Blog

  • Bakan Yumaklı: 2023’te hayvancılık destekleri yüzde 150 oranında arttı

    Bakan Yumaklı: 2023’te hayvancılık destekleri yüzde 150 oranında arttı

    Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Resmi Gazete’de yayımlanan “Hayvancılık Destekleri Uygulama Tebliği”ne ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Yumaklı, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

    “İşletmelerin sürdürülebilirliğinin sağlanması, verimlilik ve kalitenin artırılması temel stratejilerimizdendir. Yetiştiricilerimizin her daim yanında olmaya, üretimimize güç katmaya devam edeceğiz.”

    Kaynak: Haber7.com

  • Düğünde kıskançlık krizine giren damat katliam yaptı

    Düğünde kıskançlık krizine giren damat katliam yaptı

    Tayland’ın Nakhon Ratchasima kentindeki bir düğünde adeta trajedi yaşandı. Paralimpik bir sporcu olan damat Chaturong Suksuk; müstakbel eşi Kanchana Pachunthuek, gelinin kız kardeşi Karnida Manataor, gelinin annesi Kingthong Klajorho ve düğüne davetli olarak gelen Thong Nonkhunthod’ı öldürdü.

    Düğüne gelenlerin ifadesine göre; damat ve gelin arasında bir tartışma yaşandı. Halihazırda sarhoş da olan damat, tartışma sonrası kısa bir süreliğine düğünde ayrıldı. Daha sonra elinde silahla mekana geri dönen damat Suksuk, katliama imza attı. 4 kişiyi öldürdükten sonra kendisine de sıkarak intihar etti.

    Tanıklar polise verdikleri ifadede; gelin-damat tartışmasının, damadın kendine olan güvensizliği nedeniyle çıktığını, zira damadın engelli olması sebebiyle eşinin onu başka bir adam için terk etmesinden korkup kıskançlık krizine girdiğini söyledi.

    Damat Suksuk, 2022’de Endonezya’da düzenlenen 11. Asya Paralimpik Oyunları’nda ülkesi adına gümüş madalya kazanmıştı.

    KAYNAK: HABER7

    Kaynak: Haber7.com

  • Samsunspor – Beşiktaş! İlk 11’ler

    Samsunspor – Beşiktaş! İlk 11’ler

       
    SAMSUNSPOR – BEŞİKTAŞ

    İLK 11’LER

    SAMSUNSPOR: Okan, Soner, Drongelen, Lubomir, Zeki, Taylan, Bennaser, Emre Kılınç, Holse, Ntcham, Marius.

    BEŞİKTAŞ: Mert, Rosier, Necip, Colley, Masuaku, Hadziahmetovic, Oxlade-Chamberlain, Gedson, Onur, Muleka, Cenk.

    STAT: Samsun Yeni 19 Mayıs
    HAKEM: Abdulkadir Bitigen
    SAAT: 16:00
    YAYIN: beIN SPORTS 1

    Kaynak: Haber7.com

  • Anonim ve limited şirketlerin asgari sermaye tutarı arttı

    Anonim ve limited şirketlerin asgari sermaye tutarı arttı

    Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nın Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandığı hatırlatıldı.

    Kararın 1 Ocak 2024’ten itibaren geçerli olacağı ifade edilen açıklamada, anonim şirketler için 50 bin lira olarak öngörülen en az esas sermaye tutarının 250 bin liraya, limited şirketler için 10 bin lira olarak öngörülen en az esas sermaye tutarının ise 50 bin liraya yükseltildiği belirtildi.

    Kayıtlı sermaye sistemini kabul eden halka açık olmayan anonim şirketlerde ise başlangıç sermayesinin 500 bin liradan az olamayacağına işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Söz konusu tutarlar 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, yeni kurulacak olan anonim ve limited şirketler bakımından uygulanacaktır. Sermayesi belirtilen tutarların altında olan mevcut şirketlerimiz bakımından bu aşamada sermaye artırımı yapılması zorunluluğu bulunmamakla birlikte, öz kaynak yapılarını güçlendirmeleri bakımından sermayelerini en az anılan tutarlara artırmalarında fayda bulunmaktadır.”

    Kaynak: Haber7.com

  • Erman Toroğlu: TFF Başkanı olsam Arda Kardeşler ya da Hüseyin Göçek’in hakemliğini bitiririm

    Erman Toroğlu: TFF Başkanı olsam Arda Kardeşler ya da Hüseyin Göçek’in hakemliğini bitiririm

    Süper Lig’in 13. haftasında Fenerbahçe, konuk ettiği Fatih Karagümrük’ü 2-1’lik skorla mağlup etti.

    Karşılaşmanın ikinci yarısında yaşanan bir pozisyon, gündemin ilk sırasına yerleşti.

    Güven Yalçın’ın kaleye doğru çevirdiği topa kale önünde Fenerbahçeli Samet Akaydin, dirseğiyle müdahale etti.

    Fatih Karagümrüklü futbolcular bu pozisyona yoğun itirazlarda bulunurken hakemler devam kararı verdi.

    Maçın orta hakemi Arda Kardeşler ile VAR hakemi Hüseyin Göçek, gecenin en çok tartışılan isimleri oldu.

    “Türk futbolundan defolup gidin artık”

    A Spor yorumcusu Erman Toroğlu, bu anları dikkat çeken ifadelerle yorumladı:

    80 pozisyonun 279’u doğru diyen amca var ya, Samet’in kolunu onun gözüne gözüne sokacağım. Kusura bakmasın. Çünkü ligin sonuna tesir edecek.

    Sen istediğin kadar Fenerbahçe iyi oynamadı, orta saha şöyle, ileri uç böyle de. Fenerbahçe’de bir santrafor vardı Hüseyin Göçek diye, köşeye bir taktı, bitirdi. İğrenç bir olay. Defolun artık ya. Türk futbolundan defolup gidin artık. Yapmayın artık ya. Yazık.

    Hüseyin Göçek hakem değildi zaten. Ne konuştular çok merak ediyorum. TFF Başkanı olsam bu akşam ikisini de (Hüseyin Göçek ve Arda Kardeşler) ararım, ne konuştuklarını sorarım. Tatmin olmazsam kayıtları dinlerim, Arda Kardeşler ya da Hüseyin Göçek’in hakemliğini bitiririm. Ne konuştunuz abi o kadar süre?

  • Gazze’nin kuzeyine 100 yardım TIR’ı ulaştı

    Gazze’nin kuzeyine 100 yardım TIR’ı ulaştı

    İsrail ile Filistin arasında 24 Kasım’da başlayan insani ara sürerken, Refah Sınır Kapısı üzerinden Mısır’dan Gazze Şeridi’ne yardım TIR’ları geçmeye devam ediyor.

    İsrail-Filistin arasında 7 Ekim’de patlak veren çatışmalar sırasında Gazze Şeridi’nin kuzeyine yardımların ulaşması engellenirken, insani ara ile kuzeydeki Filistinlilere de insani yardımlar ulaşmaya başladı.

    Filistin Kızılayı tarafından yapılan açıklamada, Gazze Şeridi’nin kuzeyine 100 yardım TIR’ının ulaştığı belirtilerek, “Yardımlar ihtiyacı olan binlerce kişiye ulaştı. Yardımın içerisinde gıda, bebek maması, su, süt ve battaniye yer alıyor” denildi.

    Filistin Kızılayı Sözcüsü Abdel Celil Hanjal ise, “Birkaç gün önce bu bölgelere herhangi bir şey ulaştırmak imkansızdı” dedi.

  • Zonguldak’ta eğitime 1 gün ara verildi

    Zonguldak’ta eğitime 1 gün ara verildi

    Karadeniz’de şiddetli rüzgar ve fırtına günlük hayatı olumsuz etkiliyor. Zonguldak’ta eğitime bir günlük ara verildi.

    ZONGULDAK’TA EĞİTİM ARA! VALİLİK DUYURDU

    Zonguldak Valiliği, eğitime 1 gün ara verildiği, kamu kurum ve kuruluşunda çalışan engelli ve hamile personelin bir gün idari izinli sayılacağını duyurdu.

    Kuvvetli yağış ve fırtınanın meydana getirebileceği su baskını, çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklar dolayısıyla İLİMİZ GENELİNDE 27 Kasım 2023 Pazartesi günü tüm resmi-özel örgün ve yaygın eğitim kurumlarında (rehabilitasyon merkezleri ve özel kurslar dahil) eğitim öğretime bir gün süreyle ara verilmiştir. İlimiz Genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli ve hamile personel de 27 Kasım 2023 tarihinde bir gün idari izinli sayılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

  • Bolu’da keşfedildi! Bitki türünü bilim literatürüne kazandırdı: Yabani soğana babasının adını verdi

    Bolu’da keşfedildi! Bitki türünü bilim literatürüne kazandırdı: Yabani soğana babasının adını verdi

    Türkiye’nin doğal yabani soğan üzerine yaklaşık 20 yıldır bilimsel çalışmalar yapan Eker, Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde yeni bir bitki türü keşfetti.

    Eker, keşfettiği yabani soğan türünü, dünyada başka örneklerinin bulunup bulunmadığını belirlemek için çevre ülkelerdeki floralarla da karşılaştırdı.

    İsmail Eker; Orta Doğu, Rusya, Avrupa ve Kafkasya bölgelerinin floralarında benzeri bulunmayan bitki türünü bilim literatürüne kazandırarak aynı zamanda bu türlerin isim babası oldu.

    Bilim insanı, keşfettiği yabani soğan türüne 13 yıl önce kaybettiği babası Mehmet Yaşar Eker’in adını verdi.

    Bilimsel ismi “Allium mehmetyaschari Eker” olan bitkinin Türkçe ismi ise “Tüylübaba soğanı” olarak belirlendi.

    Eker, bugüne kadar yaptığı keşiflerle oğlu, annesi ve yeğeninin yanı sıra üniversitenin kurucusu İzzet Baysal ile çok sayıda bilim insanının ismini verdiklerinin de aralarında bulunduğu 15 bitki türünü literatüre kazandırdı.

    “Bilim dünyasına yeni bir bitki türü kazandırmanın sevincini yaşıyorum”

    Prof. Dr. İsmail Eker, bilim dünyasına yeni bir bitki türü kazandırmanın sevincini yaşadığını söyledi.

    Bitkiyi keşfetme sürecini ve sonrasındaki çalışmalarını anlatan Eker şunları kaydetti:

    “Yakın türlerle karşılaştırmalarını yapıp bilimsel makale haline getirdim. Makalemizi, Finlandiya menşeli dergi olan ‘Annales Botanici Fennici’ye gönderdim. Bitki, orada alanında uzman hakemler tarafından da incelendi. Bizim savlarımız desteklendi. Bu bitkinin yeni bir tür olduğuna karar verildi. Daha sonra dergide yayımlandı. Bu bir bakıma bitkinin patent alması. Bilim literatürüne bu makaleyle girmiş oldu.”

    Eker, her yeni türün isminin, bulan bilim insanı tarafından belirlendiğini dile getirerek “Vefa olsun diye bitkiye, 2010 yılında erken yaşta kaybettiğim babamın adını verdim. Bunu çok kere düşünmüştüm. Babama uygun bir tür bulunca bitkinin ismini ‘Allium mehmetyaschari Eker’ olarak bilim dünyasına duyurmuş olduk. Türkçe ismini de ‘Tüylübaba soğanı’ olarak önerdik. Literatüre de bu şekilde girdi.” diye konuştu.

    Daha önce yaptığı keşiflerle oğlu, annesi ve yeğeninin yanı sıra üniversitenin kurucusu İzzet Baysal ile çok sayıda bilim insanının ismini verdiklerinin de aralarında bulunduğu 15 bitki türünü literatüre kazandırdığını belirten Eker, “Bununla birlikte 16 tür oldu. Bitkinin ismini bir bilim adamına ya da bir bölgeye, bir şehre ithaf ediyoruz. Bunun yanı sıra aile bireylerimin isimlerini de verdim. Oğlum Pamir Yiğit’in ismini verdiğim bir bitki var Bolu Abant Dağları’nda; ‘Yiğit sümbülü’ olarak geçiyor. Annemin ve yeğenimin adını verdiğim bitkiler de var.” ifadelerini kullandı.

    Eker, Adana’da keşfettiği bitkinin yayılım alanının yapılan çalışmalarla ortaya çıkacağına değinerek bu türün Tahtalı Dağları, Kahramanmaraş, Adana ve Niğde çevrelerinde de bulunma ihtimalinin olduğunu sözlerine ekledi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Mehmet Âkif Ersoy 150. doğum yıldönümünde Türk Dünyası ve Balkanlarda da anılıyor

    Mehmet Âkif Ersoy 150. doğum yıldönümünde Türk Dünyası ve Balkanlarda da anılıyor

    Kurulduğu 1978 yılından bu yana Âkif’in, tanınması, hatırlanması ve anılması amacıyla ülkemizin dört bir yanında çok sayıda sempozyumlar, paneller düzenleyen, eserler neşreden Türkiye Yazarlar Birliği, şimdi de Türk Dünyası ve Balkanlarda da şairimizin anılması amacıyla bilgi şölenleri düzenliyor.

    Bilgi şöleninin ilki; Âkif’in annesinin memleketi Özbekistan’da Buhara Devlet Üniversitesi’nde yapıldı .

    22 Kasım 2023 tarihinde Özbekistan’ın Buhara şehrinde başlayan ve iki gün süren programa TYB kurucu ve şeref Başkanı D. Mehmet Doğan, TYB Genel Başkanı ve ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Türkiye’den ve Türk dünyasından Âkif üzerine eserleri bulunan akademisyenler, yazar ve düşünce adamları katıldı.

    Programın açılış dersini veren D. Mehmet Doğan yaptığı konuşmada, “ Mehmed Âkif’in Safahat isimli şiir külliyatında Buhara birçok yerde zikredilen bir isimdir. Ve biz bugün Mehmed Âkif’i Buhara’da 150. yaşında yâd ediyoruz. Sırf şiirlerinde Buhara’da bahsettiği için mi? Onun için “Buharalı” desek yeri var. Annesi Emine Şerif’e Hanım, Buhara’dan Türkiye’ye göçüp Tokat vilayetine yerleşmiş bir aileden. Onu annesinin vatanında anmak, Türkiye Yazarlar Birliği’nin programında yıllardır vardı, bugün büyük şairimizi burada yâd etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Böyle bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde emeği geçen, desteği ve katkısı olan kurum ve kuruluşlara ve kişilere teşekkürlerimizi sunuyoruz. Böylece batıdan doğuya 4 bin kilometrelik bir yol katederek burada büyük şairimize vefamızı gösteriyoruz. Bir asır önce, 1910’lu-20’li yıllarda Türkiye ve Türkistan edebî ve fikrî ilişkileri, diyebiliriz ki, bugünden daha gelişkindi. 19. asrın sonunda Gaspıralı İsmail’in Tercüman gazetesi bu geniş coğrafyaları uyandıran bir tesir meydana getirmişti. “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarının bu geniş coğrafyalarda yankılanmasından sonra bilhassa Azerbaycan ve Türkiye’de yayınlanan iki gazete-dergi bu tesiri devam ettirmiştir.” dedi.

    TYB Genel Başkanı Arıcan’da yaptığı konuşmada, “Mehmet Akif Ersoy, kayıp medeniyet dediğimiz bu toprakların, bu coğrafyanın aslına, özüne yeniden dönmesini istiyordu. İşte, Özbekistan’ın bağımsız bir devlet olması, Buhara’nın yeniden ilmin, irfanın, sanatın, edebiyatın merkezi olmasını diliyordu. Biz şuan Âkif adına buralara geldik ve burada yeniden o Akif’in özlemini çektiği ilmin yeniden yeşerdiğini görüyoruz. Dünya’ya yeniden bir medeniyetin buradan doğacağını görüyoruz ve buna inanıyoruz.” diye konuştu.

    Türk Dünyasının edebiyatçılarını, düşünce adamlarını anmamız, anlatmamız ve yeni nesillere de tanıtmamız gerekir” diye konuşan Arıcan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Âkif; Buhara Şehrinden Anadolu’ya göç eden bir aileye mensup Emine Şerife Hanım’la evlenmesi Türkistan kültürünü, Kosovalı babasından Balkan kültürünü ve doğup büyüdüğü İstanbul’dan Türk-İslam kültürünü almış ve geleceğe iz bırakan bir hayat yaşamıştır. Ayrıca, Türk-İslam dünyasıyla ilgilenmesinde ve edebi şahsiyetinin oluşmasında anne ve babası büyük rol oynamıştır.”

    Bilgi şöleninde, Buhara Vali Yardımcısı Tilavov Sherzad Beshimovich, TÜRKSOY Yazarlar Birliği Genel Koordinatörü Murat Kahraman, Buhara Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Obidijon Xamidov, Buhara Devlet Tıp Üniversitesi Rektör Yardımcısı Lazic Niyazov, ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Aynur Feyzioğlu da konuştu.

    TC. Kültür Bakanlığı, ASBÜ, Özbekistan Medeniyet Nazırlığı, TİKA, Buhara Devlet Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Mehmet Akif İnan Vakfı, Burdur Mehmet Âkif Ersoy Üniversitesi, İçişleri Bakanlığı – Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi, Yunus Emre Enstitüsü, ADAM Vakfı iş birliği ile düzenlenecek bilgi şölenleri:

    * 26-30 Kasım 2023 tarihleri arasında; Azerbaycan – Bakü’de,

    * 19-24 Aralık 2023 tarihleri arasında; Kosova’da,

    * 22-24 Aralık 2023 tarihleri arasında; Burdur’da,

    * 27-28 Aralık 2023 tarihleri arasında; Ankara’da.

    Programlara, Türkiye’den, Balkanlar’dan ve Türk Dünyasından Âkif üzerine araştırmalar yapan bilim adamları, akademisyenler, eserler veren yazarlar konuşmacı olarak katılıyorlar ve bilgi şöleninde Âkif’in hayatı, eserleri, düşünce dünyası, Milli Mücadeledeki rolü ve Türk – İslam dünyasına ilişkin görüş ve düşünceleri konuşuluyor.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Garkad yalnızca ağaç mı?

    Garkad yalnızca ağaç mı?

    Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Müslümanlarla Yahudiler çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç Yahudiyi kovalayan kimseye, ‘Ey Müslüman! Arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür!’ diyecek. Yalnız garkad ağacı bir şey söylemeyecek; çünkü o Yahudilerin ağaçlarındandır.”

    (Buhârî, Cihâd 94, Müslim, Fiten 82)

    Hz. Peygamber (sav), başta kıyamet alametleri olmak üzere ahir zamanda meydana gelecek hadiseler hakkında sahâbîlere bilgiler aktarmıştır. Bu bilgiler, vahye dayanır. Garkad Hadisi’nde Yahudilerle Müslümanlar arasında kıyamet kopmadan önceki bir zamanda savaş çıkacağı bilgisinin de vahiy yoluyla elde edilmiş bilgi olduğu anlaşılır. Klasik İslam alimlerinin çoğunun Hadis literatüründe yaptığı yorumların çoğu, garkad ağacının özelliklerini açıklamanın ötesine geçmez. Hadis şerhlerinde Garkad Hadisi’nin derinlikli bir tahlili yapılmamıştır. Müslümanlar hadisin lafzî anlamına bakarak “Nasıl olsa bir gün savaşta Yahudilere galip geleceğiz” anlayışıyla beklentiye girerler. Halbuki hadiste geçen ve anahtar rol oynayan “garkad”, Müslümanlarla Yahudiler arasındaki mücadelenin boyutunu gösteren bir şifre niteliğinde uyarılarla doludur. Bu yönüyle garkadın anlaşılması, Müslümanların odaklanmaları gereken asıl noktaları ortaya çıkarması bakımından büyük önem arz eder.

    GÜNÜMÜZ TEKNOLOJİSİNE UYMAZ

    Hadisin zâhirî anlamı dikkate alındığında Yahudilerle Müslümanlar arasında bir kara harbinin gerçekleşeceği anlaşılır. Hz. Peygamber döneminde yapılan kara harbi anlayışıyla, günümüzdeki anlayış birbirinden çok farklıdır. Günümüz teknolojisi ve savaş stratejisi açısından değerlendirildiğinde hadisin zâhirî anlamının maksûd manayı ifade etmede yetersiz kaldığı görülür. Ormanlık arazilerin yoğun olmadığı, Orta Doğu gibi ülkelerde ağaçların arkasına saklanma fikrinin makul bir tarafı yoktur. Aynı şekilde taşların arkasına sipere yatıp saklanma tekniğinin de bilinen bir uygulama olmadığı söylenebilir. Hadise göre garkad, Yahudiler için bir kalkan gibidir ve onları koruyacaktır. Hadiste garkadın istisna edilmesi, garkadın ötesine geçişin olmayacağı anlamına gelir. Ayrıca taş ve ağacın konuşması, imtihan sırrına aykırıdır. Çünkü taş ve ağacın konuşması mucizevi bir olaydır ve mucizeler peygamberlere has bir durumdur.

    PERDE ARKASINA GİZLENİRLER

    Hadiste Müslümanların Yahudilerle savaşacağı “Müslümanlar, Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz” cümlesiyle ifade edilir. Cümle, gerçek bir savaş anlamında anlaşılacağı gibi mecazî manada soğuk savaş, mücadele, çatışma ve düşmanlık manalarına da gelir. Bilindiği gibi Theodor Herzl’in çabaları ve önderliğinde 29 Ağustos 1897’de Basel’de toplanan ilk Dünya Siyonist Kongresi ile Dünya Siyonist Teşkilâtı kurulur. Siyonizm, arz-ı mev’ûd idealinin gerçekleşmesi arzusudur. Yahudiler bu ideallerini gerçekleştirmek için Müslümanlarla doğrudan savaşmak yerine onları zayıflatma ve kaleyi içten fethetme planını uygulamak için perde arkasına gizlenmişlerdir. Bu stratejinin temelleri, İngiliz siyasetçi William Ewvart Gladstone’un fikirlerine dayanır. Gladstone bir bildirisinde şöyle demiştir: “Bu Kur’ân, Müslümanların ellerinde kaldıkça onlara hükmedemeyiz; biz Kur’ân’ı Müslümanlardan uzaklaştırmak veya onları Kur’ân’a yabancılaştırmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.” Gladstone’un II. Abdülhamid döneminde söylediği bu söz, Balkan Harbi ve I. Dünya Savaşı sonrası doğrudan savaşma yerine Müslümanlarla perde arkasından savaşma stratejisine dönüştü.

    SİNEMANIN İCADINA DENK GELİR

    Gladstone’un bildirisiyle sinemanın icadı yaklaşık aynı tarihlere denk gelir. II. Abdülhamit 1896 yılında Bertrand adlı bir Fransız vasıtasıyla sinematografik gösterimi izledikten sonra bu yeni icadın seyirci üzerindeki tesirini anlar ve Fransızlar’ın İstanbul’da yerleşik bir sinema salonu açmasına izin vermez. Bu sebeple, Osmanlı’da ilk sinema sayılan Pathe, ancak II. Meşrutiyet’in ilanından sonra, 1909 yılında Tepebaşı’nda açılabilir.

    ‘PERDE’ ARKASINDAN SAVAŞ

    Amerikan sineması olarak adlandırılan Hollywood, holly ve wood kelimelerinden meydana gelir. Holly, Noel’de kullanılan bir bitki olan çobanpüskülüdür. Wood ise, “tahta, odun, ağaçlık ve ormanlık” gibi anlamlara gelir. Tanımda her iki kelimenin de ağaçla ilgili olduğu görülür. Birleşik isim olan Hollywood, kelime anlamı itibariyle “sihirli değnek” şeklinde tercüme edilebilir. İngiltere sinemasının “Pinewood/yeşil çam”, Türk sinemasının “Yeşilçam” ve Hind sinemasının “Bollywood” şeklinde ağaç simgeleriyle isimlendirilmesi ağaç-sihirli değnek ilişkisini ortaya koyar. Bu ilişkiler ve bağlantılar çerçevesinde ağaç ve garkad sembolü yorumlandığında dünyayı perde/ağaç arkasından yöneten sistemin Yahudileri sembolize ettiği ifade edilebilir. Siyonist Yahudiler, Müslümanlara galip gelmek için sinema ve görsel medyayı bir silah aracı gibi kullanarak, Müslüman halkın hakikatleri görme yetilerini yok etmeye çalışırlar. Müslümanların, taşın ve ağacın arkasındaki Yahudi’yi göremeyip bizzat taşın ve ağacın kendi arkasındaki Yahudi’yi ihbar etmesi Müslümanların basiret gözlerinin köreldiğine de işarettir. Müslümanlar ancak Yüce Allah’ın yardımı sayesinde Yahudilere galip geleceklerdir.

    SOYAĞACININ KAST EDİLMESİ MÜMKÜN

    Hadiste geçen ve dikkatlerden kaçan en önemli kısım ise “Çünkü o Yahudi ağacıdır” ibaresi. Bir ağacın Yahudilere ait olduğundan dolayı konuşmayıp onları deşifre etmemesi hususunda düşünmek gerek. Yahudilerin arkasında saklandığı, sinema ve görsel medya kadar önemli olan bir başka husus da garkadın, bir soyağacı olabileceğidir. Soyağacı bir soyun, bir ailenin bilinen en eski atasından başlayarak son üyelerine kadar bütün bireylerini bir kökten çıkan ağaç görünümü içinde gösteren bir çizelgedir. Soyağacı, Arapçada şeceretü’n-neseb olarak geçer. Her iki dilde de şecere/ağaç, kelimesi ortaktır. Ağacın dile gelmesi ve “Arkamda Yahudi var gel de onu öldür” demesi, Yahudilerin Müslüman ya da diğer ülkelerde bulunan soyağacı yoluyla tespit edilebileceğini göstermektedir. Hadisten “Çünkü o Yahudi ağacıdır” ifadesi, bazı Yahudilerin kendilerini gizlemek için tespit edilmesi zor, özel bir sistem kurduklarına işaret eder. Garkad sistemi, Yahudilerin kurdukları bir sistem olmasından ötürü garkad, Yahudilere ait/hâs bir ağaç olarak zikredilmiş olabilir. Osmanlı’nın duraklama, gerileme ve çöküş dönemlerinde Sabetaizm gibi gizli Yahudiler hareketi ortaya çıktı. Sabetaist Yahudiler, kimliklerini genellikle Müslüman ve Türk adı-soyadı alarak nüfus kayıtlarında izlerini kaybetme politikası güttüler. Yahudilerin soyağacı şeklinde kurdukları sistemin garkad ağacının morfolojik yapısıyla bir benzerliğinin olup-olmadığı ise ayrı bir tartışma konusu.

    FİTNELERE SEBEP OLABİLİRLER

    Müslümanların neden Yahudilerin peşine düşüp onları öldüreceği ya da etkilerini yok edeceği konusu üzerinde de ayrıca düşünmek gerekir. Zira İslam hukuku açısından Ehl-i kitap, İslam ülkelerinde müste’men (İslam ülkesine emanla giren yabancı gayrimüslim) konumundadır. Bu sebeple de onların can ve mal güvencesi vardır. Hadiste bahsi geçen Yahudilerin doğrudan Müslümanlara zarar veren ve İslam ülkelerinde fitne ve kaos çıkaran kişiler olduğu söylenebilir. Hadisin lafzî anlamına göre Yahudi askerleri, mecazî anlamına göre Müslüman ülkelerinde güç sahibi olup da savaş, kaos, isyan, iç karışıklık ve fitne çıkaran kimselerin kastedildiği ifade edilebilir. Deccal ile hareket edecek olan Yahudilerin, dünya çapında savaş, karmaşa, kaos, anarşi ve tıbbî ölümler gibi büyük fitnelere sebep olmaları, başta Müslümanlar olmak üzere tüm dünya milletlerinin uyanışını sağlayacaktır.

    KAYNAK: Yeni Şafak

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com