Kategori: Politika

  • Tanju Özcan’ın çöpe atılan fotoğrafı tekrar asıldı

    Tanju Özcan’ın çöpe atılan fotoğrafı tekrar asıldı

    Dün gerçekleştirilen CHP’nin MYK toplantısında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın partiye geri dönüş talebi değerlendirildi. Parti Meclisi’nin yaptığı toplantıda Özcan’ın geri dönmesine karar verdi. CHP’ye geri dönüş yapan Başkan Özcan, şehir otobüsle şehir turu atarak parti binası önüne geldi. Parti binasında CHP’lilerin karşıladığı Özcan, kalabalığa seslendi.

    “Aslında ben yeni gelmedim geri geldim”

    Partililere teşekkür eden Tanju Özcan, “Samimiyetle söylüyorum gözleri yaşlı bir şekilde bizi burada baba evinde tekrar karşıladınız. İnşallah bundan sonraki süreçte de sizlere layık olamaya devam edeceğiz. Aslında ben yeni gelmedim geri geldim. Ben zaten hiçbir zaman kalbimdeki 6 oku çıkarmamıştım. Sadece hukuken bir bağ kesilmesi olmuştu. Yerel seçimlerde Bolu merkezde bir Türkiye rekoru kıracağız” diye konuştu.

    “Tarihe geçecek seçim zaferi elde edeceğiz”

    Seçimin startını verdiklerini dile getiren Başkan Özcan, “Artık bugünden itibaren seçimin startını da veriyoruz. Herkesin elini sıkacağız herkese yaptıklarımızı anlatacağız. Bolu’da unutulmayacak tarihe geçecek seçim zaferi elde edeceğiz. Tüm yöneticilerimize ilçe başkanlarımıza hep berberiz, Bolu’da büyük bir başarıya Mart’ın sonunda hep beraber imza atacağız” dedi.

    Parti binasına tekrar fotoğrafını astı

    Özcan’ın ihraç edilmesinden sonra CHP’li Meclis Üyesi İlkay Bayrak tarafından parti binasında bulunan fotoğrafını çöpe atılmıştı. Başkan Özcan yeniden parti binası içerisine resmini kendi elleriyle astı. Partisine geri dönen Tanju Özcan, CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz’e aday adaylığı başvurusunu yaptı. İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz tarafından Başkan Özcan’a Türk bayraklı rozet takıldı.

    Kaynak: Haber7.com

  • Tevfik Göksu, İBB’nin rezaletini duyurdu: Yüzde 373 artmıştır!

    Tevfik Göksu, İBB’nin rezaletini duyurdu: Yüzde 373 artmıştır!

    İBB AK Parti Grup Başkan Vekili Tevfik Göksu, İBB Meclisi’nde konuşma yaptı.

    CHP yönetimindeki İBB’nin İstanbul’un son 5 yılını kaybettiğini ifade eden Göksu, “İBB Başkanı 2024 sonu itibari ile İBB yi 246.9 Milyar TL borçlandırmış olarak tatile gidecek.” diye konuştu.

    Kaynak: Haber7.com

  • Akbaşaoğlu: Büyük İsrail projesini tarihin çöp sepetine atacağız!

    Akbaşaoğlu: Büyük İsrail projesini tarihin çöp sepetine atacağız!

    AK Parti Grup Başkanvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu, “PKK-PYD/YPG, SDG, DAEŞ, FETÖ hangi ad altında olursa olsun, hangi isimlendirmeyle isimlendirilsin emperyalist ve Siyonistlerin sözde Kürdistan geçiş devletli Nil’den Fırat’a büyük İsrail projesini mutlaka tarihin çöp sepetine atacağız” dedi.

    TBMM Genel Kurul çalışmalarında söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, büyük İsrail projesine dikkat çekti. Akbaşoğlu, “PKK-PYD/YPG, SDG, DAEŞ, FETÖ hangi ad altında olursa olsun, hangi isimlendirmeyle isimlendirilsin emperyalist ve Siyonistlerin sözde Kürdistan geçiş devletli Nil’den Fırat’a büyük İsrail projesini mutlaka tarihin çöp sepetine atacağız. Bu konuda hiçbir emperyalist, Siyonist ve onların maşalığına soyunan hiçbir terör örgütü hedeflerine ulaşamayacak. Bu konuda da gereken mücadeleyi bugüne kadar sürdürdüğümüz gibi aynı kararlılığımızı devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

    “PAX TÜRKİYE, TÜRKİYE BARIŞINI DA MUTLAKA GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

    AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, “Jeopolitik çıkarlarımıza; hak, alaka ve menfaatlerimize sonuna kadar sahip çıkarak insanlığın vicdanının temsilcisi olan ve tarihte Pax Ottomana, Osmanlı barışını bütün insanlığa hediye etmiş olan bir ecdadın torunları olarak da hem bölgesel hem de küresel anlamda barışın, huzurun, güvenliğin adresi, adası, sağlayıcısı ve temsilcisi olacak şekilde, inşallah ‘Türkiye Yüzyılı’ mottosuyla ortaya koyduğumuz perspektifle Pax Türkiye, Türkiye barışını da mutlaka gerçekleştireceğiz ve bu manada bütün insanlığın huzur ve selameti adına da gerekli nizamı alemi, küresel düzeni inşallah insanlığa hediye edeceğiz. Bu manada ortaya koyduğumuz yürüyüşümüze ne emperyalistler ne de onların iş birlikçileri, terör örgütleri, maşaları, onlara yardım ve yataklık yapanlar kesinlikle mani olamayacaklar” şeklinde konuştu.

    Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir hukuk devleti olduğunu belirten Akbaşoğlu şöyle konuştu:

    “Her noktada anayasa ve ilgili mevzuat, bağımsız ve tarafsız yargı tarafından göz önünde bulundurulmak suretiyle vicdani kanaatleriyle beraber bunu yorumlayarak bunu ortaya koyan mahkemeler, üst mahkemeler sonuç itibarıyla bütün süreçleri kendileri yönetmektedirler. Bu manada Türkiye’de Türk-Kürt, Alevi-Sünni herhangi bir ayrım yapmadan bütün vatandaşlarımız kanun önünde eşittir. Bu, bir hakikattir.”  

    EMEKLİ VE MEMURLARA MESAJ: HİÇ KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN

    AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, TBMM Genel Kurul çalışmalarında emekliler, çalışanlar ve memurlara yönelik de açıklamalarda bulundu.

    Akbaşoğlu, “Çalışan-çalışmayan emekli ayrımıyla ilgili bir düzenleme yapılmıştı; şu anda Plan ve Bütçe de görüşülmekte olan yasa teklifinin inşallah görüşmeleri esnasında bir önergeyle çalışan veya çalışmayan emekli ayrımı ortadan kaldırılarak bütün emeklilerimizin 5 bin liralık bu ikramiyeyi almasıyla ilgili yasal düzenlemeyi hayata geçireceğiz ve yıl başında da emeklilerimizle ilgili, çalışanlarımızla ilgili, memurlarımızla ilgili gerekli düzenlemeleri de inşallah maaş artışları noktasında en güzel şekliyle ortaya koyacağız, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Başkan Özlü Haber7’ye konuştu: İsrail ürünlerine yasak getirdik!

    Başkan Özlü Haber7’ye konuştu: İsrail ürünlerine yasak getirdik!

    Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, Haber7 muhabiri Müge Çakmak ile yaptığı röportajda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Düzce Belediyesinin İsrail markalı ürünlere yasaklar getirdiğini ifade eden Özlü, teknoloji alanında yapılan yatırımları, depreme karşı alınan tedbirleri, Türkiye Yüzyılı projeleri ve yaklaşan seçim süreci ile ilgili sorulara yanıtlar verdi.

    İşte Özlü’nün Haber7’ye vermiş olduğu röportajın detayları:

    “İSRAİL ÜRÜNLERİNE YASAK GETİRDİK”

    • İsrail’in Filistin’e yönelik işgal saldırılarına şahitlik ediyoruz. Birçok belediye israil katliamlarına sponsor olan firmaların ürünlerine boykot kararı aldı. Sizler de düzce belediyesi olarak bu kararı destekliyor musunuz? Belediye tesislerinde bu konuyla alakalı attığınız somut adımlar oldu mu?

    Biz bu kararı başından beri destekliyoruz. Düzce Belediyesi iştiraki şirketlerimizde Düzce Belediyesi sosyal tesislerimizde İsrail menşeli firmaların ürünlerine yasaklama getirdik. Türkiye’de alınan bu kararı en başından beri destekleyen belediyelerden birisiyiz.

    “DÜZCE DEPREM KONUSUNDA OLDUKÇA BİLİNÇLİ”

    • Kısa süre önce 12 Kasım 1999 düzce depreminin 24’üncü yıldönümüydü. Kahramanmaraş merkezli asrın depreminde yaşanan acı ve yıkımlar da hala gündemde. Böylesi afetlere karşı tecrübeli olan Düzce’de depreme karşı ne tür faaliyetler yürütüyorsunuz?

    Düzce depremler konusunda deneyimli bir şehir. Biliyorsunuz 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinde büyük zarar görmüş, büyük yaralar almış bir şehir. Biz o tarihten bugüne kadar geçen 24 yıl içerisinde depreme karşı çok sayıda çok kıymetli tedbirler aldık. Bu tedbirlerin başında deprem yönetmeliklerini şehrimizde aynen uygulamak vardır. Yine bu tedbirlerimizin içerisinde yüksek katlı yapılaşmalara son verdik. Düzce’de kat sayısını zemin+4 olarak sınırlandırdık. Bazı bölgelerde zemin+2 bazı bölgelerde zemin+3 ama en fazla zemin+4 olarak belirledik. Bakın 23 Kasım 2022 tarihinde Düzce’de deprem oldu. Bu depremde Düzce’de bir tek can kaybı vermedik. Aslında 23 Kasım depremi, depremin ivmesi bakımından çok kuvvetli bir depremdir. Süresi kısa ama ivmesi yüksek olan bir depremdir. Bu depremde konut stokumuzun % 75 oranında yeni olması deprem konusunda ki gösterdiğimiz bu hassasiyet sebebiyle can kaybı vermedik ama belli bir sayıda 790 civarında binamızda hasar oldu. Bütün bu hasarlı binaları da geçen süre içerisinde yıktık.

    Onların yerlerine depreme dayanıklı konutlar inşa ediyoruz. Deprem konusu, doğal afetler konusu bence Türkiye’nin artık birinci meselesidir. Özellikle iklim değişikliğinden sonra sadece deprem değil diğer doğal afetler sel, fırtına, heyelan gibi diğer afetlerde Türkiye’nin gündeminde yer alıyor. Aslında benim asıl mesleğim makine mühendisliği ve savunma sanayi uzmanıyım. Türkiye için savunma sanayinin, savunmamızın ve milli güvenliğimizin çok önemli olduğunu düşünürdüm. Ama 6 Şubat depreminden sonra birinci konu depreme karşı dirençli şehirler inşa etmek. Yani büyük ölçekli kentsel dönüşümler gerçekleştirmek. Bu çerçevede İstanbul ve İzmir başta olmak üzere büyük şehirlerimizde büyük ölçekli alan bazlı kentsel dönüşümler gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu konudaki farkındalığın belirlenmesi, ortaya konulması gerekiyor. Ben depreme karşı doğal afetlere karşı dirençli şehirler inşa etmenin artık savunma sanayimizden önemli bir konu olduğunun kanaatindeyim. Bilinçli bireyler konusunda Düzce bu konuda Türkiye’ye örnek bir şehir. 2 büyük deprem ve bir küçük deprem yaşamış bir şehir. O yüzden Düzce’de deprem konusunda ciddi bir bilinçlenme vardır. İnsanlarımız depreme karşı duyarlıdır ve Düzce de çok sayıda gönüllü araba-kurtarma ekipleri vardır. Düzce Belediyesi olarak bu arama kurtarma ekipleriyle birlikte çalışma yönünde planlamalar yaptık. Allah korusun bir doğal afet anın da gönüllü arama kurtarma ekipleriyle Düzce Belediyesi itfaiyesi müştereken çalışacaklar. Bu arada şunu ifade edeyim bölgesinin en güçlü itfaiye teşkilatını oluşturduk. Bugün Türkiye’nin neresinde bir doğal afet neresinde bir yangın, sel, deprem olsa bizim itfaiye teşkilatımız ve onunla beraber çalışan gönüllü arama kurtarma ekipleri hemen görev başında.

    “GENÇLERE BİLİMİ SEVDİRMEK BİZİM İÇİN ÖNEMLİ BİR GÖREV”

    • Ülkemize Bilim ve Teknoloji Bakanı olarak hizmet etmiş biri olarak Düzce Belediyesi’nin çalışmalarına öncülük ediyorsunuz. Türkiye’nin 7’inci Bilim Merkezi’ni de açtınız. Bu yönde gençleri bilime teşvik için ne gibi çalışmalarınız var?

    Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda büyük bir sıçrama yapabilmesi Türkiye’nin teknoloji üreten bir ülke olmasına bağlı olduğunu düşünüyorum. Teknoloji odaklı bir üretim ekonomisini benimsememiz gerektiğini düşünüyorum. Bu çerçevede gençlere bilimi sevdirmek önemli bir görev. Düzce’de ki gençlerin bilime olan sevgilerini bilime olan ilgilerini arttırmak için Türkiye’nin 7. Bilim Merkezini Düzce’ye açtık. Bunu TÜBİTAK ile beraber yapıyoruz. Buradaki öncülüğü Düzce Belediyesi olarak biz üstlendik ama TÜBİTAK’tan çok ciddi destek alıyoruz. Ben bu çerçevede TÜBİTAK Başkanımız Sayın Hasan Mandala da teşekkür etmek istiyorum. Bakanlık yaptığım dönemde özellikle endüstri dört sıfır konusunu anlatabilmek için bir model geliştirmiştim kafamda. Bu model şudur; ağaç modeli. Bilim ile teknoloji- teknoloji ile endüstri arasında bağ kurmazsak bizim yaptığımız işler tekil kalır bireysel kalır ve bir faydaya dönüşmez. Bilim dediğimiz şey bir ağaç düşünün ağacın kökleri toprakta toprağı bilim gibi düşünün içinde her türlü mineral her türlü maddeden olan zengin hazine gibi düşünün buna bilim diyoruz. Ağacı teknolojiye benzetelim çünkü ağaç var 50 kg elma verir ağaç var 100 kg elam verir yani cinsi önemli.

    Buna teknoloji dersek ağacın ortaya koyduğu ürünlerde elma, armut, elmaydı bunlarda sanayi gibi düşünelim yani toplayan kazanıyor satan kazanıyor meyve suyuna dönüştüren kazanıyor teknolojiye, teknolojiden sanayiye bağ kurmamız gerekiyor. Ben bunu çok önemsiyorum. Mustafa Kemal Atatürk’ün güzel bir sözü var diyor ki: “Bilim tetkik ile olur tercüme ile olmaz.” Diyor. Dolayısıyla üniversitelerimizin bilgi üretmesi gerekiyor. Üretilen bilginin teknoparklar eli ile teknolojiye dönüştürülmesi gerekiyor. Yani bilimin çıktısı teknolojiye girdi. Üretilen teknolojiyi de sanayimize enjekte etmemiz gerekiyor ki biz yüksek katma değerli ürünler yapabilelim. Bakın bugün ihracatımızda yüksek teknolojili ürünlerin payı %3’ün altındadır. Bu Kore gibi ülkelerde % 25’in üzerinde. Biz ne zaman yüksek teknolojili ürünler üretir ve bunları ihraç edersek Türkiye’nin cari dengesi Türkiye’nin dış ticaret açığı kapanır diye düşünüyorum.

    “ZAMAN TÜRKİYE ZAMANI”

    • Türkiye Cumhuriyeti 100 yaşında. Türkiye Yüzyılı hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Türkiye Yüzyılı tanımı çok seviyorum. Gerçekten önümüzdeki yüzyılın bütün dünyada Türkiye Yüzyılı olmasını çok istiyorum. Bakın çocuktum ortaokul öğrenesiydim, lise öğrencisiydim o günlerde hep başka milletlerin başka ülkelerin mucizeleri konuşulurdu. Örneğin Alman mucizesi, Japon mucizesi konuşulurdu. Ve biz bunları okuyarak büyüdük. Daha sonraki yıllarda Kore’nin 1960’dan sonra ki kalkınma hızı konuşulur oldu. Bugünlerde de Çin konuşuluyor. Fakat bütün bu başka milletlerin mucizelerinin dışında artık zaman Türkiye zamanı artık bir Türkiye mucizesi oluşturma zamanı. Biz Türkiye Yüzyılı tanımının altını iyi doldurabilirsek bu tanımlama altında bu hedef altında inşallah önümüzdeki asır içinde bulunduğumuz asır bir Türkiye asrı Türkiye Yüzyılı olacak. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu herhangi bir Afrika ülkesi ile herhangi bir az gelişmiş ülke ile mukayese edemeyiz. Biz geçmişte medeniyetler kurmuş bir milletin mensubuyuz o yüzden ben Türkiye’yi mukayese ederken Almanya ve Japonya ile mukayese etmek isterim. Hem ölçekleri Türkiye’ye yakın hem de dünyanın gelişmiş ülkeleri. Doğal kaynaklar bakımından bizim gibiler çok zengin değiller ama teknoloji üreterek, bilgi üreterek dünya ekonomisinde ilk 10 ekonominin arasında yer alan ülkeler. Türkiye’nin kendisini mukayese edeceği iki ülke Almanya ve Japonya’dır.

    “HERKESİ DÜZCE’YE DAVET EDİYORUZ”

    • Hem yaz hem kış turizminde Düzce bilinir bir konuma yükseldi. Topuk yaylası, rafting, İstanbul’a yakın olması vesilesiyle yerli ve yabancı turistleri ağırlıyorsunuz. Düzce’nin turizm açısından bilinirliğini artırmak için ne gibi çalışmalarınız ve projeleriniz var?

    2021 yılında Düzce’de kongre yaptık. Düzce İktisat ve Kalkınma Kongresini düzenledik. Bu kongrede 4 alana çalıştık. Tarım, ticaret, sanayi ve turizm. Biz gördük ki bunlardan 4 alanda Düzce’nin en bakir olduğu en az zengin olduğu kısım turizm. İstanbul’dan Ankara’ya giderken turizm yatırımları Sapanca’da bitiyor. Ankara’dan İstanbul’a giderken turizm yatırımları Bolu’da bitiyor. Bolu ile Sapanca arası adeta keşfedilmemiş bir cennet. Düzce’yi ikiye ayıracaksınız Düzce’nin güneyi ve Düzce’nin kuzeyi. Düzce’nin güneyinde daha çok yayla ve şelale vardır. Düzce’nin kuzeyinde daha çok tarih ve deniz vardır. Düzce’nin kuzeyinde Konuralp başta olmak üzere çok zengin tarihi miras var. Konuralp’te antik kazılar yapıyoruz. Yaklaşık 10 bin kapasiteli antik tiyatro var. İstanbul’a en yakın antik tiyatro Düzce’de ve arkeologların ifadelerine göre yaklaşık 10 bin kişilik tiyatronun olduğu bölgede bundan 2 bin yıl önce burada 100 bin nüfuslu bir devlet ve bir şehir vardı. Düzce’nin kuzeyinde Akçakoca var. Adeta Karadeniz’in incisi. Ankara’ya en yakın deniz Akçakoca’dadır. Eskiden deniz görmek isteyen Ankaralılar daha çok Akçakoca’ya gelirlerdi. Mesela Sarıkaya Mağarası Düzce’nin en büyük mağarasıdır ve Türkiye’de de ilk 3 mağara arasında yer alır. Bunlar Düzce’nin görülmesi gereken yerleri arasındadır. Güzel bir mağara, yayla, şelale görmek istiyorsanız Düzce’ye gelin. Büyük Melen tesislerinde rafting yapılır. Rafting tesislerimiz yaklaşık 10 km’lik parkuru kapsar. Dolayısıyla rafting yapmak için yine gelinmesi gereken yer Düzce’de. Buradan herkesi Düzce’ye davet ediyoruz.

    Şuan röportaj yaptığımız mekan Düzce Mutfak Sanatları Merkezidir. Düzce’nin çok zengin demografik yapısının, gastronomi kültürünün yansıtıldığı yer burası bu yüzden bu merkezi ben çok önemsiyorum. Bakın Düzce göçlerle büyüyen bir şehir.  Balkanlardan, Kafkaslardan, Doğudan, Batıdan gelen ve burayı vatan kılan insanların şehridir Düzce. Bu gelenlerin kendilerine has mutfakları var. İşte bunların tamamının toplandığı yer Düzce Mutfak Sanatları Merkezidir. Burada yerel mutfak, Düzce mutfağının çok zengin çeşitlerini tatma imkânınız olur.

    “DÜZCELİLER İÇİN GÜNDE 16 SAAT ÇALIŞIYORUM”

    • 31 Mart yerel seçimlerine çok az süre kaldı. Yeniden aday olmayı düşünüyor musunuz?  Bu zamana kadar mevcut projelerin yüzde kaçı tamamlandı? Yeni dönemdeki hedefleriniz nelerdir?

    Bundan tam 4 yıl önce vaat ettiğim bütün projeleri başlattım. Bunların bir kısmı bitti bir kısmı devam ediyor. Devam edenlerin, bitmeyenlerin sebebi projelerde bizim öngöremediğimiz teknik sorunların çıkması. Özellikle Düzce zemin bakımından biraz problemli zorlu bir şehir. Bazı projelerimiz zemin ilgili teknik sorunlar yaşadığımız için gecikti. Ama onlarda devam ediyor. Onları da tamamlayacağız. Düzcelilere verdiğimiz her sözü takip ettik her sözü yerine getirmeye çalıştık. Ben günde 16 saat çalışıyorum, Düzce için çalışıyorum. Burada kalıcı eserler bırakmak için çalışıyorum. Bütün amacım buradan ayrıldıktan sonra arkamdan hayırla anılmak. Benim doğduğum, büyüdüğüm şehre hizmet etmek benim için hayatımın en büyük sosyal sorumluluk projesidir. Bizim genel merkezde işler onların değerlendirmelerine bağlı. Ben görevimin başındayım genel merkez bir değerlendirme yapacak devam edip etmeme konusunda genel merkez bir karar verecek.

     

     

     

     

    Kaynak: Haber7.com

  • Özel’den ittifak çağrısı: Dikkati çeken “iyi” vurgusu

    Özel’den ittifak çağrısı: Dikkati çeken “iyi” vurgusu

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısında konuştu. Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

    “100 öğretmenden 72’si geçinmek için borç almak zorunda. 100 öğretmenden 23’ü ikinci bir ek işte çalışmak zorunda. Bir meslek kanunu çıktı ama beklentileri karşılamadı. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun iyileştirerek yeniden düzenlenmesini, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamasının sonlandırılmasını; tamamının kadrolu hale getirilmesini ve mülakatın mutlaka kaldırılmasını savunuyoruz.

    Bugün grubumuzdan milletvekilimiz, grup başkanvekilimiz ve çok sayıda partili arkadaşımız Diyarbakır’dalar. Tahir Elçi’nin duruşmasını takip ediyorlar. Yapılması gereken araştırmalar yapılmıyor. Deliller karartılsın diye bir el devreye girmişti. Elçi ailesi adaleti bulduğunu inanana kadar, bir fail-i meçhul cinayetin aydınlanmasının Türkan Elçi’nin içine sinmesine kadar bu davanın takipçisi olacağız.

    Kurultaydan sonra görevi aldık ama birçok ilk yaşanıyor. İlk açılışı geçen gün yaptık. İlk kurdeleyi CHP Genel Başkanı sıfatıyla kestim. Öyle özel bir gayret olmadı ama o kadar çok içime sindi ki. İstanbul’da Büyükdere Atatürk Fidanlığı’nın açılışını yaptık. Beton meton açmadık. Fidanlık açtık. 1928’de Atatürk’ün talimatıyla açılan, adında Atatürk olan bir yeri açtık. Kapandığı 97 yılına kadar bahçıvan okulu olarak da hizmet eden çok önemli bir binayı açtık. 31 Mart’ta rekor oyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olacak Ekrem İmamoğlu’na bir kez daha teşekkür ediyoruz.

    Mansur Bey, 20 bin emekliye 4 aydır 1250 TL veriyor. Bu ayla birlikte 5 bin TL verilmiş oldu zaten. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler sosyal belediyecilikte birbirleriyle adeta yarışıyorlar.

    İTTİFAK ÇAĞRISI YAPTI

    Biz bu belediyeleri sadece CHP’nin oylarıyla kazanmadık. İttifaklarla destek aldık. Dürüstler yönetsin, iyiler yönetsin diye destek aldık bundan sonra da işbirliklerini konuşmaya hem de dürüst insanların yönettiği belediyeleri korumaya; büyük işbirliğine ve güç birliğine hep birlikte davet ediyoruz.

    Bosna Hersek’te gittiğim insanlar bana iki kişiden bahsediyorlar. Birisi Hikmet Çetin. Dışişleri Bakanı. CHP, Türkiye durması gereken yerde duruyor. Batı dünyası durması gereken yerde durmuyor, maalesef susuyor. 1992-95 arası büyük mezalimde Genel Başkanımız Deniz Baykal. Kalkıyor Bosna Hersek’e gidiyor, dünyanın dikkatini oraya çekmek için. 1600 bebeğin katline engel olamadılar.

    Şimdi Gazze’de katliam yapılıyor. CHP, Türkiye doğru yerde duruyor. Ama yine Batı susuyor.

    Solculara, sosyalistlere, akan kana susmak, soykırıma varacak suçlarda suçlu-güçlü kalmamak yaraşır. Dünyadaki bütün siyasi akrabalara çağrımızdır: Filistin’deki zulmü durdurmak bütün demokratların, sosyalistlerin görevidir.

    “BÜTÜN SİYASİ PARTİLER MISIR’A GİDELİM”

    Burada esas görev Erdoğan’a düşüyor. Türkiye’deki bütün siyasi partilerin genel başkanlarını alarak; bizim mutlaka sınır kapısına gitmemiz, oradan geçmemiz, orada duruşumuzu göstermemiz lazım. Erdoğan, tek başına giderek orada bir şey yapmak yerine bütün siyasi partilerin gücünü ortaya koymaya seni davet ediyorum.

    “KÜRTLER DAHA AZ EŞİTTİR’ SÖZLERİ”

    ‘Türkiye’de herkes eşittir ama Kürtler daha az eşittir’ dedim. Herkes Kürtlerin eşit olduğnu anlatmaya girişti. Devlet Bey de birtakım şeyler söylemiş bu ifadeleri eleştirmiş. Kürtlerden Başbakan olmadı mı diyor. Neredeyse benim Kürt komşularım var, çok iyi diyor. Bunları geçeceksiniz. Benim memleketim Manisa’da vatandaşlar sandığa gidip MHP’li bir başkanı seçebiliyor. Sizin memleketiniz Osmaniye’de de seçim yapılıyor. Rize’de Tayyip Bey’in hemşerileri istediği belediye başkanını seçebiliyor ama Diyarbakır’da, Mardin’de, Van’da, Batman’da Kürtler belediye başkanı seçiyor ama siz kayyum atıyorsunuz. Manisalılar, Osmaniyeliler, Rizeliler eşittir ama sizin bu uygulamalarınız yüzünden Kürtler bu ülkede daha az eşittir.”

    Kaynak: Haber7.com

  • Bahçeli’den İstanbul ve Ankara mesajı: Savurup indireceğiz!

    Bahçeli’den İstanbul ve Ankara mesajı: Savurup indireceğiz!

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında konuştu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

    “Sırat-ı müstakim üzerine mücadelemizi yürütüyoruz. Bozgunda zafer düşü gören zavallı güruhu sürekli rahatsız ediyoruz.

    “HUZURLU KALE MHP VE CUMHUR İTTİFAKI’DIR”

    Aynı gökte uçan kargayla kartalın dünyası başkadır. Bizim gündemimizin mihenk taşı Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi, büyük bir fikir hamlesine, yüksek bir idrak seviyesine, muazzam bir vatan sevgisine haiz siyaset erdemidir. Sözde aydın ve kalem sahiplerini cesaretle tenkit eden soylu bir mizacın kalesi üç hilaldir.

    Huzurlu bir kale arayanlar için tek çare Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.

    “KOFLUĞU MAHALLİ İDAREDEN ATMAK İÇİN YANIP TUTUŞUYORUZ”

    Milletimizi aydınlık iddiasıyla karanlığa çekenlerin ipliğini pazara çekmek için sabırsızlanıyoruz. Siyaset kofluğunu mahalli idarelerden silip atmak için yanıp tutuşuyoruz. Cumhur’un 14 ve 28 Mayıs’ta tezahür eden başarısına yeni bir halka eklemek istiyoruz.

    Bir karar vericinin değil, rehin altındaki bir protestocunun haliyle siyaset yapanlara günlerini göstermenin, tarihin ve milletin gündeminden tamamen çıkarmanın arayışındayız.

    Bölge istişare toplantılarımızın sonuncusunu 26 Kasım Pazar günü Ankara’da yaptık. 81 ilin tamamında milletimizin her güzel insanıyla görüştük, konuştuk, hasret giderdik, düşüncelerimizi açıkladık, inanç ve irade birliği çatısı kurduk.

    Iğdır’dan Aras’ın, Aydın’dan Menderes’in, Tunceli’den Munzur’un, Antalya’dan Keykubat’ın, Karaman’dan Mehmet Bey’in, Bursa’dan Orhan Gazi’nin, İstanbul’dan Fatih’in, Çanakkale’den Mehmetçiğin, Kahramanmaraş’tan Sütçü İmam’ın, Erzurum’dan ilk duruşun ve nihayet Ankara’dan kurtuluşun mesajlarıyla milli ve manevi emanetleri kucakladık.

    Bakın, daha önce ne demiştik: Biz, horon kadar Karadeniz, zeybek kadar Ege’yiz, halay kadar Güneydoğuluyuz. Biz, Anadolu’yuz. Adımız bir anımız bir acımız birdir, biz büyük bir aileyiz. Kuzeyden güneye, doğudan batıya tek bilek, tek yüreğiz. Biz Türkiye’yiz, Türk milletiyiz.

    “CHP, HEDEP’E KATILSIN”

    CHP Genel Başkanı’na önerim ya HEDEP’i içlerine almaları ya da HEDEP’e katılmalarıdır. HEDEP demek CHP demektir. Artık CHP ile PKK arasındaki teğet noktalar sayılamayacak kadar fazlalaşmıştır.

    Cumhur İttifakı İstanbul’da, Ankara’da zilleti savurup indirecektir.

    CHP Genel Başkanı kulağını Kandil’e ve yeminli Türkiye düşmanlarına verdiği müddetçe hüsran ve hezimetten kurtulamayacaktır.

    “BİZİ BÖLEMEZLER”

    31 Mart 2024’e 125 günlük bir süre vardır. Çalışmalarımızı yoğunlaştırıp hızlandıracağız. Bizi bölemezler, bizi yıkamazlar.

    Siyaset hayatımızda testiye değil hep içine baktık. Her insan üsluptur, dildir, manadır, muhtevadır. Her insan özeldir, şeref ve hak sahibidir. Buna diyecek bir şeyimiz yoktur. Er ya da geç iyi veya kötü gün yüzüne çıkar. Hiç kimse geçmişinden kaçamaz. Birisine ahlaklı ve iyi demekle maksat hasıl olmaz. Kelimelerin neye vurgu yaptığından ziyade mühim olan manayla bütünleşmiş kavramların ruhudur.

    Bir teröristin, bölücünün insan haklarından, soysuz bir özgürlükten, soyup soğana çevirmiş demokrasiden bahsetmesi kavramların ve kelimelerin infazıdır. İyiyim, cesurum diyenlerin kötülükleri lağım gibi patladıkça bedeli ödeyen bizzat kavramın mana zenginliği olmaktadır. Milli ve insani değerlerimiz yıpratılmaktadır.

    DOLANDIRICILIK OPERASYONLARI

    Kurulan saadet zincirleri, saçlarına dolardan bukleler yapan şaibeli soytarılar milletimizde haklı bir öfkeye neden olmaktadır. TikTok rezaleti ise salgın gibi yayılmaktadır.

    Toplumsal arınma ertelenemez. Türkiye, bu kirliliğe daha fazla maruz kalmamalıdır. Burada önemli olan samimiyet, dürüstlük ve tutarlılıktır.

    Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’nın yeri ve konumu bellidir. Milli değerlerimiz ve toplumsal ahlakımıza saldırılara karşı yegane duruş sergileyen MHP ve Cumhur İttifakı’dır.

    Ne CHP, ne İYİP, ne HEDEP karşımızda tutunamayacaktır.

    GAZZE’DE GEÇİCİ ATEŞKES KARARI

    Demokrasiye yürekten bağlıyız. İnsan hak ve hürriyetine ön şartsız saygı duyuyoruz. Laiklik, din ve vicdan hürriyetini bir arada korumanın peşindeyiz. Yozlaşmanın dip akıntısını önlemek için mücadele ediyoruz. Sosyal devleti oluşturmak için elimizden gelen katkıyı veriyoruz. İlkeli, seviyeli, şeffaf ve temiz siyasetin tarafıyız. Adalet ve huzurun temin edildiği küresel bir barışı savunuyoruz. 

    İsrail ve Filistin arasında geçici değil kalıcı barışın ve adil çözümün yanındayız. Yine de geçici ateşkes ve esir takasının ümit verici olduğunu değerlendiriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimiyle insani yardım koridorunun açılmasından, geçici ateşkes kararından bahtiyarız ve haklı mücadelesinin arkasındayız.

    İspanya ve Belçika Başbakanlarının açıklamaları küresel vicdana daha fazla sessiz kalınamayacağını göstermiştir. Bir halkın toplu katliamına, insanım diyen hiç kimse seyirci duramaz. MHP, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümetin alacağı her kararın, politikanın samimiyetle ve sonu ne olursa olsun yanındadır.

    EMEKLİLERE İKRAMİYE

    Çalışmayan emeklilerimize verilen 5 bin TL ikramiyenin, çalışan emekliye de yansıtılması memnuniyet vericidir. “

    Kaynak: Haber7.com

  • ‘Akçeli işleri araştıralım’ önerisi Meral Akşener’i çileden çıkardı!

    ‘Akçeli işleri araştıralım’ önerisi Meral Akşener’i çileden çıkardı!

    İYİ Parti’de sular durulmuyor. Parti’nin önceki Mali İşler Başkanı ve Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır ile Genel Başkan Meral Akşener arasındaki “para” tartışmasının yanı sıra, partideki FETÖ, yolsuzluk, taciz gibi iddialar artarak sürüyor.

    Son olarak Akşener’in, “Akçeli işleri araştıralım” önerisi yapan eski Genel Başkan Yardımcısını, ağzını bozarak tehdit ettiği öğrenildi. Akşener’in 12 Haziran 2023 tarihli Genel İdare Kurulu toplantısında (GİK), öneriyi yapan Genel Başkan Yardımcısı ve GİK Üyesi Arzu Önşen’i, “Senin içinden geçerim. Genel Kurulda bu para pul işlerini karıştırırsanız, bu konulara girerseniz sizin içinizden geçerim.” diye tehdit ettiği belirtildi. Önşen’in Akşener hakkındaki şikayet dilekçesine ulaşıldı. Akşener’in tehdidi, Önşen’in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı şikayet dilekçesinde yer aldı.

    İŞTE O ŞİKAYET DİLEKÇESİ

    Önşen’in dilekçesinde, Parti içindeki kıyametin 2023 milletvekili seçimlerinde aday listelerinin açıklanınca koptuğu ifade ediliyor. Dilekçede “Milletvekili seçilmesi garanti olan yerlerde kullanılmış olan Genel Merkez (Genel Başkan) kontenjan adayların parti ve teşkilatlar ile bir alakalarının olmaması, hatta bir kısmının açıklandıkları gün parti üyesi dahi olmaması ve bir kısmının başka partilerin üyesi olduğu yönündeki iddialar ve sosyal medya paylaşımları parti teşkilatlarını ayağa kaldırmıştır” deniliyor.

    PARTİ İÇİNDEKİ TEPKİLERİ GÜNDEME GETİRİNCE İHRAÇ İŞLEMİ BAŞLATILDI

    Seçimlerin kaybedilmesi sonrası yaşanan infial ve tepkileri parti yetkili organlarında gündeme getiren Önşen hakkında ihraç işlemi başlatıldığı belirtilen şikayet dilekçesinde, 12 Haziran 2023 tarihinde yapılan İyi Parti Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısında yaşananlar şu şekilde aktarılıyor: “Tehdit ve hakaret suçlarının işlendiği 12.06.2023 tarihinde yapılan İyi Parti Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısıdır. Şüpheli Akşener anılan toplantının henüz girizgahında “Bu toplantıyı sizin için düzenledim, dökün eteğinizdeki taşları diye başlayarak eleştiriler karşısında nasıl bir tavır takınacağını göstermiştir… Önşen’in toplantıdaki konuşması sırasında, zaman zaman Genel Başkan tarafından sözü kesildiği anlatılan dilekçede, topluluk önünde Meral Akşener tarafından aleni bir şekilde tahkir ve tehdit edildiği belirtiliyor.

    “14 ADAY PARTİLİ DEĞİLDİ”

    Toplantıdaki konuşmasında; İstanbul 3. Bölge 2. sıra adayının vekil listesine konulduğu tarihte parti üyesi olmadığı, Antep 1. Sıra adayını teşkilatın tanımadığı, Kırklareli 1. sıra adayının Mecliste AK Parti adına görev yapmış biri olduğu… bu şekilde tam 14 tane örnek olduğunu, Partinin, partililerin, teşkilatların tanımadığı, onay vermediğini anlatan Önşen’in şikayet dilekçesi devamında milletvekilliği adaylıklarının para karşılığı verildiği iddialarını dile getirdiği bölüm şöyle:

    “En çok anlamadığım ve üzüldüğüm hususta şudur ki; Bu teşkilat seçim çalışmaları esnasında yürüdüğü her yerde, para aldınız, para ile listeler yer değiştirdi, para ile koltuklar alındı verildi cümleleri ile karşılaştı. Sosyal medyada, yazılı ve görsel medyada bu konular günlerce işlendi, gazeteler manşet yaptı. Bunlar yalanlanmadı, bu dedikodular sahipsiz bırakıldı, yok sayıldı. Şüyu vukuundan beter iken esaslı ve güçlü bir şekilde yalanlanmadı. Teşkilatlarımızın başı öne eğdirildi… GİK üyemiz benim yanımda İlçe başkanı ile konuştu ve ‘Abi bu adamın annesi 200 milyon lira verdik ikinci sıra oldu’ diyor. Telefonu 3 kişi canlı dinledik…”

    “SENİN İÇİNDEN GEÇERİM”

    Dilekçede, Önşen’in bu konuşmaları üzerine Akşener’in kendisini parmak sallayarak şu sözlerle tehdit ettiği kaydediliyor: “Arzu, Madem öyle çık karşıma aday ol Arzu. Senin içinden geçerim… Ama genel kurulda bu para pul işlerini karıştırırsanız, bu konulara girerseniz ‘sizin içinizden geçerim’, diyerek müvekkili tüm GİK huzurunda tehdit etmiş; Daha sonra bir kez daha ve bu kere yine parmak sallayarak “Senin içinden geçerim” diyerek tam 3 kere bu hitap ile seslenmiştir.”

    “O… DERLER”

    Ökşen’in “Ben ‘para verdik’ diyenleri GİK kararı ile Disiplin Kuruluna gönderelim. Yaptıkları açıklamaların savunmalarını yapsınlar. Sözleri ve eylemleri partimizi küçük düşürüyor. Gözlerimizi kapayınca bu sorun hallolmuyor, insanlar konuşuyor. Çenelerini kapatmak için GİK olarak bizim bu konu üzerine eğilmemiz ve gereğini yapmamız lazım.” demesi üzerine Akşener’in “Sen biliyor musun? Bizim toplumumuzda bir kadın ve bir erkek yan yana oturduğu zaman kadın için “O…” derler; diyerek Ökşen’e GİK üyeleri huzurunda hakaret ettiği de dilekçede belirtiliyor.

    “TOPLANTININ KAMERA KAYDI VAR”

    Dilekçede toplantıların kamera kaydına alındığı belirtilerek “Şüpheli Genel Başkanın katıldığı tüm GİK toplantıları kamera ile kaydedilmektedir. Bu nedenle ilk önce bu kamera kayıtları ve bunların deşifresini talep ediyoruz.” ifadeleri kullanılıyor.

    KAYNAK: AYDINLIK

    Kaynak: Haber7.com

  • Özkan Günenç ‘Enez’e talip oldu

    Özkan Günenç ‘Enez’e talip oldu

    Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) – Özkan Günenç, Enez Belediye Başkanlığı için CHP’den aday adaylığı başvurusunda bulundu.

    Çok sayıda partili ile birlikte CHP Enez İlçe Başkanlığı’na gelerek aday adaylığı başvurusu yapan Günenç, seçimlerin hayırlı olmasını diledi.

    Günenç’in başvurusunda CHP Edirne Milletvekili Ediz Ün’de hazır bulundu.

  • AK Parti’de AR-GE ve Eğitim Başkan Yardımcıları belirlendi

    AK Parti’de AR-GE ve Eğitim Başkan Yardımcıları belirlendi

    2024’te yapılacak olan yerel seçimlere aylar kala AK Parti’de kadrolar şekillenmeye devam ediyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, AR-Ge ve Eğitim Başkan Yardımcılıklarına getirilen yeni isimleri duyurdu.

    ‘CUMHURBAŞKANIMIZIN ONAYIYLA BELİRLEDİK’

    Resmi X hesabından paylaşım yapan Şen,

    Türkiye Yüzyılı için #HepYeniHepİleri şiarıyla AR-GE ve Eğitim Başkan Yardımcılarımızı, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla belirledik.

    Önceki dönem gayretli çalışmalarından dolayı başkan yardımcılarımıza teşekkür ediyor, yeni dönem için tebrik ediyorum. 

    Hayırlı uğurlu olsun.

    Kaynak: Haber7.com

  • 9 milletvekiline ait 11 dokunulmazlık dosyası TBMM’de!

    9 milletvekiline ait 11 dokunulmazlık dosyası TBMM’de!

    CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, İYİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, HEDEP Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ’ın da aralarında bulunduğu 9 milletvekiline ait 11 dokunulmazlık dosyası, TBMM Başkanlığına sunuldu.

    Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Tezkereleri, Meclis Başkanlığınca Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale edildi.

    Polat, Çömez, Özlale ve Bozdağ’ın yanı sıra fezlekeleri Karma Komisyona sevk edilen milletvekilleri şöyle:

    “HEDEP Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan, HEDEP Mersin Milletvekili Ali Bozan, HEDEP Diyarbakır Milletvekili Berdan Öztürk, HEDEP İstanbul Milletvekili Keziban Konukcu Kok, HEDEP Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez.”

    Gelen fezlekeler arasında Berdan Öztürk ve Onur Düşünmez’in ikişer dosyası bulunuyor.

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com