Blog

  • Tehdidi kabul etmedi

    Tehdidi kabul etmedi

    OĞUZHAN ÜRÜŞANRA

    Hakem Meler’e yumruk atan Koca, Meler’i tehdit ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Koca, “Tehdit kısmı doğru değil. Hayatım boyunca ilk defa birine fiziki müdahalede bulundum. Üzgünüm. Kamuoyuna üzüntülerimi ifade ettim. Mahkeme huzurunda bir kez daha üzüntülerimi iletiyorum” dedi.

    TEHDİDİ DUYDUM

    Tutuksuz yargılanan sanıkların ardından söz alan hakem Halil Umut Meler, tehdit sözünü duyduğunu, şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini bildirdi. Duruşmada tanık olarak dinlenilen hakem Kerem Ersoy ise “Aynı maçta hakem olarak görev yapmaktaydım. Maç sonu Meler’in yanında dururken Faruk Koca yumruk attı” dedi. Ersoy, Koca’nın kendilerine yönelik, ‘Sizi bitireceğim’ ve Meler’e de ‘Seni öldüreceğim’, dediğini iddia etti. Ersoy, diğer iki sanığın da yere düştükten sonra Meler’e tekme attığını söyledi. Mahkeme Şubat’a ertelendi. Koca’nın kasten yaralama ve tehdit suçlarından 13 yıl 1 ay 15 güne kadar hapsi isteniyor.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Seni arıyorum uydur bir şeyler

    Seni arıyorum uydur bir şeyler

    Fon vurgunu davasının tutuklu sanıkları eski Denizbank Şube Müdürü Seçil Erzan ile çantacılığını yapan Ali Yörük arasındaki yazışmalarda, milyonlarca dolar veren insanların nasıl kandırıldığı deşifre oldu. Erzan’ın kırık telefon ve sim kartının incelenmesi sonucu hazırlanan 553 sayfalık bilirkişi raporunda, ikili arasındaki yazışmalar dikkat çekiyor.

    MESAJ ATIP KENDİNİ ARATMIŞ

    Erzan’ın para alacağı bazı kişileri ikna edebilmek için onların yanından Yörük’le görüştüğü, bazı görüşmelerden önce “Beni arar mısın” diye mesaj atıp kendini arattığı ortaya çıktı. Yörük de bu anlamsız konuşmalara konunun muhatabıymış gibi karşılık vermiş. Yazışmalardan, para alacağı kişinin yanında olduğu anlaşılan Erzan, 10 Şubat 2023’te Yörük’e “Arar mısın beni”, 14 Şubat 2023’te de “Seni arayacağım, bir şeyler söyleyeceğim” diye mesaj atıyor. Erzan 1 Mart 2023 tarihinde saat 16.26’da ise Yörük’e “Seni arıyorum Ali. Şaban diye. Tapu için uydur bir şeyler. İçeride ihale bitti vs. Uzun sürüyor, resmileştirmemiz gerekiyor” diye yazıyor.

    HAZİNEYE GİDİYORUM DERSİN, ANLADIN SEN

    İkili arasındaki yazışmalar, Yörük’ün para aldığı kişilere kendisini farklı tanıttığını da ortaya koydu. 11 Ocak 2023 tarihinde Erzan, Ali Yörük’ü bankaya çağırıyor. Geldiğini belirten Yörük, Erzan’a “İçeri girdim. Asiye ‘10 dakika bekleteceğim’ dedi. ‘Para geldi, kasada’ dedi. Dışarı çıktım bekliyorum” diye mesaj atıyor. Buna karşılık Erzan “Çocukla tanıştın mı? Sen geç ‘Emrah bey’ diye yanına. ‘Hazineye gidiyorum’ dersin, ‘3218 değil mi’ diye teyit et, anladın sen” cevabını veriyor. Yazışmada adı geçen kişinin, iddianamede Erzan’a tek seferde 3 milyon 212 bin dolar verdiğini söyleyen Galatasaray’ın eski futbolcusu Emre Çolak’ın kardeşi Emrah Çolak olduğu değerlendirilirken, Yörük’ün yanına gittiği Çolak’ı, Erzan’ın akıl verdiği şekilde karşıladığı anlaşılıyor.

    21 müştekinin bulunduğu iddianamede Erzan hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından toplam 77 yıldan 252 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Bu toprakta iziniz var

    Bu toprakta iziniz var

    Sarıkamış Harekatı’nın 109. yıl dönümünde, Türkiye’nin dört bir yanından Sarıkamış’a gelen binlerce genç, şehitlerimizi anıyor. Bu özel gün için yola çıkan tarihi Doğu Ekspresi, 27 saatlik yolculuğun ardından 200 gençle Sarıkamış’a ulaştı. Gençler, vatan toprakları için canını feda eden şehitlere olan sonsuz vefalarını Yeni Şafak’a anlattı. Gazi Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümü öğrencisi Mehmet Sagdık, “Toprak parçasını anlamlı kılan, buraları vatan yapan, canlarını hiç düşünmeden feda eden şehitlerimiz.” dedi. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Siyaset Bilimi öğrencisi Ahmet Bayraktar da vatanı ayakta tutanın şehitlik mertebesi olduğunu belirterek, “Memleketim Sakarya. Sakarya Türküsü ile büyüdük” ifadelerini kullandı.

    İMKANSIZLIKLARI AŞACAĞIZ

    İstanbul’dan gelen Baran Toptaş ise şunları söyledi: “Bin yıldır bu topraklar için şehit olan ecdadımız var. Şehitlerimizi, dedelerimizi anacağız. Belki bir gün biz de şehit oluruz.” Ankara Çubuk Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi 16 yaşındaki Mert Durmaz, kendisiyle yaşıt olan genç şehitlerin mezarlarını tek tek dolaşarak dua edeceğini dile getirdi. Durmaz, “Dedelerimin benim yaşıtımda şehit olması beni duygulandırıyor. Onlar ben okuyayım diye şehit oldu” dedi. Ankara Aselsan Meslek Lisesi öğrencisi Ramazan Taha Yasin Taşkın da şöyle konuştu: “O dönem dedelerimiz imkansızlıklardan şehit oldu. Bir mühendis adayı olarak, geliştireceğimiz yeni teknolojilerle imkansızlıkları aşacağız.”

    Kardan heykellerle yad edildiler

    Kars’ın Sarıkamış ilçesinde Sarıkamış Harekatı’nın 109. yılı anma etkinlikleri kapsamında yapılan kardan şehit heykelleri, ziyaretçilerine duygusal anlar yaşattı. Kardan Heykeller’in açılışını dün Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Ba ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş yaptı.Heykellerini açılışı sırasında Türk bayrağı ve Atatürk posteri taşıyan Türk Hava Kurumu’na bağlı paramotorla pilotlar gösteri uçuşu gerçekleştirdi. Allahuekber Dağları’nda 109 yıl önce donarak şehit olan askerlerin anısına yapılan heykeller için civar bölge ve Handere’den 200 kamyonla kar taşındı. Arkadaşlarıyla heykelleri görmek için alana gelen Ertan Yıldırım, heykelleri görünce duygulandıklarını anlattı.

    Millet Sis Dağı’nda

    Trabzon’un Şalpazarı ilçesindeki 2 bin 200 rakımlı Sis Dağı’nda Sarıkamış şehitleri için anma yürüyüşü yapıldı, 200 metrelik Türk bayrağı açıldı.

    Filistinli çocuklar için ördüler

    Özel Sarıkamış Seferi’ni yapan Doğu Ekspresi’ndeki gençler, kompartımanlardan birini Filistinli çocuklara armağan etmek için oyuncak atölyesine çevirdi. Bu kompartıman, Türk ve Filistin bayrağıyla süslendi. Üzerlerinde şehitlerin isimleri yazılı olan kağıtlar, örgü tekniğiyle hazırlanan bebeklerin kulaklarına iliştirildi ve kompartımanda sergilendi. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde yüksek lisans yapan Aynur Aydın, tamamen gönüllü bir çalışma yaptıklarını belirterek, şu bilgileri verdi: “Amigurumi tekniğiyle bir el sanatı yapıyoruz ve buna ‘Zeyrek’ ismini verdik. Gençlerimizle yaptığımız bu çalışmada şehitlerimizin ismini yaşatmaya çalışıyoruz. İdlib ve Cerablus’taki yetimhanelere bu zeyrekleri, oradaki şehitlerimizin isimlerini yazarak gönderiyoruz. 6 Şubat depremleri yaşanınca, elimizdeki zeyrekleri o bölgedeki çocuklara götürdük. Sarıkamış’taki çocuklarımıza da zeyreklerimizi hazırlıyoruz.” ifadelerini kullandı. Filistinli çocuklara da bu zeyrekleri göndermek istediklerini vurgulayan Aydın, “Bu bebekleri ulaştırma noktasında kıymetli büyüklerimizin, desteğini rica ediyoruz.” dedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Hadsiz sözler için suç duyurusu

    Hadsiz sözler için suç duyurusu

    Diyanet İşleri Bakanlığı, cuma hutbesinde yapılan ‘alkol ve kumar’ uyarısını seviyesizce ifadelerle eleştiren Volkan Konak hakkında suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçede Konak’ın sözleri hatırlatılarak, sözde sanatçının kurumu ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı rencide ederek kişilik haklarını ihlal ettiği belirtildi. Dilekçede, paylaşımının eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı ‘İslam dinini ve İslam dinine inananları aşağılayan, İslam dinine saldırı niteliğinde olduğu’ vurgulandı. Dilekçede şunlar kaydedildi:

    NEFRET DİLİ

    “Şüphelinin suça konu paylaşımında; nefret dili ve düşmanlaştırıcı, kutuplaştırıcı bir üslup kullanılarak, had ve hudut sınırları aşılarak Türk milletinin inanç ve manevi değerlerine düşmanca bir tavırla adeta kin ve nefret kusulmuş, mukaddesatımıza dil uzatılmış, insan onur ve şerefi hiçe sayılarak toplumda gerginliklere yol açılmış ve halkın büyük bir çoğunluğu tahrik edilmiş ve aşağılanmıştır.”

    TAHRİK SUÇU İŞLENDİ

    Kullanılan ifadelerin dini değerlerimize karşı hakaret, nefret ve düşmanlık dili içerdiğine dikkat çekilen dilekçede Konak hakkında cezai işlem uygulanması talep edildi. Dilekçede şu ifadeler kullanıldı: “Konak’ın söylediği sözler; ‘Hakaret’ ve ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarını oluşturmaktadır. Konak hakkında gerekli cezaî takibatın yapılmasını talep ederiz.” Diyanet İşleri Başkanlığı cuma hutbesinde yılbaşı için “alkol ve ku­mar” uyarısında bulunmuştu. Bu hutbe üzerine sosyal medyadan Diyanet’i hedef alan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a hakaretlerde bulunan Konak, “Bu akşam maaş ve ödeneklerinize katkı olması için bir ka­deh de sizler için içiyorum” ifadelerini kullanmıştı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Yemekleri ondan önce gitti

    Yemekleri ondan önce gitti

    Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı, ABD’nin Florida eyaletinden Ax-3 mürettebatıyla 17 Ocak’ı 18 Ocak’a bağlayan gece 01.11’de Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) hareket edecek. Uzay misyonunda zorunlu kabul edilen 14 günlük karantina süreci için fırlatmanın gerçekleştirileceği Florida’ya geldiklerini belirten Gezeravcı, buradaki amacın herhangi bir hastalığı halihazırda istasyonda görev yapan astronotlara bulaştırmamak olduğunu söyledi. Gezeravcı, “Dış dünyadan izole edilmiş bir yaşam alanı burası. Bulunduğumuz tesisi terk etmeden bütün ihtiyacımız bize getiriliyor. 8 aylık sürede aldığımız bütün eğitimleri de hem gözden geçirmeye hem tekrar etmeye hem de son operasyonel hazırlık süreçlerine yoğunlaştığımız bir ortamdayız.” diye konuştu. Yanında götüreceği malzemeleri de teslim ettiğini söyleyen Gezeravcı, şunları anlattı:

    Alper Gezeravcı

    EŞYALARIMI YÜKLEDİK

    “Eşyalarım kapsüle yüklendi. Silifkeliyim. Yörük kültürüne ilişkin hazırlanmış bazı sembolleri, küçük yeğenimin ve ailemin fotoğraflarını, ilk görev yaptığım hava kuvvetlerimdeki filomun peçini ve bizi uzaya taşıyan Türk bayrağımızı götürüyorum.” Uzayda yapacağı bilimsel çalışmalara yönelik hazırlıklarını tamamladıktan sonra rutin operasyona ertesi günün sabahında başlayacaklarını belirten Gezeravcı, “Deneylerin, güç ünitelerine bağlanmış kargo paketlerinden çıkarılması ve ISS’de muhafaza edileceği soğutma ortamlarına taşınmasıyla deneylerin ilk adımı başlıyor. Deneylerimizi eş zamanlı başlatacağız. Her gün birçok deneyi gerçekleştireceğiz” dedi. ISS’ye ulaşmak için kullanılacak “Crew Dragon” kapsülünün içinde yemeklerin olacağını dile getiren Gezeravcı, Nisan 2023’te beğendikleri yemek gruplarını seçerek sürece başladıklarını anlattı. Gezeravcı, “ISS’de yiyeceğimiz yemekler şu anda zaten orada, bizden çok önce kargo olarak oraya ulaştırılmıştı.” bilgisini verdi.

    Uzay için kalkış saati: 01.11

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın, 17 Ocak’ı 18 Ocak’a bağlayan gece 01.11’de ülkenin insanlı ilk uzay misyonu için yola çıkacağını belirterek, “Dün itibarıyla 14 günlük karantina süreci de başlamış oldu.” dedi. Her şeyin yolunda gittiğini söyleyen Kacır, çok uzun bir eğitim ve hazırlık döneminin geride bırakıldığını dile getirerek, şöyle devam etti: “Çok kapsamlı eğitimler aldı ilk astronotumuz. Aynı zamanda Uluslar arası uzay istasyonunda gerçekleştirileceği 13 bilimsel deneyle ilgili de burada Türkiye’de üniversitelerimizde araştırma merkezlerimizle birlikte hazırlıklarını tamamladı. Ümit ediyoruz ki bu yolculuk; hem uluslararası bilim literatürüne önemli katkılar sunacak hem Türkiye’nin uzay çalışmalarında önemli bir merhale, önemli bir kilometre taşı olacak hem de gelecek nesiller için büyük bir ilham kaynağı olacak.”

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Sarıkamış yolundalar

    Sarıkamış yolundalar

    Özel Sarıkamış Treni, Gençlik ve Spor Bakanlığınca düzenlenecek “Sarıkamış Şehitlerini Anma Programı” için dün sabah başkentten uğurlandı. Yüzlerce genç, yolculuk sırasında şehitlere atfedilen türküleri seslendirdi. Sarıkamış şehitlerinin anısını ölümsüzleştirmek için öğrencilere plaket ve pul dağıtıldı. Ankara Lokman Hekim Üniversitesi’nde ebelik bölümü öğrencisi Berfin Hisar, ilk defa Sarıkamış Ekspresi ile yolculuk yaptığını söyleyerek “Bu raylarda tarih var.” dedi. Hisar, “Trendeki kompartımanımızda tüm şehit asker, öğretmenlerimiz ile 15 Temmuz şehitlerimiz için notlar hazırladık, isimlerini astık. Geçmişten günümüze tüm şehitlerimizi anıyoruz ” ifadelerini kullandı. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisi Ayşe Zengel de Sarıkamış’ı herkesin görmesi gerektiğini dile getirdi. Ankara Üniversite İlahiyat Fakültesi öğrencisi Rümeysa Babacan da Türk tarihini doğru bir şekilde öğrenmenin ve geleceği buna göre inşa etmenin önemine değindi.

    ‘ŞEHİTLİĞİ’ ANLATACAĞIM

    Trende yer alan Kıbrıs gazisi Mehmet Erdoğmuş, şehit çocuğu olduğunu söyleyerek, “Babam Sarıkamış’ta araç kazası sonucu şehit oldu. Kabir orada kaldı. 2 yılda bir Sarıkamış’a giderek hem babamın kabrini hem de şehitlerimizi ziyaret ediyorum. Ben oraya gittiğim zaman gençlere buranın önemini anlatıyorum. Oralar tiyatro sahnesi değil. Ben yaralandığımda Adana’ya kadar sedyeyle geldim. Bu trende de Sarıkamış’a giden gençlere anlatacaklarım olacak. Dönüşte bambaşka düşüncede olacaklar.” diye konuştu.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Oğlunun vasiliği iptal edildi

    Oğlunun vasiliği iptal edildi

    Cem Vakfı Başkanı ve Alevi Dernekler Federasyonu eski Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’a (83), demans hastası olduğu gerekçesiyle oğluna verilen vasi atanması kararı iptal edildi. Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın oğlu Sedat Doğan’ın iddiaya göre sahte raporlarla babasını hasta gösterdiği ve vasi olarak atandığı ortaya çıkmıştı. İzzettin Doğan’ın avukatı Cengiz Sönmez, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden 7 ayrı doktoru ve vasi kararı verilen Sedat Doğan’ı sahtecilik suçlamasıyla mahkemeye verdi.

    YENİSİ ATANACAK

    Sedat Doğan hakkında yapılan şikayet üzerine mahkeme vasilik için yeni bir karar verdi. Borçları, yaşantısı ve bazı davaları nedeniyle Doğan’ın vasilikten çıkarıldığı öğrenildi. Avukat Sönmez “Ortada sahte de olsa bir rapor var. Bu rapor üzerine yeni birini vasi olarak tayin etmeleri gerekiyor” dedi. 83 yaşındaki Prof. Dr. Doğan ise demans hastası olmadığını akli melekelerinin de yerinde olduğunu belirtti.

    Aralarında düşmanlık var!

    Vasilik kararını kaldıran mahkemenin “Haysiyetsiz hayat sürenler ve menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar vasi olamazlar” kuralı gereği Sedat Doğan’ı vasilikten aldı. Mahkeme ayrıca yeni bir vasi tespit edilmesi için yeni isimlerin bildirilmesini istedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Maarif’in okul öncesi müfredatı 8 ülkede

    Maarif’in okul öncesi müfredatı 8 ülkede

    Türkiye Maarif Vakfı (TMV), uzman akademisyenlerin ve eğitimcilerin katkılarıyla 2 yıldır sürdürülen çalışmalar neticesinde 8 ülkede kabul alıp uygulanmaya başlayan ‘Uluslararası Maarif Okul Öncesi Programı’nı tamamladı. Çocukların kişisel ve akademik gelişimleri ve gelecekleri açısından “Altın Yıllar” olarak görülen okul öncesi dönem için hazırlanan kitap ve materyalleri dün düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Program 2023 itibaryla Romanya, Kuzey Makedonya, Mali, Cibuti, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Moritanya, Togo, Kongo’da ülke eğitim bakanlıkları tarafından kabul alarak uygulamaya geçti. TMV Başkanı Birol Akgün, “Uluslararası Maarif Okul Öncesi Programı, alanında uzman akademisyen ve eğitimcilerin katkısıyla 3 yıla yakın bir sürede tamamlandı.” diye konuştu. TMV Okul Öncesi Eğitim Koordinatörü Şule Tayran da şunları söyledi:

    OYUNLA BİLİM BİR ARADA

    “Hazırladığımız program Talim Terbiye Kurulu’ndan onay aldı ve yurt dışında uygulanmaya başladı. Maarif Okul Öncesi Programı, Türkiye’de yapılmış geliştirilip yurt dışında uygulanan ilk program diyebiliriz. Türkiye adına bir başarı. Programımızı Türkçe, İngilizce, Fransızca, Arapça olarak 4 dilde çalıştık. Programdan mezun olan çocukların başarılarıyla ilgili olumlu geri dönüşler aldık. Hatta Mali’de yapılan bir araştırma, bizim (TMV) çocuklarımızın diğer çocuklardan üç kat ileride olduğunu gösterdi.” Tayran “Çocuk merkezli, gelişim ve oyun temelli bir program. Matematik, bilim ve teknoloji, sosyal bilimler, dil; oyun, hareket ve sanatla bir arada. Bu alanlara özgü kitaplar ve materyaller de hazırlandı.” dedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • İkinci Murat döneminde yapıldı: Üçüncü büyük olma özelliğine sahip! Restorasyonu kente değer katacak

    İkinci Murat döneminde yapıldı: Üçüncü büyük olma özelliğine sahip! Restorasyonu kente değer katacak

    Edirne’de, 15. yüzyılda 2. Murat döneminde yaptırılan Edirne Mevlevihanesi’nin rölöve, restitüsyon ve restorasyonu için Valilik tarafından talimatı verilen projenin hazırlıkları devam ediyor.

    Osmanlı döneminde Konya ve İstanbul mevlevihanelerinden sonra en büyük üçüncü mevlevihane olan yapı, Edirne Valiliği öncülüğünde ihya edilecek.

    Trakya Üniversitesi Roman Dili ve Kültürü Araştırmaları Enstitüsü Dr. Öğr. Üyesi Hasan Ali Cengiz, Edirne Mevlevihanesi’nin kent için önemli bir değer olduğunu söyledi.

    Kentteki Osmanlı yapıları üzerine araştırmalar yapan Cengiz, Muradiye Camisi’nin kuzey tarafında yer alan mevlevihanenin bugüne ulaşamadığını ifade etti.

    Osmanlı döneminde uzun yıllar kullanılan yapının zaman için harap hale geldiğini anlatan Cengiz, “Tarihi kaynaklara göre 1938 yılında Trakya Umumi Müfettişi General Kazım Dirik tarafından harap hale gelen yapı tamamen yıktırılıyor. Ön tarafında yer alan türbede bulunan mezarlar güney tarafa naklediliyor.” dedi.

    Cengiz, eser hakkında detaylı bilgiye, 1752 Edirne Depremi’nden sonraki onarım defteri kayıtları, yapılan çizimler ve tarihi kaynaklardan ulaşıldığını dile getirdi.

    Mevlevihanenin en büyük yapısının 21 odadan oluşan 2 katlı Şeyh Konağı olduğunu anlatan Cengiz, şunları kaydetti:

    “Bu konağın kapısında ‘Medet ya Hz. Mevlana’ yazıyor. Ön tarafında büyük bir semahane var. Batı tarafında derviş odaları, çilehane ve zengin bir kütüphane bulunuyor. Yapının doğu tarafında ise aşevi ve fırının bulunduğu imarethane var. Özellikle buradaki dervişlerin yemek ihtiyacını karşılamasının yanında caminin minaresinin gölgesinin eriştiği yerdeki kişilerin ekmek ihtiyacı buradan karşılanıyor. Bugünkü pide tarzında bir ekmek çeşidi olan fodula ekmeği dağıtılıyor. Perşembe günleri de ikram yapıldığını tarihi kaynaklardan görüyoruz.”

    Cengiz, mevlevihanenin, ihyası tamamlandığında önemli bir çekim merkezi olacağını belirtti.

    Mevlevihaneye çok sayıda ziyaretçi gelmesini beklediklerini aktaran Cengiz, “Mevlevihane Konya ve İstanbul’dan sonra üçüncü en büyük mevlevihane. Osmanlıya 92 yıl başkentlik yapan Edirne’de, böyle büyük bir yapının ayağa kaldırılması, payitaht Edirne’ye yakışır. Burasının turizm açısından çekim merkezi olacağını düşünüyorum. Burası ayağa kaldırıldığında önemli bir yer haline gelecek. Yıl içerisinde belirli günlerde semah törenlerinin yapılmasıyla geçmişi yad edebiliriz.” diye konuştu.

    Edirne Mevlevihanesi

    Tarihi kaynaklara göre, 15. yüzyılda 2. Murat Cami Külliyesi’nde caminin kuzeyine yaptırılan ahşap mevlevihane, tekke binaları, harem dairesi, semahane, dede odaları ve kütüphaneden oluşuyordu.

    Mevlevi dervişlerinin, öğrencilerin ve misafirlerin yemek ihtiyacının karşılandığı imarethanede ise cami minaresinin gölgesinin düştüğü yere kadar olan evlere her gün ekmek, perşembe günleri de pilav ve zerde ikram edilirdi.

    Edirne Mevlevihanesi, 1925 yılında bir süre ilkokul olarak hizmet verdi, ardından Trakya Umumi Müfettişi General Kazım Dirik tarafından yıktırıldı.

    Caminin haziresinde mevlevihanenin ilk şeyhi Celalettin Çelebi, ikinci şeyhi Cemaleddin Çelebi, tekke şeyhlerinden Mehmet Arif Dede, Osman Dede, Şair Neşati Dede, Seyyid Mahmut Dede, Mehmet Emin Dede, Ali Eşref Dede ve son şeyh Süleyman Dede’nin mezarları yer alıyor.

    KAYNAK: Yeni Şafak

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com