olduğunu ise, şu sözlerle açıklıyor: “Öncelikle deprem, binaları ağırlıkları nispetinde etkiler. Yapı toplam ağırlığı ne kadar fazla ise, deprem kuvveti de o kadar çok olacaktır. Bu sebeple deprem kuşağındaki yapıların mümkün olduğunca hafif malzemelerle inşa edilmesi gerekir. Dünyada gelişmiş ve deprem coğrafyasında bulunan ülkelerin tercih ettiği malzeme, çeliktir. Çelik yapılar, geleneksel -özellikle betonarme- yapılara göre, 7 ile 10 kat daha hafiftir ve bu oranda deprem kuvvetine daha az maruz kalırlar. Ayrıca çelik taşıyıcılı yapılar, endüstriyel ortamda yüzde 100 denetimle üretildiklerinden insan hatalarına karşı çok daha fazla güvenilirdir. Denetlenmeleri, çok daha kolay ve mümkündür. Deprem esnasında yapıların salınım yapabilme, esneklik yetenekleri hasar almalarını önleyen diğer bir husustur. Çelik yapılar, yine geleneksel yapılara göre çok daha esnektir.”

    DEPREMİN YARALARINI İKİ KATI HIZLA SARMAK MÜMKÜN

    Hafif ve modüler çelik yapıların endüstriyel ortamlarda üretilmeleri, dolayısıyla iklim koşullarından bağımsız 24 saat çalışabilme imkânı vermeleri; hızlı yapılaşma için de en ideal seçim olmalarını sağlıyor. Şimşek, bu sistemin deprem sonrası yaraları onarmakta 2-3 kat daha hızlı olduğunu vurgulayarak, “Deprem sonrasında halkın bir an önce yaşamına geri dönebilmesini sağlayacak ilk eylem, yaşam alanlarını çok hızlı inşa etmek. Örneğin, Japonya 1995’te olan Kobe depreminden sonra yaralarını sadece iki sene içinde sardı ve sonraki depremlere karşı çok önemli kararlar aldı. Yüksek yapılar için sismik izolatörleri keşfetti, hızlı yapılaşma için çelik sistemleri kullandı. Çelik yapı sistemlerinde taşıyıcı iskeletler; fabrikalarda, iklim koşullarından bağımsız, endüstriyel yöntemlerle üretildiklerinden, geleneksel yöntemlere göre 2-3 kat daha hızlıdır. Bu, yapının tamamlanma süresini yine geleneksel yapılara göre en az yüzde 50 daha kısaltır. Ayrıca çelik sistemlerle üretilen modüler yapılarda bu hız yüzde 100’e varan süre avantajları sağlar ki, ülkemizin olası depremlere hazırlanabilmesi için hızlı inşaat yapabilmek çok değerli. Bir şehir 10 sene yerine beş senede eski haline gelebilir” diye konuştu.

    SON ÜÇ YILDA YÜZDE 30 BÜYÜME

    Türkiye’de deprem sorununa en etkili çözüm olacak çelik yapıların geliştirilmesi, yaygınlaşması için çalışmayı bir vatandaşlık görevi olarak gören Şimşek, “Bu yapı sistemine ülkemizin çok ihtiyacı var. Şirket olarak ülkedeki kalıcı çelik ve modüler çelik yapı ihtiyacının karşılanması için çalışırken, bu yapıları dünyanın her yerine ihraç etmek için de gereken kapasite artışımızı yaparak üretmeye devam edeceğiz. Consera, çelik yapılar odağında bünyesinde mühendislik, üretim, uygulama ve gayrimenkul geliştirme guruplarını aynı anda istihdam etmiş tek şirkettir diyebiliriz. Özellikle anahtar teslim yapı projelerindeki binlerce kullanıcı deneyimi, çelik yapılara ait en ideal üretim ve yapım yöntemlerini bize öğretti. Ekibimiz, dünyadaki tüm standartlara göre üretim ve proje yapabilecek bilgi ve deneyime sahip. Son üç yıldır yüzde 30 büyüdüğümüz düşünülürse, hedefimize ulaşmak için emin adımlarla ilerlediğimiz net görülür” diyor.

  • Kahramanlar-30’da 63 mağara ve sığınağa imha

    Kahramanlar-30’da 63 mağara ve sığınağa imha

    ANKARA (İGFA) – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, bölücü terör örgütüne yönelik yapılan ‘Kahramanlar-30’ operasyonlarında; 6 ilde 63 mağara, sığınak ve depo imha edildiğini duyurdu.

    Bakan Yerlikaya, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, 6 ilde terör örgütüne yönelik ‘Kahramanlar-30’ kod adlı operasyonlar yapıldığını belirtti.

    Buna göre; il jandarma komutanlıklarınca Şırnak, Siirt, Kahramanmaraş, Diyarbakır, Muş ve Tunceli’de hava destekli gerçekleştirilen operasyonda 63 mağara, sığınak ve depo imha edildi.

    1 keskin nişancı tüfeği, 5 piyade tüfeği, 1 makineli tüfek, 16 el bombası, 6 bomba atar ve mühimmatı, 8 anti-tank ve anti-personel mühimmatı, 155 milimetrelik 1 top mermisi, 31 mayın/el yapımı patlayıcı, 120 kilogram amonyum nitrat, çeşitli çap ve ebatlarda 3 bin 795 mühimmat, 3 dürbün, 6 telsiz, 362 pil ve çok sayıda mutfak, gıda, sağlık ve yaşam malzemeleri ele geçirildi.

    Teröristlerin inlerini başlarına yıkmaya devam edeceklerini belirten Bakan Yerlikaya, “Kahraman jandarmalarımızı tebrik ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin. Yılın 365 günü, 4 mevsim, 12 ay, gece gündüz demeden operasyonlar düzenliyoruz. Terörle mücadelemiz son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar kararlılıkla devam edecek” ifadelerini kullandı.

  • Hataylı üreticiler bu yolla nefes alacak

    Hataylı üreticiler bu yolla nefes alacak

    HATAY (İGFA) – Hatay Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı ekipler, Hassa ile İskenderun ilçelerini birbirine bağlayarak iki ilçe arası mesafeyi kısaltacak yolun çalışmalarına başladı.

    Hassa ilçesi Aktepe Mahallesi karayolu üzerinden ayrılacak yol, Küreci Mahallesi Tandır Yaylası ile İskenderun Kaledibi Mahallesine bağlı Yonsul Yaylasını Amanos Dağları üzerinden birbirine bağlayarak İskenderun karayoluna ulaşacak.

    Yapımına başlanan yol ile bölgedeki üretim alanlarına ulaşım sağlanacak aynı zamanda iki ilçe arası ulaşım mesafesi kısalacak. Ayrıca bu yol ile HATSU ekiplerinin su kaynaklarına erişimi kolaylaşarak bölgeye yeni su kaynakları sağlanacak.

    Büyükşehir yetkilileri yol açma çalışmalarının hava şartlarına bağlı olarak kısım kısım devam edeceğini bildirdi.

  • TBMM gündeminde bu hafta neler var?

    TBMM gündeminde bu hafta neler var?

    ANKARA (İGFA) – Haftalık çalışmasına 28 Kasım Salı günü başlayacak Genel Kurulda bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasının uygun bulunmasına dair kanun teklifleri görüşülecek.

    Aynı gün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak.

    Teklifle, vergi borçlarına karşılık gayrimenkul alınmasına ilişkin düzenlemenin süresi 31 Aralık 2028’e uzatılıyor. Teklif, genel afet bölgesi ilan edilen yerlerde 31 Aralık 2025’e kadar fahiş fiyat tespit edilmesi halinde ceza tutarının 10 kat uygulanmasını öngörüyor.

    Öte yandan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi istisnası, ilk konut hariç kaldırılıyor. Kur Korumalı Mevduat (KKM) ve katılım hesaplarına uygulanan kurumlar vergisi istisnasının süresi 31 Aralık 2023’ten 30 Haziran 2024’e kadar uzatılıyor. Yabancı plakalı kara yolu taşıtlarına kesilen idari para cezaları tahsil edilmeden cezaya muhatap taşıtın ülkeyi terk etmesine izin verilmeyecek.

    Libya’ya asker gönderilmesi için verilen iznin süresinin 24 ay uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi de TBMM Genel Kurulunda görüşülecek.

    Öte yandan TBMM Dışişleri Komisyonunda İsveç’in NATO’ya katılım protokolünün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifinin görüşmelerine kaldığı yerden devam edilmesi bekleniyor.

    Salı ve çarşamba günleri ise Mecliste grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları düzenlenecek.

  • Hatay Zabıtası’ndan sıkı denetim

    Hatay Zabıtası’ndan sıkı denetim

    HATAY (İGFA) – Hatay il genelinde trafik akışını sağlamak adına yoğun denetimler gerçekleştiren Büyükşehir ekipleri, araçların muayeneleri ve belgelerini de kontrol ediyor.

    Dilenciliğin önlenmesi ve şehirdeki sosyal düzenin korunması amacıyla çalışmalarını sürdüren Zabıta ekipleri, sokaklarda dilenen kişilere yönelik denetimlerini artırdı.

    Ekipler hizmet kalitesi ve vatandaş memnuniyetinin arttırılması için şehirlerarası taşımacılık yapan firmaları da denetleyerek otogarlarda güvenliği sağlamak, yolcu haklarına uygun bir hizmet sunulması için kontroller yaptı.

    Özel taksi işletmecilerin güvenli bir şekilde hizmet vermesini sağlamak amacıyla incelemeler yapan Büyükşehir Zabıtası, araçların teknik şartlara uygunluğu ve sürücülerin belgelerini inceleyerek toplu taşıma araçlarında konforlu bir seyahat ortamının sağlanmasına katkıda bulunuyor.

    Hatay Büyükşehir Belediyesi zabıta ekiplerinin yürüttüğü bu denetimler, vatandaşların güvenliği ve memnuniyetinin artırılması amacını taşıyor. Bu kapsamlı denetim çalışmalarıyla ilgili olarak yetkililer, vatandaşların da duyarlılığını artırmalarını ve kurallara uymalarını önemle vurguluyor.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com