Blog

  • Mükemmel pankekler için yapmaktan vazgeçmeniz gereken hatalar

    Mükemmel pankekler için yapmaktan vazgeçmeniz gereken hatalar

    Pankek, yapımı çok kolay ve lezzetli bir kahvaltılık bir hamur işi çeşididir. Bal, reçel ve çikolata gibi eşlikçiler ile birlikte severek tüketilir. Pankek yapımı oldukça basit olmasına rağmen bazı ufak hatalar onların hem görüntü hem de lezzet kaybına sebep vermektedir.

    Mükemmel pankekler için öncelikle tarifinizi iyi seçmelisiniz. Daha önceki yazılarımızda sizler için hazırladığım enfes lezzeti ile pamuk gibi pankek tarifine buradan göz atabilirsiniz.

    Gelelim mükemmel pankekler için yapmaktan vazgeçmeniz gereken hatalara… Bazı hatalar var ki bunlar pankeklerin kabarmasından tutun da içerisindeki şekerin tadını kaybetmesine kadar birçok şeye sebebiyet verebiliyor. İşte mükemmel pankekler için vazgeçmeniz gereken hatalar…

    MÜKEMMEL PANKEKLER İÇİN YAPMAKTAN VAZGEÇMENİZ GEREKEN HATALAR

    • Hamuru Fazla Karıştırmayın

    Mükemmel pankekler için pankek hamuru hazırlarken fazla karıştırmamaya özen gösterin. Pankek hamuru fazla karıştırılırsa un içerisindeki glüten aşırı genleşecek ve hamurun yapısına sert bir doku verecektir.

    Mükemmel pankekler için öncelikle kuru malzemelerin tamamını karıştırın ve ortasına bir havuz yaparak ıslak malzemeleri ekleyip sadece karışana kadar karıştırmanız tavsiye edilir.

    • Pankek Hamuruna Tuz Atmıyorsunuz

    Mükemmel pankek için pankek hamuru içerisine bir miktar tuz eklemelisiniz. Tuz, pankeklerin içerisindeki şekerin kristalleşmesini ve kenarlarının çıtır olmasını sağlar. Aynı zamanda tuz, pankeklerin tatlılığını ortaya çıkararak şekerin tadını almanızı sağlar.

    • Uygun olmayan Mutfak Eşyaları Kullanıyorsunuz

    Mükemmel pankekler için öncelikle karıştırma kabınızın yeterince büyük ve çırpma teli ya da çatalı için uygun olmalı. Mükemmel pankekler için hazırlanan pankek hamurundan yaptığınız pankekleri pişirirken de ısıya dayanıklı, açılı ve geniş bir spatula kullanmalısınız.

    Pankek yaparken bir diğer önemli noktada pişirme aşamasında kullanacağınız tavanın seçimidir. Mükemmel pankekler için en iyi tava seçeneği her yüzeyi eşit şekilde ısınan geniş yüzey alanına sahip yapışmaz tavalardır.

    • Aynı Anda Çok Pankek Pişirmeye Çalışıyorsunuz

    Mükemmel pankekler için yaptığınız bir diğer hata ise pişirme aşamasında tavayı alabileceğinden daha fazla pankek ile doldurmaktır. Tavayı pankekleri pişirmek için doldurduğunuzda kabardıkça birbirine yapışma riski artacak ve şekilleri bozulacaktır.

    Aynı anda birden çok pankek pişirmek aynı zamanda çevirme işlemini zorlaştıracak ve pankeklerin kenarlarının istenilen şekilde olmasını engelleyecektir. Mükemmel pankekler için pankekleri pişirirken aralarında 3-4 santimden fazla boşluk bırakmaya dikkat edin.

    • Ocağın Isısını Kontrol Etmiyorsunuz

    Mükemmel pankekler için en iyi pişirme metodu aslında elektrikli tavalardır. Her yere aynı ısıyı ulaştırmada en doğru sonucu verirler. Eğer elektrikli tavanız yoksa pankekleri pişirirken ocağı orta ateşte hiç değiştirmeden tutmalısınız.

    Yüksek ısıda pişen pankeklerin içi çiğ kalırken düşük ısıda pişenler ise hem uzun zaman alır hem de kabarması beklenilenden az olur.

    • Tavayı Önceden Isıtmıyorsunuz

    Mükemmel pankekler için pişirme tavasını önden ısıtmanız gerekir. önceden ısıtılan tava daha kabarık ve çıtır kenarlı mükemmel pankekler için olmazsa olmaz bir püf noktadır.

    • Pankekleri Çok Erken Çeviriyorsunuz

    Mükemmel pankekler için pişirme aşaması oldukça önemlidir. Pankekleri pişirirken çok çabuk çevirmek onların kabarmalarını engelleyecektir. Mükemmel pankekler için çevirme zamanı yüzeyinde kabarcıklar oluştuğunda gelmektedir. Yüzeyinde kabarcıklar oluşan pankeki ters çevirerek diğer yüzeyinin de güzelce pişmesine yardımcı olabilirsiniz.

    Kaynak: Haber7.com

  • Galatasaray’a orta saha Suudi Arabistan’dan!

    Galatasaray’a orta saha Suudi Arabistan’dan!

    Sarı-kırmızılılar geçen sezon bittiğinde orta sahaya takviye düşünüyordu. Sezon başında Kerem Demirbay ve Tanguy Ndombele transfer edildi.

    Sergio Oliveira ile birlikte bu üçlünün orta sahada rotasyona girmesi bekleniyordu.

    ORTA SAHA İHTİYACI DOĞDU

    Ancak üçü de beklenilen seviyeye bir türlü çıkamayınca teknik direktör Okan Buruk, Lucas Torreira’nın yanına Kaan Ayhan’ı yerleştirmek zorunda kaldı.

    Böylece kış transfer dönemi yaklaşırken Cimbom’da bir kez daha orta saha ihtiyacı ortaya çıktı.

    Bu sefer hedef Al Nassr’da forma giyen 28 yaşındaki Seko Fofana. Aslan, Arap ekibiyle temas kuracak.

    KİRALIK OLARAK DÜŞÜNÜLÜYOR

    Seko Fofana’nın Al Nassr ile 2026’ya kadar bonservisi bulunuyor. Kontrat bedeli de 20 milyon euro’nun üzerinde.

    Cimbom böyle yüklü bir harcamanın altına giremeyeceği için kiralık formülünü devreye sokmuş durumda.

    Fofana’nın da yeniden Avrupa piyasasına adım atmak istemesi sarı-kırmızılıların işini kolaylaştırıyor.

    Şimdi gözler iki kulüp arasındaki transfer pazarlıklarına çevrilmiş durumda.

    Aslan’ın bu bölgedeki tek adayı Seko Fofana değil. Fofana ile birlikte alternatif oyuncularla da görüşmeler yapılacak. Takıma çabuk uyum sağlayabilecek en uygun isim kadroya katılacak.

    1 GOLÜ BULUNUYOR

    Seko Fofana bu sezon Al Nassr formasıyla 11 karşılaşmaya çıktı. Kral Kupası’nda 1 defa rakip ağları havalandırmayı başardı. Asisti yok. Orta sahada güçlü bir isim olduğu için transferi halinde Lucas Torreira’nın üzerine binen yükün bir kısmını da omuzlayacak. Okan Buruk’un bu transfere onay verdiği belirtildi.

    ÇOK YÖNLÜ BİR İSİM!

    Galatasaray’ın gündeminde yer alan 28 yaşındaki Seko Fofana çok yönlü bir isim. Futbolcu ana mevkisi olan merkez orta sahanın yanı sıra on numara ve ön libero olarak sahada görev alabiliyor. 

    Kaynak: Haber7.com

  • MSB’den KAAN açıklaması: İlk uçuş için geri sayım

    MSB’den KAAN açıklaması: İlk uçuş için geri sayım

    Milli Muharip Uçağı KAAN’a yönelik de bilgi veren Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, “KAAN’ın ilk uçuşunun 27 Aralık’ta gerçekleştirilmesi planlanıyor. Takvimlendirmeye göre, yerli motor 2028’de hazır olacak, 2032’ten itibaren de KAAN’ın envantere girmesi bekleniyor” dedi.

    Bir gazetecinin KAAN’ın NATO’ya uyumuna ilişkin sorusu üzerine kaynaklar, yerli ve milli savunma sanayii ürünlerimizin tamamı NATO standartlarının üzerinde üretildiğine dikkati çekti.

    Kaynak: Haber7.com

  • İDDEF, Gazze için seferber oldu

    İDDEF, Gazze için seferber oldu

    İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu (İDDEF), 7 Ekim’den bu yana İsrail’in aralıksız devam ettirdiği saldırılardan etkilenen Gazze’deki Filistinli kardeşlerine hayırseverlerin desteğiyle yardım elini uzatıyor. 2011 yılından bu yana Gazze’de olan, acil yardım, eğitim ve kalkınma çalışmaları yapan İDDEF, İsrail’in soykırıma varan son saldırılarından sonra adeta seferber olarak bölgede temiz su ve sıcak yemek ile birlikte sağlık hizmeti veriyor. İDDEF ayrıca, Gazze’deki sivillere kumanya, hastanelere ise ilaç ve tıbbi malzeme desteği ulaştırmak için Mısır’a Acil Yardım Üssü kurarken, şu ana kadar 10 tır yardım konvoyu gönderdi.

    İDDEF’ten yapılan açıklamada, “Gazze temsilciliğimizdeki ekiplerimiz ilk günden bu yana acil insani yardım çalışmalarını mevcut depomuzdan sürdürüyor. Her gün okullara ve hastanelere sığınan bebek, çocuk, kadın ve yaşlılara olmak üzere günlük 9 bin kişilik sıcak yemek ve 50 bin adet ekmek ikramımızla birlikte, ambulanslarımız hayat kurtarmaya gayret ediyor. İDDEF olarak bu zulme dur demek için faaliyetlerimizi aralıksız sürdürürken, Gazze’deki su arıtma tesisimiz akif olarak en önemli hayati ihtiyacı sağlamaya devam ediyor. Gazze’deki mağdur ve mazlum kardeşlerimiz için Mısır’daki acil yardım depomuzdan ilaç ve tıbbi malzeme ile tekerlekli sandalye, sedye, serum yüklü 4 tır ile temel gıda malzemelerinin olduğu 6 tırı Refah Sınır Kapısı’na gönderdik. Kapıların açılmasıyla Gazze’deki hastanelerde yaralı olarak tedavi gören kardeşlerimize şifa ve Filistinli kardeşlerimizin sofrasına sıcak bir aş olması için yardımlarımızı ulaştırıyoruz. Her hafta ise insani yardım malzemesi yüklü 3 tırı düzenli olarak sınıra ulaştırmayı hedefliyoruz. Gazze halkının yanında olan hayırseverlerimize teşekkür ederiz” denildi.

    Hayırseverler, Gazze’deki mağdur ailelere “www.iddef.org” internet sitesi üzerinden, ilgili hesap numaralarına FAST/EFT/havale yoluyla, Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerindeki temsilcilikleri ziyaret ederek ya da 0212 6210065 numaralı çağrı merkezinden detaylı bilgi alarak destekte bulunabiliyor. Hayırseverler ayrıca GAZZE yazıp 7230’a SMS göndererek 20 TL bağış yapabiliyor.

     

    Kaynak: Haber7.com

  • MSB’den son dakika açıklama: Almanya’dan hangi model ve kaç tane Eurofighter alınacak?

    MSB’den son dakika açıklama: Almanya’dan hangi model ve kaç tane Eurofighter alınacak?

    Türkiye’den savaş uçağı hamlesi! Eurofighter Typhoon’un özellikleri neler?

    “Tuzla Piyade Okulunda bir grup teğmenin 10 Kasım’da Atatürk fotoğrafı takmayı reddettiği ve kavga çıktığı” iddiasının sorulması üzerine Bakanlık kaynakları, iddiayı “Dezenformasyonun bariz bir örneği” olarak nitelendirerek, konuyla ilgili adli ve idari sürecin başlatıldığını belirtti.

    “İncirliğe inen ABD uçaklarının Güney Kıbrıs üzerinden İsrail’e silah taşıdığı” iddiasının sorulması üzerine kaynaklar, “Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin zararına olacak herhangi bir faaliyetin içinde olmamız veya bu faaliyetlere göz yummamız söz konusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konudaki duruşu bellidir” yanıtını verdi.

    Kaynaklar, halkı yanlış yönlendirmeye yönelik algı çalışmalarına karşı dikkatli olunması ve bu tur iddialara itibar edilmemesi gerektiğini ifade etti.

    ALMANYA’DAN EUROFİGHTER ALIMI

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in bugün Birleşik Krallık Savunma Bakanı Grant Shapps ile görüşeceği belirtilerek Eurofighter tedarikine ilişkin son durum ve sosyal medyada yer alan “İkinci el Eurofighter alınacağına” iddiasına ilişkin değerlendirmelerin sorulması üzerine kaynaklar,  Hava Kuvvetleri Komutanlığının uçak ihtiyacının karşılanmasına yönelik öncelikli olarak F16 tedarikine yönelik sürecin devam ettiğini, ABD ile teknik toplantıların tamamlandığını süreci takip ettiklerini belirtti.

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de ifade ettiği gibi İngiltere, Almanya, İspanya ve İtalya ortak konsorsiyumu tarafından üretilen Eurofighter uçağının da incelendiğini aktaran kaynaklar, şunları söyledi:

    “F16 tedariki ve modernizasyonu süreci devam ederken üzerinde durduğumuz tek uçak Eurofighter. Bunun dışında herhangi bir çalışmamız yok. Eurofighter tedariki konusu bugün iki bakan arasında gerçekleştirilecek görüşmenin gündeminde de yer almaktadır. Tedarik konusunu İngiltere üzerinden ele alıyoruz. İngiltere bu konuda Almanya’nın itirazlarının kaldırılmasına yönelik yardımcı olacaklarını belirtiyorlar. Türkiye olarak ilk aşamada 20 daha sonra da 20 olmak üzere 40 uçak almak isteğimizi ifade ettik. Alacağımız uçaklar kesinlikle ikinci el değil. En üst modelini alma konusunda talebimiz oldu.”

    Milli Muharip Uçağı KAAN’a yönelik de bilgi veren kaynaklar, “KAAN’ın ilk uçuşunun 27 Aralık’ta gerçekleştirilmesi planlanıyor. Takvimlendirmeye göre, yerli motor 2028’de hazır olacak, 2032’ten itibaren de KAAN’ın envantere girmesi bekleniyor” dedi.

    Bir gazetecinin KAAN’ın NATO’ya uyumuna ilişkin sorusu üzerine kaynaklar, yerli ve milli savunma sanayii ürünlerimizin tamamı NATO standartlarının üzerinde üretildiğine dikkati çekti.

    MSB’DE HAFTALIK BİLGİLENDİRME TOPLANTISI YAPILDI

    Milli Savunma Bakanlığında yapılan haftalık bilgilendirme toplantısında şu ifadeler kullanıldı:

    Kıymetli Basın Mensupları, Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz.

    Öncelikle 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” unvanı verilişinin 95’inci yıl dönümünü şimdiden kutluyor; Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, şehit olan ve ebediyete intikal eden tüm öğretmenlerimizi saygı, minnet ve şükranla yâd ediyoruz.

    Ayrıca, Mavi Vatanımızın yılmaz bekçilerini ve geleceğin Barbaroslarını yetiştiren Deniz Harp Okulumuzun 250’nci, Deniz Astsubay Okullarının 133’üncü kuruluş yıl dönümünü de bir kez daha kutluyoruz.

    Millî Savunma Bakanlığının tüm birlik ve kurumları ülkemizin savunma ve güvenliği için nitelik ve nicelik olarak her geçen gün daha da güçlenmeye, üstlenmiş olduğu tüm görevleri büyük bir azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmeye devam etmektedir.

    Bu kapsamda şanlı ordumuz; terörle mücadelede büyük başarılar elde etmekte, hudut güvenliğinin yanı sıra mavi ve gök vatanımızda hak ve menfaatlerimizi korumakta, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı sürdürmektedir.

    BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILAR / İKİLİ İLİŞKİLER

    – Türk ve Yunan heyetleri arasındaki Askerî Güven Artırıcı Önlemler Toplantılarının yeni turu 13 Kasım’da Bakanlığımız ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilmiş,

    – 28’inci Güneydoğu Avrupa Savunma Bakanları Toplantısı, ülkemizin ev sahipliği ve Romanya’nın Dönem Başkanlığında 21-22 Kasım tarihlerinde Ankara’da icra edilmiştir. Toplantıda Moldova’nın tam üyeliği onaylanmıştır.

    Söz konusu toplantı kapsamında Sayın Bakanımız tarafından; Karadağ ve Moldova Savunma Bakanları ve Kuzey Makedonya Savunma Bakan Yardımcısı ile görüşmeler de gerçekleştirilmiştir.

    Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı ülkemiz öncülüğünde başlatılan ve Türkiye, Bulgaristan ve Romanya heyetlerinin yer aldığı Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu (MCM BLACK SEA) Toplantısı’nın 3’üncü turu 22-23 Kasım tarihlerinde Bakanlığımız ev sahipliğinde gerçekleştirilmektedir.

    Diğer yandan Türkiye olarak Gazze ile ilgili ilk günden bu yana sergilediğimiz insani ve adaletli tutumumuzu bugün de sürdürüyor, İsrail’in uyguladığı mezalimin kabul edilemez olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz.

    Gazze’de çatışmalara 4 günlük insani ara ilanı konusunda varılan mutabakatı olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.

    Mutabakata tam riayet edilmesini ve bu insani aranın, Gazze’deki çatışmaların sona ermesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Beklentimiz; barışa giden, akan kanın durması için sarf edilen tüm gayretlerin gösterilmeye devam edilmesidir.

    Filistin meselesi adil bir sonuca kavuşturulmadan bölgemizde kalıcı bir barışın mümkün olmayacağını da bir kez daha vurguluyoruz.

    Ülkemizin Gazze’ye yönelik insani yardımları kapsamında Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlarla koordineli olarak;

    – 15 ve 20 Kasım tarihlerinde A400M uçaklarımızla ilaç, tıbbi yardım malzemesi ve sağlık ekibi bölgeye ulaştırılmış, çoğunluğu acil tedaviye ihtiyaç duyan hasta ve refakatçilerden oluşan toplam 144 Gazzeli kardeşimiz ülkemize getirilmiştir.

    – Gazze için bugüne kadar Hava Kuvvetlerimize ait 11 uçakla; 208 ton insani yardım malzemesi ve 5 ton tıbbi malzeme bölgeye sevk edilmiştir.

    Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz hem insani yardım konusunda üzerini düşeni yapmaya hem de kalıcı çözüm için gerekli girişimlerde bulunmaya devam etmektedir.

    Türkiye, kritik bölge ve coğrafyalarda getirdiği çözüm önerileri ve istikrara sağladığı katkılarla müzakere süreçlerinin vazgeçilmez bir ülkesidir. 

    Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de; başta Kıbrıs olmak üzere Azerbaycan, Libya, Kosova, Bosna Hersek, Katar, Somali ve daha birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek vermeyi sürdürmektedir.

    Bu vesileyle;

    – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 40’ıncı kuruluş yıl dönümü ve Cumhuriyet Bayramı’nı,

    – 35 yıl önce işgal edilmiş topraklarını kurtaran Can Azerbaycan’ın da “Millî Diriliş Günü”nü bir kez daha kutluyoruz.

    Sayın Bakanımız tarafından,

    – 16 Kasım’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakanlığımızın 2024 yılı bütçesine ilişkin sunum yapılmış ve milletvekillerinin soruları yanıtlanmış,

    – 21 Kasım’da ise Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyareti kapsamında bulunduğu Cezayir’de, Genelkurmay Başkanı ile bir görüşme gerçekleştirilmiştir.

    Sayın Bakanımız; bugün de resmî davetlisi olarak Ankara’ya gelen Birleşik Krallık Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik ile savunma sanayi iş birliği hususlarının ele alınacağı bir görüşme gerçekleştirmektedir.  

    TERÖRLE MÜCADELE HAREKÂTI

    Artan bir etki ve yoğun bir baskıyla devam eden, tehditleri sınırlarımızın ötesinden başlamak üzere bertaraf etmeyi öngören terörle mücadelemiz; PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ gibi terörizmin tüm biçim ve tezahürlerine karşı kesintisiz sürmektedir.

    Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde, 20 Kasım’da bölücü terör örgütü mensupları ile çıkan çatışmada şehit olan kahraman silah arkadaşımız Piyade Üsteğmen Abdullah Köse’ye bir kez daha Allah’tan rahmet; kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz.

    Çatışmada Şehidimizin kanını yerde bırakmayan Kahraman Mehmetçik,
    10 teröristi etkisiz hâle getirmiştir.

    Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen operasyonlar ile terör örgütüne ağır darbe vurulmuş, örgütün hareket kabiliyeti durma noktasına getirilmiştir.

    Bu kapsamda Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil;

    –  59’u son bir haftada olmak üzere 1 Ocak’tan bugüne kadar 1.927 terörist etkisiz hâle getirilmiştir.

    –  Böylece 24 Temmuz 2015’ten itibaren etkisiz hâle getirilen terörist sayısı 39.270 olmuştur.

    Son olarak geçtiğimiz hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist, Habur’daki Hudut Karakolumuza teslim olmuştur. Böylelikle yılbaşından bu yana teslim olan terörist sayısı 110’a ulaşmıştır. Teröristler için tek çıkış yol Türk adaletine teslim olmaktır.

    Ayrıca, Irak’ın kuzeyindeki arama-tarama faaliyetleri kapsamında;

    – Pençe-Yıldırım Operasyonu bölgesinde çok sayıda oda ve yaşam malzemesi bulunan mağara,

    – Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde de teröristlere ait çok sayıda havan, uçaksavar ve hafif silah mühimmatı ile muhtelif yaşam malzemesi ele geçirilmiştir.

    Söz konusu mühimmat ve malzemeler METİ Timlerimiz tarafından kontrollü bir şekilde imha edilmiştir.

    Terör inlerini yerle bir etme azim ve kararlılığımız, eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar artan bir tempoda sürecektir.

    SURİYE

    Suriye’de istikrarın bir an önce tesis edilmesi, Suriyelilerin emniyetli bir ortama geri dönüşleri ve normalleşmenin sağlanmasına yönelik çalışmalara devam edilmektedir.

    Diğer taraftan operasyon bölgelerindeki güvenlik ve huzur ortamının sürdürülmesi amacıyla gerekli tüm tedbirler alınmakta ve teröristlerin saldırılarına misliyle karşılık verilmektedir.

    01 Ocak’tan itibaren birliklerimize 445 taciz ve saldırı gerçekleştirilmiştir. Anında ve misliyle verilen karşılık ile 25’i son bir haftada olmak üzere 1.377 terörist etkisiz hâle getirilmiştir.

    HUDUT GÜVENLİĞİ

    Teknolojik vasıtalarla desteklenmiş fiziki güvenlik tedbirleri ve tesis edilen çok katmanlı emniyet sistemi ile korunan hudutlarımızda; birliklerimizin imkân ve kabiliyetleri geliştirilmekte ve etkin önlemler alınmaktadır.

    – Son bir haftada hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 390 şahıs yakalanmıştır. Bu şahıslardan 3’ü FETÖ terör örgütü mensubu olmak üzere 4’ü teröristtir.

    2.949 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir.

    – Böylece, yıl içerisinde hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 12.467’ye yükselmiştir. Bu şahıslardan 402’si FETÖ mensubu olmak üzere toplam 576 terör örgütü mensubu kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir.

    Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 191.766 olmuştur.

    EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİ / ULUSLARARASI GÖREVLER

    Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harbe hazırlığının en üst seviyede tutulması maksadıyla ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de aralıksız devam edilmektedir. Bu çerçevede,

    – NATO Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri kapsamında iş birliği ve koordinasyonu geliştirmek maksadıyla düzenlenen Adaptive Hussar Tatbikatı başarıyla icra edilmiştir.

    – Türk ve Pakistan SAT ve İkbal Timleri arasında müşterek çalışabilirliği geliştirmek amacıyla Ayyıldız,

    – Ülkelerin, deniz güvenliği paydaşları arasındaki iş birliği ve farkındalığını artırmak maksadıyla Deniz Güvenliği,

    – Katılımcı ülkelerin görev yeteneklerini değerlendirmek, insani yardım/doğal afetlere müdahale usullerini geliştirmek amacıyla Doğu Akdeniz,

    -NATO ülkeleri arasında komuta kontrol, muhabere, bilgi mübadelesi konularında birlikte çalışabilirliği geliştirmek maksadıyla Dynamic Master,

    – Müşterek Görev Kuvveti karargâhı olarak eğitim ve planlama yeteneklerinin geliştirilmesi için Steadfast Jackal Tatbikatları ile,

    – Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın hava harekâtı görevlerine yönelik taktik planlama ve eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Millî Anadolu Kartalı 2023 Eğitimi icra edilmektedir.

    – 28 Kasım-06 Aralık tarihleri arasında ise NUSRET 2023 Davet Tatbikatı’nın icra edilmesi planlanmaktadır.

    Diğer yandan, NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 kapsamında;

    – Almanya Deniz Kuvvetlerine ait FGS OLDENBURG tarafından İzmir’e liman ziyareti icra edilmiş,

    – İspanya Deniz Kuvvetleri gemisi ESPS PATINO tarafından ise Aksaz’a liman ziyareti gerçekleştirilmektedir.

    Ayrıca, Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait SANGRAM gemisi de Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Kuvveti (UNIFIL) görevi kapsamında Mersin’e liman ziyareti icra etmektedir.

    – 20-23 Kasım tarihleri arasında Fransa’ya liman ziyareti icra etmekte olan TCG KINALIADA korvetimiz,  25-28 Kasım tarihleri arasında da Arnavutluk’a liman ziyareti gerçekleştirecektir.

    SAVUNMA SANAYİ / ENVANTERE GİREN YENİ SİLAH SİSTEMLERİ

    Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşvikiyle tam bağımsız savunma sanayi hedefi doğrultusunda geliştirilen yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle Silahlı Kuvvetlerimiz her geçen gün daha da güçlenmekte ve caydırıcılığını artırmaktadır.

    Bu kapsamda;

    2 adet Temel Eğitim Helikopteri, 4 adet Seyyar Havan Tespit Radarı, 8 adet Zırhlı Tanksavar Aracı, 17 adet NEFER Kuleli Zırhlı Muharebe Aracı, 1 adet Araçlı Mayın/El Yapımı Patlayıcı Dedektörü Kara Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterine alınmıştır.

    Yine, Barbaros Yarı Ömür Modernizasyon Projesi kapsamında; Gölcük Tersanesi Komutanlığımızda Millî Savaş Yönetim Sistemi ve Elektronik Sensör Sistemlerinin modernizasyonu yapılan TCG ORUÇREİS fırkateynimizin ilk kontrol seyri 16 Kasım’da başarıyla icra edilmiştir.  

    Kontrol seyrinin tamamlanmasının ardından Deniz Kabul Testi faaliyetleri icra edilecektir.

    Ayrıca, hayata geçirdiği yerli ve millî projelerle gücümüze güç katan ASELSAN’ın 48’inci kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyoruz.

    MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞI MOBİL UYGULAMASI

    Resmî internet sayfamızda yer alan içeriklerin yanı sıra kullanıcıların anlık bildirimler ve duyurulara mobil cihazlardan hızlı erişim sağlayabileceği “Millî Savunma Bakanlığı Mobil Uygulaması” App Store ve Google Play üzerinden kullanıma sunulmuştur. 

    Sonuç olarak başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere Millî Savunma Bakanlığının tüm birlik ve kurumları, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda;

    –   Bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye,

    –  Ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya devam edecektir.

    Kaynak: Haber7.com

  • Süper Lig’de haftanın hakemleri açıklandı

    Süper Lig’de haftanın hakemleri açıklandı

    Trendyol Süper Lig’de 13. hafta heyecanı 25 Kasım Cumartesi, 26 Kasım Pazar ve 27 Kasım Pazartesi oynanacak müsabakalarla yaşanacak. Türkiye Futbol Federasyonu’nun resmi internet sitesinden de bu haftanın hakemleri duyuruldu.

    Süper Lig’de 13. haftanın programı ve maçları yönetecek hakemler şu şekilde:

    25 Kasım Cumartesi
    13.30 İstanbulspor – Hatayspor: Tugay Kaan Numanoğlu
    16.00 Gaziantep FK – MKE Ankaragücü: Ümit Öztürk
    16.00 Konyaspor – Kasımpaşa: Direnç Tonusluoğlu
    19.00 Galatasaray – Corendon Alanyaspor: Ali Şansalan

    26 Kasım Pazar
    13.30 Kayserispor – Adana Demirspor: Kadir Sağlam
    16.00 Samsunspor – Beşiktaş: Abdulkadir Bitigen
    16.00 Antalyaspor – Çaykur Rizespor: Turgut Doman
    19.00 Fenerbahçe – Fatih Karagümrük: Arda Kardeşler

    27 Kasım Pazartesi
    20.00 RAMS Başakşehir – Pendikspor: Cihan Aydın
    20.00 Sivasspor – Trabzonspor: Volkan Bayarslan

    Kaynak: Haber7.com

  • Muhammet Emin Burun’dan bronz madalya

    Muhammet Emin Burun’dan bronz madalya

    Türkiye Halter Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, Guadalajara şehrinde organize edilen şampiyonada ay-yıldızlı genç sporcu Muhammet Emin Burun, koparmada 161 kiloluk derecesiyle üçüncü oldu.

    Silkmede 192 kiloluk derecesiyle altıncı sırada yer alan milli halterci, toplamda ise 353 kilo ile dördüncü olarak mücadelesini tamamladı.

    Türkiye Halter Federasyonu Başkanı Talat Ünlü, bronz madalya alan milli sporcuyu, antrenörlerini ve kulübünü tebrik etti.

    Kaynak: Haber7.com

  • İsrail neden ateşkese razı oldu? İşte 4 neden

    İsrail neden ateşkese razı oldu? İşte 4 neden

    BARTU EKEN – KANAL7 DIŞ HABERLER SERVİSİ

    İsrail, Hamas’ın başlattığı “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası Gazze’de eşi benzeri görülmemiş bir katliama imza attı.

    Kadın ve çocukların ağırlıkta olduğu binlerce sivil acımasızca katledildi.

    Tahliye adı altında Gazzelilerin yurtlarından edildiği binalar vuruldu, sözde tahliye sırasında sivil konvoylara saldırılar ve tutuklamalar yapıldı.

    Önce Şifa Hastanesi altındaki karargah yalanı ortaya çıktı ardından barbarca saldırılar dünya çapında tepki topladı.

    Peki İsrail geçici ateşkese neden razı oldu?

    Bunun temelde dört sebebi olduğu değerlendiriliyor. Bu sebeplerin askeri, ekonomik, iç siyaset ve dış politika olduğu ifade ediliyor.

    GAZZE’NİN DİRENİŞİ DÜNYAYA ÖRNEK OLDU

    İşgal ordusunun başlattığı kara operasyonunun ardından, askeri analistler Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları’nın şehir savaşına hazırlıklı olduğunu belirtiyor.

    Kilometrelerce uzunluktaki tünellerin arasından çıkan Kassam üyeleri İsrail’in kara operasyonundaki temel gücü olan tankları ve zırhlı araçları hedef alıyor.

    İşgal edilen bölgelerde dar sokakların bulunması ve buralarda İsrail askerlerinin de konumlanması siyonist ordunun topçu atışlarını ve hava saldırılarını zorlaştırıyor.

    Art arda yayınlanan Hamas videolarıyla beraber yapılan değerlendirme, durumun İsrail için iç açıcı olmadığını ve sözde yenilmez ordu imajının çizildiğine işaret ettiği yönünde.

    İsrail ordusunun yeniden organize olabilmesi için zamana ihtiyacı olduğu aktarılıyor.

    Bu durumun Hamas için de savunma noktasında yeniden toparlanmasına yardımcı olacağının altı çiziliyor.

    SAVAŞ İSRAİL EKONOMİSİNİ ZORLUYOR

    Ekonomistler, İsrail’in gurur kaynağı olan ekonomisinin istikrarını tehdit eden büyük bir faturanın varlığının, aşırı sağcı Netanyahu yönetiminin elini zorladığına vurgu yapıyor.

    Nitekim Tel Aviv Borsası’nda büyük İsrail şirketlerinin değerlerinde yüzde 25’i aşan oranlarda keskin bir düşüş tespit ediliyor.

    Ülkenin en büyük 5 bankasının geniş çapta değer kaybettiği görülüyor.

    Çatışmalarla beraber göreve çağrılan yedek askerlerin yalnızca maaşlarının finansman maliyeti aylık bir milyar doları bulduğu ifade ediliyor.

    Yedeklerin göreve çağrılmasından etkilenen en mühim sektörün ülke ekonomisinin omurgasını oluşturduğu ifade edilen modern teknoloji alanı…

    Bu sektörde çalışanların yüzde 30’u işi bırakmış durumda.

    İsrail için savaşın günlük maliyeti 250 milyon dolara ulaşıyor.

    Çatışmaların başlamasından itibaren savaşın İsrail’e maliyeti ise yaklaşık 80 milyar dolar.

    Bu çerçevede yapılan geçiçi ateşkesle beraber İsrail 1 milyar dolarlık bir maliyetten kurtuluyor.

    NETANYAHU İKTİDARI SARSILIYOR

    Analistlere göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu savaşın başlangıcından itibaren zor günler geçiriyor.

    Esirlerin aileleri yakınlarının bir an önce kurtarılmasını istiyor.

    İsrail bombardımanları yüzünden hayatını kaybeden esirlerin de olduğu biliniyor.

    Dolayısıyla her gün düzenlenen protestolarla Netanyahu görüşmelere zorlandı.

    Netanyahu’nun karşısında savaş aleyhtarı muhalefete ek olarak kendi hükümeti içinden de tepkiler var.

    Aşırı sağcı İsrail Kamu Güvenliği Bakanı Itamar Ben-Gvir sürecin başından beri istihbarat birimlerini suçluyor ve denge politikası yürütmeye çalışan Netanyahu’yu hedef alıyor.

    Siyonist liderin ülke içindeki iç dengelerden dolayı da “bir mola kararı” almak zorunda kaldığının altı çiziliyor.

    DÜNYANIN TAVRI DEĞİŞMEYE BAŞLADI

    Jeopolitik üzerine çalışan uzmanlar, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının başlamasının ardından dünya devletlerinin konu hakkında üç farklı tutum benimsediğini belirtiyor.

    Başta Türkiye olmak üzere, Rusya, İran, Suriye, Irak, Brezilya, Şili, Kolombiya, İrlanda gibi işgalin karşısında duran ülkeler.

    Washington yönetiminin önderliğinde Birleşik Krallık, Fransa, Almanya gibi katliamları görmezden gelen ve “İsrail’in kendini savunmaya hakkı vardır” doktrinin paylaşan devletler.

    Ve son olarak tarafsız kalarak üçüncü bir yol seçen hükümetler…

    Teknolojinin gelişmesiyle beraber daha önceki katliamlardan farklı olarak, hangi savaş suçu işlendiyse milyonlarca kişi saldırıları izleme olanağına erişti.

    Milletlerin fertleri katliamları canlı yayınlardan takip etti.

    İnsanlık trajedisine şahit oldu.

    Bundan dolayı protesto yürüyüşleri gerçekleştirildi, İsrail’e destek veren yönetimlere baskı yapıldı.

    Tüm bunların ardından söylemler değişmeye başladı.

    ABD sivil hassasiyetine dikkat edilmesi gerektiği açıklamalarında bulundu.

    İşgalin başında İsrail’e tam destek açıklaması yapan Fransa Gazze’deki insani duruma dikkat çekti, sivillere yardım ulaştırılması gerektiğini aktardı.

    Böylece Gazze’yi toptan ilhak etmeyi amaçlayan İsrail “bir süre de olsa” duraklama kararı aldı.

    Analistler ilerleyen günlerde bu baskıların daha da artacağını ve Hamas yönetimi olmadan kalıcı bir ateşkesin sağlanması için görüşmelerin yürütüleceğini değerlendiriyor.

    Kaynak: Haber7.com

  • Sağlık bilişimi ve teknolojilerinde büyük buluşma

    Sağlık bilişimi ve teknolojilerinde büyük buluşma

    Dijital dönüşümle birlikte geleceğin hastasının pasif bir konumdan aktif konuma geçtiğini belirten T.C. Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, bu değişim sürecinin sağlığı yönetmek için de insanlara fırsatlar sunduğunu söyledi. Çağın yeni petrolünün “veri” olduğunu ve Türkiye’nin sağlık verisi açısında çok ciddi avantajlara sahip olduğunu ifade eden Birinci, veriye dayalı sağlık hizmeti, bilgi ve bilişimle yönetme kültürü çok önemli olduğundan bahsetti.

    T.C. Sağlık Bakanlığı ve HIMSS işbirliği ile düzenlenen 2023 HIMSS Eurasia Sağlık Bilişimi Konferansı ve Fuarı, 22 Kasım Çarşamba günü İstanbul’da başladı. Dijital hastane, e-sağlık, sağlıkta akıllı sistemler ve teknolojiler, yapay zekâ ve ileri uygulamaların sergilendiği ve sağlık bilişim firmaları ile kamu, özel sektör, sağlık yöneticileri ve sağlık IT profesyonellerini bir araya getiren HIMSS Eurasia 2023, uluslararası kapsamda sağlık bilişimi ve teknoloji alanında iş birliklerine zemin oluşturacak. 2023 HIMSS Eurasia Sağlık Bilişimi Konferansı ve Fuarı 24 Kasım Cuma gününe kadar devam edecek.

    Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, HIMSS Eurasia 2023 Konferansı’nda Sağlık Geleceğini Değerlendirdi

    Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, dünya sağlığının bugünkü durumu ve gelecekte karşılaşılacak zorluklara dair kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Birinci, konuşmasına küresel demografik değişimle başlayarak, özellikle kentleşmenin getirdiği sorunları vurguladı. “Bugün kentsel nüfus yüzde 55 iken 2050 yılında yüzde 70’e çıkacak. Ancak ne yazık ki bugün bile Türkiye’de kentsel nüfus yüzde 77.” dedi. Şehirlerde yaşlı nüfusun artışının sağlık altyapısına olan talebi artırdığını, ayrıca hareketsizliğe yol açarak hem kronik hastalıkların artmasına hem de psikolojik sorunların daha yoğun gündeme gelmesine sebebiyet verdiğini belirtti. “Özellikle şehirlerdeki çevresel faktörler, hava ve gürültü kirliliğinin sağlık üzerinde olumsuz etkilerini anlamak ve buna uygun politikalar geliştirmek için çok fazla çaba sarf etmeliyiz.” şeklinde konuşan Birinci; bu durumun, özellikle gelişmemiş ülkelerde sağlık hizmetlerine olan talebi artırarak yeni sorunlar ortaya çıkaracağını ifade etti.

    Birinci, yaşlanan nüfusun getirdiği zorluklara da değindi. “Bugün için yüzde 9 olan 65 yaş üstü nüfus, 2050 yılında Türkiye için bile yüzde 20’lere çıkacak.” diyen Bakan Yardımcısı, bu durumun bireyin bakım ihtiyacını artırarak, sağlık sistemlerini zorlayacağını belirtti. Özellikle 2050 yılında 60 yaş üstü her 3 kişiden 2’sinin düşük ve orta gelirli ülkelerde olacağını, bu durumun sağlığa erişimi kısıtlayacağını ifade etti.

    Birinci’nin dikkat çektiği bir diğer önemli konu, kronik hastalıkların artan maliyeti oldu. “Bir kişinin her bir kronik hastalığa ilave bir kronik hastalığı olduğunda ortalama birey başına sağlık harcaması iki katına çıkıyor.” diyen Birinci, her bir ek kronik hastalığın ise yüzde 80-300 arasında maliyet artışına neden olduğunu belirtti. Ayrıca, sağlığa ayrılan kaynağın artırılmasının gerekliliğine vurgu yaptı.

    Konuşmasında sağlığa bütüncül yaklaşımın önemine de değinen Birinci, “Sağlığı, sadece insan sağlığı olarak değil, var olan her canlının sağlığını bütüncül şekilde koruyan “One Health” (Tek Sağlık) bakış açısıyla düşünmek zorundayız.” dedi. Bu noktada, bulaşıcı hastalıkların yüzde 75’inin hayvandan insana geçtiğini ve sağlığın sadece insan sağlığı değil, tüm ekosistemi kapsayan bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi.

    Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci sözlerine şöyle devam etti:

    “Sağlık maliyetlerinin vatandaşa yansıyan kısmını daha iyi hesaplamak, temel sağlık hizmetlerine ulaşamayan insanları düşünerek politika geliştirmek önemlidir. Bugün bile dünya genelinde 200 milyon kişi, toplam hane halkı gelirinin yüzde 25’ini sağlığa harcamak zorunda kalıyor. OECD ülkeleri arasında cepten yapılan harcamaların hanehalkı gelirine oranı 3.3 iken, Türkiye bu ülkeler arasında 1.4 ile en düşük rakama sahip. Bugün için belki iyi görünebilir, ancak artan risklerle birlikte yeni bütçeler veya davranış modelleri geliştirmek zorunda kalabiliriz. Türkiye’nin hem beşerî kaynakları hem de sağlık harcamalarını artırma ihtiyacı bulunuyor. Avrupa hekim sayısını 10 yılda, yüzde 15 arttırırken biz yüzde 38 arttırdık.  OECD ülkeleri arasında hekimlerin yüzde 33’ü 55 yaş üstündeyken, biz de bu oranın yüzde 15 olduğunu söyledi.”

    Birinci, yaşam süresinin dünya genelinde giderek uzadığını ancak insan ömrünün niteliğini artırmanın da önemli olduğunu vurguladı:

    “Bugün bizim beklenen yaşam süremiz 77. Dünyada beklenen yaşam süresi ise 2000 yılında 67 iken, 2009 yılında 73’e çıkmış. Fazladan yaşanan bu yılların maalesef sadece 5’i sağlıklı. Baktığınızda yaşam süresi uzuyor ama çok azı sağlıklı bir yaşam süresine sahip. Bu yaşam süresinin kalitesini de geliştirmemiz lazım. O zaman bireyin kendi sağlığına dikkat etmesine, bu farkındalıkta teknolojiyi etkin bir araç olarak kullanılmasına ve herkesin her anının merkezine sağlığı konulması gerekiyor.” 

    Geleceğin hastasının dijital dönüşümle birlikte pasif bir konumdan aktif konuma geçtiğini ve hastaların güçlerenerek, “hasta 2.0” trendlerine dikkat çeken Birinci, bu değişim sürecinde sağlığı yönetmek için insanlara, tüm bu sorunlarla başa çıkmak için fırsatlar sunduğunu söyledi. Teknoloji kullanımında son 10 yılda internetten sağlık verisi bakma oranı 3 kat artarak 18’den 54’e çıktığını ve aslında dijital araçların bireyin sağlık okuryazarlığını ne kadar artıracağını, hekimi ve hasta arasındaki bilgi asimetrisinin azalmasının ne kadar kıymetli hale getireceğini göstermek için bir fırsat olduğunu kaydetti. 

    Çağın yeni petrolünün veri olduğunu ve Türkiye’nin sağlık verisi açısında çok ciddi avantajlara sahip olduğunu ifade eden Birinci, veriye dayalı sağlık hizmeti, bilgi ve bilişimle yönetme kültürünün çok önemli olduğundan bahsederek sözlerine şöyle devam etti: “Bir çoğumuzun bildiği üzere Türkiye HIMSS EMRAM 6 ve üstü validasyonlarda en az bir kere validasyon almış hastane sayımız 300’e yaklaştı. Bu aslında bizim için müthiş bir kültürel değişim, bizim merkezde beklediklerimizin sahada daha da etkin olması olağanüstü motivasyon aracı. Çünkü herkes kendi durumunun keşfedilmesini ve farkında olunmasını istiyor ve buna göre de kurum içindeki kültürü değiştiriyor. Sağlık kurumları dijitalleşerek daha etkin daha verimli başarılı bir kurum haline geliyor.  Bu motivasyon oradaki takımın büyümesine ve herkesin senkronize çalışmasına fırsat veriyor. Biz bundan yıllardır çok iyi şekilde faydalandık. Bu kültürel dönüşüm endüstriyel açıdan yeni fırsatlar da sunuyor.”

     

    Kaynak: Haber7.com

  • İsmail Kartal raporunu yönetime sundu! 5 ismin biletini kesti

    İsmail Kartal raporunu yönetime sundu! 5 ismin biletini kesti

    Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, gelecek planlarında yer almayan 5 ismin biletini kesti.

    İşte o futbolcular ve son durumları:

    LUAN PERES

    F.Bahçe, sezon başında Avrupa eleme maçlarında sakatlanan Luan Peres’le yollarını ayıracak.

    Bu sezon 3 maçta forma giyebilen Brezilyalı oyuncu, geçtiğimiz sezon da sakatlanarak uzun süre forma giyememişti.

    Dizinden ameliyat olan 29 yaşındaki futbolcunun sezonu kapattığı iddia edilmişti. Yabancı kontenjanında yer açmak için Luan Peres’le yolların ayrılabileceği öğrenildi.

    F.Bahçe ile 2025’e kadar sözleşmesi bulunan Luan Peres’in güncel piyasa değeri ise 4 milyon Euro…

    LINCOLN HENRIQUE

    F.Bahçe’de Avrupa listesine yazılmayan Lincoln Henrique, bu sezon hiçbir maçta forma giyemedi.

    25 yaşındaki oyuncunun uzun süren sakatlığının ardından aralık ayında sahalara dönmesi bekleniyor. Yabancı kontenjanından dolayı Brezilyalı yıldızın fiziksel açıdan hazır hale gelmesi için başka bir takıma kiralanması planlanıyor.

    2026’ya kadar sözleşmesi bulunan Lincoln’ün güncel piyasa değeri ise 4 milyon Euro…

    JOSHUA KING

    F.Bahçe’ye geldiği günden bu yana inişli çıkışlı performans gösteren Joshua King, gelecek planlarında yer almıyor.

    Sakatlıklarıyla gündeme gelen Norveçli golcünün ayrılması için kolaylık sağlanacak ve yerine en az bir transfer yapılacak.

    Sezon sonunda sözleşmesi bitecek yıldızın güncel piyasa değeri ise 4.1 milyon Euro…

    MIHA ZAJC

    Sezon başında sözleşmesi uzatılan Miha Zajc, özellikle Fred’in yokluğunda orta sahada daha fazla şans buldu.

    Sloven yıldız buna karşın kendisinden istenen performansı sahaya yansıtamadı.

    29 yaşındaki oyuncunun takımdan gönderilmesi ve bu bölgeye takviye yapılması planlanıyor.

    2026’ya kadar sözleşmesi bulunan Sloven orta sahanın güncel piyasa değeri ise 5 milyon Euro…

    RYAN KENT

    Sezon başında bonservissiz bir şekilde F.Bahçe’ye gelen Ryan Kent, sarı-lacivertlilerde istediği süreyi alamadı.

    İngiliz yıldızın daha fazla forma giymek için takımdan ayrılmak istediği iddia edildi. Bu durumda Kanarya, 27 yaşındaki oyuncuyu başka bir takıma kiralayabilir.

    2027’ye kadar sözleşmesi bulunan Ryan Kent’in güncel piyasa değeri ise 8 milyon Euro…

    F.Bahçe bu hamlelerinde başarılı olursa hem maaş bütçesinde yer açacak hem de yabancı sayısını 12’ye indirerek kontenjanı boşaltmış olacak.

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com