Blog

  • Eller Filistin için açıldı

    Eller Filistin için açıldı

    İslam aleminde rahmeti ve bereketi bol “üç ayların” başlangıcını simgeleyen Regaip Kandili, dün idrak edildi. Rahmet ve bereket gecesi olarak kabul edilen geceyi ibadetle geçirmek isteyen vatandaşlar, camilere akın etti. İstanbul’da başta Ayasofya, Süleymaniye, Fatih, Taksim ve Çamlıca camileri başta olmak üzere selatin camiler dolup taştı. Ankara’da da kandil münasebetiyle Hacı Bayram Camisi’nde kandil için özel program düzenlendi. Sözlükte “kendisine rağbet edilen şey, bol ve değerli bağış” anlamına gelen Regaip Kandili’nde, İslam alemi ellerini semaya şehitleri ve zulme uğrayan Filistin halkı için açtı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Regaip Gecesi için yayımladığı mesajında “Bizleri bir kez daha Regaip Gecesi’ne kavuşturan, rahmet, bereket ve mağfiret iklimi üç aylara ulaştıran Yüce Allah’a sonsuz hamd-ü senada bulunuyoruz. Bu mübarek gün ve geceleri hakkıyla değerlendirebilmek için Cenab-ı Mevla’dan rahmet ve inayet diliyoruz.” ifadesini kullandı.

    ÜÇ AYLARA HÜZÜNLÜ GİRİYORUZ

    Erbaş, mübarek gün ve gecelerin, hayata yeniden yön verme imkanı sağlayan kıymetli zaman dilimleri olduğunu aktardı. Erbaş, manevi dünyanın bereket mevsiminin başlangıcı Regaip Gecesi’nin de içten ve samimi duygularla Allah’a yönelinen, affedilmenin ümit edildiği mübarek bir gece olduğunu anlattı. Her yıl özlemle beklenen üç aylara bu yıl kalpler hüzünlü olarak girildiğini ifade eden Erbaş, insanlık onurunun, hukukun ve ahlaki değerlerin hiçe sayıldığını, her türlü şiddetin yaygınlaştığını ve zalimlerin zulmünün çoğaldığını vurguladı. Erbaş, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Bugün, çevresinin mübarek kılındığını bizzat yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in beyan ettiği Mescid-i Aksa’ya baskınlar yapılmakta, insanların özgürlükleri ellerinden alınmakta, masum insanlar katledilmektedir. Kendini dünyanın efendisi gören sapkın bir zihniyet, haksız, hukuksuz ve insafsız saldırılarla Filistinli kardeşlerimizi topyekun soykırıma maruz bırakmaktadır. Yeryüzündeki bütün masum, mahzun ve mazlum gönüller adına kalplerimizi semaya açalım. İnsanlığın huzurunu tehdit eden her türlü şiddetin ve zulmün son bulması için ihlas ve samimiyetle Yüce Allah’a dua ve niyazda bulunalım.”

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Kıbrıs’ın en büyük camisi açıldı

    Kıbrıs’ın en büyük camisi açıldı

    KKKTC’nin en büyük camisi olma özelliği taşıyan Dr. Suat Günsel Camii ibadete açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde yer alan 62 kubbe ve 6 minareyle göz dolduran eser, 10 bin kişinin ibadet edebilmesine olanak tanıyor. Kıbrıs için son derece önemli olan eserin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, caminin Regaip Kandili’nde, Kıbrıs Türklerinin adaya kazandırdığı en büyük abidevi eser olarak tarihe geçeceğini belirtti. Açılışa Yılmaz’ın yanı sıra, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ile Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş katıldı.

    EZANLAR SUSMAYACAK

    Camilerin tarih, edebiyat ve kültürle iç içe merkezler olduğunu söyleyen Yılmaz, “Kıbrıs 649 yılında Hazreti Osman’ın hilafeti döneminde İslam’la müşerref olmuş, 1571 yılında başlayan Osmanlı hakimiyetiyle ezan sesleri adanın her noktasında yükselmeye başlamıştır. Kıyamete kadar da inşallah bu ezanlar susmayacak, bu bayraklar inmeyecek. Peygamber Efendimizin süt halası Hala Sultan başta olmak üzere sahabe türbeleri ve İslam yapıları adanın her iki tarafında bu köklü geçmişi bizlere göstermektedir” dedi.

    ADADA TÜRK’ÜN İZİ VAR

    Adanın her iki tarafında Kıbrıs Türkünün çok uzun bir tarihi ve medeniyet geçmişi olduğuna vurgu yapan Yılmaz, “Birileri yok etmeye çalışsa da görülmemesi için gayret etse de gerçekler ortada, hakikatler ortada. Kıbrıs Türküyle biz Selimiye’den Hazreti Mikdat Camii’ne okunan ezanlarla, Toroslar’dan Geçitköy’ü sulayan sularla bağlıyız. Mehmetçik ve mücahitlerimizin omuz omuza verdikleri mücadelede sembolleşen milli davamızda hep birlikteyiz. Tasada, sevinçte bir oluşumuz. Kalkınma yolculuğunda KKTC’nin yanında oluşumuz, böyle köklü bağlara dayanıyor” şeklinde konuştu.

    SON DERECE KIYMETLİ

    Dr. Suat Günsel Camii’nin altı minaresiyle bölgenin sayılı camilerinden olduğunu dile getiren Yılmaz, tasarım, mühendislik ve inşa sürecinden kullanılan vitray, avize, kubbe ve iç mekan süslemelerinden ahşap ve taş işçiliğine kadar bütünüyle Kıbrıs Türkünün yetenekleriyle inşa edildiğini vurguladı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın duası sonrasında açılışı gerçekleştirilen camide Tatar, Yılmaz, Üstel, Kacır ve beraberindekiler öğle namazını kıldı. Açılış töreni öncesinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Bakan Kacır ve beraberindekiler, KKTC Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin inşaat alanını gezerek, bilgi aldı.

    BİRLEŞTİRİCİ OLACAK

    Yılmaz, adada yaşayan Müslümanlar ve Kıbrıs’a gelecek turistlere hitap edecek caminin, Türk karşıtlığı, kültürel ırkçılık gibi zararlı akımlara karşı ayrıştırıcı değil, birleştirici bir misyon üstleneceğini dile getirdi.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Tek hayalimiz Özgür Filistin

    Tek hayalimiz Özgür Filistin

    Gazze’den Türkiye’ye getirilen Filistinliler, yaşadıkları acıların yaralarını sarmaya çalışıyor. El Ariş’ten Türkiye’ye sevk edilen ve tedavisi tamamlanan 13 hasta ve 13 refakatçi Kızılay’a ait misafirhanede kalıyor. İlk misafirler 27 Aralık’ta ağırlanmaya başlandı. Misafirhanede oluşturulan çocuk dostu alanlarda savaşın izleri silinmeye çalışılıyor. Günde 3 öğün yemek hizmeti sunuluyor. Aşçılar Gazzeliler için yöresel lezzetler yapıyor. Misafirhanede önümüzdeki haftadan itibaren Türkçe eğitimi de başlayacak. Hastaneden taburcu edilenler bu misafirhaneye alınıyor.

    ÖNÜMÜZ BİLİNMEZLİK

    Tedavi süreçlerini ve yaşadıklarını Yeni Şafak’a anlatan Gazzeli misafirler, ‘Özgür Filistin’ mesajı verdi. 2 aylık oğlunu geçtiğimiz hafta Türkiye’de toprağa veren anne Dua Mutasım Muhamed Matar, “4 kişilik çekirdek ailemiz bir düzen içerisinde yaşıyorduk. Savaş başladı. Oğlumun tümör olduğunu öğrendik. Hastane servis dışı kalınca Türkiye’ye getirildik” dedi. Oğlunun Etlik Şehir Hastanesi’nde servise alındığını söyleyen Matar, “2 haftalık yoğun bakım sonrası oğlum vefat etti. Oğlumu Gazze’ye götürüp gömmek istedim ama mümkün olmadığı söylendi. Burada gömmek zorunda kaldık. Oğlum sadece 2 aylıktı. Diğer çocuğum, eşim, annem, babam Gazze’de. Yurduma dönmek istiyorum ama önümüzde bir bilinmezlik var. Türkiye’nin iyiliğini asla unutmayacağım” diye konuştu. İsrail bombardımanında kızını ve damadını kaybeden Javaher Nasır Muhammed, torununun tedavisi için refakatçi olarak Türkiye’ye geldi.

    İLAÇ YETERSİZLİĞİNDEN TEDAVİ EDİLEMEDİ

    Muhammed, “Kızının evine bomba atıldı dediler. Öldüklerini öğrendim. Torunum Alma beyin kanaması geçirdi, omzu ve çenesi kırıldı, göz siniri de zarar gördü. Sevk edilmesi gerektiğini söylediler. Türkiye’ye geldiğimizde hemen tedaviyi başlattılar. 1 ay sonra bu merkeze geldik. Alma’nın durumu daha iyi” şeklinde konuştu. Muhammed, “Orada bir hayatımız kalmadı. Şu an için geleceğimizi kestiremiyorum. Zulme direndik. Gazze bizimdir, bizim kalacak. Pes etmeyeceğiz. 22 Arap ülkesi her şeyi görüyor ama biz onları yanımızda göremiyoruz. Dünyaya sesleniyoruz, yanımızda olun. Türkiye’ye teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Javaher Nasır Muhammed’in torunu, 11 yaşındaki Alma, tek hayalinin Filistin’in zulümden kurtulması olduğunu söyledi. Alma, “Arap ülkeleri sessiz kalmasın artık. Filistin’e desteklerini göstersinler. Türkiye, Yemen ve Mısır bizi destekliyor. Onlara teşekkür ederim. Bu üç ülkeden başka hiçbir ülke bizimle durmadı. Bizi oradan çıkardıkları için teşekkür ederim. Arabistan kralının bize tek desteği kefen göndermek oldu.”

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Şivlilik Çocuk Bayramı büyük bir coşkuyla devam ediyor

    Şivlilik Çocuk Bayramı büyük bir coşkuyla devam ediyor

    Konya Büyükşehir Belediyesi ve Selçuklu Belediyesi Konya’nın kadim geleneği olan Şivlilik geleneğini hem yeni nesillere hem de tüm Türkiye’ye tanıtmaya devam ediyor. Selçuklu Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Şivlilik Çocuk Bayramı’nı Konya protokolü de gezerek çocukların ve ailelerinin yaşadığı mutluluğa ortak oldu.

    Kendi alanında tek olan, çocukların mutluluğu için tüm detayların düşünüldüğü organizasyon 11.00-23.00 saatleri arasında misafirlerini ağırlıyor. 5 gün boyunca devam edecek olan festival programının öğlen kuşağında çocukların sevdiği çizgi film animasyon karakterlerinin müzikalleri yer alırken öğleden sonra ise ebeveynlere yönelik alanında uzman yazarlar tarafından çocuk gelişimi ve çocukların başarısına yönelik konferanslar veriliyor.

    10 Ocak Çarşamba günü başlayan ve yoğun ilgiyle devam eden Şivlilik Çocuk Bayramı 14 Ocak Pazar günü sona erecek.

    Selçuklu Belediye Başkanı Pekyatırmacı: Çocuklarımız aileleriyle birlikte unutamayacakları bir etkinlik yaşıyor

    Sözlerini Regaib Kandilini kutlayarak başlayan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı Şivlilik Çocuk Bayramı’nın tüm çocukların mutluluğuna aracı olduğunu söyledi.

    Pekyatırmacı sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Üç aylarımız hayırlı mübarek olsun. Konya’mızın bu asırlık geleneği olan Şivliliği, artık Büyükşehir Belediyemizle birlikte Konya’mızda çocuklarımızın bir bayramına dönüştürmüş olduk. Bundan sonra her Şivlilik’te biz çocuklarımızla, ailelerimizle birlikte bu güzel günü ,mutlu günü inşallah hep birlikte kutlayacağız. Çocuklarımız Kongre Merkezinde 5 gün boyunca hem üç aylarımızın başlangıcını, milli manevi değerlerimizi bu güzellikleri yaşayacaklar hem de burada farklı atölyelerde, animasyonlarda gösterilerle aileleriyle birlikte buluşmuş olacaklar. Kendi alanında tek olan, çocukların mutluluğu için tüm detayların düşünüldüğü organizasyon 11.00-23.00 saatleri arasında misafirlerini ağırlıyor. 5 gün boyunca devam edecek olan festival programının öğlen kuşağında çocukların sevdiği çizgi film animasyon karakterlerinin müzikalleri yer alırken öğleden sonra ise ebeveynlere yönelik alanında uzman yazarlar tarafından çocuk gelişimi ve çocukların başarısına yönelik konferanslar veriliyor. Yine etkinlik alanımızda çocuklarımız için hediyelerimizi de burada vermiş olacağız. Tüm çocuklarımızı çok seviyoruz. Bu güzel geleneğimizi, Konyamızda birlikte yaşattığımız için çok mutluyuz. İnşallah üç ayların başlangıcı kandil günümüz bütün dünyada çocukların ölmediği, katledilmediği, bütün çocukların yüzlerinin güldüğü güzel günlerin başlangıcı olsun diyorum.”

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Altay: Temel amacımız kadim kültürümüzü çocuklarımıza aktarmak

    İslam Alemi olarak 3 aylara kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay,“ Çocuklarımızın zihninde bunun güzel bir hatıra olarak kalması için şivlilikprogramları icra ediyoruz. Burada temel amacımız kadim kültürümüzü çocuklarımıza aktarmak ve onların da çocuklarına aktarması için bugünden zihinlerinde güzel hatıralar bırakmak. Çünkü bu günler bizim için önemli. Başı rahmet, ortası rahmet ve sonuda ramazanla birlikte kurtuluş olan 3 ayları yaşıyoruz. Bugün Regaip kandili ve akşam kandili icra edeceğiz. Çocuklarımız bugün şivlilikle aslında hem hediyelerini alıyorlar hem de tüm Konya’da kandil tebriği gerçekleştiriyorlar. Buraya gelmeden önce şöyle sokaklara bir uğradım, yeniden yetmişe herkes adeta Konya’da bu bayramı birlikte yaşıyorlar. İslam Alemiolarak barışa huzura, kardeşliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz zamanlardayız. Bizim çocuklarımız burada gönüllerince eğlenirken sokaklarında güvenle, hem anne babalarıyla, hem arkadaşlarıyla bu bayramı yaşarken, başta Filistin olmak üzere İslam coğrafyasında derin acılar var. Bu vesileyle bu 3 ayların özellikle Filistin’deki kardeşlerimizin kurtuluşuna vesile olmasını, oradaki çocukların da 3 ayları ve diğer mübarek günleri, her gününü bir bayram havasında geçirmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Tüm İslam Aleminin duası bu gece ve bu aylar boyunca tüm dünyadaki mağdur ve mazlum insanlar için olacaktır. Duası en çok kabul olanlarda çocuklarımız. Bir taraftan onlara bu eğlenceyi bu güzelliğe aktaralım ama bir taraftan da bu işi niye yaptığımızı, 3 ayların ne anlama geldiğini, kandilin ne demek olduğunu ve tüm dünyadaki diğer çocukların ne yaşadığını mutlaka anlatalım diye buradan tekrar hatırlatmak istiyorum. Selçuklu Belediyemizde bunun birlikte artık geleneksel hale gelen bu Şivlilik Bayramında çocuklar için birçok etkinlik, hediyeler ve aileler için de onlarca konferans ve söyleşi var. İnşallah pazar akşamına kadar Konya’dan herkesi Şivlilik Bayramı’nıza Selçuklu Kongre Merkezine davet ediyorum. Başta Selçuklu Belediye Başkanımız olmak üzere emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün bizi yalnız bırakmayan değerli milletvekillerimize, protokol üyelerimize teşekkür ediyorum. Ama en önemli teşekkür sizlere. Çocuklarınızın elinden tutup bu güzelliği yaşamak için buraya geldiğiniz Allah hepinizden razı olsun. 3 aylarımız mübarek olsun. Kandilimiz mübarek olsun. Allah’a emanet olun” şeklinde konuştu.

    AK Parti Konya Milletvekili Özer: En büyük mutluluk çocuklarımızın yüzünün gülmesine vesile olmak

    En büyük mutluluğun çocukların yüzlerindeki tebessümü görmek olduğunu ifade eden AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer : “Şivlilik dediğimiz zaman, her birbirimizin doğal olarak geçmişindeki , çocukluk anıları aklımıza geliyor. Az önce de ifade edildi. bir gece öncesinden fener adayı yapılır ondan sonra da heyecandan o gece uyumak bile mümkün olmazdı. Sabah erken saatlerde arkadaşlarla bir araya gelip en yakın komşularımızda başlamak üzere mahalledeki bütün kapılar çalınırdı. Konya’nın güzel geleneği bu güzel kültürü bugün de devam ediyor. Nesilerden nesillere taşınıyor ve bu rengarenk güzelliğin bir parçası olarak da birkaç senedir Büyükşehir Belediyemiz ve Selçuklu Belediyemiz Selçuklu Kongre Merkezi’nde yeni bir kimlik ve yaşatmaya devam ediyorlar. Çocuklarımıza hediyelerin verildiği farklı stantların oluşturulduğu bazı STK’ ların işin içerisine dahil edilerek söyleşilerin, tiyatroların yapıldığı çok daha güzel bir organizasyonla da şehir de renklenmiş oldu. Beş gün boyunca devam edecek. Ben bütün hemşehrilerimizi çocuklarla beraber bu güzelliğin bir parçası olmayan davet ediyorum. Hepinizin bildiği gibi bu güzelliği yaşarken kalbimizin bir yanı hep buruk maalesef dünyanın farklı yerlerinde , özellikle de Gazze’deki çocuklar bizim çocuklarımız kadar şanslı değiller. Bizler bu bilinçle bu şuurla bunu hayatımızın bir önceliği olarak taşıyarak bu bilinçle gayret ederek bütün dünyaya barışı, güzelliği getirmek için çaba sarf etmeliyiz. Bizler de Türkiye yüzyılından daha güçlü bir Türkiye ile beraber dünyanın her köşesine barışı, adaleti mutluluğu getirebilmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çaba sarf etmeye devam edeceğiz. Ben bir kez daha bu güzellikleri bize yaşattığı için Büyükşehir Belediye başkanımıza Selçuklu Belediye Başkanımıza ve kıymetli ekibine teşekkür ediyor, Regaib Kandili’nin şehrimize, ülkemize, tüm İslam alemine hayırlar getirmesini diliyorum” dedi.

    AK Parti Konya Milletvekili Özboyacı: Bu güzel organizasyonda emeği geçenleri tebrik ediyorum

    Çocukların gözünün pırıl pırıl ışıldadığı şivlilik heyecanının, mutluluğunun aleni bir şekilde görüldüğü bir günü yaşadıklarını söyleyen AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı,“ Yani bu güzelliği görüp de çocukluğuna gitmeyen zannediyorum yoktur. Şivlilik bizim için, Konyalılar için hâlâ canlı, yaşatılan ve nesilden nesile aktarılmış çok güzel bir etkinlik. Tabii ki bir manası da var. O da mübarek 3 ayların başladığını aslında müjdeliyor. Ben bu güzel geleneğin yaşatılmasında ve böyle güzel bir organizasyonda emeği geçen başta Selçuklu Belediye Başkanımıza ve Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve bütün ilgili arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Şurada sıra bekleyen kardeşlerimizi görüyorum. Büyük bir heyecanla oyunlardaki sıranın kendilerini gelmelerini bekliyorlar. Gerçekten muazzam bir Şivlilik kutlaması olmuş. Tabii biz nasıl bu güzel organizasyonu 3 aylık kutlamak için çocuklarımıza, nesillerimize geleneklerimizi, örfümüzü, adetimizi, dinimizi aktarmak için kullanıyorsak yine aynı şekilde dünyanın dört bir yanında zulüm gören kardeşlerimizi bilhassa Filistin’li kardeşlerimizi de bu anlamda unutmamalıyız. Her birimiz çocuklarımıza, nesillerimize burada yaşananları anlatmalıyız ve ne kadar şanslı olduklarını, Allah’ın izniyle bu topraklarda büyüdükten sonra oradaki kardeşlerinin de kurtarıcısının kendileri olacakları bilincine ulaştırmalıyız. İnşallah Rabbim bu 3 ayları hepimiz için mübarek eder. Recep, Şaban ve Ramazan ayları bütün ümmet için kurtuluşa vesile olur diyorum. Tekrar güzel organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ailelerimize, çocuklarımızla hoş geldiniz diyorum. 3 aylarımız mübarek olsun” dedi.

    Şivlilik Çocuk Bayramı’nda etkinlik alanını gezen protokol heyetinde AK Parti Konya Milletvekilleri Mustafa Hakan Özer, Selman Özboyacı, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ve Selçuklu İlçe Müftüsü Selim Yazıcı yer aldı.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Rüyada Şarap Testisi, Şarap Fıçısı Görmek Ne Anlama Gelir?

    İbn-i Sirin’e göre rüyada şarap testisi/şarap fıçısı görmek

    Şarap testisi rüya gören kimsenin eşine işarettir.

    İbn-i Sirin’e göre rüyada şarap testisi/şarap fıçısı satın almak veya başkasının size şarap testisi/şarap fıçısı verdiğini görmek

    Evleneceğinize işarettir.

    İbn-i Sirin’e göre rüyada şarap testisinden/şarap fıçısından bir şey içtiğini görmek

    Eşinizle cinsel ilişkiye gireceğinize işarettir.

    İbn-i Sirin’e göre rüyada şarap testisinin/şarap fıçısının kırıldığını görmek

    Eşinizin öleceğine işarettir.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Bugün Regaip Gecesi: Bu gece ne yapılmalı ve nasıl değerlendirmek gerekir?

    Bugün Regaip Gecesi: Bu gece ne yapılmalı ve nasıl değerlendirmek gerekir?

    İslam aleminde rahmeti ve bereketi bol

    “üç ayların” ilk başlangıcını simgeleyen Regaip Gecesi bugün idrak edilecek.

    Rahmet ve bereket gecesi

    İslam dünyası için büyük öneme sahip üç aylardan recep ayının arifesindeki perşembe gününü cumaya bağlayan gece idrak edilen

    Regaip Gecesi, “rahmet ve bereket gecesi” olarak kabul ediliyor.

    Sözlükte “

    kendisine rağbet edilen şey, bol ve değerli bağış

    ” anlamına gelen regaip, hadis ve fıkıh literatüründe ise “

    bol sevap, mükafat, faziletli amel

    ” anlamlarında kullanılıyor.

    Regaip Gecesini nasıl değerlendirmek gerekir?

    Hz. Peygamber (s.a.s.), bazı mübarek gün ve gecelerin değerlendirilmesini tavsiye etmiş

    (Buhârî, Savm, 6 [1901]; Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 175 [760]; Beyhakî, Ma‘rifetü’s-sünen ve’l-âsâr, 4/420 [6676]),

    kendisi de bizzat değerlendirmiştir

    (Tirmizî, Savm, 39 [739]; İbn Mâce, İkâmetü’s-salavât, 191 [1389]; bk. Nevevî, el-Mecmû’, 5/42-43)

    . Ancak bugün ve gecelere ait özel bir namaz veya ibadet şeklinden bahsetmemiştir.

    Bu bağlamda mübarek gün ve geceleri, bağışlanma ve hayatımıza çekidüzen vermek için fırsat anı olarak görmemiz gerekmektedir. Dolayısıyla müminler kandil gecelerinde, hayatlarının gidişatını gözden geçirmeli; hata ve günahları için tövbe etmeli, dua ederek, Kur’ân-ı Kerîm okuyup anlamaya çalışarak, kaza veya nâfile namaz kılarak bu fırsatları değerlendirmelidirler.

    Kandil gecelerinin gündüzlerinde yani geceyi takip eden ertesi günde oruç tutmak müstehaptır.

    Zira Hz. Peygamber (s.a.s.), “Şaban’ın on beşinci gecesi (yani berat gecesi) olduğunda o gece ibadet ediniz, gündüzünde de oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasına (rahmeti ile) tecelli eder ve fecir doğana kadar şöyle buyurur:

    ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim, yok mu isteyen’…”

    (İbn Mâce, İkâmetü’s-salavât, 191 [1388]; bk. Tirmizî, Savm, 39 [739]) buyurmuştur.

    “Rağbetimiz sadece Rabb’imize olmalıdır”

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İdris Bozkurt, manevi iklimin hakim olduğu üç aylarda regaip gecesi gibi gün ve geceleri iyi değerlendirmek gerektiğini söyledi.

    Üç aylarda farz ve vacip olan ibadetlerin yanı sıra gönüllü ibadetlerin ön plana çıkması gerektiğini belirten

    Bozkurt, “Biz zaten normal zamanlarda farz, vacip ve sünnet olan ibadetleri yapıyoruz. Bunun dışında gönüllü ve fedakarca yaptığımız manevi eğilimleri regaip olarak tanımlayabiliriz.”

    dedi.
    Üç ayların habercisinin recep, recep ayının da habercisinin regaip gecesi olduğunu anımsatan Bozkurt,

    “Bu zaman diliminde manevi eğilimimiz, arzumuz, isteğimiz çokça olmalı. İnşirah Suresi’nde de belirtildiği gibi rağbetimiz sadece Rabb’imize olmalıdır. O halde bu kutsal günlerde dualarımızı, istek ve arzularımızı Rabb’imize iletelim. Rabb’imize içtenlikle dua ederek istekte bulunursak bunu geri çevirmeyecektir.”

    değerlendirmesinde bulundu.

    Regaip Kandili’nin olduğu günde oruç tutmak, akşamında ise Kur’an-ı Kerim’i okuyup dua etmenin önemini vurgulayan Bozkurt, üç ayların Türkiye ve İslam dünyasının birlik, beraberlik ve dirliğine vesile olması dileğinde bulundu.

    Üç aylar yarın başlıyor

    Recep, şaban ve ramazanı kapsayan mukaddes üç aylar, yarın başlıyor.

    Müslümanlara dini hissiyat ve ibadet yoğunluğu eşliğinde gündelik hayatlarını sorgulama, yenileme ve zenginleştirme fırsatı sunan aylarda, Regaip, Miraç ve Berat geceleri ile Kadir Gecesi gibi özel geceler yer alıyor.

    Diyanet İşleri Başkanlığının “vakithesaplama.diyanet.gov.tr” internet adresinde yer alan bilgiye göre, üç ayların başlangıcını müjdeleyen Regaip Gecesi bu gece kutlanacak.

    Hazreti Muhammed’in Allah’ın huzuruna yükseldiği gece olarak kabul edilen Miraç Gecesi’nin 6 Şubat’ta ve “ramazanın müjdecisi” Berat Gecesi’nin24 Şubat’ta idrak edilmesinin ardından Müslümanlarca “on bir ayın sultanı” olarak tanımlanan ramazan ayı 11 Mart’ta başlayacak.

    Kur’an-ı Kerim’de “Bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen Kadir Gecesi, ramazanın 27. gecesi olan 5 Nisan’da idrak edilecek ve Müslümanlar 10 Nisan’da Ramazan Bayramı’nı karşılayacak.

    Peygamberimiz üç aylarda nasıl dua ederdi?

    Enes b. Mâlik”ten rivayet edildiğine göre, Receb ayı girdiği zaman Resûlullah (sav) şöyle dua ederdi: اَلّهُمَّ باَرِكْ لَناَ فِي رَجَبَ وَ شَعْبَانَ وَ بَلَّغْنآَرَمَضاَنَ

    ”Allahümme bariklena fi Recebe ve Şaban ve belliğna Ramazan”

    “Allah”ım! Receb ve Şâban aylarını hakkımızda mübarek eyle, bizi Ramazan ayına ulaştır!”

    (Taberânî, el-Mu”cemü”l-evsat , IV, 189)

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • CES 2024’te Togg rüzgarı: Ziyaretçilerden tam not aldı! T10F modelinden çok etkilendim

    CES 2024’te Togg rüzgarı: Ziyaretçilerden tam not aldı! T10F modelinden çok etkilendim

    CES 2022’de dünya çapında ses getiren Konsept Akıllı Cihaz ile dünya marka lansmanını yapan, CES 2023’te ise akıllı bir cihazdan fazlasını temsil eden Beyond X deneyimini ziyaretçilerle buluşturan Togg, CES 2024’te ikinci akıllı cihazı T10F’yi dünya sahnesine çıkardı.

    Gelecek yılın mart veya nisan aylarında önce Türkiye’de, ardından Avrupa’da satışa sunulması planlanan T10F, CES 2024’te uluslararası katılımcılardan yoğun ilgi gördü.

    Togg standını ziyaret eden teknoloji ve elektrikli araçlar alanındaki içerik üreticileri, değerlendirmede bulundu.

    “Aracı gerçekten beğendim”

    The Car Crash kanalı içerik üreticisi Alman influencer Jessica Thön, Togg’un yeni modelinin çok ilgi çekici olduğunu söyledi.

    Thön, “Türkiye’den yeni bir markanın gelmesi çok ilgi çekici. Berlin’de doğdum ve çok sayıda Türk arkadaşım var. Türk halkının bu markayla ne kadar gurur duyduğunu görmek hoşuma gidiyor. Aracı gerçekten beğendim, elektrikli ve iyi bir menzile sahip. İyi bir batarya boyutu var ve iyi görünüyor.” dedi.

    “T10F modelinden çok etkilendim”

    Youtube kanalında elektrikli araçlara ilişkin içerikler üreten ABD’li Kimberly Javaheri de dünyanın her yerinden teknolojileri ve araçları takip ettiğini dile getirdi.

    Togg’un T10F modelinden çok etkilendiğini vurgulayan Javaheri, menzil rakamlarının çok iyi olduğunu, çoğu kişinin buna çok ilgi duyacağını belirtti.

    Javaheri, “Tasarımı muhteşem, çok güzel ve genel olarak çok etkilendim. Farlarını gerçekten sevdim. Gündüz farlarının aracın aerodinamiğini sarma şekli gerçekten muhteşem.” diye konuştu.

    “Azerbaycan’da da satışa çıkmasını çok isteriz”

    Azerbaycan merkezli medya şirketi Technote’nin içerik üreticisi ve teknoloji influencerı Farid Pardashunas, Togg’u ilk çıktığından beri takip ettiğini söyledi.

    Togg’un özellikle Azerbaycan’da çok sayıda takipçisi olduğuna dikkati çeken Pardashunas, “Azerbaycan’da da satışa çıkmasını çok isteriz. Burada lansmanda Avrupa pazarına gireceği ve Almanya’dan başlanacağı söylendi. Azerbaycan’da bu araçlara büyük bir ilgi var. Bildiğiniz gibi başkanımız bu araçtan aldı. Azerbaycan’da bu araçları yollarda görmeyi çok isteriz.” ifadesini kullandı.

    Pardashunas, Togg’un yeni modelinin sedan olmasını beklerken sedana yakın bir model olan fastback olarak sunulduğunu, menzil açısından ilgi çekici olduğunu dile getirdi.

    Aracın sahip olduğu teknolojiler açısından da ilgisini çektiğini kaydeden Pardashunas, “Özellikle trafik zamanı 15 kilometre saat sürate kadar kendini otonoma alıp idare edebiliyor, bu özellik trafiği yoğun olan İstanbul ve Bakü gibi yerlerde çok yararlı bir özellik. Donanım bakımından benim dikkatimi çok çekti.” dedi.

    T10F, Togg’un ikinci modeli olması açısından önemli

    Elektrikli araçlar alanında içerik üreten Youtube kanalı E for Electric’in kurucusu Alex Guberman da T10F’in Togg’un ikinci modeli olması açısından önem taşıdığını söyledi.

    Togg için konunun bir üründen bir şirkete doğru gittiğini ve artık büyüyeceğini ifade eden Guberman, bu süreçte teknik özelliklerden ziyade şirketin bir üretim programına sahip olmasının en heyecan verici şey olduğunu vurguladı.

    Küçük bir şirket olduğu için Togg’un şu anda yenilik yapma lüksüne sahip olduğunu belirten Guberman, büyük şirketlerin yenilik yapma lüksünün olmadığını, çok fazla bürokrasilerinin bulunduğunu dile getirdi.

    Guberman, “Şu anda sektörü ileriye taşıyacak olan şey artık Tesla veya Mercedes değil, büyük şirketlerin artık yapamadığı tüm bu harika şeyleri gerçekten yapabilecek daha küçük şirketler olacak. Bu yüzden tüketicilerin kazanacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Her türlü engellemeyi denediler

    Her türlü engellemeyi denediler

    İletişim Başkanlığı ve Kültür Bakanlığı’nın büyük destek verdiği Atatürk filmi, birçok ülkede gösterime girdi. Filmin ABD ve Avrupa’da da gösterime girmesi planlanıyordu, ancak Ermeni ve PKK lobileri buna engel oldu. ABD’de Ermenilerin yaptığı saldırının, filmin, onlarca salonda gösterilmesine engel olduğunu belirten yapımcı Saner Ayar, film gösterime girmeden önceki süreçle ilgili şu bilgileri verdi:

    “Proje önce dijital platformda yayınlanmak üzere planlandı. 6 bölümlük bir dizi olarak yayınlanması için görüşmeler yapıldı. Dijital platformun Türkiye pazarına girmekten vazgeçmesiyle yollarımız Disney+ ile buluştu. Bu, siparişle yapılan bir film değil. Disney+ ile anlaşıldığında, 1,5 yıllık hazırlık dönemi geride kalmış, film için öngörülen bütçenin çoğu yerli şirket olan Lanistar Media tarafından harcanmış ve film büyük ölçüde ortaya çıkmıştı.”

    YASAKLARIN ÖNÜNÜ AÇTI

    Yapımcı Saner Ayar, filmin yurt dışında uğradığı engellemeleri de şöyle anlattı:

    “Eylül ayında konferans için gittiğimiz ABD’de ciddi bir saldırıya uğradık. Los Angeles’ta Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Şeref Ateş’in de katıldığı programa bir grup Ermeni saldırıda bulundu. Ben ve birçok davetli fiziki şiddete maruz kaldık. FBI halen bu konuyu soruşturuyor. Bu saldırı filmle ilgili yasak kararının alınmasının önünü açtı. Saldırının ardından Paris, Berlin, Amsterdam ve Brüksel gibi dünya başkentlerinde yapılması planlanan galalar güvenlik nedeniyle iptal edildi. Almanya’da galayı iptal eden sinema Cinemaxx’tı. Avrupa’daki dağıtımımızı yapan Kinostar, Atatürk filminin tanıtımını yapmaktan vazgeçti. Ermeni meselesinin duyulmasıyla birlikte bu kararın bildirilmesi, ardında yatan sebebin başka olduğunu düşündürdü. Ermeni lobisinin baskısı sonucu birçok salonda film vizyona girmedi.”

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Aciller tıklım tıklım

    Aciller tıklım tıklım

    Kovid-19, grip ve infuenzanın birleşmesiyle ortaya çıkan hastalıklar nedeniyle acil servislerde yoğunluk yaşanıyor. Öyle ki eczaneler, antibiyotik taleplerine yetişmekte zorlanıyor. Ankara Eczacı Odası Başkanı Cumhur Cem Abbasoğlu, “Şu anda antibiyotik temin etmekte zorlanıyoruz. Aciller tıklım tıklım. Ciddi bir salgın var. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında kullanılan antibiyotiklerin üretiminde sıkıntı yaşandığı bilgisi geliyor. Bu sıkıntı özellikle çocuk ve yetişkin antibiyotiklerde yaşanıyor. Ancak ileriki süreçte çözülecek, Sağlık Bakanlığı da konuyla ilgili çalışmalarını sürdürüyor.” dedi. Beykoz Paşabahçe’de eczacı dükkanı olan Hakan Zortul, “Yazın böyle bir durum yoktu ancak kış mevsiminin gelmesi salgın hastalıkları da beraberinde getirdi. Bu da ilaçların teminini zorlaştırdı.” diye konuştu.

    KAYNAK: Yeni Şafak

  • Ceza vız gelir inadına Filistin

    Ceza vız gelir inadına Filistin

    Celtic takımının maçlarında binlerce kişiye stadyum dışında Filistin bayrağı dağıtan ve stadyumda da Filistin bayrağını dalgalandıran Yeşil Tugay (Green Brigade) isimli taraftar grubu üyeleri, Filistinlilere desteklerini devam ettireceklerini belirtti. Kulübün verdiği cezalar nedeniyle bir süre tribüne girme cezası da alan yeşil-beyazlı taraftarlar, maç günleri Filistin atkıları, bayrakları ve rozetlerini takıyor. Celticliler, yaşanan zulmün son bulması gerektiğini vurguladı.

    Osmanlı’nın yardımını unutmadık

    Celtic taraftarı Martin Flymn, “Kalbimize oldukça yakın bir konu. Benzer hayat tecrübelerimiz var. Celtic, kıtlıktan kurtulan insanlar tarafından kuruldu. Soykırım olarak da tanımlanabilir. İnsanlar açtı. Osmanlı’dan yiyecek gönderildi. Buna bağlı olarak İrlanda’daki bazı futbol takımlarımızda hilal yer almakta” ifadelerini kullandı. Filistin’de yaşayan çocukların bir geleceği olduğunu ve kendilerinin de bunun için çabaladıklarını vurgulayan Flymn, “Hayatları boyunca mutlu ve güvende olmalarını, Celtic Park’a gelip futbol izleyebilmelerini istiyoruz. Burada maç izlesinler. Neden olmasın? Neden benim çocuğumla aynı imkanlara sahip olmasınlar ki?” diye konuştu.

    Ukrayna’ya serbest, Filistin’E YASAK

    Cezalı taraftarlarının tribüne döner dönmez Filistin bayraklarını sallamayı sürdürdüğünü anlatan Celtic taraftarı Joe McKenna ise “Filistin bayraklarını salladılar. Bence en büyük sorun da bunun problem olması. Neden Filistin bayrağı problem oluyor? Neden Ukrayna bayrağı problem olmuyor?” şeklinde konuştu.

    KAYNAK: Yeni Şafak

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com