Kategori: Gündem

  • İstanbul’da rüşvet operasyonu: 46 polis gözaltına alındı

    İstanbul’da rüşvet operasyonu: 46 polis gözaltına alındı

    İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamada, İstanbul’da düzenlenen rüşvet operasyonunda 46 polis gözaltına alındı. Açıklamada, “rüşvet almak ve vermek” suçlarıyla ilgili teknik takip başlatıldığı, bu kapsamda, 2022 ve 2023’teki 67 farklı olayda, 62 kişinin rüşvet verdiği, 46 polis memurunun ise rüşvet aldığı tespit edildiği kaydedildi.

    Bu gelişmenin ardından emniyet güçleri harekete geçerek; İstanbul, Kocaeli, Bitlis, Muş, Gümüşhane ve Şırnak’ta toplam 46 adrese baskın düzenlendi. Operasyonlarda, rüşvet verme suçundan 59 kişi, rüşvet alma suçundan ise 46 polis memuru yakalandı.

    Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

    Kaynak: Haber7.com

  • Askalan neresidir? ‘Suriye’nin gelini’ (Aşkelon) Askalan’ın tarihi…

    Askalan neresidir? ‘Suriye’nin gelini’ (Aşkelon) Askalan’ın tarihi…

    Askalan kenti, TRT1 ekranında yayınlanan, Mısır Sultan’ı Selahaddin Eyyubi’nin hayatı eden ‘Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi’ dizisindeki sahnelerinin ardından gündeme geldi. Bunun üzerindeki Askalan ile ilgili bilgiler araştırılmaya başlandı.

    Filistin’deki tarihi bir sahil şehir olan Askalan, günümüz ‘Aşkelon’ adıyla kullanılmaktadır. 

    ASKALAN NERESİDİR?

    Askalan, Gazze Şeridi’nin 13 km kuzeyinde, Tel Aviv’in 50 km güneyinde sahil şerdisinde yer almaktadır. Günümüzde Yahudiler’in işgali altında olan bu topraklar ‘Aşkelon’ ismi ile kullanılmaktadır. 

    Yaklaşık 50 bin km km² yüzölçümüne ve 100 bin nüfusa sahiptir. 

    ASKALAN’IN TARİHİ

    Askalan, Suriye ile Mısır arasında bir geçit görevi gören oldukça önemli bir ticaret kentiydi. Mısır’a denizden, Gazze’ye sahil yolundan rahatlıkla ulaşılabilen bu şehirde ticari ilişkiler ön planlaydı. 

    Eski çağlarda; ceviz ağaçları, kınası, sarımsağı ve zeytinlikleri ile meşhur olan bu kentin tarihi tarihinden şöyle bahsedilmektedir:

    • 640’ta Suriye Valisi Muaviye tarafından fethedildi

    • İlerleyen yıllarda Rumlar tarafından yıkıldı. 

    • Abdulmelik b. Mervan’ın halifeliği ile şehir yeniden inşa edildi.

    • Fatimi Devleti’nin eline geçti (Suriye ve Filistin Selçuklular’ın elindeydi).

    • Yaklaşık 1.5 asır Haçlılar ile Mısırlı Müslümanların arasındaki sınır şehir oldu.

    • Haçlılar Askalan’ı ele geçirdi. 

    • Salahaddin Eyyubi Askalan’ı Haçlılar’ın elinden kurtardı. 

    • ‘I. Richard ile Selahaddin Eyyübi ve askerleri arasından yapılan Arsuf Savaşı’ndaki mağlubiyetten sonra Askalan tahrip edildi. Müslümanlar (Suriye ve Mısır’a göç etti) oradan ayrıldı. 

    •  Askalan yeniden Müslümanlar’ın oldu. 

    • Günümüzde ise Yahudiler’in işgali altındadır. 

    ASKALAN’IN ÖNEMİ

    Rivayet edilene göre (bk. Müsned, III, 2259), Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) Askalan ve Gazze’yi ‘iki gelin’ olarak tanımlamıştır. Bu kapsamda Hz. Ömer’in yazdığı mektup üzerine Muvaiye’nin burayı fethettiği bilinmektedir. 

    Askalan, aynı zamanda Müslümanlar’ın en son fethettikleri Filistin şehirlerinden birisi olma özelliği taşınmaktadır. 

    KAYNAK: TDV

    Kaynak: Haber7.com

  • Belediye başkan adayları ne zaman açıklanacak? Cumhurbaşkanı Erdoğan tarih verdi

    Belediye başkan adayları ne zaman açıklanacak? Cumhurbaşkanı Erdoğan tarih verdi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir seyahati dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerel seçim konusunda sorulan Belediye başkan adaylarıyla ilgili süreç devam ediyor. Adayların duyurusu ne zaman yapılacak? Bununla ilgili takvimi paylaşır mısınız?” şöyle yanıt verdi: 

    Cumhur İttifakı olarak tüm seçimlerde olduğu gibi yaklaşan yerel seçimde de iddialıyız. Çalışmalarımızı bu iddiamız nispetinde çok titiz bir biçimde yapıyor, adaylarla ilgili süreçte her konuyu ince eliyor sık dokuyoruz. Partimiz gerekli hazırlıkları ve analizleri yaptı. Zaten bildiğiniz gibi AK Parti olarak bizim seçim hazırlıklarımız bir önceki seçimin tamamlanmasıyla birlikte başlar. Özellikle büyükşehirler başta olmak üzere her ilde kamuoyu yoklamaları yaptık, yapıyoruz. Sonuçları analiz edip milletimizin gönlündekini anlamaya, şehirlerimize en faydalı olacak adayları belirlemeye gayret gösteriyoruz.

    ADAYLAR HANGİ TARİHTE AÇIKLANACAK?

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkan aday adaylarının açıklanacağı tarihle ilgili ise şu açıklamalarda bulundu:

    Bir defa 1 Aralık belediye başkan adayı olmak isteyen ve görevden bu nedenle ayrılması gereken memurların istifaları için son tarih. Memurların durumunu da görelim. Onların durumu da netleştikten sonra Aralık ayının ortalarına doğru artık adaylarımızı peyderpey açıklamaya inşallah başlarız.

    Kaynak: Haber7.com

  • Kedi dili bisküvi tarifi, nasıl yapılır? Daha lezzetli tatlı tarifleri için tam ölçülü kedi dili bisküvisi tarifi…

    Kedi dili bisküvi tarifi, nasıl yapılır? Daha lezzetli tatlı tarifleri için tam ölçülü kedi dili bisküvisi tarifi…

    Kedi dili bisküvi, pastacıların en temel malzemelerinden bir tanesidir. Uzun ince yapısı ile bazen bir pandispanya yerine bazen de katmanlı tatlıların iskelesi olarak kullanılır. Kedi dili bisküvi ile yapılan en ünlü tarif ise herkesin aşina olduğu tiramisu tatlısıdır.

    Kedi dili bisküvi ile herhangi bir tatlının kek kısmı basitçe halledilebilir. Marketlerde hazır paketler halinde de kolaylıkla bulunan kedi dili bisküvileri evde kendiniz yapmakta oldukça kolaydır. Ev yapımı kedi dili bisküvisi tarifinin en temel püf noktası pişirmeden önce üzerlerine pudra şekeri serpmektir. Pudra şekeri kedi dili bisküvisinin pişerken yayılmasını engelleyerek kabarmasını sağlayacaktır.

    Elin ev yapımı kedi dili bisküvi tarifini birlikte yapalım. İşte kedi dili bisküvi tarifi…

    KEDİ DİLİ BİSKÜVİSİ NASIL YAPILIR?

    Kedi dili bisküvi yapmak için öncelikle yumurta sarılarını tarifteki şeker miktarının yarısı ile çırpmalısınız. Ardından ayrı bir kabın içerisinde yumurta beyazlarını katılaşana kadar çırparak kalan şekeri de üzerine eklemelisiniz.

    Katılaşan yumurta beyazlarını yumurta sarıları ile söndürmeden birleştirmeli ve ardından un, vanilya ve tuzu ekleyerek kedi dili bisküvisi hamurunu hazırlamalısınız. Hazırlanan bu hamuru sıkma torbasına koyarak kedi dili bisküvi şekilleri verdikten sonra üzerine pudra şekerini serpmelisiniz. Ardından fırında kenarları altın sarısı rengine dönüşene kadar pişirmelisiniz.

    KEDİ DİLİ BİSKÜVİ NASIL SAKLANIR?

    Kedi dili bisküvi tarifi yaptıktan sonra saklamak için tamamen soğumasını beklemeniz gerekir. Tamamen soğuyan kedi dili bisküvilerini hava geçirmez bir saklama kabına koyarak buzdolabında 3 gün boyunca muhafaza edebilirsiniz. Daha sonra kullanmak için dondurucu için üretilen saklama kaplarına koyarak 8 hafta buzlukta tutabilirsiniz.

    KEDİ DİLİ BİSKÜVİ TARİFİ

    30 ADET    /    HAZRILIK SÜRESİ: 25 DAKİKA     /    PİŞİRME SÜRESİ: 15 DAKİKA

    Kedi Dili Bisküvi Tarifi İçin Malzemeler;

    • 3 adet büyük yumurta sarısı,
    • 115 gram toz şeker,
    • ½ çay kaşığı vanilya
    • 4 adet büyük yumurta akı,
    • 142 gram un,
    • 1 tutam tuz,
    • Pudra şekeri

    Kedi Dili Bisküvi Tarifi Nasıl Yapılır?

    Adım 1

    Kedi dili bisküvi tarifi yapmak için öncelikle fırını 180 derecede ısıtmaya başlayın. Sıkma torbanızı hazırlayın. Kullanacağınız pişirme kâğıtlarının üzerine aralıklar çizgiler çekin. Bu kedi dili bisküvilerini yaparken şeklini vermenize yardımcı olacaktır. Bu pişirme kâğıtlarını fırın tepsisine yerleştirin.

    Adım 2

    Geniş bir kabın içerisinde 3 adet yumurta sarısını 58 gram toz şekerle birlikte yaklaşık 3 dakika boyunca köpürene kadar karıştırın. Ayrı bir kabın içerisinde 4 adet yumurta aklarını yüksek devirde yaklaşık 2 dakika kadar mikser yardımıyla çırpın.

    Adım 3

    Yumurta beyazlarını çırparken, geriye kalan 58 gram toz şekeri her seferinde birer kaşık olacak şekilde içerisine ekleyin ve çırpmaya devam edin. Yumurta beyazları bulut kıvamına gelip katılaşınca çırpma kabını ters çevirin. Eğer ters çevirdiğinizde düşmüyor ise işlem tamam demektir.

    Adım 4

    Katılaşan yumurta beyazlarını, yumurta sarılarının içerisine metal bir kaşık kullanarak yavaşça ekleyin. Her eklediğiniz kaşıkta yumurta beyazlarını söndürmeden yavaşça alttan üste olacak şekilde karıştırın.

    Adım 5

    Yumurta akları ve sarıları birbirine karışınca bu sefer karışımın içerisine 142 gram unu, ½ çay kaşığı vanilyayı ve bir tutam tuzu yavaş yavaş ekleyin. Yumurta karışımını söndürmeden tüm unu her yere eşit şekilde dağılmasını sağlayın.

    Adım 6

    Homojen bir hamur karışımı elde ettikten sonra bu hamur karışımını sıkma torbasına doldurun. Pişirme kâğıdı üzerindeki çizgileri esas alarak kedi dilimi bisküvi şekillerini verin. Tüm hamur bitene kadar aynı işlemi tekrar edin.

    Adım 7

    Hazırladığınız kedi dilimi bisküvilerinin üzerine pudra şekeri serpin ve fırına verin. 14 -15 dakika kenarları altın sarısı rengini alana kadar pişirin.

    Adım 8

    Altın sarısı rengi alan kedi dili bisküvilerinizi fırından alın ve tamamen soğuması için bekletin. Tamamen soğuyan kedi dili bisküvileri dilerseniz hemen kullanabilir, buzdolabında hava geçirmez bir kapta 3 gün saklayabilir ya da 8 haftaya kadar derin dondurucuda muhafaza edebilirsiniz.

    Afiyet olsun!

    Kaynak: Haber7.com

  • MOSSAD’ın Gazze’de rezil olduğu operasyon!

    MOSSAD’ın Gazze’de rezil olduğu operasyon!

    Gazze’de günlerdir tüm dünyanın gözleri önünde soykırım yaşanıyor. Evler, okullar, mülteci kampları, hatta hastaneler… Hiç durmadan vuruyor İsrail. Peki bu acımasızlığın sebebi neydi?

    Kassam Tugayları’nın esir alarak tünellerde tuttuğu İsraillilere ulaşmak için Gazze’ye giren ordu, hastane saldırılarını da rehinelere ulaşmak için düzenlemiş. Fakat İstihbarat yanlış çıkınca her saldırıdan da eli boş dönmüş.

    Rehinelere ulaşamayan işgal devleti yüzlerce sivile zarar vermekten de hiç çekinmediğini ve ne kadar acımasız olabildiğini tüm dünyaya göstermişti. 

    Mossad ve Şinbet’in “rehinelerin hastane tünellerinde tutulduğu” yönündeki uydurma istihbarat bilgisi üzerine hareket eden İsrail ordusu yaşadığı rehine hezimeti üzerine esir takası ve ateşkes anlaşmasına varılmasına şimdilik sıcak bakıyor. 

    Peki ağır saldırılarla 35 hastaneyi kullanılmaz hale getiren ve on binlerce kişiyi katleden İsrail, bu işten bu kadar kolay mı kurtulacak?

    Öyle ya birkaç güne bunu da unutup restoranlar zincirinde yemeğimizi yemeye devam eder kahvemizi de elimize alıp yolumuza koyuluruz.

    Şimdiye kadar hep öyle olmadı mı?

    Eğer bu kadar sessiz kalmasaydık belki de bugün bunlar yaşanmazdı.

    KAYNAK: HABER7

    Kaynak: Haber7.com

  • Diyarbakır’da 111 kilo uyuşturucu yakalandı

    Diyarbakır’da 111 kilo uyuşturucu yakalandı

    Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığınca bölücü terör örgütü ile yasa dışı uyuşturucu üretimi ve ticareti yapanlar arasında var olan bağı somut delillerle ortaya koymak, operasyon bölgesinde saklanan uyuşturucu ve bunları gizleyenleri bularak adalete teslim etmek amacıyla ilçenin Kabakaya ve Yalaza mahalleleri kırsalında operasyon düzenlendi.

    Operasyonda, 91 kilo toz esrar ve 20 kilo kubar esrar ele geçirildi.

    Gözaltına alınan 1 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sürüyor.

    Kaynak: Haber7.com

  • Ümit Dikbayır Meral Akşener’e bayrak açtı: Rezil edeceğim!

    Ümit Dikbayır Meral Akşener’e bayrak açtı: Rezil edeceğim!

    Ardı ardına yaşanan istifaların yaşandığı İYİ Parti’de bu kez kayıp 132 milyon lira krizi yaşandı. Eski mali işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dikbayır üzerinden ortaya atılan iddialar, partiyi bir kez daha karıştırdı. Meral Akşener’in ‘ispat etsin’ çıkışı üzerine ‘Savcılığa gideceğim’ diyen Dikbayır, ihraç talebiyle disipline yollandı! İstifası beklenen Ümit Dikbayır, adeta tehditler yağdırdı: Hepsini rezil edeceğim!

    MİLLETVEKİLLERİNDEN DE PARA İSTENMİŞ!

    Milletvekillerinden 500 bin TL ve 1 milyon TL gibi bağışların istenmesi de partiyi iyice karıştırdı. Meral Akşener, ispat ederlerse şerefsizim diyerek sert çıktı. Akşener’in sözlerine yanıt veren Ümit Dikbayır ise “Gerçeği ispat etsin yoksa savcılığa gideceğim” açıklaması yaptı.

    Ancak bu sözlerinin üzerine apar topar kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna yollandı!

    Partide çalışan bir kadına tacizde bulunduğu da iddia edilen Ümit Dikbayır, suskunluğunu bozdu ve adeta Meral Akşener’e savaş açtı.

    DİKBAYIR: SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİM!

    Ümit Dikbayır, CHP’ye yakınlığı ile bilinen Sözcü’ye yaptığı açıklamada, “Açıkçası 5-10 gün sonra partimizden istifa etmeyi düşünüyordum. Bağımsız kalacaktım. Ama iş madem bu hale getirildi, ben de sonuna kadar mücadele edeceğim. Yani yazık ediliyor. O kadar çok arayan var ki partili partisiz. Yazık ediyorlar partiye. Onun altında bazı parti yetkililerimizin çok utanacağı bir şey var. Ben onu anlattığım zaman rezil, kepaze olacaklar” diyerek tehditler yağdırdı.

    SIRF İFTİRA ATSINLAR DİYE İŞE ALINAN BİRİSİ?

    Ümit Dikbayır, hakkındaki taciz iddialarıyla ilgili de şu açıklamayı yaptı: Partide tacizde bulunulduğu öne sürülen kadını işten çıkarıp olayın üstünü kapattılar. O kızcağız da işten çıkarılmasını benden biliyor. Şimdi bilenmişler, 5 sene önce işten çıkarttıkları bu kişiyi işe almışlar sırf bana iftira atsın diye.

    DİKBAYIR İDDİALARIN ARAŞTIRILMASI İÇİN SAVCILIĞA GİDECEK!

    Öte yandan Ümit Dikbayır’ın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na hakkındaki iddiaların araştırılması için dilekçe vereceği de ortaya çıktı. Dikbayır, ayrıca TBMM Başkanlık Divanı’na dilekçe verip, iddia konularıyla ilgili dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyecek.

    DİSİPLİN KURULU BUGÜN TOPLANIYOR

    İYİ Parti Yüksek Disiplin Kurulu ise saat 14.00 da toplanacak. Ümit Dikbayır’ın Disiplin Kurulu ‘Tedbiri’ karara bağlayacak.

    Kaynak: Haber7.com

  • Demir Kubbe’yi çökerten Gazzeli dahi için MİT’ten nefes kesen kurtarma operasyonu

    Demir Kubbe’yi çökerten Gazzeli dahi için MİT’ten nefes kesen kurtarma operasyonu

    Demir Kubbe’yi çökerten, Mossad’ı peşine takan Gazzeli dahi genci MİT, Malezya Özel Harekat timleri ile kurtardı. Tel Aviv-Gazze-İstanbul-Kuala Lumpur hattında gerçekleşen baş döndürücü operasyon trafiğinde dikkat çeken detaylar yer aldı.

    İsrail’in dünyaca ünlü askeri hava savunma sistemi Demir Kubbe (Iron Dome) 2015-2016 yıllarında geçici körlük yaşadı ve Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları bu sayede İsrail’in kritik noktalarına füzeli saldırılar gerçekleştirdi. Farklı tarihlerde gerçekleşen bu hava saldırıları bir türlü engelleyemeyen ve kaynağını bulamayan İsrail, tam 3 yıl süren araştırmaların sonunda kritik bir isme ulaştı.

    Demir Kubbe’yi etkisiz hale getiren kişi, 1991 doğumlu Omar Z. M. A. çıktı. Gazze İslam Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Programcılığı Bölümü mezunu Omar, aynı tarihlerde, Gazze İçişleri Bakanlığı adına bir hackleme programı yazdı. Bu program tüm telefonlara sızabilme etkisine sahipti. İsrail, radarına aldığı Omar A.’yı yakalamak için çeşitli planlar yaptı.

    NORVEÇ’TEN GELEN ŞÜPHELİ İŞ TEKLİFİ

    2019 yılında bu kapsamda Omar A.’ya AM isim Norveçli yazılım şirketinden iş teklifi yapıldı. Anabella sahte ismiyle kendini tanıtan sözde şirket görevlisi, Gazzeli gençten bilgisayar programlama ve uygulama sistemleri tasarlamasını istedi. Bir süre sonra ise aynı şirketten Leonardio Causer ve Roland Gales adli kişiler Omar A.’yı aradı. Omar bu kişilere, “Whatsapp’tan görüntülü konuşalım” dedi. Ancak iki isim, her defasında bundan kaçındı. Teklif ısrarını sürdüren Norveçli şirketin yöneticileri, şirketin Belçika şubesinde işe alım yapabileceklerini belirterek ıslak imzalı Schengen vize davetiyesini Gazze’ye gönderdi. Ancak Omar A. bu davete rağmen artan şüpheleri üzerine Norveçlilerin iş teklifini reddetti.

    MOSSAD İSTANBUL’DA DA KISKACA ALDI

    Dünyanın en iyi yazılımcılarından ve hackerlerinden (bilgisayar korsanı) biri olarak gösterilen Omar A., 3 Mart 2020’de Mısır’ın başkenti Kahire üzerinden resmi yollarla çalışmak üzere İstanbul’a taşındı. Linkedin uygulaması üzerinden bilgisayar programlama ve yazılım alanlarında uzaktan dersler veren Omar, Türkiye’de Mossad tarafından sıkı takibe alındı. Mossad adına ilk teması, Nisan 2021’de Raed Ghazal adlı ajan kurdu. Fransız şirket Think Hire’ın İnsan Kaynakları yöneticisi olduğunu iddia ederek whatsapp üzerinden Omar ile irtibat kuran Ghazal, “Uygulama Yardımcısı” pozisyonunda iş teklifinde bulundu. Haziran ve Ağustos 2021’de İstanbul Beylikdüzü Marmara Park AVM, Bayrampaşa Forum İstanbul AVM ve Fatih Historia AVM’de yüzyüze mülakatlar yaparak Omar’ı şirkete kazandırmaya çalışan Raed Ghazal, bir süre sonra bir başka Mossad elemanı olan Omar Shalabi’ye işi devretti.

    TEK HEDEF TEL AVİV’E KAÇIRMAK

    Ghazal ve Shalabi’nin tek hedefi, yazılımcı genci önce Avrupa’ya götürmek, oradan da İsrail’in başkenti Tel Aviv’e kaçırmaktı. İki Mossad elemanı, Omar A. ile telekonferans gerçekleştirdi. Görevi diğer ajana devreden Raid Ghazzal bir süre sonra ortadan kayboldu. Omar Shalabi, İnsan Kaynakları programı üzerinden eleman çalıştırma, ekleme ve silme ile ilgili bir program yazması karşılığında 10 bin ABD doları teklif etti. Programı hızlıca aktif hale getiren A.’ya bu para Fransız firma Think Hire’dan 3 parça şeklinde Kuveyt Türk hesabına gönderildi. Paraları gönderen ise John Foster sahte kimliğini kullanan Mossad elemanıydı.

    20 BİN DOLAR MAAŞLA AKLINI ÇELMEYE ÇALIŞTI

    Parayı gönderen kişiler, Filistinli Omar A.’ya yurtdışına seyahat etme sorununun olup olmadığını da devamlı gündemde tuttu. İlerleyen süreçte Mossad casusu Omar Shalabi, Omar A.’ya başka bir iş teklifinde bulunarak Haziran 2022’de Karadağ pasaportu taşıyan Nikola Radonij’e (44) işi devretti. Radonij, 28-31 Ağustos 2022 tarihlerinde İstanbul’da Karaköy Hoteli’nde konaklayan Mossad casusu Radonij, Gazzeli Omar’le hotelde yüz yüze görüşerek İstanbul’da kalması durumunda 5 bin 200 dolar sabit maaş, Brezilya’da et kesim fabrikasında proje uzmanı olarak çalışmayı kabul etmesi durumunda ise 20 bin dolar maaş teklifinde bulundu.

    EV ADRESİ İÇİN GÖÇ İDARESİ TEZGAHI

    Radonij, Mossad’a çalışan istihbarat elemanları Abdülber Muhammet Kaya, Foad Osama Hıjazı ve Fas uyruklu Youssef Dahmane isimli şahıslarla internet tabanlı projede birlikte çalışacaklarını belirtti. Bu şahıslardan birisini seçmesini istedi. Şahısların hepsi Mossad’la irtibatlıydı. Nikola Radonij, Omar A.’ya hemen pasaportunu ve ikametgâh adresini göndermesini istedi. Mossadlı casus, İstanbul İl Göç İdaresinde tanıdıkları olduğunu, kendisine İstanbul’da oturum alacağını belirtti. Amaç; Omar’ın İstanbul’daki ev adresini ele geçirmekti. Çünkü Omar A. ikamet adresinin gizlemek adına görüşme yaptığı noktalara üç otobüs değiştirerek gidiyordu. Nikola Radonij ısrarla yurtdışına gelmesi gerektiğini, şirketin kendisine ihtiyacı olduğunu belirtti. Bu ısrar üzerine devreye giren Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), uzun süredir kaçırılabilineceğini düşündüğü Omar Albaisy’i ikaz ederek yurt dışına çıkmasını engelledi.

    Ancak Omar A., Eylül 2022’de İsrail’le diplomatik ilişkisi olmayan Malezya’ya 15 günlüğüne gezmek için seyahat etmeye karar verdi. MİT İstanbul Bölge Başkanlığı İstihbarata Karşı Koyma Dairesi (İKK), Omar A.’ya yönelik şüpheli iş tekliflerinden daha önceden haberdar olduğu için yurt dışına çıkmadan önce gerekli tüm uyarıları yaptı. Acil durumlarda telefonu kapatılsa bile sürekli konum bilgisini İstanbul’a yollayan bir uygulama A.’nın telefonuna yüklendi.

    MALEZYA’DA MOSSAD KAÇIRDI

    Omar A., Malezya’ya gidince pusuda bekleyen Mossad harekete geçti. Üç ayrı hücreyle takipte olan Mossad, Malezyalı yerel kaynaklarından oluşan bir ekip oluşturdu. Liderliğini bir kadının yaptığı iki ayrı grup, Omar A.’yı 28 Eylül 2022 gecesi Malezya’nın simge yapısı Petronas İkiz Kuleleri’ne yakın bir mesafedeki Jalan Yap Kwan Seng bölgesinden Omar A.’yı bir araca zorla bindirdi. Yanındaki arkadaşına da sessiz olmasını söyleyen grup, Kuala Lumpur federal bölgesinden uzaklaşarak 50 kilometre uzaklıktaki Selangor bölgesindeki bir dağ evinde Omar A.’yı çapraz sorguya aldı.

    Mossad timi, Hulu Langat bölgesindeki dağ evinde Tel Aviv’le video konferans yöntemiyle 36 saat sorguladıkları Omar A.’ya ağır işkence uyguladı. Tel Aviv’den bağlanan Mossad yöneticileri sorguda Demir Kubbe’yi körleştirmeyi başaran Filistinli bilgisayar programcısına bu programı nasıl geliştirdiğini, hangi kodlama dilini kullandığını, İsrail kamu görevlileri ve askerlerinin kullandığı android tabanlı cep telefonlarını hackleyen sistemi nasıl kapatabileceklerini öğrenmeye çalıştı. Ayrıca İstanbul’da kendisiyle beraber elektronik harp savaşı yürüten başka bilgisayar mühendisi, yazılım mühendisi ve bilgisayar programcısı olup olmadığı sorgulayan Mossad, hackleme sistemini geliştiren ağın nasıl kurulduğunu, hangi teknolojiyi kullandığını tek tek sordu.

    MİT DEVREYE GİRDİ, MALEZYA OPERASYON YAPTI

    MİT, kaçırılma olayını öğrenir öğrenmez Malezya’daki muhataplarına konunun çok acil olduğunu belirterek Filistinli yazılımcının dağ evinden kurtarılması için bulunduğu nokta konumunu gönderdi. Saatler sonra Malezya Özel Harekat timleri, dağ evine şok baskın gerçekleştirdi. Genç Filistinli sağ olarak kurtarıldı. Kuala Lumpur Sulh Ceza Mahkemesi, Filistinli yazılımcıyı kaçırıp sorgulayan 11 kişi hakkında tutuklama kararı verdi.

    Bu önemli operasyonun ardından, geçtiğimiz haftalarda MİT koordinesinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri de bir Mossad ajanını İstanbul’da yakaladı. Filistinli Omar A.’ya bir proje ortaklığı çerçevesinde yaklaşan Foad Osama Hıjazi, MİT tarafından deşifre edilince düğmeye basıldı. Hıjazi, İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad’a casusluk yapmaktan İstanbul’da tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    DAHİ YAZILIMCI SAFE HOUSE’TA TUTULUYOR

    MİT’in devreye girmesi sonucu kurtarılan Omar A., Türkiye’ye getirildi. MİT kontrolündeki bir Safe House’ta (Güvenli Ev) kalan Omar A., ustası olduğu yazılım çalışmalarına da devam ediyor.

    MALEZYA’DAKİ İLK OLAY DEĞİL

    Çoğunluğu Müslüman olan ve Filistin davasının güçlü bir destekçisi olan Malezya’nın İsrail ile herhangi bir diplomatik ilişkisi bulunmuyor. SABAH’ın yaptığı araştırmaya göre, İsrail devletinin Malezya’daki kaçırılma vakası ilk değil. 2018 yılında yine Hamas üyesi Gazze doğumlu elektrik mühendisi Fadi Muhammed el-Batş, Kuala Lumpur’da Mossad’a bağlı çalışan iki motosikletçi tarafından vurularak öldürüldü. Malezya yerel medyası da Fadi Muhammed el-Batş’in İsrail gizli servisi tarafından öldürüldüğünü yazdı.

    KAYNAK: SABAH

    Kaynak: Haber7.com

  • Siyasette yeni başlık yüzde 50+1 tartışması

    Siyasette yeni başlık yüzde 50+1 tartışması

    • HABER7 / ÖZEL

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın“50+1 şartının değişmesi isabetli olur” sözlerinin ardından gözler bu konudaki hazırlıklara çevrildi. Bu şartın değişmesi için ise anayasa değişikliği gerekiyor. İYİ Parti’ye göre sistem tartışması doğru iken CHP ise tartışmalara kapıyı kapattı. AK Parti’de, aile ve başörtüsü düzenlemeleriyle birlikte mini anayasa paketinde yer verilmesi planlanan “50+1” değişikliğiyle ilgili ‘40+1’ ya da ‘en çok oyu alan seçilsin’ seçeneklerinin tartışıldığı belirtiliyor. Mevcut sistemi ve mevcut sistemin yerine gelebilecek seçeneklerin durum değerlendirmesini Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, Haber7 için anlattı.

    Başkanlık sistemine ilişkin Amerika’dan örnek veren Prof. Dr. Fendoğlu, Amerika’da birinci derece seçmenlerin, ikinci derece seçmenleri seçerek ikinci derece seçmenlerinde istedikleri bir başkana oy verdiklerini ifade etti. Amerika örneği üzerinden konuşan Hasan Tahsin Fendoğlu, 276 oyu alan kişinin başkan olduğu sistemde yüzde elli şartının aranmadığını söyledi.

    Yüzde 50+1 konusuna ilişkin konuşan Fendoğlu, “Bu sistem aslında bir Fransız sistemi ve yarı başkanlık sistemidir. Ama Türkiye’de durum ‘Yarı Başkanlık Sistemi’ değildir bizdeki sistem ‘Başkanlık Sistemi’ şeklindedir. Türkiye’deki başkanlık sistemi Fransa’dan alınıp monte edilmiş bir sistemdir. Bu sisteminde eksik yanları elbette var. Dolayısıyla bundan ayrılmakta büyük fayda var.” şeklinde konuştu.

    “OY ORANI %1 OLAN KESİME MİT TESLİM EDİLİR Mİ?”

    Yüzde 50+1 şartının arandığı sisteme ilişkin eleştirilerde bulunan Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, %48’lik bir kesmin oy vereceği yer belli iken %1, %2 gibi kitlesi düşük kesimin ekstrem istekleri olduğu nedeniyle seçimlerin ikinci tura kaldığını örneklendirerek anlattı.

    İkinci tura kalan seçimde ise %1, %2 gibi oy oranı olan kesimin Cumhurbaşkanı adaylarından birtakım istek ve taleplerde bulunduğunu söyleyerek “%48’lik kitlenin talepleri ne olacak” diye yorumladı. Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, 50+1 şartına ilişkin yaptığı açıklamada geçmişte yapılan seçimlerden örnek vererek, %1’lik kesimin MİT gibi önemli yerleri istemesinin sistemi zehirlediğini ifade etti.

    YÜZDE 50+1’E SEÇENEKLER 

    50+1 şartının yerine konuşulan ‘40+1’ ya da ‘en çok oyu alan seçilsin’ seçeneklerini değerlendiren Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, ‘en çok oyu alan seçilsin’ seçeneğinin Türkiye gibi ateş çemberi ile kaplı bir coğrafya için daha iyi ve istikrarlı olacağını ifade etti. Konuya ilişkin belediye seçimlerinden örnek vererek, “Türkiye’de aslında belediye başkanlığı seçimleri de böyle. Çoğunluk sistemi diyoruz buna. En fazla oy alan belediye başkanı oluyor. Cumhurbaşkanı seçimi de böyle olsun. En çok oy alan Cumhurbaşkanı olsun. Bu daha pratik ve istikrar açısından son derece önemli.” dedi.

    “YENİ BİR ANAYASA ÖNCESİ YOL TEMİZLİĞİ”

    Yüzde 50+1 şartının değişmesini anayasa değişikliğine işaret olarak gören Fendoğlu, durumu ‘yeni ve sıfırdan bir anayasadan önce bir yol temizliği’ olarak yorumladı. Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, 24. ve 41. maddelerin meclise sunularak siyasi partilerin tutumlarına bakılacağını ve buna ilişkin olarak yol izlenebileceğini ifade etti.

    Fendoğlu, “24. Madde de malumunuz baş örtüsüyle ilgili bunun bir ayrımcılık neden olamayacağı, başını örten ve örtmeyenin hiçbir hak kaybına uğramayacağı anlamında bir paragraf eklenmek isteniliyor. Teklif bu. Bir de 41. Madde, Türk ailesinin yapısı kadın ve erkekten oluşur şeklinde. Yani bunlarla beraber 50+1 meselesi de üçüncü bir teklif olarak sunulabilir.” dedi.

    ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ŞART MI?

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylemleri sonrası gündeme gelen yüzde 50+1 şartının anayasa değişikliğine muhtaç olduğunu ifade eden Prof. Dr. Fendoğlu, anayasa değişikliği için 376 vekilin ‘evet’ demesi gereceğini vurgulayarak bununla beraber 399’a çıktığı zaman halkın referanduma gideceğini söyledi. Bu durumun anayasa değişikliğine işaret edildiğinin altını çizen Fendoğlu, sadece kanun değişikliği ile bu sorunun çözülemeyeceğini ifade etti.

     

    KAYNAK: HABER7

    Kaynak: Haber7.com

  • Bakan Ersoy: Turizm atılımında diğer şehirlere Konya’yı örnek gösteriyoruz

    Bakan Ersoy: Turizm atılımında diğer şehirlere Konya’yı örnek gösteriyoruz

    Türkiye’nin en büyük ahşap konstrüksiyonlu kamu binası olan Konya Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nin açılışı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirildi.

    Açılışta konuşan Çumra Belediye Başkanı Recep Candan, merkezin Çatalhöyük için bir dönüm noktası olduğunu ve bir Çumralı olarak gurur duyduğunu ifade ederek, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür etti.

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, büyük emeklerle inşa edilerek Konya’nın kültür mirasına kazandırılan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nin, hayırlı olmasını dileyerek konuşmasına başladı.

    “SAHİP OLDUĞUMUZ EŞSİZ MİRASA EN İYİ ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAK HEP ÖNCELİĞİMİZ OLDU”

    Konya’nın Anadolu’nun kültür ve medeniyet başkenti olduğunu anımsatarak, Çatalhöyük’le başlayan tarih yolcuğunun binlerce yıldır aralıksız şekilde sürdürdüğünü kaydeden Başkan Altay, bu bilinçle Konya’ya yakışır işler yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini belirterek, şunları kaydetti:

    “Sahip olduğumuz bu eşsiz mirasa en iyi şekilde sahip çıkmak ve Darü’l-Mülk Konya’mızı her alanda görkemli tarihine yakışır bir hale getirmek, çalışmalarımız içerisinde hep önceliğimiz oldu. Özellikle arkeolojik değerlerimizin gün yüzüne çıkarılması ve medeniyet mirasımıza yeniden kazandırılması büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda; Çatalhöyük, Savatra, Karahöyük, Kilistra ve Kubadabad Sarayı gibi arkeolojik kazılara, Konya Büyükşehir Belediyesi olarak önemli destekler sağlıyoruz. Tüm bunlar içerisinde Çatalhöyük’ün bizler için apayrı bir kıymeti ve önemi var. UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Çatalhöyük; binlerce yıl önceki Anadolu yaşamına ve insanlık tarihine ışık tutuyor. Binlerce yıl evvel burada; savaşlardan ve şiddetten arınmış, insani yönleri ağır basan, aile ve ata kültürü gelişmiş, üretkenlik becerisi olan, düzen ve intizama sahip bir topluluk yaşamaktaydı. Çatalhöyük’te yapılan arkeolojik keşifler; ilk yerleşik tarımın burada yapıldığını, dokumacılığın en eski örneklerinin burada sergilendiğini, hayvanların ilk defa burada evcilleştirildiğini ve çeşitli zanaatların ilk kez burada geliştiğini ortaya koyuyor. Bunlar bizlere açıkça gösteriyor ki; Çatalhöyük sakinleri günümüzden binlerce yıl önce altın çağı yaşayan ve medeniyetlerin öncüsü olan zengin bir topluluk oluşturmuşlardı. Eminim ki yapılacak yeni keşiflerle, ‘İlklerin Şehri Çatalhöyük’ bizleri şaşırtmaya devam edecektir.”

    “MÜZE NİTELİĞİ TAŞIYOR”

    Çatalhöyük’ün bu eşsiz mirasını en güzel şekilde tanıtabilmek ve yarınlara güvenle taşıyabilmek için; Türkiye’nin en büyük tanıtım ve karşılama merkezlerinden birini inşa ettiklerini ifade eden Başkan Altay, “Bu büyük eserin temelini 2021 yılının Ağustos ayında birlikte atmıştık. Hamdolsun açılışını da birlikte yapmak nasip oldu. 4 bin 500 metrekare kapalı alana sahip Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezimiz ile burayı ziyaret eden turistlerin 10 bin yıllık mirasımızı her yönüyle tanımalarını sağlayacağız. Aynı zamanda büyük bir müze niteliği de taşıyan Tanıtım ve Karşılama Merkezimiz 7 farklı bölümden oluşuyor. 
    Merkez bünyesinde ayrıca ziyaretçilerimizin buradan ayrıldıkları zaman yanlarında bir hatıra götürebilecekleri hediyelik eşya satış birimi de bulunuyor. Tüm bunlara ilave olarak iki höyüğün yukarıdan seyredilebileceği bir seyir kulesi de inşa ettik” diye konuştu.

    “ÇATALHÖYÜK TANITIM VE KARŞILAMA MERKEZİ’MİZ HER YÖNÜYLE EŞSİZ BİR NİTELİĞE SAHİP”

    Başkan Altay, Türkiye’nin en büyük ahşap kamu yatırımı olan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi sayesinde; Çatalhöyük’ün artık kusursuz bir arkeolojik alan olarak anılmaya başlayacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “İnsanlar Çatalhöyük’ten söz ederken, bu bölgenin yalnızca görkemli tarihinden bahsetmekle kalmayıp; Çatalhöyük’e ne denli önem verildiğinden de bahsedecekler. Şehrimizin turizm potansiyeline büyük katkı sunacak bu merkezin maliyetinin bir kısmı da Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından karşılandı. Aynı zamanda merkezin inşa edilmesi için 26 bin 500 metrekarelik araziyi de Konya Büyükşehir Belediyesi olarak kamulaştırdık. Her yönüyle eşsiz bir niteliğe sahip Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’mizin, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Merkezin inşa edilme sürecinde bizlere her daim büyük destek sunan, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a şükranlarımı ifade ediyorum. Burada Sayın Bakanımıza özel bir teşekkür etmem gerekir. Konya’nın bir turizm şehri olma noktasında bize verdiği cesaret ve vizyon bizi bu tür çalışmalar yapmaya itti. Kendisine her danıştığımızda her gittiğimizde Konya’nın turizmine çok büyük katkılar sundu. İnşallah birlikte onun desteğiyle Konya’yı sanayi şehri, tarım şehri, turizm şehri yapmış olacağız.”

    “ÇATALHÖYÜK’ÜN, SADECE TÜRKİYE’DE DEĞİL DÜNYADA TANINAN EN ÖNEMLİ YERLEŞİM YERLERİNDEN BİRİSİ OLACAK”

    Merkezin yapım sürecindeki katkıları için Konya Valisi Vahdettin Özkan’a, Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri İhsan Bostancı’ya, YİKOB’a, Kazı Başkanı Ali Umut Türkcan’a, projenin mimarı Mehmet Kütükçüoğlu’na, sergi düzenini hazırlayan Cem Kozar’a, yüklenici firmaya, mühendislere, işçilere ve emeği geçenlere de teşekkür eden Başkan Altay, “Türkiye’nin en güzel binalarından birisini birlikte inşa etmiş olduk. İnşallah bu karşılama ve tanıtım merkezi, Çatalhöyük için yeni bir başlangıç olacak. Bundan sonra sizlerin desteğiyle Çatalhöyük’ün, sadece Türkiye’de değil dünyada tanınan en önemli yerleşim yerlerinden birisi olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    “KONYA, TURİZMİN ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİSİ OLACAK”

    Konya’yı görkemli tarihine yakışır bir çehreye büründürmek için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini belirten Başkan Altay, sözlerini şöyle sonlandırdı:
    “Konya, Darü’l-Mülk Projesi, Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi, Yerköprü Şelalesi, Beyşehir Eşrefoğlu Camii’sinin listeye girmesi, Akşehir Evleri, İvriz gibi çok önemli doğal yapılarıyla da inşallah turizmin önemli merkezlerinden birisi olacak diye ümit ediyorum.”

    “TÜRKİYE’YE YAKIŞAN, BİR BİNAYA KAVUŞMAMIZ HARİKA OLDU”

    AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı, “Konya’nın bir evladı olarak Çatalhöyük’ün ne kadar önemli olduğunu yıllar yılı hep dillendirirdik, konuşurduk. Ama ilk defa böyle düzenli tertipli Konya’ya yakışan, Türkiye’ye yakışan, bizim vizyonumuza yakışan bir binaya kavuşmamız gerçekten harika oldu. Yıllar yılı arkadaş çevremizde, eşimizle, dostumuza, Konya’ya gelen misafirlerimize anlatırdık ama böyle bir tesisle artık bizim şahsi çabalarımıza gerek kalmadan bizzat yerinde ve yaşayarak artık Çatalhöyük’ün kıymeti anlaşılacak. Ben gerçekten emeklerinden, vizyonundan ötürü Sayın Konya Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    “BU ŞEHRE BU MERKEZ ÇOK YAKIŞTI”

    AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan, “Çatalhöyük’ü daha çok anlatmamız gerekiyor. Anadolu’nun her tarafı bir miras. Anadolu’nun her tarafı bir uygarlığın kalıntıları geçmişi Çatalhöyük. Tarımın ilk yapıldığı topraklar olarak dünya literatürüne geçmiş durumda. Biz geçmişten günümüze konuşmalara başlarken, Konya’yı tarif ederken çağlar öncesi uygarlıkların beşiği diyerek Çatalhöyük’le başlarız. Selçuklu payitahtı deriz. Osmanlı şehzadeler şehri deriz. Cumhuriyet döneminin tarihiyle cumhuriyet döneminde devletiyle barışık devletine katkı sağlayan bir yapı olarak, varlık olarak bahsederiz. Bu şehre bu merkez çok yakıştı. Çatalhöyük bundan sonra inşallah ilk uğrak noktamız olacak ve Konya’ya gelen misafirlerimizi ilk aklımıza gelen yer olarak gezmeye götüreceğimiz mekan olacak” cümlelerini kullandı.

    “PROJENİN NİHAİ BİR NOKTAYA GELMİŞ OLMASINI MÜŞAHEDE ETMEKTEN BÜYÜK BİR KEYİF ALIYORUZ”

    Konya Valisi Vahdettin Özkan, Bakan Ersoy’a ve Başkan Altay’a teşekkür ederek, “Çatalhöyük, insanlık tarihine ışık tutan bir odak. Hem finansmanıyla diğer tüm alanlarıyla belediyemizin ihtiyari görevlerinden olmasına rağmen bunu alıp hem şehrimize hem ülkemize hem de bütün dünya insanlığına tanıttı. Devasa bir hizmet alanı. Biz de bugün bunu nihai bir noktaya gelmiş olmasını müşahede etmekten büyük bir keyif alıyoruz. İnşallah bu çalışmalar, medeniyet değerlerimizi, tarihimizi, insani değerlerimizi istikamet üzere gelecek nesillere aktarmaya vesile olur” değerlendirmesini yaptı.

    “KONYA’DA ÇOK ÖNEMLİ BİR İHTİYACI KARŞILAYACAK”

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise Konya Büyükşehir Belediyesi ve Mevlana Kalkınma Ajansı iş birliğiyle yürütülen ve bakanlık olarak yapımına destek verdikleri Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nin Konya’da çok önemli bir ihtiyacı karşılayacağını belirterek, emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasına başladı.

    “ÇATALHÖYÜK, MEDENİYETİN TEMELLERİNİ ANLAMAMIZDA ANAHTAR BİR YERLEŞİM YERİ”

    Çatalhöyük’ün, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yerini alan hem Türkiye’nin hem de dünyanın çok önemli arkeolojik değerlerinden birisi olduğuna vurgu yapan Bakan Ersoy, “Bu değer dünyaya insanlığın 9 bin yıl önceki hayat tarzına dair çok kıymetli bilgiler sunmakta. Evlerin biçimlerinden içindeki yapı malzemelerine, doğa resimlerinden rölyeflere sayısız materyal binlerce yıl öncesine ışık tutabilmekte. Çatalhöyük vesilesiyle o dönem Anadolu’sunun madencilik tarihine, mülkiyet kavramına, zirai üretim ile kentleşme olgusuna dair emsalsiz bilgilere sahip olduk, olmaya devam ediyoruz. Çatalhöyük tıpkı Göbeklitepe gibi uzun asırlar ötesinden devam edip gelen en geniş anlamıyla medeniyetin temellerini anlamamızda anahtar bir yerleşim yeri oldu. Çatalhöyük ülkemizde kurumsal kazı sisteminin tesis edildiği sistematik bir kaza alanı olması ile de çok değer taşımakta. 1958 yılından itibaren belirli aralıklarla süren kazılar bize bu arkeolojik değerleri kazandırdı” açıklamalarında bulundu.

    “HEPİMİZİN GÖĞSÜNÜ KABARTAN BU ÇOK ÖZEL MERKEZ ORTAYA ÇIKTI”

    Bakanlık olarak sanata, kültüre, tarihi değerlerimize vizyonel bir yaklaşım sergilediklerini kaydeden Bakan Ersoy şu değerlendirmeleri yaptı: “Bakanlığımız çok uluslu disiplinler arasında bunu yönetmeyi başarmış, kurumsallaşmış kazı ve araştırmalarını artırarak sürdürmektedir. Arkeolojik zenginliklerimizin ortaya çıkartılması, restore edilmesi, ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması adına tüm kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde çalışmaktayız. Bugün açılışını yaptığımız tanıtım ve karşılama merkezi üçüncü derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer almakta. Koruma amaçlı imar planında özel proje alanı olarak belirlenmiş sahada mülkiyeti Konya Büyükşehir belediyemize ait arazide 26.500 metrekarelik bir alan üzerinde yer almakta, 2021 yılında temeli atılan projenin çalışmaları 2 yıl kesintisiz devam etmiş ve bugün hepimizin göğsünü kabartan bu çok özel merkez ortaya çıkmıştır.”

    “BU GÜZİDE ESERİN KONYA’MIZIN TURİZM POTANSİYELİNE ÇOK BÜYÜK KATKILARI OLACAĞINA İNANIYORUM” 

    Bakan Ersoy konuşmasına şöyle devam etti: “Ziyaretçilerin etkin bir biçimde katılımını destekleyen bir deneyim sunan tanıtım ve karşılama merkezi 4.500 metrekarelik sergi niteliği taşıyan kapalı alana sahiptir. Bu alanda ziyaretçilere Çatalhöyük ve çevresi kaza alanları, dönemin ev, yaşam ve ölüm temaları hakkında temel bilgiler sunulmakta. Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi çatısı hariç tamamen ahşaptan yapılmış, özgür mimarisi ile de dikkat çekmektedir. Çalışma ofisleri ile hediyelik eşya satış alanı, çok amaçlı salonu, seyir kulesi, kafeterya alanları, 151 araç kapasiteli otopark alanına da sahip merkez benzerleri gibi hem bilgi veren hem estetik arayışları karşılayan hem de teknolojinin en gelişmiş biçimi ile bir çalışma mantığına sahip. Burası ziyaretçilerimizin tarihe, arkeolojiye meraklarının cevabını bulacağı, bu cevabı alırken de sosyal ihtiyaçların ihmal edilmeyeceği, gelenin bir daha gelmek isteyeceği bir yer olmuştur. Bu güzide eserin Konya’mızın turizm potansiyeline çok büyük katkıları olacağına inanıyorum.”

    BAKAN ERSOY, KONYA BÜYÜKŞEHİR’İN TURİZM MASTER PLANINI ÖRNEK GÖSTERDİ

    Konuşmasında Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür ederek devam eden Bakan Ersoy, “2018 yılının sonuna doğru başkanımız makamımıza gelmişti ve beni Konya’ya davet etmişti demişti. ‘Artık ben Konya’mızın bir turizm şehri olarak da anılmasını istiyorum. Lütfen Konya’ya gelin ve bize yerinde, tespitlerinizi, görüşlerinizi aktarın. Biz sizinle beraber hızlı bir şekilde Konya’yı turizm şehrine dönüştürmek istiyoruz’ demişti. Biz de bir Turizm Master Planı hazırlamaları gerektiğini ve bakanlık olarak hep yanınızda olacağımızı söylemiştik. Bu kadar çok ziyarete gelip bu kadar hızlı sonuç almasından dolayı başkanımızı takdir ediyorum. Büyükşehir ve bakanlık olarak hazırladığımız master planı çok detaylı bir plan oldu. Şu anda biz bakanlık olarak bu dönüşüme girmek isteyen şehirlerimize bu master planını öneriyoruz ve diyoruz ki ‘Konya Büyükşehir Belediyesi’ne gidin, onların gittiği yoldan giderseniz çok hızlı sonuç alırsınız, orada çok örnek bir çalışma var. Hepinize tavsiye ediyoruz’ diyorum. Bakanlık olarak elimizden gelen desteği veriyoruz ve bundan sonra da artırarak vermeye devam edeceğiz. Çünkü Konya bizim için örnek oldu. Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nin tekrar hayırlı olmasını diliyorum” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

    Konuşmaların ardından dualarla Türkiye’nin en büyük ahşap konstrüksiyonlu kamu binası olan Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nin açılışı yapıldı. Protokol üyeleri daha sonra merkezi gezerek incelemelerde bulundu.

    Programa; Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaarslan, BBP Konya İl Başkanı Seyit Özcan, İlçe Belediye Başkanları da katıldı.

     

    KAYNAK: HABER7

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com