Kategori: Gündem

  • İsrail’in yargılanması için en ciddi adım! Dosyalar Lahey’de…

    İsrail’in yargılanması için en ciddi adım! Dosyalar Lahey’de…

    Gazze’de günlerdir yaşanan insanlık dramı hukukçuları da harekete geçirmişti. Soykırım uygulayan ve çocuk, kadın, yaşlı ve genç demeden insan katleden İsrail’i Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne şikayet etmek üzere imza toplayan İstanbul 2. Barosu, binlerce imzaya ulaştı.

    İstanbul 2. Baro Başkanı Yasin Şamlı başkanlığındaki 16 kişilik bir hukukçu heyeti geçtiğimiz günlerde Hollanda’nın Lahey kentindeki Mahkemenin merkezine gitti.

    Heyet o güne kadar toplanan 3 bin 5 kişilik imza dilekçesini de Hollanda’ya götürdü. Heyet, Filistin soruşturmasını yürütülen soruşturmacı ekibin başı olan savcı ile görüştü.

    GAZZE’DEN 3 KLASÖR DELİL

    Savcı ve ekibi, başvurunun mahiyeti ve 3 klasörden oluşan delilleri, delillerin mahiyeti uzun uzun anlatıldı. Savcı da sorular sordu ve heyet soruları cevapladı.

    Heyette TBMM Adalet komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, Konya eski Milletvekili Ahmet Sorgun da yer aldı. Bu delillerin büyük bir kısmı bizatihi Gazze içinden elde edildi.

    Gazze den yaralı olarak gelenlerin noter tasdikli beyanları, Gazze ile telefon irtibatı kurularak orada yaşayanların ve bu saldırılara maruz kalanların beyanları ve bölgede görev yapan ve saldırılara bizzat tanıklık yapan gazetecilerden alınan bilgiler delil klasörüne konuldu.

    BUGÜNE KADARKİ EN CİDDİ BAŞVURU

    Savcılık görevlileri, götürülen delillerin bu güne kadar mahkemeye getirilen en ciddi deliller olduğunu söyledi.

    Savcılık görevlileri heyete, bu başvurunun ciddiye aldıklarını, delillere dayandığını, şuana kadar yapılan 5 başvuru arasında yapılan en ciddi başvuru olduğunu söylediler. Diğer başvuruların eleştiriye dayalı yazılı başvurular olduğunu ifade ettiler.

    BM’YE DE BAŞVURU YAPILDI

    Heyet, Lahey’deki temasları ardından Cenevre ye BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne geçti. Orada Filistin soruşturmasını yöneten ekibin lideri ile görüşüldü. Ona da başvurunun mahiyeti anlatıldı. Başvurunun önemli olduğu, gerekenin yapılacağını ifade ettiler.

    “ÖNEMLİ BİR BAŞVURU YAPTIK”

    Ekipte bulunan İstanbul 2. No’lu Baro Başkanı Yasin Şamlı, “Temaslarımız beklediğimizden çok çok olumlu geçti. Gerek Lahey gerek de Cenevre’de karşılık bulduk. Oradaki görevlilerin de Gazze’deki dramı durdurmak üzere çaba sarf ettiklerine şahitlik ettik” dedi. Şamlı sözlerini şöyle sürdürdü: Gazze de büyük dram yaşanmakta. Uluslararası Ceza Mahkemesi yargı yetkisine giren 4 suç var. Birincisi Soykırım…İkincisi insanlığa karşı suçlar…

    Üçüncüsü savaş suçları ve sonuncusu saldırı suçları…. Gazze de bu 4 suç tipinin hepsi işlenmiştir. Başvurumuzu bu doğrultuda hazırladık ve çok önemli bir dilekçe hazırladık. Tabi Gazze’den topladığımız 3 klasör delili de bu dilekçeye ek yaptık.” “Dünyadaki bütün hukukçuları, STK’ları, devletleri ve bütün insanları bu dramı durdurmaya davet ediyoruz” diyen Yasin Şamlı, “Çok kısa bir sürede başvurumuza imza veren hukukçu sayısı 3005 oldu. Lahey ve Cenevre’ye 3005 kişilik dilekçe ile gittik ama halen imza verenlerin sayısı artıyor. Yeni gelen imzaları da ilave ediyoruz” şeklinde konuştu.

     

     

    KAYNAK: SABAH

    Kaynak: Haber7.com

  • İsrail’in yargılanması için en ciddi adım! Lahey’de hesap için harekete geçildi

    İsrail’in yargılanması için en ciddi adım! Lahey’de hesap için harekete geçildi

    Gazze’de günlerdir yaşanan insanlık dramı hukukçuları da harekete geçirmişti. Soykırım uygulayan ve çocuk, kadın, yaşlı ve genç demeden insan katleden İsrail’i Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne şikayet etmek üzere imza toplayan İstanbul 2. Barosu, binlerce imzaya ulaştı.

    İstanbul 2. Baro Başkanı Yasin Şamlı başkanlığındaki 16 kişilik bir hukukçu heyeti geçtiğimiz günlerde Hollanda’nın Lahey kentindeki Mahkemenin merkezine gitti.

    Heyet o güne kadar toplanan 3 bin 5 kişilik imza dilekçesini de Hollanda’ya götürdü. Heyet, Filistin soruşturmasını yürütülen soruşturmacı ekibin başı olan savcı ile görüştü.

    GAZZE’DEN 3 KLASÖR DELİL

    Savcı ve ekibi, başvurunun mahiyeti ve 3 klasörden oluşan delilleri, delillerin mahiyeti uzun uzun anlatıldı. Savcı da sorular sordu ve heyet soruları cevapladı.

    Heyette TBMM Adalet komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, Konya eski Milletvekili Ahmet Sorgun da yer aldı. Bu delillerin büyük bir kısmı bizatihi Gazze içinden elde edildi.

    Gazze den yaralı olarak gelenlerin noter tasdikli beyanları, Gazze ile telefon irtibatı kurularak orada yaşayanların ve bu saldırılara maruz kalanların beyanları ve bölgede görev yapan ve saldırılara bizzat tanıklık yapan gazetecilerden alınan bilgiler delil klasörüne konuldu.

    BUGÜNE KADARKİ EN CİDDİ BAŞVURU

    Savcılık görevlileri, götürülen delillerin bu güne kadar mahkemeye getirilen en ciddi deliller olduğunu söyledi.

    Savcılık görevlileri heyete, bu başvurunun ciddiye aldıklarını, delillere dayandığını, şuana kadar yapılan 5 başvuru arasında yapılan en ciddi başvuru olduğunu söylediler. Diğer başvuruların eleştiriye dayalı yazılı başvurular olduğunu ifade ettiler.

    BM’YE DE BAŞVURU YAPILDI

    Heyet, Lahey’deki temasları ardından Cenevre ye BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne geçti. Orada Filistin soruşturmasını yöneten ekibin lideri ile görüşüldü. Ona da başvurunun mahiyeti anlatıldı. Başvurunun önemli olduğu, gerekenin yapılacağını ifade ettiler.

    “ÖNEMLİ BİR BAŞVURU YAPTIK”

    Ekipte bulunan İstanbul 2. No’lu Baro Başkanı Yasin Şamlı, “Temaslarımız beklediğimizden çok çok olumlu geçti. Gerek Lahey gerek de Cenevre’de karşılık bulduk. Oradaki görevlilerin de Gazze’deki dramı durdurmak üzere çaba sarf ettiklerine şahitlik ettik” dedi. Şamlı sözlerini şöyle sürdürdü: Gazze de büyük dram yaşanmakta. Uluslararası Ceza Mahkemesi yargı yetkisine giren 4 suç var. Birincisi Soykırım…İkincisi insanlığa karşı suçlar…

    Üçüncüsü savaş suçları ve sonuncusu saldırı suçları…. Gazze de bu 4 suç tipinin hepsi işlenmiştir. Başvurumuzu bu doğrultuda hazırladık ve çok önemli bir dilekçe hazırladık. Tabi Gazze’den topladığımız 3 klasör delili de bu dilekçeye ek yaptık.” “Dünyadaki bütün hukukçuları, STK’ları, devletleri ve bütün insanları bu dramı durdurmaya davet ediyoruz” diyen Yasin Şamlı, “Çok kısa bir sürede başvurumuza imza veren hukukçu sayısı 3005 oldu. Lahey ve Cenevre’ye 3005 kişilik dilekçe ile gittik ama halen imza verenlerin sayısı artıyor. Yeni gelen imzaları da ilave ediyoruz” şeklinde konuştu.

     

     

    Kaynak: Haber7.com

  • Zeytinburnu’nda karaya oturan gemiyle ilgili açıklama

    Zeytinburnu’nda karaya oturan gemiyle ilgili açıklama

    İstanbul Valiliği, Zeytinburnu açıklarında karaya oturan tankerle ilgili açıklama yaptı. Açıklamada,  “Sahil Güvenlik Komuta Merkezi’nden alınan bilgiye göre; içinde 600 ton petrol bulunan 79 metre uzunluğundaki Kadrıye Ana isimli gemi, gece 01.07’de Zeytinburnu Sahili bölgesinde karaya oturmuştur. Gemide bulunan 11 mürettebat; Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti, İtfaiye ve AFAD ekipleri tarafından yürütülen çalışmayla kurtarılırken olayda ölen ya da yaralanan olmamıştır. 

    Yapılan ilk incelemede olay nedeniyle herhangi bir çevre kirliliği ya da akaryakıt sızıntısının meydana gelmediği tespit edilmiş olup gemiyi kurtarma çalışmaları için uygun hava koşullarının oluşması beklenmektedir” ifadeleri yer aldı.

    Kaynak: Haber7.com

  • Bazı BUDO seferleri iptal edildi

    Bazı BUDO seferleri iptal edildi

    BUDO’nun internet sitesinde yer alan duyuruda, yarın 07.00 ile 12.55 saatleri arasında yapılması planlanan Bursa (Mudanya) – İstanbul (Eminönü/Sirkeci), İstanbul (Eminönü/Sirkeci) – Bursa (Mudanya), Bursa (Mudanya) – Armutlu (İhlas), Armutlu (İhlas) – İstanbul (Eminönü/Sirkeci) karşılıklı 8 deniz otobüsü seferinin iptal edildiği belirtildi.

     

    Kaynak: Haber7.com

  • 23 ile “turuncu” ve “sarı” uyarı: Çok kuvvetli olacak! Valilikten açıklama

    23 ile “turuncu” ve “sarı” uyarı: Çok kuvvetli olacak! Valilikten açıklama

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden 3 turuncu, 20 sarı uyarı geldi.

    Aydın, Balıkesir ve İzmir turuncu uyarı verilen iller olarak sıralanırken Bartın, Bilecik, Bolu, Bursa, Çanakkale, Düzce, Edirne, İstanbul, Karabük, Kastamonu, Kırklareli, Kocaeli, Kütahya, Manisa, Muğla, Sakarya, Sinop, Tekirdağ, Yalova ve Zonguldak’a ise sarı uyarı verildi.

    KIYI EGE’DE YAĞIŞ  YER YER ÇOK KUVVETLİ OLACAK

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan tahmine göre rüzgarın Marmara ve Kuzey Ege ile Batı Karadeniz’de kuvvetli ve fırtına şeklinde esmesi bekleniyor.

    Ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması, soba ve baca gazı kaynaklı zehirlenme riskiyle ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı.

    Kıyı Ege’deki sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların çarşamba günü gece saatlerine kadar İzmir, Aydın, Muğla ve Manisa çevreleriyle Balıkesir’in batı ve güney ilçelerinde yerel kuvvetli, İzmir ve Muğla’nın kıyı kesimlerinde yer yer çok kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.

    MARMARA’DA GÖK GÜRÜLTÜLÜ SAĞANAK

    Tekirdağ ile İstanbul’un Avrupa yakasından başlayarak sabah saatlerinden itibaren İstanbul geneli, öğle saatlerinden sonra Kocaeli çevreleriyle akşam saatlerinden itibaren de Bursa, Yalova, Bilecik ve Sakarya’da yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağış görülecek.

    Vatandaşların sel, su baskını, yıldırım, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaları gerekiyor.

    İSTANBUL VALİLİĞİ UYARDI

    İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamada, “Yapılan son değerlendirmelere göre gece saatlerinden sonra İstanbul Avrupa yakasından başlayarak 29.11.2023 Çarşamba günü sabah saatlerinden itibaren İstanbul il genelinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağış beklenmektedir” denilirken ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, ani kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına ile ulaşımda aksamalar olabileceğini belirtilerek vatandaşlar uyarıldı.

    Kaynak: Haber7.com

  • Yılın son MGK toplantısı bugün yapılacak

    Yılın son MGK toplantısı bugün yapılacak

    Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması, insani yardımların Filistin’e ulaştırılması, Kafkasya’daki gelişmeler, terörle mücadele operasyonları…

    Yılın son Milli Güvenlik Kurulu toplantısının gündemi yoğun.

    MGK’da “Gazze” gündemi

    Milli Güvenlik Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Beştepe’de toplanacak.

    Toplantıda, Gazze’deki durum değerlendirilecek. Türkiye’nin bölgede barışı sağlamak için gösterdiği çabalar ele alınacak. Filistin’e yönelik insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasıyla ilgili süreç gözden geçirilecek.

    Kafkasya’daki gelişmeler de gündemde olacak

    Milli Güvenlik Kurulu toplantısında, Kafkasya’daki gelişmeler de gündemde olacak.
    Azerbaycan ile Türkiye’yi birbirine bağlaması beklenen Zengezur Koridoru ile ilgili son durum değerlendirilecek.

    Terörle mücadeledeki son durum değerlendirilecek

    Toplantının gündeminde, terörle mücadele operasyonları da yer alacak. Yurt içi ve sınır ötesinde kararlılıkla sürdürülen terörle mücadele operasyonları kapsamlı şekilde ele alınacak. 

    Kaynak: Haber7.com

  • Arda Turan sessizliğini bozdu! Parayı nerede teslim etti?

    Arda Turan sessizliğini bozdu! Parayı nerede teslim etti?

    Yüksek kar vaadiyle fon dolandırıcılığında en çok para kaptıran isim olan Arda Turan sessizliğini bozdu. Hakkındaki kara para iddialarını kesin bir dille yalanlayan Turan, paraları nerede teslim ettiği sorusuna da yanıt verdi.

    KARA PARA İDDİALARINA YANIT

    İşin içinde güvenilir insanlar olduğu için girdiğini belirten Turan, “Ne kara parası, ben 600 maç oynadım. 100’ün üstünde milli takım forması giydim. Dolandırıldığım para servetimin 6’da 1’i bile değil” şeklinde konuştu.

    “GÜVENİLİR İSİMLER OLDUĞUNU SÖYLEDİ”

    Oda TV’de yer alan habere göre; “Ben sadece DenizBank ve Şube Müdürü Seçil Erzan’a güvendim” diyen Turan, “Parayı da bizzat bankada şube müdürüne teslim ettim. Bana DenizBank’ın güvencesi olduğunu söyledi. Ben fon, eurobond gibi şeylerden anlamam. İşin içinde güvenilir isimlerin olduğunu söyledi. Ben de güvendim” dedi.

    “KAMERALARI KAPATMIŞ KADIN”

    Parayı banka içinde elden teslim ettiğini belirten Turan, “Kameraları da kapatmış kadın. O nedenle bankanın içinde para verdiğim görüntüler yok” ifadelerini kullandı.

    “KİMSE ARAYIP SORMUYOR”

    Arda Turan’ın yakın çevresine ise “Tek üzüldüğüm şeyse kimsenin arayıp sormaması, geçmiş olsun dememesi. Bu ülkede başarılı olunca insanların sürekli aşağıya çekmeye çalışması çok üzücü.” diye yakındığı ifade edildi.

    FON SKANDALI NASIL BAŞLADI?

    Futbol dünyasından ünlü isimlerin de aralarında bulunduğu toplam 18 kişiyi 25 milyon 770 bin dolar ve 7 milyon 384 TL dolandırdığı gerekçesiyle 226 yıl hapsi istenen bankacı Seçil Erzan davası gündemdeki yerini koruyor. Eski Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’in adının geçmesinden dolayı “Fatih Terim Fonu” olarak anılan olayın yankıları sürerken Gençlik ve Spor Bakanlığı Teftiş Kurulu da inceleme başlattı.

    Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yıl içinde İstanbul Göktürk’te bir eve baskın düzenledi. Bu baskında özel bir bankanın Büyükdere şube müdürü Seçil Erzan gözaltına alındı. Bu operasyonun ardından “Fatih Terim Fonu” iddialarına neden olan dosyanın kapağı açılmış oldu. Evinde arama yapılan şüpheli Erzan hakkında ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından tutuklama kararı çıktı. Adli sürecin çok hızlı ilerlediği bu dosyanın kapağı aralandığında ise ortaya aralarında ünlü isimlerin olduğu ve yaklaşık 80 milyon doları bulduğu ifade edilen bir dolandırıcılık soruşturması çıktı.

    216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

    İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

    LİSTEDE SPOR CAMİASININ ÜNLÜ İSİMLERİ VAR

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Yılmaz tarafından yürütülen soruşturmada dosyaya onlarca şikayet dilekçesi girdi. ‘Mağdur’ sıfatıyla şikayet edenler arasında Galatasaray camiasının tanınmış isimleri Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Selçuk İnan, Semih Kaya’nın yanı sıra kulüp yöneticilerinin olduğu iddia edildi.

    MİLYONLARCA DOLAR BUHAR OLDU

    Soruşturmanın bu aşamasında, Fatih Terim’in yaklaşık 10 milyon dolar kaybettiğini ifade edilirken, bazı iddialara göre dosya büyüklüğü 80 milyon dolara yakındı. Terim’in 12,5 milyon doları, Arda Turan’ın ise için 6 ile 8 milyon euro arasında parasının kaybolduğu da iddia edildi.

     

    Kaynak: Haber7.com

  • Bizi ölümle tehdit ediyorlar

    Bizi ölümle tehdit ediyorlar

    Dünyaca ünlü Filistin kökenli Amerikalı modeller Bella ve Gigi Hadid’in babası Mohamed Hadid, İsrail’in Gazze işgali nedeniyle güneye kaçan sivilleri televizyonlarda görünce, annesinin 75 yıl önce yaşadıklarının gözünde canlandığını söyledi. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle Avrupa’dan kaçtıkları için evlerinde misafir ettikleri iki Yahudi göçmen aile tarafından kapının önüne koyulduklarında henüz 9 günlük bir bebek olan Hadid, Gazze’de 7 Ekim’den bu yana süren İsrail saldırılarını AA muhabirine New York’ta değerlendirdi.

    BİZİ KENDİ EVİMİZE ALMADILAR

    Filistin doğumlu iş insanı Hadid, 1946’da Avrupa’dan kaçarak gemiyle Hayfa Limanı’na yanaşan Polonya ve Macaristan kökenli Yahudi göçmenlere Filistin halkının kapılarını açtığını anlattı. Babasının da iki Yahudi aileyi Safed’de bulunan evlerine aldığını söyleyen Hadid, annesinin bundan 2 yıl sonra kendisini dünyaya getirmek için babaevinin bulunduğu Nasıra’ya gittiğini belirtti. İlk İsrail-Filistin Savaşı’nın başladığı 1948’de dünyaya geldiğini söyleyen Hadid, “Ben henüz dokuz günlükken, annem iki yaşındaki ablamı da yanına alarak Safed’deki evimize dönmüş. Hayfa Üniversitesinde profesör olan babam da evde değilmiş. Annemle ailemize ait olan kısma geldiğimizde bizi içeri almamışlar.” dedi. Hadid, mülteci durumuna düştüklerini anlayan annesi Khairiah Hadid’in, çocuklarının yolda üşümemesi için evden battaniye almak istediğini ancak Yahudi ailenin onları eve almadığını kaydetti. Hadid, Gazze’de saldırılardan kaçan sivillerin görüntüsünün, annesinin çocuklarıyla Suriye’ye giderken günlerce dağlık arazide kah hayvan sırtında kah yürüyerek yol kat etmelerine ve günler sonra Suriye’de mülteci kampına varmalarına dair anlattıklarını hatırlattığını ifade etti. Babalarıyla da günler sonra bu kampta bir araya gelebildiklerini söyleyen Hadid, “Henüz 9 günlük olduğum için hiçbir şey hatırlamıyorum. Ama ekranda gördüklerim annemin beni bir mülteci kampına canlı ulaştırabilmek için verdiği mücadeleyi ve yaşadığı zorlukları hissettirdi.” dedi.

    Ölüm tehditleri alıyoruz

    Bella ve Gigi Hadid’in, Filistin’e yönelik dikkati çeken sosyal medya paylaşımlarına atıfta bulunan Hadid, şu değerlendirmede bulundu: “Çocuklarım doğa ve dünyada insanların başına ne geliyorsa sezgilerini izlerler. Türkiye’deki deprem felaketinden tutun da Afrika’daki açlığa, Güneydoğu Asya’daki evsizliğe, UNICEF için okul yapmaya kadar yıllardır hep bu konularda katkı sundular.” Hadid, halihazırda Gazze’ye yönelik saldırıların, ailesine yönelik eleştirileri de tehlikeli düzeye çıkardığına dikkati çekerek “Çok sayıda tehdit alıyoruz. Ölüm tehditlerinden telefon numaralarımızı değiştirmek zorunda kaldık.” diye konuştu.

    Vatan toprağına gömülemediler

    Hadid, dünyanın en büyük acısının, insanların ölü veya diri olarak doğdukları topraklara dönememesi olduğunu dile getirdi. Annesi, babası ve babaannesinin doğup büyüdükleri topraklara gömülmeyi vasiyet etmelerine rağmen bunu yerine getirememesini, hayatının en büyük üç acı olayı olarak nitelendiren Hadid, “Anne ve babamı da ABD’de defnetmek zorunda kaldık. Ben de doğduğum topraklarda gömülmeyi isterdim.” dedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Sağlıkçılar ‘siyah rozet’ takacak

    Sağlıkçılar ‘siyah rozet’ takacak

    Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Prof. Dr. Nurettin Yiyit, tüm doktorları siyah rozet takmaya davet etti. Doktorlar, İsrail’in vurduğu hastanelerde olağanüstü şartlarda hayat kurtarmaya çalışan Filistin’deki meslektaşlarını unutmadı. Savaş bitene kadar bu uygulamanın devam edeceğini belirten Yiyit, “Elimizden geldiği kadar sesimizi duyurmaya tepkimizi dile getirmeye devam edeceğiz” dedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Açılışını İmamoğlu yaptı, vatandaşın girmesi yasaklandı

    Açılışını İmamoğlu yaptı, vatandaşın girmesi yasaklandı

    Sarıyer’de bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından törenle açılan Büyükdere Atatürk Fidanlığı Parkı çalışmalar devam ettiği gerekçesi ile vatandaşa kapatıldı.

    İMAMOĞLU YENİDEN AÇTI

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 1928 yılında kurulan, 1997’ye kadar faaliyetlerini sürdüren, Büyükdere Fidanlığı ve Bahçıvanlık Okulu açılışı CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, CHP’nin parti toplantısı için İstanbul’da bulunan 80 il başkanı, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Yıldız, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt ve vatandaşların katılımıyla yeniden açıldı.

    AÇILMASIYLA KAPANMASI BİR OLDU

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç tarafından törenle açılan Büyükdere Atatürk Fidanlığı Parkı açılıştan sonra çalışmalar devam ediliyor diyerek ziyarete kapatıldı.

    Çalışmalar tamamlanmadan açılışı yapılan parka vatandaşlar gezmek için giremedi.

    ATATÜRK’ÜN EMRİYLE KURULMUŞTU

    Tamamlanmadan açılışı yapılan Büyükdere Atatürk Fidanlığı’nın 180 bin metrekare yeşil alan, toplamda 250 bin metrekarelik bir alanı bulunuyor.

    Atatürk’ün emriyle 1928 yılında kurulan Büyükdere Fidanlığı, Türkiye’nin ilk meyve bahçesi ve fidanlığı olma niteliği de taşıyor. Bu fidanlık, İstanbul’un ağaçlandırma çalışmalarına büyük katkılar sunmuştu o dönemde. Yurt içinden ve yurt dışından getirilen meyve türleri üzerinde, burada ıslah çalışmaları yapılıp üretilen meyve fidanları halka dağıtılıyordu.

    Daha sonra 1936 yılında, Meyve Bahçıvanı Yetiştirme Yurdu burada açıldı. Yeniden düzenlenen Fidanlıkta Anı Köşesi, İSMEK, Beltur, İstanbul Vakfı, Kütüphane, İş Sanat ve Çocuk Atölyesi ile Bahçıvanlık Okulu yer aldı.

    KAYNAK: SABAH

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com