Kategori: Gündem

  • MSB’den son dakika açıklama: Almanya’dan hangi model ve kaç tane Eurofighter alınacak?

    MSB’den son dakika açıklama: Almanya’dan hangi model ve kaç tane Eurofighter alınacak?

    Türkiye’den savaş uçağı hamlesi! Eurofighter Typhoon’un özellikleri neler?

    “Tuzla Piyade Okulunda bir grup teğmenin 10 Kasım’da Atatürk fotoğrafı takmayı reddettiği ve kavga çıktığı” iddiasının sorulması üzerine Bakanlık kaynakları, iddiayı “Dezenformasyonun bariz bir örneği” olarak nitelendirerek, konuyla ilgili adli ve idari sürecin başlatıldığını belirtti.

    “İncirliğe inen ABD uçaklarının Güney Kıbrıs üzerinden İsrail’e silah taşıdığı” iddiasının sorulması üzerine kaynaklar, “Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin zararına olacak herhangi bir faaliyetin içinde olmamız veya bu faaliyetlere göz yummamız söz konusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konudaki duruşu bellidir” yanıtını verdi.

    Kaynaklar, halkı yanlış yönlendirmeye yönelik algı çalışmalarına karşı dikkatli olunması ve bu tur iddialara itibar edilmemesi gerektiğini ifade etti.

    ALMANYA’DAN EUROFİGHTER ALIMI

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in bugün Birleşik Krallık Savunma Bakanı Grant Shapps ile görüşeceği belirtilerek Eurofighter tedarikine ilişkin son durum ve sosyal medyada yer alan “İkinci el Eurofighter alınacağına” iddiasına ilişkin değerlendirmelerin sorulması üzerine kaynaklar,  Hava Kuvvetleri Komutanlığının uçak ihtiyacının karşılanmasına yönelik öncelikli olarak F16 tedarikine yönelik sürecin devam ettiğini, ABD ile teknik toplantıların tamamlandığını süreci takip ettiklerini belirtti.

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de ifade ettiği gibi İngiltere, Almanya, İspanya ve İtalya ortak konsorsiyumu tarafından üretilen Eurofighter uçağının da incelendiğini aktaran kaynaklar, şunları söyledi:

    “F16 tedariki ve modernizasyonu süreci devam ederken üzerinde durduğumuz tek uçak Eurofighter. Bunun dışında herhangi bir çalışmamız yok. Eurofighter tedariki konusu bugün iki bakan arasında gerçekleştirilecek görüşmenin gündeminde de yer almaktadır. Tedarik konusunu İngiltere üzerinden ele alıyoruz. İngiltere bu konuda Almanya’nın itirazlarının kaldırılmasına yönelik yardımcı olacaklarını belirtiyorlar. Türkiye olarak ilk aşamada 20 daha sonra da 20 olmak üzere 40 uçak almak isteğimizi ifade ettik. Alacağımız uçaklar kesinlikle ikinci el değil. En üst modelini alma konusunda talebimiz oldu.”

    Milli Muharip Uçağı KAAN’a yönelik de bilgi veren kaynaklar, “KAAN’ın ilk uçuşunun 27 Aralık’ta gerçekleştirilmesi planlanıyor. Takvimlendirmeye göre, yerli motor 2028’de hazır olacak, 2032’ten itibaren de KAAN’ın envantere girmesi bekleniyor” dedi.

    Bir gazetecinin KAAN’ın NATO’ya uyumuna ilişkin sorusu üzerine kaynaklar, yerli ve milli savunma sanayii ürünlerimizin tamamı NATO standartlarının üzerinde üretildiğine dikkati çekti.

    MSB’DE HAFTALIK BİLGİLENDİRME TOPLANTISI YAPILDI

    Milli Savunma Bakanlığında yapılan haftalık bilgilendirme toplantısında şu ifadeler kullanıldı:

    Kıymetli Basın Mensupları, Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz.

    Öncelikle 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” unvanı verilişinin 95’inci yıl dönümünü şimdiden kutluyor; Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, şehit olan ve ebediyete intikal eden tüm öğretmenlerimizi saygı, minnet ve şükranla yâd ediyoruz.

    Ayrıca, Mavi Vatanımızın yılmaz bekçilerini ve geleceğin Barbaroslarını yetiştiren Deniz Harp Okulumuzun 250’nci, Deniz Astsubay Okullarının 133’üncü kuruluş yıl dönümünü de bir kez daha kutluyoruz.

    Millî Savunma Bakanlığının tüm birlik ve kurumları ülkemizin savunma ve güvenliği için nitelik ve nicelik olarak her geçen gün daha da güçlenmeye, üstlenmiş olduğu tüm görevleri büyük bir azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmeye devam etmektedir.

    Bu kapsamda şanlı ordumuz; terörle mücadelede büyük başarılar elde etmekte, hudut güvenliğinin yanı sıra mavi ve gök vatanımızda hak ve menfaatlerimizi korumakta, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı sürdürmektedir.

    BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILAR / İKİLİ İLİŞKİLER

    – Türk ve Yunan heyetleri arasındaki Askerî Güven Artırıcı Önlemler Toplantılarının yeni turu 13 Kasım’da Bakanlığımız ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilmiş,

    – 28’inci Güneydoğu Avrupa Savunma Bakanları Toplantısı, ülkemizin ev sahipliği ve Romanya’nın Dönem Başkanlığında 21-22 Kasım tarihlerinde Ankara’da icra edilmiştir. Toplantıda Moldova’nın tam üyeliği onaylanmıştır.

    Söz konusu toplantı kapsamında Sayın Bakanımız tarafından; Karadağ ve Moldova Savunma Bakanları ve Kuzey Makedonya Savunma Bakan Yardımcısı ile görüşmeler de gerçekleştirilmiştir.

    Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı ülkemiz öncülüğünde başlatılan ve Türkiye, Bulgaristan ve Romanya heyetlerinin yer aldığı Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu (MCM BLACK SEA) Toplantısı’nın 3’üncü turu 22-23 Kasım tarihlerinde Bakanlığımız ev sahipliğinde gerçekleştirilmektedir.

    Diğer yandan Türkiye olarak Gazze ile ilgili ilk günden bu yana sergilediğimiz insani ve adaletli tutumumuzu bugün de sürdürüyor, İsrail’in uyguladığı mezalimin kabul edilemez olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz.

    Gazze’de çatışmalara 4 günlük insani ara ilanı konusunda varılan mutabakatı olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.

    Mutabakata tam riayet edilmesini ve bu insani aranın, Gazze’deki çatışmaların sona ermesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Beklentimiz; barışa giden, akan kanın durması için sarf edilen tüm gayretlerin gösterilmeye devam edilmesidir.

    Filistin meselesi adil bir sonuca kavuşturulmadan bölgemizde kalıcı bir barışın mümkün olmayacağını da bir kez daha vurguluyoruz.

    Ülkemizin Gazze’ye yönelik insani yardımları kapsamında Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlarla koordineli olarak;

    – 15 ve 20 Kasım tarihlerinde A400M uçaklarımızla ilaç, tıbbi yardım malzemesi ve sağlık ekibi bölgeye ulaştırılmış, çoğunluğu acil tedaviye ihtiyaç duyan hasta ve refakatçilerden oluşan toplam 144 Gazzeli kardeşimiz ülkemize getirilmiştir.

    – Gazze için bugüne kadar Hava Kuvvetlerimize ait 11 uçakla; 208 ton insani yardım malzemesi ve 5 ton tıbbi malzeme bölgeye sevk edilmiştir.

    Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz hem insani yardım konusunda üzerini düşeni yapmaya hem de kalıcı çözüm için gerekli girişimlerde bulunmaya devam etmektedir.

    Türkiye, kritik bölge ve coğrafyalarda getirdiği çözüm önerileri ve istikrara sağladığı katkılarla müzakere süreçlerinin vazgeçilmez bir ülkesidir. 

    Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de; başta Kıbrıs olmak üzere Azerbaycan, Libya, Kosova, Bosna Hersek, Katar, Somali ve daha birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek vermeyi sürdürmektedir.

    Bu vesileyle;

    – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40’ıncı kuruluş yıl dönümü ve Cumhuriyet Bayramı’nı,

    – 35 yıl önce işgal edilmiş topraklarını kurtaran Can Azerbaycan’ın da “Millî Diriliş Günü”nü bir kez daha kutluyoruz.

    Sayın Bakanımız tarafından,

    – 16 Kasım’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakanlığımızın 2024 yılı bütçesine ilişkin sunum yapılmış ve milletvekillerinin soruları yanıtlanmış,

    – 21 Kasım’da ise Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyareti kapsamında bulunduğu Cezayir’de, Genelkurmay Başkanı ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir.

    Sayın Bakanımız; bugün de resmî davetlisi olarak Ankara’ya gelen Birleşik Krallık Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik ile savunma sanayi iş birliği hususlarının ele alınacağı bir görüşme gerçekleştirmektedir.  

    TERÖRLE MÜCADELE HAREKÂTI

    Artan bir etki ve yoğun bir baskıyla devam eden, tehditleri sınırlarımızın ötesinden başlamak üzere bertaraf etmeyi öngören terörle mücadelemiz; PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ gibi terörizmin tüm biçim ve tezahürlerine karşı kesintisiz sürmektedir.

    Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde, 20 Kasım’da bölücü terör örgütü mensupları ile çıkan çatışmada şehit olan kahraman silah arkadaşımız Piyade Üsteğmen Abdullah Köse’ye bir kez daha Allah’tan rahmet; kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz.

    Çatışmada Şehidimizin kanını yerde bırakmayan Kahraman Mehmetçik,
    10 teröristi etkisiz hâle getirmiştir.

    Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen operasyonlar ile terör örgütüne ağır darbe vurulmuş, örgütün hareket kabiliyeti durma noktasına getirilmiştir.

    Bu kapsamda Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil;

    –  59’u son bir haftada olmak üzere 1 Ocak’tan bugüne kadar 1.927 terörist etkisiz hâle getirilmiştir.

    –  Böylece 24 Temmuz 2015’ten itibaren etkisiz hâle getirilen terörist sayısı 39.270 olmuştur.

    Son olarak geçtiğimiz hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist, Habur’daki Hudut Karakolumuza teslim olmuştur. Böylelikle yılbaşından bu yana teslim olan terörist sayısı 110’a ulaşmıştır. Teröristler için tek çıkış yol Türk adaletine teslim olmaktır.

    Ayrıca, Irak’ın kuzeyindeki arama-tarama faaliyetleri kapsamında;

    – Pençe-Yıldırım Operasyonu bölgesinde çok sayıda oda ve yaşam malzemesi bulunan mağara,

    – Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde de teröristlere ait çok sayıda havan, uçaksavar ve hafif silah mühimmatı ile muhtelif yaşam malzemesi ele geçirilmiştir.

    Söz konusu mühimmat ve malzemeler METİ Timlerimiz tarafından kontrollü bir şekilde imha edilmiştir.

    Terör inlerini yerle bir etme azim ve kararlılığımız, eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar artan bir tempoda sürecektir.

    SURİYE

    Suriye’de istikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşleri ve normalleşmenin sağlanmasına yönelik çalışmalara devam edilmektedir.

    Diğer taraftan operasyon bölgelerindeki güvenlik ve huzur ortamının sürdürülmesi amacıyla gerekli tüm tedbirler alınmakta ve teröristlerin saldırılarına misliyle karşılık verilmektedir.

    01 Ocak’tan itibaren birliklerimize 445 taciz ve saldırı gerçekleştirilmiştir. Anında ve misliyle verilen karşılık ile 25’i son bir haftada olmak üzere 1.377 terörist etkisiz hâle getirilmiştir.

    HUDUT GÜVENLİĞİ

    Teknolojik vasıtalarla desteklenmiş fiziki güvenlik tedbirleri ve tesis edilen çok katmanlı emniyet sistemi ile korunan hudutlarımızda; birliklerimizin imkân ve kabiliyetleri geliştirilmekte ve etkin önlemler alınmaktadır.

    – Son bir haftada hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 390 şahıs yakalanmıştır. Bu şahıslardan 3’ü FETÖ terör örgütü mensubu olmak üzere 4’ü teröristtir.

    2.949 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir.

    – Böylece, yıl içerisinde hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 12.467’ye yükselmiştir. Bu şahıslardan 402’si FETÖ mensubu olmak üzere toplam 576 terör örgütü mensubu kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir.

    Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 191.766 olmuştur.

    EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİ / ULUSLARARASI GÖREVLER

    Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harbe hazırlığının en üst seviyede tutulması maksadıyla ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de aralıksız devam edilmektedir. Bu çerçevede,

    – NATO Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri kapsamında iş birliği ve koordinasyonu geliştirmek maksadıyla düzenlenen Adaptive Hussar Tatbikatı başarıyla icra edilmiştir.

    – Türk ve Pakistan SAT ve İkbal Timleri arasında müşterek çalışabilirliği geliştirmek amacıyla Ayyıldız,

    – Ülkelerin, deniz güvenliği paydaşları arasındaki iş birliği ve farkındalığını artırmak maksadıyla Deniz Güvenliği,

    – Katılımcı ülkelerin görev yeteneklerini değerlendirmek, insani yardım/doğal afetlere müdahale usullerini geliştirmek amacıyla Doğu Akdeniz,

    -NATO ülkeleri arasında komuta kontrol, muhabere, bilgi mübadelesi konularında birlikte çalışabilirliği geliştirmek maksadıyla Dynamic Master,

    – Müşterek Görev Kuvveti karargâhı olarak eğitim ve planlama yeteneklerinin geliştirilmesi için Steadfast Jackal Tatbikatları ile,

    – Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın hava harekâtı görevlerine yönelik taktik planlama ve eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Millî Anadolu Kartalı 2023 Eğitimi icra edilmektedir.

    – 28 Kasım-06 Aralık tarihleri arasında ise NUSRET 2023 Davet Tatbikatı’nın icra edilmesi planlanmaktadır.

    Diğer yandan, NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 kapsamında;

    – Almanya Deniz Kuvvetlerine ait FGS OLDENBURG tarafından İzmir’e liman ziyareti icra edilmiş,

    – İspanya Deniz Kuvvetleri gemisi ESPS PATINO tarafından ise Aksaz’a liman ziyareti gerçekleştirilmektedir.

    Ayrıca, Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait SANGRAM gemisi de Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Kuvveti (UNIFIL) görevi kapsamında Mersin’e liman ziyareti icra etmektedir.

    – 20-23 Kasım tarihleri arasında Fransa’ya liman ziyareti icra etmekte olan TCG KINALIADA korvetimiz,  25-28 Kasım tarihleri arasında da Arnavutluk’a liman ziyareti gerçekleştirecektir.

    SAVUNMA SANAYİ / ENVANTERE GİREN YENİ SİLAH SİSTEMLERİ

    Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşvikiyle tam bağımsız savunma sanayi hedefi doğrultusunda geliştirilen yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle Silahlı Kuvvetlerimiz her geçen gün daha da güçlenmekte ve caydırıcılığını artırmaktadır.

    Bu kapsamda;

    2 adet Temel Eğitim Helikopteri, 4 adet Seyyar Havan Tespit Radarı, 8 adet Zırhlı Tanksavar Aracı, 17 adet NEFER Kuleli Zırhlı Muharebe Aracı, 1 adet Araçlı Mayın/El Yapımı Patlayıcı Dedektörü Kara Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterine alınmıştır.

    Yine, Barbaros Yarı Ömür Modernizasyon Projesi kapsamında; Gölcük Tersanesi Komutanlığımızda Millî Savaş Yönetim Sistemi ve Elektronik Sensör Sistemlerinin modernizasyonu yapılan TCG ORUÇREİS fırkateynimizin ilk kontrol seyri 16 Kasım’da başarıyla icra edilmiştir.  

    Kontrol seyrinin tamamlanmasının ardından Deniz Kabul Testi faaliyetleri icra edilecektir.

    Ayrıca, hayata geçirdiği yerli ve millî projelerle gücümüze güç katan ASELSAN’ın 48’inci kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyoruz.

    MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞI MOBİL UYGULAMASI

    Resmî internet sayfamızda yer alan içeriklerin yanı sıra kullanıcıların anlık bildirimler ve duyurulara mobil cihazlardan hızlı erişim sağlayabileceği “Millî Savunma Bakanlığı Mobil Uygulaması” App Store ve Google Play üzerinden kullanıma sunulmuştur. 

    Sonuç olarak başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere Millî Savunma Bakanlığının tüm birlik ve kurumları, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda;

    –   Bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye,

    –  Ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya devam edecektir.

    Kaynak: Haber7.com

  • Sağlık bilişimi ve teknolojilerinde büyük buluşma

    Sağlık bilişimi ve teknolojilerinde büyük buluşma

    Dijital dönüşümle birlikte geleceğin hastasının pasif bir konumdan aktif konuma geçtiğini belirten T.C. Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, bu değişim sürecinin sağlığı yönetmek için de insanlara fırsatlar sunduğunu söyledi. Çağın yeni petrolünün “veri” olduğunu ve Türkiye’nin sağlık verisi açısında çok ciddi avantajlara sahip olduğunu ifade eden Birinci, veriye dayalı sağlık hizmeti, bilgi ve bilişimle yönetme kültürü çok önemli olduğundan bahsetti.

    T.C. Sağlık Bakanlığı ve HIMSS işbirliği ile düzenlenen 2023 HIMSS Eurasia Sağlık Bilişimi Konferansı ve Fuarı, 22 Kasım Çarşamba günü İstanbul’da başladı. Dijital hastane, e-sağlık, sağlıkta akıllı sistemler ve teknolojiler, yapay zekâ ve ileri uygulamaların sergilendiği ve sağlık bilişim firmaları ile kamu, özel sektör, sağlık yöneticileri ve sağlık IT profesyonellerini bir araya getiren HIMSS Eurasia 2023, uluslararası kapsamda sağlık bilişimi ve teknoloji alanında iş birliklerine zemin oluşturacak. 2023 HIMSS Eurasia Sağlık Bilişimi Konferansı ve Fuarı 24 Kasım Cuma gününe kadar devam edecek.

    Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, HIMSS Eurasia 2023 Konferansı’nda Sağlık Geleceğini Değerlendirdi

    Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, dünya sağlığının bugünkü durumu ve gelecekte karşılaşılacak zorluklara dair kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Birinci, konuşmasına küresel demografik değişimle başlayarak, özellikle kentleşmenin getirdiği sorunları vurguladı. “Bugün kentsel nüfus yüzde 55 iken 2050 yılında yüzde 70’e çıkacak. Ancak ne yazık ki bugün bile Türkiye’de kentsel nüfus yüzde 77.” dedi. Şehirlerde yaşlı nüfusun artışının sağlık altyapısına olan talebi artırdığını, ayrıca hareketsizliğe yol açarak hem kronik hastalıkların artmasına hem de psikolojik sorunların daha yoğun gündeme gelmesine sebebiyet verdiğini belirtti. “Özellikle şehirlerdeki çevresel faktörler, hava ve gürültü kirliliğinin sağlık üzerinde olumsuz etkilerini anlamak ve buna uygun politikalar geliştirmek için çok fazla çaba sarf etmeliyiz.” şeklinde konuşan Birinci; bu durumun, özellikle gelişmemiş ülkelerde sağlık hizmetlerine olan talebi artırarak yeni sorunlar ortaya çıkaracağını ifade etti.

    Birinci, yaşlanan nüfusun getirdiği zorluklara da değindi. “Bugün için yüzde 9 olan 65 yaş üstü nüfus, 2050 yılında Türkiye için bile yüzde 20’lere çıkacak.” diyen Bakan Yardımcısı, bu durumun bireyin bakım ihtiyacını artırarak, sağlık sistemlerini zorlayacağını belirtti. Özellikle 2050 yılında 60 yaş üstü her 3 kişiden 2’sinin düşük ve orta gelirli ülkelerde olacağını, bu durumun sağlığa erişimi kısıtlayacağını ifade etti.

    Birinci’nin dikkat çektiği bir diğer önemli konu, kronik hastalıkların artan maliyeti oldu. “Bir kişinin her bir kronik hastalığa ilave bir kronik hastalığı olduğunda ortalama birey başına sağlık harcaması iki katına çıkıyor.” diyen Birinci, her bir ek kronik hastalığın ise yüzde 80-300 arasında maliyet artışına neden olduğunu belirtti. Ayrıca, sağlığa ayrılan kaynağın artırılmasının gerekliliğine vurgu yaptı.

    Konuşmasında sağlığa bütüncül yaklaşımın önemine de değinen Birinci, “Sağlığı, sadece insan sağlığı olarak değil, var olan her canlının sağlığını bütüncül şekilde koruyan “One Health” (Tek Sağlık) bakış açısıyla düşünmek zorundayız.” dedi. Bu noktada, bulaşıcı hastalıkların yüzde 75’inin hayvandan insana geçtiğini ve sağlığın sadece insan sağlığı değil, tüm ekosistemi kapsayan bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi.

    Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci sözlerine şöyle devam etti:

    “Sağlık maliyetlerinin vatandaşa yansıyan kısmını daha iyi hesaplamak, temel sağlık hizmetlerine ulaşamayan insanları düşünerek politika geliştirmek önemlidir. Bugün bile dünya genelinde 200 milyon kişi, toplam hane halkı gelirinin yüzde 25’ini sağlığa harcamak zorunda kalıyor. OECD ülkeleri arasında cepten yapılan harcamaların hanehalkı gelirine oranı 3.3 iken, Türkiye bu ülkeler arasında 1.4 ile en düşük rakama sahip. Bugün için belki iyi görünebilir, ancak artan risklerle birlikte yeni bütçeler veya davranış modelleri geliştirmek zorunda kalabiliriz. Türkiye’nin hem beşerî kaynakları hem de sağlık harcamalarını artırma ihtiyacı bulunuyor. Avrupa hekim sayısını 10 yılda, yüzde 15 arttırırken biz yüzde 38 arttırdık.  OECD ülkeleri arasında hekimlerin yüzde 33’ü 55 yaş üstündeyken, biz de bu oranın yüzde 15 olduğunu söyledi.”

    Birinci, yaşam süresinin dünya genelinde giderek uzadığını ancak insan ömrünün niteliğini artırmanın da önemli olduğunu vurguladı:

    “Bugün bizim beklenen yaşam süremiz 77. Dünyada beklenen yaşam süresi ise 2000 yılında 67 iken, 2009 yılında 73’e çıkmış. Fazladan yaşanan bu yılların maalesef sadece 5’i sağlıklı. Baktığınızda yaşam süresi uzuyor ama çok azı sağlıklı bir yaşam süresine sahip. Bu yaşam süresinin kalitesini de geliştirmemiz lazım. O zaman bireyin kendi sağlığına dikkat etmesine, bu farkındalıkta teknolojiyi etkin bir araç olarak kullanılmasına ve herkesin her anının merkezine sağlığı konulması gerekiyor.” 

    Geleceğin hastasının dijital dönüşümle birlikte pasif bir konumdan aktif konuma geçtiğini ve hastaların güçlerenerek, “hasta 2.0” trendlerine dikkat çeken Birinci, bu değişim sürecinde sağlığı yönetmek için insanlara, tüm bu sorunlarla başa çıkmak için fırsatlar sunduğunu söyledi. Teknoloji kullanımında son 10 yılda internetten sağlık verisi bakma oranı 3 kat artarak 18’den 54’e çıktığını ve aslında dijital araçların bireyin sağlık okuryazarlığını ne kadar artıracağını, hekimi ve hasta arasındaki bilgi asimetrisinin azalmasının ne kadar kıymetli hale getireceğini göstermek için bir fırsat olduğunu kaydetti. 

    Çağın yeni petrolünün veri olduğunu ve Türkiye’nin sağlık verisi açısında çok ciddi avantajlara sahip olduğunu ifade eden Birinci, veriye dayalı sağlık hizmeti, bilgi ve bilişimle yönetme kültürünün çok önemli olduğundan bahsederek sözlerine şöyle devam etti: “Bir çoğumuzun bildiği üzere Türkiye HIMSS EMRAM 6 ve üstü validasyonlarda en az bir kere validasyon almış hastane sayımız 300’e yaklaştı. Bu aslında bizim için müthiş bir kültürel değişim, bizim merkezde beklediklerimizin sahada daha da etkin olması olağanüstü motivasyon aracı. Çünkü herkes kendi durumunun keşfedilmesini ve farkında olunmasını istiyor ve buna göre de kurum içindeki kültürü değiştiriyor. Sağlık kurumları dijitalleşerek daha etkin daha verimli başarılı bir kurum haline geliyor.  Bu motivasyon oradaki takımın büyümesine ve herkesin senkronize çalışmasına fırsat veriyor. Biz bundan yıllardır çok iyi şekilde faydalandık. Bu kültürel dönüşüm endüstriyel açıdan yeni fırsatlar da sunuyor.”

     

    Kaynak: Haber7.com

  • Rize’de heyelan; 2 katlı evde hasar oluştu

    Rize’de heyelan; 2 katlı evde hasar oluştu

    Kentte dün etkili olan sağanak sonrası Hemşin ilçesi Akyamaç köyünde Mustafa Devrim’e ait 2 katlı evin bulunduğu yamaç arazide, heyelan meydana geldi

    . Heyelanla alt kısmında yer alan istinat duvarının bir bölümü yıkılan evin temelinde hasar oluştu. İhbarla bölgeye gelen AFAD ekipleri, sahiplerinin İstanbul’da yaşadığı evde inceleme başlattı.

    Kaynak: Haber7.com

  • Ümit Özdağ CHP’nin içine bombayı bıraktı: ‘Gizli protokolü’ ilk kez belgeleriyle paylaştı!

    Ümit Özdağ CHP’nin içine bombayı bıraktı: ‘Gizli protokolü’ ilk kez belgeleriyle paylaştı!

    Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 2023 Genel Seçimi’nde Cumhurbaşkanı adayı olan ve ilk turda kazanamayan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ikinci tur öncesi yaptığı ‘gizli protokol’ün belgelerini paylaştı.

    Ümit Özdağ sosyal medya hesabından şu paylaşımları yaptı:

    Aşağıda üzerinde çok konuşulan ancak ilk kez yayınlanan Zafer Partisi-CHP Protokolünün tamamının fotoğrafını göreceksiniz. Bu protokolü eleştiren 6’lı masa birleşenlerine ve CHP içinden protokola karşı çıkanlara cevap veriyorum. 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerin 1. Turunu hem parlamento hem cumhurbaşkanlığı seçiminde kaybettiniz. 14 Mayıs seçimleri öncesinde Zafer Partisi ile her türlü görüşmeyi reddetmiştiniz.

    Ocak 2023’de TBMM’de yaptığım Basın toplantısında;

    1)Saray artıkları ve FETÖ’cüleri uzaklaştırmayı,

    2) Terörle mücadele etmeyi,

    3) 13 milyon sığınmacı ve kaçağı geri yollamayı kabul etmeniz durumunda Zafer Partisi’nin Kılıçdaroğlu’na milletvekilliği ve benzeri hiçbir makam ve mevki istemeden DESTEK olma önerisine cevap bile vermediniz. 14 Mayıs’ta seçimlerini millet ittifakı olarak kaybettikten sonra ancak 20 Mayıs’ta Zafer Partisi’ni DESTEK için aradınız, 2. Tur için destek istediniz. Biz Ocak 2023’de TBMM’de açıkladığımız destek şartlarını tekrarladık, Kabul ettiniz. Ancak bu şartların kabulü yeterli değildi, İttifak yaptığınız partiler ve onların birçok platformlardaki söylemleri, politik duruşları ve benzeri sebepler ile kaybettiğiniz ilk turda size oy vermeyen , endişe duyan veya sandığa gitmeyi düşünmeyen seçmenleri motive edecek, bu endişeleri giderecek, oy vermeye yönetecek politikalar ve söylemler gerekiyordu.

    Bu seçmen kesimi Zafer Partisini, Atatürk’e, kuruluş ilkelerine ve sığınmacıların ülkelerine dönüş politikası vaatlerinin hayata geçirilmesinin bir anlamda TEMİNATI olarak gördüğü için ve elbette bu kesimlere olan sorumluluğumuz gereği Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı olması şartı ile İçişleri, Kültür ve Turizm ve Milli Eğitim Bakanlıklarını kapsayan 3 bakanlık istedik, kabul ettiniz. Ne yazık ki, muhalefet için en uygun sayılabilecek bir konjonktürde sonuç itibariyle size ilk turda seçim kaybettiren 6’lı masa üyesi İYİ Parti dahil 5 partiye 41 milletvekilliği, cumhurbaşkanlığının kazanılması durumunda 5 Cumhurbaşkanı yardımcılığı ve bakanlıklar verileceği taahhütlerini unutmuş görünenler Seçimin kazanılması durumunda Zafer Partisi’ne 3 bakanlık verilmesini ağır şekilde eleştirmişlerdir. Bu çok kısa sürede verdiğimiz destek ve çalışmalar sayesinde yaratılan yeni rüzgâr ile oylar artmış, küskün ve kızgın büyuk bir seçmen gurubu herşeye rağmen sandığa gitmiştir. Sonuç ortadadır.

    Zafer Partisi’ne yönelik saldırıların ASIL nedeninin partimizin bu protokol ile Atatürk’ün kurucu değerlerini güvence altına almak istemesi, terörle mücadeleye yeni bir atılım getirecek olması, milli, üniter ve laik devlet esaslarını vurgulanması ve 13 milyon işgalcinin vatanlarına dönmesi projesidir.

    Bu projenin kabulünden HDP seçmeninin rahatsız olduğu iddiası maalesef CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel tarafından ifade edilmiş, kongre sürecinde de siyaseten insafsızca istismar edilen bu açıklamalarını Türkiye’nin bir bölümü üzerinde Kürdistan kurmaya hedefleyenlerin elini öperek taçlandırmıştır.

    Öyle gözüküyor ki CHP liderliği geçmiş hatalardan ders çıkarmak yerine yeni vahim hatalar ile yeni bir başarısızlığa doğru yelken açmaktadır. Bir CHP milletvekilinin “Atatürkçülüğü ve laikliği Zafer Partisine kaptırdık” diyerek itiraf ermek zorunda kaldığı gibi artık Atatürk’ün partisi Zafer Partisi’dir ve Türk milliyetçiliği Zafer Partisi’nde temsil edilmektedir. Altını çizerek vurguluyoruz, Türk milletini cepheleştiren, bölücülere taviz veren CHP ve AKP artık Türk siyasetinde Cunhuriyetin kuruluş ilkelerinden, büyük Atatürk’ten, sığınmacıların vatanlarına dönmesinden taviz vermeyen Zafer Partisi olduğu gerçeği ile her platformda karşı karşıya kalacaktır… Halkın nabzını tutamayan, tarihin ve ülke jeopolitiğinin dayattığı gerçeklikleri analiz kabiliyeti ve vizyonu olmayan kadrolar Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ağır sorunları çözemezler. Tek çözüm Zafer Partisi.

    NE OLMUŞTU? 

    14 Mayıs’ta yapılan seçimler 28 Mayıs’taki ikinci tura kalmıştı. İkinci turda adaylar Kemal Kılıçdaroğlu ve Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Oğan ve Ümit Özdağ ile görüşmüştü. Sinan Oğan Erdoğan’a desteğini açıklarken Özdağ, Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı almıştı. Özdağ ve Kılıçdaroğlu’nun anlaşması sonrası kamuoyunda ‘Özdağ’a İçişleri Bakanlığı verilecek’ iddiaları gündeme gelmişti.

    Ümit Özdağ verdiği bir söyleşide anlaşma sürecine ilişkin, “Söz vermek değil, yazılı mutabakatımız var. Biz İçişleri Bakanlığı dahil üç bakanlık ve Millî İstihbarat Teşkilatı konusunda Kemal Bey’le mutabık kaldık” ifadelerini kullanmıştı.

    Özdağ, “MİT Başkanlığı da Zafer Partisi’ne verilecekti. Ama o sözlü anlaşmaydı. Bakanlıklar yazılı mutabakatta vardı. Ben İçişleri Bakanı olacaktım. Kemal Bey, zerre kadar oy faydası olmayan altılı masadaki ortaklarının İçişleri Bakanlığı’nın Zafer Partisi’ne verilmesine tepki göstereceğini bildiği için benim bu konuda anlayışlı davranmamı rica etti. ‘Bunu çok vurgulamayın’ dedi. Ben de kabul ettim. Kılıçdaroğlu bu seçimi kazanabilirdi eğer ortakları engellemeseydi” demişti.

    KAYNAK: HABER7

    Kaynak: Haber7.com

  • Yargıtay’dan HEDEP kararı: Kabul edilmedi

    Yargıtay’dan HEDEP kararı: Kabul edilmedi

    Son dakika haberi: Yargıtay, Yeşil ve Sol Gelecek Partisi’nin isminin Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) olarak değiştirmesini kabul etmedi. 

    Gerekçe olarak, “Parti isminin kısaltması olan HEDEP’in daha önce kapatılan Halkların Demokrasi Partisi’ni (HADEP) andırması” gösterildi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Ümit Özdağ CHP’nin içine bombayı bıraktı: ‘Gizli protokolü’ ilk kez belgeleriyle paylaştı!

    Ümit Özdağ CHP’nin içine bombayı bıraktı: ‘Gizli protokolü’ ilk kez belgeleriyle paylaştı!

    Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 2023 Genel Seçimi’nde Cumhurbaşkanı adayı olan ve ilk turda kazanamayan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ikinci tur öncesi yaptığı ‘gizli protokol’ün belgelerini paylaştı.

    Ümit Özdağ sosyal medya hesabından şu paylaşımları yaptı:

    Aşağıda üzerinde çok konuşulan ancak ilk kez yayınlanan Zafer Partisi-CHP Protokolünün tamamının fotoğrafını göreceksiniz. Bu protokolü eleştiren 6’lı masa birleşenlerine ve CHP içinden protokola karşı çıkanlara cevap veriyorum. 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerin 1. Turunu hem parlamento hem cumhurbaşkanlığı seçiminde kaybettiniz. 14 Mayıs seçimleri öncesinde Zafer Partisi ile her türlü görüşmeyi reddetmiştiniz.

    Ocak 2023’de TBMM’de yaptığım Basın toplantısında;

    1)Saray artıkları ve FETÖ’cüleri uzaklaştırmayı,

    2) Terörle mücadele etmeyi,

    3) 13 milyon sığınmacı ve kaçağı geri yollamayı kabul etmeniz durumunda Zafer Partisi’nin Kılıçdaroğlu’na milletvekilliği ve benzeri hiçbir makam ve mevki istemeden DESTEK olma önerisine cevap bile vermediniz. 14 Mayıs’ta seçimlerini millet ittifakı olarak kaybettikten sonra ancak 20 Mayıs’ta Zafer Partisi’ni DESTEK için aradınız, 2. Tur için destek istediniz. Biz Ocak 2023’de TBMM’de açıkladığımız destek şartlarını tekrarladık, Kabul ettiniz. Ancak bu şartların kabulü yeterli değildi, İttifak yaptığınız partiler ve onların birçok platformlardaki söylemleri, politik duruşları ve benzeri sebepler ile kaybettiğiniz ilk turda size oy vermeyen , endişe duyan veya sandığa gitmeyi düşünmeyen seçmenleri motive edecek, bu endişeleri giderecek, oy vermeye yönetecek politikalar ve söylemler gerekiyordu.

    Bu seçmen kesimi Zafer Partisini, Atatürk’e, kuruluş ilkelerine ve sığınmacıların ülkelerine dönüş politikası vaatlerinin hayata geçirilmesinin bir anlamda TEMİNATI olarak gördüğü için ve elbette bu kesimlere olan sorumluluğumuz gereği Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı olması şartı ile İçişleri, Kültür ve Turizm ve Milli Eğitim Bakanlıklarını kapsayan 3 bakanlık istedik, kabul ettiniz. Ne yazık ki, muhalefet için en uygun sayılabilecek bir konjonktürde sonuç itibariyle size ilk turda seçim kaybettiren 6’lı masa üyesi İYİ Parti dahil 5 partiye 41 milletvekilliği, cumhurbaşkanlığının kazanılması durumunda 5 Cumhurbaşkanı yardımcılığı ve bakanlıklar verileceği taahhütlerini unutmuş görünenler Seçimin kazanılması durumunda Zafer Partisi’ne 3 bakanlık verilmesini ağır şekilde eleştirmişlerdir. Bu çok kısa sürede verdiğimiz destek ve çalışmalar sayesinde yaratılan yeni rüzgâr ile oylar artmış, küskün ve kızgın büyuk bir seçmen gurubu herşeye rağmen sandığa gitmiştir. Sonuç ortadadır.

    Zafer Partisi’ne yönelik saldırıların ASIL nedeninin partimizin bu protokol ile Atatürk’ün kurucu değerlerini güvence altına almak istemesi, terörle mücadeleye yeni bir atılım getirecek olması, milli, üniter ve laik devlet esaslarını vurgulanması ve 13 milyon işgalcinin vatanlarına dönmesi projesidir.

    Bu projenin kabulünden HDP seçmeninin rahatsız olduğu iddiası maalesef CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel tarafından ifade edilmiş, kongre sürecinde de siyaseten insafsızca istismar edilen bu açıklamalarını Türkiye’nin bir bölümü üzerinde Kürdistan kurmaya hedefleyenlerin elini öperek taçlandırmıştır.

    Öyle gözüküyor ki CHP liderliği geçmiş hatalardan ders çıkarmak yerine yeni vahim hatalar ile yeni bir başarısızlığa doğru yelken açmaktadır. Bir CHP milletvekilinin “Atatürkçülüğü ve laikliği Zafer Partisine kaptırdık” diyerek itiraf ermek zorunda kaldığı gibi artık Atatürk’ün partisi Zafer Partisi’dir ve Türk milliyetçiliği Zafer Partisi’nde temsil edilmektedir. Altını çizerek vurguluyoruz, Türk milletini cepheleştiren, bölücülere taviz veren CHP ve AKP artık Türk siyasetinde Cunhuriyetin kuruluş ilkelerinden, büyük Atatürk’ten, sığınmacıların vatanlarına dönmesinden taviz vermeyen Zafer Partisi olduğu gerçeği ile her platformda karşı karşıya kalacaktır… Halkın nabzını tutamayan, tarihin ve ülke jeopolitiğinin dayattığı gerçeklikleri analiz kabiliyeti ve vizyonu olmayan kadrolar Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ağır sorunları çözemezler. Tek çözüm Zafer Partisi.

    NE OLMUŞTU? 

    14 Mayıs’ta yapılan seçimler 28 Mayıs’taki ikinci tura kalmıştı. İkinci turda adaylar Kemal Kılıçdaroğlu ve Recep Tayyip Erdoğan, Sinan Oğan ve Ümit Özdağ ile görüşmüştü. Sinan Oğan Erdoğan’a desteğini açıklarken Özdağ, Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı almıştı. Özdağ ve Kılıçdaroğlu’nun anlaşması sonrası kamuoyunda ‘Özdağ’a İçişleri Bakanlığı verilecek’ iddiaları gündeme gelmişti.

    Ümit Özdağ verdiği bir söyleşide anlaşma sürecine ilişkin, “Söz vermek değil, yazılı mutabakatımız var. Biz İçişleri Bakanlığı dahil üç bakanlık ve Millî İstihbarat Teşkilatı konusunda Kemal Bey’le mutabık kaldık” ifadelerini kullanmıştı.

    Özdağ, “MİT Başkanlığı da Zafer Partisi’ne verilecekti. Ama o sözlü anlaşmaydı. Bakanlıklar yazılı mutabakatta vardı. Ben İçişleri Bakanı olacaktım. Kemal Bey, zerre kadar oy faydası olmayan altılı masadaki ortaklarının İçişleri Bakanlığı’nın Zafer Partisi’ne verilmesine tepki göstereceğini bildiği için benim bu konuda anlayışlı davranmamı rica etti. ‘Bunu çok vurgulamayın’ dedi. Ben de kabul ettim. Kılıçdaroğlu bu seçimi kazanabilirdi eğer ortakları engellemeseydi” demişti.

    KAYNAK: HABER7

    Kaynak: Haber7.com

  • Özgür Özel resti çekti, ilk genel seçimi işaret etti: Kaybedersem bırakırım!

    Özgür Özel resti çekti, ilk genel seçimi işaret etti: Kaybedersem bırakırım!

    CHP’de değişim süreci genel başkanlıkta Özgür Özel’in yolunu açtı. CHP’nin yeni genel başkanı Özel, daha önceki genel başkanların aksine ilk seçimini kaybetmesi durumunda genel başkanlığı bırakacağını açıkladı.

    Özel, Duvar’dan Ceren Bayar’a konuştu. Özel’e, selefi Kemal Kılıçdaroğlu’nun sık sık eleştirildiği başarısızlıklara rağmen genel başkanlığı bırakmaması konusu da soruldu.

    “İLK GENEL SEÇİMİ KAYBEDERSEM BIRAKIRIM”

    CHP Genel Başkanı Özel, ilk genel seçimlerde iktidarı değiştirememeyi başarısızlık olarak gördüğünü belirterek şöyle konuştu:

    “Yapılacak ilk genel seçimlerde iktidarı değiştirmeyi başarı, değiştirememeyi başarısızlık olarak görürüm. Örneğin parti birinci parti oldu ama iktidarı değiştiremedim, kendimi başarılı saymam, olağanüstü kongreye giderim. Delegeye sorarım, “başarılı mıyım, başarısız mıyım” diye. Yani başarılı görünen ama iktidar değiştirmeyen bir sonuç var ise kararı delegeye bırakırım. “Başarılıydık aslında” falan demem, hemen olağanüstü kongreyi toplarım. Eğer kötü bir sonuç aldıysam ve kaybedersem de derhal bırakırım.”

    Özel, İyi Parti ve HEDEP ile ittifak kurulup kurulamayacağı konusuna da değindi.

    “İYİ PARTİ İLE İTTİFAK KONUSUNDA ÜSTÜME DÜŞENİ YAPACAĞIM”

    Her partiye sorumluluk düştüğünü söyleyen Özel, “İYİ Parti iş birliği yapmama konusunda kararlıysa buna saygı duymak durumundayız. Kimse bize mecbur değil. Ama ben benim seçmenime iş birliği yapmamayı ya da onun önünü tıkamayı anlatamam. O yüzden üstüme düşen ne varsa onu yapacağım.” dedi.

    “HEDEP İLE İŞBİRLİĞİ OLACAKSA KAMUOYU BİLECEK”

    Özel, HEDEP ittifakı konusunda ise şunları söyledi:

    “Siyasette arka kapı diplomasisi her zaman vardır ama sadece arka kapı diplomasisi ile ittifak ya da iş birliği olmaz. Bazen kapalı kapıları arka kapı diplomasisi açabilir. Bazen sıkılı yumrukları arka kapı diplomasisi açabilir. Ama bu, siyasette kalıcı ve ana yöntem olamaz. O yüzden eğer HEDEP’le bir görüşme yapılacaksa kamuoyu bunu bilecek.”

    “Bir iş birliği olacaksa, örneğin bizim adımıza bazı yerlerde fedakarlıklar yapılacaksa, bazı seçim çevrelerinde bizim olmamamız gibi şey söz konusu olacaksa bunu kamuoyu bilecek.” diyen Özel, “Kamuoyuna izah edemeyeceğimiz ve savunamayacağımız, utanç duyacağımız bir iş birliği içinde zaten olmayacağız.” açıklamasında bulundu.

    KAYNAK: DUVAR / CEREN BAYAR

    Kaynak: Haber7.com

  • Bakan Yerlikaya operasyonu duyurdu: çok sayıda gözaltı

    Bakan Yerlikaya operasyonu duyurdu: çok sayıda gözaltı

    İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Avcılar, Bahçelievler, Başakşehir, Bayrampaşa, Beyoğlu, Esenyurt, Eyüpsultan, Güngören, Kağıthane, Küçükçekmece, Üsküdar, Ümraniye ve Şişli ilçelerinde 96 adrese toplam da 624 personelin katılımıyla yaptığı eş zamanlı operasyonlarda 92 şüpheli yakalandı.

    Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün de Bursa il merkezinde, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti yaptığı değerlendirilen zehir tacirlerinin yakalanmasına yönelik yapılan operasyonlarda 64 şüpheli gözaltına alındı. 

    İki ilde yapılan operasyonlarda toplam 156 şüpheli yakalanırken, Bursa’daki operasyonda daha önce işlenen narkotiç suçlar nedeniyle hakkında 8 yıla kadar kesinleşmiş hapis cezası olan 58 şüpheli de yakalandı.

    Bursa ve İstanbul’daki operasyonlarda;

    116.500 adet uyuşturucu hap, 42 kg uyuşturucu Bonzai (istanbul), 2 kilo 750 gram Bonzai (Bursa), muhtelif miktarda skunk, 10 kilo 202 gram metamfetamin, muhtelif miktarda esrar, muhtelif miktarda eroin, muhtelif miktarda kokain, 7 adet tabanca, 1 adet otomatik tabanca 3 adet tüfek ve çok miktarda döviz ile TL ele geçirildi.

    Kaynak: Haber7.com

  • İsrail’e tepki gösteren işinden oluyor

    İsrail’e tepki gösteren işinden oluyor

    Dünyanın dört bir yanında katil İsrail devleti tarafından soykırıma uğrayan Gazzeliler için tepkiler yükselirken, bu tepkileri önleyemeyen İsrail ve bir numaralı destekçisi ABD, katliamlara ses çıkaranları çalıştıkları sektörlerden uzaklaştırarak gözdağı vermeye çalışıyor. Dünyanın en büyük sinema sektörü Hollywood’da çalışan aktör ve aktrisler ise hem ulaştıkları kitlelerin çokluğu, hem de duruşlarından ödün vermemeleri nedeniyle hedef tahtasının en ortasına koyuldu.

    AJANS DOĞRULADI

    Filistinle ilgili paylaşımları dünyada oldukça ses getiren Oscar ödüllü oyuncu Susan Sarandon, çalıştığı yetenek ajansından uzaklaştırıldı. Time dergisinin haberine göre, çalıştığı yetenek ajansı “United Talent Agency (UTA)”, Filistin’e destek açıklaması yapan Sarandon ile yollarını ayırdı. Haberde UTA sözcüsünün iddiaları doğruladığı belirtilirken kararın, Sarandon’ın son zamanlarda katıldığı Filistin destekçisi eylemlerin ardından gelmesi dikkati çekti.

    HEM EYLEME KATILDI HEM PAYLAŞIM YAPTI

    Sarandon’ın katıldığı eylemlerde, “Şu anda Yahudi olmaktan korkan pek çok insan var ve bu kişiler bu ülkede Müslüman olmanın nasıl bir şey olduğunu hissediyorlar” ifadesini kullandığı belirtildi. Sarandon daha önce de sosyal medya hesabından, “Gazze’de olanları önemsemeniz için Filistinli olmanıza gerek yok. Filistin’in yanındayım. Herkes özgür olana kadar kimse özgür değildir.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

    FİLM KADROSUNDAN ÇIKARILDI

    Time’ın haberinde ayrıca, Meksikalı oyuncu “Çığlık 6”, “In the Heights”, “Carmen” gibi yapımlarla tanınan Meksikalı oyuncu ve şarkıcı Melissa Barrera’nın, sosyal medyada İsrail-Hamas savaşıyla ilgili yorumları nedeniyle “Çığlık 7” filminden kovulduğu açıklandı. Instagram hesabından yaptığı paylaşımlarda Barrera, terör devleti İsrail’in Gazze’nin suyunu ve elektriğini kestiğini, Gazze’ye herhangi bir yardımın ulaşmasını izin verilmediğini gösteren gönderileri paylaşarak, o gönderilere, “İnsanlar tarihimizden hiçbir şey öğrenmedi. Ve tıpkı tarihlerimiz gibi, insanlar hala sessizce tüm olanları izliyor. Bu soykırım ve etnik temizliktir” notlarını düştü.

    Freeze Corleone

    Rapçi Corleone’nun konseri iptal edildi

    Sadece ABD’de değil, Avrupa’da da Filistin’e destek veren sanatçıların etkinlikleri iptal ediliyor. Hükümeti İsrail’e büyük destek veren Fransa’da, Filistin’e verdiği destekle bilinen rapçi Freeze Corleone’nun başkent Paris’teki konseri iptal edildi. Le Parisien’in haberine göre, Paris Emniyet Müdürlüğü, Senegal kökenli Fransız rapçi Corleone’un 25 Kasım’daki konserini “7 Ekim sonrası jeopolitik şartlar” gereği iptal ettiğini açıkladı. Açıklamada, şarkılarında “Yahudi karşıtı referansları” olduğu öne sürülen rapçinin konserinin “kamu güvenliğini” tehlikeye atabileceği savunuldu. Paris Savcılığı, 2020’de şarkı sözleri “Yahudi karşıtı” bulunan Corleone hakkında, nefret söylemi yaptığı suçlamasıyla soruşturma açmıştı.

    Sahneden barış çağrısı

    Avrupa’nın önemli organizasyonlarından olan 2023 BAFTA İskoçya Ödül Töreni’nde ödül alan sanatçılar İsrail’in katliamlarına tepki gösterdi. İskoçya’daki ödül töreninde Mısırlı Aktör Amir El Masry ile 2 ödül kazanan Eilidh Munro ve Finlay Pretsell, sahnede Filistin’e destek mesajı göndererek herkesi bu katliama karşı sesini yükseltmeye çağırdı.

    HERKES SESİNİ KULLANSIN

    Yönetmen Eilidh Munro teşekkür konuşmasında, “Bu gece bu fırsatı kullanarak Filistinlilerle dayanışma içinde olduğumuzu söylemek istiyoruz. Kurumlar ve hükümetler üzerinde baskı oluşturalım ve ateşkes isteyelim. Film yapıcıları ve sanatçılar olarak herkes sesini kullansın” derken, Munro ile birlikte sahnede olan Finlay Pretsell de “Sessiz olmayı reddediyorum. Hemen ateşkes” yazılı bir kağıt tuttu.

    BBC TV’DE GÖSTERMEDİ!

    Mısırlı aktör Amir El Masry ise, “Kalbimin şu an Gazze’de acı çeken tüm kadın, erkek ve çocuklarla birlikte olduğunu söylemek istiyorum. Umalım ve dua edelim ki bölgede barış ve yakın zamanda bir ateşkes görelim” diye konuştu. BBC, ödül töreni esnasında Filistin’e destek çağrılarının yapıldığı kısımları yayın akışına eklemedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Minikler Türkçe’yi uygulamalı öğrenecek

    Minikler Türkçe’yi uygulamalı öğrenecek

    Bu kapsamda ilkokul kademesindeki öğrencilerin derslerde dinleme, izleme ve konuşma performansları takip edilecek ve bu alanlarda öğrencilerin gelişim göstermesi sağlanacak.

    Birinci sınıflar için hazırlanan etkinlikte öğretmenlerin yönlendirmesi doğrultusunda öğrencilerin çizim yapması istenecek.

    İkinci sınıf öğrencilerinin dinleme, izleme ve konuşma durumlarına yönelik etkinlikler yapılacak. Bu doğrultuda öğretmen sınıfta bir hikâye okuyacak. Öğrencilerden, dinledikleri hikâyedeki önemli olayları belirleyerek, oluş sırasına göre anlatmaları istenecek.

    Üçüncü sınıflara öncelikle bir hikâye dinletilecek. Hikâyeyi dinleyen öğrencilerden gruplara ayrılarak bu hikâyeyi canlandırmaları istenecek.

    Dördüncü sınıflar için hazırlanan etkinlikte öğrenciler, dinledikleri metnin konu ve ana fikrini önce kendileri belirleyecek, ardından öğretmenin yönlendirmesiyle konu ve ana fikri tekrar yazarak cevaplarını karşılaştıracaklar.

    KAYNAK: Yeni Şafak

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com