Kategori: Gündem

  • Kocaeli’de firari FETÖ’cü yakalandı

    Kocaeli’de firari FETÖ’cü yakalandı

    Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı tarafından terör örgütlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, hakkında ‘FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan 7 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan şüphelinin adresinin belirlenmesinin ardından operasyon düzenlendi.

    Jandarma ekipleri tarafından P.K. isimli kadın Gebze’de saklandığı evde yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheli, İl Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Bakan Yumaklı güzel haberi duyurdu: Çay üreticilerine destek ödemeleri başlıyor

    Bakan Yumaklı güzel haberi duyurdu: Çay üreticilerine destek ödemeleri başlıyor

    Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çay üreticilerine güzel haberi duyurdu. 303 milyon 717 bin lira çay üreticilerinin hesabına 30 Kasım Perşembe gününden itibaren aktarılacak.

    Sosyal medyadan açıklamada bulunan Yumaklı,

    “ÇAYKUR aracılığıyla, 22 bin ton yaş çay alımı karşılığı 303 milyon 717 bin TL ödemeyi çay üreticilerimizin hesaplarına 30 Kasım Perşembe günü aktarıyoruz. Hayırlı ve bereketli olsun”

    ifadelerine yer verdi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Özel’den ittifak çağrısı: Dikkati çeken “iyi” vurgusu

    Özel’den ittifak çağrısı: Dikkati çeken “iyi” vurgusu

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısında konuştu. Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

    “100 öğretmenden 72’si geçinmek için borç almak zorunda. 100 öğretmenden 23’ü ikinci bir ek işte çalışmak zorunda. Bir meslek kanunu çıktı ama beklentileri karşılamadı. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun iyileştirerek yeniden düzenlenmesini, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamasının sonlandırılmasını; tamamının kadrolu hale getirilmesini ve mülakatın mutlaka kaldırılmasını savunuyoruz.

    Bugün grubumuzdan milletvekilimiz, grup başkanvekilimiz ve çok sayıda partili arkadaşımız Diyarbakır’dalar. Tahir Elçi’nin duruşmasını takip ediyorlar. Yapılması gereken araştırmalar yapılmıyor. Deliller karartılsın diye bir el devreye girmişti. Elçi ailesi adaleti bulduğunu inanana kadar, bir fail-i meçhul cinayetin aydınlanmasının Türkan Elçi’nin içine sinmesine kadar bu davanın takipçisi olacağız.

    Kurultaydan sonra görevi aldık ama birçok ilk yaşanıyor. İlk açılışı geçen gün yaptık. İlk kurdeleyi CHP Genel Başkanı sıfatıyla kestim. Öyle özel bir gayret olmadı ama o kadar çok içime sindi ki. İstanbul’da Büyükdere Atatürk Fidanlığı’nın açılışını yaptık. Beton meton açmadık. Fidanlık açtık. 1928’de Atatürk’ün talimatıyla açılan, adında Atatürk olan bir yeri açtık. Kapandığı 97 yılına kadar bahçıvan okulu olarak da hizmet eden çok önemli bir binayı açtık. 31 Mart’ta rekor oyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olacak Ekrem İmamoğlu’na bir kez daha teşekkür ediyoruz.

    Mansur Bey, 20 bin emekliye 4 aydır 1250 TL veriyor. Bu ayla birlikte 5 bin TL verilmiş oldu zaten. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler sosyal belediyecilikte birbirleriyle adeta yarışıyorlar.

    İTTİFAK ÇAĞRISI YAPTI

    Biz bu belediyeleri sadece CHP’nin oylarıyla kazanmadık. İttifaklarla destek aldık. Dürüstler yönetsin, iyiler yönetsin diye destek aldık bundan sonra da işbirliklerini konuşmaya hem de dürüst insanların yönettiği belediyeleri korumaya; büyük işbirliğine ve güç birliğine hep birlikte davet ediyoruz.

    Bosna Hersek’te gittiğim insanlar bana iki kişiden bahsediyorlar. Birisi Hikmet Çetin. Dışişleri Bakanı. CHP, Türkiye durması gereken yerde duruyor. Batı dünyası durması gereken yerde durmuyor, maalesef susuyor. 1992-95 arası büyük mezalimde Genel Başkanımız Deniz Baykal. Kalkıyor Bosna Hersek’e gidiyor, dünyanın dikkatini oraya çekmek için. 1600 bebeğin katline engel olamadılar.

    Şimdi Gazze’de katliam yapılıyor. CHP, Türkiye doğru yerde duruyor. Ama yine Batı susuyor.

    Solculara, sosyalistlere, akan kana susmak, soykırıma varacak suçlarda suçlu-güçlü kalmamak yaraşır. Dünyadaki bütün siyasi akrabalara çağrımızdır: Filistin’deki zulmü durdurmak bütün demokratların, sosyalistlerin görevidir.

    “BÜTÜN SİYASİ PARTİLER MISIR’A GİDELİM”

    Burada esas görev Erdoğan’a düşüyor. Türkiye’deki bütün siyasi partilerin genel başkanlarını alarak; bizim mutlaka sınır kapısına gitmemiz, oradan geçmemiz, orada duruşumuzu göstermemiz lazım. Erdoğan, tek başına giderek orada bir şey yapmak yerine bütün siyasi partilerin gücünü ortaya koymaya seni davet ediyorum.

    “KÜRTLER DAHA AZ EŞİTTİR’ SÖZLERİ”

    ‘Türkiye’de herkes eşittir ama Kürtler daha az eşittir’ dedim. Herkes Kürtlerin eşit olduğnu anlatmaya girişti. Devlet Bey de birtakım şeyler söylemiş bu ifadeleri eleştirmiş. Kürtlerden Başbakan olmadı mı diyor. Neredeyse benim Kürt komşularım var, çok iyi diyor. Bunları geçeceksiniz. Benim memleketim Manisa’da vatandaşlar sandığa gidip MHP’li bir başkanı seçebiliyor. Sizin memleketiniz Osmaniye’de de seçim yapılıyor. Rize’de Tayyip Bey’in hemşerileri istediği belediye başkanını seçebiliyor ama Diyarbakır’da, Mardin’de, Van’da, Batman’da Kürtler belediye başkanı seçiyor ama siz kayyum atıyorsunuz. Manisalılar, Osmaniyeliler, Rizeliler eşittir ama sizin bu uygulamalarınız yüzünden Kürtler bu ülkede daha az eşittir.”

    Kaynak: Haber7.com

  • Gazze’de kurulacak sahra hastanesi için teknik heyet Gazze’de

    Gazze’de kurulacak sahra hastanesi için teknik heyet Gazze’de

    Diplomatik kaynaklara göre, Türkiye tarafından Gazze’de kurulması öngörülen sahra hastanesinin fizibilite çalışmalarını yapacak teknik heyet bu sabah Mısır üzerinden Gazze’ye intikal etti.

    Heyetin tespitlerine bağlı olarak hastanenin bir an önce faaliyete geçirilmesi planlanıyor.

    KAYNAK: TRT HABER

    Kaynak: Haber7.com

  • Anadolu Parsı görüntülendi! Bakan Yumaklı paylaştı!

    Anadolu Parsı görüntülendi! Bakan Yumaklı paylaştı!

    Bakan Yumaklı, nesli tehlike altındaki Anadolu parsının fotokapana yansıyan yeni görüntüsünü sosyal medya hesabından paylaştı. Görüntüde, Anadolu parsı ormanda yürürken görüldü. Yumaklı, “Muhteşem parsımız aylar sonra bir kez daha fotokapanımıza poz verdi. Gökyüzü yorganın, yeryüzü yastığın, Anadolu her daim yuvan olsun. Üniversitelerimiz, uzmanlarımız ve STK’lar iş birliğinde Anadolu parsının izini sürmeye, neslini korumaya devam edeceğiz” dedi.

    ‘NESLİ EN TEHLİKEDE’

    Anadolu parsı, biyoçeşitlilik açısından Türkiye’nin en önemli yırtıcı memeli türü olduğu gibi Anadolu tarih ve kültüründe de önemli bir değere sahip. Uluslararası Doğa Koruma Birliği’ne göre nesli ‘en tehlikede’ kategorisinde yer alıyor.

    Anadolu parsı varlığı, son olarak 1974’te Ankara’nın Beypazarı ilçesinde bir bireyi vurulduktan sonra tespit edilemedi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün çalışması sonucu 19 Ağustos 2019’da Anadolu parsı yıllar sonra ilk kez fotokapana yansıdı. Ardından Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi öğretim görevlilerinin de dahil olduğu bir ekip tarafından araştırma çalışmalarına hız verildi. İlk görüntülerin alındığı bölgeye yakın habitatlarda yapılan çalışmalarda başka görüntüler de elde edildi. Yapılan DNA analizi sonucunda türün Anadolu parsı olduğu kanıtlandı. Çalışmalar kapsamında ‘Leopar Araştırma Birimi’ kuruldu. Bu birim bünyesinde çalışmalar sürüyor. 

    Kaynak: Haber7.com

  • Bahçeli’den İstanbul ve Ankara mesajı: Savurup indireceğiz!

    Bahçeli’den İstanbul ve Ankara mesajı: Savurup indireceğiz!

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında konuştu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: 

    “Sırat-ı müstakim üzerine mücadelemizi yürütüyoruz. Bozgunda zafer düşü gören zavallı güruhu sürekli rahatsız ediyoruz.

    “HUZURLU KALE MHP VE CUMHUR İTTİFAKI’DIR”

    Aynı gökte uçan kargayla kartalın dünyası başkadır. Bizim gündemimizin mihenk taşı Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi, büyük bir fikir hamlesine, yüksek bir idrak seviyesine, muazzam bir vatan sevgisine haiz siyaset erdemidir. Sözde aydın ve kalem sahiplerini cesaretle tenkit eden soylu bir mizacın kalesi üç hilaldir.

    Huzurlu bir kale arayanlar için tek çare Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır.

    “KOFLUĞU MAHALLİ İDAREDEN ATMAK İÇİN YANIP TUTUŞUYORUZ”

    Milletimizi aydınlık iddiasıyla karanlığa çekenlerin ipliğini pazara çekmek için sabırsızlanıyoruz. Siyaset kofluğunu mahalli idarelerden silip atmak için yanıp tutuşuyoruz. Cumhur’un 14 ve 28 Mayıs’ta tezahür eden başarısına yeni bir halka eklemek istiyoruz.

    Bir karar vericinin değil, rehin altındaki bir protestocunun haliyle siyaset yapanlara günlerini göstermenin, tarihin ve milletin gündeminden tamamen çıkarmanın arayışındayız.

    Bölge istişare toplantılarımızın sonuncusunu 26 Kasım Pazar günü Ankara’da yaptık. 81 ilin tamamında milletimizin her güzel insanıyla görüştük, konuştuk, hasret giderdik, düşüncelerimizi açıkladık, inanç ve irade birliği çatısı kurduk.

    Iğdır’dan Aras’ın, Aydın’dan Menderes’in, Tunceli’den Munzur’un, Antalya’dan Keykubat’ın, Karaman’dan Mehmet Bey’in, Bursa’dan Orhan Gazi’nin, İstanbul’dan Fatih’in, Çanakkale’den Mehmetçiğin, Kahramanmaraş’tan Sütçü İmam’ın, Erzurum’dan ilk duruşun ve nihayet Ankara’dan kurtuluşun mesajlarıyla milli ve manevi emanetleri kucakladık.

    Bakın, daha önce ne demiştik: Biz, horon kadar Karadeniz, zeybek kadar Ege’yiz, halay kadar Güneydoğuluyuz. Biz, Anadolu’yuz. Adımız bir anımız bir acımız birdir, biz büyük bir aileyiz. Kuzeyden güneye, doğudan batıya tek bilek, tek yüreğiz. Biz Türkiye’yiz, Türk milletiyiz.

    “CHP, HEDEP’E KATILSIN”

    CHP Genel Başkanı’na önerim ya HEDEP’i içlerine almaları ya da HEDEP’e katılmalarıdır. HEDEP demek CHP demektir. Artık CHP ile PKK arasındaki teğet noktalar sayılamayacak kadar fazlalaşmıştır.

    Cumhur İttifakı İstanbul’da, Ankara’da zilleti savurup indirecektir.

    CHP Genel Başkanı kulağını Kandil’e ve yeminli Türkiye düşmanlarına verdiği müddetçe hüsran ve hezimetten kurtulamayacaktır.

    “BİZİ BÖLEMEZLER”

    31 Mart 2024’e 125 günlük bir süre vardır. Çalışmalarımızı yoğunlaştırıp hızlandıracağız. Bizi bölemezler, bizi yıkamazlar.

    Siyaset hayatımızda testiye değil hep içine baktık. Her insan üsluptur, dildir, manadır, muhtevadır. Her insan özeldir, şeref ve hak sahibidir. Buna diyecek bir şeyimiz yoktur. Er ya da geç iyi veya kötü gün yüzüne çıkar. Hiç kimse geçmişinden kaçamaz. Birisine ahlaklı ve iyi demekle maksat hasıl olmaz. Kelimelerin neye vurgu yaptığından ziyade mühim olan manayla bütünleşmiş kavramların ruhudur.

    Bir teröristin, bölücünün insan haklarından, soysuz bir özgürlükten, soyup soğana çevirmiş demokrasiden bahsetmesi kavramların ve kelimelerin infazıdır. İyiyim, cesurum diyenlerin kötülükleri lağım gibi patladıkça bedeli ödeyen bizzat kavramın mana zenginliği olmaktadır. Milli ve insani değerlerimiz yıpratılmaktadır.

    DOLANDIRICILIK OPERASYONLARI

    Kurulan saadet zincirleri, saçlarına dolardan bukleler yapan şaibeli soytarılar milletimizde haklı bir öfkeye neden olmaktadır. TikTok rezaleti ise salgın gibi yayılmaktadır.

    Toplumsal arınma ertelenemez. Türkiye, bu kirliliğe daha fazla maruz kalmamalıdır. Burada önemli olan samimiyet, dürüstlük ve tutarlılıktır.

    Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’nın yeri ve konumu bellidir. Milli değerlerimiz ve toplumsal ahlakımıza saldırılara karşı yegane duruş sergileyen MHP ve Cumhur İttifakı’dır.

    Ne CHP, ne İYİP, ne HEDEP karşımızda tutunamayacaktır.

    GAZZE’DE GEÇİCİ ATEŞKES KARARI

    Demokrasiye yürekten bağlıyız. İnsan hak ve hürriyetine ön şartsız saygı duyuyoruz. Laiklik, din ve vicdan hürriyetini bir arada korumanın peşindeyiz. Yozlaşmanın dip akıntısını önlemek için mücadele ediyoruz. Sosyal devleti oluşturmak için elimizden gelen katkıyı veriyoruz. İlkeli, seviyeli, şeffaf ve temiz siyasetin tarafıyız. Adalet ve huzurun temin edildiği küresel bir barışı savunuyoruz. 

    İsrail ve Filistin arasında geçici değil kalıcı barışın ve adil çözümün yanındayız. Yine de geçici ateşkes ve esir takasının ümit verici olduğunu değerlendiriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimiyle insani yardım koridorunun açılmasından, geçici ateşkes kararından bahtiyarız ve haklı mücadelesinin arkasındayız.

    İspanya ve Belçika Başbakanlarının açıklamaları küresel vicdana daha fazla sessiz kalınamayacağını göstermiştir. Bir halkın toplu katliamına, insanım diyen hiç kimse seyirci duramaz. MHP, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve hükümetin alacağı her kararın, politikanın samimiyetle ve sonu ne olursa olsun yanındadır.

    EMEKLİLERE İKRAMİYE

    Çalışmayan emeklilerimize verilen 5 bin TL ikramiyenin, çalışan emekliye de yansıtılması memnuniyet vericidir. “

    Kaynak: Haber7.com

  • AKOM’dan İstanbul’a şiddetli yağış ve fırtına uyarısı

    AKOM’dan İstanbul’a şiddetli yağış ve fırtına uyarısı

    AKOM’dan yapılan açıklamaya göre, kentte hafta sonu etkili olan soğuk ve yağışlı havanın bugün itibarıyla etkisini kaybetmesi, akşam saatlerinden itibaren ise bölgeye Orta Akdeniz üzerinden yeni bir alçak basınç sisteminin girmesi bekleniyor.

    Güneyin ılık ve nemli havasını bölgeye taşıyacak olan sistem nedeniyle rüzgarın lodos (güney-batı) yönlerinden kuvvetlenerek kısa süreli hamlelerle kuvvetli fırtına şeklinde (60-90 kilometre/saat) eseceği, beraberinde sağanak yağmur geçişlerinin yaşanacağı tahmin ediliyor.

    Kış değerlerinde 4-8 derece seyreden sıcaklıkların hafta boyunca artarak bahar değerleri olan 15-18 dereceye yükseleceği öngörülüyor.

    Bugün 22.00 ila yarın 10.00 saatleri arasında il genelinde etkili olması beklenen fırtına nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı İstanbulluların hazırlıklı ve tedbirli olmaları uyarısı yapıldı.

    Kaynak: Haber7.com

  • Taciz ateşi açan 2 terörist etkisiz hale getirildi

    Taciz ateşi açan 2 terörist etkisiz hale getirildi

    Son dakika haberi: Milli Savunma Bakanlığı, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı bölgesinde taciz ateşi açan 2 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Teröristlerin taciz atışları cezasız kalmıyor” denildi.

    Kaynak: Haber7.com

  • ‘Akçeli işleri araştıralım’ önerisi Meral Akşener’i çileden çıkardı!

    ‘Akçeli işleri araştıralım’ önerisi Meral Akşener’i çileden çıkardı!

    İYİ Parti’de sular durulmuyor. Parti’nin önceki Mali İşler Başkanı ve Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır ile Genel Başkan Meral Akşener arasındaki “para” tartışmasının yanı sıra, partideki FETÖ, yolsuzluk, taciz gibi iddialar artarak sürüyor.

    Son olarak Akşener’in, “Akçeli işleri araştıralım” önerisi yapan eski Genel Başkan Yardımcısını, ağzını bozarak tehdit ettiği öğrenildi. Akşener’in 12 Haziran 2023 tarihli Genel İdare Kurulu toplantısında (GİK), öneriyi yapan Genel Başkan Yardımcısı ve GİK Üyesi Arzu Önşen’i, “Senin içinden geçerim. Genel Kurulda bu para pul işlerini karıştırırsanız, bu konulara girerseniz sizin içinizden geçerim.” diye tehdit ettiği belirtildi. Önşen’in Akşener hakkındaki şikayet dilekçesine ulaşıldı. Akşener’in tehdidi, Önşen’in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı şikayet dilekçesinde yer aldı.

    İŞTE O ŞİKAYET DİLEKÇESİ

    Önşen’in dilekçesinde, Parti içindeki kıyametin 2023 milletvekili seçimlerinde aday listelerinin açıklanınca koptuğu ifade ediliyor. Dilekçede “Milletvekili seçilmesi garanti olan yerlerde kullanılmış olan Genel Merkez (Genel Başkan) kontenjan adayların parti ve teşkilatlar ile bir alakalarının olmaması, hatta bir kısmının açıklandıkları gün parti üyesi dahi olmaması ve bir kısmının başka partilerin üyesi olduğu yönündeki iddialar ve sosyal medya paylaşımları parti teşkilatlarını ayağa kaldırmıştır” deniliyor.

    PARTİ İÇİNDEKİ TEPKİLERİ GÜNDEME GETİRİNCE İHRAÇ İŞLEMİ BAŞLATILDI

    Seçimlerin kaybedilmesi sonrası yaşanan infial ve tepkileri parti yetkili organlarında gündeme getiren Önşen hakkında ihraç işlemi başlatıldığı belirtilen şikayet dilekçesinde, 12 Haziran 2023 tarihinde yapılan İyi Parti Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısında yaşananlar şu şekilde aktarılıyor: “Tehdit ve hakaret suçlarının işlendiği 12.06.2023 tarihinde yapılan İyi Parti Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısıdır. Şüpheli Akşener anılan toplantının henüz girizgahında “Bu toplantıyı sizin için düzenledim, dökün eteğinizdeki taşları diye başlayarak eleştiriler karşısında nasıl bir tavır takınacağını göstermiştir… Önşen’in toplantıdaki konuşması sırasında, zaman zaman Genel Başkan tarafından sözü kesildiği anlatılan dilekçede, topluluk önünde Meral Akşener tarafından aleni bir şekilde tahkir ve tehdit edildiği belirtiliyor.

    “14 ADAY PARTİLİ DEĞİLDİ”

    Toplantıdaki konuşmasında; İstanbul 3. Bölge 2. sıra adayının vekil listesine konulduğu tarihte parti üyesi olmadığı, Antep 1. Sıra adayını teşkilatın tanımadığı, Kırklareli 1. sıra adayının Mecliste AK Parti adına görev yapmış biri olduğu… bu şekilde tam 14 tane örnek olduğunu, Partinin, partililerin, teşkilatların tanımadığı, onay vermediğini anlatan Önşen’in şikayet dilekçesi devamında milletvekilliği adaylıklarının para karşılığı verildiği iddialarını dile getirdiği bölüm şöyle:

    “En çok anlamadığım ve üzüldüğüm hususta şudur ki; Bu teşkilat seçim çalışmaları esnasında yürüdüğü her yerde, para aldınız, para ile listeler yer değiştirdi, para ile koltuklar alındı verildi cümleleri ile karşılaştı. Sosyal medyada, yazılı ve görsel medyada bu konular günlerce işlendi, gazeteler manşet yaptı. Bunlar yalanlanmadı, bu dedikodular sahipsiz bırakıldı, yok sayıldı. Şüyu vukuundan beter iken esaslı ve güçlü bir şekilde yalanlanmadı. Teşkilatlarımızın başı öne eğdirildi… GİK üyemiz benim yanımda İlçe başkanı ile konuştu ve ‘Abi bu adamın annesi 200 milyon lira verdik ikinci sıra oldu’ diyor. Telefonu 3 kişi canlı dinledik…”

    “SENİN İÇİNDEN GEÇERİM”

    Dilekçede, Önşen’in bu konuşmaları üzerine Akşener’in kendisini parmak sallayarak şu sözlerle tehdit ettiği kaydediliyor: “Arzu, Madem öyle çık karşıma aday ol Arzu. Senin içinden geçerim… Ama genel kurulda bu para pul işlerini karıştırırsanız, bu konulara girerseniz ‘sizin içinizden geçerim’, diyerek müvekkili tüm GİK huzurunda tehdit etmiş; Daha sonra bir kez daha ve bu kere yine parmak sallayarak “Senin içinden geçerim” diyerek tam 3 kere bu hitap ile seslenmiştir.”

    “O… DERLER”

    Ökşen’in “Ben ‘para verdik’ diyenleri GİK kararı ile Disiplin Kuruluna gönderelim. Yaptıkları açıklamaların savunmalarını yapsınlar. Sözleri ve eylemleri partimizi küçük düşürüyor. Gözlerimizi kapayınca bu sorun hallolmuyor, insanlar konuşuyor. Çenelerini kapatmak için GİK olarak bizim bu konu üzerine eğilmemiz ve gereğini yapmamız lazım.” demesi üzerine Akşener’in “Sen biliyor musun? Bizim toplumumuzda bir kadın ve bir erkek yan yana oturduğu zaman kadın için “O…” derler; diyerek Ökşen’e GİK üyeleri huzurunda hakaret ettiği de dilekçede belirtiliyor.

    “TOPLANTININ KAMERA KAYDI VAR”

    Dilekçede toplantıların kamera kaydına alındığı belirtilerek “Şüpheli Genel Başkanın katıldığı tüm GİK toplantıları kamera ile kaydedilmektedir. Bu nedenle ilk önce bu kamera kayıtları ve bunların deşifresini talep ediyoruz.” ifadeleri kullanılıyor.

    KAYNAK: AYDINLIK

    Kaynak: Haber7.com

  • “Bağımlılık tedavisinde Ortadoğu’nun en iyisiyiz”

    “Bağımlılık tedavisinde Ortadoğu’nun en iyisiyiz”

    Uyuşturucu kullanımı dünyanın birçok yerinde gerçek bir sorun olmayı sürdürüyor; ancak sorunun boyutu kültüre, erişime ve mevzuata bağlı olarak büyük ölçüde değişiyor. BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) tarafından açıklanan 2023 Dünya Uyuşturucu Raporu’na göre, 2023’de uyuşturucu kullanımı bozukluklarından muzdarip insanların sayısı 10 yılda yüzde 45 artışla 39,5 milyona fırlamış durumda.

    Yine aynı rapora göre uyuşturucuya bağlı bozuklukların tedavisine yönelik talep büyük ölçüde karşılanmıyor. 2021’de uyuşturucuya bağlı rahatsızlıklardan muzdarip beş kişiden yalnızca biri uyuşturucu kullanımı nedeniyle tedavi görebiliyorken, bölgeler arasında tedaviye erişimdeki eşitsizlikler giderek artıyor.

    Bu korkunç tablonun ardından “şans” olarak adlandırabilir miyiz bilmiyorum ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) sağlık turizminin belki de en önemli ayağına ev sahipliği yapıyor: Bağımlılık tedavisi. Alkol, uyuşturucu ve diğer bağımlılıklardan etkilenen, psikolojik tedaviye ihtiyaç duyan bireyler için 2002 yılında hayata geçirilen Pembe Köşk, markalaşma yolunda hızla ilerliyor. Tedavi yöntemleri ve başarı oranlarıyla dünyadaki sayılı merkezlerin arasına giren Pembe Köşk, dünyanın dört bir yanından gelen hastalar ve danışanlar için umut ışığı oluyor.

    Doğa içinde tatil köyü formatında konuşlandırılmış Pembe Köşk Psikiyatri Hastanesi, doğanın iyileştirici gücünü mahremiyetle birleştirerek, toplumdan izole olmaktan çekinen bağımlılar için bir vaha işlevi görüyor.

    Başta Başhekim Prof. Dr. Mehmet Çakıcı olmak üzere tüm ekip, bağımlıyı ve psikolojik sorunlardan muzdarip bireyleri topluma yeniden kazandırmak, kişinin kendine özel doğru bakımını sağlamak amacıyla “yatan hasta, ayaktan tedavi programlarını, bilinçli yaşam seçeneklerini ve kendini kurtarma yönetimi becerilerini” geliştirerek en güvenilir ve kapsamlı bakım sürekliliği sağlıyor.

    Ruh sağlığı ve bağımlılık tedavisinde KKTC, bölge ülkeler ve dünyanın dört bir yanından gelen hastalar için umut ışığı olan Pembe Köşk’ü ziyaret ettik, Başhekim Prof. Dr. Mehmet Çakıcı’ya bu konuda sorulamayan, merak edilen ne varsa sorduk. Mehmet hoca çok şey anlattı ancak gururlandığımız, Pembe Köşkün karnesi oldu. “Ortadoğu’nun en iyisi” payesini almamız, Hollanda’dan gelen denetim ekibinin Pembe Köşk için verdiği yüzakı rapor, Mehmet hoca ve ekibinin emeklerinin boşa gitmediğini gösteriyor.

    Pembe Köşk’ü bize anlatır mısınız?

    Pembe Köşk Kliniği 2002 yılında Lefkoşa’da kuruldu. İsmiyle geldi diyebiliriz. Lefkoşa’daki ilk binamızın sahibi İngiliz, Pembe (Pink) isimli kızına pembe bir ev yaptırmış. Biz binaya taşınınca o kişilere mektup geliyordu, zarf üzerinde numara yok, sadece Pembe Köşk Lefkoşa yazıyor. Biz de o sıra isim arayışındayız. Biliyorsunuz, Türkiye’deki Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi’nin kısaltması AMATEM. Biz burada Kıbrıs AMATEM desek “KAMATEM” olacak. Bu ismi beğenmedik ve kulağa daha hoş gelen Pembe Köşk’te karar kıldık. 2019’da da şimdiki yerimize taşındık. Burada 17 odamız, havuzumuz, SPA’mız, saunamız, hastalarımızın yürüyüş yapabileceği büyüklükte bahçemiz, şömineli ferah sosyal alanımız ve acil servis başta olmak üzere dünya standartlarına uygun birinci sınıf tıbbi bakım sunan bir yapımız var. En önemlisi de bu işe gönül vermiş, genç dinamik, heyecanlı, işine aşık bir ekibimiz var.

    En çok merak edilenlerin başında bağımlılık tedavisi geliyor. Mahremiyeti olan, kolayca dile getirilemeyen bir sorun olduğu için halkımız bu konuda yeterli bilgiye sahip değil. Bağımlılık tedavisi nasıl yürütülüyor? Bağımlılık ve psikolojik sorunlardan muzdarip kişilerin topluma sağlıklı adaptasyonları noktasında neler yapılıyor?

    Bağımlılık ve bağımlılığın yarattığı davranış bozuklukları sadece aileleri değil, tüm toplumu etkileyen bir sorun. Bağımlılığın yarattığı davranış bozuklukları olan kişileri rehabilite etmez, dışarıda gezdirirseniz zararı herkese dokunur. Kuzey Kıbrıs’ta uyuşturucuya bağlı suçlarda son yıllarda yaşanan ciddi artış göz önüne alındığında, uyuşturucu kullanımı ardındaki nedenlerin, risk faktörlerinin belirlenmesi, tedavisi ve rehabilitasyonu çok önemli bir meseledir. Madde kullanım bozuklukları genellikle kronik durumlar olduğundan, hastaların yatılı olarak multidisipliner, biyolojik, psikososyal yaklaşım kullanılarak uzun süreli bakıma ihtiyaçları vardır. Uyuşturucuyla mücadele, önleme, eğitim, tedavi ve rehabilitasyon alanlarındaki paydaşların eş zamanlı katılımını gerektiren bütünsel bir süreçtir. Biz Pembe Köşk’te hastalarımızı sadece tedavi etmiyoruz, onları sosyal aktivite ve eğitimlerle geliştirmeye, bağımlılığın oluşturduğu o boşluğu doldurmaya çalışıyoruz. Önleme programlarıyla, kazanılan yaşam becerileri ile bireyleri madde bağımlılığından tamamen uzak tutmayı hedefliyoruz. Her gün kişiye özel psikoterapilerimiz, bireysel görüşmelerimiz ve grup terapilerimiz var. Madde bağımlıları ve bağımlılık riski taşıyanlar, klinik psikologların ve bağımlılık alanında uzman kişilerin yer aldığı rehabilitasyon süreçleriyle destekleniyor.

    Genel bağımlılık tedavisi bağlamında öncelikle detoksifikasyon, ardından da rehabilitasyon ve nüksetmenin önlenmesi hedefleniyor. Bu hastaların çoğu aynı zamanda bazı zihinsel sağlık sorunlarına da sahiptir. Çoğu hastada, genellikle “diğer madde kullanım bozuklukları”, “duygudurum bozuklukları” veya “kişilik bozuklukları” olmak üzere eşlik eden hastalıklar vardır. Bağımlılık psikiyatristleri, klinik ve danışmanlık psikologları, uzman hemşireler, mesleki terapist ve uzman bir terapistten oluşan deneyimli multidisipliner bir ekibin bakımı altında yatılı tedavi görerek bağımlılıktan kurtulurlar.

    Devlet yatılı tedavi masraflarını karşılıyor mu? Sosyal güvencesi olsun ya da olmasın her bağımlı size başvurabilir mi?

    Kıbrıs’ta ve dünyada büyük tehlike oluşturan uyuşturucu sorununa karşı özellikle çocuk ve gençlerin korunması konusunda herkese görev düşüyor. Bir dönem devletle anlaşma olmamıştı, o dönem sadece parası olanlar tedavi olabiliyordu. Bizim şu an Sağlık Bakanlığı’yla bir protokolümüz var. Dolayısıyla sosyal güvencesi olsun olmasın herkesi tedavi ediyoruz. Tabi öncelikle bu kişilerin Sağlık Bakanlığı’nca oluşturulan bir kurula girmesi, kurul tarafından buraya yönlendirilmeleri gerekiyor. Az önce de söylediğim gibi uyuşturucu ve alkol bağımlılığı, toplumu tümden etkileyen bir durumdur. Bu kişiler tedavi edilmediklerinde suç potansiyelleri yüksektir. Çok zor bir hastalıktan söz ediyoruz.

    O yüzden bağımlılıkla mücadelede mücadelenin kazanılması için tüm kurum ve kuruluşların, hatta toplumun her bireyinin birlikte hareket etmesi zorunludur. Bu zorunluluk, ilgili kurumları, edinilen bilgi ve tecrübenin paydaş kurum ve kişilere aktarılmasını sağlayacak bilimsel süreçleri uygulamaya itmektedir. Sosyal müdahale ve politikalar, psikososyal destek programları, hem kamu hem de özel sektörde tedavi ve rehabilitasyon kapasitesinin güçlendirilmesi atılacak en önemli adımlardır. Bağımlı bireyler bu rehabilitasyonlar sayesinde temel yaşam becerilerini geliştirecek, daha sağlıklı, daha verimli bir yaşam sürdürebileceklerdir.

    Pembe Köşk’ü, diğer merkezlerden ayıran nedir?

    2002’de uyuşturucu tedavisinde bir ilacı Ortadoğu’da ilk kullanan biz olmuştuk. Avustralya Devlet Protokolüne uygun olarak kullanmıştık bu ilacı. Hatta o dönem Türkiye’deki gazetelere manşet olmuştuk. 2003-2007 yılları arasında bağımlılıktan muzdarip tüm Rumları ben tedavi ettim diyebilirim. O kadar yoğunluk olmuştu ki kliniğe Rum psikolog almak durumunda kalmıştım.

    Öte yandan, bu işin hem tedavi, hem de eğitim kısmı var. Biz Pembe Köşk’te sadece hastalara hizmet vermekle kalmıyor, aynı zamanda psikoloji eğitimi alan bireylerin mesleki erişkinliğe ulaşmaları yolunda büyük destek sağlıyoruz. Örneğin NAADAC eğitimi… ABD’deki NAADAC tarafından yürütülen “Psikoaktif Madde Bağımlılığı Sertifika Programı”nın akreditasyonunu alarak Kıbrıs’ta “madde bağımlılığı danışmanlığı” eğitimlerini başlattık. Bağımlılıkla ilgili uzmanlaşmak için bu eğitim şart. Onun yanısıra Adli Psikoloji, Klinik Görüşme Teknikleri gibi eğitimlerimiz ve staj programlarımız var. Stajlar hastanede oluyor. Öğrenci en iyi okullarda lisans eğitimini almış olsa da mezun olduğunda zorlanabiliyor. Biz burada terapi nasıl yürütülür, ilk gün ne konuşulur, ikinci, üçüncü gün ne konuşulur modül modül onları öğretiyoruz.

    Avrupa’da grup tedavileri haftada 2’dir. Bizde her gün grup ve teke tek terapi vardır. Bizim hastalarımızı günde 4-5 uzman görüyor. Hem tıbbi, hem psikolojik, hem de otelcilik hizmeti veriyoruz. Bağımlılarda geçici akıl hastalıkları da görülebiliyor. O nedenle donanımlı bir ekiple psikolojik destek de veriyoruz.

    Geçtiğimiz günlerde Hollanda’dan sağlık ekipleri gelerek bizi denetlediler, çok da başarılı buldular. Hollanda’daki merkezlerle kıyaslandığında üstün olduğumuz yönler olduğunu ortaya koydular, mutlu olduk. Onlar Avrupa sisteminde, biz ise Amerikan sisteminde tedavi uyguluyoruz. Ayrıca akademik dergimiz var.

    Almanya Wiesbaden Psikoterapi Akademisi (WIAP) onaylı “Pozitif Psikoterapi” iznimiz var. Biz 2005’ten itibaren bunun eğitimini veriyoruz. Diploma da Almanya’dan… Yani bu eğitimi alan Almanya’dan diploma almış oluyor. Doktoraya eşdeğer bir eğitim… Görüşme teknikleri, adli psikoloji gibi eğitimlerimiz de olduğu için bu noktada yurtdışına muhtaçlığımız çok azaldı. Kendi dünyamızı kurduk diyebiliriz.

    Biz her türlü işbirliğine açığız. Örneğin bir belediye bağımlılık veya psikolojik sorunlarla ilgili bir sempozyum yapacaksa biz gönüllü katkı koyarız. Ki Bakanlıkların kimi zaman böyle talepleri olmuştur. Pandemi döneminde de, hepimizi derinden etkileyen Şubat depreminin ardından da bu hizmetleri ücretsiz verdik. Şu anda Kıbrıs’ın yanı sıra, Türkiye’den, Almanya’dan, Hollanda’dan, Belçika’dan hastalarımız geliyor. Onları havaalanında karşılıyor, tedavilerini yapıyor, ülkelerine uğurluyoruz. Sağlık turizminde en az tüp bebek, diş, saç ekimi gibi önemli bir yer yere sahibiz ancak üye olamadık.

    “İÇKİYİ, UYUŞTURUCUYU, KUMARI AŞIYLA BIRAKTIRIYORUZ”

    Yine çok merak edilen bir soru: Bağımlılık tedavisinde bir aşıdan söz ediyorsunuz. Bu aşıyla yürüttüğünüz tedavinin başarı ortalaması nedir?

    Tedavinin bir bütün olduğunu söylemiştim. Burada 10 gün kalanın başarı oranı yüzde 20’dir. Bir ay kalanın başarı oranı yüzde 50’dir, üç ay kalanın başarı oranı ise yüzde 80’dir. Buna ilaveten bir de sadece bizim kullandığımız aşı tedavimiz var. Tüm uyuşturucu, alkol bağımlılıklarında kullanıyoruz. Eczacılar Birliği’nden aldığımız izinle getiriyoruz. Bu aşılar 3 ay koruyucu, molekülü güçlü aşılar. Aşı olduysanız içki içemiyorsunuz, uyuşturucu kullanamıyorsunuz. Yukarıdaki oranlara bir de aşı eklenince başarı şansı yüzde 20’şer daha artıyor. Bu aşıları kumar için de kullandığımız oluyor. Nasıl oluyor derseniz; Parkinson hastalarının çok kumar oynadığı ortaya çıkmış. Araştırılınca bunun dopaminden kaynaklandığı anlaşılmış. Dopamini kontrol edince bağımlılığa iyi geliyor. 100’den fazla hastada bunu kullandık, başarılı sonuçlar aldık. Bunlar gelişigüzel kullanılacak ilaçlar değil, kontrolle kullanabilecek ilaçlar… O yüzden bağımlılık tedavisi için gelen hastalarımıza en az bir ay kalmalarını salık veriyoruz. En iyi başarı üç ay ve üstündedir. Şunu da söyleyeyim, Ortadoğu ve bölgede başarı oranı en yüksek merkez biziz zira diğer ülkelerdeki merkezlerin hasta yoğunluğu hizmette aksamaya neden olurken, bizi hem teorikte, hem pratikte öne geçiriyor.

    Uzman Klinik Psikolog Nur Şeyda Peker: “Kişilerin hayattan ve kendilerinden umudu kestikleri anda hayatlarına dokunabilmek, onları içine düştükleri girdaptan kurtarabilmek çok değerli bir hizmet. Bizler Pembe Köşk’ü işyeri olarak görmüyoruz. Burası bizden psikolojik ve bağımlılık alanında yardım isteyenlere yardım elini uzattığımız bir yer. Kumar bağımlılığı, alkol bağımlılığı, madde (kokain, extasy, eroin, esrar, bonzai, karışık madde) bağımlılığı, internet bağımlılığı, depresyon, kaygı bozuklukları (sosyal fobi, yaygın anksiyete, fobiler, panik atak), öfke kontrolü, özgüven eksikliği, aile/ilişki problemleri (pozitif psikoterapi kapsamında), durumsal kriz ile başa çıkma becerileri, ergen danışmanlığı gibi alanlarla hizmet veriyoruz.”

    Uzman Psikolog Şefika Pirinçoğlu: “Burada haftanın 5 günü 11.30-12.30 saatleri arasında psikoeğitim toplantıları yapıyoruz. Bu eğitim, hastanın rahatsızlığı, rahatsızlığını tetikleyen etmenler ve terapi esaslarıyla ilgili bilgi vermeyi içeriyor. Bu eğitimler sosyal açıdan çok kıymetli. Bunlara ilaveten psikodrama çalışmalarımız oluyor. Burada bir anlamda kişinin ruh dünyası ortaya konuyor. Her grubun dinamiği farklı olduğu için her çalışma farklı tecrübe ve farkındalık sunuyor. Hastalar burada “bunu yaşayan sadece ben değilmişim” farkındalığıyla karamsarlıktan sıyrılabiliyor. Hayatına nasıl devam edeceğiyle ilgili umut geliştiriyor. Kişi kendi doğrusunu keşfediyor. Bunları ortaya çıkarmak çok kıymetli…”

    Psikolog Atakan Taşkıran: “11 aydır Pembe Köşk’te çalışıyorum. Görevim Eğitim Koordinatörlüğü. Burada yüz yüze ve online programlarımız var. Staj yapmak isteyenlere gizlilik sözleşmesi gönderiyor, hastaların onayını alarak programa dahil ediyoruz. Ayrıca NADAAK Madde Bağımlılığı Eğitim Programımız var. Sadece Türkiye’den değil, Avrupa’dan da katılım oluyor. Bu eğitimleri Prof. Dr. Mehmet Çakıcı, Prof. Dr. Ebru Tansel ve Yrd. Doç. Dr. Ayhan Çakıcı Eş veriyor. Buna ilaveten “Klinik Görüşme” eğitimimiz var. Öğrencilerin yetişmesine katkıda bulunuyoruz.”

    Uzman Psikolog Şimay Erdemirci: “Sabah 10.00-11.00 arasında “Günaydın” toplantıları yapıyoruz. Günaydın toplantılarında genelde nasıl uyuduklarını, iştah durumlarını soruyoruz. Tedavinin ilk başlarında iştahta, uykuda sorun olabiliyor. Bunları dengeye almak çok önemli. Sonrasında bir konu belirleriz. Bunlar, güven-umut-sevgi olabilir. Bu konular hakkında konuşuruz, geleceğe nasıl baktıklarını sorarız. Bu toplantılarda hastanın gözlerine bakma şansımız olur. Onları oldukları gibi kabul eder, yargılamadan anlamaya çalışırız. Empati kurmak terapide çok önemli bir faktör. Psikoloğun danışanını anlayabilmesi onunla terapotik bir ilişki kurmak için gereken bir unsur. Empati kurmak sadece danışanın dediğini duymak değil, aynı zamanda diyemediklerini de anlayabilmek…”

    Uzman Psikolog Gamze Beyoğlu: “Bağımlılıktan kurtulmak isteyen ve psikolojik destek arayanların umut ışığı oldu Pembe Köşk. İstatistiklerden de görüldüğü üzere bağımlılık ve psikolojik rahatsızlıklar son dönemde büyük oranda arttı. Mahremiyet sağlayan fiziki yapımız ve deneyimli ekibimiz ile canla başla çalışarak hastalarımızı tedavi ediyoruz. Bağımlılık tedavisinde, kişinin kullandığı maddeye karşı duyduğu isteği kontrol altına alabilmesinin yanısıra, düzenli bir hayata devam edebilmesi için gerekli şartların oluşturulması gerekiyor. Biz burada aynı zamanda kişilerin olaylarla baş etme ve olumsuz duyguları kontrol etme becerisini de geliştiriyoruz. Bunlara ilaveten her türlü psikolojik desteği veriyoruz. Yüz yüze ya da online tedavi seçeneklerimiz bulunuyor. Çift terapisi, aile danışmanlığı, yaygın anksiyete bozukluğu, depresyon gibi alanlarda da destek vermekteyiz. Hastanemizin sitesinden bizimle iletişime geçilebilir.”

    Asistan Mehmet Ali Kocabaşoğlu: “ODTÜ Psikoloji Bölümü son sınıf öğrencisiyim. Zorunlu staj yapmak üzere geldiğim Pembe Köşk’te şimdi gönüllü stajyer olarak görev yapıyorum. Mesleki açıdan kendimi en çok geliştirebileceğim yerdeyim. Öğrencilere bu imkanın veriliyor olması büyük kazanım. Mezun olunca da burada görev yapmayı düşünüyorum.”

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com