MİT, Suriye’de askeri birliklere saldırıları planlayan, terör örgütü PKK/YPG’nin sözde Tabka sorumlularından Ömer Abdullah el Dahham’ı operasyonla etkisiz hale getirdi.
KAYNAK: Yeni Şafak

MİT, Suriye’de askeri birliklere saldırıları planlayan, terör örgütü PKK/YPG’nin sözde Tabka sorumlularından Ömer Abdullah el Dahham’ı operasyonla etkisiz hale getirdi.
KAYNAK: Yeni Şafak

Yaşlıların korunması, desteklenmesi ve yaşamlarının kolaylaştırılması için uygulanan Yaşlı Destek Programı (YADES) yaygınlaşıyor. YADES programındaki son durumu Yeni Şafak’a anlatan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, il ve ilçe belediyelerinden alınan toplam 48 yeni proje başvurusunun değerlendirme sürecini tamamladıklarını söyledi.
YADES’in 2016’dan beri yürütüldüğüne dikkat çeken Bakan Göktaş, “YADES ile evde bakım, gündüz bakım, evde sağlık, manevi destek, gönüllülük faaliyetleri gibi çeşitli hizmet modelleriyle bütünleşik bakım hizmetlerini geliştiriyoruz. YADES kapsamında yaşlıların yaşamlarını kendi evlerinde, ailelerinin yanında sürdürebilmeleri için belediyelerin evde bakıma destek ve gündüzlü bakım hizmetlerini desteklemek için hazırladıkları projelere bugüne kadar toplam 39 milyon TL finansman desteği sağladık.
35 belediye tarafından hazırlanan 61 farklı proje ile 87 bin 797 hanede 128 bin 491 yaşlımıza ulaşarak evde bakıma destek, psiko-sosyal destek ve kültürel faaliyet hizmetleri sunduk” dedi. YADES’i ülke genelinde yaygınlaştırma çalışmaları kapsamında il ve ilçe belediyelerinden alınan toplam 48 yeni proje başvurusunun değerlendirme sürecini tamamladıklarını söyleyen Göktaş, “Bu kapsamda Şanlıurfa, Gaziantep, Balıkesir, Sakarya, Çankırı, Malatya, Afyon, Kars illerinden 13 yeni proje için 6 milyon 205 bin TL kaynak aktardık. Böylelikle 13 belediye tarafından 2024 yılı içerisinde yürütülecek YADES projeleri dahil 74 YADES projesine aktardığımız kaynak tutarı toplamda 45 milyon TL’ye ulaştı” ifadelerini kullandı.
KAYNAK: Yeni Şafak

İslam, vatan, millet ve bayrak gibi kutsal değerlere büyük önem vermiş ve bu değerlerin korunması için de, gerektiği zaman canın feda edilmesini bir vazife olarak insana yüklemiştir. Peygamberlik mertebesinden sonra gelen ilk mertebeye İslam’da şehitlik mertebesi denir. Allah, şehitliğin mükafatını kendisi verir. Şehitler ilahi nimetlerin sonsuzluğuna erişmek için daima diridirler. Ruhları, Allah katında üstün makam ve mevkilere erişirler.
Kur’an-ı Kerim’de şehitlikten bahsedilen ilk ayet Bakara Suresi’nde yer almaktadır. Yüce Allah: “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin, zira onlar diridirler, fakat siz bunun farkında değilsiniz” buyurur. Önemli kelam ve tefsir alimlerinden Fahreddin er-Râzî’nin yaptığı açıklamalara göre Bedir’de şehit olan on dört Müslüman’la ilgili ashap falanca filanca öldü demişlerdi. Kâfirler, müşrikler ve münafıklar da, kendi aralarında, bu insanlar din ve Hz. Muhammed (sav) uğruna karşılıksız yere kendilerini öldürüyorlar, şeklinde konuşmuşlardı. Bunun üzerine Yüce Allah bahsi geçen ayetle şehitler hakkında, ölüler denilmesini yasaklamıştır. Zira Allah sevaplarını kendilerine ulaştırmak için şehitleri tekrar bedenleriyle birlikte diriltmiştir ki bu durum itaatkâr kullara aldıkları sevabın kabirlerinde bile ulaştığına işarettir. Zira herhangi bir canlının var olması için vücut şart değildir. Al-i İmran Suresi’nde şehitlerin diri olduğundan bahseden bir ayet de şudur: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar.”
Kur’an’da şehitlere verilen mükafatlardan bahseden ilk ayet, Al-i İmran Suresi’nde yer alır: “Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, size Allah’tan onların topladıklarından hayırlı bir mağfiret ve rahmet vardır.” Bu ayet-i kerimede Allah yolunda ölme veya öldürülmenin yaşamaktan, insanların bu dünyada kazandıkları mal, makam, güç ve dünya menfaatlerinden çok daha iyi olduğu haber verilir. Zira şehitlikte Allah’ın bağışlaması ve rahmeti vardır ki bu insanların kazandığı pek çok şeyden daha iyidir. Allah müminleri, bu affedilme ve merhamete yönlendirirken bunu şahsi üstünlüklerine veya insani değerlere göre değil, Allah’ın katında olanlara bırakıyor. Burada müminlerin kalplerini bizzat kendi rahmetine bağlıyor ki bu durum insanların bağlandığı değerlerden ve bütün kazandıkları şeylerden daha iyidir. Görüldüğü gibi bu ayette şehitlik makamının dünya malı, para ve makamından çok daha üstün olduğu vurgulanmıştır.
Yine Al-i İmran Suresi’nde şehitlerle ilgili, “Allah’ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar” buyrulur. Bu durum da şehitlikte Allah’ın kuluna bir yardımı, nimetlere mazhar kılması ve diğerlerinden üstün tutmasıdır. Buna göre şehitlere, geride hayatta kalan müminlerin veya gelecekte şehit olacakların nihayet korku ve üzüntüden kurtulup mutlu olacakları müjdelenince onlar buna çok sevinirler. Demek oluyor ki, Yüce Allah geride kalanların üzüntü ve sıkıntılarını da şehitlere bildirmeyecek veya bildirdiği şekilde onları o üzüntüden koruyacak. Çünkü onlar kendilerine hiçbir korku olmayanlar ve üzülmeyecek olanlardır. Buna göre şehitler dünyadaki sevdiklerinin sevinçlerinden haberdar olup mutlu olurlar.
Kur’an-ı Kerim’de şehitlere verilen mükâfatlardan bahsedilen son ayetler de Muhammed Suresi’nde yer alır. Yüce Allah şöyle buyurur: “Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmaz. Allah onları muratlarına erdirecek, gönüllerini şâd edecek. Onları, kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.”
Buna göre Yüce Allah şehitleri doğru yola kavuşturup durumlarını iyileştirecek kendilerini vaat edilen cennete yerleştirecektir. Çünkü Allah, yolunda savaşanları memnun olacağı işlerde başarılı kılar, onların dünyada ve ahirette durumlarını iyileştirerek vaat ettiği cennetlerine koyar. Onlar da cennetteki yerlerini görünce dünyadaki yerleri gibi hatırlayacaktır. Yani Allah yolunda öldürülenler daha önce, onların şehit olacaklarını bilen Allah’ın lütfu ile bu kıvama gelmekte, öldükten sonra da Allah’ın dünyada iken kitabında anlattığı veya oraya girdikten sonra tanıtacağı cennete girmektedirler. Buna göre Allah şehitlerin yaptıklarını boşa çıkarmayıp dünyada ve ahirette mutluluğa erdirecektir.
KAYNAK: Yeni Şafak

Son dönemde bazı öğrencilerin para kazanmak amacıyla, kendilerine ait banka kartı ve hesapları şüpheli kişi ile suç gruplarına kiraladığı ortaya çıktı. Yasa dışı paranın dolaşıma girdiği yöntemlerden birinin de temiz hesap üzerinden yapılan işlemler olması üzerine emniyet güçleri harekete geçerken, YÖK Başkanlığı da konuya ilişkin üniversitelere yazı gönderdi. Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’nca tüm üniversitelere gönderilen yazıda, “Banka hesaplarınıza ait şifre ve bilgileri para karşılığında kimseyle paylaşmayın! Başkasının suçuna ortak olmayın! Aksi takdirde sorumlu tutulacağınızı unutmayın” uyarısı yapıldı. YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Metin Topçuoğlu imzalı yazı, öğrencilere mail ve SMS yoluyla da iletildi. Öte yandan sanal kumar ve uyuşturucu çetelerinin suç gelirlerini başkalarına ait temiz hesapları kullanarak dolaşıma soktuğu gerekçesiyle bazı ailelerin şikayetçi olduğu belirtiliyor.
KAYNAK: Yeni Şafak

Hazine ve Maliye Bakanlığından edinilen bilgilere göre, Resmi Gazete’de bugün yayımlanan düzenlemelerle, yasa dışı bahisle mücadele kapsamında şans oyunları vergi (ŞOV) oranları değiştirilirken, dağıtılacak ikramiye oranı yüzde 83’ten yüzde 93’e çıkarıldı.
Yükümlü kuruluşlardan gelen şüpheli işlem bildirimleri üzerine analiz çalışmaları yapan MASAK, yükümlülerden yasa dışı bahis şüphesiyle bildirilen işlemleri Bakanlığın “oluruyla” erteleyerek analiz ediyor.
Stratejik analiz çalışmalarıyla da yasa dışı bahisle mücadele eden MASAK, bu yolla büyük veri kümelerini inceliyor. Binlerce kişinin finansal hareketleri çeşitli algoritmalar yardımıyla analiz edilerek, suç şüphesi içeren durumlar, ilgili mercileriyle paylaşılıyor. Bu yöntemle, özellikle büyük bahis baronlarının milyonlarca dolarlık kripto varlığına el konulması sağlandı.
Öte yandan, Emniyet Genel Müdürlüğü veya adli mercilerden gelen analiz ve inceleme talepleri de MASAK tarafından değerlendirilerek soruşturmalara katkıda bulunuluyor. MASAK, bahis çeteleriyle yapılan tüm mücadelelerde görev üstlenirken, tüm bu süreçlerde gerek kolluk gerekse adli mercilerle sıkı işbirliği ve koordinasyon sağlanıyor.
KAYNAK: Yeni Şafak

Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın (WWF-Türkiye) Türkiye’nin Yarınları Projesi Sonuç Raporu, iklim değişikliğinin Türkiye’yi nasıl etkileyebileceğine dair çarpıcı öngörüleri paylaştı. Rapor, önümüzdeki yıllarda sıcaklık artışının sınırlı kalacağı ancak 2030’lu yılların sonundan itibaren hızla yükseleceğini belirtiyor.
Bu değişimle birlikte kış mevsiminde 4°C, yaz aylarında ise 6°C’ye kadar varabilecek sıcaklık artışları bekleniyor.
Türkiye genelinde kış yağışlarında azalma yaşanırken, yalnızca Kuzey Anadolu’nun doğu yarısında artış gözlemleneceği öngörülüyor. İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı’na göre ise ülkemizde yıllık ortalama sıcaklık gelecek dönemlerde 2,5°-4°C arasında artacak.



İklim değişikliğiyle ilgili sorunlar karşısında sürekli üzgün ve geleceğe dair umutsuz hissetme, stres düzeyinde artış, endişe veya depresyon gibi duygusal değişikliklere sahip olabilirsiniz.

İklim değişikliğiyle ilgili endişeler, insanlar arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyerek sosyal izolasyona yol açan temel bir sebeptir. İklim kaygısı nedeniyle çevrenizle bağlantı kurmaktan kaçınma veya sosyal etkileşimde azalma gözlemliyorsanız bu maddeye dikkat etmenizde fayda vardır.

İklim değişikliği düşüncelerinize, günlük görevlerinize odaklanmanızı zorlaştırabilir.

Doğal çevre ile bağlantıda azalma olabilir veya doğal alanlara ilginizi kaybetmiş olabilirsiniz.

Sürekli iklim değişikliği konusunu düşünüyor ve bu konuda endişe duyuyor olabilirsiniz. Dikkat edin bu düşenceler takıntı haline gelebilir.
İklim değişikliğiyle ilgili düşünceler nedeniyle uyku düzeninizde bozulmalar, baş ağrıları, mide rahatsızlıkları gibi stresin fiziksel belirtileri, enerji kaybı ve genel bir halsizlik durumu başlamış olabilir.
KAYNAK: Yeni Şafak

Altıeylül Belediyesi Konakpınar’da gerçekleştirmiş olduğu projeyle doğaseverleri buluşturuyor. Ormanın içerisinde bulunan tesiste doğa yürüyüşü yapabilir, ağaçların üzerinde bulunan macera parkında da hem çocuklarınız hem sizler keyifli bir zaman geçirme fırsatı bulacaksınız.
Altıeylül sınırları içerisinde bulunan tesiste, 10 adet 45 m² ahşap ev ve 2 adet 105 m² villa tipi odalarıyla göz dolduruyor. 8 odalı otel odasıyla da hizmet verecek olan Konakpınar Gençlik Merkezi toplam 33 dönüm arazi içerisinde restoran, çocuk oyun parkı, yürüyüş parkuru, macera parkı ve taş bina bulunuyor.

Konakpınar Gençlik Merkezi’nde gösterişten uzak bir tarzda dekora edilen odalarda ise klima, giysi dolabı, banyo, tuvalet ve mini buzdolabı bulunuyor. Doğa içerisinde bulunan tesiste meditasyon yapmak veya kısa gezilerle çevreyi dolaşmak oldukça keyifli. Konakpınar Gençlik Merkezi’nde tesise ait otopark bulunuyor. Böylece otomobili ile beraber seyahat eden misafirler rahatça araçlarını bırakacak yer bulabilirler.
Rezervasyon yaptırmak isteyen vatandaşlar; 0266 269 11 00 numaralı telefondan ulaşılabilir. Tekli oda kahvaltı dâhil 900 TL olup, 2 yataklı oda kahvaltı dâhil kişi başı 600 TL’dir. Konakpınar Gençlik Merkezi’nde öğle-akşam yemeği bulunmazken tesiste mangal yakmakta yasak.


KAYNAK: Yeni Şafak

Yılın son dolunayı önceki gece Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde kartpostallık görüntüler verdi. İstanbul’da dolunay, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi ile birlikte görüntülendi. O anlar görenleri mest etti.
KAYNAK: Yeni Şafak

Hz. İsa’nın doğduğu Filistin Beytüllahim’deki Noel kutlamaları sırasında yaptığı “Eğer İsa, bugün doğsaydı. İşgal altında yaşayan bir ailede onların kaderini paylaşmış bir mülteci olarak enkaz altında doğardı” şeklindeki konuşmasıyla bütün dünyada ses getiren Luteryen Noel Kilisesi Papazı Dr. Munther İshak, Yeni Şafak’a konuştu.
Bu yıl geçit törenleri, çam ağacı süslemeleri ve partiler gibi dini olmayan diğer pek çok etkinliği iptal ettiklerini anlatan Papaz İshak, Filistin topraklarındaki pek çok kilise ile birlikte Gazze için özel dualar ettiklerini söyledi. Noel zamanı dünyanın dikkatinin yöneldiği Beytüllahim’den, bu dikkati savaşın durması gerektiği, zulmü durdurmanın etik bir sorumluluk olduğu gerçeğine yönlendirmek için kullandıklarını belirtti.
Papaz Munther İshak, Gazze’de yaşanan soykırımı görmeyerek, saldırılara destek olan Batı’yı da çok sert eleştirdi: “Hristiyan dünyasına kızgınız ve ikiyüzlülüğü açıkça görüyoruz. Ve özellikle Orta Doğu’daki Hristiyanlara baktıklarını iddia eden Hristiyanları bizi insan olarak görüp görmediklerini sorguluyoruz. Hiçbir açıklamayı duymak istemiyorum. Çünkü gerçekten Orta Doğu’daki, Filistin’deki Hristiyanların durumunu önemsemiyorlar, bizi görmezden geliyorlar.”
İsrail işgali ve Filistin direnişini din savaşı olarak görmenin doğru olmadığını vurgulayan Luteryen Noel Kilisesi Papazı, “Bu dini bir savaş değil. Müslümanlar ve Yahudiler arasında bir savaş değil. Filistinliler olarak bizim sorunumuz Yahudilerle değil, topraklarımızı sömürgeleştirmeye alışan hareketle ilgili. İsrail bütün Filistinlilere eşit davranıyor. Bu yüzden şu anda Filistinli bir papaz olarak bile 16 kilometre uzakta olmama rağmen Beytüllahim’den Kudüs’e gidemiyorum. Çünkü yasak. İsrail apartheid politikaları, ister Müslüman ister Hıristiyan olsun, Yahudi olmayan herkese karşı ayrımcılık çerçevesinde gerçekleşiyor. İsrail, yıllardır Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da kiliselerimizi hedef alıyor. Hristiyan Filistinlilerin özel mülklerini ellerinden alıyor, topraklarına el koyuyor. Filistinliler işgalin aynı etkilerinden muzdarip” dedi.
Papaz Munther İshak, İsrail’in Gazze’de de Müslüman ya da Hristiyan ayırmadığını söyleyerek, “Gazze’de birçok Filistinli Hristiyan öldürüldü, kiliselerimiz bombalandı. Gazze’de arada sırada konuştuğumuz ve mesajlaştığımız arkadaşlarımız var. Şu anda çok travmatize olmuş durumdalar. Onlar çok sıkıntı içinde yaşıyorlar, her an hayatlarını kaybetme korkusu yaşıyorlar. Çok az yemek, su ve neredeyse yok denecek elektrik ile yaşamaya çalışıyorlar. Onların durumu korkunç. Ortodoks Kilisesi’nin bombalanması ve diğerlerinin kilisede veya kilisenin dışında vurulmasıyla Gazze’deki Hıristiyan cemaatinin çoğunu kaybettik. Ve kalanların neredeyse hepsi evlerini kaybetti” şeklinde konuştu.
Papaz İshak, Gazze’de Hamas yönetimi nedeniyle Hristiyanların dinlerini yaşayamadığı, Noel kutlamaları yapamadığı iddialarını da değerlendirdi. “Herkesi internete 2021-2022 Gazze Noel kutlaması yazmaya çağırıyorum” diyen İshak, şöyle devam etti: “Bir sürü şenlikler göreceksiniz. İnternette gördüğünüz o fotoğraflar, sevinç görüntüleriydi. Ancak şu anda ne yazık ki Gazze’nin dünyada cehenneme döndüğünü görüyoruz. İsa’nın doğduğu topraklardan, Beytüllahim’den bu Noel’de herkese sesleniyoruz, ateşekes istiyoruz.”
KAYNAK: Yeni Şafak

ABD’de elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın bir fabrikasında “arızalı” bir robotun saldırısı sonucu bir mühendis yaralandı. New York Post gazetesinin haberine göre, 2021’de, Austin kentindeki bir Tesla fabrikasında, bir yazılım mühendisinin “arızalı” robotun saldırısına uğradığı ortaya çıktı. Fabrikadaki görgü tanıklarının, The Information internet sitesine yaptığı açıklamada, üretim alanında alüminyum araba parçalarını taşımak için tasarlanan robotun metal pençelerini sırtına ve koluna batırdığı ve sıkıştırdığı mühendisin yaralandığını kaydetti. Tanıklar, mühendisin robottan kurtulmaya çalıştığı sırada diğer çalışanın “acil durdurma” tuşuna bastığını aktardı. Olayda, robotun müdahalesi sonucu mühendisin sol elinde küçük kesik oluştuğu kaydedildi.
The Information’ın ulaştığı kaynaklara göre, Tesla fabrikasındaki “seri üretim” talepleri, güvenlik aksaklıklarına yol açıyor. ABD İş Sağlığı ve Güvenliği İdaresine bildirilen “yaralanma” raporuna göre ise 2022’de söz konusu fabrikadaki her 21 çalışandan biri, çeşitli yaralanmalara maruz kalırken, ABD’deki otomobil fabrikalarında ise her 38 işçiden biri iş yerinde yaralanıyor. Ayrıca The Information’ın incelediği raporlarda da Tesla fabrikasındaki çalışanların, amonyak gibi zehirli maddeler nedeniyle çeşitli rahatsızlıklara maruz kaldığı tespit edildi. Aynı fabrikada bir işçi 2021’de “sıcak çarpması” sonucu hayatını kaybetmişti.
KAYNAK: Yeni Şafak