Kategori: Ekonomi

  • Son tarih yarın: Emlak vergisi 2. taksiti bu şekilde ödeniyor!

    Son tarih yarın: Emlak vergisi 2. taksiti bu şekilde ödeniyor!

    Her yıl, yılda 2 kez ödenen emlak vergisinin 2. taksiti için son tarih yaklaşıyor. Ev sahipleri tarafından ödenen emlak vergisi, ödenmemesi durumun cezai işlemlere yol açıyor. Peki, emlak vergisi 2. taksit ödemeleri nasıl yapılır?

    Emlak vergisini isteyenler peşin ödeyebileceği gibi isteyenler de taksitle ödeyebiliyor. İster TC kimlik numarası ister sicil numarası ile vergilere ilişkin online ödemeler yapılabiliyor. Ayrıca e-devlet üzerinden de birçok belediyeden sicil, tahsilat ve tahakkuk bilgileri sorgulanabiliyor.

    Ödemeler ise veznelerin yanı sıra posta çeki, e-belediyeden kredi kartı ile ve bankalara havale-eft ile ödenebiliyor.

    KAYNAK: HÜRRİYET

    Kaynak: Haber7.com

  • Elektrik üretimi arttı

    Elektrik üretimi arttı

    Elektrikte tüketici sayısı, eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 artarak 49 milyon 484 bin 768’e ulaştı.Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun eylül ayına ilişkin “Elektrik Piyasası Sektör Raporu”na göre, lisanslı elektrik üretiminin yüzde 25,5’i doğal gaz santralleri, yüzde 25,1’i ithal kömür santralleri, yüzde 14,5’i hidroelektrik santralleri, yüzde 12,7’si linyit santralleri, yüzde 12,5’i rüzgar enerjisi santrallerinde yapıldı.

    Bu kaynakları sırasıyla linyit, akarsu, biyokütle, jeotermal, güneş, taş kömürü, asfaltit ve fuel-oil izledi.

    Türkiye’nin lisanslı elektrik üretimi eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,3 artışla 26 milyon 759 bin 630 megavatsaat oldu.

    Faturalanan elektrik tüketim miktarı ise aynı dönemde yüzde 7,3 artarak 23 milyon 899 bin 395 megavatsaat olarak gerçekleşti.

    Tüketimin yüzde 37’si sanayi, yüzde 26,1’i mesken, yüzde 26,1’i kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer aboneler tarafından yapıldı.

    Aydınlatmanın payı yüzde 1,8, tarımsal faaliyetlerin payı ise yüzde 8,8 olarak kayıtlara geçti.

    TÜKETİCİ SAYISI VE KURULU GÜÇ ARTTI

    Elektrikte tüketici sayısı, eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 artarak 49 milyon 484 bin 768’e ulaştı.

    Bu dönemde, mesken tüketicilerinin sayısında yüzde 3, tarımsal faaliyet tüketicilerinin sayısında yüzde 3,8, kamu ve özel hizmetler sektörüyle diğer tüketicilerin sayısında yüzde 1,5 artış görüldü. Aydınlatma tüketicilerinin sayısında yüzde 1,7, sanayi tüketicilerinin sayısında yüzde 16,8 düşüş yaşandı.

    Türkiye’nin lisanslı elektrik kurulu gücü ise bu dönemde yüzde 1,7 artarak 95 bin 623 megavat oldu.

     

    Kaynak: Haber7.com

  • LPG ithalatı Eylül’de yıllık bazda yüzde 22 arttı

    LPG ithalatı Eylül’de yıllık bazda yüzde 22 arttı

    Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun eylül ayına ilişkin “Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sektör Raporu”na göre, rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerince LPG ithalatı yapılan ülkeler, Cezayir, ABD, Rusya, Kazakistan ve Yunanistan oldu.

    LPG ithalatı eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,1 artarak 333 bin 713 ton olarak gerçekleşti.

    Bu dönemde, rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerince yapılan LPG ihracatı ise yüzde 58,4 artarak 41 bin 281 ton oldu.

    İhracat, Bulgaristan, İsviçre, Avusturya, Romanya, Lübnan, Yunanistan, KKTC, Ukrayna, Hırvatistan ve Türkiye serbest bölgeleri olmak üzere 10 farklı ülke ve bölgeye yapıldı.

    LPG üretimi ise aynı dönemde yüzde 2,7 artarak 95 bin 12 ton olarak gerçekleşti.

    Dağıtıcı lisansı sahiplerince eylülde geçen yılın aynı ayına göre yapılan toplam LPG satışı, yaklaşık 374 bin 435 ton olarak hesaplandı.

    Söz konusu ayda satışlarda, yüzde 82,3 pazar payıyla otogaz birinci sırada yer aldı. Bunu, yüzde 14,6 ile tüplü LPG ve yüzde 3,1 ile dökme LPG satışları izledi.

    Kaynak: Haber7.com

  • JPMorgan’dan dolar analizi

    JPMorgan’dan dolar analizi

    JPMorgan’a göre, dolar, ABD Başkanı Joe Biden ile eski Başkan Donald Trump arasında yaşanacak ve bir ticaret savaşı ihtimalini artıracak olan 2024 seçimden kazançlı çıkmaya hazırlanıyor.

    Aralarında Meera Chandan ve Patrick Locke’un da bulunduğu JPMorgan Döviz stratejistleri 27 Kasım tarihli bir notta, korumacı Trump’ın Cumhuriyetçi adaylar arasında sahip olduğu hakim liderlik göz önüne alındığında yatırımcıların, potansiyel ticaret tarifelerinin para birimleri üzerindeki etkisine odaklanması gerektiğini yazdı.

    Stratejistler, “Yenilenen tarife riski dolar açısından pozitif olacak. Çin yuanına odaklanma devam edecek olsa da, diğer para birimlerine daha doğrudan genişleme alanı var” değerlendirmesinde bulundu. JPMorgan, seçime bir yıl kala, “mevcut oy tablosu korunursa” Biden-Trump eşleşmesinin muhtemel olduğunu belirtiyor.

    Stratejistler ayrıca Biden döneminde selefi Trump’tan miras kalan tarifelerin “büyük ölçüde yürürlükte kaldığına” dikkat çekiyor. JPMorgan’a göre, ABD’nin Çin dışındaki ülkelere ve ticaret bloklarına (Avrupa, Meksika ve daha geniş anlamda Asya gibi) yönelik ekonomik tarifelerinin gelecekte genişletilmesi, doların gücü üzerinde çok büyük bir etkiye sahip olacak.

    Stratejistler, genişleyen ticaret savaşının konjonktürel ve büyümeye duyarlı para birimleri üzerinde baskı yaratması nedeniyle, dünya genelinde yüzde 10’luk bir gümrük vergisinin doların ticaret ağırlıklı değerini yüzde 4 ila yüzde 6 oranında artırabileceğini öngördü.

    Kaynak: Haber7.com

  • İstanbul Boğazı’ndaki yerel trafik 19.00 itibariyle askıya alındı

    İstanbul Boğazı’ndaki yerel trafik 19.00 itibariyle askıya alındı

    Meteoroloji’nin İstanbul için yaptığı şiddetli fırtına megakentte etkisini göstermeye başladı. Olumsuz hava koşullarından ilk etkilenen ise deniz ulaşımı oldu.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İstanbul Boğazı’nda gemi trafiğinin ve yerel trafiğin askıya alındığını duyurdu.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İstanbul Boğazı gemi trafiği saat 17.50 itibariyle olumsuz hava koşulları nedeniyle çift yönlü ve geçici olarak askıya alınmıştır.” ifadeleri kullanıldı.

    Yerel trafik de askıya alındı

    Bakanlıktan daha sonra yapılan yeni açıklamada ise İstanbul Boğazı’ndaki yerel trafiğin de olumsuz hava koşulları nedeniyle saat 19.00’dan itibaren askıya alındığı belirtildi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Yabancı sermaye geliyor! Yatırım yapmak için yarışacaklar

    Yabancı sermaye geliyor! Yatırım yapmak için yarışacaklar

    İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye’ye yatırım için bekleyen yabancı sermayenin yerel seçimlerden önce geleceğini söyledi. Aran “Seçime 1 ay kala yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yatırım yapmak için yarışacağını düşünüyorum” dedi.

    İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran Türkiye’nin risk priminin (CDS) 300 puanın altına kadar ineceğini belirterek, yabancı ilgisinin daha da artacağını söyledi. Aran yabancı sermaye akışı için tarih de verdi. Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda yapılan 13. Uluslararası Resort Turizm Kongresi nedeniyle bulunduğu Antalya’da soruları yanıtlayan Aran “Genellikle seçimlerden sonra Türkiye’ye yabancı sermayenin ilgisinin artacağı yönünde bir beklenti var. Ben Türkiye’ye girmek için bekleyen yabancı sermayenin yerel seçimlerden sonra değil seçimlerden önce geleceğini ve yatırım yapmak için yarışacağını düşünüyorum” dedi.

    KREDİ AKIŞI DA OLACAK

    Türkiye’ye olan sermaye akımlarının güçlenmesiyle uygun maliyetle yabancı para kredi verebilir duruma geleceklerini aktaran Aran, “CDS risk priminin 300’ün altına ineceğini öngörüyorum. Dolayısıyla CDS risk priminin düşük olduğu, yabancı ilgisinin yüksek seyrettiği, yabancı para kredi bulabildiğimiz bir yerde çok rahatlıkla iş dünyasına, turizmcilere dolar ve euro bazında kredi verebileceğimizi düşünüyorum. Bu, bankalar arasındaki rekabeti de artıracak” dedi.

    Merkez Bankası’nın faizi yüzde 40’a çıkarmasını da olumlu bulan Hakan Aran “Bugün atılan adımlar, ekonomide sadece fiyat istikrarını değil finansal istikrarı da sağlamak açısından önemli. Kredi maliyetleri faiz artışıyla artıyor ancak daha önceki ucuz olduğu düşünülen kredi faizi seviyeleri devam ettirilebilir değil. Aslında sıkıntılı gibi görünen bu ortam, her sektörde işini iyi yapanla yapmayanı; gerçekten işini iyi yapanla bugüne kadar ucuz kredi bulduğu için yapıyormuş gibi görünenleri ayırt etme açısından sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Parasal sıkılaşmanın olduğu yerde, rasyonel hareket eden aktörler kalacak. Rasyonel hareket eden aktörler derken, bir iş yapan, işten kazandığını işine yatıran gerçek iş insanlarından bahsediyorum” dedi.

    TÜRKİYE DÜNYA DEVLERİNİN RADARINDA

    Türkiye yılın ilk dokuz ayında dünyadaki zorlu koşullara rağmen uluslararası yatırımlarda dünya devlerinin radarına girmeyi başardı. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nden alınan bilgiye göre bu yılın 9 ayında 93 yeni yatırım projesi geldi. İlk sırada 17 projeyle taşımacılık ve depolama, ikinci sırada 9 projeyle endüstriyel ekipman sektörü yer aldı. Ayrıca gelecek dönemde Türkiye’ye yapılacağı açıklanan 17 uluslararası doğrudan yatırım projesi bulunuyor. İşte ilk 9 ayda öne çıkan bazı yatırımlar:

    Alibaba: İstanbul Havalimanı’nda kuracağı lojistik merkez ve Ankara’da açacağı veri merkeziyle toplam 1 milyar doları aşan yatırım gerçekleştireceğini duyurdu.

    Amazon: 100 milyon dolarlık yatırımıyla Tuzla’daki lojistik merkezini bu yıl açarken merkezde 800 kişiye istihdam sağladı.

    DHL: MNG Kargo’nun yüzde 100 hissesini aldı.

    FedEx: İstanbul Havalimanı’nda yeni bir küresel hava transit tesisi inşa edeceğini açıkladı.

    Katar-Esas: Katar Yatırım Otoritesi ve Esas Holding’in girişim sermayesi kolu Esas Ventures, yapay zeka pazarlama platformlarından Insider’a 105 milyon dolar yatırım kararı aldı.

    Toyota: Toplam 7 milyar TL’lik yatırımıyla Toyota’nın Avrupa’daki ilk batarya ve şarj edilebilir hibrit araç üretim tesisi Sakarya’da kuruldu.

    Ford: Transit’in ilk tam elektrikli versiyonunu Gölcük fabrikasında üretmeye başladı.

    Valeo: Otomobil sektörüne yedek parça üreten Fransız Valeo, Bursa tesisini genişleteceğini duyurdu.

    Tatneft: Rus şirket, Aytemiz Akaryakıt’ı 320 milyon dolar karşılığı aldı.

    PepsiCo: ‘Dizayn ve İnovasyon Merkezi’ni açtı.

    Huawei: Ankara’da ilk yerel bulut hizmetini uygulamaya geçirdi.

    DÖVİZDE ENFLASYONLA ORANTILI ARTIŞ OLUR

    Döviz kurlarına ilişkin de değerlendirmelerini aktaran Hakan Aran, önceki dönemlerde olduğu gibi döviz kurlarında artık anormal artış beklemediklerini, enflasyona paralel bir kur artışı beklediklerini söyledi. Hakan Aran, “Şu anda başladığımız yolda devam edersek, sonuçları bizi 2026’da rahatlatır” ifadelerini kullandı. Önümüzdeki döneme dair faiz beklentilerini de aktaran Aran, aralık ayındaki artıştan sonra faiz artırımına ara verilmesini öngördüğünü söyledi. Aran, “Bence Merkez Bankası, faiz seviyesini sene sonunda kendi öngördüğü yere getirme konusunda çok kararlı görünüyor” yorumunu yaptı.

    TL MEVDUATA DÖNÜŞ HIZLANACAK

    Hakan Aran, faiz artırımlarının ardından mevduatın kompozisyonunda önemli bir değişiklik beklediğini belirterek, “Dolarize olmuştuk ve yabancı para mevduatın payı çok artmıştı. Normalleşen politikada yabancı para mevduattan TL mevduata önemli bir dönüş bekliyoruz” dedi.

    ÖNCE ALDI, SONRA TAVSİYE ETTİ

    ABD’li yatırım bankası Bank of America, 17-24 Kasım haftasında alım yaptığı hisseleri dün yayınladığı raporla tavsiye etti. ABD’li banka, Akbank, İş Bankası, Garanti Bankası ve Yapı Kedi için ‘Al’ tavsiyesinde bulundu. Bankanın raporunda sürdürülebilir yüzde 30 ile öz sermaye kârlılığı açısından Türk özel bankalarının iyi bir değer sunduğu belirtildi.

    Bank of America’nın tavsiyesinin ardından güne yüzde 0.8 artışla başlayan borsada değer artışı bir ara yüzde 2’yi geçti. Bankacılık endeksindeki artış ise gün içinde yüzde 6’ya yaklaştı. Bu arada bir diğer ABD’li banka Goldman Sachs izlediği Türk bankalarında, hisse başına kazanç tahminlerini artırdığı belirtilerek, “Fiyat hedeflerimiz, Türk bankaları için ortalama yüzde 5 civarında artışı gösteriyor” denildi.

    Kaynak: Haber7.com

  • Moody’s uyardı! İsrail katliamlar için günlük 270 milyon dolar harcadı

    Moody’s uyardı! İsrail katliamlar için günlük 270 milyon dolar harcadı

    Derecelendirme kuruluşu Moody’s, İsrail Maliye Bakanlığı’nın tahminlerine dayanan bir raporda, Hamas’la yapılan savaşın İsrail’e günde en az 269 milyon dolara mal olduğunu ve ülke ekonomisine önceki çatışmalardan daha fazla zarar vermesinin beklendiğini söyledi.

    Moody’s’in bu haftaki raporunda Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nün (INSS) verilerine dayandırılarak yapılan açıklamaya göre, savaşın genel maliyeti 200 milyar şekele (53,5 milyar dolar) ulaşabiliyor. Bu da ülke GSYİH’sinin neredeyse yüzde 10’una tekabül ediyor ve İsrail’in ekonomik geleceğini tehdit ediyor.

    Moody’s kıdemli başkan yardımcısı Kathrin Muehlbronner, “Ekonomiye verilecek herhangi bir zararın ciddiyeti, büyük ölçüde askeri çatışmanın uzunluğuna bağlı olacak, aynı zamanda İsrail’in iç güvenlik durumuyla ilgili uzun vadeli beklentilere de bağlı olacak” dedi.

    DAHA ÖNCEKİLERE BENZEMEYECEK

    Ekonomistler, İsrail açısından ekonomik şokun büyük kısmının yatırımların azalması, işgücü piyasasındaki aksaklıklar ve yavaşlayan üretkenlik büyümesinden kaynaklanacağı konusunda uyarıyor.

    Muehlbronner, “Belirsizlik çok yüksek kalsa da, ekonomi üzerindeki etkinin daha önceki askeri çatışma ve şiddet olaylarına göre daha şiddetli olabileceğine inanıyoruz” diye ekledi.

    Moody’s’e göre İsrail’in mali yükü, GSYİH’nın yüzde 1,3’ü. Bu boyut, 2014’teki Koruyucu Hat veya 2006’daki 34 gün süren ve yaklaşık 2,5 milyar dolarlık doğrudan maliyete yol açan İkinci Lübnan Savaşı gibi önceki askeri operasyonlardan çok daha yüksek olacak.

    2024’TE DARALMA KAPIDA

    Yaklaşan ekonomik gerileme, Moody’s’in İsrail ekonomisine yönelik büyüme tahminini daha önce beklenen yüzde 3’ten bu yıl yüzde 2,4’e düşürmesine neden oldu. Derecelendirme kuruluşu, kötümser 2024 görünümünde GSYİH’nın yaklaşık yüzde 1,5 oranında daralacağını öngörüyor.

    İsrail’in A1 kredi notunu olası bir not indirimi için incelemeye alan kurum ayrıca, uzayan bir çatışmanın hükümeti savunmaya, askere alınan binlerce yedek askerin maaşları da dahil olmak üzere milyarlarca şekel harcamaya zorlayabileceğini de öngördü. Büyük harcamalar aynı zamanda savaştan etkilenen işletmelerin tazminatı ve harap olmuş toplulukların yeniden inşası için finansmanı da içerecek.

    Bu arada, savaş sırasında İsrail’in işgücünün yaklaşık yüzde 18’inin yokluğu nedeniyle, diğer talep faktörlerinin yanı sıra tüketim de hızla düşerken, başta vergi geliri olmak üzere devlet gelirleri de düşmeye devam edecek.

    Kaynak: Haber7.com

  • Esnaf ÖTV indirimine odaklandı

    Esnaf ÖTV indirimine odaklandı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın nisan ayında yaptığı konuşmada, ticari taşımacılık yapan esnaftan aynı cins taşıtlarını yenilerken ÖTV alınmayacağı ile ilgili müjdesi, esnaf tarafından sevinçle karşılandı. TŞOF Başkanı Fevzi Apaydın, şoför esnafının bu müjdenin hayata geçirilmesini dört gözle beklediklerini söyledi.

    Taşımacılık yapan ve araçlarını değiştiremeyen esnafın sorun yaşadığını söyleyen Apaydın, ”2016-2019 yıllarını kapsayan bu düzenleme ile esnafımızın bir kısmı araçlarını yenileme imkanı bulabilmiştir. Esnafımızın önemli bir kısmı ise bu imkandan yararlanamamıştır. Araçlarını ÖTV indiriminden yararlanarak değiştirme imkanına sahip olamayan esnaflarımız, Covid-19 salgını ile başlayan kısıtlama döneminde büyük bir gelir kaybına uğramış, daha önce aldıkları kredileri ödeyemedikleri gibi, yeni krediler alarak bu dönemi atlatabilmenin yollarını aramışlardır. Diğer taraftan, ilgili mevzuat gereğince, ticari araçlarla yapılan taşımalarda kullanılan araçların belirli bir yaşta olma zorunluluğu bulunmaktadır. Araçlarını yaşından dolayı değiştirmek zorunda olan esnaflarımız daha da büyük sorunlar yaşamakta, yeni araç alamadıkları gibi mevcut araçlarla da hizmet veremeyecekleri için faaliyetlerini tamamen durdurma noktasına gelmektedir” diye konuştu.

    ”ESNAFIMIZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

    Verilen müjdenin kendisini ve esnafı memnun ettiğini belirten Apaydın “Yük ve yolcu taşımacılığı yapan esnaflarımızın araçlarını yenileyebilmesi ve ailesinin geçimini sürdürebilmesi için daha önce uygulandığı gibi ÖTV indirimi imkanının bir kez daha sağlanması esnafımız için çok önemlidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın taksi, dolmuş, minibüs, otobüs, midibüs, kamyon ve çekici ile hizmet veren esnafımızın aynı cins taşıtlarını yenilerken ÖTV ödemeyecekleri ile ilgili verdiği müjdeli haber, şahsımı ve temsil ettiğim esnafımızı son derece memnun etmiştir. Bu noktada, esnaflarımız Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği bu müjdeli haberin hayata geçirilmesini beklemektedir. Esnafımız bu sayede araçlarını yenileyebilecek ve vatandaşlarımıza daha konforlu bir hizmet sunma imkanı elde edeceklerdir” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: Haber7.com

  • Deniz Bank’tan Seçil Erzan açıklaması

    Deniz Bank’tan Seçil Erzan açıklaması

    Denizbank, eski çalışanları Seçil Erzan’ın adının karıştığı yolsuzluk dosyasına yönelik ayrıntılı açıklama yaptı.

    Fatih Terim, Arda Turan ve Emre Belözoğlu gibi isimlerin dolandırıldığı gerekçesiyle açılan dava hakkında bilgi verilen açıklamada, olaydan 7 Nisan 2023 tarihinde haberdar olduğu belirtildi.

    “SAADET ZİNCİRİ İLE ALAKAMIZ YOK”

    Bankanın verdiği bilgiye göre, dolandırıldığını iddia eden isimlerle hemen toplantı yapıldı.

    Açıklamada şöyle denildi:

    “- 8 Nisan Cumartesi sabahı spor dünyasından olan isimler Bankamızı ziyaret etmiş, kendileriyle Bankamız Hukuk, Operasyon, Teftiş Kurulu, İnsan Kaynakları birimlerinin yöneticileri, ilgili Bölge Müdürü ve Genel Müdürümüzün de katıldığı toplantı gerçekleştirilmiştir.

    – Toplantıda, spor dünyasından olan kişiler kendi eski hocalarının adıyla anılan bir fon olduğunu belirtip Seçil Erzan tarafından kandırıldıklarını ve önemli tutardaki paraları kendisine verdiklerini söylemişler, bir kağıda el yazısı ile yazılı alacaklı listesinin görüntüsünü vermişlerdir. Bankamız mağdur olduğunu beyan eden kişilerin isimlerini toplu olarak ilk kez böyle öğrenmiştir.”

    Bankanın açıklamasına göre Seçil Erzan ile temasa geçilmek istendi ancak ulaşılamadı. Bu girişimlerden sonra banka yetkilileri Erzan ile temas kurdu. Ardından Erzan’ın evine gidilerek bazı notlar alındı ancak bu notlardan parasal trafiğe ilişkin bilgi edinilemedi. Banka, Erzan’ın zorla alıkonulduğu ve tehdit edildiğine ilişkin iddiaları yalanlarken, şu bilgileri paylaştı:

    “- Seçil Erzan’ın Bankamıza giriş ve çıkışı arasındaki tüm hareketler, lobi ve toplantı odasındaki giriş çıkışlar kamera kayıtlarıyla tespit edilmiş olup rapor eşliğinde Cumhuriyet Savcılığına sunulmuştur. Hal böyle iken, kanunen yerine getirmek zorunda olduğumuz prosedürlerin uygulanmasının Bankamızın “personelini alıkoymak” şeklinde anlatılması kabul edilemez bir iddiadır.

    – Daha açık bir ifadeyle belirtmek isteriz ki; Seçil Erzan’ın “ortada zimmet suçu yoktur, konunun bankayla ilgisi yoktur yönünde ifade vermesi ve bu kapsamda delillerin bertaraf edilmesi maksadıyla baskı altına alınması hatta hürriyetinden yoksun bırakılması” yönündeki tüm iddialar tamamen mesnetsizdir. Kaldı ki iddia sahiplerinin belge dedikleri kağıtlar, şikayetçiler ve vekilleri tarafından mahkeme dosyalarına sunulmuştur.

    – DenizBank’ta saadet zincirine dair herhangi bir kayıt bulunmadığından doğal olarak herhangi bir delilin karartılması da söz konusu olamaz. DenizBank, Cumhuriyet Savcılığı ve BDDK tarafından kendisinden istenen diğer tüm bilgi ve belgeleri derhal ilgili makamlara sunmuştur. Bu çerçevede hassas bölgeler olarak kabul edilen banka şubelerinde alınan kamera kayıtları genel teamül olarak iki-üç ay saklanmakta iken, bazı müşteki avukatlarının delil karartmakla itham ettiği Bankamız, Levent Büyükdere Caddesi Şubemizin 27 kamera tarafından tespit edilen yaklaşık 10 aylık şube kayıtlarını da, daha soruşturmanın en başında adli mercilere teslim etmiştir.”

    Bankanın açıklamasında, banka müdürlerinin nakit para alma yetkisi bulunmadığı da savunuldu ve bu durumun inceleme konusu yapıldığı aktarıldı. Açıklamada şöyle denildi: 

    “-BDDK tarafından görevlendirilmiş Murakıplarca içlerinde DenizBank’ın da olduğu 23 bankanın kayıtları incelenmiştir. Söz konusu inceleme sonucunda hazırlanmış olan 16.06.2023 tarihli 88387 sayılı raporun 41. sayfasında “Seçil Erzan tarafından teslim alındığı iddia edilen paraların Banka kayıtlarına ve/veya Banka mamelekine herhangi bir şekilde girmediği, işlemlerde aldatma unsurunun var olabileceği (olmayan bir fonu varmış gibi gösterme) Seçil Erzan’ın hizmet sözleşmesinde müşterilerden fiziki ve nakdi para kabul etme gibi bir görevinin bulunmadığı hususları tespit edilmiştir.” denilmektedir.

    – DenizBank’ta gişe personeli dışında hiç kimsenin nakit para kabul etme yetkisi bulunmamaktadır. Türkiye’deki bütün bankalardaki bankacılık işlemleri, ilgili bankaların sistemlerinde gerçekleştirilmekte ve şubelerden yapılan her türlü nakit para kabul etme işlemleri de yine sadece bu işle görevlendirilmiş personel vasıtasıyla gişelerden yapılabilmektedir. Şikayetçilerin hemen hepsinin DenizBank ve diğer bankaların müşterileri olduğu da gözetildiğinde, kuralın bu kişilerce bilinmediğini söyleyebilmek hayatın olağan akışına aykırıdır.”

    Açıklamada, bankanın yolsuzluk iddiasıyla ilgisi olup olmadığı konusunun BDDK tarafından da incelendiği belirtildi. Açıklamaya göre BBDK, bu konuda bilgi ve belge bulamadı. 

    – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı makamı tarafından yürütülen 2023/82925 Sayılı soruşturma kapsamına dahil olduğu görülen 19.04.2023 tarihli suç duyurusunda Banka Yöneticileri Hakan Ateş, Mehmet Aydoğdu ve Seçil Erzan şüpheli olarak gösterilmektedir. Seçil Erzan’a atfedilen fiiller konusunda Rapor’da ayrıntılı bilgiler mevcuttur. Şüpheli ifadelerinin bir kısmında Seçil Erzan’ın Banka Yöneticileri Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu tarafından yönetilen bir fonda yüksek getiri beklentisiyle nemalandırma taahhüdüyle para topladığı iddia olunsa da adı geçen Banka Yöneticileri tarafından yönetilen ve müştekilerden edinilen paranın kayden veya nakden aktarıldığı böyle bir fonun mevcudiyetine ilişkin emareye (sirküler, sözleşme, ilan, dekont açıklaması, para hareketi ve sair belge) rastlanmamıştır.” denilmek suretiyle bazı şikayetçi avukatlarının iddia ettiği gibi DenizBank Yönetim Kurulu üyelerinin ve yöneticilerinin konu ile ilgi ve bilgilerinin olmadığı açıkça belirtilmiş, BDDK Raporu çerçevesinde zimmet suçu yönünden yazılı başvuruda bulunulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.”

    29 ŞİKAYETÇİ VAR

    Bankanın verdiği bilgiyi göre yolsuzluk olayı kapsamında 29 kişi bankaya başvurdu. 

    Kaynak: Haber7.com

  • ABD’de yeni konut satışları ekimde düştü

    ABD’de yeni konut satışları ekimde düştü

    ABD Ticaret Bakanlığı, ekim ayına ait yeni konut satış istatistiklerini açıkladı. Buna göre, ülkede yeni konut satışları mevsim etkilerinden arındırılmış olarak ekimde bir önceki aya kıyasla yüzde 5,6 azalarak 679 bine indi.

    Piyasa beklentilerinin altında gerçekleşen yeni konut satışlarının bu dönemde 721 bin olması öngörülüyordu.

    Yeni konut satışları, eylülde yüzde 8,6 artarak 719 bin seviyesinde gerçekleşmişti.

    Ülkede yeni konut satışları, ekimde geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 17,7 arttı.

    ABD’de geçen ay satışa çıkan yeni konutların medyan satış fiyatı geçen yıla göre yaklaşık yüzde 17,6 azalarak 409 bin 300 dolara geriledi.

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com