Blog

  • TCG Derya teslim ediliyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan da katılacak

    TCG Derya teslim ediliyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan da katılacak

    Yalova’nın Altınova ilçesindeki tersaneler bölgesinde inşa edilen ve testleri tamamlanan TCG Derya, düzenlenen törenle TSK’ya teslim edilecek. 19 Ocak 2024 tarihinde gerçekleştirilecek törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katılacak.

    TCG Derya’nın özellikleri neler?

    TCG Derya ile yüzer birliklerin, helikopter yakıtı dahil olmak üzere akaryakıt ve su ikmallerinin denizde süratli şekilde yapılması sağlanacak. 199,9 metre uzunluğuna ve 24,4 metre genişliğe sahip olan TCG Derya, 9 bin ton dizel, bin ton jet yakıtı, bin 200 ton su ve 400 ton mühimmat taşıma kapasitesine sahip.

    Gemide ayrıca insanlı ve insansız su üstü ve su altı araçların, helikopterlerin ve insansız hava araçlarının belirli seviyede bakım ve onarımları da yapılacak.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Bu çağın hedefi Özgür Filistin

    Bu çağın hedefi Özgür Filistin

    Filistin’e yönelik İsrail saldırılarının sona ermesi ve Gazze’deki direnişe destek için uluslararası Arap dernekleri İstanbul’da bir araya geldi. 2 gün sürecek konferans için İstanbul’a gelen Güney Afrika eski Devlet Başkanı Nelson Mandela’nın torunu Zwelivelile Mandla Mandela, “Bizler özgürlüğe erişebildik asla pes etmedik. Bunun Filistin için de olacağına inanıyorum” dedi. Filistin özgürlüğünü insan haklarının en temel maddesi olarak gördüğünü ifade eden Mandela, “Özgür Filistin bu çağın hedefi, bunun için çalışıyoruz. Mandela’nın öğretisine göre, yeryüzündeki tek bir insan dahi zarar görüyorsa ona karşı durmalıyız. Bizler de bu katliama bütün gücümüzle karşı çıkıyoruz” diye konuştu.

    BELGELER DEHŞET VERİCİ

    Apartheid İsrail’in hastaneleri, ibadethaneleri, okulları hedef aldığını vurgulayan Mandela, “Yapılanları belgeleriyle Güney Lahey’deki soykırım davasına sunduk. Belgeler dehşet verici ve İsrail savunmasında asla bunlara karşı çıkamadı. 7 Ekim’e odaklanarak Hamas’ı suçladı. Halbuki bu işgal 75 senedir var. İsrail’in soykırımla yargılanması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    YAHUDİLERİN KARA LEKESİ

    New York’tan İsrail’in soykırımını lanetlemek için gelen Haham Rabbi Yısroel David Weiss de 7 Ekim’den bu yana akıl almaz katliamların gerçekleştiğini belirterek, “24 binin üzerinde sivilin hayatını kaybettiği belirtiliyor fakat biz biliyoruz ki bu sayı çok daha fazla. Müslümanlar canice katledilirken, biz bu zulme sessiz kalamayız. Bugün Filistin’in kan gölüne dönmesinin yegane sebebi İsrail’in bölgede zorla devlet kurma çabasıdır. Bizler Siyonist İsrail’i devlet olarak tanımıyoruz. İşgalci İsrail zorla devlet kurmaya çalıştığı için 75 senedir Filistinlileri katlediliyor. Bu devlet kurulmadan önce Müslümanlar ve Yahudiler komşuydu ve hiçbir sorun yaşamazdı. Bu ırkçı örgüt geldi ve hepimizin hayatı cehenneme döndü. Siyonist düşüncenin din ile hiçbir alakası yok. Yahudi dini 3 bin senedir var. Siyonistler ise Yahudi dininin kara lekesi” ifadelerini kullandı.

    İSRAİL ORDUSUNA KATILMAK HARAM!

    İsrail ordusuna katılmanın haram olduğu yönünde fetva çıkardıklarını vurgulayan Haham Weiss şu ifadeleri kullandı: “İnsanların vatanlarını işgal edip, zorla hükmetmeye çalışırsanız onlar da karşılık verir. İnsanların aklıyla alay ediyorlar, İsrail düpedüz katildir ve dünyaya siyonizm adı altında yaptıklarını meşrulaştırıyor. Pek çok Yahudi İsrail’in sunmuş olduğu argümanlara inanıyor, biz Yahudi din adamları gerçeği haykırıyoruz, deliller gösteriyoruz. Onlar kendi bildiklerini okuyor. İsrail, Yahudi dininin bir temsilcisi olamaz. Derhal bu devletin yıkılmasını istiyoruz.”

    Siyonizm terörünün merhameti yok!

    Bu konferansın Gazze direnişini daim kılmak ve işgalcinin suçlarını ortaya koymayı amaçladığını ifade eden Kudüs Uluslararası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Şeyh Hamid Al-Ahmar, “Siyonist düşmanla başa çıkabilecek bilinçte olmalıyız. İnsanları, ağaçları hedef alan, merhameti olmayan korkunç bir Siyonizm terörüyle karşı karşıyayız. Siyonist yerleşim projesi yalnızca Filistin’i değil, Arap ve İslam dünyasını hedef alıyor. Bugün Filistin davasının yanında duran yeni kişi, kurum ve devletlerin öne çıkmasını sağlamıştır. Güney Afrika’nın bugün yaptıkları bu haklı davanın en büyük göstergesi. Onlara çok teşekkür ederiz” değerlendirmesi yaptı. Konferansa, Uluslararası Kudüs Vakfı, Doha Uluslararası Dinlerarası Diyalog Merkezi, Dünya Moderasyon Forumu, Uluslararası Müslüman Alimler Birliği, Uluslararası Arap İletişim ve Dayanışma Merkezi ve Kuala Lumpur’un girişimiyle düzenlendi. Programa parti liderleri, yazarlar ve dini liderler katıldı.

    Şerefinizle yendiniz!

    Müslüman Alimler Birliği Başkanı Prof.Dr. Ali Karadaği, “Yenilmez denen orduyu, sizler şerefinizle yendiniz ey Gazze. Aksa Tufanı sonrası batıda yer alan İslam merkezlerinden, günbegün artan ihtida haberleri alıyoruz. Bu mücadele tüm dünyayı harekete geçirdi. Unutulmamalıdır ki Filistin’de yapılan bu cihat şerî bir cihattır. Oradaki kardeşlerimiz dünyada çok büyük bir ses getirerek dönüşüme neden oldu” değerlendirmesi yaptı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Mehmet Eymür toprağa verildi

    Mehmet Eymür toprağa verildi

    Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür, toprağa verildi.

    Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 81 yaşında yaşamını yitiren Eymür için Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazı kılındı. Ailesinin taziyeleri kabul ettiği cenazenin ardından Eymür, Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    ÇAKICI VE PEKER’DEN ÇELENK

    Cenazeye ailesinin yanı sıra Eski MİT Dış Operasyonlar Başkanı Yavuz Ataç, Emekli Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu, İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Demokrat Türkiye Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Bayar, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Fatih Bucak ve emekli generaller katıldı. Başta Alaattin Çakıcı, Sedat Peker olmak üzere pek çok kişi de cenazeye çelenk gönderdi.

    KONTRTERÖR DAİRESİ BAŞKANIYDI

    1943 yılında doğan Eymür, 1983 yılında, yeni kurulan MİT Kaçakçılık Şubesi ve ardından 1995 yılında kurulan Kontrterör Dairesi’nin başkanı olarak görev yaptı. Görev süresince Emniyet Kaçakçılık ve Harekât Dairesi Başkanı Atilla Aytek ile birlikte ünlü ‘Babalar Operasyonu’na imza atan Eymür, 1970’lerde, THKP-C üyesi Ulaş Bardakçı’nın İstanbul’da, Mahir Çayan ve arkadaşlarının Kızıldere’de etkisiz hale getirildiği operasyonlarda görev aldı. 1988’de, eski Genelkurmay Başkanı Necdet Üruğ, Ünal Erkan ve Mehmet Ağar’ı hedef alan bir MİT raporu hazırladı. Eymür hakkında Ergenekon operasyonları sırasında gözaltı kararı çıkılmıştı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Son 24 saatte 57 terörist öldürüldü

    Son 24 saatte 57 terörist öldürüldü

    Irak’ın kuzeyinde terör örgütü PKK ile girilen çatışmada, dokuz askerimiz şehit oldu. Milli Savunma Bakanlığı dün gece yaptığı duyuruda 15 PKK’lı teröristin de öldürüldüğünü bildirdi.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, son 24 saatte Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki operasyonlarda etkisiz hale getirilen terörist sayısının 57’ye yükseldiği ifade edildi.

    “Şehitlerimizin kanı yerde kalmadı, kalmayacak”

    Açıklamada,

    “Şehitlerimizin kanı yerde kalmadı, kalmayacak. Kahraman Mehmetçik en zorlu arazide PKK’lı teröristlere hain saldırının bedelini ödetmeye devam ediyor. Operasyonlarımız kararlılıkla devam ediyor”

    ifadelerine yer verildi.

    Ayrıntılar geliyor…

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Chery çığır açacak hamleyi yaptı: Tata Vista’dan dahi ucuz! İşte 2024’ün en çılgın SUV fırsatı geldi

    Chery çığır açacak hamleyi yaptı: Tata Vista’dan dahi ucuz! İşte 2024’ün en çılgın SUV fırsatı geldi

    Chery otomobil markası, Türkiye’deki pek çok vatandaşın ilgisi; Tiggo 8 Pro, Tiggo 7 Pro ve Omoda 5 SUV modelleri ile çekebiliyor. Ayrıca Chery markasının en ucuz SUV otomobil modeli, Omoda 5 olarak ön plana çıkıyor. Nitekim Omoda 5 SUV modeli, bazı Fiat Egea versiyonlarından bile ucuz olarak gözlemlendi.

    CHERY GEMİLERİ YAKTI: EGEA’DAN BİLE UCUZ SUV

    Chery otomobil üreticisi, uygun fiyatlı Omoda 5 SUV modeli ile Türkiye’deki pek çok vatandaşın dikkatini çekebiliyor. Nitekim Omoda 5 Comfort SUV otomobil modelinin güncel fiyatı, 1.183.000 TL.

    Fiat otomobil markası, uygun fiyatlı Egea modelleri ile pek çok vatandaşın ilgisini çekebiliyor. Bunun yanı sıra Fiat Egea Sedan Lounge 1.6 M.Jet 130 HP DCT versiyon otomobil modelinin kampanyalı güncel fiyatı, 1.270.900 TL olarak yayımlandı.

    Bu noktada Chery Omoda 5 Comfort SUV modeli, Fiat Egea Sedan Lounge 1.6 M.Jet 130 HP DCT otomobil modelinden ucuz olarak ön plana çıkıyor. Ayrıca bu durum, 2024’ün en çılgın SUV fırsatı bile dedirtebiliyor. Nitekim Chery, Egea’dan bile ucuz SUV sunuyor.

    Omoda 5 modelinin bazı Fiat Egea versiyonlarından ucuz olması, Chery gemileri yaktı bile dedirtebiliyor. Ayrıca bu durum, her iki otomobil modelinin de güncel fiyat listesini merak ettirebiliyor. Aşağıda hem Chery Omoda 5 hem de Fiat Egea Sedan Lounge otomobil modelinin 9 Ocak 2024 tarihli fiyat listesi yer alıyor.

    FİAT EGEA SEDAN LOUNGE OCAK FİYAT LİSTESİ

    Versiyonu: 1.4 Fire 95 HP. Şanzıman Tipi: Manuel. Yakıt Tipi: Benzinli. Fiyatı: 954.900 TL. Kampanyalı Fiyatı: 944.900 TL.

    Versiyonu: 1.3 M.Jet 95 HP. Şanzıman Tipi: Manuel. Yakıt Tipi: Dizel. Fiyatı: 1.123.900 TL. Kampanyalı Fiyatı: 1.113.900 TL.

    Versiyonu: 1.6 M.Jet 130 HP DCT. Şanzıman Tipi: Otomatik. Yakıt Tipi: Dizel. Fiyatı: 1.321.900 TL. Kampanyalı Fiyatı: 1.270.900 TL.

    Versiyonu: 1.5 T4 Hibrit 130 HP AT. Şanzıman Tipi: Otomatik. Yakıt Tipi: Elektrikli-Benzinli. Fiyatı: 1.392.900 TL. Kampanyalı Fiyatı: 1.382.900 TL.

    CHERY OMODA 5 OCAK FİYAT LİSTESİ

    Versiyonu: Comfort. Fiyatı: 1.183.000 TL.

    Versiyonu: Luxury. Fiyatı: 1.303.000 TL.

    Versiyonu: Excellent. Fiyatı: 1.403.000 TL.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • 81 vilayet tek tek açıklandı: Türkiye’nin en genç ile en yaşlı şehirleri belli oldu!  İlk ve son sıradaki isimler dikkat çekti

    81 vilayet tek tek açıklandı: Türkiye’nin en genç ile en yaşlı şehirleri belli oldu! İlk ve son sıradaki isimler dikkat çekti

    TÜİK tarafından yapılan açıklamada, 85 milyonu aşkın nüfusa sahip Türkiye’de en genç il Doğu Anadolu Bölgesi’nden çıkarken, en yaşlı ilin ise Ege Bölgesi’nde yer aldığı ortaya çıktı. İşte il il, şehir şehir verilen o liste…

    Hakkari

    Yüzde 22,0 ile Türkiye’de genç nüfus oranı en yüksek il oldu.

    Şırnak

    Genç nüfus oranı: Yüzde 21,7

    Siirt

    Genç nüfus oranı: Yüzde 21,1

    Bayburt

    Genç nüfus oranı: Yüzde 20,6

    Ağrı

    Genç nüfus oranı: Yüzde 20,4

    Muş

    Genç nüfus oranı: Yüzde 20,2

    Van

    Genç nüfus oranı: Yüzde 19,8

    Batman

    Genç nüfus oranı: Yüzde 19,4

    Bitlis

    Genç nüfus oranı: Yüzde 19,3

    Gümüşhane


    Genç nüfus oranı: Yüzde 18,7

    Kilis

    Genç nüfus oranı: Yüzde 18,7

    Mardin

    Genç nüfus oranı: Yüzde 18,6

    Şanlıurfa

    Genç nüfus oranı: Yüzde 18,6

    Kars

    Genç nüfus oranı: Yüzde 18,6

    Iğdır

    Genç nüfus oranı: Yüzde 18,5

    Erzurum

    Genç nüfus oranı: Yüzde 18,4

    Karabük

    Genç nüfus oranı: Yüzde 18,3

    Diyarbakır

    Genç nüfus oranı: Yüzde 17,9

    Gaziantep

    Genç nüfus oranı: Yüzde 17,3

    Bingöl

    Genç nüfus oranı: Yüzde 17,1

    Niğde

    Genç nüfus oranı: Yüzde 17,0

    Erzincan

    Genç nüfus oranı: Yüzde 16,8

    Kırıkkale

    Genç nüfus oranı: Yüzde 16,5

    Kahramanmaraş

    Genç nüfus oranı: Yüzde 16,5

    Karaman

    Genç nüfus oranı: Yüzde 16,5

    Adıyaman

    Genç nüfus oranı: Yüzde 16,4

    Konya

    Genç nüfus oranı: Yüzde 16,4

    Sivas

    Genç nüfus oranı: Yüzde 16,3

    Aksaray

    Genç nüfus oranı: Yüzde 16,2

    Isparta

    Genç nüfus oranı: Yüzde 16,1

    Burdur

    Genç nüfus oranı: Yüzde 16,0

    Bolu

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,8

    Kırşehir

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,8

    Elazığ

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,8

    Ardahan

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,8


    Hatay

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,7

    Kayseri

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,7

    Osmaniye

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,7

    Nevşehir

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,7

    Yozgat

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,6

    Malatya

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,6

    Bilecik

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,5

    Afyonkarahisar

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,4

    Düzce

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,3

    Sakarya

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,2

    Tokat

    Genç nüfus oranı: Yüzde 15,1

    Bartın

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,9

    Çankırı

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,8

    Adana

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,8

    Kütahya

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,8

    İstanbul

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,8

    Ankara

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,7

    Uşak

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,7

    Eskişehir

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,4

    Mersin

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,4

    Kocaeli

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,4

    Yalova

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,3

    Samsun

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,2

    Amasya

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,2

    Edirne

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,2

    Trabzon

    Genç nüfus oranı: Yüzde 14,0

    Denizli

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,9

    Rize

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,7

    Antalya

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,7

    Tekirdağ

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,6

    Manisa

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,6

    Artin

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,5

    Bursa

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,5

    Çanakkkale

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,5

    Zonguldak

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,5

    Kastamonu

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,5

    Giresun

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,3

    Çorum

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,1

    Aydın

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,0

    İzmir

    Genç nüfus oranı: Yüzde 12,9

    Kırklareli

    Genç nüfus oranı: Yüzde 13,0

    Tunceli

    Genç nüfus oranı: Yüzde 12,8

    Sinop

    Genç nüfus oranı: Yüzde 12,8

    Ordu

    Genç nüfus oranı: Yüzde 12,7

    Balıkesir

    Genç nüfus oranı: Yüzde 12,3

    Muğla


    Yüzde 12,3’lük genç nüfus oranı ile Türkiye’nin en yaşlı ili oldu.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Karekodlu plakayla araçlarda sahtecilik önlenecek

    Karekodlu plakayla araçlarda sahtecilik önlenecek

    Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası Başkanı Mehmet Yiğiner, yılbaşından itibaren başlayan karekodlu araç plakası uygulamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Araç plakalarında karekod kullanımına başlanmasının amacının, sahte plaka basımını engellemek olduğunu bildiren Yiğiner, “Bu sistemle, polis uygulamasında veya araç plakası sorgulandığında sadece karekod okutarak bütün bilgilere erişilmesi mümkün olacak. Uygulama, şu an için araçlarını yenileyenler, yeni araç alanlar ile ruhsatlarını ve tescillerini yenileyenler için mecburi.” diye konuştu.

    Yiğiner, plaka basımının koordinasyonunun İçişleri Bakanlığı ile Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunda olduğunu aktararak, il ve ilçelerde bu işi odaların üstlendiğini ifade etti.

    Yeni sisteme uygun plaka basımı nedeniyle yılın ilk 2-3 gününde yoğunluk yaşadıklarını belirten Yiğiner, “Şimdi işleyişimiz normale döndü. Şu anda günde 400-500 çift plaka basabiliyoruz.” dedi.

    Karekod bilgilerinin e-Devlet’ten görülebildiğini belirten Yiğiner, “Bu sistemle, aracın modeli, şase numarası ve araç sahibi gibi bilgilere erişilebilecek.” dedi.

    Yiğiner, bu sistemle mevzuata aykırı uygulamaların önüne geçileceğini aktararak, şunları kaydetti:

    “Bu, araç sahiplerinin ve sistemin güvenliği için önemli. Dönem dönem görüyoruz, sahte plakayla ve ruhsatla araç satımları olabiliyor, dolandırıcılık olabiliyor, bunun önüne geçilecek. Hem dolandırıcılığın önüne geçilmiş, hem de güvenlik riskinin önlenmesiyle halkımız kendini daha güvende hissetmiş olacak. Her araçla bir plaka eşleyecek. Dolayısıyla emniyet açısından da olumlu olacak.”

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Bursa’da otobüs terminalinde yangın: Dükkanlara sıçramadan itfaiye ekiplerince söndürüldü

    Bursa’da otobüs terminalinde yangın: Dükkanlara sıçramadan itfaiye ekiplerince söndürüldü

    Terminalin çatısından yükselen duman kentin birçok noktasında görülürken, bekleme salonu da dumanla doldu.

    İhbarla bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi.

    Ekiplerin müdahalesi ile yangın, diğer dükkanlara sıçramadan söndürüldü.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da yangınla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Terminal’de yer alan bir işletmenin bacasından çıkan yangına ekiplerimiz 4 araç ile dakikalar içinde müdahale ederek yangını söndürdü. Çok şükür ki bir yaralanma olmadı. İşletme sahiplerine ve yangından etkilenen hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Cuma hutbesi: Allah’ın rahmeti ve inayetine sığınmanın adı Eûzü-Besmele

    Cuma hutbesi: Allah’ın rahmeti ve inayetine sığınmanın adı Eûzü-Besmele

    Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünün hazırladığı bu haftaki Cuma hutbesinin konusu “Allah’ın rahmeti ve inayetine sığınmanın adı: Eûzü-Besmele” olarak belirlendi.

    Muhterem Müslümanlar!

    Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:

    “De ki: Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım. Onların yanı başımda bulunmalarından da sana sığınırım.” [Mü’minûn, 23/97, 98.]

    Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:

    “Bismillâhirrahmânirrahîm  ile başlanmayan her önemli iş, bereketsiz ve sonuçsuzdur.” [Süyûtî, el-Fethü’l-kebîr, II, 303.]

    Aziz Müminler!

    Cenâb-ı Hak, peygamberleri aracılığıyla her türlü sıkıntı ve zorluktan kurtaran, iyilik ve hayır kapılarını açan iki önemli cümle öğretmiştir bizlere. Bu iki cümle, Eûzü-Besmele olarak bildiğimiz

    اَعُوذُ بِا للّٰهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ

    ve

    بِسْــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ

    ’dir.

    Eûzü-Besmele,

    Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım”

    ,

    “Söz ve işlerime Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlarım”

    demektir. Rabbimizin emir ve yasaklarına göre hayatımızı tanzim etme kararlılığını göstermektir.

    Kıymetli Müslümanlar!

    Eûzü-Besmele, imkânları ve gücü sınırlı olan insanın, sonsuz kudret ve merhamet sahibi Allah’a sığınmasıdır. Allah’ın her an ve her yerde kendisini gördüğü bilinciyle yaşamasıdır. Eûzü-Besmele, ibadetlerimizin anahtarıdır. Dilimizin süsüdür.

    Eûzü-Besmele ile açılır gönül kapıları Allah’a. Zorlukların üstesinden gelmek için Eûzü-Besmele ile niyazda bulunulur Yüce Mevlâ’ya. Sorumluluklar yerine getirildikten sonra Eûzü-Besmele ile hastalıklara şifa istenir Allah’tan. Bütün tedbirler alındıktan sonra Eûzü-Besmele ile sıkıntılara çare beklenilir Cenâb-ı Hak’tan.

    Değerli Müminler!

    Eûzü-Besmele, kitaplara ve levhalara sığdırılamayacak kadar değerli ve kıymetli bir hazinedir. Rabbimiz, onları anlayalım ve hayatımızın her alanında kılavuz edinelim diye bizlere göndermiştir. Nitekim tertemiz yaşantılarıyla insanlara örnek olan bütün peygamberler, davetlerine Eûzü-Besmele ile başlamışlardır. İnsanları tevhit ve vahdete Eûzü-Besmele ile çağırmışlardır. Haramlardan, gayri meşru işlerden, kin, nefret ve öfkeden, fayda vermeyen ilimden Allah’a sığınmışlardır. Şeytana, şeytani duygu ve düşüncelere, her türlü şerre ve şer odaklarına karşı Allah’tan yardım istemişlerdir. Yüce Rabbimizin bu husustaki emri gayet açıktır:

    وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ

    “Eğer şeytandan seni kötülüğe sevk edecek bir düşünce gelirse, hemen Allah’a sığın.” [Fussilet, 41/36.]

    Öyleyse Aziz Müslümanlar!

    Bizler de hayatımızın her ânını Eûzü-Besmele ile ilmek ilmek dokuyalım. Eûzü-Besmele ile başlayalım her sözümüze ve işimize. İyiliklerle kuşatalım dört bir yanımızı; yaklaşmayalım hiçbir kötülüğe. Eûzü-Besmele ile öğrenelim ilmi, bilimi ve teknolojiyi. Allah’ın adıyla okuyalım, okutalım. Öğrendiklerimiz bizi Allah’ın rızasına ulaştırsın, dünya ve ahiretimizi mamur kılsın. Eûzü-Besmele ile girelim evimize. Huzur ve mutluluğu hâkim kılalım ailemizde; şiddet ve nefretten uzak duralım her zaman ve her yerde. Eûzü-Besmele ile işyerlerimizi açalım, mesaimize başlayalım. Helalinden kazanıp helale harcayalım; haramdan, kul ve kamu hakkından sakınalım. Eûzü-Besmele birleştirsin gönüllerimizi. Sağlamlaştıralım birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi; aramıza fitne, fesat ve ayrılık sokmaya çalışanlara asla fırsat vermeyelim.

    Kıymetli Müminler!

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) evinden çıkarken, evine girerken, yatarken, kalkarken daima Eûzü-Besmele çekerdi. Eûzü-Besmele ile sözlerine ve işlerine başlar, Eûzü-Besmele ile Rabbine niyazda bulunurdu. Bizler de mübarek üç ayların birincisi Receb’in şu ilk gününde samimiyetle açalım ellerimizi Yüce Rabbimize. Tevazu ile boyun eğelim Cenâb-ı Hakk’a. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in kendisini örnek almamızı isteyerek yaptığı şu duayla sığınalım Allah’a:

    “Allah’ım! Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s)’in senden istediği bütün hayırları biz de istiyoruz, lütfeyle. Sana sığındığı bütün kötülüklerden biz de sana sığınıyoruz, muhafaza eyle. Yardım sendendir ve dönüş sanadır. Güç ve kuvvet sadece senin yardımınladır.” [Tirmizî, Deavât, 88.]

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Manevi hasat vakti

    Manevi hasat vakti

    Rabbimizin rahmet deryasının coştuğu üç aylar olarak isimlendirilen günler, geceler ve kandillere kavuştuk çok şükür. Birbirinden kıymetli geceleri içinde barındıran Recep, Şaban ve Ramazan aylarına Peygamber Efendimiz’in (sav) verdiği kıymeti biliyoruz. Dinimizde ayrı bir değeri olan üç ayların, insani özelliklerin olgunlaşmasında ve iradenin kontrol altına alınmasında rolü büyüktür. Özetle üç aylar ve kandiller, dünyevî meşguliyetlerimizden sıyrılıp, yaratılış gayemizi düşünmemiz; yaratan ve yaratılanlarla olan münasebetlerimizi değerlendirmemiz için son derece kıymetli fırsatlardır. Peki üç ayları nasıl ihya etmeliyiz?

    İYİ BİR MUHASEBE, TEVBE VE İSTİĞFAR

    Cenab-ı Hakk’ın “Düşünmez misiniz?” (Âl-İ İmrân-65) “Umulur ki tefekkür edersiniz” (Bakara-219) âyetleri ve “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” hadisi muhasebenin önemini ortaya koyar. Eksikleri tespite ve bilinmeyenleri keşfe götüren bu yol, başkasında eksik ve ayıp aramaya fırsat da bırakmaz. Bu nedenle bir saatlik tefekkür nice yılların nafile ibadetine denk kabul edilmiştir. Ardından da “Ey iman edenler! Allah’a samimiyetle tevbe edin!” (Tahrim-8) ayeti hasebince bolca tevbe ve istiğfar edilmelidir. Tevbe için iyi bir hazırlık yapılmalı, güzelce abdest alınmalı, helal lokma yemeye gayret edilmeli, pişmanlık duyup, bir daha günaha düşmemeye karar verilmelidir.

    BOL BOL KUR’AN-I KERİM OKUNMALI

    Hayat rehberimiz Kur’an, insanlar için doğru yolu gösteren bir hidayet rehberidir. Peygamberimiz (sav) şöyle buyurur: “Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir.” Bu sebeple gündüz ve geceleri bol bol Kur’an-ı Kerim okuyarak, hatim başlayarak geçirmek geleceğimizi ve geçmişlerimizi nurlandırır. Kur’an’ı anlamak için meal ve tefsir okumak da bu günlerde yapılacak en kıymetli çalışmalardan biridir.

    SALÂTÜ-SELÂM VE ZİKİR

    Allah Teâlâ Ahzab Suresi 56. ayette şöyle buyurur: “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.” Biz de her daim kendisine yapılan selama karşılık veren Peygamber Efendimize olan bağlılığımızı ve O’na olan sevgimizi, bu aylarda ve gecelerde, çokça salât ve selam getirmekle ifade edelim.

    Yine Allah Hicr Suresi 6. ayette, “Bunlar, iman edenler ve gönülleri Allah’ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur” buyurur. Kalplerin sukûnete ermesi için dil ve kalp ile zikir halinde olmalıyız.

    NAMAZLARA ÖZEL DİKKAT

    Bu aylarda ve ayların içine gizlenmiş kandil gecelerinde en az bir günlük geçmiş namazlardan kaza edilmeli. Eğer kaza borcu yok ise nafile namaz kılınarak mübarek zamanlar ibadetle ihya edilmeli. Yine bu günlerde vakit namazlarda cemaate devam etmeye dikkat edilmeli.

    ÇOKÇA DUA EDELİM

    “De ki: Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi?” (Furkan-77) Bu mübarek geceler, Rabbimize dua ve niyazda bulunma zamanlarıdır. Yine Rabbimizin verdiği nimetlere hamd ve şükür halinde bulunmayı unutmamalıdır. Nitekim hadis-i şerifte duanın kabul olmasının iki şartından birinin hamd diğerinin de salavat olduğu bildirilmiştir.

    SADAKA VE NİFAKI ARTIRALIM

    Allah yolunda infakta bulunup sadaka vermenin kişiyi pek çok tehlike ve belalardan muhafaza edeceği, buna ilaveten sadaka sahibini Allah’ın rızasını kazandıracağı unutulmamalıdır. Bu müstesnâ günler de sadaka vermeye en güzel vesilelerdir. Zira Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur: “Allah yolunda infâk edin! Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Bir de ihsanda bulunun. Zira Allah, muhsinleri (iyilikte bulunan, işini güzel yapan ve ihsan şuuru ile yaşayanları) sever.” (Bakara-195)

    BAĞIŞLANMA UMUDU

    Bunlar haricinde bu güzel günlerde, kabirleri ziyaret edelim, hayır ve hasenatımızı çoğaltma yarışına girelim, çocuklara hediyeler verelim ve onları camiye getirip manevi hazzı onlara yaşatalım, nafile oruçlar tutalım, Peygamberimizin hayatını ve hadislerini okuyalım, yetimlere fakirlere ve kimsesizlere sofralarımızda yer açalım. Bu aylar ve geceler rahmet iklimine açılma zamanlarıdır, arınma mevsimleridir, bağışlanma umudumuzdur. Özetle bu ay ve gecelerde ellerimizi semaya gönlümüzü Mevla’ya açalım inşallah.

    KAYNAK: Yeni Şafak

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com