Blog

  • Önce mesaj sonra deprem

    Önce mesaj sonra deprem

    Merkez üssü Marmara Denizi Gemlik Körfezi olan 5,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD’dan yapılan açıklamaya göre, saat 10.42’deki sarsıntının şiddeti 5.1 olarak kaydedildi. Kuvvetli sarsıntı, deniz yüzeyinin yaklaşık 8,98 km derinliğinde oluştu. Can ve mal kaybının yaşanmadığı depremde bir ise ilk yaşandı. Sarsıntı sırasında Android işletim sistemine sahip telefonlara gönderilen mesaj dikkat çekti. Kimi kullanıcıya 20 saniye, kimisine ise 7 saniye önce “Android Deprem Uyarıları Sistemi” başlığıyla gönderilen mesajda, “Hafif sarsıntı bekleniyor. Yaklaşık 61,1 km uzaklıkta, ilk tahminlere göre 5.0 büyüklüğünde” ifadelerine yer aldı.

    SİSTEMİ AÇ HABERDAR OL

    Söz konusu mesaj, Android işletim sistemine sahip telefonlardaki ‘Android Deprem Uyarıları Sistemi’yle, depremi saniyeler önce haber vermiş oldu. Mesajda kullanıcıların depremin merkez üssüne olan uzaklığının yanı sıra şiddetine ilişkin bilgi de yer aldı. Yaşanan gelişme, bazı Android kullanıcıları ‘önce mesaj, sonra sarsıntı geldi’ gibi yorumlarına neden oldu. İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Cenk Yaltırak ise gelişmenin, Google’ın dünya çapında yaptığı uygulama sayesinde olduğunu belirterek, “Bu aslında bir erken uyarı sistemi değil. Deprem öncesi değil, deprem olduktan sonra uzaklığa bağlı olarak bildirim yapılıyor. Yani Android telefonlara deprem önceden haber verilmedi” değerlendirmesi yaptı.

    13 ARTÇI SARSINTI

    İstanbul, Bursa, Kocaeli, Çanakkale, Bilecik ve Sakarya’da da hissedilen depremin ardından açıklama yapan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, AFAD, Jandarma, Emniyet, UMKE ekiplerinin saha taraması yaptığını ifade etti. Bakan Yerlikaya, sarsıntının ardından en büyüğü 4.5 olmak üzere 13 artçı deprem yaşandığını ifade etti. 5.1 büyüklüğündeki depreme ilişkin bilgilendirme yapan Bakan Yerlikaya, 2 vatandaşın merdivenden düştüğünü, ancak sağlıklarına ilişkin olumsuz bir durumun söz konusu olmadığını açıkladı. Öte yandan Gemlik Körfezi’nde 5.1’lik sarsıntıdan 3 dakika sonra 4,5 büyüklüğünde bir deprem daha kayıtlara geçti.

    2 BİNADA ÇATLAK VAR

    İstanbul’da da hissedilen deprem sonrası Esenler ve Küçükçekmece’de 2 binada çatlak oluştu. Alınan ihbarla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekipleri ilgili adresler giderek inceleme yaptı. Küçükçekmece’deki 25 yıllık binanın balkon altı kısımlarında demirler ile bazı kolonlarında ise çatlaklar görüldü.

    ARMUTLU’DA OKULLAR TATİL

    Armutlu Kaymakamlığı, yaşanan deprem sonrası ilçedeki tüm okulların tatil edildiğini açıkladı. Öğleden sonra 1 günlük tatil kararının ardından öğrenciler evlerine gönderildi. Öte yandan Bursa’da yaşanan depremin en çok etkilediği noktalardan Mudanya’da belediye binası tedbir amaçlı tahliye edildi.

    BÜYÜK DEPREMİN ÖNCÜSÜ DEĞİL

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) Müdürü Prof. Haluk Özener, Gemlik depreminin büyük İstanbul depremin öncüsü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: “Marmara’da bir deprem bekliyoruz, ancak denizde olan her depremi büyük depremin öncüsü olarak algılamamak gerekir. Marmara Denizi’nde yılda 900 tane deprem oluyor. 2020’den bu yılın 15 Ağustos’una kadar baktığımızda Marmara Bölgesi’nde 3 bin tane

    irili ufaklı deprem olduğunu görüyoruz.”

    HASTASINI ALIP DIŞARI KAÇTI

    Sarsıntının etkisiyle vatandaşların panik anları da güvenlik kameralarına yansıdı. Depreme klinikte hasta muayene ederken yakalanan bir diş hekimi, koltuktaki hastayı adeta kucaklayıp dışarı çıkardı. Bağcılar İstoç Otopazarı’ndaki görüntülerde, dükkanda oturanlar kendilerini dışarıya atarken, kimisi de otoparktaki araçlarına binerek kaçmaya çalıştı. Bir iş yerinde çok sayıda çalışan dışarı kaçarken birşey olmamış gibi çayını yudumlayan kişi de fenomen oldu.

    UZUN SÜREDİR DEPREM ÜRETMİYORDU

    Marmara Denizi’nde yaşanan depremi değerlendiren Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, Marmara Denizi Gemlik Körfezi’ndeki 5,1 büyüklüğündeki depremin, uzun süredir deprem üretmeyen bir fay hattında meydana geldiğini söyledi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Çanakkale’de tefecilik ve suç örgütü operasyonu: 14 kişiye gözaltı

    Çanakkale’de tefecilik ve suç örgütü operasyonu: 14 kişiye gözaltı

    Çanakkale’de “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “nitelikli yağma”, “tefecilik ve kişi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarına yönelik Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda il merkezi ve ilçelerde eşzamanlı operasyon düzenlendi.

    Polis ekipleri, operasyonda 14 şüpheliyi gözaltına aldı.

    Şüphelilerin ev ve iş yerleriyle araçlarında yapılan aramalarda ele geçirilen silah, fişek, delici-kesici ve yaralayıcı aletlerle farklı kişiler adına kayıtlı çek, senet, tapu ve araç ruhsatlarına el konuldu.

    Olayla ilgili tahkikat devam ediyor.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Sahte rezervasyonla kapora topluyorlar

    Sahte rezervasyonla kapora topluyorlar

    Ünlü şeflerin rezervasyon dolandırıcıları ile başı dertte. Son dönemde ortaya çıkan yeni dolandırıcılık yöntemlerinden birisi de ünlü restoranların internet sitelerini kopyalamak. Dolandırıcılar yapay zeka ile restoranların sitelerini kopyalıyor. Özel kodlamalarla bu site, arama motorunda gerçeğinden üstte çıkıyor. Restoranda rezervasyon yaptırmak isteyen vatandaşlar, sitedeki telefon numarası üzerinden direkt dolandırıcılarla iletişime geçiyor. Rezervasyon için dolandırıcılara ödeme yapan vatandaşlar, gerçeği restorana gittiklerinde anlıyor.

    1000 AVRO VER YAKANDAN DÜŞEYİM

    Ünlü şef Arda Türkmen de dolandırıcıların hedefi oldu. Dolandırıcılar Türkmen’in restoranına ait internet sitesini neredeyse birebir kopyaladı. Restorana gelmek için rezervasyon yaptırmak isteyen müşterilerden kapora adı altında para alındığı ortaya çıktı. Konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yapan Türkmen, müşterilerini dolandırıcılara karşı dikkatli olmaları için uyardı. Bundan sonra çok daha ilginç bir gelişme yaşandı. Arda şefin paylaşımlarını gören dolandırıcının, sosyal medyadan şefe ulaşıp “Bana 1000 Euro ver, düşeyim yakandan” dediği öğrenildi.

    EN ÜSTTE ÇIKAN DOĞRU OLMAYABİLİR

    Müesseselerin artık kapalı grup ve 6-8 kişilik rezervasyonlar için önden kapora istediği bilgisini veren Türkmen, şunları anlattı: “Bunu bilen dolandırıcılar restoranın bütün detaylarını öğrenip sanki o restoranla muhatap oluyormuşsunuz gibi telefon açtığınızda size bilgi veriyor, rezervasyon alıyor. Ardından hesap numarası verip kapora alıyor. Bu çok arttı son dönemde. Birçok restoranın sahte web adresi var. Herkesten internette doğru adreste bulunduklarından emin olmalarını istiyorum. Çünkü arama motorunda en üstte çıkan her zaman doğru adres olmuyor.”

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Antik lezzetler menülere giriyor

    Antik lezzetler menülere giriyor

    Arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkarılan tabletlerdeki menüler çıkarıldığı bölgenin turizmine kazandırılacak. Ülkemiz topraklarında milattan önce yaşamış Mezopotamya, Antik Yunan, Hitit, Lidyalılar ve Frigyalılar’ın yemek menüleri bundan sonra otel ve restoranlarda olacak. Turizmin gelişmesi için çalışan Türkiye, turistlere Anadolu’da yaşamış medeniyetlerin lezzetlerini tanıtacak.

    İÇ ANADOLU’DA EKMEK

    Hitit mutfağında, kayısı ezmesi, salatalıklı ve nohutlu beruwa o dönemde yenilen ezme, happena, güveçte pişirilmiş ballı zeytinyağlı et, kariya ızgara koyun ciğeri ve koyun yüreği gibi yemekler yapılacak. Hitit uygarlığında buğday ve ekmeğin meşhur olması sebebiyle ekmek yapımına özen gösterilecek.

    TARİFLERİ DE YER ALIYOR

    Mezopotamya’dan kalma yiyecekler, tuhu pancarlı bol taze otlu kuzu kavurma, me puhadi arpalı kuzu yahni gibi lezzetler Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki otel ve restoranlarda servis edilecek. Antik Yunan’da yer alan Herakles komedilerinde tasvir edilen ezilmiş fasulye gibi yemekler de menülerde yer alacak. Akdeniz yöresine ait menülerde üzümlü pilav, elma aşı, külünçe, ezme kebabı, etli semsek gibi özgün yemekler bulunuyor. Uzmanlar, yemeklerin yanı sıra tariflere de ulaşırken, tabletlerde yer alan yemekler dönemin şartlarına uygun araç ve gereçler ile pişirilip, servis edilecek.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • İsmail Kartal: Gerçek Fenerbahçe bu değil

    İsmail Kartal: Gerçek Fenerbahçe bu değil

    UEFA Avrupa Konferans Ligi H Grubu’nda mücadele eden Fenerbahçe, önceki akşam deplasmanda karşılaştığı Danimarka ekibi Nordsjaelland’a 6-1’lik skorla yenilirken, teknik direktör İsmail Kartal’ın karşılaşma sonrası oyuncularına sert çıktığı kaydedildi.

    Deneyimli teknik adamın, soyunma odasında yaptığı konuşmada, “Bu Fenerbahçe değil, bizim seviyemiz kesinlikle bu değil” diyerek söze başlarken, “Konsantrasyon futbolda çok önemli, konsantrasyon olmazsa başarılı olamazsınız. Biz bu kadar farklı yenilgi alacak, bu kadar kötü oynayacak bir takım değiliz. Ancak böyle oynarsak, rakibe bu kadar kolay şekilde pozisyon verirsek hiçbir maçı kazanamayız. Bu Fenerbahçe’nin seviyesi değil kesinlikle, bu Fenerbahçe değil. Konsantrasyonumuz yoktu, rakip kadar kazanma isteğimiz yoktu. Agresiflik hiç yoktu. Bu maç geride kaldı, önümüze bakmak ve güçlü bir şekilde ayağa kalkmak boynumuzun borcu. Yeni bir galibiyet serisi yakalamak zorundayız” dedi.

    Bu gönderiyi Instagram’da gör

    SPOR (@spor)’in paylaştığı bir gönderi

    “İşimizi doğru yapmalıyız”

    Takım kaptanları Dzeko ve Tadic’in de arkadaşlarıyla bir değerlendirme toplantısı yaptığı ifade edildi. Toplantıda kötü gidişe son vermek için herkesin daha fazla sorumluluk alması gerektiği yönünde görüş birliğine varıldı. Tadic, “Fenerbahçe ne olursa olsun böyle bir yenilgi alamaz. Bunun bahanesi olamaz. Utanç dolu bir mağlubiyet oldu. Fenerbahçe’ye yakışır mücadele edemedik. Önümüzdeki maçlarda seri galibiyetler alarak bu sancılı süreçten güçlenerek çıkmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

    Dzeko da son haftalarda hem bireysel hem de takım olarak iyi olmadıklarını ifade ederken, “Fenerbahçe’nin ismine yakışır futbolu sahaya koyamıyoruz. Böyle devam edemez, doğru oyunla daha iyi futbol oynamak zorundayız. İşimizi doğru yaparsak başarıya ulaşırız. Fenerbahçe’ye ve kendimize yakışan mücadeleyi ortaya koymalıyız’ dedi.

    Bu gönderiyi Instagram’da gör

    SPOR (@spor)’in paylaştığı bir gönderi

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • İzmir’de 10 milyon liralık vurgun yapan dolandırıcılık çetesi çökertildi

    İzmir’de 10 milyon liralık vurgun yapan dolandırıcılık çetesi çökertildi

    İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliğince; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Yönetmek’, ‘Üye Olmak’, ‘Nitelikli Dolandırıcılık’, ‘Pos Tefeciliği ve Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’ suçlarına ilişkin olarak uzun süreli yürütülen teknik ve fiziki çalışmalar sonucunda, liderliğini Ö.A.’nın yaptığı suç örgütüne İzmir merkezli Bursa, Manisa, Çorum ve Diyarbakır illerinde bulunan adreslerine özel harekat ve helikopter destekli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.

    69 şüpheli gözaltına alındı

    Suç örgütü üyelerinin farklı adreslerde kurmuş oldukları çağrı merkezi ofislerinde, ülkemizin birçok ilinde ve ilk belirlemelere göre 94 mağdur vatandaşımıza internet sitelerine verdikleri sahte kiralık ev ilanları ile kaparo ücreti adı altında hesaplarına para yatırttıkları ayrıca, kendilerini telefonda avukat ya da icra memuru olarak tanıtarak ‘adınıza açılan icra davaları var, sizi uzlaştırma için avukata yönlendiriyorum’ şeklinde farklı hayali mizansenler ile korku ve panik oluşturarak banka hesaplarına yaklaşık 10 milyon TL yatırtarak haksız kazanç elde ederek, çok sayıda dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdikleri tespit edildi. 65 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonlarda toplam 69 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

    Çeşitli türlerde uyuşturucu maddeler ele geçirildi

    Operasyonlarda yapılan aramalarda; 1 adet 6.35 ruhsatsız tabanca, 50 adet 6.35 mermi ve 149 adet 9×19 mermi, 1 adet Blow F92 ibareli kurusıkı tabanca ve 21 adet fişek, 879 gram Scanc uyuşturucu madde, 9.5 gram kristal diye tabir edilen uyuşturucu madde, 500 adet Galara 300 mg hap, 339 Adet Sumra hap, 9 Adet Sanavel Symra, 28 adet Xanax hap, alüminyum folyo içerisinde bir miktar metamfetamin uyuşturucu maddesi, 5 adet Bong düzeneği ve 1 adet hassas terazi, 4 Adet 22 ayar altın bilezik, 90 bin TL ve 1 adet para sayma makinesi ile 10 adet pos cihazı ve çok sayıda dijitaller ele geçirildi.

    Şüpheliler hakkında adli işlemler başlatıldı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Tiyatro ve sinema sanatçısı Can Gürzap hayatını kaybetti

    Tiyatro ve sinema sanatçısı Can Gürzap hayatını kaybetti

    Tiyatro ve sinema sanatçısı Can Gürzap 79 yaşında hayatını kaybetti.

    Can Gürzap kimdir?

    İstanbul’da 1944’de dünyaya gelen sanatçı, ilk tiyatro eğitimini, kendisi gibi sanatçı olan babası Reşit Gürzap’tan aldı. Kurucusu olduğu doğru, güzel, etkileyici konuşma eğitimi veren “Dialog” adlı okulda da görev yapan Gürzap, Devlet Tiyatrolarında 40’a yakın oyunda yönetmen ve oyuncu olarak görev aldı.

    Sinema ve aralarında “Kartallar Yüksek Uçar”, “Ateşten Günler”, “Yorgun Savaşçı”, “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” ve “Medcezir”in bulunduğu birçok dizide de yer alan Gürzap, “Tiyatro Dialog” adıyla kendi tiyatro topluluğunu da kurmuştu.

    Birinci Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Emek Ödülleri, Küçük Sahne Sadri Alışık Tiyatrosu’nda düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Can Gürzap (sol 3), ödülünü aldı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Rahmiye anneyi uğurladık

    Rahmiye anneyi uğurladık

    Albayrak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Albayrak’ın kayınvalidesi; Albayrak Holding Yönetim Kurulu Üyeleri Bayram Albayrak, Nuri Albayrak, Kazım Albayrak, Mustafa Albayrak ve Muzaffer Albayrak’ın yengeleri Rahmiye Günaydın, 87 yaşında kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Rahmiye Günaydın için dün öğle namazını müteakip Fatih Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Kılınan cenaze namazının ardından Günaydın’ın naaşı, Zeytinburnu Kazlıçeşme Mezarlığı’ndaki aile kabristanlığına defnedildi.

    SEVENLERİ YALNIZ BIRAKMADI

    Reis’ül Kurra Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Hocaefendi’nin yeğeni Rahmiye Günaydın’ın çocukları Yunus, Orhan, Asım, Muhammed Ercan Günaydın, Ayşe Albayrak, Suzan Çakır, Nagihan Aşıkkutlu’yu acı günlerinde ailesi ve yakınları yalnız bırakmadı. Cenaze törenine Albayrak Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Albayrak, Nuri Albayrak, Kazım Albayrak, Muhammed Sinan Albayrak, eski Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, Albayrak Holding Reklam Müdürü Abdullah Hanönü, Albayrak Holding Kurumsal İletişim Müdürü Esad Sivri, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan katıldı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Gazze ve boykot silahı

    Gazze ve boykot silahı

    ABD ve müttefiklerinden oluşan sömürgeci güçlerin desteğini arkasına alan İsrail’deki Siyonist rejimin en son Gazze’de gerçekleştirdiği soykırım tarihin ender gördüğü zulümlerden birisidir. Tahrif ettikleri kutsal kitapları merkeze alarak ve hahamlardan aldığı fetvalar ile sivil insanlara en hayati ihtiyaç maddelerinden olan suyu ve elektiriği kesmeleri, ekin tarlalarını imha etmeleri, ekmek fırınlarını vurmaları, denizde avlanmaya çıkabilmiş balıkçıların teknelerini batırmaları, evlere el koymaları, hastaneleri bombalamaları, bebeklik çağındaki çocuklardan seksen yaşındaki ihtiyarlara, hamile kadınlara varıncaya kadar sivil halkı özellikle katletmeleri, anneleri ile giden çocukları cebren alıp tutuklamaları hatta direnenleri keyfi şekilde öldürmeleri, kendilerine insani yardım ulaştırılmasını engellemeleri tarihin ender gördüğü zulümlerden birisidir. Bugün Siyonistlerin bombaları altında sekiz bin civarında çocuğun katledildiği biliniyor. Bu Firavun’un tutumudur.

    DÜNYA GÖZ YUMUYOR

    Siyonistlerin işledikleri insanlık suçuna rağmen egemen güçlerin tepki bir yana soykırımı desteklemeleri ise Gazze halkının Müslüman olmalarından kaynaklanıyor. Ukrayna saldırısında Rusya’ya gösterilen devletler düzeyindeki haklı tepkinin ve duyulan derin kaygının Gazze insanından esirgenmesi bununla ilgilidir. “İslam Radikalizmine!” karşı gösterilen duyarlılığın “Radikal Dinci” İsrail’in Siyonist başbakanı Netanyahu’ya gösterilmemesi bir tarafa desteklenmesi yine bununla ilgilidir. İslam devletleri söz konusu olduğunda BM’den alınan kararlara uymadıkları gerekçe gösterilerek ittifak halinde operasyonlar düzenlenerek tarumar edilmeleri İsrail’in hiçbir BM kararına uymaması bir yana meydan okuyucu tavrına rağmen himaye görmesi yine bununla ilgili bir konudur. Bu iki yüzlü tutum insanlığın ve insani değerlerin özellikle de Müslümanların ne kadar büyük bir risk altında olduğunun belgesidir.

    MÜSLÜMAN REFLEKSİ KAYBOLDU

    Modern iletişim araçlarının imkanlarıyla tüm dünyanın gözü önünde cereyan eden bu olaylar bilinen bazı gerçekleri bir kez daha teyit etti. Bunlardan bazılarını şu şekilde ifade edebiliriz:

    Birincisi, Batı dünyasının iki yüzlü tavrı açık bir şekilde gösterdi ki haç-hilal mücadelesi adı konmamış bir şekilde farklı araçlar üzerinden devam ediyor, İslamofobik eylemler bir devlet politikası olarak bazen açık bazen de örtük biçimde destekleniyor.

    İkincisi İslam dünyasının yenilmişlik-ezilmişlik sendromu içinde bulunduğu ve bunun getirdiği zillet, dağınıklık zulme sessizliği getiriyor.

    Üçüncüsü Oryantalizmin İslam alemi üzerindeki siyasi, kültürel ve ekonomik projeler kimlik kaybı sebebiyle “Müslüman refleksi”nin yok olmasına neden oldu. Öte yandan Batı’nın kolonyal politikalarının gönüllü kabulü ile İslam’ın dünyaya sunacağı imkanlar heba ediliyor.

    Dördüncüsü ABD ve AB ülkelerinin tüm dünyaya ayar vermede kullandıkları ve her türlü siyasal, sosyal, felsefi, ekonomik hatta teolojik tartışmaların merkezine yerleştirdikleri insan hakları, özgürlük gibi kavramları sömürü düzenin devamı için araçsallaştırdıkları daha da netleşti.

    KÖTÜLÜĞÜ ÖNLEMEK İÇİN!

    Orta ve uzun vadede İslam aleminin zaman kaybı olmaksızın tekrar kendi ayarlarına dönerek Müslüman refleksi kazanması için devletler düzeyinde politikalar belirlemeye ihtiyacı var. Şu anda acil olarak yapılabilecek en etkili silahlardan birisi ise ekonomik boykot.

    İkiyüzlü dünyada ve İslam aleminden az önce sayılan sebepler dolayısıyla devletler düzeyinde bugün için toplu bir hareketin imkansız olduğu dikkate alınırsa zulme duyarlı her bir insanın Siyonistlerin politikalarına destek veren kişi ve kuruluşların ürettikleri mal ve hizmetleri boykot etmesi etkili bir yol olarak görülebilir. Bu, kötülüğü önlemeye dönük takdire değer bir eylemdir.

    İslam’ın iki ana kaynağı olan ayetler ve hadisler herkesi gücü ile orantılı olarak iyiliği hâkim kılmak ve kötülüğü engellemekle görevlendirir. Bir insanın güç kullanarak ya da dili ile söyleyerek engel olamadığı bir kötülüğe rıza göstermediğini farklı şekilde aksiyon alarak ortaya koyması gerekir. Bugün bu yollardan birisi ekonomik boykottur. Bu tutum mazluma iyilikte ve zalimi engelleme çabasında yardımlaşmanın bir şeklidir.

    MÜMİNLER BİR VÜCUDUN ORGANLARI GİBİDİR

    Hz. Peygamber dayanışma konusunda müminleri bir vücudun organlarına benzetir. Buna göre organlardan birisinin maruz kaldığı rahatsızlığı diğerlerinin de hissettiği gibi müminler de kardeşlerinden birisinin başına gelen bir belayı hissetmeli ve onlarla dayanışma içinde olmalıdır. Hz. Peygamberin bu hadisi, ekonomik boykot yoluyla verilecek tepkiyi de içine alacak şekilde yorumlanabilir. Çünkü günümüzde ekonomik boykot, zulmü engellemek için dayanışma içinde olmanın etkili yollarından birisidir. Bu tür eylemler devletler düzeyinde yapılabilirse daha da güçlü bir etkiye sahip olur. Ancak az önce bahsedildiği üzere İslam aleminin parçalanmış hali şimdilik buna engel gibi gözükmektedir.

    Bugün Gazze’de yaşananlar daha genel ifadesiyle Filistin meselesi sadece belli bir bölgenin ve oradaki insanların sorunu değil. İnsanı insanlığından utandıran katliamlar ve uygar dünyanın ona verdiği desteğe bakıldığında bu bir ahlak sorunudur ve tüm insanlığın meselesidir. Artık günün bütün etkili araçları vasıtasıyla bu zulmü durdurmanın yolu bulunmalı, adil ve yaşanılabilir bir dünya kurmak için çabalar artırılmalıdır.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Türk-İş Başkanı Atalay’dan asgari ücret açıklaması

    Türk-İş Başkanı Atalay’dan asgari ücret açıklaması

    Türk-İş Genel Başkanı Ergun Atalay, Türk-İş 24. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, asgari ücrete ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Atalay “Yıllardır asgari ücret görüşmelerine arkadaşlarımız katıldı. 12 kalemi ilgilendiriyor. Bu ücret başlangıç ücreti. Öyle bir noktaya geldi ki bu ücret geçim ücreti oldu. Bakan bu sene bir defa olacak diyor. Hiç olmasın, zam da yapmayın para da vermeyin” dedi.

    “CAMBAZ OLSANIZ GEÇİNEMEZSİNİZ”

    Atalay sözlerine şöyle devam etti:

    “O masada iki gün sonra 4 tane işçi oturacak. Bu paralara nasıl geçinemeyeceklerini anlatacaklar. Cambaz olsanız 11 bin 400 TL’yle bir hafta geçinemezsiniz ya. Burada ne söylediysem orada da aynısını söylerim. Bu mesele hepimizin meselesi. 8 milyon asgari ücretli bu ülkenin en büyük sözleşmesi. Bizim için fark etmiyor. Onlar da komşularımız, arkadaşlarımız. Başlarını aşağı eğme lüksümüz yok.

    Ülkeyi yönetenlere bizi görmemezlikten gelmeyin diyorum. Bizi yok saymayın. 3 gün sonra oturduğunuz koltuklarda işçiler oturur. Bazı bürokratlar ben devletin sahibiyim zannediyor. Herkes için geçici bu iş.

    VERGİ DİLİMİ AÇIKLAMASI

    Yoksullukta değil, refahta birleşelim. 20 bin lira maaş alan bir arkadaşımız sene sonunda 16 bin lira maaş alıyor. Ülkeyi yönetenlere sabahtan akşama kadar anlatıyoruz; çok alandan çok, az alandan az vergi alın.  Şu ülkenin gündemin taşeron meselesini çıkarın. Bu işi takip etmeye sonuna kadar devam edeceğim.

    Kaynak: Haber7.com

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com